AMED - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için 27 Haziran’da Wan ve Mersin’de 28 Haziran’da ise Amed ve İstanbul’da miting düzenlenecek.

Demokratik Kurumlar Platformu, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebiyle “Özgür Önderlikle demokratik topluma” şiarlarıyla gerçekleştirecek olan “Özgürlük Mitingi”nin deklarasyonunu Sümerpark’ta açıkladı. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar, Keskin Bayındır ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, il, ilçe belediye eşbaşkanlarının yanı sıra çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisinin katıldığı açıklamada, Abdullah Öcalan’ın fotoğrafı açıldı. Açıklamada, “Bijî Serok Apo” sloganı atıldı.
DEM Parti Gençlik Meclisi üyesi Arjin Batur, “Barışa daha yakınız, demokratik toplumu inşa etmek için halkımızla birlikte 27 Haziran’da Wan ve Mersin, 28 Haziran’da ise İstanbul ve Amed’de miting düzenlenecek” aktarımında bulundu.

Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinen Azad-TJA) aktivisti Çimen Fidan, Ortadoğu üzerinde, Kürdistan topraklarında yıllardır “işgalciler” tarafından savaş ve çatışmanın yürütüldüğüne dikkat çekti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın buna karşı bir mücadele başlattığını dile getiren Çimen Fidan, “Yaklaşık 50 yıldır süren bu mücadelede gençler, kadınlar büyük bedeler verdi. Ağır bedeller verildi; Kürt dili, Kürt varlığı, Kürdistan varlığının inkarı olduğu için bu mücadele yürütüldü. Bedeller çok büyüktü ama kazanımlarda o kadar büyüktü. Eşit yaşam için, kadın kimliği, Kürt kimliği için kadınlar bu mücadelede yerini aldı. Önder Apo’nun felsefesi kadın mücadelesinin yolunu her zaman aydınlattı, güç verdi” diye konuştu.
‘ARTIK FİZİKİ ÖZGÜRLÜK SAĞLANMALI’

Abdullah Öcalan şahsında 27 yıldır Kürt halkı üzerinde tecrit yürütüldüğünü sözlerine ekleyen Fidan Çimen, Abdullah Öcalan tarafından 27 Şubat’ta gerçekleştirilen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çekerek, “Onurlu barışı için süreci başlattığı zaman kadınlar, ‘Bunun öncülüğünü yapacağız’ dedi. Bu süreçte Sayın Öcalan baş müzakereci. Artık fiziki özgürlüğü sağlanmalı; halkların, kadınların içinde bu mücadeleyi birlikte yürütmeliyiz. Bunun içinde 4 yerde miting yapacağız. Özgürlük, barış birlik için miting alanlarını dolduracağız. Onurlu barış için, demokratik toplum için kadınlar olarak öncülük edip, o alanları dolduracağız. Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü bir an önce sağlanması için kadınlar olarak miting alanlarını dolduracağız. Nasıl ki şimdiye kadar bu sürecin öncülüğünü yaptık, başarıya ulaşana kadar öncülük etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Demokratik Kurumlar Platformu, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebiyle “Demokratik toplumla özgürlüğe” şiarıyla gerçekleştirecekleri “Özgürlük Mitingi”nin deklarasyonunu açıkladı. Deklarasyon açıklamasında konuşan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Çiğdem Kılıçgün Uçar, sözlerine katledilen Gazeteci Hafız Akdemir’i anarak başladı.
Bu topraklarda en çok Kürt halkının kültürü, dili, inancının tanınmadığını söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Öncelikle konuşmak istediğimiz konu devletin doğru söz kurması. 'terör' meselesi diyorlar. Mesele 'terör'değil, mesele Kürt sorunu, tanınma, barışın nasıl tesis edileceği. Biz biliyoruz ki özgürlük, barış önemli bir iş ama biz 50 yıldır yolumuzdan vazgeçmedik. Her yerde barış, özgürlük için elimizden ne geliyorsa onu yapacağımızı söyledik. Dünya üzerinde Fransa ne yaptı? Cezayir sorunu çözdü, İngiltere zulmünü kabul etti, Galler sorunun çözdü, Güney Afrika'da beyazların siyahlar üzerindeki zulümleri çözüldü. Biz de bugün diyoruz ki, devlet, siyaset, muhalefet görüyor ki bu memlekette öyle bir ağır söz var ki çözümü nasıl yapacaksak konuşalım” dedi.
Şu ana kadar iktidar ve tekçi rejimin inanç ve kimlikte teklik yarattığını söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, “27 Şubat'ta Abdullah Öcalan'ın çağrısı bunu yıktı. Tecrit uyguluyorlar. Kimsenin İmralı’ya gitmesine izin vermiyorlar. Başkan Öcalan'ın sesinin yüksek şekilde dışarı çıkmasını istemiyorlar. Ama bilsinler ki Rojava mücadelesinde Başkan Öcalan'ın paradigması ve sesi var. Bakur'da Başkan Öcalan'ın önderliği var. Başur'da yürütülen ulusal birlikte Başkan Öcalan'ın önderliği var. Rojhilatta siyasi partilerin ittifakında Başkan Öcalan'ın emeği var. Sadece Kürtler üzerinde değil diğer halklar üzerinde de Başkan Öcalan'ın emeği var ve bugün herkes onun paradigmasını konuşuyor. Bu memleketteki herkes barış ve özgürlükten yana tek bir söz var, o da Başkan Öcalan'ın sözü. Siz hiç biliyor musunuz barış ve özgürlük için diğer partiler iyi bir söz kurmuş. Bizim tek kalmamızı istiyorlar. Ama ne tekiz ne de savunmasızız. Bugün bu fikir bizim elimizle özgür olacak. Kürtlerin statüsü sadece kimlik ve dil statüsü değil” diye konuştu.
Kürtlerin statüsünün aynı zaman Abdullah Öcalan’ın statüsü olduğunu söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Biz Başkan Öcalan özgür olsun, hem barış hem özgürlük tesis edilsin istiyoruz. 27 Haziran’da İstanbul, Amed, Wan ve Mersin’de dört miting yapacağız . Elimizden ne geliyorsa o güne kadar çalışmalıyız. Öyle bir çalışalım ki bir ay sonra Önderlik yanımıza gelecek şekilde çalışalım” diye konuştu.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Kurumlar Platformu tarafından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebiyle “Özgür Önderlikle demokratik topluma” şiarlarıyla gerçekleştirecek olan “Özgürlük Mitingi”nin deklarasyonunda konuştu. Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere dikkat çeken Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yapmış olduğu Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın dünyada süren krizlerin çıkışının yanıtı olduğunu belirtti.
‘SAMİMİYET BEKLİYORUZ’
Bakırhan, “Ortadoğu’daki gelişmeler bizim güvenliğimizi etkiliyorsa, gelişmelerin ülkemizin sıçramasını istemiyorsak, kendi barışımızı birlikte demokratik bir zeminde sağlamamız gerekiyor. Dolayısıyla çağrı tarihi önemdedir, çok kıymetlidir. Hem Türkiye’nin demokratik sorunlarını çözmesi için fırsattır hem de Kürt sorunun çözümünü sağlamak için aralanmış bir eşiktir. 20 aydır bir türlü adım atamadık. Tek taraflı atılan adımlar var ama bu konuda hem Meclis hazırlamış olduğu rapora uygun adım atmış değil. Bu süreç başlarken, ‘Çözemedik hiçbir sorun kalmayacak’ diyen iktidar 20 aydır bekliyor. Madem bu kadar tarihi bir fırsat var, onun için kalıcı, onurlu bir barış için kimin üzerine ne düşüyorsa gerekenleri bir an önce yapması gerekiyor. Atılması gereken adımların atılması için toplandık. Sayın Öcalan madem Kürt meselesinin çözümünün yegane aktörü, o zaman yaşam koşulu, çalışma koşullarını hazırlayın ki; topluma size, bize yanıtını bir türlü veremediğimi ama yanıtı çok basit olan adımların niye atılmadığını iyi bilsin. Demokratik gelecek; disiplin, samimiyet ister. Her bir aktörün ayrı ayrı konuşma ve değerlendirme yapmasını bu süreç kaldırmaz. Biz samimi olduğumuzu 7’den 70’e ortaya koyduk. Şimdi bir samimiyet bekliyoruz. Türkiye’nin demokrasisini, ortak geleceğimizi ilgilendiren bu meseleyle ilgili bir yasa çıkmasının önündeki engel nedir? Sayın Kurtulmuş size soruyoruz. Hani, ‘Konuşmayacağımız, çözemeyeceğimiz tek bir şey yoktur’ diyen sizlere sesleniyorum. Türkiye ve Kürt kentlerinden seçilen arkadaşlarımızla buradayız, evlatlarını yitiren Barış Anneleri’yle buradayız, bu sorundan kaynaklı işlerinden olan KHK’li yoldaşlarla buradayız, geleceğimiz olan gençlerle bir aradayız. Bugüne kadar 2 bin 500 tane toplantı yaptık. İşte samimiyet budur. Topluma gidip barışın ne kadar kıymetli olduğunu anlatmak en büyük samimiyettir. Şimdi samimi olması gerekenlere de bir an önce kalıcı adımları atması gerektiği çağrısını yapıyoruz” şeklinde konuştu.
Bakırhan, “Biz sadece Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü istemiyoruz; onunla birlikte adalet, özgürlük olsun, eko-kırım dursun, Türkiye’de yaşayan bütün halkların eşitçe, özgürce, kardeşçe, bir arada yaşamasını istiyoruz. Bu toplumda yaşayan herkesin eşit yurttaş olmasını istiyoruz. O yüzden yapacağımız mitingler sadece Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için değil, onurlu barış için bir araya geleceğimiz tarihi mitinglerdir. Kadınları, gençleri, Arapları, Alevleri, bütün halkları ve inançları miting alanına davet ediyoruz” dedi.
‘BARIŞ İÇİN KATKI SUNMAMIZ GEREKİYOR’
Bakırhan, tüm halklara çağrı yaptığı konuşmasını şöyle tamamladı: “Sayın Öcalan ve partisi üzerine düşeni yaptı. Şimdi bizler, gençler, kadınlar, kurumlar olarak mitingde bir araya gelerek barışı ne kadar istediğimizi haykırmaya çalışacağız. Demokratik toplum ve özgürlük mitingleri yapacağız. O mitinglerin yüzbinlerle geçmesi için herkesi çalışma alanlarına bekliyorum. İstanbul’da bir buçuk milyonla Newroz’u kutlayan onurlu halklarımızı miting alanına bekliyoruz. Barış için bizim de katkı ve destek sunmamız gerekiyor. Biz bu topraklarda çatışmanın, şiddetin can ve mal kaybının ne olduğunu çok iyi biliyoruz. İyi biliyoruz ki barışın kaybedeni yoktur. Gençlerimizi, kadınları, halklarımızı o barış meydanlarına davet ediyorum. Mitinglerimizin barışa, demokrasiye, onurlu bir yaşama, eşit yurttaşlığa, demokratik cumhuriyete vesile olmasını diliyorum.”






