Amedspor'un Politik Kimliğine Operasyon mu Yapılıyor?

Gazeteci Hamza Özkan, bugünkü köşe yazısında 'Amedspor'un Politik Kimliğine Operasyon mu Yapılıyor?' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Abone Ol

Amedspor'un Politik Kimliğine Operasyon mu Yapılıyor?


Amedspor, sıradan bir futbol kulübü değildir. Bu kulüp, milyonlarca Kürdün umudunu, kimliğini, hafızasını ve ortak duygularını taşıyan toplumsal bir değerdir. Kurulduğu günden bugüne kadar Amedspor'un kimliğini, duruşunu ve politik karakterini koruyabilmek için başkanlar, yöneticiler, futbolcular, taraftarlar ve emekçi gazeteciler büyük bedeller ödedi. Bugün gelinen nokta, bireysel başarıların değil; yıllara yayılan ortak mücadelenin sonucudur.
Ne var ki Amedspor'un yükselişiyle birlikte kulübün etrafındaki tablo da değişti. Birinci Lig'e yükselmeden önce Amedspor'u görmezden gelen, haber değeri taşımadığını düşünen ya da yalnızca olumsuz gelişmelerde adını anan bazı çevreler, bugün kulübün en yakınında görünmeye başladı. Yönetimde yer almak isteyenler, kulübün başarısından pay çıkarmaya çalışanlar ve geçmişte hiçbir emek vermediği hâlde bugün kendisini Amedspor'un doğal temsilcisi gibi gösterenler dikkat çekiyor.
Elbette bu eleştiriler, en zor dönemlerde Amedspor'un yanında duran gazetecileri, yöneticileri, taraftarları ve tüm emekçileri kapsamıyor. Çünkü Amedspor'u bugünlere taşıyanlar, en ağır baskılar altında dahi kulübünü yalnız bırakmayan gerçek emek sahipleridir. Geçmişi unutmadan geleceği inşa etmek, bu kulübe gönül veren herkesin ortak sorumluluğudur.
Amedspor'un en büyük gücü yalnızca sahadaki başarısı değildir. Onu diğer kulüplerden ayıran temel özellik, temsil ettiği kimliktir. Yıllardır alt liglerin statlarında yankılanan "Amed" sesi, milyonlarca Kürt için umut, gurur ve aidiyet anlamına geldi. Şimdi ise yeni bir eşikteyiz. Süper Lig'in başlamasına sayılı haftalar kaldı. Çok yakında Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor başta olmak üzere Türkiye'nin en büyük statlarında doksan dakika boyunca "Amed" adı yankılanacak. Bu yalnızca sportif bir başarı değil; yılların mücadelesinin, fedakârlığının ve ortak hayalinin en üst lige taşınmasıdır.
Ancak tam da bu tarihi dönemde yaşanan bazı gelişmeler, kulübün politik kimliği ve toplumsal duruşu konusunda ciddi kaygılar yaratmaktadır. Kimileri bilinçli, kimileri ise farkında olmadan Amedspor'u onu var eden değerlerden uzaklaştıran adımlar atmaktadır. Bu kaygılar yalnızca söylemlerden değil, yaşanan somut olaylardan da beslenmektedir.
Van'ın Gürpınar ilçesinden beyaz tülbentiyle Amed'e gelen bir anne... O anne, Amedspor futbolcusu Oktay Aydın'ın annesiydi. Hayatı boyunca ne Vanspor'un ne de başka bir takımın maçına gitmişti. İlk kez oğlunu tribünden izlemek için Amed'e geldi. Ancak tribünde değil, gözaltında kaldı. Oktay Aydın gol sevincini annesiyle paylaşacağını düşünürken, annesi o anları karakolda geçirmek zorunda bırakıldı. Bu olay, Amedspor'un neden sadece bir futbol kulübü olmadığını anlatmaya tek başına yeterlidir.
Yine Rojava'ya yönelik operasyonların yaşandığı günlerde, Kürt halkının "Em Yekin" diyerek birlik mesajı verdiği süreçte Çekdar Orhan'ın sahada saç örgüsüyle sergilediği dayanışma tavrı hâlâ hafızalardadır. Böylesi bir duruşun karşılığı takımdan ayrılmak mı olmalıdır? Bu soru hâlâ cevabını beklemektedir.
Bugün Amedli kaptan Uğur Adem Gezer'in, Vanlı Oktay Aydın'ın, Bitlisli Veysel Kaplan'ın ve Hakkârili Çekdar Orhan'ın artık takımda yer almaması, birçok taraftar gibi bende de çeşitli soru işaretleri oluşturuyor. Mesele sadece futbolcu transferi değildir. Futbolcular gelir, gider. Asıl mesele; Amedspor'un kimliğini, aidiyet duygusunu ve mücadele ruhunu temsil eden isimlerin yerini, toplumsal meselelerde sessiz kalmayı tercih edecek oyuncuların alması hâlinde bu kulübün ruhunun nasıl korunacağıdır.
Çünkü Amedspor'u Amedspor yapan yalnızca kazandığı maçlar ya da yükseldiği ligler değildir. Onu farklı kılan; temsil ettiği değerler, halkıyla kurduğu bağ ve yıllardır taşıdığı toplumsal sorumluluktur.
Bu nedenle Cumartesi Anneleri ve Barış Anneleri'nin Amedspor açısından taşıdığı anlam da büyüktür. Yıllardır meydanlarda barışı savunan, kaybedilen evlatlarının akıbetini soran, adalet talebinden vazgeçmeyen bu anneler, beyaz tülbentleriyle tribünlerde de Amedspor'u yalnız bırakmıyor. Onlar yalnızca kendi çocuklarının değil; barışın, adaletin ve ortak vicdanın sesi olmaya devam ediyor.
Öte yandan, her gün Amedspor adına açıklamalar yaparak kişisel polemiklerle gündemde kalmaya çalışan anlayışın da kulübe faydası değil, zararı vardır. Amedspor'u konuşmak yerine sürekli kendisini konuşturanlar, bu kulübün yükünü omuzlamıyor; aksine gündemini meşgul ediyor. Eğer amaç kişisel popülarite ya da siyasi kariyer inşa etmekse, bunun adresi Amedspor olmamalıdır.
Bizler, emekçi gazeteciler ve milyonlarca taraftar olarak yaşananları dikkatle izliyoruz. Sabırlıyız; ancak bu sabrın da bir sınırı vardır. Amedspor'un kimliğini zayıflatacak, kuruluş felsefesini aşındıracak her türlü girişimin karşısında olmaya devam edeceğiz. Çünkü bu kulüp birkaç kişinin değil, milyonların ortak değeridir.
Yeni sezonun başlamasına ve Amedspor'un Süper Lig'deki ilk maçına artık çok az zaman kaldı. Böylesine tarihi bir süreçte kişisel tartışmaların değil, teknik heyetin, futbolcuların, saha içindeki mücadelenin ve başarının konuşulması gerekir. Elbette eleştiri de olacaktır, özeleştiri de... Çünkü bu kulübe yıllarını vermiş herkesin yapıcı eleştiri yapma hakkı vardır.

Unutulmamalıdır ki; yağmurda, çamurda takımını yalnız bırakmayan, deplasman yollarında mücadele eden, ekran başında yüreği Amedspor için atan milyonlarca taraftar, kulübünü kimsenin kişisel hesaplarına teslim etmez. Aynı şekilde, her hafta barışta ısrar eden, evlatlarının akıbetini sormaktan vazgeçmeyen, adalet talebini dile getiren ve ardından tribünde Amedspor'u destekleyen beyaz tülbentli anneleri de saygıyla selamlıyorum. Mücadeleleri, onurlu duruşları ve fedakârlıkları önünde saygıyla eğiliyor, ellerinden öpüyorum.
Son olarak, Amedspor'a Süper Lig yolculuğunda yürekten başarılar diliyorum. Temennim odur ki yeni sezonda en çok Amedspor'un oynadığı futbol, sahadaki başarısı, temsil ettiği duruşu ve toplumsal duyarlılığı konuşulsun. Kişisel polemiklerin değil; emeğin, mücadelenin, dayanışmanın ve başarının öne çıktığı bir sezon yaşansın. Çünkü Amedspor'un gerçek gücü yalnızca sahada kazandığı puanlarda değil, milyonlarca insanın yüreğinde taşıdığı anlamda, temsil ettiği kimlikte ve kuruluşundan bugüne sahip çıktığı değerlerde saklıdır.

{ "vars": { "account": "G-DX375LT0W1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }