HABER MERKEZİ - Bitlis, Siirt ve Dêrsim’deki yurttaşlar, Rojava’daki saldırıların nedeninin koalisyon devletleri ve küresel güçlerin ihaneti olduğunu belirterek, “Yaşamak direnmektir. Tek çaremiz direnmektir, başka bir alternatifimiz kalmadı” dedi.

Heyet Tahir Şam (HTŞ) ve Türkiye’ye bağlı paramiliter grupların, DAİŞ’le birlikte Rojava’ya dönük saldırıları devam ediyor. Bölgedeki kazanımların korunması için yapılan seferberlik çağrısının ardından sokaklara çıkan Kürtler ve dostları, eylemlerini sürdürüyor.

Bu kapsamda Bitlis, Siirt ve Dêrsim’de sokağa çıkan yurttaşlar, saldırılara dair konuştu.

Bedlîs Demokratik Kurumlar Platformu tarafından, saldırılara karşı Tetwan'da yürüyüş ve basın açıklaması yapıldı. DEM Parti, Tetwan İlçe Örgütü önünde bir araya gelen kitlenin yürümesine polis engellemeye çalıştı. Ancak kitle, polis ablukasını "Bijî berxwedana Rojava", "Rojava rûmeta me ye" sloganları ve alkışlarla ablukayı yararak yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca slogan ve alkışlarla saldırılarını kınayan kitleye çevredeki yurttaşlar da katıldı. "Rojava vicdandır, direniştir özgürlüktür teslim alınamaz" yazılı pankartla Filistin Parkı'na doğru yürüyen kitle, burada açıklama yaptı.

Açıklamayı yapan DEM Parti Tetwan İlçe Yöneticisi Rumet Dursun, "Siyasi çözüm iradenin ciddiyeti, sözlerle değil pratiklerle ölçülür. Suriye'deki kriz siyasidir" dedi.

"Suriye'de barışı savunmak aynı zamanda Ortadoğu halklarının eşitliğini ve ortak geleceğini savunmaktır. Bu çizgide ısrar edeceğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz" diyen Dursun, Ankara'da "yapıcı" Suriye'de "yıkıcı olunamayacağını belirtti.

Ardından söz alan DEM Parti Bedlîs Milletvekili Hüseyin Olan, Rojava'da Kürt halkının DAİŞ'e karşı amansız bir savaş verdiğini ifade ederek, Kürt halkının bir yüzyılı daha kazanımsız kapatmayacağının altını çizdi. Açıklama ardından kitle, "Bijî berxwedana Rojava", "Rojava DAİŞ'e mezar olacak" sloganlarıyla kitlesel yürüyüş yaptı.

'KÜRTLERE İHANET EDİLDİ'

Sêrt’te yapılan yürüyüşe katılan Agit Kaçar, koalisyon devletleri ve küresel güçlerin Kürt halkına ihanet ettiğini söyledi. Kaçar, “Bu saldırılar Halep'te başladığı zaman dört parça Kürdistan'da büyük bir direniş gösterilmiş olsaydı bugün bu savaş Kobanê ve Hesekê'ye kadar gelmezdi. Biz Kürtler düşmanlarımızı iyi tanımadık. Dört parça Kürdistan sınıra akmalı, bu savaşın önüne geçmelidir. Rojava'nın ölümü hepimizin ölümüdür. Bundan dolayı herkes şunu iyi bilsin, Rojava halkının yanındayız, ölene kadar da onlarla olmaya devam edeceğiz” diye belirtti.

'YAŞAMAK DİRENMEKTİR'

Bugünün Kürtlerin onuruna sahip çıkma günü olduğunu söyleyen Sükrü Şen, “Bu dünyada bir gün bile ömrümüz varsa o da şerefli, onurlu olsun. Onurlu bir gün onursuz yüz yıldan daha iyidir. Gün direnme ve Rojava'ya sahip çıkma günüdür. Bugün Rojava'ya sahip çıkmazsak ömrümüz boyunca her gün her dakika öleceğiz. Geç olmadan herkes elinden geleni yapsın. Henüz geç olmadan Rojava'ya sahip çıksın. Önce kendi halkıma sonra da ‘ben insanım’ diyen her kesime sesleniyorum. Kalkın ve bu zulme son verin. Yaşamak direnmektir. Gençlerimiz bütün Kürdistan'dan Rojava'ya gidiyorlar çünkü bu tamamen vicdan meselesidir. 7'den 70'e ‘vicdan sahibiyim’ diyen herkes ayağa kalkmalıdır. Tek çaremiz direnmektir, başka bir alternatifimiz kalmadı” ifadelerini kullandı.

'DİRENMEKTEN BAŞKA ÇAREMİZ KALMADI'

Bakırhan: Bu süreç sadece Kürtlerin sorunu değil
Bakırhan: Bu süreç sadece Kürtlerin sorunu değil
İçeriği Görüntüle

Sêrt’teki yurttaşlardan Abdullah Sevim, bugünün oturma değil ayağa kalkıp Rojava için ses çıkarma, direnme ve savaşma günü olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti: “Sêrt halkı da artık ayağa kalkmalıdır. Gün kardeşlerimize, kızlarımıza ve annelerimize sahip çıkma günüdür. Kürdistan toprakları altın ve gümüş kadar değerlidir. Gece gündüz sokakta, caddede ve sınırlarda direnmemiz ve Rojava halkına sahip çıkmamız lazım. Elimizden ne geliyorsa artık yapmalıyız. Evlerimizde oturup seyretmemeliyiz. Oturup, uyumak şuan itibariyle bize haramdır. Yediğimiz yemek, içtiğimiz su bile bize haramdır. Bugün kadın, erkek, yaşlı ve gençler karda, yağmurda ve buz gibi havalarda Kürtlerin onuru için savaşıp direniyorlar. Onlara destek olmak zorundayız. Artık direnmekten başka çaremiz kalmadı. Dört parça Kürdistan'ın ayağa kalkması lazım.”

'TEPKİLER BÜYÜTÜLMELİ'

Dêrsim’de ki eylemlerde mikrofonumuza konuşan Ali Avcıoğlu, DAİŞ barbarlığına karşı Türkiye’deki tüm halkların Rojava’da yaşananlara ses olması gerektiğini vurguladı. Avcıoğlu, “Tüm yurtseverlerin, devrimci, demokratların kim varsa bir an önce Kürt halkına yapılan bu zulmü görmesi gerektiğine inanıyor ve her türlü desteği vermesini istiyoruz. DAİŞ’in Dürzilere, Alevilere yaptığı bütün bu suçların insanlık nezdinde teşhir edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bütün güçlerin burada demokratik bir çerçevede tepki yükseltmesini bekliyoruz” dedi.

'GÜÇLÜ SES ÇIKARILMALI'

Dêrsim’deki yurttaşlardan Besime Göksüer, Rojava’ya ses olunmasını isteyerek, şunları belirtti: “Saldırıların derhal durdurulması gerekiyor. Cezaevlerindeki DAİŞ’lilerin serbest bırakılması çok üzücü. Bunların bir an önce durdurulması gerekiyor. Bunu Türkiye başlattı yine son verecek olanda Türkiye’dir. Halkların birleşmesi hep birlikte ses çıkarması gerekiyor. Güçlü bir sesin olması gerekiyor ki önüne geçilebilsin.”

Kaynak: https://mezopotamyaajansi43.com/tum-haberler/content/view/298519