Güncel

Demokratik kitle örgütlerinden Fatoş Pınar Türker’e destek!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında tutuklu yargılanan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in, gözaltı sürecinde maruz kaldığı çıplak aramayı mahkemede anlatması kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı.

Abone Ol

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda "İBB davası" olarak bilinen yargılamada, tutuklu sanıklardan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in gözaltı sürecine dair verdiği ifade adalet ve insan hakları örgütlerini harekete geçirdi.

Uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınan insan onuruna ve evrensel hukuk kurallarına tamamen aykırı olan çıplak arama uygulamasına maruz kaldığını belirten Türker, emniyette arşiv odası gibi küçük bir yerde bir kadın polis memuru tarafından eldiven takılarak soyundurulduğunu aktardı. Onurunun kırılmaya çalışıldığını belirten Türker, "Yere çömelmemi, arkamı dönmemi istediler. Yapan utansın, ben utanmıyorum" sözleriyle yaşadığı dehşeti mahkeme salonunda açıkça dile getirdi.

Genç kadının çocuklarıyla tehdit edildiğini ve nezarethanede yükselen çığlıkları dile getirdiği bu savunmanın ardından; Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) automation ve Aile Dayanışma Ağı ortak bir duruş sergileyerek iddiaların peşini bırakmayacaklarını ilan etti.

ÇHD: "ZAMANAŞIMI OLMAYAN BU SUÇUN TAKİPÇİSİYİZ"

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi de kolluk kuvvetlerinin özellikle siyasi dosyalarda ve kalabalık gözaltılarda kadınlara yönelik bu yöntemi bir cezalandırma aracı olarak kullandığını iddia etti. ÇHD, "Çıplak aramanın hukukta hiçbir yeri yoktur, suçtur ve açık olarak işkencedir. Zamanaşımı olmayan bu suçu işleyen kolluk görevlileri hakkında derhal soruşturma başlatılmalıdır. ÇHD olarak bu cinsel ve psikolojik işkenceye karşı hukuki mücadeleyi sürdüreceğiz. İnsanlık onuru işkenceyi yenecek" diyerek davanın takipçisi olacaklarını duyurdu.

TKDF: "ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE GÖRE BU BİR İŞKENCEDİR"

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu ise çıplak aramanın uluslararası hukuk normlarındaki karşılığına dikkat çekti. Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme (UN CAT) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 3. maddesini hatırlatan federasyon, şu açıklamayı yaptı:

"Bir kadının bedeni, anneliği ve çocukları hiçbir koşulda baskı aracı haline getirilemez. Kadınların bedenleri sorgu alanı değildir. Fatoş Pınar Türker’in 'Utanmıyorum' sözlerinin yanındayız. Çünkü utanması gereken, bu durumu yaratanlar ve insan onurunu zedeleyen uygulamalara imza atanlardır. Etkili, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma derhal açılmalıdır."

AİLE DAYANIŞMA AĞI: "TÜM KADINLARIN ONURUNA SALDIRIDIR"

Uygulamanın meşrulaştırılamayacağını belirten Aile Dayanışma Ağı ise, "Bir hukuk devletinde hiç kimse, hele ki kadınlar, gözaltı süreçlerinde mahremiyetini ihlal eden muamelelere maruz bırakılamaz. Hiçbir güvenlik gerekçesi, insanı aşağılayan uygulamaları meşru kılamaz. Bu müdahale tüm kadınların onuruna yönelmiş bir saldırıdır" diyerek şeffaf bir soruşturma yürütülmesi çağrısını yineledi.

TGS: "AÇIK BİR İNSANLIK SUÇUDUR, BAKANLIK İNCELEME BAŞLATMALI"

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), sosyal medya üzerinden Adalet Bakanlığı’nı etiketleyerek yaptığı açıklamada, uygulamanın bir sindirme politikası olduğunu vurguladı. Sendika, "Fatoş Pınar Türker’e yönelik psikolojik baskı, hem adil yargılanma hakkının ihlali hem de açık bir insanlık suçudur! Yargı süreçleri hiç kimseyi sindirme veya manevi baskı altına alma mekanizmasına dönüştürülemez. Bu hukuksuzluğu kınıyoruz ve sorumlular hakkında derhal inceleme başlatılmasını talep ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

{ "vars": { "account": "G-DX375LT0W1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }