AĞRI- Kapsamlı savaş konseptinin Kürtleri hedef aldığını belirten Agirîliler, direnişten asla taviz vermeyeceklerini kaydederek, “Bugün izleme günü değil, Rojava’ya sahip çıkma günüdür” dedi.
HTŞ-DAİŞ ile Türkiye destekli paramiliter grupların Rojava’ya yönelik saldırılarına karşı Kürtler, dünyanın birçok merkezinde ve Kürdistan’ın dört parçasında günlerdir direnişlerini sürdürüyor. Rojava’ya yönelik saldırılara ilişkin konuşan Agirîliler, yaşananların tesadüf olmadığını belirterek, sürecin, Kürt halkını ve dört parça Kürdistan’ı hedef alan kapsamlı bir savaş konsepti olduğunu ifade etti.
Halep hattında başlayan ve zamanla tüm Rojava’ya yayılan saldırıların, emperyalist güçlerin Ortadoğu üzerindeki planlarının parçası olduğunu belirten yurttaşlardan Ahmet Karatay, “Bu savaş süreci; İsrail, ABD ve bölgedeki iktidarların ortaklaştığı bir konsepttir. Hedef sadece Rojava değil, dört parça Kürdistan’dır. Bugün Rojava’da yaşananlar tüm Kürt halkının vicdanıdır. Kadınlar ve gençler ayakta olmalıdır. Bu savaşı ancak direnerek boşa çıkarabiliriz. Bize tek yol bırakıldı, o da direniştir. Kürt halkı olarak direnişimizden asla taviz vermeyeceğiz” dedi.
‘SALDIRILAR AÇIK BİR KOMPLO’
Rojava’ya dönük saldırıların açık bir komplo olduğunu ifade eden Mehmet Ali Yaşar ise şunları dile getirdi: “Biz bu savaşı istemiyoruz. Tek istediğimiz barış ve kardeşliktir. Ancak emperyalist güçler Rojava’ya büyük bir komplo kurdu. Bütün Kürt halkından Rojava’daki direnişe destek istiyoruz. Kürt halkı asla teslim olmayacaktır. Ben 70 yaşındayım. Esad döneminde ne kendisi ne de babası Hafız Esad, Golan Tepeleri’ni İsrail’e vermedi. Bugünkü yönetim ise Suriye’nin güneyini İsrail’e teslim etti. Kürtlere karşı birleşen başta ABD ve İsrail olmak üzere tüm güçleri lanetliyorum.”
‘SESSİZLİK ÖLÜMDÜR’
Saldırıların halkta derin bir acı yarattığını belirten Ferman Çelik de, “Rojava’ya dönük saldırılar canımızı yakıyor. Halkımız her daim ayakta olmalı, Rojava’ya sahip çıkmalı, sesini yükseltmelidir. Sessizlik ölümdür. Bugün dört parça Kürdistan’ın Rojava etrafında kenetlenmesi gerekiyor” dedi.
‘KİMSE BUNU KABUL ETMEZ’
Ahmet Yaşmin ise yaşananların inanç ve insanlıkla bağdaşmadığını vurgulayarak, “Rojava üzerindeki baskılar biz Kürtlerin yüreğini yakıyor. Ortaya barış ve kardeşlik söylemleri konuldu ama bugün yaşanan katliamın ne dinde ne de insanlıkta yeri vardır. Ne şeriatta ne de insanlıkta bunun karşılığı yoktur. Allah da insanlık da bunu kabul etmez” diye konuştu.
‘SÜREÇ SABOTE EDİLİYOR’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı sürece işaret eden Cemil Koç, saldırıların bu süreci sabote etmeyi amaçladığını dile getirdi. Koç, “Bir takım odaklar hem Kürtlerin katledilmesini hem de barış sürecinin önünün kesilmesini hedefliyor. Kürt halkı bunu kabul etmiyor. Tarih boyunca Kürtlere yönelik katliamlar yaşandı ancak halkımızın talebi her zaman barış ve kardeşlik oldu. Yeni Halepçelerin yaşanmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘BU BİR VAHŞETTİR’
Rojava’da yaşananları “kirli bir savaş” olarak tanımlayan Bahattin Öztürk ise HTŞ’ye bağlı grupların saldırılarına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Mezarlarımıza bile tahammül edemiyorlar, mezarları yıkıyorlar; kadınları katlediyor, çocuklara işkence ediyorlar. Bu bir vahşettir. Rojava halkı yalnız değildir. Kürdistan’ın dört parçası birdir. Bugün sessiz kalmak vicdansızlıktır. Bugün izleme günü değil, Rojava’ya sahip çıkma günüdür.”




