Ekoloji

Hüseyin Olan: Bitlis’te JES ve HES talanına geçit yok

DEM Parti Bitlis Milletvekili Hüseyin Olan,Meclis’te JES,HES ve GES projelerine tepki gösterdi;ekolojik yıkıma karşı hukuki ve toplumsal mücadele çağrısı yaptı

Abone Ol

BİTLİS / MED GÜNDEM – DEM Parti Bitlis Milletvekili Hüseyin Olan, Bitlis’te yapılmak istenen HES ve Jeotermal Enerji Santrali (JES) projelerine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde basın toplantısı düzenledi, Genel Kurul’da söz aldı ve soru önergesi sundu. Olan, enerji adı altında yürütülen projelerin bölgeyi ekolojik yıkıma sürüklediğini belirterek, “Bu coğrafya şirketlerin sömürü alanı değildir” dedi.


Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın yıl dönümü dolayısıyla Ankara’da gerçekleştirilen etkinlikte Abdullah Öcalan’ın mesajının paylaşıldığını hatırlatan Olan, mesajda yeni bir siyaset dönemine kapı aralandığına dikkat çekildiğini söyledi. Olan, demokratik toplum ve hukuk temelli sürecin yalnızca siyasal alanla sınırlı olmadığını, devlet-toplum-doğa ilişkisinin de demokratikleşmesini zorunlu kıldığını ifade etti.
“Temiz enerji adı altında ekolojik yıkım”
Bitlis ve çevresinde planlanan JES projelerinin “temiz enerji” söylemiyle meşrulaştırılmaya çalışıldığını belirten Olan, bu projelerin yer altından çıkarılan sıcak akışkanların ağır metaller içermesi nedeniyle ciddi risk taşıdığını dile getirdi. Bor, arsenik, cıva, kurşun ve benzeri maddelerin yer altı sularına ve tarım alanlarına zarar verdiğini kaydeden Olan, bunun geri dönüşü olmayan bir tahribata yol açacağını söyledi.
Bitlis’in Adilcevaz ilçesine bağlı Çanakyayla (Virangazi), Yukarısüphan ve Aşağısüphan köylerinde yaklaşık 110 bin dönümlük alanda JES projesi için ihale sürecinin başlatıldığını hatırlatan Olan, bölgenin daha önce de büyük ölçekli GES projeleriyle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
“Halkın rızası yok”
Olan, JES, HES, GES ve RES projelerinin bölge halkının rızası alınmadan hayata geçirilmek istendiğini belirterek, “Bu projelere evet demek, yarın çocuklarımızın yaşayacağı bir Bitlis’in kalmaması demektir” dedi.
Aydın ve Manisa’da köylülerin JES projelerine karşı verdiği mücadeleyi hatırlatan Olan, Bitlis ve Muş’ta da benzer bir direniş sergileneceğini söyledi.
ÇED kararına mahkemeden durdurma
Bitlis’in 8 Ağustos ve Hersan mahallelerinde planlanan kalker ocağı ve hazır beton tesisine “ÇED gerekli değildir” kararı verilmesine karşı açılan davada yürütmenin durdurulduğunu anımsatan Olan, Van 4. İdare Mahkemesi’nin proje tanıtım dosyasını yetersiz bulduğunu aktardı.
Şirketin kapasiteyi düşük göstererek ÇED sürecinden kaçmaya çalıştığını belirten Olan, mahalle sakinlerinin topladığı 800 imza ve hukukçuların mücadelesiyle projenin durdurulduğunu söyledi.
Ilısu ve Hasankeyf örneği
Bölgede daha önce hayata geçirilen baraj projelerine de değinen Olan, Ilısu Barajı ile binlerce yıllık tarihin sular altında kaldığını, Hasankeyf’in yok edildiğini ifade etti.
Benzer şekilde Keban Barajı ve çok sayıda HES projesinin nehirleri şirketlerin kullanımına açtığını dile getiren Olan, tarım arazilerinin GES projeleriyle beton ve metal alanlara dönüştürüldüğünü söyledi.
Nazûk Gölü ve Nemrut uyarısı
Bitlis-Ahlat sınırlarında bulunan ve “Kesin Korunacak Hassas Alan” ilan edilen Nazûk Gölü çevresine GES yapılmak istendiğini belirten Olan, doğal sit alanlarının dahi sermaye baskısıyla karşı karşıya olduğunu kaydetti.
Resmî Gazete’de yayımlanan kararla Nemrut Kalderası ve çevresinin doğal sit alanı ilan edildiğini hatırlatan Olan, kararların uygulanmaması halinde benzer bir yıkım yaşanabileceği uyarısında bulundu.
“3500 köy boşaltıldı, şimdi insansızlaştırma”
1990’lı yıllarda güvenlik gerekçesiyle 3 bin 500 köyün boşaltıldığını hatırlatan Olan, bugün ise enerji ve maden projeleriyle bölgenin insansızlaştırılmak istendiğini savundu. Rahva Ovası, Ahlat Ovakışla, Tatvan ve Süphan Dağı çevresindeki tarım ve mera alanlarının tehdit altında olduğunu belirtti.
Siirt ve Bitlis sınırlarında, halk arasında “cennet” olarak anılan Şêx Cuman Vadisi’nde planlanan baraj ve HES projelerinin de bölge ekolojisine zarar vereceğini dile getiren Olan, projelerin halkın onayı olmadan dayatıldığını söyledi.
“Bitlis yoksullukla baş başa”
Konuşmasında ekonomik tabloya da değinen Olan, Bitlis’in yoksulluk sıralamasında alt sıralarda yer almaya devam ettiğini belirtti. İşgücü Uyum Programı kapsamında 1.650 kişiye geçici istihdam sağlanmasının kalıcı çözüm olmadığını ifade eden Olan, bunun işsizliği gizleme politikası olduğunu savundu.
Bitlis’te geçmişte faaliyet gösteren TEKEL ve Et-Balık Kurumu gibi tesislerin kapatıldığını hatırlatan Olan, yerine kalıcı üretim ve istihdam sağlayacak yatırımların yapılmadığını dile getirdi.
“Mücadele sürecek”
Olan, enerji projelerinin bölgesel kalkınma değil sermaye birikimi amacı taşıdığını savunarak, JES, HES, GES ve RES projelerinin durdurulması çağrısında bulundu.
“Dağlar, nehirler, toprak ve güneş şirketlerin değil halkındır” diyen Olan, hem sahada hem de hukuki zeminde mücadeleye devam edeceklerini kaydetti.

{ "vars": { "account": "G-DX375LT0W1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }