AMED / MED GÜNDEM – İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şube Başkanı Ercan Yılmaz, Med Gündem’de gazeteci Hamza Özkan’ın sorularını yanıtlamaya devam ederek Türkiye’nin çok boyutlu sorunlarına ve Kürt meselesinin çözüm sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.

Özgür Basın’ın Çınarı Hüseyin Aykol’un Anısına
Özgür Basın’ın Çınarı Hüseyin Aykol’un Anısına
İçeriği Görüntüle

Yılmaz, yıllardır biriken siyasal, ekonomik ve sosyal sorunların birbirinden bağımsız ele alınamayacağını vurgulayarak, bu sorunların ancak bütüncül ve demokratik bir yaklaşımla çözülebileceğini ifade etti. 27 Şubat’ta başlayan sürecin önemli bir eşik olduğunu belirten Yılmaz, kurulan Meclis Komisyonu’nun sivil toplum örgütleriyle yaptığı görüşmelerin ve İmralı’da gerçekleştirilen temasların çözüm açısından anlamlı adımlar olduğunu söyledi. Kürt sorununun çözümünde Abdullah Öcalan’ın rolünün artık tartışma konusu olmaktan çıktığını dile getiren Yılmaz, “Bugün hem iktidar hem muhalefet, bu meselenin en önemli muhataplarından birinin Abdullah Öcalan olduğunu kabul ediyor. Ancak böylesi kritik bir sürecin, ağır tecrit ve mahkûmiyet koşullarında ilerlemesi çözümü geciktirir” dedi.
Öcalan’ın 26 yılı aşan mahkûmiyetine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği ihlal kararına dikkat çeken Yılmaz, bu kararın gereğinin yerine getirilmesinin hukuki bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Yılmaz, Öcalan’ın çağrılarıyla örgütün feshedilmesi, silahların imha edilmesi ve Türkiye sahasından çekilme kararlarının alındığını hatırlatarak, kalıcı barışın sağlanabilmesi için daha özgür koşullarda çalışabilmesinin gerekli olduğunu söyledi.


Röportajda son olarak son dönemde Leyla Zana’ya yönelik hakaret ve saldırılara da değinen Yılmaz, bu saldırıların tesadüfi olmadığını ve barış sürecini provoke etmeyi amaçladığını ifade etti. Zana’nın Kürt siyaseti ve barış mücadelesi açısından sembol bir isim olduğunun altını çizen Yılmaz, farklı siyasi görüşlerden gelen kınama açıklamalarını ise umut verici bulduklarını belirtti. “Irkçı ve nefret içerikli saldırılar karşısında siyasi görüş ayrımı yapılmadan ortak bir duruş sergilenmesi gerekiyor” diyen Yılmaz, insan hakları ve barış mücadelesinin ancak bu ortak refleksle güçlenebileceğini söyledi.