İZMİR - KHK ile ihraçlara tepki olarak 370 haftadır mücadele veren KESK, "Anayasa, yasalar ve uluslararası sözleşmelerle çizilmiş olan sendikal eylem ve faaliyetler soruşturma konusu yapılmıştır" dedi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubesi'nin, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) işten çıkarılmaları protesto etmek amacıyla her çarşamba düzenlediği oturma eylemi 370'inci haftasında da Karşıyaka çarşı girişinde devam etti. Açıklamada “İhraç tecrittir. Tecrit insan hakları ihlalidir. Hak ihlallerine hayır. İşimize geri döneceğiz” pankartı açıldı. Basın metnini Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İzmir 2 No’lu Şube TİS ve Hukuk Sekreteri Fatma Çayır okudu.
Emeği ile geçinen tüm kesimlerinin önünde her zaman zorlu süreçler, çetin mücadeleler olduğunu kaydeden Fatma Çayır, 13 Mayıs 2014’te Soma’da yaşanan ve 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliamın acısını hala yüreklerinde hissettiklerini söyledi. Yıllar geçmesine rağmen sorumluların tam anlamıyla yargılanmadığını ve bu tür katliamların önüne geçilecek adımların atılmadığını ifade eden Fatma Çayır, "Siyasi iktidar, her zamanki gibi sorumluluğu fıtrata yükledi ve sonunda unutturmaya çalıştı. Ama biz unutmadık, unutturmayacağız! Bugün de kelimenin tam anlamı ile bir zulüm döneminden geçiyoruz. Ülkemizin adım adım içine itildiği ekonomik, siyasal, toplumsal bunalım gittikçe derinleşiyor. KHK zulmü her alanda devam ediyor. İktidar, yıllardır karşısında tehdit olarak gördüğü herkesi, her kurumu hedef haline getirmeyi ve itibarsızlaştırmayı temel politika olarak benimsemiştir. Sırf iktidar politikalarına ters düştüğü için çerçevesi Anayasa, yasalar ve uluslararası sözleşmelerle çizilmiş olan sendikal eylem ve faaliyetler soruşturma konusu yapılmıştır" ifadelerini kullandı.
'HAK ARAMAK SUÇ DEĞİLDİR'
KHK'lerle gerçekleştirilen ihraçların hukuksuzlukların hala devam ettiğinin altını çizen Fatma Çayır, OHAL dönemi sona erse de hukuksuzlukların sürdüğünü söyledi. Emek, demokrasi ve adalet mücadelesinin susturulamayacağını ifade eden Fatma, Çayır, "Hak aramak suç değildir. Sendikal faaliyet yürütmek, düşüncesini ifade etmek, barışı savunmak suç değildir. Buradan bir kez daha çağrımızı yineliyoruz: KHK ile ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilmelidir. Hukuksuz OHAL ve KHK uygulamalarının yarattığı tüm mağduriyetler giderilmelidir. İhraç edilen emekçilerin sosyal, ekonomik ve demokratik hakları eksiksiz biçimde teslim edilmelidir. Demokratik hukuk devleti ilkelerine uygun, adil ve şeffaf bir süreç işletilmelidir. KESK olarak en başından bugüne kadar haklı mücadelemizi baskı altına almaya çalışan, her türlü hukuk dışı ve fiili uygulamalar karşısında geçmişte olduğu gibi bugün de sessiz kalmayacağız. Bugünden yarına umudu büyütmeyi sürdüreceğiz. Biz, bu ülkenin emekçilerinin hak ettikleri, özlemini yaşadıkları bir ülkeye ve dünyaya kavuşacaklarına olan inancımızı hep koruduk. 370 haftadır olduğu gibi bugün de susmuyoruz, vazgeçmiyoruz, unutmuyoruz. Haklı mücadelemizi dayanışmayla büyütmeye devam edeceğiz. Yaşasın emek, demokrasi ve adalet mücadelemiz" şeklinde konuştu.
Oturma eylemi Praksis grubunun yaptığı müzikle sona erdi.





