BALIKESİR- Med Gündem olarak yıllardır Türkiye'nin birçok kentinde saha çalışmaları yürüterek röportaj, söyleşi ve haberlerimizi yerinde hazırlıyoruz. Yaşamın her alanındaki emek, üretim ve toplumsal dayanışma hikâyelerini doğrudan sahadan aktarmayı sürdürüyoruz. Haziran ayında İstanbul ve Ankara'nın ardından bu kez Balıkesir'in Bandırma ilçesine bağlı Sığırcı Mahallesi'nde kadın tarım emekçileriyle bir araya geldik.
Gazeteci Hamza Özkan, gün boyunca kadın emekçilere tarlada eşlik ederek üretim sürecini yerinde takip etti, özel görüntüler kaydetti ve kadınların yaşam deneyimlerini dinledi. Balıkesir İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Başkanı Nesibe Yöyler, öğrenci genç kadın Ela ve kadın tarım emekçileri, toprağın içinde kurdukları yaşamı, üretimi, dayanışmayı ve ekonomik özgürlük mücadelelerini Med Gündem'e anlattı.
Yaklaşık beş yıldır kadınlardan oluşan bir ekiple tarım işçiliği yaptıklarını belirten Nesibe Yöyler, sıcak hava nedeniyle mesailerinin gün doğmadan başladığını söyledi. Sabah saat 05.00'te kadınları servisle topladıklarını, en geç 06.00'da tarlada üretime başladıklarını anlatan Yöyler, ortalama 20-25 kadınla farklı köylerde yılın büyük bölümünde tarım işçiliği yaptıklarını ifade etti. Nisan ayında başlayan üretim sezonunun hava koşullarına bağlı olarak Aralık ayı ortalarına, zaman zaman da Ocak ayına kadar sürdüğünü belirten Yöyler, kasım ayından itibaren ise zeytin hasadına geçtiklerini söyledi.
Tarımla tanışmasının cezaevi süreci ve yaşadığı ekonomik kayıpların ardından gerçekleştiğini anlatan Yöyler, geçmişte esnaflık yaptığını, siyaset nedeniyle tutuklandığını, yedi ay cezaevinde kaldığını ve daha sonra birçok kez gözaltına alındığını ifade etti. Cezaevinden çıktıktan sonra yeniden hayata tutunmanın yollarını ararken kadınlara ulaşabilecekleri yeni bir alan oluşturmayı hedeflediklerini belirten Yöyler, mevsimlik tarım işçiliğini bu nedenle seçtiklerini söyledi.
Kadınların yalnızca ekonomik kazanç elde etmesini değil, aynı zamanda görünmeyen kadınlara ulaşmayı amaçladıklarını ifade eden Yöyler, arkadaşlarının desteğiyle Diyarbakır'dan taksitle bir minibüs aldıklarını ve kadınlardan oluşan ekibi kendi imkânlarıyla kurduklarını anlattı. Daha önce tarımla hiçbir bağının olmadığını söyleyen Yöyler, üretimi birlikte çalıştığı kadınlardan öğrendiğini, bugün ise kadınların hiçbir erkeğe bağımlı olmadan üretim yapabildiğini ve bunun kendileri için büyük bir kazanım olduğunu dile getirdi.
Kadın olmanın hem aile içinde hem de toplumda sürekli kendini ispat etme mücadelesi anlamına geldiğini vurgulayan Yöyler, araç kullanmaya başladığı ilk dönemlerde "Kadın nasıl araba kullanır?" gibi önyargılarla karşılaştığını, ancak mücadeleden hiçbir zaman vazgeçmediğini söyledi. Erkek egemen anlayışın güçlü kadınları itibarsızlaştırmaya çalıştığını ifade eden Yöyler, bugün ise hem siyasi yaşamında hem de Bandırma'daki sosyal yaşamda emeklerinin karşılığını saygı olarak gördüklerini belirtti.
Halen Balıkesir İHD Eş Başkanı olarak görev yaptığını hatırlatan Yöyler, insan hakları mücadelesi ile tarımsal üretimi birlikte yürüttüğünü söyledi. "Kadın isterse her işi başarabilir" diyen Yöyler, ekonomik bağımsızlığın kadınların özgürleşmesindeki en önemli adımlardan biri olduğuna dikkat çekerek mücadelelerini sürdürmeye devam edeceklerini ifade etti.
Tarlada domateslerin yabancı otlarını temizlediklerini anlatan Yöyler, bölgede kapya biber, salçalık biber, buğday, arpa, mısır, patlıcan, kavun ve karpuz üretiminin yoğun olduğunu, binlerce kişinin geçimini tarımdan sağladığını söyledi.
17 yaşındaki lise öğrencisi Ela ise eğitim masraflarını karşılayabilmek için yaz tatilinde tarlada çalıştığını belirtti. Dershane ve okul giderlerini kendi emeğiyle karşıladığını ifade eden Ela, yaşıtları tatil yaparken kendisinin üretimin içinde olmasının geleceği için önemli bir yatırım olduğunu söyledi. Tarlada çalışmanın kendisine yalnızca ekonomik katkı sağlamadığını, farklı yaşlardan kadınlarla birlikte dayanışmayı, iletişim kurmayı ve toplumsal yaşamı da öğrettiğini dile getiren Ela, "Yazı yazarken bazen ellerime bakıyorum. Bu ellerde emek var diyorum. Bugün verdiğim emek geleceğimi kuracak." ifadelerini kullandı.
Kadın tarım emekçileri de tarlada kurdukları dayanışmanın zamanla güçlü bir kardeşliğe dönüştüğünü anlattı. Farklı kentlerden gelen kadınların ortak emekte buluştuğunu belirten emekçiler, birlikte üretmenin kendilerine ekonomik özgürlük, özgüven ve güçlü bir dayanışma kültürü kazandırdığını söyledi. İş dışında da görüşmeye devam ettiklerini ifade eden kadınlar, üretimin yalnızca para kazanmak değil, birbirine güç vermek anlamına geldiğini vurguladı.
Röportajın sonunda Med Gündem ve Gazeteci Hamza Özkan'a teşekkür eden Nesibe Yöyler, yıllardır mücadele süreçlerinde yanlarında olan gazetecilerin emeklerinin görünür olmasına katkı sunduğunu belirtti. Özkan'ın uzun bir yol kat ederek tarlaya gelmesinin kendilerini onurlandırdığını söyleyen Yöyler, "Kadınların sesini duyurmanız bizim için çok kıymetli. Yıllardır mücadelemizin tanığı oldunuz. Bugün de burada emeğimizi görünür kıldınız. Umarım yine farklı haberlerde ve çalışmalarda bir araya geliriz." diyerek Med Gündem'e teşekkür etti.