AMED - Kürt Kadın Birliği Platformu toplantı sonuç bildirgesinde, “Kürt Ulusal Kongresi'nin kurulmasını ertelenemez hayati bir gereklilik haline getirdiğini göstermektedir. Demokratik bir yaklaşımla ulusal bir kongre kurmak, tüm riskleri önleyebilir” denildi.
Kürt Kadın Birliği Platformu, Amed Ticaret ve Sanayi Odası’nda (DTSO) toplantı gerçekleştirdi. “Kürt kadınlarının öncülüğü ve birliği ile ulusal birliğin inşasına doğru” şiarıyla gerçekleştirilen toplantıya çok sayıda kadın katıldı. Toplantı sonrası sonuç bildirgesi okundu. Metin Kürtçe’nin üç lehçesinde Mizgin Irgat, Fatoş Sterk ve Feride Akturan tarafından okudu.
Açıklama şöyle: “Tarihin her döneminde görüldüğü gibi, Ortadoğu coğrafyası bugün egemen güçlerin savaşlarının, çatışmalarının ve siyasi oyunlarının en zorlu merkezi haline gelmiştir. Tarih sayfalarına ve günümüz olaylarına baktığımızda, bu toprakların kadim halklarının ve inançlarının, egemen ve hegemonik güçler tarafından her gün yeni ve çok yönlü saldırılarla karşı karşıya kaldığı açıkça görülmektedir. Sadece ekonomik ve siyasi çıkarları temelinde hareket eden bu güçler, bölgenin haritasını yeniden çizmeye ve özgürlük seven halkların iradesini baskı, işgal ve her türlü soykırım politikasıyla boyun eğdirmeye çalışmaktadır. Ancak tüm taraflar, Orta Doğu haritasının bu şekilde şekillendirilmesinin Kürt halkı olmadan başarılamayacağını çok iyi bilmektedir. Yüzyıllardır statüsüz bırakılan ve sömürge bölgesine dönüştürülen Kürdistan, bu dönemde bir kez daha bu güçlerin ana hedefi haline gelmiş ve Kürt halkının tüm ulusal, insani ve kültürel değerleri yağma ve yıkım tehdidi altına girmiştir.
EVRENSELLEŞEN KADIN MÜCADELESİ
Rojava ve Suriye'de, tüm dünyanın gözleri önünde, karanlık ve acımasız gruplar tarafından yaklaşık on beş yıldır kurulmuş olan demokratik yaşam ve kadın özgürlüğü sistemini yok etme girişimi yapıldı. Bu saldırıların temel amacı, bölgede yeni bir yaşam modeli olarak ortaya çıkan Kürt halkının ve kadınlarının iradesini kırmaktı. Ancak halkımızın, özellikle de ‘Jin jiyan azadî’ felsefesiyle evrenselleşen Kürt kadınlarının tarihsel direnişi, en büyük koruma gücünün halkın birliği olduğunu gösterdi. Kürt kadınları bu süreçte sadece kendilerini değil, birlikte yaşadıkları tüm inançları ve halkları korumak için eşi benzeri görülmemiş bir mücadele verdi.
‘JİN JİYAN AZADÎ SERHİLDANI HER YERE YAYILDI’
Rojhilat, Jina Eminî’nin öldürülmesiyle küresel bir kadın devrimine dönüşen bu özgürlük arzusu, kadınların toplumsal değişimin öncüsü olduğunu bir kez daha gösterdi. ‘Jin, jiyan, azadî’, sloganıyla Rojhilat ve İran'daki tüm şehirlere yayılan bu ayaklanma, her türlü baskı ve zulüm karşısında insan onurunun sembolü haline geldi. Rojhilat’taki halkımız bugün bölgedeki iktidar güçlerinin oyunları ve savaşları nedeniyle büyük acılar çekse de, kadın devrimi çizgisindeki duruşları özgürlük umudunu besliyor. Benzer şekilde, Şengal'de de her zaman yeni bir katliam tehdidi var ve halk buna direniyor.
‘MÜCADELE KADINLARIN OMUZUNDA’
Bakur’daki Kürt kadınları olarak, bölgedeki egemen güçlerin saldırılarının yarattığı engellere rağmen, bu tarihi dönemin önemi nedeniyle kararlılıkla toplantımızı gerçekleştirdik. Derin ve anlamlı görüşmelerimiz, bölgeye yönelik saldırıların ve Kürtlerin kazanımlarının, birlik inşası için çok güçlü bir temel oluşturduğunu ve Kürt Ulusal Kongresi'nin kurulmasını ertelenemez hayati bir gereklilik haline getirdiğini göstermektedir. Demokratik bir yaklaşımla ulusal bir kongre kurmak, tüm riskleri önleyebilir.
Her zaman olduğu gibi, bugün de en büyük fedakarlık ve mücadelenin kadınların omuzlarında olduğunu ve Kürt kadınların ulusal birlik kongresinin kurulmasında öncü rol oynama gücüne sahip olduğunu biliyoruz. Bu bağlamda, varlığımızı korumada başarıya ulaşmanın tek yolu ‘birlik ve iç barış’tır. Bu nedenle, tüm Kürt siyasetçilerini, örgütlerini ve çalışanlarını barışçıl, yapıcı ve birleştirici bir dil kullanmaya ve birlik ruhuna zarar veren her türlü söylem ve açıklamaya karşı durmaya çağırıyoruz.
‘BAKUR’DA ORTAK KONFERANS ÇAĞRISI’
Ayrıca, Kürt kadınları olarak, yeni nesiller için kalıcı bir miras bırakmalıyız. Kimliğiniz, diliniz, kültürünüz ve sanatınız için kararlı bir şekilde ayağa kalkın. Aynı zamanda, bu hassas süreçte Kürt medyasının sorumluluğunun ve öneminin çok büyük olduğuna inanıyoruz. Basınımız dar görüşlülükten ve ikiyüzlülükten kaçınmalı ve Kürt halkının genel çıkarlarını öne sürmelidir. Bu süreçte, Kuzey, Güney, Batı, Doğu'dan Kızıl Kürdistan'a ve diasporaya kadar Kürt kadınları, bu birliği sağlamak için ulusal birlik adına seslerini yükseltiyorlar. Kürt Kadınlar Birliği Platformu'nun Bakur’da ortak bir konferans düzenlemesini öneriyoruz. Bakur Kürt Kadınlar Birliği Platformu olarak, kadınların iradesiyle kimliğimize, dilimize ve ulusal değerlerimize yönelik saldırılara karşı her zaman ortak duruşumuzu göstereceğiz ve özgürlük elde edilene kadar ‘Jin jiyan azadî’ felsefesinin korunması ve geliştirilmesi için mücadele edeceğiz.”
Açıklama atılan “Jin jiyan azadî” ve “Biji yekitiye jinên Kurd” sloganlarıyla son buldu.





