Güncel

"Öcalan’ın statüsünün belirlenmesiyle süreç ivme kazanır"

ÖHD’li Yakup Demir, Abdullah Öcalan'ın statüsünün "umut hakkı"nı uygulanması suretiyle belirlenmesi halinde sürecin ivme kazanacağını belirtti.

Abone Ol

AMED - Avrpa Konseyi Bakanları Kurulu'nun “umut hakkı” kararını 12 yıldır uygulamayan Türkiye’ye yaptırım uygulaması gerektiğini belirten ÖHD’li Yakup Demir, Abdullah Öcalan'ın statüsünün "umut hakkı"nı uygulanması suretiyle belirlenmesi halinde sürecin ivme kazanacağını belirtti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için “umut hakkı”na dair verdiği ihlal kararının üzerinden geçen 12 yıla karşın, Türkiye henüz somut bir adım atmış değil. “Umut hakkı” daha önce defalarca Avrupa Konseyi (AK) Bakanlar Komitesi’nin (BK) gerçekleştirdiği toplantıların gündemine alınsa da, Türkiye’ye yalnızca süre vermekle yetinen komite, her hangi bir yaptırımda bulunmadı. “Umut hakkı”nı en son Eylül 2025’te gündemine alan komite, Türkiye’yi gecikmeden adım atmaya çağırarak, Meclis’te Kürt sorununun çözümü bağlamında kurulan komisyonun gerekli adımlar için kullanılabileceğini belirtti. Öneriyi dikkate almayarak komisyon raporunda “umut hakkı”na yer vermeyen Türkiye, gerekli düzenlemelere de gitmedi.

“Umut hakkı” kararının uygulanmamasına karşı, aralarında hak-hukuk örgütlerinin olduğu birçok kurum AK BK’ye bildirimde bulunarak, Türkiye’nin adım atmadığına dikkat çekti. Bildirimde, Abdullah Öcalan ve diğer tutsaklar için verilen kararların uygulanması için denetim sürecinin etkin bir şekilde yürütülmesi talep edildi. Komitenin toplandığı bu günlerde (9-11 Haziran) “umut hakkı” noktasında ne karar vereceği merak konusu oldu. Bildirimde bulunan kurumlardan biri olan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği’nin (ÖHD) Genel Merkez yöneticisi Yakup Demir, komitenin “umut hakkı” noktasında ihlali giderecek adımlar atması gerektiğine dikkat çekti.

YAPTIRIM UYGULANMALI

AİHM’nin verdiği ihlal kararının ardından Türkiye’nin ihlali giderme konusunda hiçbir somut adım atmadığına dikkat çeken Demir, bunun üzerine AK BK’nin kararın uygulanmasını sağlamak adına bazı toplantılar gerçekleştirdiğini hatırlattı. Komitenin Türkiye'ye ara kararlar ile bu ihlali gidermesine ilişkin süreler tanınmasına rağmen ihlalin giderilmediğini belirten Demir, komitenin etkili ve caydırıcı bir yol izlememesi nedeniyle, Türkiye’nin “umut hakkı” kararını uygulamadığını belirtti. Komitenin etkili bir denetleme mekanizmasıyla öncelikle Abdullah Öcalan'la ilgili olarak verilen “umut hakkı”nın ihlal edildiğine dair kararın uygulanmasını sağlamak amacıyla etkili bir denetim mekanizması oluşturması gerektiğini söyleyen Demir, “Sonrasında eğer yine uygulanmıyorsa siyasi aktörlerle bir araya gelip bu ihlal kararının giderilmesi gerektiği ile ilgili gerekli siyasi temasları sağlamalı. AK BK, son olarak da eğer bu ihlal giderilmezse yaptırımla ilgili yetkisi neyse bunun uygulanacağına dair sert uyarıda bulunmalıdır” diye konuştu.

KOMİSYON RAPORUNDA YER VERİLMEDİ

AK BK’nin Meclis’te kurulan komisyona işaret ettiğini hatırlatan Demir, “Meclis'te kurulan komisyon hem ‘umut hakkı’ ile ilgili olarak hem de diğer sorunların çözümüne ilişkin olarak somut öneriler sunmaktan ziyade, genel geçer ilkeleri belirtmek suretiyle çözüm önerileri sundu. Yine ‘umut hakkı’ hiçbir şekilde somut komisyonda yer almadı. Ayrıca ‘umut hakkı’nın uygulanması konusunda somut önerilerde bulunması da söz konusu olmadı. Bu açıdan bu Meclis Komisyonu’nun sunmuş olduğu rapor her şekilde ‘umut hakkı’nın uygulanması için gerekli mekanizmaları önermek konusunda eksik bir rapordur. Ancak orada da hem AYM hem de AİHM kararlarına uymak gerektiği yönünde fikir belirterek, ‘umut hakkı’nın veya diğer AİHM kararlarının uygulanması gerektiği konusunda fikir belirtmiştir” hatırlatmalarında bulundu.

‘MEKANİZMA KURULMALI’

“Umut hakkı” konusunda siyasi partiler içerisinde fikir ortaklığı olmadığını, bu konudaki tartışmaların genelde İnfaz Kanunu üzerinden yürütüldüğünü belirten Demir, “Bu da süren Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni akamete uğratmakta, durdurmakta, hızını yavaşlatmaktadır. Bu sebeple en kısa sürede ilk olarak AİHM’nin ihlal kararının Sayın Abdullah Öcalan şahsında uygulanıp, ‘umut hakkı’nın uygulanması gerekmektedir. Türkiye'deki hem Terörle Mücadele Kanunu’nda hem Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunu’nda bu umut hakkını engelleyen yasa düzenleme kaldırılarak, umut hakkını hayata geçirebilecek mekanizmaların kurulması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

‘UMUT HAKKININ UYGULANMASI GEREKİYOR’

“Umut hakkı”nın süreçten bağımsız olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Demir, “Ancak süreç ile doğrudan da bağlantılı olduğunu gözden kaçırmamak gerekiyor. Çünkü ‘umut hakkı’ uygulandığı halde Sayın Abdullah Öcalan'ın statüsünün belirlenmesi daha kolay ve hızlı olacaktır. Sayın Abdullah Öcalan'ın statüsünün ‘umut hakkı’nı uygulanması suretiyle belirlenmesi halinde ise süreç bir ivme kazanıp, belki de çok kısa bir sürede başarıya ulaşacaktır. Bu sebeple ‘umut hakkı’nın muhakkak bir an önce Sayın Abdullah Öcalan'la ilgili uygulanması gerekiyor. Daha sonra da diğer mahpuslar için yasal düzenlemeler gerçekleştirmek suretiyle ‘umut hakkı’nın uygulanmasını sağlayacak bir mekanizmanın hayata geçirilmesi gerekir” diye konuştu.

Hem Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıya ulaşması hem de “umut hakkı”nın uygulanması için sivil toplum örgütleri, topluma, hak-hukuk örgütlerine sorumluluk düştüğünü belirten Demir, bu noktada iktidar üzerinde bir baskı oluşturma konusunda herkesin harekete geçmesi gerektiğini kaydetti. Demir, “Birlikte harekete geçilmesi halinde iktidar adım atmak konusunda daha cesur olacaktır ve kendini adım atmak zorunda hissedecektir” dedi.

Kaynak: MA / Rukiye Payiz Adıgüzel

{ "vars": { "account": "G-DX375LT0W1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }