<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Med Gündem</title>
    <link>https://www.medgundem.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve taraofız habercilik... HAKÎKAT; Drama edilmiş anlayışını değil gerçekten, umuttan, özgürlükten beslenen geleceğe dönük, bilimsel, objektif, cesur bir yayıncılık anlayışını benimsiyoruz</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.medgundem.com/rss/haberler" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 12 Jul 2026 00:16:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/rss/haberler"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çankaya Belediyesi soruşturmasında 27 gözaltı]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/cankaya-belediyesi-sorusturmasinda-27-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/cankaya-belediyesi-sorusturmasinda-27-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankaya Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında, belediye başkanı Hüseyin Can Güner’inde aralarında olduğu 36 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANKARA -</strong> Çankaya Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında, belediye başkanı Hüseyin Can Güner’inde aralarında olduğu 36 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturma kapsamında 27 kişi gözaltına alındı.</p>

<p>Ankara'da sabahın erken saatlerinde Çankaya Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında belediye binasının da aralarında olduğu çok sayıda adrese polis baskını yapıldı. Belediyenin çeşitli birimlerinde ve odalarında arama yapılırken, soruşturma kapsamında çok sayıda kişinin gözaltına alındığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı operasyona dair yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in de yer aldığı toplam 36 şüpheli hakkında suç örgütü kurma, suç örgütüne üye olma, rüşvet alma, rüşvet verme, ihaleye fesat karıştırma suçlarından gözaltına alınmalarına ve adreslerinde arama, el koyma işlemi yapılmasına karar verilmiş, bu kapsamda şüphelilerden 27’si gözaltına alınmıştır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/cankaya-belediyesi-sorusturmasinda-27-gozalti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-ank-11-07-2026-cankaya-belediyesi-27-gozalti.jpg" type="image/jpeg" length="77190"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İspanya, Dünya Kupası'nda yarı finale yükseldi]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/ispanya-dunya-kupasinda-yari-finale-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/ispanya-dunya-kupasinda-yari-finale-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 FIFA Dünya Kupası çeyrek finalinde İspanya, Belçika'yı 2-1 mağlup ederek adını yarı finale yazdırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 FIFA Dünya Kupası çeyrek finalinde İspanya ile Belçika, SoFi Stadyumu'nda karşı karşıya geldi.</p>

<p>Büyük çekişmeye sahne olan mücadeleyi İspanya, 2-1'lik skorla kazanarak adını yarı finale yazdırdı.</p>

<p>İspanya'ya galibiyeti getiren goller 30. dakikada Fabian Ruiz ve 88. dakikada Mikel Merino'dan geldi.</p>

<p>Belçika'nın tek golünü ise 41. dakikada Charles De Ketelaere kaydetti.</p>

<h3>İSPANYA'NIN RAKİBİ FRANSA</h3>

<p>Bu sonucun ardından İspanya, yarı finalde Fransa'nın rakibi oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>MERINO YENİDEN SAHNEDE</h3>

<p>Öte yandan İspanya'nın kahramanlarından Mikel Merino, son 16 turunda da Portekiz karşısında takımına galibiyeti getiren tek golü kaydetmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya-kupasi/belcika-yi-merino-ile-yikti-ispanya-dunya-kupasi-nda-yari</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/ispanya-dunya-kupasinda-yari-finale-yukseldi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/69c62097-4ffd-4b79-b76b-9669c917d62b.webp" type="image/jpeg" length="82101"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekrem İmamoğlu: Uğurlar olsun Ahmet Telli…]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/ekrem-imamoglu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/ekrem-imamoglu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[79 yaşında hayatını kaybeden usta Şair Ahmet Telli için Ekrem İmamoğlu sosyal medya hesabından taziye mesajı yayınladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>edebiyatının usta isimlerinden Ahmet Telli‘nin 79 yaşında yaşamını yitirmesi edebiyat camiasını hüzne boğdu. Acı haberin ardından CHP’nin tutukluluk hali devam eden Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.</p>

<p>79 yaşındaki şair ve yazar Ahmet Telli‘nin vefatının ardından CHP’nin tutukluluk hali devam eden Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu da duyduğu üzüntüyü dile getiren bir paylaşım yaptı.</p>

<h3>''UĞURLAR OLSUN AHMET TELLİ''</h3>

<p>İmamoğlu paylaşımında usta şair Ahmet Telli’nin ‘’Zulme Direnmektir Hayat’’ şiirine yer verdi.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu’nun paylaşımının tamamında şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>"On beşine bastımı</p>

<p>dudaklarında bir türkü</p>

<p>elinde bayrak</p>

<p>kavga sokaktaki oyuna benzer artık</p>

<p>çocukluğu</p>

<p>benzemez</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>çocukluğa</p>

<p>Deniz okşayabilir mi</p>

<p>sarışın bir dağın</p>

<p>rüzgârlı saçlarını</p>

<p>uzanarak yelesine hayatın</p>

<p>tutuklayabilir mi zindanlar</p>

<p>onun</p>

<p>vuruşkan sevdasını</p>

<p>Açar da acının rüzgârına</p>

<p>hüznün solgun yelkenini</p>

<p>ne zindan karanlığı</p>

<p>ne zulüm</p>

<p>ne işkence</p>

<p>indiremez dudaklarındaki gülümsemenin bayrağını…</p>

<p>Uğurlar olsun Ahmet Telli…"</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/ekrem-imamoglu-ndan-ahmet-telli-ye-veda-usta-sairin-dizeleriyl</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/ekrem-imamoglu</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/242559-imamoglu-ndan-ahmet-telli-ye-veda-usta-sairin-dizeleriyle-ugurladi-6a5179800bcad.webp" type="image/jpeg" length="60264"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Meclis yasal çerçeve için neyi bekliyor?”]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/ucar-meclis-yasal-cerceve-icin-neyi-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/ucar-meclis-yasal-cerceve-icin-neyi-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, İmralı'da 40 gündür görüşme gerçeklememesine tepki göstererek, "Meclis yasal çerçeve için neyi bekliyor?” diye sordu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MUŞ </strong>- Vartînîs beldesinde gerçekleştiren halk buluşmasında konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, İmralı'da 40 gündür görüşme gerçeklememesine tepki göstererek, "Meclis yasal çerçeve için neyi bekliyor?” diye sordu.</p>

<p>Demokratik Bölgeler Partisi'nin (DBP), "Barışın sözünü halkla kuruyoruz" şiarıyla düzenlediği halk buluşmaları kapsamında Mûş'un Vartînîs beldesinde yurttaşlarla bir araya geldi. Buluşmaya, DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar katıldı. Heyet buluşma alanına geçmeden önce öncesi Vartînîs Katliamı Hafıza Müzesi'ne ziyaret gerçekleştirdi. Heyet ziyaretin ardından buluşmanın gerçekleştirileceği Millet Parkı'na geçti. Buluşmanın gerçekleştiği parkta "Em gotina aşitiyê bi gel re ava dikin/Barışın sözünü halkla kuruyoruz" yazılı pankart asıldı.</p>

<p>Buluşmada konuşan Çiğdem Kılıçgün Uçar, Öğüt ailesinin katledildiği eve gerçekleştirdiği ziyarete değinerek, katliamı gerçekleştiren Yüzbaşı Bülent Karaoğlu'nun hala bulunmamasına tepki gösterdi. Vartînîs davasının Kürt sorununa güçlü bir örnek olduğuna dikkat çeken Çiğdem Kılıçgün Uçar, Vartînîs'in mücadelesiyle ayakta olduğunu ifade etti. Kürt halkının bir yaşam biçimini temsil ettiğini belirten Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Sayın Öcalan'da diyor 'İnkar ortadan kalkmıştır, varlık kabul edilmiştir’ Sayın Öcalan'ın dediği her şey gerçekleşti. Fesihten, silah yakma törenine. Söz, pratiğe dönüşmüyorsa o söz ölü bir sözdür. Bir yasal çerçeve konuşuluyor buna rağmen 40 gündür Sayın Öcalan'la herhangi bir görüşme yok" diyerek, İmralı görüşmelerinin engellenmesine tepki gösterdi.</p>

<p>'BU ÜLKE TEK BİR KİMLİK DEĞİL'</p>

<p>İmralı'nın sadece cezaevi adası olmadığını dile getiren Çiğdem Kılıçgün Uçar, "İmralı’nın kapısının açılması demek, Kürtlere dayatılan yasasızlık ve hukuksuzluğun değişmesi demek. Kürt halkı bu ülkenin yasasında olmadığı için zorunlu olarak ailelerini terk edip, mücadele ettiler. Biz bu ülkenin hukukunda olsaydık başka bir şey konuşuyor olurduk. Sayın Öcalan da diyor ki 'Bütüncül bir hukuk gerekli.' İmralı'da tecrit ağırlaştıkça, Kürt halkı yaşamından koparılmaya çalışıldı. Kayyım rejimi Kürt halkının kazanımlarını gasp etti. Kürt halkının gençleri ve kadınları üzerinde özel savaş politikaları yürütüldü. 30 yıl cezaevinde bir insanı ölüme terk etmek bu ülkeye ne kazandırıyor? Bugün ülke hem ekonomik hem siyasi anlamda büyük bir kriz içinde. Bu ülke tek bir kimlik değil. Yasalarını ona göre yapmış olabilirsiniz ama öyle değil" dedi.</p>

<p>'DEVLETE KİM ADIM ATTIRACAK?'</p>

<p>Devletin "Silahlar bırakılırsa Kürt sorunu çözülür" mantığının yanlış olduğunu vurgulayan Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Bugün tartıştığımız şey sadece Kürtlerin nasıl yaşayacağı değil. Herkesin tartıştığı 'Devlet niye adım atmıyor' sorusu önemli. Ama tersten soralım. Devlete kim adım attıracak? Bu süreç 2013-2015 süreci gibi toplumsallaşmadı. Meclis yasal çerçeve için neyi bekliyor? Beklemesin. Bu ülkede yaşayan aydınlar, sanatçılar çözümde taraftır" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>YASAL ÇERÇEVE SORULDU</p>

<p>Hemen ardından söz alan bir yurttaş, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın perspektifinin çok açık olduğunu belirterek, bu çizgide sürecin toplumsallaştırılması gerektiğini söyledi. Bir diğer yurttaş ise parti olarak sürecin nerede olunduğunu ve tartışılan yasal çerçeveye ne kadar hakim olunduğunu sordu.</p>

<p>Soruları yanıtlayan Çiğdem Kılıçgün Uçar, yasal çerçevelerin halen getirilmemesinin birçok sebebi olduğun söyleyerek, Meclis'in hala tatil edilmediğini ve yasal çerçeve konusunda bir çalışma gerçekleşebileceğini kaydetti. Çiğdem Kılıçgün Uçar, yasanın meclise gelmesi noktasında geç kalındığını dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317685</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/ucar-meclis-yasal-cerceve-icin-neyi-bekliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-mus-10-07-2026-vartinis-halk-bulusmasi-7.jpg" type="image/jpeg" length="91125"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şair Ahmet Telli tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/sair-ahmet-telli-tedavi-gordugu-hastanede-yasamini-yitirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/sair-ahmet-telli-tedavi-gordugu-hastanede-yasamini-yitirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde entübe edilen ve bir süredir de tedavi gören şair Ahmet Telli, hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ</strong> - Şair Ahmet Telli tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçtiğimiz günlerde entübe edilen ve bir süredir de tedavi gören şair Ahmet Telli, hayatını kaybetti. Telli'nin entübe edildiğini Devrimci 78’liler Federasyonu ve Bilim Sanat Edebiyat Derneği duyurmuştu. Yapılan ortak açıklamada, “Şair Ahmet Telli’nin tedavisinde ne yazık ki yeni bir sürece girilmiştir. Şu ana kadar uygulanan tedavi yönetmelrine rağmen bugün itibariyle entübe edilmiştir. Devrimci 78’liler Federasyonu, Bilim Sanat Edebiyat Derneği ve ailesi olarak süreci yakından takip etmekteyiz. Hala iyi haberler almayı umuyoruz” ifadelerine yer verilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/sair-ahmet-telli-tedavi-gordugu-hastanede-yasamini-yitirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 21:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/eba45c8a928f4b68a2b234303a6b639b.jpg" type="image/jpeg" length="18755"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Liselere Geçiş Sınavı’nın sonuçları açıklandı]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/liselere-gecis-sinavinin-sonuclari-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/liselere-gecis-sinavinin-sonuclari-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Liselere Geçiş Sınavı’nın (LGS) sonuçları açıklandı. 13 Haziran'da yapılan 8'inci sınıf düzeyinde toplam 1 milyon 22 bin 658 öğrenci başvurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ -</strong> Liselere Geçiş Sınavı’nın (LGS) sonuçları açıklandı. 13 Haziran'da yapılan 8'inci sınıf düzeyinde toplam 1 milyon 22 bin 658 öğrenci başvurdu.</p>

<p>Sınava 994 bin 358 öğrenci katıldı. İki oturum halinde yapılan sınav, Türkiye ve Kürdistan’da toplamda 81 il ve 920 ilçedeki 4 bin 244 okulda, 8 ülke ve 11 sınav merkezinde uygulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sözel alandan 50, sayısal alandan 40 olmak üzere toplam 90 sorunun yöneltildiği merkezi sınav sonuçlarına göre tüm soruları doğru yanıtlayan 452 öğrenci 500 tam puan aldı.</p>

<p>LGS kapsamında yapılacak ortaöğretim kurumları tercih süreci, 13 Temmuz'da başlayıp 27 Temmuz saat 17.00'ye kadar devam edecek.</p>

<p>Sonuçlar 5 Ağustos’ta açıklanacak</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim </category>
      <guid>https://www.medgundem.com/liselere-gecis-sinavinin-sonuclari-aciklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-mrk-10-06-2026-lgs-sinavi-sonuclari-aciklandi.jpeg" type="image/jpeg" length="50633"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyin sağlığı için en faydalı beslenme modeli belli oldu]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/beyin-sagligi-icin-en-faydali-beslenme-modeli-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/beyin-sagligi-icin-en-faydali-beslenme-modeli-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Harvard Üniversitesi'nin 159 binden fazla kişinin verilerini inceleyen araştırmasına göre, beyin sağlığını korumada en güçlü ilişki DASH diyetiyle görüldü. İşte ayrıntılar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin sağlığını korumaya yönelik en etkili beslenme modelinin hangisi olduğu sorusuna yeni bir araştırma yanıt aradı.</p>

<p>Harvard Üniversitesi araştırmacılarının JAMA Neurology dergisinde yayımlanan çalışmasına göre, yüksek tansiyonu önlemek amacıyla geliştirilen DASH diyeti, bilişsel gerilemeyi önlemede Akdeniz diyeti dahil incelenen diğer beslenme modellerinden daha güçlü bir ilişki gösterdi.</p>

<p>Araştırmada yaklaşık 159 bin kişinin beslenme alışkanlıkları otuz yıl boyunca takip edildi. Katılımcılar yaklaşık dört yılda bir beslenme düzenlerini bildirdi ve araştırmacılar bu verileri altı farklı sağlıklı beslenme modeliyle karşılaştırdı.</p>

<p>Sonuçlara göre, DASH diyetine en yüksek düzeyde uyum sağlayan kişilerin öznel bilişsel gerileme yaşama olasılığı, bu diyete en az uyanlara göre yüzde 41 daha düşük bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>GERİLEMEYİ YÜZDE 24 ORANINDA AZALTTI</h3>

<p>Çalışmada sağlıklı bitki temelli beslenme modeli ile hiperinsülinemi odaklı beslenme planlarının bilişsel gerileme riskini yaklaşık yüzde 24, gezegen sağlığı odaklı beslenme modelinin ise yüzde 20 azalttığı belirlendi. Akdeniz tipi beslenme modeliyle uyum gösteren katılımcılarda ise riskte yüzde 16'lık azalma görüldü.</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca DASH diyetine en fazla uyan kişilerin bilişsel testlerde ortalama 0,76 yıl daha genç, çalışma belleği testlerinde ise 1,37 yıl daha genç performans sergilediğini kaydetti.</p>

<p>İlk kez 1990'lı yıllarda yüksek tansiyonu kontrol altına almak amacıyla geliştirilen DASH diyeti; meyve, sebze, tam tahıllar, kuruyemişler ve düşük yağlı süt ürünlerini öne çıkarırken, tuz, ilave şeker, kırmızı et ve alkol tüketimini sınırlandırıyor.</p>

<h3>"TEK BİR MÜKEMMEL YOK"</h3>

<p>Araştırmanın başyazarı Prof. Kjetil Bjornevik, tek bir "mükemmel" beslenme modelinden söz etmenin doğru olmayacağını belirterek, sebze, balık ve tam tahılların ağırlıkta olduğu; işlenmiş et, kızartma ve şekerli içeceklerin sınırlandığı beslenme düzenlerinin genel olarak beyin sağlığı açısından fayda sağlayabileceğini ifade etti.</p>

<p>Araştırmacılar, bulguların beslenme ile bilişsel sağlık arasında güçlü bir ilişkiye işaret ettiğini ancak neden-sonuç ilişkisinin kesin olarak ortaya konabilmesi için daha fazla kontrollü çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/yasam/harvard-arastirmasi-beyin-sagligi-icin-en-faydali-beslenme-model</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/beyin-sagligi-icin-en-faydali-beslenme-modeli-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/38095fe1-3273-4fed-a203-c4edd78e6220.webp" type="image/jpeg" length="71177"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Amed’de hastaneler hasta ediyor!]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/amedde-hastaneler-hasta-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/amedde-hastaneler-hasta-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SES Amed Şube üyesi Eyüp Ay, Amed’deki hastanelerin durumuna dair Mezopotamya Ajans değerlendirmelerde bulundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AMED -</strong> Amed’de bulunan hastanelerde klimaların çalışmaması, yetersiz hijyen, uzun kuyruklar, bir yıl sonrasına verilen randevular, doktor başına düşen hasta sayısının yoğunluğu gibi birçok sorun çözülmeyi bekliyor.</p>

<p>Sağlık sistemi her geçen gün kötüye gidiyor. 2 milyonun üzerinde nüfusu bulunan Amed'te mevcut hastaneler hastalara cevap olamıyor. Sağlık alanında yaşanan sorunların temelini iktidarın sağlık politikaları oluştururken, uzun kuyruklar, bir yıl sonrasına verilen randevular, yetersiz hijyen, çalışmayan klimalar, doktor başına düşen hasta sayısının yoğunluğu gibi birçok sorun yaşanıyor. Sorunların çözümüne dair yapılan çağrılara rağmen devam eden sorunlar, her geçen gün daha da derinleştiriyor.</p>

<p><a href="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_amd-10-07-2026-eyup-ay-ses-rop_7.JPG" rel="nofollow" title=""><img src="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_amd-10-07-2026-eyup-ay-ses-rop_7.JPG" /></a></p>

<p>Kamu Emekçileri Sendikalar Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Amed Şube üyesi Eyüp Ay, Amed’deki hastanelerin durumuna dair değerlendirmelerde bulundu. AKP iktidarıyla birlikte kamu kurumlarında liyakat yerine biat kültürünün hakim hale geldiğini savunan Ay, bunun başta hastaneler olmak üzere kamu hizmetlerinde ciddi aksamalara neden olduğunu ifade etti. Kışın çalışmayan klimaların yazın da çalışmadığını kaydeden Ay, kışın soğuk yazın ise sıcak ile mücadele etmek zorunda kaldıklarını söyledi.</p>

<p>Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan yoğunluğa dikkat çeken Ay, hastanenin mevcut fiziki koşullarının sağlık hizmeti sunumunu zorlaştırdığını belirtti. “İlk başlarda hastanenin fiziksel şartları daha ferahken bugün buldukları her boşluğa kartonpiyer çekip oda oluşturmuş durumdalar” diyen Ay, “Bu, yöneticilerin üst makamlara kendilerini beğendirme çabasıyla geliştirdikleri bir politikanın sonucudur. Hastanenin fiziki yapısının iyileştirilmesi gerekiyor. Kurulduğu günden bu yana sürekli bir tadilat var ancak henüz sorunlar ortadan kalkmış değil” diye konuştu.</p>

<p>‘HEKİMLER ROBOTLAŞTIRILIYOR’</p>

<p>Klimaların yaz, kış sorunlu olmasının beraberinde hastane enfeksiyonunu artırdığına dikkat çeken Ay, “Bu durum hastanede mikroorganizmaların üremesi için daha uygun bir ortam hazırlamaktadır. Havalandırma sisteminde yaşanan bu öngörüsüzlük emekçilerin ve hastaların sağlığını ciddi boyutlarda tehlikeye sokmaktadır. Bu durumu, sağlıkta liyakatsiz yönetim anlayışının sonucu olarak görmekteyiz” dedi.</p>

<p>Sağlık emekçilerinin ağır iş yükü altında çalıştığını dile getiren Ay, bir hekimin günlük hasta sayısının verimli sağlık hizmeti sunulmasını imkansız hale getirdiğini söyledi. Ay, “Bir doktor günde 100 hastaya bakıyorsa o doktordan verim beklemek büyük bir haksızlık olur. Toplumda sıkça ‘doktorlar ilgilenmiyor’ deniliyor. Bunun nedeni doktorların ilgisizliği değil, mevcut sistemin onları robotlaştırmasıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mevcut sağlık politikalarının halk ile sağlık emekçilerini karşı karşıya getirdiğini belirten Ay, “Sağlık getirmeyen bir sağlık sistemiyle karşı karşıyayız. Bu sistem toplumun sağlığını değil, iktidarın sağlık alanındaki politikalarını başarılı göstermeyi amaçlıyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘MUHATAP BULMAKTA ZORLANIYORUZ’</p>

<p>Sık sık yapılan yönetici değişikliklerinin sağlık alanındaki sorunların çözümünü daha da zorlaştırdığını kaydeden Ay, sendika olarak görüştükleri yöneticileri kısa süre sonra görevlerinde bulamadıklarını söyledi. Ay, “Bir başhekim ya da idareciyle görüşüp sorunları aktarıyoruz. Ancak kısa süre sonra yeniden görüşmek istediğimizde o kişiyi koltuğunda bulamıyoruz. Sorunların çözümü için muhatap bulmakta zorlanıyoruz. Bunun temel nedenlerinden biri liyakatsizliktir” diye belirtti.</p>

<p>“Yap-işlet-devret” modeliyle kurulan şehir hastanelerini de eleştiren Ay, sağlık politikalarının koruyucu sağlık hizmetlerinden uzaklaştığını belirterek, “Şehir hastaneleriyle birlikte hasta garantili bir sistem ön plana çıkarıldı. Koruyucu sağlık hizmetleri geri plana itildi. Bu anlayış beraberinde daha fazla sağlıksızlık getiriyor” uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317617</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/amedde-hastaneler-hasta-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/med-gundem-1-48.png" type="image/jpeg" length="93203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Silah bırakanlar hangi hukukla karşılaşacaklarını bilmeli']]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/silah-birakanlar-hangi-hukukla-karsilasacaklarini-bilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/silah-birakanlar-hangi-hukukla-karsilasacaklarini-bilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürt meselesinin bütünlüklü ele alınması ve tarihsel bir sorumlulukla yaklaşılması gerektiğini belirten DEM Parti Milletvekili Serhat Eren, çerçeve yasaya dair “Silah bırakanların hangi hukukla karşılaşacaklarını bilmeleri lazım” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANKARA -</strong> Kürt meselesinin bütünlüklü ele alınması ve tarihsel bir sorumlulukla yaklaşılması gerektiğini belirten <strong>DEM Parti Milletvekili Serhat Eren</strong>, çerçeve yasaya dair “Silah bırakanların hangi hukukla karşılaşacaklarını bilmeleri lazım” dedi.</p>

<p>Barış ve Demokratik Toplum Süreci, hukuksal ve yasal adımların atılmasının beklendiği aşamada iken, kamuoyunun talebi Meclis'in tatile girmeden önce çerçeve yasanın getirilip yasalaşması yönünde. Çerçeve yasa kapsamında tartışmalar ise yasanın içeriğinin ve kapsamının ne olacağına sıkışmış durumda. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Milletvekili Serhat Eren, çerçeve ile ilgili tartışmaları değerlendirdi.</p>

<p><a href="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_ank-10-07-2026-serhat-eren-baris-ve-demokratik-toplum-sureci-rop.JPG" rel="nofollow" title=""><img src="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_ank-10-07-2026-serhat-eren-baris-ve-demokratik-toplum-sureci-rop.JPG" /></a></p>

<p></p>

<p>Eren, kulislerde yasanın Temmuz ayında Meclis’e geleceğine dair iddiaların kamuoyunda algı oluşturma amaçlı olduğunu belirtti. Eren, “İçeriğini bilmediğimiz bir yasal düzenleme üzerinden değerlendirme yapmak sağlıklı değil. Bu kadar önemli bir süreçte kulis bilgileri üzerinden değil, somut hukuksal düzenlemeler üzerinden konuşmalıyız” dedi.</p>

<p></p>

<p>‘DEMOKRATİK ZEMİN VE HUKUKİ ESASLAR’</p>

<p></p>

<p>Sürecin artık “sözün bittiği” aşamasına geldiğini ifade eden Eren, “2 yıllık süre içerisinde çok şey konuşuldu, tartışıldı. Artık sözün bittiği, sözün yerine hukukun geçmesi gereken bir dönemdeyiz. Cumhuriyet’in 2'nci yüzyılında Kürt meselesinin hangi demokratik zeminde çözüleceği, hangi hukuk anlayışıyla kalıcı hale geleceği ve ortak geleceğin hangi hukuki esaslar üzerinden inşa edileceği meselesiyle karşı karşıyayız” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Kürt meselenin sadece Türkiye’yi değil, bölgeyi ve küreselleşen yapısıyla bütünlüklü bir hukuki perspektifi zorunlu kıldığını kaydeden Eren, “Yüzyıllık bir meseleye aynı tarihsel sorumlulukla yaklaşmak zorundayız” dedi.</p>

<p></p>

<p>‘SÜRECİN ANAYASASI HAZIRLANMALI’</p>

<p></p>

<p>Yapılması beklenen yasal düzenlemenin niteliğine dikkat çeken Eren, “Öyle bir hukuksal düzenleme yapılmalı ki, bu düzenleme demokratik toplum sürecinin anayasası olmalı. Bunu hazırlamalıyız. Ben mevcut anayasadan bahsetmiyorum. Sürecin anayasasından bahsediyorum. Yani demokratik temel değerleri belirleyen, yarın ihtiyaç duyulması durumunda referans alınacak bir hukuksal düzenlemeden söz ediyorum. Dolayısıyla öncelikle silah bırakanların hangi hukukla karşılaşacaklarını bilmeleri lazım. Demokratik siyasal yaşama katılmaları durumunda hangi hukuksal güvencelere sahip olacaklarının bilinmesi gerekiyor. Demokratik siyasal yaşama katılanların geleceklerinin de güvence altına alındığı bir yasal düzenlemeden bahsediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>‘GÜVENLİKÇİ YAKLAŞIM ÇÖZÜM DEĞİL’</p>

<p></p>

<p>Silah bırakmanın tek başına kalıcı barışı sağlayamayacağının altını çizen Eren, çatışmalı zemini doğuran hukuksal ve siyasal sorunların çözülmemesi halinde şiddetin biçim değiştirerek devam edeceğini belirtti. Eren, “Silahların bırakılması önemlidir ama tek başına kalıcı barışı sağlayamaz. Çatışmalı zemini doğuran sorunları ele almadığınız sürece şiddet farklı bir formda varlığını sürdürür. Meseleyi sadece güvenlikçi perspektiften yaklaşmak, kategorize etmek son derece sorunludur. Bu, Kürt meselesinin çözümsüzlüğünde ısrar eden zihniyetin kendisidir” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>'42 YIL ÖNCEKİ ZİHNİYETİN DEVAMIDIR'</p>

<p></p>

<p>Silahlı mücadelenin demokratik siyaset zeminindeki olanakların tamamen kapatılması nedeniyle başladığını hatırlatan Eren, “Şimdi silahların bırakıldığı, demokratik siyasetin esas alındığı bir dönemde ‘gelin ama siyaset yapmayın’ demek, 42 yıl önceki zihniyetin devamıdır” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eren, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sürecin temel aktörü olduğuna vurgu yaparak "umut ilkesinin" uluslararası hukuka uygun hale getirilmesinin zorunluğuna dikkat çekti. Hukuk devletlerinde cezalandırmayı sonsuzlaştırmanın mümkün olmayacağını ifade eden Eren, "İnsan onuruyla bağdaşan bir hukuksal düzenlemeye sahip olmak, devletin hukuk devleti olup olmadığının önemli bir ölçüsüdür. Sonsuz cezalandırma politikasından vazgeçilmesi, umut ilkesinin uluslararası hukuka uygun hale getirilmesi gerekiyor" diye ekledi.</p>

<p></p>

<p>'DİYALOG VE MÜZAKERE SÜREKLİLİK GEREKTİRİR'</p>

<p></p>

<p>Abdullah Öcalan ile diyalog ve müzakerenin sürekliliğine değinen Eren, “Çatışmanın tarafı olan aktörleri çözümün öznesi haline getirmediğiniz sürece kalıcı bir çözüm mümkün değildir. Öcalan'la görüşmelerin kesintiye uğratılması, aile ve avukat görüşlerinin engellenmesi sürecin başarı şansını ortadan kaldırır. Diyalog ve müzakere süreklilik gerektirir” dedi.</p>

<p></p>

<p>‘KAPSAYICI VE BÜTÜNLÜKLÜ YAKLAŞIM ŞART’</p>

<p></p>

<p>Eren, Türk Ceza Kanunu (TCK) ve "Terörle Mücadele" Kanunu’ndaki (TMK) kısıtlayıcı hükümlerin kaldırılmasının bu düzenlemenin içinde yer alması gerektiğini ifade etti. Kayyum uygulamalarıyla seçme ve seçilme hakkını ortadan kaldırdığını söyleyen Eren, söz konusu uygulamalara son verecek yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğine işaret etti.</p>

<p></p>

<p>Meselenin bütünlüklü ele alınmaması halinde kalıcı çözümün mümkün olmayacağını belirten Eren, “PKK’ye katılan herkesin, zindandakilerin, yurt dışındakilerin tamamının toplumsal ve siyasal yaşama katılımı sağlanmadan meseleyi kategorize etmek gerçekçi değildir. Bütünlüklü ve kapsayıcı yaklaşmazsanız, Çehov’un dediği gibi duvardaki silah bir gün patlar” uyarısında bulundu.</p>

<p></p>

<p>‘TÜRKİYE 100 YILLIK KÜRT MESELESİNİ ÇÖZMELİ’</p>

<p></p>

<p>NATO Zirvesi ve Türkiye'deki süreç bağlamına dair de değerlendirmelerde bulunan Eren, Türkiye’nin bölgesel güç olma hedefiyle Kürt meselesini çözmesi arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Eren, “NATO yokken de Kürt sorunu vardı, NATO olduğu sürece de devam edecektir. Türkiye gerçekten bölgesel bir güç olmak istiyorsa öncelikle kendi içindeki 100 yıllık Kürt meselesini çözmek zorunda. Kendi komşularıyla barışı sağlamadan, Kürtlerle diyalog ve işbirliği kurmadan bu hedefe ulaşamaz” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>'NATO'NUN AÇTIĞI ALAN MAYINLI BİR ALANDIR'</p>

<p></p>

<p>Eren, NATO’nun Türkiye’ye Ortadoğu’da yeni bir rol biçme çabası içinde olduğunu belirterek, “Türkiye kendi iç meselesini çözmeden, İran, Irak ve Suriye'deki Kürtlerle ilişki kurmadan bölgesel bir aktör olamaz. Aksi takdirde kendisine açılan alan mayınlı bir alandır” dedi. Eren, sürecin tıkanmayacağını, ancak Türkiye’nin eli güçlendikçe taleplerin minimize edilme riskinin olduğunu belirtti.</p>

<p></p>

<p><em>MA / Ömer Güngör</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317618</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/silah-birakanlar-hangi-hukukla-karsilasacaklarini-bilmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/73241401-605.jpg" type="image/jpeg" length="26682"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Kupası'nda ilk yarı finalist belli oldu!]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/dunya-kupasinda-ilk-yari-finalist-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/dunya-kupasinda-ilk-yari-finalist-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa, 2026 FIFA Dünya Kupası'nın çeyrek finalinde karşılaştığı Fas'ı 2-0 mağlup ederek adını yarı finale yazdıran ekip oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa, 2026 FIFA Dünya Kupası'nın çeyrek finalinde Fas ile karşılaştı.</p>

<p>ABD'deki Boston Stadyumu'nda oynanan mücadeleden Fransa, 2-0'lık galibiyet ile ayrıldı.</p>

<h3>MBAPPE DURDURULAMIYOR</h3>

<p>Fransa'ya galibiyeti getiren golleri 60. dakikada Kylian Mbappe ve 66. dakikada Ousmane Dembele kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kylian Mbappe turnuvadaki 8. golünü kaydetmiş oldu.</p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/70b2c4bb-4beb-4862-8d4a-630b183fa55d.jpg" /></p>

<h3>MBAPPE PENALTI KAÇIRDI</h3>

<p>Ayrıca Kylian Mbappe, 28. dakikada penaltı vuruşundan yararlanamadı.</p>

<p>Fransa, yarı finalde İspanya-Belçika eşleşmesinin galibi ile karşılaşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya-kupasi/fransa-yildizlariyla-guldu-dunya-kupasi-nda-ilk-yari-fina</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/dunya-kupasinda-ilk-yari-finalist-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 08:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/29bd5866-04d1-49c0-915b-d2932cdab875.webp" type="image/jpeg" length="34850"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süper Lig'de 2026-2027 sezonunun fikstürü]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/super-ligde-2026-2027-sezonunun-fiksturu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/super-ligde-2026-2027-sezonunun-fiksturu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig'de 2026-2027 sezonunun fikstür çekimi gerçekleşti. Yeni sezonun derbi tarihleri belli oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süper Lig'de 2026-2027 sezonunun fikstürü belli oldu. 14 Ağustos'ta başlayacak yeni sezonun derbi tarihleri açıklandı.</p>

<p>Türkiye Futbol Federasyonu'nun açıkladığı 2026-2027 sezon planlamasına göre Trendyol Süper Lig, 14, 15, 16 ve 17 Ağustos 2026 tarihlerinde oynanacak ilk hafta karşılaşmalarıyla başlayacak. Ligin ilk yarısı, 18-21 Aralık 2026 tarihleri arasında oynanacak 16. hafta maçlarının ardından tamamlanacak.</p>

<p>Devre arasının ardından ikinci yarı 15, 16, 17 ve 18 Ocak 2027 tarihlerinde başlayacak. 2026-2027 Trendyol Süper Lig sezonu ise 23 Mayıs 2027 tarihinde sona erecek.</p>

<h3>DERBİ TARİHLERİ BELLİ OLDU</h3>

<p>İşte derbi tarihleri:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>4. Hafta: Fenerbahçe - Beşiktaş</p>

<p>6. Hafta: Trabzonspor - Galatasaray</p>

<p>8. Hafta: Trabzonspor - Beşiktaş</p>

<p>9. Hafta: Galatasaray - Fenerbahçe</p>

<p>13. Hafta: Beşiktaş - Galatasaray</p>

<p>15. Hafta: Fenerbahçe - Trabzonspor</p>

<h3>İLK HAFTANIN PROGRAMI AÇIKLANDI</h3>

<p>Trendyol Süper Lig, 14 Ağustos 2026 tarihinde oynanacak Gaziantep FK - Alanyaspor maçıyla başlayacak.</p>

<p>İşte Süper Lig'in 1. haftasındaki karşılaşmalar:</p>

<p>Gaziantep FK - Alanyaspor</p>

<p>Kasımpaşa - Trabzonspor</p>

<p>Başakşehir - Kocaelispor</p>

<p>Amed Sportif Faaliyetler - Erzurumspor FK</p>

<p>Gençlerbirliği - Fenerbahçe</p>

<p>Konyaspor - Rizespor</p>

<p>Galatasaray - Çorum FK</p>

<p>Beşiktaş - Eyüpspor</p>

<p>Samsunspor - Göztepe</p>

<p>Süper Lig'in ilk yarısında oynanacak tüm maçlar:</p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/8e218876-f2d3-4eca-9fe0-c4856a3ea0d0.jpg" /></p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/e9dc82ba-62c2-40a2-9a58-e4f7506673ef.jpg" /></p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/6ec45316-1406-42e0-87ef-836d755233a0.jpg" /></p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/775d9f2b-f97c-4c1d-83c9-345af15e1054.jpg" /></p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/aa436882-074a-4f60-8716-a1115b06cd43.jpg" /></p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/f1faf737-7487-4234-818d-9d9b6cb6ee0e.jpg" /></p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/d8cbde9a-3435-47c3-ba3c-cf5416758069.jpg" /></p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/3801bc77-1487-4f3b-a363-3ab476eb8d91.jpg" /></p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/04b9371f-94cb-4903-a15e-f8f92ae1db0f.jpg" /></p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/fc21d9c2-17c1-4930-9182-3a7061ffa482.jpg" /></p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/49a8bd13-b270-49b9-a9ff-b8d4a64901a8.jpg" /></p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/53d8ce15-9171-439d-bfd0-8e30e99b3542.jpg" /></p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/b58f9a5e-c39e-4f84-a717-dc9049767ec0.jpg" /></p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/0f3c07ae-39ef-40fc-8829-45dacadacf35.jpg" /></p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/366b62e9-e823-466e-9876-e7f35203be28.jpg" /></p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/5c329259-78f2-42f6-ae57-2a63e6d4c928.jpg" /></p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/e4fc6a83-29d6-4d46-9c38-6b05085aa9eb.jpg" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/spor/yeni-sezonun-fikstur-cekimi-yapildi-iste-super-lig-deki-ilk-hafta</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/super-ligde-2026-2027-sezonunun-fiksturu</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 22:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/01-k-t-t-y6-c-g09679-v-j0-e6-b653-f-d-f.png" type="image/jpeg" length="97480"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den gergin geçen İBB davası sonrası açıklama!]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/ozgur-ozelden-gergin-gecen-ibb-davasi-sonrasi-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/ozgur-ozelden-gergin-gecen-ibb-davasi-sonrasi-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel "Alnımız açık, işbirlikçiler ne derse desin. Yalakalar ne diyorsa desin.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Silivri Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde görülen duruşmasını takip etti.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özel, cezaevi çıkışında basın mensuplarına açıklamada bulundu. Özel, “Değerli arkadaşlar, bugün ‘Ekrem İmamoğlu suç örgütü’ diye ifade etmeye ve yaftalamaya çalıştıkları, partimizin aldığı karar gereğince 23 Mart günü 2 milyon üyemizle ön seçime girip Cumhurbaşkanı adayı olma konusundaki ön seçimde yer almak üzere hazırlık yaparken, tam dört gün önce 19 Mart günü gözaltına alınan, bundan da bir gece önce 33 yıllık diploması iptal edilen, 23’ünde tüm Türkiye’de 2 milyon üyemiz sandığa gidecekken dayanışma sandıkları kurduğumuzda 15,5 milyon vatandaşımızın gidip oylarıyla aday gösterdiği, o saatlerde tutuklanıp bu cezaevine konan ve o günden bugüne de 16 aydır cezaevinde tutuklu olan Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun savunma yapmaya başlayacağı gündü bugün. Hep birlikte bugün Silivri Cezaevi içindeki özel yapılmış mahkeme salonundaydık. Siz 9 Mart’tan itibaren kesintisiz olarak bu duruşmayı izliyor, tarihe tanıklık ediyorsunuz. Tarihi kayda geçiriyorsunuz ve vatandaşlarımızın da burada olan biteni öğrenmesine katkı sağlıyorsunuz. Tüm basın emekçilerine ilk günden şu ana kadar gösterdikleri emek için de teşekkür ediyoruz” dedi.</p>

<h3>“EKREM BAŞKAN ‘MASUM İNSANLARLA UĞRAŞMAYIN’ DEDİ”</h3>

<p>Özel, şunları söyledi:</p>

<p>“Allah şahittir ki, hepiniz şahitsiniz ki, hepimiz şahidiz ki ilk günden beri Ekrem İmamoğlu, ‘İlk savunmayı ben yapmalıyım’ diyor. ‘Söz verin bana savunma yapacağım. Çünkü mesele bu insanlarla ilgili değil’ diyor. ‘Burada 400’ün üzerinde kişiyi yargılıyorsunuz. İlk gün için 100’ün üzerinde tutuklu vardı, bugün 53’e indi. Bu insanlarla kimsenin bir meselesi yok. Mesele benim, hedef benim. Ben bu ülkenin bir sonraki Cumhurbaşkanıyım, partimin ve milletimin Cumhurbaşkanı Adayıyım ve bugünkü Cumhurbaşkanı benim onu bir kez daha yenmeme, partimin onu bir kez daha yenmesine, Türkiye’de iktidarın değişmesine engel olmak için partime ve bana darbe yapıyor. Hedef benim. Onun için bırakın bu masum insanlarla uğraşmayı, bırakın onları’ dedi. Gün geldi ve o kadar kızdı ki ‘Bütün suçları bana atın. Herkes çıksın’ dedi. ‘Ama mesele benimle onun arasında’ diye söyledi. Hepiniz duydunuz.”</p>

<h3>“AZ SÖZ VERMEK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPTI”</h3>

<p>“Allah şahittir ki, basın şahittir ki, hepimiz şahidiz ki o günden beri mahkeme başkanı Ekrem İmamoğlu’na savunma yaptırmamak için, mümkün olduğu kadar geç yaptırmak için, ona mümkün olduğu kadar az söz vermek için elinden ne geliyorsa onu yaptı. Bir süre sonra da bazı kalıplar geliştirdi. En çok da siz duydunuz. ‘Ekrem Bey zaten savunma sıranız gelince bunlara istediğiniz kadar geniş geniş, uzun uzun yanıt vereceksiniz. Şimdi bu konuşulan bir kişi ve onun bu eylemi hakkında söz alıp açıklama yapmanıza gerek yok. Sıranız gelince nasılsa bu eylemlerin her birisine yanıt vereceksiniz’ dedi. Duydunuz, şahitsiniz, Allah şahittir. Sona doğru gelince birden mahkeme başkanı ‘Ben bu mahkemeyi… Yani 9 Mart günü başlarken nisan sonunda bitecek diye öngörürken…’ Kendisi öyle diyordu. Sonra bunun mümkün olmayacağını o da görmüşken, ‘9 Mart’ta başlayan mahkemeyi ne olursa olsun yarın, 9 Temmuz günü bitireceğim’ dedi. ‘Neye göre bitireceksin?’ ‘Bitireceğim işte.’ ‘Gerekçen ne?’ ‘Söylemem işte.’ ‘Ama 9’unda tutuklu bütün sanıkların sorguları bitmiş olacak.’ E bitir, bitir ama şöyle bir durum çıkıyor ortaya. Geldi, geldi, geldi bu noktaya. Bugün saat 14.30, yarım gün var, yarın da tutukluluk incelemen var. 143 eylemle suçlanıyor. Birebir 143 eylemden suçlanmıyor ama ‘örgütün başı olunca’ her eylemden o da suçlanıyor, ona da ceza isteniyor. Bu 143 eylemin 143’üyle ilgili bir şeyler söylemesi lazım. Kendini savunması lazım ya da bütüne ilişkin bütüncül bir savunma yapması lazım. Bundan daha doğal birşey yok.”</p>

<h3>“SADECE ÜÇ KELİME; SAVUNMA HAKKI KISITLANAMAZ”</h3>

<p>“Diyor ki Ekrem Başkan, ‘Eğer savunmaya başlayacaksam ve savunmamı kesmeyeceksen…’ Ki kendi tahmini, öyle 20-30 gün değil. ‘3 - 4 gün gibi bir sürede bütün savunmamı bitirebilirim’ diyor. O diyor ki ‘Hayır, yarın akşam her şey bitmiş olacak.’ ‘Ne bitecek?’ ‘Senin savunman bitecek, avukatlarının savunmaları bitecek. Tutukluluk incelemesi ile ilgili savcının mütalaası, her şey bitecek 9 Temmuz günü bu iş bitecek.’ Yani diyor ki ‘Yarım gün, belki biraz fazla vakit veririm sana. 5 - 6 saatte bu 143 eylemi ve işin bütününü, sana yöneltilen suçlamaları, atılan bütün iftiraları yanıtlayacaksın ve bunu benim dediğim sürede yapacaksın.’ Değerli basın mensupları, en evrensel hukuk kuralıdır. En evrensel kuraldır; ‘Savunma hakkı kısıtlanamaz.’ Üç kelime; savunma hakkı kısıtlanamaz. Bunu bilmeyen kimse yok bu dünya üzerinde içerideki hakim, içerideki başkan dışında ya da ona bu talimatı veren dışında. ‘Savunma hakkını kısıtlayacaksın’ diyor. Değerli arkadaşlar burada birçok kişi yargılanıyor, her birisi canımız ciğerimiz. Bir eylemle yargılanan arkadaşlarımız var. Hepiniz gördünüz, bir eylemi bir gün savundular. Haklarıydı analarının ak sütü gibi. Savundular ve anlattılar, hakim dinledi. Bir eyleme bir gün dinledi. 143 eyleme ‘Yarım gün veririm, vermem. Bir gün veririm, vermem’ diyor.”</p>

<h3>“12 EYLÜL DÖNEMİ 109 GÜN SAVUNMA YAPTI”</h3>

<p>“Değerli arkadaşlar, en korkunç dönemleri anlatırken yargı için, savunma için hep darbe dönemleri konuşulur. Her darbenin yargısı acımasızdır, hukuksuzdur, vicdansızdır. Arkadaşlar 12 Eylül Kenan Evren yargısı… DİSK ana davasında Abdullah Baştürk 21 celse, 109 gün savunma yaptı arkadaşlar, 109 gün. DİSK ana davası… ‘Sadece kendimi değil, işçi sınıfının savunmasını ve işçi sınıfının bu rejimi, bu darbeyi yargılamasını konuşacağım’ dedi ve 109 gün Abdullah Baştürk savunma yaptı arkadaşlar. Bugün duruşmayı izleyen Süleyman Çelebi, üç gün kesintisiz savunma yaptı 12 Eylül rejimine. Yine Fehmi Işıklar, yedi gün aralıksız savunma yaptı 12 Eylül rejiminin mahkemesine. Darbe, bütün darbeler kötüdür. Darbe rejimleri kötüdür. O dönemdeki mahkemeler göstermeliktir. O mahkemeler bunu yaptı. Bakın hani karşılaştırıyoruz ya FETÖ yargısı… Buradaydık biz, biz buradaydık. Biz şahitlik ettik. Bir kısmınız o günlere de şahitlik etti. Alparslan Aslan, Danıştay katili. Ergenekon’dan yargılandı şurada. Tam 76 saat savunma yaptı. FETÖ yargısı dedi ki ‘Savunma hakkı kısıtlanamaz.’ Alparslan Aslan’a 76 saat tahammül etti FETÖ yargısı, Erdoğan yargısı kendisini dört kez üst üste yenmek dışında hiçbir suçu olmayan, 16 aydır TRT’siyle, bütün yandaş kanallarıyla, servis ettiği yalan bilgi notlarıyla bütün merkez medyasıyla haysiyet cellatlığı yaptığı, onurunu ayaklar altına almaya çalıştığı Ekrem İmamoğlu’na, 19 Mart’tan beri şu anı bekleyen Ekrem İmamoğlu’na, ‘Bu devletin Alparslan Aslan’a 76 saat savunma yaptırmayı imkanı var ama senin süren altı saat’ dedi arkadaşlar.”</p>

<h3>“YARGILAMAYI ÇOKTAN BİTİRDİĞİNİ İTİRAF ETTİ”</h3>

<p>“Dönemin İstanbul Üniversitesi Rektörü burada yargılanıyordu, Kemal Alemdaroğlu. Kemal Alemdaroğlu’nun Avukatı Metin Çetinbaş… Kemal Alemdaroğlu’nun neyle suçlandığını hatırlıyor musun? O günden bugüne ne kaldı aklınızda? 45 saat savundu, 45 saat. Hakim 45 saat Sayın Metin Çetinbaş’ı dinledi arkadaşlar. Şimdi bugün çıkmış birileri ‘Acelemiz var, geciktirdiniz…’ Özellikle de utanmadan, sıkılmadan Ekrem Başkan’a hepimizin gözünün içine baka baka dünya hukuk tarihinin en büyük ihsas-ı reyini, kendisinin aslında yargılamayı çoktan bitirdiğini itiraf etti. Diyor ki ‘Ekrem Bey bakın burada bazı avukatlar bir gün konuştu’ diyor, ‘Bu ekranlarda neler neler izlettiler’ diyor. ‘Bir sürü zaman kaybettirdiniz. Onlar olmasaydı şimdi siz savunmayı uzun yapardınız’ diyor. Kardeşim bu adam, bu yargılanan insanların bir suç örgütü olduklarına, başının Ekrem İmamoğlu olduğuna ve yargılamada bile örgütsel bir faaliyetle karar verdiklerine çoktan inanmış. Biz derdimizi kime anlatacağız? Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun şu kadarcık adalete yönelik, adil yargılanmaya yönelik bir beklentisi olsa bugün görevden alır, bugün bu davadan el çektirir bunu. Bu kararı vermiş. ‘İlk günden beri her türlü oyalama yapıldı, yaptınız siz hepiniz’ diyor. Oysa iddia, Ekrem İmamoğlu’nun bir örgüt yönettiği ve savunma, bu işlerin tamamen kumpas olduğu. Bu işe de karar verecek güya tarafsız o. Çoktan vermiş kararını.”</p>

<h3>“DERDİ VE VERİLEN GÖREVİ, ‘KENDİSİNİ SAVUNAMASIN’”</h3>

<p>“‘Burada dört gün tartışmalar çıktı’ diyor. Mesela seyircinin biri kızmış, bu da kızmış ve kapatmış, gitmiş. Seyircinin biri yüksek sesle konuşmuş. Biri alkış yapmış ve basmış, gitmiş. Yok fotoğrafa kızmış… ‘Dört gün çalışmadık burada. O dört gün öyle olmasaydı da o dört günü size vereydim. Savunma yapardınız’ diyor. Şuna bak, şuna bak. Arkadan fotoğraf çeken bir izleyicinin ya da tepki gösteren, sinir krizi geçiren bir sanık yakınının ya da polemikle kavgaya tutuşan bir avukatın yaptığı neyse onlara kızıp kızıp gidip mahkemeyi kapatmanın, dört gün çalışmamanın bile hesabını Ekrem Bey’in savunma süresinden düşüyor adam. ‘Onlar olaydı, dört gün verirdik’ diyor. Bugün geldi ve tarihe şu notu düşmeye çalıştı. Diyor ki Ekrem İmamoğlu’na ‘Kimlik bilgilerini söyle, savunman başlasın. Ya da susma hakkını kullanıyorsun.’ Ekrem Başkan diyor ki ‘Bana savunma hakkımı vereceksen üç gün, 3,5 gün, dört gün yapacağım. Vermeyeceksen kapat celseyi, ağustosta aç. O zaman yapayım. İki ay da boşu boşuna daha yatayım ama hakkımı kısıtlama’ diyor. Utanmadan, sıkılmadan ‘Ben bir tarih verdim. Tarih, 9 Temmuz. 9 Temmuz’da bu iş bitecek. Ya başla…’ Sabah yaptığı gibi Fatih Keleş’in, avukatlarına dün kestiği gibi, bugün kestiği gibi. Fatih Keleş’in suçlandığı eylemleri ikiye bölmüş arkadaşlar. Yarısını savunacak avukata bir dakika süre verdi, bir dakika, bir… 70 kadar eylem anlatacak avukat arkadaş bir dakika süre kaldı ona. ‘Kestim’ diyor, ‘Ekrem’e geçeceğim’ diyor. Ekrem Başkan’a yapacakları için Fatih Keleş’in savunmasını sınırladı, avukatlarını sınırladı. Daha önce Murat Ongun’u sınırladı, Murat Ongun’un avukatını sınırladı. Bunların hepsi her yerde bozma gerekçesi ama adamın derdi ‘Bu dava bozulur’ değil ki. Adamın derdi ‘Bu rejimin düzeni bozulmasın.’ ‘Bana verilen görev Ekrem kendini savunmasın.’ Adamın görevi; ‘Ekrem kendini savunmasın.’”</p>

<h3>“143 EYLEME ALTI SAAT SÜRE VERİYOR”</h3>

<p>‘Bugün diyor ki, ‘Ekrem Bey niye savunma yapmak istemiyorsunuz?’ Bak, bak, bak. İlk günden beri istiyor adam. İlk günden beri ‘Sen en son, sen en son.’ Son güne gelince ‘Bugün son, bu kadarcık süre.’ Tek eyleme bir gün veren kişi, 143 eyleme yarım gün, altı saat süre veriyor. Avukatlar dahil ha, avukatlar dahil. Ya Ekrem Başkan 6 - 7 saat konuşacak avukatları hiç konuşmayacak… Örneğin avukatlar üç - dört saat konuşsa Ekrem Başkan’a iki saat bırakacak. Hesap kitap bunun üzerine kurulmuş ve bunun üzerinden şu görülüyor ki arkadaşlar bu rejimin en büyük korkusu Ekrem İmamoğlu’nun savunması, savunusu, bunun duyulması. Çünkü 16 aydır o kadar çok yalan attılar ki başta TRT’si, yandaş kanallarının hepsi, merkez medyasına servis ettikleri bilgi notlarıyla. Hiçbirisi iddianamede yok. Ekrem İmamoğlu bununla yüzleşecek, bunu yüzüne vuracak. ‘Hani’ diyecek, ‘Hani İBB lojmanlarında parkelerin altından çıkan milyon Eurolar? Hani göster? ‘Videosu var’ demiştiniz. Her gece TGRT’de bunu konuştunuz, A Haber’de bunu söylediniz. Hani videosu? Çıkart.’ Yok. ‘Bin 200 cep telefonu dağıtmıştım hani, göster.’ Yok. ‘KİPTAŞ’tan bedava ev vermişiz. Bir evin adresini söyle?’ Yok. Ne iddianamede var ne iddia eden ve o iddiaları servis eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘İddia makamı bir bütündür’ diye oraya oturttuğu kişide var. Bunların dışında iddianameye koyduklarının da kanıtı yok. Aksine Ekrem Başkan’da kanıtların hepsi tamam. Onları vuracak yüzlerine. Ama korkuyorlar bundan. Bir büyük yalan, saray rejiminin devasa yalanının parça pinçik olacağı gün bugün ya. O yüzden diyor ki ‘İki saatte hepsine birden cevap ver ne yaparsan yap, ne dersen et.’ Sonra da kapatıyor, kaçıyor.”</p>

<h3>“ALMAN MAHKEMELERİ, İDAM MAHKUMUNU 9 GÜN DİNLEDİ”</h3>

<p>“Ekrem Başkan’a savcı talimatıyla, suçüstü yakalandılar… Savcı diyor ki ‘203’ü uygula’ diye bağırıyor savcı oradan. Ya şöyle bir şey olur mu? Savcı değil, orada yaptığı görev şekil itibariyle dolmuş değnekçisi. Hani böyle diyor ya ‘Gel, gel, dur.’ Ne yapacağını söyler mi ya bir savcı hakime? Diyor ki ‘203’ü uygula, 203’ü’. O ne? Ekrem Başkan’ı duruşmadan atma cezası. Ne diye yapacak bunu? Ne diye yaptı bunu? ‘Ben buraya yargılanmaya değil yargılamaya geldim’ dedi diye. Kardeşim sen, ‘Bu kadar insanın, hepsinin suç örgütünün başı bu’ diyeceksin, bu kadar insanın günahına gireceksin, Ekrem İmamoğlu ile meselenden bu kadar eş, ana, baba, kardeş sevdiklerinden mahrum kalacak, sadece birinin oğlu olma suçundan 11 ay aslan gibi çocuklar hapiste yatmış olacak… Evladının ilk cümlelerini orada anasından duyacak, ilk adımları anasından duyacak insanlar. Sonra Ekrem İmamoğlu bu kadar haysiyet cellatlığını yüzlerine vuracakken, ‘Ben yargılanmayacağım, bunları yargılayacağım’ dedi diye hem atacaksın hem hakkında yeni soruşturma başlatacaksın… Böyle bir şey olur mu? Biraz önce söyledim, 12 Eylül yargılamasının 3 gün, 7 gün, 21 gün, 109 gün verdiği savunma haklarına bak. Suçun, iddianın ne kadar büyük olduğu, kanıtın ne olduğundan falan da ilgisi yoktur savunmanın. Örneğin Nürnberg Mahkemeleri, Hitler öldü, geride bıraktıklarını yargılıyor, 24 kişiyi yargıladılar, 12’sine idam cezası verdiler. En büyükleri, Alman Hava Kuvvetleri Komutanı Göring. En büyük savaş suçunu bütün dünyanın önünde işlemiş adam, kendisini savunacak. 9 gün kesintisiz savundu kendini. Göring, 9 gün süreyle Nünberg’te Nazilerin işlediği suçlardan en büyük cezayı alan sonra da idam cezasına çarptırılacak kişiyi o büyük travmadan sonra Alman Mahkemeleri, 9 gün dinledi, 9 gün.”</p>

<h3>“SAVUNMA HAKKI KUTSALDIR VE KESİLEMEZ”</h3>

<p>“Dünya kadar Yahudi’nin katliyle, bu kadar insanın ölmesi ile suçlanıyorlar. Savunma hakkı kutsaldır, savunma kesilemez; 9 gün dinleniyor. Sonra Ekrem Başkan bunlara demiş ki ‘Ben yargılanmaya değil, yargılamaya geldim bunlara.’ Hayatımda duyduğum en doğru cümle. Benzerleri duyuldu arkadaşlar. Bunu da bu gece yatmadan önce duyması gerekenler duysun, ondan sonra uyusunlar. Fidel Castro 1953’te diktatör Batista’ya karşı son söz olarak, onun yargıladığı mahkemede, ‘Tarih beni beraat ettirecektir, Batista yargılanacak’ dedi. Ne oldu sonra? Bugün söylenen sözü öyle hafife bir söz ya da ucuz bir tehdit gibi görmesin kimse. Tarihe şerh düşüyoruz, tarihe. Nelson Mandela, 1964’te son söz olarak Rivonia Davasında, ‘Ölmeye hazırım, ölümü de göze aldım’ diyerek bitirdi savunmasını. Bunları duyun ondan sonra yatın uyuyun.”</p>

<h3>“TÜM ZAMANLARIN EN BÜYÜK KÖTÜLÜĞÜ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”</h3>

<p>“Biz bu gece başımızı koyduğumuzda, arkadaşlarımızın masumiyetlerinden emin, tarihin doğru tarafında durduğumuzdan emin, tarihin en büyük alçaklığına muhatap olduğumuzdan, en büyük iftirasına muhatap olduğumuzdan emin bir şekilde başımızı koyunca uyuyacağız. Mandela da uyumuştu, Castro da uyumuştu ama onlara yargılayanlar o gece rahat uyuyamadılar, eninde sonunda da bunların hesabını halkın önünde, milletin vicdanında verdiler. Mandela kazandı, Castro kazandı, DİSK’in namuslu sendikacıları kazandı, darbelerde zulüm görenler kazandı, Ekrem İmamoğlu kazanacak, bu davada yargılanan herkes kazanacak, bu Saray rejimi kaybedecek arkadaşlar. Bunun daha ötesi yoktur. Bütün mesele, savunmayı susturmaya kalkmak, bu savunmanın gerçek anlamda millete bir sesleniş olduğunu bildiklerindendir. Biz, millete sesleniyoruz, millete. Yoksa 12 Eylül darbecilerinin esirgemediği savunma hakkını bizden esirgeyenlere, FETÖ’cülerin Danıştay katilinden esirgemediği savunma hakkını bizden esirgeyenlere şaşırıyoruz mu sanıyorsunuz? Tüm zamanların en büyük kötülüğü ile karşı karşıyayız. Tüm zamanların en büyük kararlılığıyla, en büyük cesaretiyle, en büyük özgüveniyle buradayız. Alnımız açık, işbirlikçiler ne derse desin. Yalakalar ne diyorsa desin. Tarihin yanlış tarafında duranlar ne diyorsa desin, cesareti olan gelsin, buradaki hukuk katliamını görsün sonra da Ekrem Başkana ve arkadaşlara bir kelime daha söylesin.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“BİZİ YIKAMAYACAKLAR, BİZ KAZANACAĞIZ”</h3>

<p>“Bugün tutuksuz yargılanmalarına karar verilen az sayıda arkadaşımız için seviniyoruz, ailelerin mutluluğunu paylaşıyoruz. 16 ay sonra halen daha 53 tutuklulu bu dosyadan utanıyoruz. Tarih önünde sabretmeye devam ediyoruz. Bizim sabrımız dağı delecek. Bu milletin sandık sabrı da bütün hesapları değiştirecek. Göreceksiniz, bir gün hem de çok geçmeden bir gün, nasıl geçmişin bütün darbe rejimleri mahkum olduysa ya da darbeye kalkışanların buradaki yargılamaları mahkum olduysa, burada yapılanlar da bir gün mahkum olacaklar. Biz arkadaşlarımıza güveniyoruz. Ailelerine sımsıkı sarılıyoruz. Hakikatten aldığımız güçle, suçsuzluktan aldığımız güçle ve haklı olmanın verdiği cesaret ve enerjiyle dimdik ayaktayız. Bizi yıkamayacaklar, biz kazanacağız. Teşekkür ediyorum arkadaşlar.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/son-dakika-ozgur-ozel-den-gergin-gecen-ibb-davasi-sonrasi-acik</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/ozgur-ozelden-gergin-gecen-ibb-davasi-sonrasi-aciklama</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 21:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/e55124b3-7fb9-4949-ab2c-58ad44f39b0a.jpg" type="image/jpeg" length="47094"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şair Ahmet Telli’nin entübe edildiği duyuruldu]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/sair-ahmet-tellinin-entube-edildigi-duyuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/sair-ahmet-tellinin-entube-edildigi-duyuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devrimci 78’liler Federasyonu ve Bilim Sanat Edebiyat Derneği tarafından yapılan ortak açıklamada Şair Ahmet Telli’nin entübe edildiği açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ </strong>- Şair Ahmet Telli’nin entübe edildiği duyuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Devrimci 78’liler Federasyonu ve Bilim Sanat Edebiyat Derneği tarafından yapılan ortak açıklamada Şair Ahmet Telli’nin entübe edildiği açıklandı. Açıklamada “Şair Ahmet Telli’nin tedavisinde ne yazık ki yeni bir sürece girilmiştir. Şu ana kadar uygulanan tedavi yöntemlerine rağmen bugün itibariyle entübe edilmiştir. Devrimci 78’liler Federasyonu, Bilim Sanat Edebiyat Derneği ve ailesi olarak süreci yakından takip etmekteyiz. Hala iyi haberler almayı umuyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317498</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/sair-ahmet-tellinin-entube-edildigi-duyuruldu</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 21:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/kapak-233643.webp" type="image/jpeg" length="47624"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mustafa Karasu: Kürt yasa içine alınmalı, varlığı tanınmalı]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/mustafa-karasu-kurt-yasa-icine-alinmali-varligi-taninmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/mustafa-karasu-kurt-yasa-icine-alinmali-varligi-taninmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Medya Haber’de Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ –</strong> Fiilen Kürt denildiğini ancak yasalarda Kürt olmadığını belirten Mustafa Karasu, “Yasalar çıkarsa, ön açarsa, böyle çözümün önünü açarsa, hemen, birden bütün sorunlar belki çözülemez ama çözümün zihniyetinin oluşması lazım” dedi.</p>

<p>KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Medya Haber’de Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’la görüşme yapılamamasına dair değerlendirmelerde bulunan Karasu, “Bir halkın geleceğini ilgilendiriyor, özgürlüğünü ilgilendiriyor. Sadece bizim hareketimizi ilgilendirmiyor. Bizim hareketimiz bir halkın özgürlük mücadelesini büyüten harekettir. Halkın geleceğine yön veren, bugüne kadar büyük değerler yaratan bir harekettir. Bu açıdan bu konu çok, çok önemli. Şu anda Önderliğin inisiyatifiyle Barış ve Demokratik Toplum süreci yürütülüyor. Bu konuda Önderlik tutumunu ortaya koydu. 27 Şubat çağrısında, 2025’te bütün yaklaşımını orada özlü biçimde ortaya koydu. Ama bu konuda gerçekten istenilen sonuca ulaşmış değiliz. Barış ve Demokratik Toplum süreci, Türk devletinin yaklaşımları nedeniyle biz çok çaba göstermemize rağmen, ön açıcı adımlar atmamıza rağmen gerçekten çok fazla bir gelişme olmadı. Evet, Önderlik üzerindeki tecrit belirli düzeyde gevşedi. Bazı heyetler gitti, görüştü. Zaman zaman bizden mesajlar gitti, Önderlikten mesajlar aldık. Ama bunlar bu süreci somut adımlara hala götürmüş değil. Bunu bir kere böyle belirtmek gerekir.</p>

<p>GÖRÜŞME OLMAMASI SORUN</p>

<p>Şimdi en fazla kök yasa tartışılıyor, çerçeve yasa tartışılıyor. Çıktı çıkacak deniliyor, Meclis’e götürülecek deniliyor. Fakat bu konuda da tam bir özel savaş mı diyelim, karartma mı diyelim, kafa karışıklığı yaratma mı diyelim, gerçekten anlaşılmaz bir durum var. Evet, Önder Apo bir çerçeve yasanının çıkması için, bir kök yasanının çıkması için çok çaba harcadı. En son 24 Mayıs’ta Önder Apo bir taslak sundu Türk devletine. Biz taslağın böyle biraz özetini öğrendik. Tümü elimize geçmedi ama görüşmede aktarılanlar belli düzeyde bize yansıdı. Şimdi bu taslak hükümet tarafından değerlendirilecekti tekrar Önderliğe götürülecekti, biz bilgilendirilecektik. Ama böyle büyük bir sorun var 24 Mayıs’tan beri Önderlikle görüşme yok. Şimdi bu olacak şey mi? Sadece bu durum bile gayri ciddi bir yaklaşımdır, sürece doğru yaklaşılmadığını gösteriyor. Böyle çok önemli bir süreç ortadayken, bir de görüşme imkanları varken Önderlikle 24 Mayıs’tan bu yana bir buçuk aydır. Görüşme olmaması aslında ciddi bir sorundur.</p>

<p>Bu yönüyle bazı açıklamalar var. İşte çerçeve yasa tartışılıyor, Meclis’e getirilecek, hatta işte mutabakat var gibi kavramlar da kullanılıyor. Ama bizim bilgimiz yok. Bizde öyle bir bilgi yok. Bizi ilgilendiren bir konu, en fazla bizim öğrenmemiz lazım, bizim bilmemiz lazım. Ama bizde Önderlikle bir görüşme yapıldığına dair, bir mutabakat yapıldığına dair bir bilgi yok. Evet, Önderlik bir yasa çerçevesi sundu, taslağı sundu. Ama bu konuda hükümetin bu yasa konusunda bir uzlaşması, bir ortaklaşması olmadı. Biz şunu anlıyoruz, Önderliğin belirttikleri çerçevede bir yasa hazırlığı yapmadıkları için, bu konuda bir uzlaşma, bir mutabakat olmadığı için şimdi sürüncemededir. Bunu böyle görmek gerekiyor. Böyle görmek gerekiyor. DEM Parti de dedi ki bizim bilgimiz yok dedi. Onlar da öyle söylediler. Şimdi DEM Parti’nin bilgisi yok, bizim bilgimiz yok. Böyle bizi ilgilendiren konu, en temel konu ama Türk basınında herkes her şeyi söylüyor. En son Numan Kurtulmuş gelecek diyor yasa ve bir daha şunu söylüyor; biz bunu yaptığımız açıklamalarımızda da uyarmıştık, böyle olmaz demiştik. Bir yasa çıkar, gelen gelir, gelmeyen gelmez. Bu kadar yüzeysel bir yaklaşım olabilir mi? Bu soruna böyle yaklaşılabilir mi? Sorun gelen gelmeyen sorunu mudur?</p>

<p>SORUNA YAKLAŞIM</p>

<p>Soruna gelenler, gelmeyecekler sorunu olarak bakmak zaten bir çözüm projesi ortaya koymamaktır. Sorunu sadece silah bırakma olarak ele almaktır. Sorun zaten sadece silah bırakma olarak ele alınırsa zaten nasıl kabul edecek bunu halk, örgüt, savaşçılar nasıl kabul edecek? Soruna gerçekten böyle bakılmaması gerekiyor. Daha bütünlükle bakılması gerekiyor. Böyle muğlaklık yaratacak, kafa karıştıracak bir yaklaşım içinde olmamak gerekiyor. Çünkü böyle önemli bir sorun ancak toplumsal destekle çözülür. Siyasi partiler arasındaki bir uzlaşmayla çözülür. En önemlisi de önderlikle bizim böyle bir yasa konusunda evet dememizle çözülür. Bu süreç böyle, yaptım oldu olmaz. Ben yaptım, böyledir. İster kabul edin ister kabul etmeyin demekle olmaz. O zaman niye bir buçuk yıldır bu süreç sürüyor? Niye önderlikle görüşmeler yapılıyor? Bize önderlikten mesaj gelmesi konusunda aracı oluyorlar. Bu bakımdan ve bu sürece yaklaşım konusunda ciddiyet olması gerekir” dedi.</p>

<p>Yasal düzenlemelerin NATO toplantısı sonrasına bırakılması yönündeki değerlendirmelere işaret eden Karasu, “Öte yandan diyorlar NATO sonrası olacak. NATO toplantısından sonra olacak deniyor. Bu da ciddi bir durum. Bu ne demektir? NATO toplantısı olacak. Bakacağız duruma göre. Eğer NATO toplantısından diyelim destek alırsak, NATO üyelerinden destek alırsak ne yaparız? O zaman böyle bir sürece de gerek yok. Kürt sorununun çözümü de gerek yok. Tekrar savaşa devam. NATO toplantısı sonrasına bırakmak bunu ifade ediyor. Bunu biz söylemiyoruz, onlara yakın çevrelerde deniliyor. NATO toplantısı sonrası yasa gelebilir. Gelebilir, gelecek değil. Bu NATO görüşmelerine bağlı olarak ortaya çıkacak bir durum olarak görülüyor” diye ifade etti.</p>

<p>“Yasa çıkarma sürecinin hızlandırılmasını sağlamak amacıyla KCK Yürütme Konseyi Başkanı Besê Hozat öncülüğünde 30 gerillayla bir yıl önce 11 Temmuz’da silah yakma töreni gerçekleştirildi. Bu törenden sonra Devlet Bahçeli yaptığı açıklamada keşke silah yakanlar direkt Türkiye’ye gelselerdi dedi. Ama bir sene sonra gelmesine rağmen herhangi bir yasanın çıkarılmaması bize ne anlatıyor?” sorusunu yanıtlayan Karasu, “Devlet Bahçeli öyle demişti, evet keşke gelselerdi diye. Şöyle bir anlamda söyledi, bir yasa çıksaydı uygun bir şey, gelselerdi iyi olurdu biçiminde. Öyle bir cümleydi. Şimdi Özgürlük Hareketi böyle bir irade ortaya koydu. 30 arkadaş gitti silah yaktı. Bizzat Besê arkadaşın bu grubun başında olmasının nedeni de hareketin iradesini göstermek için. Biz kararlıyız, irademiz böyledir demek için o grubun sorumluluğunu aldı ve silahlar yakıldı. Bu önemli bir etki de yaptı. Aslında Özgürlük Hareketi’nin silah bırakacak bir irade olduğunu kamuoyu da anladı. Böyle yorumlandı, böyle değerlendirildi. Gerçekten de bizim irademiz öyleydi. Biz o 11 Temmuz’daki silah yakma töreninden sonra gelişmenin hızlanacağını düşündük. Böyle Türk devleti adımlar atar artık sadece silah yakma değil de artık gerçekten Türkiye’de sorunların çözümü için adım atılır. Ülkeye, Bakur’a dönüş de olur yaklaşımı içindeydik.</p>

<p>STRATEJİK DEĞİŞİKLİK YAPTIK</p>

<p>Nitekim Besê arkadaş da bir programda böyle olursa geliş de olur dedi. Sorunun çözülmesine bağlı olduğunu söyledi. Ama aradan işte bir yıl geçti. Sanki silahlar yakılmamış, böyle bir irade gösterilmemiş. Daha sonra Bakur’dan, Türkiye’den silahlı gruplar çekildi. Bunlar kamuoyuna açık biçimde yapıldı. Yine bazı çatışma alanlarında güçler geriye çekildi. Herhangi bir çatışma çıkmasın diye. Bizler böyle bir sorumluluk duyduk. Ama Türk devleti bu sorumluluğumuza gerçekten doğru cevap vermedi. Bu da giderek kamuoyunda, özellikle Kürt kamuoyunda hükümet adım atacak mı atmayacak mı biçimde kaygılara yol açtı. Evet, biz gerçekten bu sorunun çözümünü istiyoruz, taktik yapmıyoruz. Strateji değiştirdik. Artık halk savaşı gerilla yoluyla değil de demokratik siyaset yöntemini tercih ettik. Onu bıraktık. Bu bir stratejik değişiklik yaptık. Taktik değil.</p>

<p>ADIMLARIMIZ TEK TARAFLI KALDI</p>

<p>Böyle bir değişiklik yapmamıza rağmen, partiyi feshetmemize rağmen, silahları yakmamıza rağmen, bu konudaki iradeyi de açık, net göstermemize rağmen gerçekten gereken karşılık verilmedi. Şu açık, kamuoyunda da, genel kamuoyunda da bizim adımlarımıza iktidarın karşılık vermediği biçimde bir kanaat var. Çünkü her şey ortada. Bizim yaklaşımımız ortada. Hala devlet gerçekten bir adım atmış değil. Önderlik 27 Şubat çağrısını yaparken siyasi hukuk zeminden bahsetti, 27 Şubat’ta belirtilenlerin siyasi ve hukuki zeminle gerçekleşebileceğini söyledi. Söyledi. Ama bu gerçekleşmedi. Bu yönüyle 11 Temmuz adımına da, silah yakma adımına da, diğer adımlara da herhangi bir cevap verilmemiştir. O adımlarımız bir nevi tek taraflı kalmıştır” ifadesinde bulundu.</p>

<p>İktidarın sürece yaklaşımını eleştiren Karasu, şunları ifade etti: “Bir kere şunu belirtelim; devlet iktidar anlamak istemiyor. Bu işe sıradan yaklaşılıyor. Önder Apo’nun özgür, yaşar ve çalışır duruma gelmeden bu sorunu çözmek mümkün değildir. Şöyle mi olacak? Bu sorun çözülecek, Önderlik orada esir olarak, rehin olarak kalacak mı? Böyle olmaz. Eğer bir çözüm olacaksa, çözüm muhatabı, baş müzakerecimiz, halkın da baş müzakereci iradesi Önderliğimizin özgür, çalışır durumda olması gerekiyor. Özgürlüğün sağlanması gerekiyor. Bu ciddi bir durumdur. Önderlik tabii sabırlı davranıyor. Süreci bozmamak için dikkatli davranıyor. Ama bunun da bir sınırı var. Önderliğe doğru yaklaşılmazsa, bir çözüm muhatabı olarak görülmezse nasıl olacak? Bu bakımdan hangi adımlar atılması, yasalar gerekiyor derken ilk başta Önderliğin durumunu netleştirmek lazım. Bu haliyle Önderlik tecrit altında. Bir buçuk ayda görüşme olmuyor. Böyle nasıl ilerleyecek? Ne yasa çıkarılacak? Önderliği içermeyen, Önderlikle ilgili olmayan, Önderliğin özgürlüğüne dair olmayan bir yasa çıkarmaya ne anlam olacak?</p>

<p>Şöyle, biz çağrı yaparız, bazıları gelir, Apo da içeride kalır, özgürlük hareketi yöneticilerini de kapsamaz. Böyle mi olacak? Bu bakımdan ilk önce bir daha altını çizerek söylüyorum. Önder Apo’nun özgür, çalışır, yaşar konumda olması lazım. Herkesle görüşmesi lazım, ilişkiyi sürdürmesi lazım, ikna etmesi lazım. Toplumsal desteği artırması lazım. Sadece Kürt halkının değil, Türkiye halkının da Önderliğin ne istediğini bilmesi lazım. Hala Önderliği Türkiye halkına bilmem ne gösteriyorlar. Nasıl olacak o zaman, çözüm nasıl olacak? Önderlik açıkça Türkiye halkına da seslenmeli, ilişki kurmalı ki o yaratılan algılar ortadan kalksın, çözüm zemini doğsun. Bu önemli. Diğer taraftan, şöyle olmaz, işte biz bir yasa çıkarırız sadece, gelen gelir, gelmeyen gelmez. Böyle bir şey yok, böyle bir dünya yok. Dünyadaki çatışma çözüm süreçleri böyle mi yürüyor ya? Biz hiç kimsenin yapmadığı, dünyada hiçbir hareketin yapmadığını yaptık, adımlar attık. Adımları biz attık, herkes şaşırdı zaten. Ama bunu niçin attık? Biraz ön açmak için yaptık. Hızlandırmak için yaptık. Bir niyet varsa, o niyete karşılık vermek için yaptık. O niyetin, diyelim, pratikleşmesi için yaptık.</p>

<p>DEMOKRATİK SİYASETİN ÖZGÜRCE YAPILACAĞI ORTAM</p>

<p>Bu bakımdan, bir şeyler yasa olarak çıkacaksa tabii ki, gidilecek diyelim, gidildi. Yarın, Kürtlerle ilgili, demokrasiyle ilgili, özgürlükle ilgili değerlendirmeler yapıldı. Ya da halk örgütleniyor. Ya da yasal olarak halk örgütlenecek, örgütlü toplum haline gelecek. Demokratik toplum diyor Önderlik. Demokratik toplum, barış ve demokratik toplum manifestosuydu. Barış ve demokratik toplum çağrısında bulundu. Demokratik toplum nedir? Örgütlü toplumdur. Örgütlü toplumu birileri örgütleyecek, toplumu örgütleyecek. İktidarın herhangi bir eksiğine karşı eylem yapacak, tepkisini gösterecek, özgürlük yasaları çıkmazsa, demokratikleşme olmazsa, yarın buradan gidenlerin hepsini içeri atarlar. Öyle mi olacak? Öyle çözüm olabilir mi? Bu bakımdan, demokratik siyasetin özgürce yapılacağı bir ortamın da oluşması lazım. Şimdi, hala diyelim kayyumlardan bile vazgeçilmiyor. Diyelim, yerel yönetim yasasının çıkması lazım, öyle müdahale edilmemesi lazım. Önderlik buna, özgürlük yasaları dedi.</p>

<p>KÜRT DİYOR AMA BUNUN YASADA YERİ YOK</p>

<p>Özgürce demokratik siyaset yapma, özgürce öz iradeyi ortaya koyma, düşünceyi ortaya koyma, koyma ve tabii ki, en önemlisi de Kürt yasadışıdır, Önderlik de söyledi. Kürdün yasa içine alınması gerekiyor. Kürdün varlığının tanınması gerekiyor. Şimdi evet, fiili olarak Kürt deniyor ama hukuki olarak, siyasi olarak, yasal olarak, anayasal olarak Kürt yoktur. Öyle bir şey yok. Yasa dışıdır. Tabii ki, Kürdün yasa içine de alınması gerekiyor. Böyle, yasalar çıkarsa, ön açarsa, böyle çözümün önünü açarsa, hemen, birden bütün sorunlar belki çözülemez ama çözümün zihniyetinin oluşması lazım. Önünün açılması lazım. Anlayışın değişmesi lazım. Kürt olana bakışın, Kürt halkının özgür yaşamasına bakışın, kendi kimliğiyle, kültürüyle özgürce yaşamasına bakışın değişmesi gerekiyor. Bugüne kadar tanınmıyor. Hak hukuk yoktur. Sadece Kürt diyor, yeri gelince Kürt kardeşim diyor. Ama bunun yasa da yeri yok.”</p>

<p>MİT Müsteşarı İbrahim Kalın’ın Irak ve Federe Kürdistan Bölgesi’ne yaptığı ziyaretlere işaret eden Karasu, “İbrahim Kalın dolaşıyor. Evet, bir başbakan gibi dolaşıyor. Ama esas olarak kimdir İbrahim Kalın? Güvenlik bürokrasisindedir, güvenlikle ilgilidir esas olarak. Peki, Türkiye’de güvenlik sorunu deyince aklına ne geliyor? Kürt sorunu geliyor. Birinci sorun odur? Bırakalım, güvenlik konusunda, diplomaside de oldu mu ilk akla gelen Kürt sorunudur. Türkiye’nin en temel sorunu Kürt sorunudur. Diplomasisi de öyle şekillendiriliyor, güvenlik bürokrasisinde, güvenlik mimarisi mi diyorlar, ne diyorlar? Onların hepsi Kürtlerle ilgili şekillendiriliyor. Şimdi Irak’la gidip konuşuldu. Süleymaniye’de konuşuldu, Hewlêr’de konuşuldu. Ne konuşuldu? Evet, süreçle ilgili konuşuldu deniliyor, öyle şeyler de var. Evet, süreçle ilgili konuşuldu. Ne konuşuldu? Süreç açısından adımlar mı atılacak? Türk devleti adımlar mı atacak, bunu mu konuştu? Kararlılığını mı koydu? Şimdi pratiğe bakınca öyle bir şey yok. Sanki şöyle bir şey var, yarın bir yasa çıkaracak, kabul edilmeyecek bir yasa, o da kabul edilmeyince, bakın Kürt Özgürlük Hareketi çözüme yanaşmıyor, süreci bozdu. Sanki şimdiden onun iç ve dış zeminini hazırlamaya çalışıyor İbrahim Kalın. Hem de en yoğun sürecin tartışıldığı, yasanın geleceği dönemde, İbrahim Kalın’ın Bağdat görüşmesi, Hewlêr görüşmesi, Süleymaniye görüşmesi, gerçekten insanın aklına acaba bir savaş hazırlığı mı var diye getiriyor. Tabii ki KDP’nin politikasını biliyoruz. Fakat YNK şimdiye kadar Türk devletinin politikalarına alet olmadı. KDP’ye dayatılan aslında ona da dayatıldı. Onlar şimdiye kadar kabul etmediler. Irak da aslında bazı konularda Türk devletinin dediğini kabul etti ama her konuda Türk devletinin dediklerini kabul etmedi. Türk devleti zorluyor, zorlayarak bütün bölgede, herkesi neredeyse Kürt Özgürlük Hareketi’nin üzerine sürmek istiyor.</p>

<p>Şöyleyse o zaman açıkça sürece destek istiyoruz desin. Zaten desteğe gerek yok. Biz zaten destek veriyoruz. Buna açığız, bu konuda bizim herhangi bir kaygımız olmadığı için, bu konuda net olduğumuz için, bu yönlü şeyler tabii ki kuşku yaratır. Biz çözüm için, yaklaşım gösteriyoruz, adımlar atıyoruz. Yaklaşımımız bu. Yaklaşımımız olumlu olmasa, hadi diyelim Türk Devleti sağa sola gider güya, diyelim kendi politikasını anlatabilirdi. Bu bakımdan kuşkularımız oldu. Çünkü Türk devleti Kürt sorununu çözmediği müddetçe ki daha çözmemiştir, o zaman diplomasisi hep Kürt sorunuyla ilgilidir, güvenlik açısından ilgilidir. Bütün politikalarda Kürtlerin aleyhine olumsuz yaklaşımlar işleyecek, işler geliştirmeye çalışır. Bu bizim 50 yıllık, 60 yıllık, hatta 100 yıllık tecrübemizin sonucudur” diye ifade etti.”</p>

<p>“NATO’nun Türkiye’de gerçekleştirdiği toplantıda önemli bir gündem maddesi oluyor. Türk devletinin bu toplantıyı bölgedeki statükoyu korumak ve Kürtlerin aleyhinde tavizler alabilmek için değerlendireceği yönlü tartışmalar var. Kürt halkı uluslararası güçler arasındaki uzlaşmalara kurban edilebilir mi?” sorusuna yanıt veren Karasu, “Tabii NATO bir askeri örgüt. Barış örgütü değil, savaş örgütü. Soğuk savaş döneminde kuruldu, Sovyetlere karşı kurulan bir savaş örgütü. Yapılanması da öyle, refleksleri de öyle. Planlamalar da öyle. Bu yönüyle şimdi biz ne bekleyeceğiz, NATO’dan barış mı bekleyeceğiz? NATO’dan herhangi bir siyasi sorunun çözümü mü bekleyeceğiz? Aksine NATO, çeşitli anlaşmazlıkları, çeşitli sorunları kışkırtarak, onlara dayanarak kendi savaş politikasını yürütecektir. Biz Türkiye’nin nasıl NATO’ya girdiğini çok iyi biliyoruz. NATO’ya girmek için Kore Savaşı’na katıldı. Şu anda Kuzey Kore denen güçlerin direnişine karşı uluslararası güçler Kuzey Kore’ye saldırdılar. Türkiye de oraya asker gönderdi ve öyle NATO’ya girdi. Şimdi NATO Türkiye’de toplanıyor, önemli. Hatta Trump, Türkiye’de olmasaydı, Erdoğan olmasaydı ben katılmazdım bile dedi. Bu açıdan açıkça aslında Türkiye’ye belirli roller vermek istiyorlar. Türkiye’yi daha kendilerine bağımlı hale getirmek istiyorlar. Türkiye’yi kullanmak istiyorlar.</p>

<p>Türkiye ise NATO ilişkisini sürdürerek, destek alarak kendi pozisyonunu biraz korumaya çalışıyor Ortadoğu’da. Pozisyonu zayıfladı, eskisi gibi değil. Eskiden NATO’nun Ortadoğu jandarmasıydı. Ortadoğu’daki en önemli aktörüydü. Şimdi Avrupa ülkeleri de aslında ABD de tam böyle bakmıyor. Özellikle İsrail’in İbrahim Anlaşmaları ve Araplarla ilişkiler geliştirmesiyle Türkiye bir yönden boşluğa düştü. Hatta Türkiye Ortadoğu’da etkisini aslında İsrail ilişkileri üzerinden yürütüyordu. İsrail ile ilişki kurmak demek ABD-Batı desteğini almak demektir. O konuda da İsrail ile ilişkiler bozulunca, aslında bu bozulma aynı zamanda ABD ile Avrupa ilişkisinin de bozulması demektir. Bunu böyle belirtebiliriz. Böyle olunca zayıfladı. Şimdi Türkiye kendisini biraz daha pazarlayarak, benim şöyle bir askeri gücüm var, böyle bir askeri gücüm var diyerek, NATO’ya pazarlayarak Ortadoğu’da zayıflayan konumunu biraz güçlendirmeye çalışıyor. Eski haline gelemez. Türkiye’nin NATO içinde de eski haline gelmesi mümkün değil.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ortadoğu değişti, dünya değişti. Evet, eskiden o Soğuk Savaş döneminde Türkiye Sovyetlerin tam da güneyindeydi, önemli bir güçtü. Bu bakımdan tabii ABD’nin, Avrupa’nın Türkiye’ye verdiği rol vardı. Şimdi o şey oldu. Şimdi Türkiye ne alacak? Evet, Türkiye’ye bazı şeyler verebilirler. Bazı silahlar verebilirler, bazı motorlar verebilirler. Böyle şeyler verebilirler Türkiye’ye. Ama Türkiye’den ne alacaklar? Türkiye’yi ABD ve Avrupa politikalarına daha bağımlı hale getirecek. Şimdi İsrail’in yaptığı İbrahim Anlaşması var, İsrail’in Ortadoğu’da etkili olma politikaları var. Bu konuda Türkiye’yi bu politikalara uyumlu hale getirecek. Türkiye’yi bir yönüyle ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki etkili olma politikasının önünde engel olmaktan çıkaracaklar. Öyle bir şeyler var. Türkiye ise kendisini pazarlayarak, hatta ABD’ye yamanarak, İsrail’e yamanarak aslında Kürtler üzerinde soykırım politikasını sürdürebilir miyim hesabı içindedir. Türkiye hala bu hesabı yapıyor. Hala dış destek alarak iç sorununu çözmeye çalışıyor, Kürt sorununu çözmeye çalışıyor. Dış destek alırım, Kürtleri ezerim politikası yürütüyor.</p>

<p>KÜRTLERİ ESKİSİ GİBİ FEDA ETMEK KOLAY DEĞİL</p>

<p>Şimdi NATO’ya da böyle bakıyor. Bu Türkiye için gerçekten çıkmaz bir politikadır. Sorunları kendi demokratik temelde uzlaşarak çözeceğine dışarıdan destek almakla çözülüyor. Bu nedir? Dışarıdan kendini bağlamaktır. O bağlamanın, o iş birliğinin bir gün Türkiye’yi nereye götüreceğini belli olmaz. Birden tepe taklak olabilir. O sağlam bir dayanak değildir. Sağlam dayanak kendi sorunlarını, iç sorunlarını kendisi çözmesidir. Ama ben NATO’ya dayanıyorum, Kürtleri ezerim. NATO’ya da dayanıyorum, muhalefeti ezerim, sustururum. Konjonktürel olarak zaman, zaman belki kullanmıştır Türkiye’de. Ama artık bu temel bir politika olarak sürerse gerçekten Türkiye için ne gibi sorunlar doğar bunu ileride görebiliriz.</p>

<p>YANLIŞ HESAP DA KÜRT HALKININ İRADESİNDEN DÖNER</p>

<p>Kürtler feda edilebilir mi? Vallahi Suriye’de gördük. DAİŞ’e karşı en fazla mücadeleyi Kürtler verdiler. 10 binden fazla şehit verdiler. Ama böyle ABD HTŞ’yi destekledi. Düne kadar terörist dediğini destekledi. DAİŞ’ın aynı zihniyette olanını destekledi. Bu bakımdan tabi şimdi Kürtler eskisi gibi güçsüz değil. Kürtleri de eskisi gibi öyle feda etmek kolay değil. Kürtler de örgütlü gücüyle, ilişkileriyle bunları boşa çıkaracak bir şeye sahip. Boşa çıkarabilir. Bu yönüyle evet, Türkiye düşünebilir, dış güçlerin desteğini alarak yine böyle Kürtler üzerine egemenlik pozisyonu sürdürebilir ama Kürtler eski Kürtler değil. Türkiye böyle bir hesap yaptığında şunu söyleyebilirim; yanlış hesap yapar. Derler ya yanlış hesap Bağdat’tan döner. Yanlış hesap da Kürt halkının iradesinden döner. Bunu Türk devletinin bilmesi gerekiyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317419</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/mustafa-karasu-kurt-yasa-icine-alinmali-varligi-taninmali</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-mustafa-karasuuu.jpg" type="image/jpeg" length="85800"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fed tutanaklarını bekleyen altın, dolarla dengelendi]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/fed-tutanaklarini-bekleyen-altin-dolarla-dengelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/fed-tutanaklarini-bekleyen-altin-dolarla-dengelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Altın fiyatı, çarşamba günü yayımlanacak FOMC toplantı tutanakları öncesinde 4 bin 100 dolar seviyesinin üzerinde tutuluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ-</strong> Fed tutanaklarını bekleyen altın, 4 bin 100 dolarda dengelendi.</p>

<p>Altın, Fed toplantı tutanakları öncesinde 4 bin 100 dolar çevresinde dengelendi. Altının ons fiyatı 4 bin 116 dolar seviyesinde izlenirken, yurt içinde gram altın 6 bin 207 TL, çeyrek altın ise 10 bin 237 TL seviyesinde yer aldı.</p>

<p>Altın fiyatı, çarşamba günü yayımlanacak FOMC toplantı tutanakları öncesinde 4 bin 100 dolar seviyesinin üzerinde tutuluyor. Tutanakların, Fed’in faiz patikasına ilişkin beklentileri ve ABD Doları fiyatlamasını etkilemesi bekleniyor. ABD tahvil getirileri ve ABD Doları’ndaki hareket, altın fiyatında 4 bin 100 dolar çevresindeki dengenin korunup korunmayacağını gösterecek.</p>

<p>DİRENÇ 4 BİN 100 DOLAR CİVARI</p>

<p>Altın için 4 bin 100 dolar seviyesi kısa vadeli ara destek olarak izleniyor. Bu seviyenin altında alçalan kanalın alt bandına denk gelen 3 bin 844 dolar bölgesi daha güçlü destek alanı olarak öne çıkıyor. Yukarı yönlü denemelerde ilk direnç, alçalan kanalın üst bandına karşılık gelen 4 bin 296 dolar seviyesinde bulunuyor. Bu bölgenin üzerinde 4 bin 489 dolardaki 200 günlük ortalama ve 4 bin 572 dolar seviyesi teknik direnç olarak takip ediliyor.</p>

<p>Güncel altın satış fiyatları;</p>

<p>“* Gram altın satış fiyatı, 6 bin 207 TL,</p>

<p>* Çeyrek altın satış fiyatı, 10 bin 237 TL,</p>

<p>* Yarım altın satış fiyatı, 20 bin 431 TL,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>* Tam altın satış fiyatı, 40 bin 874 TL,</p>

<p>* Cumhuriyet altını satış fiyatı, 40 bin 700 TL,</p>

<p>* Gremse altın satış fiyatı, 102 bin 499 TL,</p>

<p>* Ons altın satış fiyatı, 4 bin 116 dolar.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317395</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi </category>
      <guid>https://www.medgundem.com/fed-tutanaklarini-bekleyen-altin-dolarla-dengelendi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 08:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-mrk-08-07-2026-altinda-fed-beklentisiii.jpg" type="image/jpeg" length="89482"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolombiya'yı penaltılarda geçti: İsviçre, çeyrek finalde]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/kolombiyayi-penaltilarda-gecti-isvicre-ceyrek-finalde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/kolombiyayi-penaltilarda-gecti-isvicre-ceyrek-finalde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 Dünya Kupası son 16 turunda İsviçre, Kolombiya'yı penaltılarda yenerek çeyrek finale yükseldi. İsviçre çeyrek finalde Arjantin ile karşılaşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026 Dünya Kupası son 16 turunda İsviçre ile Kolombiya kozlarını paylaştı.</p>

<p>Ülkemizde Galatasaray forması giyen Davinson Sanchez, Kolombiya adına karşılaşmaya ilk 11'de başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vancouver'daki BC Place'de oynana mücadelenin ilk yarısında gol sesi çıkmadı.</p>

<p>Karşılaşmanın normal süresinde gol olmadı ve uzatma devrelerine geçildi. Uzatma devrelerinde de gol olmadı ve turu atlayan takımı seri penaltı atışları belirledi.</p>

<p>İsviçre, penaltı atışları sonucunda Kolombiya'yı 4-3 mağlup etti.</p>

<p>Murat Yakın'ın öğrencileri, Dünya Kupası'nda son 8 takım arasına adını yazdırdı. İsviçre çeyrek finalde Arjantin ile karşılaşacak.</p>

<h3>İSVİÇRE, 72 YIL SONRA ÇEYREK FİNALDE</h3>

<p>İsviçre turnuva tarihinde 4. kez çeyrek final aşamasına ulaştı.</p>

<p>Kolombiya'yı geçen İsviçre bu sonuçla 72 yıl sonra ilk kez Dünya Kupası'nda çeyrek finale yükselmiş oldu.</p>

<p>Avrupa ekibi son olarak 1954 Dünya Kupası'nda çeyrek finalde mücadele etmişti.</p>

<p>İsviçre 1994, 2006, 2014, 2018 ve 2022'de son 16 aşamasına ulaşmasına rağmen rakiplerine üstünlük kuramamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya-kupasi/kolombiya-yi-penaltilarda-gecti-isvicre-ceyrek-finalde-ar</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/kolombiyayi-penaltilarda-gecti-isvicre-ceyrek-finalde</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 08:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/d19b373e-5f85-401f-9729-828b3636a7f2.webp" type="image/jpeg" length="40756"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[30 yılın ardından Besiye Özer’e kitlesel karşılama]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/30-yilin-ardindan-besiye-ozere-kitlesel-karsilama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/30-yilin-ardindan-besiye-ozere-kitlesel-karsilama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gebze Kadın Kapalı Cezaevi'nden 30 yılın ardından 6 Temmuz’da tahliye olan hasta tutsak Besiye Özer memleketi Amed’e döndü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AMED –</strong> Amed’de kitlesel karşılanan 30 yıllık tutsak Besiye Özer, "Barışa olan inancımız güçlüdür" dedi.</p>

<p>Gebze Kadın Kapalı Cezaevi'nden 30 yılın ardından 6 Temmuz’da tahliye olan hasta tutsak Besiye Özer memleketi Amed’e döndü. Besiye Özer'i karşılamaya Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER), ailesi ve mücadele arkadaşlarının yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Besiye Özer, havalimanında, “Bijî berxwedana zindana” ve “Jinên zîndanê rûmeta me ye “sloganlarıyla karşılandı.</p>

<p>Karşılamada konuşan Besiye Özer, “Sürece olan inancımız güçlüdür. Yarım gelen bir özgürlük yarım gelen bir sevinç. Gönül isterdi ki şu an tutsak olan tüm yoldaşlarımla beraber çıkmak, birbirimizi tamamlamaktı. Ama biliyoruz ki bu çok uzakta değil. Size kadın yoldaşlarımın çok selamları var ” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BESİYE ÖZER HAKKINDA</p>

<p>Temmuz 1996'da Amed'de tutuklanan Besiye Özer, 30 yılın ardından Gebze Kadın Kapalı Cezaevi'nden tahliye edildi. Besiye Özer; sırasıyla Amed, Midyad ve son olarak Gebze'deki cezaevlerinde tutuldu. Baş ve kalp rahatsızlıklarının yanı sıra anemi (kansızlık) sorunu da yaşayan Besiye Özer, 2017 yılında Kocaeli Hastanesi'nde rahim ameliyatı geçirdi ve İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) hasta tutsaklar listesine dahil edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/30-yilin-ardindan-besiye-ozere-kitlesel-karsilama</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 07:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-amd-08-07-2026-tutsak-besiye-ozer-tahliye-1-4.jpg" type="image/jpeg" length="62797"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mostafa Zico: 'Dünya Kupası ayarlanmış']]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/mostafa-zico-dunya-kupasi-ayarlanmis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/mostafa-zico-dunya-kupasi-ayarlanmis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[FIFA 2026 Dünya Kupası son 16 turunda Arjantin'e 3-2 mağlup olarak turnuvaya veda eden Mısır'da Mostafa Zico, maçın hakemine sert tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>FIFA 2026 Dünya Kupası son 16 turunda Mısır, Arjantin'e 3-2 yenilere turnuvaya veda etti.</p>

<p>Elenmenin faturasını maçın hakemine kesen Mısır'ın yıldız futbolcusu Mostafa Zico, karşılaşmanın ardından çok sert açıklamalar yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"DÜNYA KUPASI ZATEN AYARLANMIŞ"</h3>

<p>Maç içindeki hakem kararlarına büyük tepki gösteren Zico, "Tebrikler Arjantin. Dünya Kupası zaten ayarlanmış. O yüzden hakeme veya başka bir faktörlere hiç ihtiyaçları yoktu bence" dedi.</p>

<h3>"HAKEM ADALETSİZ, ALLAH BANA YETER"</h3>

<p>Sözlerine devam eden Zico, "Hakem adaletsiz. Allah bana yeter, O ne güzel vekildir. Bütün bir milletin emeğini boşa harcıyor. Kupa Arjantin'e veriliyor" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya-kupasi/mostafa-zico-dunya-kupasi-ayarlanmis-2518969</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/mostafa-zico-dunya-kupasi-ayarlanmis</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 07:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/6d66fc7d-3b9b-43ce-a5fb-dd797cbdf115.webp" type="image/jpeg" length="46335"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alexander Nübel'in Beşiktaş'a maliyeti belli oldu]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/alexander-nubelin-besiktasa-maliyeti-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/alexander-nubelin-besiktasa-maliyeti-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süper Lig ekiplerinden Beşiktaş'ın Bayern Münih forması giyen Alman kaleci Alexander Nübel'i kadrosuna katmaya yakın olduğu iddia edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş kaleci transferini resmiyete kavuşturmaya çok yakın. Uzun süredir gündeminde olan Alexander Nübel'i kadrosuna katmak için görüşmelerini sürdüren siyah beyazlıların, Alman file bekçisinin yanı sıra kulübü Bayern Münih ile de her konuda anlaşmaya vardığı ileri sürüldü.</p>

<p>Sky Sport Almanya'nın haberine göre; Beşiktaş, Nübel için Bayern Münih'e 6.5 milyon Euro bonservis bedeli ödeyecek. Ayrıca yapılan anlaşmada 5 milyon Euro'luk da bonus paketi olduğu belirtildi.</p>

<p>Haberde, Alman kaleci ve temsilcilerinin de 2029 yılına kadar sürecek bir sözleşme konusunda siyah beyazlı kulüple anlaşmaya vardığı kaydedildi. Alexander Nübel'in Beşiktaş'ta yıllık net 5 milyon Euro'dan fazla kazanacağı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>3 sezondur Stuttgart'ta kiralık olarak forma giyen kaleci, Alman Milli Takımı'nın 2026 Dünya Kupası kadrosunda da yer alıyordu. Geçen sezon Stuttgart'ta 49 maça çıkan çıkan Nübel 70 gol yerken, 14 karşılaşmada ise kalesini gole kapadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/spor/alman-basini-duyurdu-alexander-nubel-in-besiktas-a-maliyeti-belli</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/alexander-nubelin-besiktasa-maliyeti-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/1ec76268-4837-4552-8c45-385a4a04804c.jpg" type="image/jpeg" length="13426"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Depozito sistemi 'gizli zamma' dönüştü]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/depozito-sistemi-gizli-zamma-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/depozito-sistemi-gizli-zamma-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Depozito Yönetim Sistemi’nin (DOA) devreye girmesiyle ambalajlı su fiyatlarında yaşanan 3 ila 5 liralık artışlar, tüketicilerin ve konfederasyonun "gizli zam" tepkisine yol açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ-</strong> Çevreyi korumak ve ambalaj atıklarını ekonomiye kazandırmak amacıyla hayata geçirilen Depozito Yönetim Sistemi (DOA), bazı içecek ve ambalajlı su üreticilerinin fiyat politikaları nedeniyle tartışma konusu oldu. Sistemin temelinde, tüketicinin satın aldığı ürün için ödediği 1 liralık depozito bedelini boş ambalajı iade ettiğinde geri alması yer alırken, bazı markaların ürün fiyatlarını 3 ila 5 lira arasında artırması "gizli zam" eleştirilerine yol açtı.</p>

<p>Sosyal medyada çok sayıda paylaşım yapan yurttaşlar, yalnızca 1 liralık depozito bedelinin yansıtılması gerekirken raf fiyatlarının bunun çok üzerinde artırılmasına tepki gösterdi.</p>

<h3>PETROL FİYATLARININ ARDINDAN ŞİMDİ DE DOA GEREKÇESİ</h3>

<p>Ambalajlı su sektöründeki fiyat artışları son dönemde ikinci kez tartışma yarattı. Orta Doğu'da yaşanan gerilim ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin gelişmeler nedeniyle petrol fiyatlarının yükseldiği dönemde, üreticiler şişeleme, lojistik ve depolama maliyetlerindeki artışı gerekçe göstererek su fiyatlarına zam yapmıştı.</p>

<p>Ancak küresel piyasalarda petrol fiyatlarının daha sonra gerilemesine rağmen raf fiyatlarında herhangi bir indirime gidilmedi. Maliyet artışlarını kısa sürede fiyatlara yansıtan firmaların, maliyetlerin düşmesi sonrasında aynı yaklaşımı sergilememesi eleştirilere neden oldu.</p>

<h3>DEPOZİTO SİSTEMİ ZAM TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ</h3>

<p>Petrol kaynaklı zamların ardından bu kez Depozito Yönetim Sistemi'nin devreye girmesiyle birlikte yeni fiyat artışları gündeme geldi.</p>

<p>Sistemde tüketicinin ödediği 1 liralık depozito bedelini ambalajı iade ettiğinde geri alması öngörülüyor. Buna rağmen bazı üreticiler, operasyonel süreçler ve altyapı yatırımlarını gerekçe göstererek ürün fiyatlarını yalnızca depozito tutarı kadar değil, 3 ila 5 lira arasında artırdı.</p>

<p>Sektör kaynakları, benzer fiyat artışlarının kısa süre içinde maden suyu ve soda ürünlerinde de görülebileceğini belirtiyor. Üretici firmaların, DOA logolu cam şişe maliyetlerini gerekçe göstererek yeni fiyat düzenlemeleri üzerinde çalıştığı ifade ediliyor.</p>

<h3>'FIRSATÇILIK' TEPKİSİ</h3>

<p>Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, bazı firmaların depozito sistemini zam gerekçesi olarak kullanmasını eleştirerek bunun fırsatçılık olduğunu söyledi.</p>

<p>Ağaoğlu, işletmelerin daha önce de ambalaj atıklarının geri kazanımı kapsamında çeşitli yükümlülükleri bulunduğunu hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Daha önceden yürürlükte olan ambalaj atıkları yönetmeliği uyarınca işletmeler zaten bir geri kazanım bedelini ödüyordu. Firmalar yılbaşından bu yana pilot uygulamalarla DOA sürecinin içindeydi, yani şu an üzerlerine binen ekstra bir maliyet söz konusu değil. Kaldı ki bu proje ülkemizin çevre ve ekonomi geleceği için hayati önem taşıyor."</p>

<p>Ağaoğlu, sistem sayesinde ambalaj atıklarının ekonomiye yeniden kazandırılacağını, ithalat ihtiyacının azalacağını, cari açığın düşmesine ve istihdamın artmasına katkı sağlanacağını belirterek işletmelerin bu süreçte sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>DEPOZİTO BEDELİ NASIL GERİ ÖDENİYOR?</h3>

<p>Depozito bedelinin kim tarafından karşılandığı da kamuoyunda en çok merak edilen başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p>İade noktalarında yapılan 1 liralık ödeme doğrudan marketler ya da üretici firmalar tarafından değil, sistemi yöneten Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) aracılığıyla gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Süreç şu şekilde işliyor:</p>

<p>Üretici firma, ürünü piyasaya sunmadan önce her ambalaj için belirlenen depozito bedelini TÜÇA'nın yönettiği merkezi fona yatırıyor.</p>

<p>Tüketici ürünü satın alırken bu bedeli ürün fiyatıyla birlikte ödüyor ve depozito tutarı sistemde emanet olarak tutuluyor.</p>

<p>Boş ambalaj iade makinesine teslim edilip işlem tamamlandığında ise bekleyen 1 lira, Türkiye Emlak Katılım Bankası altyapısı üzerinden tüketicinin e-Cüzdan hesabına aktarılıyor.</p>

<h3>ETİKETLERDE DEPOZİTO TUTARI AYRI GÖSTERİLSİN ÇAĞRISI</h3>

<p>Uzmanlar, raf fiyatlarında yaşanan kafa karışıklığının önüne geçilebilmesi için ürün etiketlerinde depozito bedelinin ayrıca belirtilmesini öneriyor.</p>

<p>Buna göre ambalajlı su ve içeceklerin etiketlerinde veya ambalajlarında "Fiyata 1 TL Depozito Bedeli Dahildir" ibaresinin zorunlu hale getirilmesi isteniyor. Böylece yurttaşlar, ödediği tutarın ne kadarının iade edilecek depozito bedeli, ne kadarının ise ürün fiyatı olduğunu daha şeffaf şekilde görebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonomi/depozito-sistemi-gizli-zamma-donustu-1-liralik-iade-icin-rafla</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi </category>
      <guid>https://www.medgundem.com/depozito-sistemi-gizli-zamma-donustu</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/95b6e7b1-96a6-4e38-aeac-c6f6b8f10f80.webp" type="image/jpeg" length="33000"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
