<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Med Gündem</title>
    <link>https://www.medgundem.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve taraofız habercilik... HAKÎKAT; Drama edilmiş anlayışını değil gerçekten, umuttan, özgürlükten beslenen geleceğe dönük, bilimsel, objektif, cesur bir yayıncılık anlayışını benimsiyoruz</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.medgundem.com/rss/kadinlarin-kaleminden-her-cumartesi-bir-mektup" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 06:20:46 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/rss/kadinlarin-kaleminden-her-cumartesi-bir-mektup"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Demeter’in Bahçesi’nin ilk konuğu sinemacı Roza Yaruk]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/demeterin-bahcesinin-ilk-konugu-sinemaci-roza-yoruk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/demeterin-bahcesinin-ilk-konugu-sinemaci-roza-yoruk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Med Gündem ekranlarında Sanatçı Gülhan Bişeng’in sunumuyla başlayan “Demeter’in Bahçesi” programının ilk konuğu sinemacı Roza Yaruk oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MERSİN MED GÜNDEM-</strong> Öz Gündem ekranlarında <strong>Sanatçı Gülhan Bişeng</strong>’in sunumuyla başlayan <strong>“Demeter’in Bahçesi</strong>” programının ilk konuğu <strong>sinemacı Roza Yaruk</strong> oldu. Programda, kadınların sanat ve toplumsal alandaki cinsiyetçi engelleri, direnişleri ve başarıları tüm çıplaklığıyla ele alındı</p>

<p>Program boyunca Roza Yaruk, sinema ve kadın mücadelesine dair deneyimlerini, sanatın toplumdaki rolünü ve kadınların görünürlüğü üzerine görüşlerini paylaştı. Gülhan Bişeng’in samimi ve akıcı sunumu eşliğinde gerçekleşen program, izleyicilerden de yoğun ilgi gördü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program sonunda Gülhan Bişeng, konuk Roza Yaruk’a katıldığı için teşekkür etti:<br />
“Sevgili Roza, konuk olduğun için, kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. Gerçekten benim için de keyifliydi. Belki ilk programın heyecanıyla bir şeyleri atlamış da olabilirim. Onun için inanılmaz keyif aldım. Konuk aldığın için de çok teşekkür ederim. Arkadaşların hepsine ve bu platformda bize zaman ayırdıkları için, böyle bir alan açtıkları için, biz kadınlara sesimizi, bu kadar sesimiz kısılırken, açmaya zemin hazırladıkları için çok çok teşekkür ederim.”</p>

<p>Aynı zamanda izleyicilere de teşekkür eden Bişeng, programın yaklaşık bir saat sürdüğünü ve sabırla izledikleri için teşekkürlerini sundu.</p>

<p>Programın teknik anlamda sorunsuz ilerlemesini sağlayan <strong>gazeteci Hamza Özkan</strong>’a da teşekkür eden Gülhan Bişeng, “Hamza hocam çok teşekkürler. Siz görmüyorsunuz ama o bizi görüyor. O bizi kolluyor şu an. Teknik anlamda kafamıza takılan bir şey olursa problem yaşarsak diye de tetikte. Ona da çok teşekkürlerimizi sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gülhan Bişeng, programı haftalık olarak sürdüreceklerini ve bir sonraki hafta yine cumartesi günü, Demeter’in bahçesinde yeni bir konukla buluşacaklarını belirterek, izleyicilere iyi akşamlar diledi.</p>

<p>“Demeter’in Bahçesi” programı, kadınların sesi olmak, onların hikayelerini duyurmak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek adına önemli bir platform olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Not:<br />
Cumartesi saat 21:00’de canlı yayında yayınlanan “<strong>Demeter’in Bahçesi</strong>” programının devamını <strong>YouTube </strong>kanalımızda izleyebilirsiniz. Eğer beğenirseniz, tekrar paylaşmanız ve kanalımıza abone olmanız, programımızı daha geniş kitlelere ulaştırmamıza büyük katkı sağlar.</p>

<p>Değerli Med Gündem izleyicileri ve takipçileri, sitemize ve programımıza yönelik eleştiri ve önerilerinizi her zaman bekliyoruz. Görüşlerinizi bilgi@medgundem.com adresine iletebilirsiniz.</p>

<p>İlginiz ve desteğiniz için teşekkür ederiz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>“Demeter’in Bahçesi”, Özel Dosyalar</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/demeterin-bahcesinin-ilk-konugu-sinemaci-roza-yoruk</guid>
      <pubDate>Mon, 26 May 2025 08:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/05/gulhan-roza.png" type="image/jpeg" length="45646"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çok Yönlü Şair Hicran Aslan “Demeter’in Bahçesi”nde Konuştu]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/cok-yonlu-sair-hicran-aslan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/cok-yonlu-sair-hicran-aslan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatın iyileştirici ve dönüştürücü gücünü merkeze alan “Demeter’in Bahçesi”, Gülhan Bişeng’in sunumuyla Öz Gündem YouTube kanalında başladı. İlk konuk sanatçı Hicran Aslan oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÖZ GÜNDEM SÖYLEŞİ:</strong> Sanatın iyileştirici ve dönüştürücü gücünü merkeze alan “<strong>Demeter’in Bahçesi”</strong>, <strong>Gülhan Bişeng’</strong>in sunumuyla <strong>Öz Gündem YouTube</strong> kanalında başladı. İlk konuk sanatçı <strong>Hicran Aslan</strong> oldu.</p>

<p><samp><code>&lt;blockquote class="twitter-tweet"&gt;&lt;p lang="tr" dir="ltr"&gt;Şair Hicran Aslan, Öz Gündem&amp;#39;in &amp;quot;Demeter’in Bahçesi&amp;quot;programında Sanatçı Gülhan Bişeng’in konuğu oldu&lt;br&gt;&lt;br&gt;Devamı? &lt;a href="https://t.co/AYls6BlecH"&gt;https://t.co/AYls6BlecH&lt;/a&gt; YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın ve &amp;quot;Katıl&amp;quot; butonuna tıklayarak desteklerinizi bekliyoruz! &lt;a href="https://twitter.com/hashtag/%C3%96zG%C3%BCndem?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#ÖzGündem&lt;/a&gt; &lt;a href="https://twitter.com/hashtag/G%C3%BClhanBi%C5%9Feng?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#GülhanBişeng&lt;/a&gt; &lt;a href="https://twitter.com/hashtag/HicranAslan?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#HicranAslan&lt;/a&gt; &lt;a href="https://t.co/OLbTYE7hkl"&gt;pic.twitter.com/OLbTYE7hkl&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&amp;mdash; Öz Gündem (@Oz_Gundem) &lt;a href="https://twitter.com/Oz_Gundem/status/1909611880714293662?ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;April 8, 2025&lt;/a&gt;&lt;/blockquote&gt; &lt;script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"&gt;&lt;/script&gt;</code></samp><button><font>Kodu Kopyala</font></button></p>

<p></p>

<article>
<p><textarea readonly="readonly"></textarea></p>
</article>

<p>Sanatçı, müzik emekçisi ve program yapımcısı Gülhan Bişeng, 90’lı yılların ağır baskı koşullarında Mezopotamya Kültür Merkezi’nde Koma Asmin bünyesinde başlattığı sanat yolculuğunu bugün de büyük bir inat ve tutarlılıkla sürdürüyor. Mersin’de MKM’ye bağlı çalışmalarını sürdüren Bişeng, aynı zamanda “Öz Gündem” platformunda kültür-sanat alanına dair özgün bir bellek çalışmasına imza atıyor: Demeter’in Bahçesi.</p>

<p><img alt="F39Eca56 4868 425C 9F88 93D9127E2216" height="898" src="https://oz-gundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2025/04/f39eca56-4868-425c-9f88-93d9127e2216.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p>

<p>Her bölümünde sanatın farklı bir yüzünü ve kadınların görünmeyen emeğini görünür kılmayı hedefleyen bu özel program, canlı performanslar, içten röportajlar ve edebi/sanatsal derinlikle örülü sohbetleriyle izleyiciyle buluşuyor. Demeter —yani toprağın, üretimin, doğurganlığın ve aynı zamanda direnişin tanrıçası— ismini taşıyan bu program, kadınların tarih boyunca bastırılan seslerine bir alan, bir nefes ve bir söz hakkı açıyor.</p>

<p>Programın ilk konuğu, edebiyat, müzik ve resim alanında üretimlerini sürdüren çok yönlü sanatçı Hicran Aslan oldu. Aslan yalnızca sanatıyla değil, yaşam pratiğiyle de direnişin ete kemiğe bürünmüş hali adeta.&nbsp; Şair, ressam, müzik öğretmeni ve üç çocuk annesi olan Hicran Aslan, yaşamındaki zorlukları bir sanat diline dönüştürerek hem bireysel hem toplumsal iyileşmeye katkı sunuyor.</p>

<p>Kemoterapi sürecinde Amed’e taşınma kararı alan Aslan, hem çocuklarını hem de sanatını yeniden inşa etti. Üç çocuk annesi, boşanma süreci yaşamış bir kadın olarak yaşadığı coğrafyanın zorluklarını sanata dönüştürmeyi başardı. Söyleşi, tarihi Amed surlarının hemen yanı başında, onun zarif ve üretken evinde gerçekleşti. Aslan’ın çocukları programa piyano performanslarıyla eşlik ederken, izleyiciler yalnızca bir sanatçının değil, bir annenin, bir direnişçinin ve bir yolcunun hikâyesine tanıklık ettiler.</p>

<p><img alt="9D36F420 71Ef 419F A77E 87D9D42Ce920" height="900" src="https://oz-gundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2025/04/9d36f420-71ef-419f-a77e-87d9d42ce920.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p>

<p>Aslan’ın şu sözleri programa damgasını vurdu:<br />
“Sanat, bireyin iç dünyasına açılan en aydınlık kapıdır. Ve o kapının eşiğinde kadınlar hep bekletildi. Şimdi, o eşiği aşıyoruz.”</p>

<p>Kadınlar tarih boyunca çoğu kez isimsiz bırakıldı. Kalemleri ellerinden alındı, şarkıları susturuldu, tabloları görülmedi. Ancak her yasakta bir direniş, her susturmada bir söz doğdu. Bugün Hicran Aslan ve onun gibi yüzlerce kadın, tarihten devraldıkları o sözü geleceğe taşıyor. “Demeter’in Bahçesi”, işte bu yüzden yalnızca bir sanat programı değil; aynı zamanda kadınların belleği, direnişi ve estetik hafızasıdır.</p>

<p><img alt="58Df7302 1D82 4217 9B16 919F2C693D8E" height="900" src="https://oz-gundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2025/04/58df7302-1d82-4217-9b16-919f2c693d8e.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p>

<p>Gülhan Bişeng’in hazırlayıp sunduğu bu emek yoğun program, kadınların sadece sanattaki üretkenliğini değil; aynı zamanda hayattaki tutunma, iyileşme ve dönüşme güçlerini de görünür kılıyor. Her hafta farklı bir kadının sesiyle, başka bir hikâyeye yelken açan “Demeter’in Bahçesi”, kadınların sanatsal yolculuklarına dair bir arşiv, bir kaynak ve bir umut oluyor.</p>

<p><strong><img alt="A4C02E27 D5A8 4E44 Ac07 9B6C2963E200" height="900" src="https://oz-gundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2025/04/a4c02e27-d5a8-4e44-ac07-9b6c2963e200.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></strong></p>

<p>Hicran Aslan’ın Özgeçmişi:</p>

<p>&nbsp;&nbsp; ​Hicran Aslan:</p>

<p>25 Temmuz 1978'de Diyarbakır'da doğdu. Dicle Ünversitesi Resim Bölümünden mezun oldu. Artuklu üniversitesi Kürdoloji bölümünde Kürtçe yüksek lisans yaptı. Halen bir ortaöğretim kurumunda Görsel Sanatlar Öğretmeni olarak çalışmaktadır. Çeşitli sergi ve koleksiyonlarda yer aldı. Sanat üzerine yazıları pek çok dergi gazete ve online sitelerde yer aldı.</p>

<p>2010 yılında "Sandık Tozu"' -deneme-(Ava Yay.)</p>

<p>2016 yılında "Sesimi Yuttum Önce" ve "Esmerê" -şiir-(Hel Yay.)</p>

<p>2018 yılında "Dışarısı Mağara Kaç" -şiir- (Kaos Çocuk Parkı Yay.)</p>

<p>2019 yılında "İp Cambazı" -disiplinlerarası- (Klaros Yay.)</p>

<p>2020 yılında "Tanrı Beni Dansa Kaldırdı" -şiir- (Klaros Yay.)</p>

<p>2022 yılında "Otoportre/ Annemin mırıldandığı şarkı -şiir- (Kaos Çocuk Parkı Yay.)</p>

<p>2022 yılında "Göz Çizmedim Onlara -toplu şiirler- (Kaos Çocuk Parkı Yay.)</p>

<p>2023 yılında “bir ohal markası” kitabıyla Turgut Uyar şiir yarışmasında 2.lik ödülü aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>2022 şairler neden resim yapar ve</p>

<p>2022 metal kolektif sergilerine katıldı. Lebriz koleksiyonunda yer aldı.</p>

<p><br />
Bu ilham verici söyleşinin tamamını Öz Gündem YouTube kanalından izleyebilirsiniz.<br />
İzlemek için tıklayın: https://youtu.be/f7s65hTmWFE</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gülhan Bişeng, “Demeter’in Bahçesi”..., Özel Dosyalar, Söyleşi&amp;Ropörtaj, Kadın&amp;Jineoloji</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/cok-yonlu-sair-hicran-aslan</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Apr 2025 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/04/cok-yonlu-sair-hicran-aslan-demeterin-bahcesinde-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="69228"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihsel Olarak Kadının Sanat ve Edebiyattaki Rolü]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/tarihsel-olarak-kadinin-sanat-ve-edebiyattaki-rolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/tarihsel-olarak-kadinin-sanat-ve-edebiyattaki-rolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ötekilerin Gündemi olarak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Şair-Yazar Muazze Uslu Avcı ile kadının sanat ve edebiyattaki tarihsel sürecini konuştuk.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ-</strong> Ötekilerin Gündemi olarak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle <strong>Şair-Yazar Muazze Uslu Avcı</strong> ile kadının sanat ve edebiyattaki tarihsel sürecini konuştuk.</p>

<p></p>

<p><strong>Ö.G: </strong>Kadınların sanat, felsefe ve edebiyattaki konumları tarihsel süreçlerde nasıl şekillenmiştir?</p>

<p><strong>M</strong><strong>.</strong><strong>U</strong><strong>.</strong><strong>A</strong>: Kadınların tarih boyunca sanat ve edebiyattaki rolleri, toplumsal cinsiyet, kültürel normlar, ekonomik ve siyasi yapılar tarafından belirlenmiştir. Kadınlar, sanatsal üretimde hem yaratıcı hem de ilham kaynağı olarak var olmuşlardır; ancak tarihsel kayıtlarda genellikle erkeklerin gölgesinde kalmışlardır.</p>

<p></p>

<p><strong>Ö.G</strong>: Tarih boyunca dünya medeniyetlerinde kadınlar, sanatın ve edebiyatın içinde ne ölçüde varlık göstermiştir?</p>

<p><strong>M</strong><strong>.</strong><strong>U</strong><strong>.</strong><strong>A</strong>: Eski medeniyetlerde kadınlar,&nbsp; daha çok üretim alanında görünür olmuşlardır. Örneğin, Mezopotamya, Mısır, Yunan ve Roma'da kadınlar çömlekçilik, dokuma ve dini ritüel nesnelerinin yapımında yer alsalar da, eserleri çoğunlukla anonim kalmıştır. Akad Kraliyet ailesinden gelen rahibe ve şair Enheduanna (MÖ 23. yy) gibi istisnalar da mevcuttur.</p>

<p>Ortaçağ Avrupası'nda kadınlar, manastırlarda el yazmaları, tezhip ve tekstil sanatlarıyla ilgilenmişlerdir. İslam dünyasında ise kadınlar, özellikle halı dokuma ve hat sanatında çalışmışlar; ancak isimleri kaydedilmemiştir. Örneğin, 10. yüzyıl Endülüs'ünde Córdoba'lı Lubna, kütüphaneci ve şair olarak öne çıkmıştır.</p>

<p>Rönesans döneminde kadınlar, sanatçı olabilmek için loncalara üye olmak zorunluluğu vardı; ancak bu dönemde kadınlar daha çok baba veya kocalarının atölyelerinde çalışmışlardır. İspanyol saray ressamı Sofonisba Anguissola ve Barok dönemin kadın ressamı Artemisia Gentileschi &nbsp;gibi isimler, eserlerinde kadın kahramanları işlemişlerdir.</p>

<p>Ortadoğu coğrafyasında kadınlar hala ortaçağın tezahürünü yaşamaktalar.&nbsp; Baskıcı, radikal dinci yönetimler kadınları eviçlerine kapatıp sadece doğuran büyüten yediren bir hizmetçi katogorisine indirmişlerdir. Ortadoğudaki kadınlardan nadir de olsa şair ve ses sanatçıları çıksa bile tutarlı bir ilerleyiş yoktur. Yine de kadının sanatta görünür olmasının ölçütü nüfuslu ve maddi gücünün olmasıyla orantılıdır. Ayrılacıksız olan kadınların en büyük sanatatı, mani dizmek,&nbsp; ölülerine ağıt yakmak ve çocuklarına ninni söylemekten öte pek gidememiştir.</p>

<p>20. yy Avrupasında&nbsp; feminist kadın hareketlerin güçlenmesiyle kadınların sanattaki varlıkları artmıştır. Bu dönemde Frida Kahlo, otoportreleriyle beden politikasını sorgulamıştır. Feminist Sanat Hareketi&nbsp; ile kadınlar, sanat tarihinin erkek merkezli yapısını eleştirmişlerdir. Günümüzde kadınların görünürlüğü artmış olsa da, eşitsizlikler hala devam etmektedir. Dönemin&nbsp; teknolojik sıçramaları dijital avantajlar ve sosyal medyalar gibi platformlar kadın sanatçılar için alternatif alanlar yaratmıştır.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Ö.G: </strong>Sanattan bahsettik; ancak edebiyata pek değinmedik. Kadınların edebiyat içindeki varlığından da bahseder misiniz?</p>

<p><strong>M</strong><strong>.</strong><strong>U</strong><strong>.</strong><strong>A: </strong>Sanatta olduğu gibi edebiyatta da kadınların konumu, toplumsal cinsiyet rollerinin, kültürel normların ve tarihsel koşulların etkisiyle şekillenmiştir. Kadınlar hem yazar hem de karakter olarak edebiyatta varlık göstermiş; ancak erkek egemen sistemler tarafından sınırlandırılmış, görünmez kılınmış veya ötekileştirilmiştir.</p>

<p>Antik dönemde lirik şiirin annesi olarak bilinen Sappho ve Hindistan'da Mirabai, Tanrı Krishna'ya adanmış lirik şiirleriyle tarihte öne çıkmıştır. Ortaçağda kadınlar, daha çok dini metinler yazmışlardır. Hem Hristiyan hem de İslam dünyasında pek çok kadın yazar, eserlerini isimsiz ya da erkek mahlasıyla yayımlamıştır. Rönesans ve Aydınlanma dönemlerinde de kadınlar, toplumsal baskılar nedeniyle erkek isimleri kullanmışlardır. 20. yüzyılda Virginia Woolf, Simone de Beauvoir gibi yazarlar öne çıkmıştır.</p>

<p>Kendimize bakacak olursak: Bizim ülkemize 'de de kadın sanatçılar özellikle cumhuriyet dönemiyle varlık göstermeye başlamıştır. Kürt Türk, Ermeni&nbsp; kadın edebiyatçılar her dönem daha da çoğalarak varlıklarını göstermektedir.</p>

<p>21.yy teknolojik devrimlerin sıçrama çağı olmuştur. Teknolojinin ayukka çıkması&nbsp; insanlık için olumlu bir ilerleme olsa&nbsp; da doğa ve dünya için iyi olacağını söylemek zor. Ancak teknolojik ilerleme kadınları daha özgür kılmıştır. Kamusal alanda sınırlanmış birçok kadın artık &nbsp;dijitalleşme ile birlikte dünya ile bağlantı kurabiliyor. Ayrıca bu olanaklar birçok kadın yazarın önünü açmış ismlerinin duyulmasında önemli birer araç olmuştur.</p>

<p><strong>Ö.G: </strong>Edebiyat ve sanattaki rollerini konuşmuşken, bir soru da felsefeye ayıralım. Kadınlar felsefede hâlâ görünmez mi?</p>

<p><strong>M</strong><strong>.</strong><strong>U</strong><strong>.</strong><strong>A: </strong>Evet, istisnalar olsa da bir kadının filozof olabileceği hâlâ kolayca kabul edilmiyor. "Kadın felsefeci mi olur?" gibi önyargılar devamlı yeniden üretiliyor. Tarih boyunca kadınlar duygu, his, beden ile; erkekler ise akıl, mantık ve düşünce ile özdeşleştirildi. Bu nedenle kadınların "büyük düşünce" üretemeyeceği yanılsaması yaygın. Oysa Hannah Arendt, Simone de Beauvoir, Rosa Luxemburg gibi isimler, politik felsefede derin izler bıraktı.</p>

<p></p>

<p><strong>Ö.G: </strong>Kadınların sanat ve edebiyattaki konumunu nasıl okumalıyız? Sadece sınıfsal mı, yoksa hem sınıfsal hem de toplumsal cinsiyet temelli bir mesele olarak mı ele almak gerekir?</p>

<p><strong>M</strong><strong>.</strong><strong>U</strong><strong>.</strong><strong>A</strong>: Elbette iki faktör iç içe geçmiş olsa da, tarihsel ve kültürel bağlamlara göre ağırlıkları değişir. Kadınların sanat ve edebiyattaki konumu da diğer toplumsal durumlarından farklı değildir. Toplumsal cinsiyetin sınıfsal koşullarla kesiştiği bir alanda şekillenir her şey. Cinsiyet, kadınları sistematik olarak dezavantajlı konuma iten ana eksen olsa da, bu dezavantajın derinliği sınıfsal, ırksal ve kültürel bağlamlara göre değişir.</p>

<p>Örneğin, varlıklı bir kadın, erkek meslektaşları kadar özgür olmasa da, bir köylü kadına kıyasla sanat ve edebiyat üretebilme şansına daha fazla sahip olabilir. Beyaz &nbsp;bir kadın, hem emeğini sömüren, hem erkek egemen edebiyat dünyasında mücadele ederken, &nbsp;Siyah &nbsp;işçi sınıfından bir kadın yazar hem cinsiyetçilik hem de ırkçılıkla yüzleşmek zorunda kalır.</p>

<p>Dolayısıyla, "Sınıf mı, cinsiyet mi?" sorusuna "Her ikisi, ama cinsiyet merkezde" yanıtı verilebilir. Toplumsal cinsiyet, kadınların sanat ve edebiyattaki tarihsel dışlanmasının temel dinamiği olarak işlerken, sınıf bu dışlanmanın şiddetini ve biçimini belirler.</p>

<p></p>

<p><strong>Ö.G: </strong>Peki, tüm bu koşullara rağmen kadınlar sanatta nasıl özgürleşecek?</p>

<p><strong>M</strong><strong>.</strong><strong>U</strong><strong>.</strong><strong>A: </strong>Kadın emeğinin kapitalist düzende iki kat sömürüldüğü doğrudur. Kadınlar hem ev içinde ücretsiz iş gücü olarak görülmekte hem de iş hayatında daha düşük ücretlerle, daha güvencesiz koşullarda çalıştırılmaktadır. Bu yapısal eşitsizlik, kadınların sanata ve edebiyata ayırabilecekleri zamanı ve enerjiyi de doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Binlerce yıldır ezilen, horlanan, hakkı gasbedilen kadın sınıfının mücadelesi, kimi dönemlerde söndürülmeye çalışılsa bile hep devam etmiştir. Binlerce yıllık bir sorun birden ortadan kalkmaz; özgürlük bir anda kazanılmaz, özgürlüğün bedeli mücadeledir.</p>

<p>Bu mücadelede en önemli şey, kadınların birbirleriyle dayanışma ağı örmesidir. Kadınlar, birbirlerine daha fazla alan açmalı ve erkek egemen sistemde yer edinmek yerine kendilerine yeni sistemler inşa etmelidir. Sanat ve edebiyat, sınıfsal ve cinsiyet eşitsizliğine karşı bir direniş alanı olarak kullanılmalıdır. Kadın ve erkek ancak toplumsal olarak eşit hale geldiğinde, sanatta ve edebiyatta da eşit söz hakkına sahip olacaktır.</p>

<p></p>

<p><strong>Ö.G: </strong>Kadın hem erkeği doğuran, hem sevgili, hem eş, hem kardeş, hem kız çocuğu... Tarih boyunca kadının erkek egemen sistemlerce eziliş hikayesini okuyoruz. Sizce kadın ve erkek arasındaki bu sınıfsal mesele ne zaman ve neden ortaya çıkmıştır? Kadının tutsaklığı nerede başlamıştır?</p>

<p><strong>M</strong><strong>.</strong><strong>U</strong><strong>.</strong><strong>A: </strong>Bu sorunun cevabını bulabilmek için farklı disiplinlerden teorileri birlikte ele almak gerekir. Erkek egemenliğinin ve kadınların tarih boyunca sistematik olarak ezilmesinin kökenleri, psikolojik, sosyolojik, ekonomik ve kültürel dinamiklerin iç içe geçtiği karmaşık bir yapıya dayanır.</p>

<p>Belki de soruların cevabını antropoloji, sosyoloji, psikoloji gibi bir çok disiplinde aramak gerekir.</p>

<p>Mesela ilk aklıma gelenler:</p>

<p>&nbsp;*Tarım toplumlarının gelişmesiyle toprağın ve mülkün önem kazanması, erkeklerin fiziksel güçlerini kullanarak tarım ve savunma alanlarında dominant hale gelmesine yol açmış olabilir. Kadınların ise doğurganlıkları ve "soyun devamı" açısından kontrol edilmesi, miras ve mülkiyetin erkek soyuna aktarılması için araçsallaştırılmış olabilir.</p>

<p>*Antik çağlardan itibaren ataerkil kurumların güçlenmesiyle din, hukuk ve mitoloji, erkek egemenliğini meşrulaştırmış olabilir. Sümer tabletleri ve Eski Ahit'te Havva'nın Adem’i "baştan çıkarması", kadının "günahın kaynağı" olarak kodlanmasını pekiştirmiş olabilir</p>

<p>* Bazı psikolojik analizlere göre erkekler, kadınların doğurganlık gücünü (yaşam yaratma yetisini) ve duygusal derinliğini bilinçaltında bir tehdit olarak algılamış olabilirler. Bu korkuyu bastırmak için kadın bedeni ve kimliği üzerinde kontrol kurma ihtiyacı duymuş olabilirler.</p>

<p>*Erkekler neden bunu istiyor?" sorusunun psikolojik altyapısı nedir? Güç ve kontrol ihtiyacı mı? Toplumun erkekten beklediği "güçlü olma" rolünü, kadınları boyun eğdirerek mi teyit etmek istiyorlar? &nbsp;Mesela Carl Jung &nbsp;''Erkekler, kendi içlerindeki "dişil" yanı (duygusallık, zayıflık) bastırmak için kadını dışarıda kontrol etme eğiliminde olabilirler'' der..</p>

<p>*Kapitalist sistem açısından bakıldığında, kadın emeğinin ücretsiz ev işi olarak görülmesi, erkeklerin sosyal ve ekonomik statüsünü korumasına hizmet ediyor olabilir. Kapitalizm için hayati önem taşıyan bu emek, erkek egemenliğini ekonomik olarak da sürdürülebilir kılmaktadır.</p>

<p></p>

<p><strong>Ö.G: </strong>Son bir soru: Erkek egemenliği kader midir, tarihin inşası mı? Bu egemenlik nasıl yıkılacak?</p>

<p><strong>M</strong><strong>.</strong><strong>U</strong><strong>.</strong><strong>A: </strong>Erkek egemenliği ne kaderdir ne de kaçınılmazdır; tarihsel olarak inşa edilmiş bir sistemdir. Ve tarihsel olarak inşa edilen her sistem gibi, bu da yıkılabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bu sürecin ilerlemesi için sadece kadınlardeğil, erkeklerde birlikte kadınların demokratik mücadelelerine katılmalıdır. Kadın hakları, İstanbul Sözleşmesi gibi uluslararası metinlerle korunmalı ve bu hakları elimizden almaya çalışan iktidarlara karşı kadın-erkek birlikte mücadele etmelidir. Kadınların, hem sınıfsal hem kimliksel hem de cinsiyet temelli ezilmişliklerine karşı, her anlamda ve her alanda mücadeleyi yükseltmesi şarttır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kadınların Kaleminden..., Söyleşi&amp;Ropörtaj, Kadın&amp;Jineoloji</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/tarihsel-olarak-kadinin-sanat-ve-edebiyattaki-rolu</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Mar 2025 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/03/429993462-10161733379733538-882999650169751644-n.jpg" type="image/jpeg" length="17815"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dilekçi: Müzakere Süreci Yeniden Başlatılmalı]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/dilekci-muzakere-sureci-yeniden-baslatilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/dilekci-muzakere-sureci-yeniden-baslatilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Yeniden Çözüm Tartışması"na Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Van İl Eş Başkanı Veysi Dilekçi’den değerlendirme]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VAN ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ-</strong> "<strong>Yeniden Çözüm Tartışması</strong>"na Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Van İl Eş Başkanı <strong>Veysi Dilekçi</strong>’den değerlendirme</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Dilekçi: Müzakere Süreci Yeniden Başlatılmalı<br />
<br />
"<a href="https://twitter.com/hashtag/Yeniden%C3%87%C3%B6z%C3%BCmTart%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#YenidenÇözümTartışması</a>"na DEM Parti Van İl Eş Başkanı <a href="https://twitter.com/hashtag/VeysiDilek%C3%A7i?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#VeysiDilekçi</a>’den değerlendirme. <a href="https://twitter.com/hashtag/%C3%96tekilerinG%C3%BCndemi?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#ÖtekilerinGündemi</a> <a href="https://twitter.com/DEMPartiWan?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@DEMPartiWan</a> <a href="https://twitter.com/VDilekci?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@VDilekci</a> <a href="https://t.co/KZELrdvr7E" rel="nofollow">https://t.co/KZELrdvr7E</a><br />
<br />
Devamı ?<a href="https://t.co/quJZWOqeBz" rel="nofollow">https://t.co/quJZWOqeBz</a> YouTube kanalımızda<br />
⬆️ <a href="https://t.co/8khL0AGNvx" rel="nofollow">pic.twitter.com/8khL0AGNvx</a></p>
— Ötekilerin Gündemi (@OtekilerinG) <a href="https://twitter.com/OtekilerinG/status/1895044850686247051?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">February 27, 2025</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p><strong>Dilekçi, "</strong>Barış dediğimiz kağıt üzerinde çözülecek bir mesele değil, 100 yıllık bir mesele. Bu 100 yıllık meselede toplumların sadece Kürt toplumu ya da sadece Türk toplumu değil, bütün bu coğrafyada yaşayan tüm toplumların da icazeti, rızasıyla, gönlünü katmasıyla yapılabilecek bir anlaşma. Dolayısıyla bu toplumlarda da bir güven inşası yapılarak, aslında anlaşmanın ya da barış inşasının sağlanması gerekiyor. Şu anki diyalektik aslında çok tutarlı bir şey göremiyoruz. Barış görüşmeleriyle toplumsal barışı sağlamaya yönelik bir konjonktür aslında göremiyoruz. Bu konuda bir tutarsızlık olduğunu düşünüyoruz. Tabii ki de iktidarı bu tutarlılığa çağırıyoruz, böyle bir tutarlı eylemde bulunmaya çağırıyoruz.</p>

<p><strong>Kürt Sorunu Türkiye'nin En Temel Sorunudur</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kürt sorunu Türkiye’nin en temel sorunudur. Sadece Türkiye’nin değil, Ortadoğu’nun da en büyük meselelerinden biridir. Kürt halkı dört ülkenin sınırları içinde parçalı bir yapıya sahip ancak herhangi bir statüsü bulunmayan tek halktır. Bu nedenle uzun yıllardır süren bir mücadele söz konusudur.</p>

<p>Kürt sorunu Irak, Suriye ve İran’ın da temel meselelerinden biri olarak çözüm bekliyor. Türkiye’de dönem dönem çözüm tartışmaları yürütüldü ama henüz kalıcı bir çözüme ulaşılmadı. En son 2024 yılı Ekim ayında Devlet Bahçeli’nin Meclis’te DEM Parti grubuna yönelik el sıkışması ve ardından yaptığı açıklamalar, bizim yıllardır ifade ettiğimiz “Kürt sorununun muhataplarıyla çözülmesi” gerektiğini bir kez daha gündeme getirdi.</p>

<p><strong>"Çözüm İçin Muhataplarla Diyalog Şart"</strong></p>

<p>Sayın Öcalan’ın Kürt sorununun çözümündeki rolü ve misyonu defalarca dile getirilmiştir. Bahçeli’nin çıkışının ardından İmralı’ya önce Sayın Ömer Öcal’ın ziyareti gerçekleşti, ardından DEM Parti milletvekillerinden oluşan bir heyet iki kez görüşmeler yaptı. Bu kapsamda Türkiye’deki siyasi partiler ve Güney Kürdistan yönetimiyle de temaslarda bulunuldu.</p>

<p><strong>"Demokrasi Krizi ve Kürt Sorununun Çözümsüzlüğü</strong>"</p>

<p>Kürt sorununun çözümü barışçıl bir zeminde olmalıdır. Bu çözüm, özgürlükleri ve demokrasiyi içermelidir. Türkiye’de en büyük sorunlardan biri, Kürt sorununun çözümsüzlüğü nedeniyle derinleşen demokrasi ve hukuk krizidir. Kürt halkının özgürlüğü sağlanmadan Türkiye’nin demokrasi sorunu da çözülemez.</p>

<p><strong>"Müzakere Süreci Yeniden Başlatılmalı"</strong></p>

<p>Artık müzakere sürecine geçilmesi gerektiğine inanıyoruz. Sayın Öcalan’dan bir barış çağrısı beklentisi var. Bu çağrının yapılmasıyla birlikte Kürt halkının haklarının tanınması ve demokratik çözüm için hükümetin gerekli adımları atmasını bekliyoruz. Sorunun derinleşmemesi için müzakere temelli bir çözüme acilen ulaşılması gerekiyor." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>"Yeniden Çözüm İnşası"</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/dilekci-muzakere-sureci-yeniden-baslatilmali</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Feb 2025 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/02/1226fdd4-a103-475e-ac05-c89e6d869145-removebg-preview-1.png" type="image/jpeg" length="76948"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnci; İktidar, Barış Sürecinde Samimiyetini Kanıtlamalı]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/inci-iktidar-baris-surecinde-samimiyetini-kanitlamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/inci-iktidar-baris-surecinde-samimiyetini-kanitlamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Yeniden Çözüm Tartışması"na İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şube Eş Başkanı Gazi İnci'den Değerlendirme]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MERSİN ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ-&nbsp;</strong>"<strong>Yeniden Çözüm Tartışmas</strong>ı"na İnsan Hakları Derneği (<strong>İHD)</strong> Mersin Şube Eş Başkanı <strong>Gazi İnc</strong>i'den Değerlendirme</p>

<p></p>

<p>&nbsp;&lt;blockquote class="twitter-tweet"&gt;&lt;p lang="tr" dir="ltr"&gt;İnci; İktidar, Barış Sürecinde Samimiyetini Kanıtlamalı&lt;br&gt;&lt;br&gt;&amp;quot;&lt;a href="https://twitter.com/hashtag/Yeniden%C3%87%C3%B6z%C3%BCmTart%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#YenidenÇözümTartışması&lt;/a&gt;&amp;quot;na İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şube Eş Başkanı &lt;a href="https://twitter.com/hashtag/Gazi%C4%B0nci?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#Gaziİnci&lt;/a&gt;&amp;#39;den Değerlendirme &lt;a href="https://twitter.com/hashtag/%C3%96tekilerinG%C3%BCndemi?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#ÖtekilerinGündemi&lt;/a&gt; &lt;a href="https://t.co/vmwl6N5YJ2"&gt;https://t.co/vmwl6N5YJ2&lt;/a&gt; &lt;a href="https://twitter.com/mersinihd1988?ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;@mersinihd1988&lt;/a&gt; &lt;br&gt;Devamı ?&lt;a href="https://t.co/BvfphJho5h"&gt;https://t.co/BvfphJho5h&lt;/a&gt; YouTube kanalımızda&lt;br&gt;⬆️ &lt;a href="https://t.co/W7qPhJzaFr"&gt;pic.twitter.com/W7qPhJzaFr&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&amp;mdash; Ötekilerin Gündemi (@OtekilerinG) &lt;a href="https://twitter.com/OtekilerinG/status/1895015588847612077?ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;February 27, 2025&lt;/a&gt;&lt;/blockquote&gt; &lt;script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"&gt;&lt;/script&gt;</p>

<p>Daha önceki barış görüşmelerini de dikkatle ve önemle takip ettiklerini belirten İHD Mersin Şube Eş Başkanı Avukat Gazi İnci, mevcut sürecin de önemli olduğunu vurguladı. İnsan Hakları Derneği olarak Kürt meselesinin 100 yıllık bir toplumsal sorun olduğunu ve bu coğrafyadaki pek çok sorunun arka planında yer aldığını dile getiren İnci, bu meselenin çözümünün toplumun geneli için hayırlı olacağını ifade etti.</p>

<p>“Geçiş Dönemi Adaleti Olmadan Barış İnandırıcı Olmaz”</p>

<p>Ancak sürecin nasıl ilerlediği ya da aktörlerin hangi konularda görüştüğüne dair ellerinde net bir bilgi olmadığını söyleyen İnci, medyaya yansıyan somut verilerin azlığına dikkat çekti. İnsan Hakları Derneği olarak özellikle geçiş dönemi adaletinin dikkatle ve sistematik bir şekilde ele alınması gerektiğini belirten İnci, toplumun tamamına yayılmış hak ihlalleri, işkenceler, kötü muameleler ve katliamlarla yüzleşilmesi gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Barış Görüşmeleri Sürerken Kayyum Atamaları Çelişki Yaratıyor”</p>

<p>Barış görüşmeleri sürerken, kayyum atamaları, gözaltılar ve hukuki hak ihlallerinin devam etmesinin sürece dair endişeleri artırdığını ifade eden İnci, yargının bağımsız olmaması ve iktidara angaje bir şekilde kararlar almasının da bu endişeleri derinleştirdiğini söyledi. Van’daki son kayyum atamasını örnek göstererek, önceki süreçlere kıyasla müdahalelerin daha ağır ve fütursuz olduğunu belirten İnci, bu durumun barış süreciyle tutarlı olmadığını dile getirdi.</p>

<p>“İktidarın Samimiyeti Sorgulanıyor”</p>

<p>Son olarak, iktidarın sürece dair samimiyetini ve tutarlılığını destekleyecek adımlar atması gerektiğini vurgulayan İnci, aksi halde sürecin inandırıcılığının zayıflayacağını ifade etti. Barış ve çözüm sürecinin gerçekçi bir temele oturması için öncelikle adaletin sağlanması gerektiğini söyleyen İnci, aksi halde toplumun bu süreci benimsemekte zorlanacağını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>"Yeniden Çözüm İnşası"</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/inci-iktidar-baris-surecinde-samimiyetini-kanitlamali</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Feb 2025 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/02/c720bce6-4e77-4fc8-ba5f-d2d8b7020188.jpg" type="image/jpeg" length="40875"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Demir: Sayın Öcalan’ın Mesajı, Çözüm Sürecinde Yeni Bir Dönem Başlatabilir]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/demir-sayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/demir-sayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Yeniden Çözüm Tartışması"na Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Van İl Eş Başkanı Avukat Cemal Demir'den değerlendirme]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VAN ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ-&nbsp;</strong>&nbsp;"<strong>Yeniden Çözüm Tartışmas</strong>ı"na Demokratik Bölgeler Partisi (<strong>DBP) </strong>Van İl Eş Başkanı <strong>Avukat Cemal Demir</strong>'den değerlendirme</p>

<p>&lt;blockquote class="twitter-tweet"&gt;&lt;p lang="tr" dir="ltr"&gt;Demir: Sayın Öcalan’ın Mesajı, Çözüm Sürecinde Yeni Bir Dönem Başlatabilir&lt;br&gt;&lt;br&gt;&amp;quot;&lt;a href="https://twitter.com/hashtag/Yeniden%C3%87%C3%B6z%C3%BCmTart%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#YenidenÇözümTartışması&lt;/a&gt;&amp;quot;na &lt;a href="https://twitter.com/hashtag/DBPVan?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#DBPVan&lt;/a&gt; İl Eş Başkanı Avukat &lt;a href="https://twitter.com/hashtag/CemalDemir?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#CemalDemir&lt;/a&gt;&amp;#39;den değerlendirme &lt;a href="https://twitter.com/hashtag/%C3%96tekilerinG%C3%BCndemi?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#ÖtekilerinGündemi&lt;/a&gt; &lt;a href="https://twitter.com/DBP_GenelMerkez?ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;@DBP_GenelMerkez&lt;/a&gt; &lt;a href="https://t.co/TRS2NWUg6s"&gt;https://t.co/TRS2NWUg6s&lt;/a&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Devamı ?&lt;a href="https://t.co/TELbNSczXU"&gt;https://t.co/TELbNSczXU&lt;/a&gt; YouTube kanalımızda&lt;br&gt;⬆️ &lt;a href="https://t.co/YkKnMlhe5I"&gt;pic.twitter.com/YkKnMlhe5I&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&amp;mdash; Ötekilerin Gündemi (@OtekilerinG) &lt;a href="https://twitter.com/OtekilerinG/status/1894865249691377684?ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;February 26, 2025&lt;/a&gt;&lt;/blockquote&gt; &lt;script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"&gt;&lt;/script&gt;</p>

<p>&nbsp;Demir, “Kürt meselesi, aslında bu topraklarda geçmişi 200 yıla yakın bir zamana tekabül ediyor. 18. yüzyıldan itibaren, bilindiği gibi, baban isyanı var; o isyandan bugüne kadar dönem dönem Kürtler hep başkaldırmış, isyan etmiş, demokratik hak ve haklarını talep etmek için insan hakları olmanın gereklerinin yerine getirilmesi için sürekli bir isyan bayrağı çekmişlerdir. Daha önce Osmanlı İmparatorluğu'na bu şekilde taleplerde bulunmuş, itirazlar yapılmıştı. Tabii daha sonra Cumhuriyet Devleti'nin 1923'ten sonra kurulmasıyla birlikte, bu isyan hareketleri bu devlete yönelik olmuş ve bu devlete bu taleplerde bulunabilmiş bilindiği üzere. Aslında Koçgiri isyanı her ne kadar…<br />
[00:08, 27.02.2025] Hamza- Barış Med Özkan: Manşet: DBP Van İl Eş Başkanı Cemal Demir'den "Yeniden Çözüm Tartışması"na Değerlendirme</p>

<p>Spot: Cemal Demir, Kürt meselesinin çözümü için devletin daha aktif ve şeffaf bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini vurguladı. Abdullah Öcalan'ın sürece katkılarını da dile getirdi.</p>

<p><br />
---</p>

<p>Röportaj:</p>

<p>Kürt Meselesinin Tarihi Süreci ve Devletin Tepkisi<br />
Cemal Demir, Kürt meselesinin aslında 18. yüzyıldan itibaren bu topraklarda var olan bir sorun olduğunu belirtti. Babanzade isyanından itibaren Kürtlerin, Osmanlı İmparatorluğu döneminde ve Cumhuriyet dönemi boyunca hak talepleri ve isyanlarla karşılık bulduğunu vurgulayan Demir, bu isyanların devletin şiddetli baskılarıyla bastırıldığını ifade etti. Bu süreçlerin, Kürtlerin haklarını talep etmek için verdikleri mücadeleyi tarihsel bir devamlılık içinde şekillendirdiğini dile getirdi.</p>

<p>Abdullah Öcalan ve Barış Süreci<br />
Demir, Abdullah Öcalan’ın 2000'li yıllarda yakalanarak İmralı'ya konulmasından sonra sürekli barışı ve adaleti dile getirdiğini, Kürt meselesinin şiddet zemininden çıkarılıp demokratik hukuk zemine çekilmesi için büyük çabalar sarf ettiğini belirtti. Öcalan’ın yaptığı bu çağrılara rağmen, devletin bu barış eline yeterince karşılık vermediği eleştirisini yaptı. Öcalan’ın son dönemlerde hükümetle müzakerelere girdiğini ve bu müzakerelerin çözüm süreci için umut taşıdığını ifade eden Demir, devletin bu barış sürecine etkin bir şekilde katılması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İktidarın Rolü ve Meclisin Katkısı<br />
Demir, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çözüm süreci ile ilgili somut bir açıklama yapmamış olmasının, toplumsal güveni zedelediğini belirtti. Bu eksikliğin halk arasında inanç kaybına yol açtığını ve iktidarın barış sürecine sahip çıkması gerektiğini vurguladı. Demir, 2013-2015 yıllarında yaşanan başarısızlıkların en önemli nedeninin, Meclis’in bu süreçte etkin bir rol oynamamış olması ve sürecin hukuki bir zeminden yoksun olması olduğuna dikkat çekti. Gelecek süreçte, Meclis’in bu sürece dahil edilmesinin, sürecin başarılı bir şekilde ilerlemesi için çok önemli olduğunu belirtti.</p>

<p><br />
---</p>

<p>Demir, Abdullah Öcalan’ın yapacağı açıklamanın devlet tarafından ciddi bir şekilde karşılık bulması gerektiğini ifade ederek, bu sürecin sonunda Kürt meselesinin şiddet zemininden hukuk ve demokrasi zeminine taşınarak çözülmesi gerektiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>"Yeniden Çözüm İnşası"</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/demir-sayin</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Feb 2025 00:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/02/107f8684-da85-482c-9fd8-13d10b57db5d-removebg-preview.png" type="image/jpeg" length="76089"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkavak: Demokratik ve Özgür Bir Ülke İçin Birleşmeliyiz]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/baskavak-demokratik-ve-ozgur-bir-ulke-icin-birlesmeliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/baskavak-demokratik-ve-ozgur-bir-ulke-icin-birlesmeliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EMEP Mersin İl Başkanı Sedat Başkavak, Ötekilerin Gündemi’nin “Yeniden Çözüm Tartışması” dosyası kapsamında sürece dair değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MERSİN – ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ&nbsp;</strong>- Emek Partisi (<strong>EMEP</strong>) Mersin İl Başkanı <strong>Sedat Başkavak, Ötekilerin Gündemi</strong>’nin <strong>“Yeniden Çözüm Tartışması”</strong> dosyası kapsamında sürece dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><samp><code>&lt;blockquote class="twitter-tweet"&gt;&lt;p lang="tr" dir="ltr"&gt;Başkavak:Demokratik ve Özgür Bir Ülke İçin Birleşmeliyiz&lt;a href="https://twitter.com/hashtag/EMEP?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#EMEP&lt;/a&gt; Mersin İl Başkanı &lt;a href="https://twitter.com/hashtag/SedatBa%C5%9Fkavak?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#SedatBaşkavak&lt;/a&gt;,&lt;a href="https://twitter.com/hashtag/%C3%96tekilerinG%C3%BCndemi?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#ÖtekilerinGündemi&lt;/a&gt;’nin “&lt;a href="https://twitter.com/hashtag/Yeniden%C3%87%C3%B6z%C3%BCmTart%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#YenidenÇözümTartışması&lt;/a&gt;”dosyası kapsamında sürece dair değerlendirmelerde bulundu&lt;a href="https://t.co/OBk6LV9L0E"&gt;https://t.co/OBk6LV9L0E&lt;/a&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Devamı? &lt;a href="https://t.co/eKyIcuOqqL"&gt;https://t.co/eKyIcuOqqL&lt;/a&gt; YouTube kanalımızda &lt;a href="https://t.co/QJQF5bEooW"&gt;pic.twitter.com/QJQF5bEooW&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&amp;mdash; Ötekilerin Gündemi (@OtekilerinG) &lt;a href="https://twitter.com/OtekilerinG/status/1894712909621510252?ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;February 26, 2025&lt;/a&gt;&lt;/blockquote&gt; &lt;script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"&gt;&lt;/script&gt;</code></samp><button><font>Kodu Kopyala</font></button></p>

<p></p>

<article>
<header>
<h1></h1>
</header>

<p><textarea readonly="readonly"></textarea></p>

<footer><button></button></footer>
</article>

<p><strong>Çözüm" sürecinin ötesinde talepler var"</strong></p>

<p>Başkavak, "Bugün AKP cenahına baktığımızda herkes 'Öcalan bir açıklama yapacak, silah bırakma çağrısı gelecek ve her şey çözülecek' gibi bir yaklaşımla karşı karşıya. Ama yaşadığımız süreç bunun çok ötesinde anlamlar içeriyor. Silah bırakma çağrısı yapılacak, peki, sonra ne olacak? Kürtlerin uzun süredir sorun olarak altını çizdikleri talepleri ne olacak? Dilini, kimliğini, kültürünü konuşamayan, dile getiremeyen, yaşayamayan bir halkın sorunları nasıl çözülecek?" diye sordu.</p>

<p><strong>Kayyım politikaları ve antidemokratik uygulamalar</strong></p>

<p>Başkavak, Kürtçe üzerindeki baskının devam ettiğini hatırlatarak şunları söyledi:</p>

<p>"Mersin’de sahilde Kürtçe halay çektikleri için tutuklanan gençler, düğün salonlarının basılması, Kürtçe şarkıların yasaklanması gibi olayları yaşadık. Bunlar 10-20 yıl önce değil, geçen yıl yaşandı. Bir yandan çözüm süreci adı altında görüşmeler yapılırken, diğer yandan kayyum uygulamaları son hızla devam ediyor. En son Van Büyükşehir Belediyesi'ne kayyum atandı. Akdeniz Belediyesi'ne atanan kayyum bir aydır belediyenin başında. Van, Mardin, Dersim gibi pek çok kente kayyum atanmış durumda. Ancak her seferinde halk kayyumla gasp edilen belediyeleri geri alıyor."</p>

<p>Kayyum politikalarının sadece belediye başkanlarının değil, halkın iradesinin gasp edilmesi anlamına geldiğini belirten Başkavak, şöyle devam etti:</p>

<p>"Kayyumlar, belediye meclislerini de işlevsiz hale getiriyor. Kayyum atanan belediyelerde emek düşmanlığı da hat safhada. İşçiler işten atılıyor, sürgün ediliyor. Akdeniz Belediyesi'nde 33 işçi işten atıldı, 180 kişilik sürgün listesi hazırlandı. Çöp kamyonunun arkasında çöp toplayan bir işçinin hangi partiden olduğunun ne önemi var? Ama kayyum yönetimi, sırf muhalif olduğu gerekçesiyle işçileri dahi cezalandırıyor."</p>

<p><strong>Kayyımlar belediyeleri talan etti</strong></p>

<p>Başkavak, kayyumların sadece halkın iradesine darbe vurmadığını, aynı zamanda belediyeleri ekonomik olarak da çökerttiğini vurguladı:</p>

<p>"Van Büyükşehir Belediyesi'ne kayyım atandığında ilk iş, kayyum borçlarını gösteren pankartı kaldırmak oldu. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi 2 milyarın üzerinde borçla devralındı. Mardin ve Batman belediyeleri ise 3 milyarın üzerinde borçla devralındı. Kayyum darbesiyle el konulan tüm belediyelerde halkın birikimleri talan edildi."</p>

<p><strong>"Gerçek barışı kimse dile getirmiyor"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkavak, iktidarın barış söylemlerinin samimiyetsiz olduğunu belirterek, "MHP’nin resmi Twitter hesabından 'Barışın kaybedeni yoktur' diye bir tweet atıldı ama gerçek anlamda bir barışı kimse dile getirmiyor" dedi.</p>

<p>CHP ve DEM Parti arasındaki yerel yönetim işbirliğine yönelik operasyonlara da değinen Başkavak, "İstanbul'da DEM Parti ile CHP arasındaki uzlaşı sonucu oluşturulan belediye yönetimlerine yönelik operasyonlar, DEM Partili olduğu bilinen kişilerin gözaltına alınması da bu baskı politikalarının bir parçasıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İşçilerin direnişi ve birleşik mücadele çağrısı</strong></p>

<p>Başkavak, antidemokratik uygulamaların yalnızca Kürt halkına yönelik olmadığını, tüm işçi ve emekçilerin de hedef alındığını vurguladı:</p>

<p>"Gaziantep’te sefalet ücretini kabul etmeyen, %30 zam dayatmasını reddeden işçilerin direnişi, bu ülkede emekçilerin nasıl bir baskı altında olduğunun açık göstergesidir. Örneğin, direnişe başlayan dört fabrikanın sahibi AKP’li milletvekili İrfan Çelik Arslan. Bir yanda işçileri açlığa mahkum edenler, diğer yanda belediyeleri kayyumlarla gasp edenler aynı iktidarın parçası."</p>

<p><strong>Başkavak, çözümün ancak birleşik mücadele ile mümkün olacağını belirterek şu çağrıyı yaptı:</strong></p>

<p>"Ülkenin işçileri, emekçileri; Türkü, Kürdü, farklı milliyetlerden ve inançlardan olan herkes birlikte mücadele etmelidir. Demokratik, özgür ve eşit bir ülkeyi ancak böyle kurabiliriz. Bunu yapamadığımız sürece baskı ve sömürü düzeni devam edecektir. Çıkışın yolu birleşik mücadeledir!"</p>

<p><img alt="0F163E14 E984 486B 9E63 53Efc66B857D" height="2000" src="https://ozgundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2025/02/0f163e14-e984-486b-9e63-53efc66b857d.jpg" width="1125" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>"Yeniden Çözüm İnşası"</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/baskavak-demokratik-ve-ozgur-bir-ulke-icin-birlesmeliyiz</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Feb 2025 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/02/503101b8-cafd-456e-94aa-2a418f7f3396.jpg" type="image/jpeg" length="67893"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti’li Bükte: 15 Şubat Komplosu Son Bulsun, Sayın Öcalan’ın Özgürleştiği Gün Olsun]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/15-subat-komplosu-son-bulsun-sayin-ocalanin-ozgurlestigi-gun-olsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/15-subat-komplosu-son-bulsun-sayin-ocalanin-ozgurlestigi-gun-olsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş Bükte, Ötekilerin Gündemi’nin “Yeniden Çözüm Tartışması” dosyası kapsamında sürece dair değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MERSİN – ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ </strong>– <strong>DEM</strong> Parti <strong>Mersin</strong> İl Eş Başkanı<strong> Bedriye Kuş Bükte</strong>, <strong>Ötekilerin Gündem</strong>i’nin <strong>“Yeniden Çözüm Tartışması”</strong> dosyası kapsamında sürece dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Bükte, 2024 yılıyla birlikte siyasette yeni bir süreç başladığını belirterek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Kürt meselesine dair yaptığı açıklamaların toplumda büyük bir umut yarattığını ancak bu sürecin ismi konulmadan ilerlediğini vurguladı. “Bir yandan diyalog çağrıları yapılırken, diğer yandan siyasi operasyonlar, kayyım atamaları ve baskılar devam ediyor. Bu durum toplumda ciddi bir hayal kırıklığı yarattı” dedi.</p>

<p>“Kayyım politikalarına karşı halk iradesini savunuyor”</p>

<p>Kayyım politikalarının ilk olarak Hakkari’de devreye sokulduğunu hatırlatan Bükte, benzer uygulamaların Mardin, Dersim ve İstanbul gibi birçok kentte sürdüğünü söyledi. Van’da halkın büyük bir direniş göstererek kayyım girişimini püskürttüğünü belirten Bükte, “Van halkı günlerdir sokaklarda, meydanlarda direniyor. Halk kendi iradesine sahip çıkıyor” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mersin Akdeniz Belediyesi’ne kayyım atanması sürecine de değinen Bükte, “Akdeniz Belediye Eş Başkanlarımız ve Meclis Üyelerimiz büyük bir oy farkıyla seçildi. Ancak hukuksuz bir şekilde tutuklandılar. Yaklaşık 1,5 aydır Mersin halkı her gün direniş içinde” dedi.</p>

<p>“15 Şubat komplosuna karşı mücadeleyi büyüteceğiz”</p>

<p>15 Şubat 1999’da Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilerek tutsak edilmesini “karanlık bir komplo” olarak nitelendiren Bükte, bu tarihin Kürt halkı için büyük bir kırılma noktası olduğunu ifade etti. “Son dönemde Sayın Öcalan’la yapılan görüşmeler toplumda büyük bir umut yarattı. 15 Şubat komplosunun 2025’te son bulmasını, Sayın Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşmasını ve onurlu bir barışın sağlanmasını talep ediyoruz” dedi.</p>

<p>Bükte, çözüm sürecine dair umutlarını koruduklarını ve mücadeleyi büyüteceklerini vurgulayarak, “Halklar iradesine sahip çıkıyor ve kayyım zihniyetine karşı direnmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>"Yeniden Çözüm İnşası"</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/15-subat-komplosu-son-bulsun-sayin-ocalanin-ozgurlestigi-gun-olsun</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Feb 2025 00:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/02/d-s-c08070.jpg" type="image/jpeg" length="21487"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göçmen: Ulusal Sorunun Çözümü Ekonomik Rahatlama Getirir]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/gocmen-ulusal-sorunun-cozumu-ekonomik-rahatlama-getirir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/gocmen-ulusal-sorunun-cozumu-ekonomik-rahatlama-getirir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KESK Mersin Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Kemal Göçmen, Ötekilerin Gündemi’nin “Yeniden Çözüm Tartışması” dosyası kapsamında sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MERSİN – ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ (DOSYA-4) </strong>– KESK <strong>Mersin </strong>Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve BES Şube Başkanı <strong>Kemal Göçmen</strong>, <strong>Ötekilerin Gündemi</strong>’nin “<strong>Yeniden Çözüm Tartışması”</strong> dosyası kapsamında KESK’in sürece dair görüşlerini paylaştı.</p>

<p><samp><code>&lt;blockquote class="twitter-tweet"&gt;&lt;p lang="tr" dir="ltr"&gt;Göçmen: Ulusal Sorunun Çözümü Ekonomik Rahatlama Getirir&lt;a href="https://twitter.com/hashtag/KESKMersin?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#KESKMersin&lt;/a&gt; Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü &lt;a href="https://twitter.com/hashtag/KemalG%C3%B6%C3%A7men?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#KemalGöçmen&lt;/a&gt;, Ötekilerin Gündemi’nin “&lt;a href="https://twitter.com/hashtag/Yeniden%C3%87%C3%B6z%C3%BCmTart%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#YenidenÇözümTartışması&lt;/a&gt;” dosyası kapsamında sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. &lt;a href="https://twitter.com/hashtag/%C3%96tekilerinG%C3%BCndemi?src=hash&amp;amp;ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;#ÖtekilerinGündemi&lt;/a&gt; &lt;a href="https://t.co/gyZDzFw3H6"&gt;https://t.co/gyZDzFw3H6&lt;/a&gt;&lt;br&gt;⬆️ &lt;a href="https://t.co/96muL5bdKG"&gt;pic.twitter.com/96muL5bdKG&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&amp;mdash; Ötekilerin Gündemi (@OtekilerinG) &lt;a href="https://twitter.com/OtekilerinG/status/1889603233934397757?ref_src=twsrc%5Etfw"&gt;February 12, 2025&lt;/a&gt;&lt;/blockquote&gt; &lt;script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"&gt;&lt;/script&gt;</code></samp><button>Copy Code</button></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<article>
<header>
<h1></h1>
</header>

<p><textarea readonly="readonly"></textarea></p>

<footer><button></button></footer>
</article>

<blockquote></blockquote>

<p></p>

<p>Göçmen, Mersin’den sevgiyle selamlarını ileterek kamu emekçilerinin içinde bulunduğu derin yoksulluğa dikkat çekti. Bu durumun yalnızca iktidarın sermaye yanlısı politikalarından kaynaklanmadığını, Türkiye'de yaklaşık 50 yıldır çözülemeyen ulusal sorunun da etkili olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ulusal sorunun demokratik yollarla çözülmesi gerektiğini belirten Göçmen, ancak iktidarların genellikle güvenlik tedbirleriyle sorunu ele aldığını söyledi. Demokratik çözüm girişimlerinin zaman zaman gündeme geldiğini ancak çeşitli nedenlerle sekteye uğradığını ifade etti.</p>

<p>Göçmen, ulusal sorunun çözülmesiyle kamu emekçilerinin ekonomik koşullarında da iyileşme görüleceğini belirterek, özellikle Mersin ve güney illerinde barış sürecinin olumlu bir evreye dönüşmesini dört gözle beklediklerini dile getirdi. “Umuyoruz ki barış süreci, kamu emekçileri ve halkımızın istediği gibi olumlu bir şekilde sonuçlanır” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>"Yeniden Çözüm İnşası"</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/gocmen-ulusal-sorunun-cozumu-ekonomik-rahatlama-getirir</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Feb 2025 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/02/d-s-c08067.JPG" type="image/jpeg" length="20412"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sürec Hukuki Zeminde ve Samimi Adımlarla Yürütülmeli]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/surec-hukuki-zeminde-ve-samimi-adimlarla-yurutulmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/surec-hukuki-zeminde-ve-samimi-adimlarla-yurutulmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KESK Amed Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mehmet Uluğ, Ötekilerin Gündemi’nin “Yeniden Çözüm Tartışması” dosyası kapsamında önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AMED ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ- DOSYA (3)</strong> KESK Amed Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü <strong>Mehmet Uluğ,</strong> Ötekilerin <strong>Gündemi</strong>’nin <strong>“Yeniden Çözüm Tartışması”</strong> dosyası kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Uluğ, çözüm sürecinin samimi ve hukuki bir zeminde yürütülmesi gerektiğini belirterek sürecin önemine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Sürec Hukuki Zeminde ve Samimi Adımlarla Yürütülmeli<br />
<a href="https://twitter.com/hashtag/KESK?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#KESK</a> <a href="https://twitter.com/hashtag/Amed?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Amed</a> Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü <a href="https://twitter.com/hashtag/MehmetUlu%C4%9F?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#MehmetUluğ</a>, <a href="https://twitter.com/hashtag/%C3%96tekilerinG%C3%BCndemi?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#ÖtekilerinGündemi</a>’nin “<a href="https://twitter.com/hashtag/Yeniden%C3%87%C3%B6z%C3%BCmTart%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#YenidenÇözümTartışması</a>” dosyası kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. <a href="https://t.co/CZiLODUZws" rel="nofollow">https://t.co/CZiLODUZws</a><br />
⬆️ <a href="https://t.co/RlIrZOCDgy" rel="nofollow">pic.twitter.com/RlIrZOCDgy</a></p>
— Ötekilerin Gündemi (@OtekilerinG) <a href="https://twitter.com/OtekilerinG/status/1884303511904809391?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">January 28, 2025</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p><strong>“Süreç hukuki zemine oturtulmalı”</strong><br />
Çözüm sürecine dair açıklamalarında Uluğ, şunları söyledi: “Çözüm süreci, Devlet Bahçeli’nin Meclis açılışında parti grubuyla tokalaşmasıyla başladı. Ardından Bahçeli’nin Meclis’teki konuşmaları ve Sayın Öcalan’ın Meclis’e gelip sorunun çözülmesi yönündeki söylemleriyle süreç ilerledi. İmralı heyeti kurularak Sayın Öcalan ile görüşmeler yapıldı. Ancak Bolu’daki yangın nedeniyle ikinci görüşmenin detayları kamuoyuna açıklanmadı.”</p>

<p>Uluğ, Kürt sorununun çözümünün Türkiye için kritik bir önem taşıdığını vurguladı: “2013-2015 yılları arasında iki yıl boyunca hiçbir şekilde kan dökülmedi, silahlar sustu. Ancak AKP, süreç kendi aleyhine döndüğünde masayı devirdi. Benzer bir sonucun yaşanmaması için çözümün hukuki bir zemine oturtulması gerekiyor. Bugün çözüm sürecini yürüten siyasetçiler, örneğin HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, hâlâ cezaevinde. Çözümün samimi olması için siyasi tutsakların serbest bırakılması ve silahların konuşmaması gerekiyor.”</p>

<p><strong>“Rojava ve kayyımlar süreci baltalıyor”</strong><br />
Rojava’daki saldırılara ve kayyım atamalarına değinen Uluğ, şu ifadeleri kullandı: “Rojava’da SMO çeteleri eliyle halk katlediliyor. İnsansız hava araçlarıyla Tişrin Barajı bombalanıyor. Son saldırıda 21 kişi hayatını kaybetti. Yardıma giden sağlık çalışanlarına dahi saldırılar düzenleniyor. Ayrıca seçilmiş belediyelere kayyım atamaları, AKP’nin samimi bir çözüm süreci yürütmediğinin göstergesidir. Siirt Belediyesi Eş Başkanı Sofya Alagaş’a gazetecilik geçmişi nedeniyle ceza verilmesi, Siirt’e kayyım atanabileceğinin işaretidir.”</p>

<p><strong>“Barış ekonomisi inşa edilmeli”</strong><br />
Savaşın toplumsal ve ekonomik bedeline de vurgu yapan Uluğ, çözüm sürecinin refah açısından önemine değindi:<br />
“40 yıldır süren savaşta yaklaşık 2 trilyon dolar harcandı. Bu para eğitime, sağlığa ve ülke ekonomisine harcansaydı, bambaşka bir Türkiye konuşuyor olurduk. Silah ekonomisi yerine sağlık ve eğitime bütçe ayrılsaydı, çocuk işçiliğin önüne geçilebilir, birçok çocuk okulunu terk etmek zorunda kalmazdı. Kürt sorunu çözülmeden demokrasi ve barış gelmez; dolayısıyla emek mücadelesi de mümkün olmaz.”</p>

<p>Uluğ, KESK olarak çözüm sürecine katkı sunmaya hazır olduklarını belirterek, sürecin samimi ve demokratik bir zeminde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Dosya çalışmamız devam ediyor</strong></p>

<p>“Yeniden Çözüm Tartışması” dosya çalışmamız tüm hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda farklı kesimlerin görüşlerini sizlerle buluşturmayı sürdürüyoruz. Röportajın tamamını YouTube kanalımızdan&nbsp;&nbsp;<a href="https://youtu.be/APHqmwK3eNw" rel="nofollow" target="_blank">https://youtu.be/APHqmwK3eN</a>&nbsp; izleyebilirsiniz. Barış, demokrasi ve çözüm süreci tartışmalarının daha geniş bir kitleye ulaşması adına kanalımızı paylaşmanızı, videolarımızı beğenmenizi ve abone olmanızı rica ediyoruz. Ayrıca, dayanışma adına aylık 10 TL katkı sağlayabileceğiniz Katıl butonu ile bizlere destek olabilirsiniz. Desteğiniz, bu önemli tartışmaların daha fazla insana ulaşmasında büyük bir fark yaratacaktır. Şimdiden duyarlılığınız için teşekkür ederiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Eaaa4422 74Fb 417B B225 4Ddc93D45471" height="900" src="https://ozgundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2025/01/eaaa4422-74fb-417b-b225-4ddc93d45471.jpg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>"Yeniden Çözüm İnşası"</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/surec-hukuki-zeminde-ve-samimi-adimlarla-yurutulmeli</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jan 2025 20:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/01/f2f0aa35-0d4a-4ab2-aa11-539d3bed6f86.jpg" type="image/jpeg" length="26743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Amed İHD Başkanı Yılmaz: Sürecin hem destekçisiyiz hem izleyicisiyiz]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/amed-ihd-baskani-yilmaz-surecin-hem-destekcisiyiz-hem-de-izleyicisiyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/amed-ihd-baskani-yilmaz-surecin-hem-destekcisiyiz-hem-de-izleyicisiyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugün Sürece İlişkin Ötekilerin Gündemi "Yeniden Çözüm Tartışması'na" Dosyasına Amed İHD Başkanı Ercan Yılmaz Değerlendirme Yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AMED ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ<span style="background-color:#ffffff"> </span><span style="color:#c0392b"><span style="background-color:#ffffff">DOSYA (&nbsp;2) </span></span></strong>Ötekilerin Gündemi olarak, "<strong>Yeniden Çözüm Tartışması</strong>" adlı dosya çalışmamız kapsamında, siyasi partilerden <strong>STK</strong>’lara), meslek odalarından barolara kadar farklı kesimlerin görüşlerini sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz. Bugünkü değerlendirmemizi <strong>Amed İnsan Hakları Derneği</strong> (İHD) Başkanı <strong>Ercan Yılmaz</strong>’dan aldık. Yılmaz, Kürt meselesinin çözümü ve barış sürecine dair önemli mesajlar verdi.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr"><code>Amed İHD Başkanı Yılmaz: Sürecin hem destekçisiyiz hem izleyicisiyiz<br />
<br />
Bugün Sürece İlişkin <a href="https://twitter.com/hashtag/%C3%96tekilerinG%C3%BCndemi?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#ÖtekilerinGündemi</a> "<a href="https://twitter.com/hashtag/Yeniden%C3%87%C3%B6z%C3%BCmTart%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#YenidenÇözümTartışması</a>'na" Dosyasına <a href="https://twitter.com/hashtag/Amed%C4%B0HD?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#AmedİHD</a> Başkanı <a href="https://twitter.com/hashtag/ErcanY%C4%B1lmaz?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#ErcanYılmaz</a> Değerlendirme Yaptı.<a href="https://twitter.com/amedihd?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@amedihd</a> <a href="https://twitter.com/yilmazercanihd?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@yilmazercanihd</a> <a href="https://t.co/FtEu3Ouqly" rel="nofollow">https://t.co/FtEu3Ouqly</a><br />
✍️ <a href="https://t.co/oR1DsVqePf" rel="nofollow">pic.twitter.com/oR1DsVqePf</a></code></p>
<code>— Ötekilerin Gündemi (@OtekilerinG) <a href="https://twitter.com/OtekilerinG/status/1881754590573687034?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">January 21, 2025</a></code></blockquote>

<p><code><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></code><button><font>Kodu Kopyala</font></button></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<article>
<header>
<h1></h1>
</header>

<p><textarea readonly="readonly"></textarea></p>

<footer><button></button></footer>
</article>

<p><strong>Tarihi Süreç</strong><br />
Ercan Yılmaz, Kürt meselesinin çözümüne yönelik tartışmaların Türkiye'de uzun bir geçmişe sahip olduğunu belirtti. Bu süreçlerin sancılı geçtiğini vurgulayan Yılmaz, şu ifadelerde bulundu:<br />
“1993 yılında Turgut Özal döneminden bugüne kadar, 40 yıllık savaşın 32 yılı boyunca diyalog ve müzakere görüşmeleri yapıldı. En somut örnek, 2013-2015 yılları arasındaki 'çözüm süreci' idi. Ancak 24 Temmuz 2015'te yeniden başlayan çatışmalı süreçle yaklaşık 10 yıldır çözümsüzlük hâkim. Bu sürecin, hem insan kaybı hem de ekonomik ve toplumsal maliyeti çok büyük oldu.”</p>

<p><img alt="D S C08000" height="2408" src="https://ozgundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2025/01/d-s-c08000.JPG" width="4288" /></p>

<p><strong>Son 10 Yıldaki Sorunlar</strong><br />
Yılmaz, 2015’ten bu yana çatışmalı sürecin toplumsal etkilerine değinerek şunları söyledi:<br />
“Son 10 yılda binlerce insan yaşamını yitirdi, milyonlarca insan yerinden edildi. 2016 yılındaki darbe girişimi sonrası kayyım atamaları, düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik engeller ve siyasetçilerin tutuklanması gibi ciddi hak ihlalleri yaşandı. Bugün hâlâ yoğun bir şekilde bu ihlallerin devam ettiğini görüyoruz.”</p>

<p>Kayyım uygulamalarına da dikkat çeken Yılmaz, 1 Ekim’den bu yana yapılan tartışmalara rağmen 4 Kasım itibarıyla 9 belediyeye kayyım atandığını ve bu durumun Kürt meselesindeki çözümsüzlüğün bir sonucu olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Güncel Durum ve Talepler</strong><br />
Yılmaz, Kürt meselesinin çözümü için çatışma dışı yöntemlerin önemine vurgu yaptı:<br />
“Kürt meselesi, er ya da geç diyalog ve müzakere zemininde çözülecektir. Barış talebimizden vazgeçmedik ve bu sürecin destekçisiyiz. İmralı’dan yapılan görüşmeler umut verici olsa da önceki süreçlerden ders çıkarılması gerekiyor. Sivil toplumun bu sürece dahil edilmemesi, önceki çözüm girişimlerinin başarısızlık nedenlerinden biriydi.”</p>

<p>Türkiye’nin demokrasiye geçişi ve insan hakları standartlarını yükseltmesi için Kürt meselesinin çözümünün şart olduğunu belirten Yılmaz, şu çağrıda bulundu:<br />
“Hasta mahpusların serbest bırakılması, kayyım uygulamalarına cevaz veren yasaların değiştirilmesi ve hapishanelerdeki siyasetçilerin serbest bırakılması, çözüm sürecine dair kamuoyunda umut yaratacak adımlar olacaktır.”</p>

<p><strong>Sonuç ve Öneriler</strong><br />
Yılmaz, çözüm sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi için kullanılan dilin önemine dikkat çekti:<br />
“Devlet temsilcilerinin ve diğer tarafların kullandığı üstenci dili terk etmeleri gerekiyor. Diyalog, taraflar arasında eşit bir şekilde yürütülmelidir. Kürt meselesi artık bölgesel bir sorun değil, küresel bir boyut kazanmıştır. Suriye’deki Kürt toplumunun haklarının tanınması ve Türkiye’nin bu süreçte yapıcı bir rol oynaması gereklidir.”</p>

<p>Son olarak barış talebinin toplumsal bir talepe dönüşmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, şu sözlerle açıklamalarını sonlandırdı:<br />
“Barış talebimizi her zaman dile getireceğiz. Sivil toplum olarak bu sürecin destekçisi ve takipçisiyiz. Bu kez kalıcı bir çözümün sağlanması için herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.” Bu kapsamlı değerlendirme, Kürt meselesinin çözüm sürecine dair toplumsal bir umut ışığı olarak kamuoyuna önemli mesajlar veriyor. Ötekilerin Gündemi olarak, dosya çalışmalarımız kapsamında bu tür değerlendirmeleri sizlere sunmaya devam edeceğiz.</p>

<p></p>

<p><strong>Söyleşinin</strong> tamamını&nbsp; <span style="color:#3498db">https://youtu.be/6ZQGkekL6O4&nbsp; </span>&nbsp;YouTube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>"Yeniden Çözüm İnşası"</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/amed-ihd-baskani-yilmaz-surecin-hem-destekcisiyiz-hem-de-izleyicisiyiz</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jan 2025 19:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/01/d0af1c36-6b31-4d2a-b416-cdab52e47d1d.jpeg" type="image/jpeg" length="78520"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Yeniden Çözüm Tartışması"na Amed Barosu Başkanı Güleç'ten değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/yeniden-cozum-insasina-amed-barosu-baskani-gulecten-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/yeniden-cozum-insasina-amed-barosu-baskani-gulecten-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ötekilerin Gündemi "Yeniden Çözüm Tartışması'na" dosyasına Amed Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç sürece ilişkin değerlendirme yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AMED ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ- DOSYA(1)&nbsp;&nbsp;</strong>Ötekilerin Gündemi "<strong>Yeniden Çözüm Tartışması'na</strong>" dosyasına <strong>Amed</strong> Barosu Başkanı <strong>Abdulkadir Güleç&nbsp;</strong>sürece ilişkin değerlendirme yaptı.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr"><code>"Yeniden Çözüm Tartışması"na Amed Barosu Başkanı Güleç'ten değerlendirme<a href="https://twitter.com/hashtag/%C3%96tekilerinG%C3%BCndemi?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#ÖtekilerinGündemi</a> "<a href="https://twitter.com/hashtag/Yeniden%C3%87%C3%B6z%C3%BCmTart%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#YenidenÇözümTartışması</a>'na" dosyasına <a href="https://twitter.com/hashtag/Amed?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Amed</a> Barosu Başkanı <a href="https://twitter.com/hashtag/AbdulkadirG%C3%BCle%C3%A7?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#AbdulkadirGüleç</a>'ten sürece ilişkin değerlendirme yaptı. <a href="https://twitter.com/akadirgulec?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@akadirgulec</a> <a href="https://twitter.com/Diyarbakirbaro?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@Diyarbakirbaro</a> <a href="https://t.co/T6BSndUlSF" rel="nofollow">https://t.co/T6BSndUlSF</a><br />
⬆️ <a href="https://t.co/12OlyJ5aKJ" rel="nofollow">pic.twitter.com/12OlyJ5aKJ</a></code></p>
<code>— Ötekilerin Gündemi (@OtekilerinG) <a href="https://twitter.com/OtekilerinG/status/1881384256838173138?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">January 20, 2025</a></code></blockquote>

<p><code><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></code><button><font>Kodu Kopyala</font></button></p>

<p></p>

<p></p>

<article>
<header>
<h1></h1>
</header>

<p><textarea readonly="readonly"></textarea></p>

<footer><button></button></footer>
</article>

<p>Meclis’in açılışında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Meclis'teki grup sırasına girerek tokalaşması, yeniden çözüm süreci tartışmalarını gündeme getirdi. Adalet Bakanlığı tarafından Abdullah Öcalan’ın ailesi ve avukatlarıyla görüşmesine uzun bir süre izin verilmezken, bu süreçte ilk kez bir görüşme gerçekleşti. Urfa Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Ömer Öcalan, görüşmenin ardından PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın şu mesajını paylaştı:</p>

<p>"Çözüm süreci, halkların eşitliği ve demokratik bir zeminde diyalog temelinde ele alınmalıdır. Barışa ve çözüme olan inancımız tamdır. Sorunların çözümü, toplumsal uzlaşı ve diyalogla mümkündür. Yeni paradigmamız, halkların demokratik birliğini esas alarak barışı toplumsal bir proje haline getirme hedefidir."</p>

<p>Bu görüşmenin ardından, DEM Parti’den bir heyet İmralı’ya giderek Abdullah Öcalan ile ikinci bir görüşme gerçekleştirdi. Heyette Van Milletvekili ve parti eş genel başkanı Pervin Buldan ile İstanbul Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder yer aldı. Bu isimler, daha önceki çözüm süreci heyetinde de görev yapmıştı.</p>

<p>Heyetin İmralı’daki görüşmesinin ardından, heyette Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk de yer aldı. TBMM Başkanlığı ve siyasi partilerle bir dizi temas gerçekleştirildi. Görüşme sonrası heyet, Öcalan’ın yeni paradigma çerçevesinde çözüm sürecine yönelik mesajlarını siyasi partilere iletti. Ayrıca, heyet görüşmelerin devam etmesi için Adalet Bakanlığı’na resmi bir başvuruda bulundu.</p>

<p>Abdullah Öcalan’ın verdiği mesajlar, kamuoyunda çözüm sürecinin yeniden gündeme gelebileceği ve barışa yönelik yeni bir dönemin başlayabileceği şeklinde yorumlanıyor. DEM Parti, barış ve çözüm sürecine ilişkin somut ve kapsayıcı adımlar atılması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Görüşmelerin sonuçları ve bu süreçte atılacak adımlar, önümüzdeki günlerde daha netleşecek. Abdullah Öcalan’ın “yeni paradigma” mesajı, toplumsal barışa yönelik çözüm umudunu güçlendirmiş durumda.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ötekilerin Gündemi olarak, yeni sürece ilişkin değerlendirmeler için&nbsp; "<strong>Yeniden Çözüm Tartışması'na</strong>" adlı bir dosya çalışması başlattık.<br />
Siyasi partiler, STK’lar, meslek odaları, barolar ve sokak röportajlarıyla her gün yeni bir değerlendirme sizlerle paylaşacağız.</p>

<p></p>

<p>Bugün ilk değerlendirmemizi Amed Barosu Başkanı <strong>Abdülkadir Güleç’</strong>ten aldık.</p>

<p><img alt="C9595Fe7 Bf40 46A9 9675 738Af0Fbfd39" height="900" src="https://ozgundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2025/01/c9595fe7-bf40-46a9-9675-738af0fbfd39.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Güleç, yeni sürecin kalıcılaşması için şunları söyledi:</p>

<p>"Devlet Bahçeli’nin DEM Parti grubunu ziyaret etmesi, kimisinin yeni süreç, çözüm süreci dediği bir süreci yaşıyoruz. Bu süreci, kuşkusuz siyasetçilerin Kürt sorununa çözüm getirme gayreti olarak görmek ve umut etmek istiyoruz. Ancak bazı sorunların henüz giderilmesi gerekiyor. Eğer gerçekten hükümet samimiyse ve Kürt sorununa demokratik, barışçıl yöntemlerle çözüm getirme konusunda samimiyetlerini ortaya koyacaklarsa öncelikle yapılması gereken şeyler olduğunu düşünüyoruz. Cezaevinde, sayıları 600’ü bulan hasta mahpusların durumu var. Bunların bir an önce sağlık gerekçesiyle tahliye edilmesi için gerekli düzenlemenin yapılması lazım. Yine uygulanmayan AİHM kararları var. Bu kararların uygulanması gerekiyor. Bu kararlar uygulandığında eminim ki bu süreç çözüme doğru bir ivme kazanır.</p>

<p>Bu sebeple öncelikle bunların yapılması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Ama her şeyden önce siyasetçilerin, hele milliyetçi bir çizgide siyaset yapan, Kürt sorununun olmadığını ifade eden bir siyasi partinin genel başkanının, Öcalan’ı kast ederek umut hakkında söz etmesi bana göre çok önemli bir açıklama. Bunun çözüm için bir başlangıç olarak görülmesi gerekir. Akabinde Ömer Öcalan’ın İmralı’ya ziyaret etmesi, sonra DEM Parti İmralı heyetinin İmralı’da Öcalan’la görüşmesi çok önemlidir. Belli ki görüşmeler daha da devam edecektir. Çünkü aynı grup görüştükten sonra Meclis Başkanı görüştü, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşmeler gerçekleştirdi. Bu görüşmeler sonucunda muhtemelen bir açıklama yapılacak. Heyetin tekrar İmralı’ya gitme durumu var.</p>

<p>Bu süreci önemsiyoruz. Bölgede bu süreç yakından takip ediliyor ve önemseniyor. Ancak bölgede şöyle bir ihtiyat durumu olduğunu belirtmek istiyorum, aslında bende de var. Bir yandan çözüm konuşurken, öte taraftan Kuzey Suriye’de yapılan operasyonlarda sivil can kaybı yaşanıyor. Hukukçu olarak, bu toplumun bir ferdi olarak bu durum endişe verici. İki gün önceki saldırıda tiyatrocu Bawê Teyar olarak bilinen Kürt tiyatrocu maalesef saldırı sonucu hayatını kaybetti. Bunlar, çözüm sürecinin akamete uğraması için bazılarınca karmaşa olarak görülebilir ya da değerlendirilebilir.</p>

<p>Biz isteriz ki bu operasyonlar dursun. Devlet ve hükümet ilk adımları atsın. Çözüm sürecinden söz edeceksek, bir yumuşama lazım. Bu operasyonların durdurulması gibi adımlarla süreç daha yumuşak ilerleyebilir ve toplumsal kaygılar giderilebilir. Bu şekilde süreç barışa evrilebilir."</p>

<p>Söyleşinin tamamını&nbsp; https://youtu.be/rZDj34BSAic&nbsp;&nbsp;YouTube kanalımızdan izleyebilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>"Yeniden Çözüm İnşası"</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/yeniden-cozum-insasina-amed-barosu-baskani-gulecten-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jan 2025 19:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/01/79e70b79-c4c3-4e6e-ad16-b52561cda161.jpeg" type="image/jpeg" length="55913"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“20 soruda” bu kez, Şair ve Yazar Raney Su]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/20-soruda-bu-kez-sair-ve-yazar-raney-su</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/20-soruda-bu-kez-sair-ve-yazar-raney-su" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçılarımıza ve yazarlarımıza yönelik "20 Soru" adlı özel dosyamızda, bugünkü sorularımızı cevaplayan şair ve yazar Ranay Su]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>20 SORU KÖŞEMİZE DAİR"</strong></p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p>Merhabalar, <strong>"Ötekilerin Gündemi"</strong> olarak sanatçılarımıza, yazarlarımıza, duruşlarıyla dünyayı güzelleştirmeye çalışanlar için "20 soru" adlı bir köşe hazırladık.</p>

<p></p>

<p>Bir ülkenin gerçek gelişmişliğini o ülkenin yazarları, sanatçıları ve filozofları belirler. Savaşlar biter, devri devran değişir, geriye yazı kalır ve yazılan romanlar, şiirler ve öyküler ve resimler toplumların gerçek tarihini oluşturur.</p>

<p></p>

<p>Hep klasikleşen “20 soru” gibi bir köşede ısrarcı olmamızın nedeni, yazarlarımıza ve sanatçılarımıza, dünyayı güzelleştirmek için emek harcayanlara ve direnenlere selam ederek, onların soluğunu duyurmak, kelimelerle onların dünyasını anlayabilmek ve anlatabilmek. Birbirinden değerli sanatçılarımızla, gazeteci, politikacı ve aktivistlerimizle yüreklerinize ve bilinçlerinize dokunmak istiyoruz. Bu köşeyi seveceğinizi umuyoruz.</p>

<p>Her anlamıyla tarihsel ve zorlu bir süreçten geçerken, heyecanı, ilgiyi, dahası umudu artırmak için, desteğinize ihtiyacımız var.</p>

<p>Ekte 20 soru var, her soruya kısa yanıtlar vererek katılırsanız seviniriz.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p>Hepinize sevgi ve saygılarımızla…</p>

<p>Ötekilerin Gündemi</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p>SANATÇILARIMIZ VE YAZARLARIMIZLA 20 SORU</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p>Varlık sözcüğü sizde neyi çağrıştırır?</p>

<p><strong>Varlık çok sevdiğim bir kelime, bende yaşamı, özü çağrıştırıyor. </strong></p>

<p>&nbsp;Geçmiş, şimdi ve gelecek dersek…</p>

<p><strong>Geçmişte gelecekte şuanın içindedir. </strong></p>

<p>&nbsp;En çok etkilendiğiniz roman, film ve tiyatro.</p>

<p><strong>Jack London romanları, Arkadaş, “güneşin altında her şey aynı”</strong></p>

<p>&nbsp; İlk gençliğinizde kime öykündünüz, kahramanınız kimdi?</p>

<p><strong>Halk kahramanlarına</strong></p>

<p>&nbsp; Nerede yaşamak isterdiniz? Coğrafya kader midir?</p>

<p><strong>Henüz kendimizin farkında değilsek, evet, coğrafya kader, fakat, kendimizi tanıyıp anladığımızda her yerde kaderini kendin çizersin.</strong></p>

<p>&nbsp;Yeniden doğsaydınız hangi mesleği seçmek isterdiniz?</p>

<p><strong>Meslek fark etmez, yeterki kendim olmayı seçeyim.</strong></p>

<p>&nbsp;En sevmediğiniz ve en sevdiğiniz yanınız? 3 yanınızı</p>

<p><strong>Zorlandığım yanlarım var fakat iyiki varlar onlarıde seviyorum. Beni ben yapan her iki yanım.</strong></p>

<p>&nbsp;Aşka inanır mısınız? Aşk mı özgürlük mü?</p>

<p><strong>Aşk inanılacak bir şey değil, yaşanılacak bir şey. Özgürlüğü aşk öğretir.</strong></p>

<p>&nbsp;İnsan sözcüğü sizde neyi çağrıştırır?</p>

<p><strong>Tüm egoist düşüncelerden arınılmış, din, dil, ulus,toprak, cinsiyetin anlamını yitirdiğide varılan yer. Var olma.</strong></p>

<p>&nbsp;Dayanamadığınız insan tipi?</p>

<p><strong>Sinsi ve saygısız olanlar</strong></p>

<p>&nbsp;Koku dersek; kentlerin kokusu nedir sizin için?</p>

<p><strong>Stres, koşturmaca, hava kirliliği.</strong></p>

<p>&nbsp;Şimdinin kokusu?</p>

<p><strong>Varolmak, canlı, taze mis...</strong></p>

<p>&nbsp;En çok dinlediğiniz müzik?</p>

<p><strong>En çok dinlediğim müzik, döneme göre, içimdeki ruh halime göre değişir...kürtçe, alevi deyişleri, klasik müzik...</strong></p>

<p>&nbsp;Şu an neler okuyorsunuz?</p>

<p><strong>Şuan 2. Kitabım üzerinde çalışıyorum, okumaya pek zaman ayıramıyorum. </strong></p>

<p>&nbsp;Pişmanlıklarınızdan üçü…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>&nbsp;</strong><!--[endif]--><strong>Oğlum ve Kızım küçükken yeterince olgun olamayışım.</strong></p>

<p><strong>Başka bir pişmanlığım yok.</strong></p>

<p>&nbsp;Ölümden ve yaşlılıktan korkar mısınız?</p>

<p><strong>Korkmaktan ziyade, her ikisinde iyi hazırlanmaya çalışıyorum. Ölüm bilinmeyen, bir bilinmiyeni, bir gün karşılayacağımı kabul ediyorum. Yaşlılık ise bir fiziki değişimdir, değişime entegre olmak lazım o kadar...</strong></p>

<p>&nbsp;Yalnızlık?</p>

<p><strong>Yalnızlık dozunda çok güzel. </strong></p>

<p>En büyük hayaliniz?</p>

<p><strong>&nbsp;Bu dönemde en büyük hayalim, Kürtlerin statüye sahip olması ve diline ile kültürüne sahip çıkması. En büyük hayalim anne olmaktı, oldum. Şu anki hayalim ise sahne almak; gerek konuşmak gerekse türkü söylemek.</strong></p>

<p>&nbsp;Hayatınızda olmazsa olmaz dediğiniz üç şey!</p>

<p><strong>Çocuklarım, Torunlarım, Yazı ve müzik </strong></p>

<p>&nbsp;Evrene neyi fısıldamak istersiniz?</p>

<p><strong>Lütfe kendini daha güçlü hisettir...</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>"20 Soru Köşemize Dair"</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/20-soruda-bu-kez-sair-ve-yazar-raney-su</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jan 2025 22:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/01/20-soruda-adli-dosyamiz-otekilerin-gundeminde-devam-ediyor-5.jpg" type="image/jpeg" length="44336"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“20 soruda” Bu kez, Yazar  Servet Özkan]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/20-soruda-bu-kez-yazar-servet-ozkan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/20-soruda-bu-kez-yazar-servet-ozkan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçılarımıza ve yazarlarımıza yönelik "20 Soru" adlı özel dosyamızda, bugünkü sorularımızı cevaplayan Yazar Servet Özkan]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>20 SORU KÖŞEMİZE DAİR</strong></p>

<p>Merhabalar,<br />
"Ötekilerin Gündemi" olarak sanatçılarımıza, yazarlarımıza, durmalarıyla dünyayı güzelleştirmeye çalışanlar için "20 Soru" adlı bir köşe hazırlandık.</p>

<p>Bir ülkenin gerçek gelişmişliğini o ülkenin yazarları, sanatçıları ve filozofları belirler. Savaşlar bitleri, devrin devran değişiklikleri, geriye dönük yazılar kalır ve yazılan romanlar, şiirler, öyküler ve resimler, toplumların gerçek verileri oluşturulur.</p>

<p>Hep klasikleşen “20 soru” gibi bir köşede ısrarcı olduğumuzun nedeni, yazarlarımıza ve sanatçılarımıza, dünyayı güzelleştirmek için emek harcayanlara ve direnenlere selam vererek onların soluğunu duyurmak, kelimelerle dünyalarını anlayabilmek ve anlatabilmek. Birbirinden değerli sanatçılarımızla, gazetecilerimizle, yetiştiricilerimizle, yüreklerinizle ve bilinçlerinize dokunmak istiyoruz. Bu köşeyi seveceğiniz miktarı.</p>

<p>Her kelimenin tam anlamıyla zorlu ve zorlu bir süreçten geçen heyecanı, ilgiyi ve dahasını artırmak için desteğinizi olgunlaştırın var.<br />
Ekte sorularımız yer almakta, ona katılan kısa yanıtlar vererek katılırsanız seviniriz.</p>

<p>Hepinize sevgi ve saygılarımızla…<br />
<strong>Ötekilerin Gündemi</strong></p>

<p><strong>Sanatçılarımız ve Yazarlarımızla 20 Soru</strong></p>

<p><strong>Varlığın senin neyini çağrıştırır?</strong></p>

<p>Aslında iyiye, güzele gitme çabası ve arayışıdır. Ancak günümüzde güçlü eş anlamlıdır.</p>

<p><strong>Geçmiş, şimdi ve gelecek dersek…</strong></p>

<p>Her insanın geçmişine baktığında yapması gereken birçok şeyi yapması insanda kırılma yaratır elbet. Ama insanın geçmişinde gurur duyacağı şeyler olması gerekir. Şimdi her şeyin şartları ve esnek mekan olsa da daha fazla yapmak mümkün değil. Gelecek için ise değerlerme uygun olmak, anında beyaz sayfalarda yer almak için çaba sarf ediyorum. Kutsal değerlerin düşmesi için yoğun bir çaba gösteriliyor.</p>

<p><strong>En çok etkilendiğiniz roman, sinema ve tiyatro.</strong></p>

<p>En çok etkilendiğim roman: Yaşar Kemal - İnce Memed, Film: Yılmaz Güney'in Ana filmi ve Destara Kobane&nbsp; ve Tiyatro: Jiyana Nu Tiyatrosu.</p>

<p><strong>İlk gençliğinizde kime kitabınız, kahramanınız kimdi?</strong></p>

<p>Gençliğimde en fazla Güney Kürdistan'da 1974 yılında idam sehpasına götürülen Kürt kızı Leyla Qasımla beraber birçok kahramanım oldu. Değerlerine sahip oldukları ortaya çıkan ve bu uğurda bedel ödeyen her bireyin benim için bir kahramandır. Vedat Aydın ise hiç unutamayacağım kahramanlardan biridir.</p>

<p><strong>Nerede yaşamak isterdiniz? Coğrafya kader midir?</strong></p>

<p>Yaşadığım coğrafyada yaşamak isterim. İnsanın vatanından daha güzeli yoktur. Doğduğum toprak benim öz annemdir. kalıcı olarak farklı bir coğrafyada yaşamayı hiç düşünmedim. Coğrafya hem kaderdir hem de değildir. Bu, insanın kendini aşmasıyla ilgili sorunlar; hayata bakışıyla alakalıdır.</p>

<p><strong>Yeniden doğsaydınız hangi mesleği seçmek isterdiniz?</strong></p>

<p>Birçok meslek seçimini düşünürdüm. Başta spor, daha yetkin bir yazar olmak ve insanlarla uğraşanları seçmek mümkün.</p>

<p><strong>En sevmediğiniz ve en sevdiğiniz üç yanınız?</strong></p>

<p>En sevmediğim yanlarım: Bazen aşırı duygusallık, karşımdaki kişiyi kırma ve öfke patlamalarım. Sevdiğim yanlarım: Kendi iddialarıma bağlılığımı halka ve değerlerime istenildiği gibi olmasa da sadık kalmak.</p>

<p><strong>Aşka inanır mısın? Aşk mı mü özgürlük?</strong></p>

<p>Özgürlük. Bireysel aşka hiç inanmadım. Ben en çok insanlığın özgürlüğü aşkına inandım. insan özgür olmadan aşkın da anlamı yoktur.</p>

<p><strong>İnsanla ilgili neyi çağrıştırır?</strong></p>

<p>İnsan, hem iyilik hem de kötü potansiyelini taşır. Bu, onun seçimleriyle şekillenir.</p>

<p><strong>Dayanamadığınız insan tipi?</strong></p>

<p>Kaypak, dönek, çıkar için kendini pazarlayan ve değerlerine ihanet etmeden nefret ederim.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Koku dersek; kentlerin kokusu nedir sizin için?</strong></p>

<p>Kentlerin kokusu, insanı kendine yabancılaştıran ve kültürü, dilini kaybeden bir kokudur.</p>

<p><strong>Şimdinin kokusu mu?</strong></p>

<p>Güzel, kendi özüne sahip olarak ortaya çıkan bir koku üretimi.</p>

<p><strong>En çok dinlediğiniz müzik?</strong></p>

<p>Şiwan Perwer, Hozan Comerd ve Şahe Dengbêjan Şakiro.</p>

<p><strong>Şu anda neler okuyorsunuz?</strong></p>

<p>Qêrîneke Bêdeng - Rındêxan ve Evîna Zarokên Bê Welat .</p>

<p><strong>Pişmanlıklarınızdan üçü…</strong></p>

<p>Kendi coğrafyamdan metropollere göç, kimi sevdiklerimle doyasıya sohbet&nbsp; etmeden ve bir daha görüşememek.</p>

<p><strong>Ölümden ve yaşlılıktan korkuyor musunuz?</strong></p>

<p>Ölüm kaçınılmazdır. Yaşlılık da doğaldır. Amacım uğrunda ölmekten hiç korkmadım. Ancak geride bıraktıklarım için ölüm büyük bir acıdır.</p>

<p><strong>Yalnızlık mı?</strong></p>

<p>Bazen yalnızlık güzeldir. Mutlu ve huzurlu ortamları da severim.</p>

<p><strong>En büyük hayaliniz mi?</strong></p>

<p>Mücadele ettiği coğrafyanın özgür olması. İnsan ve doğanın özgür olduğu bir vatan, en büyük hayalimdir.</p>

<p><strong>Hayatınızda olmazsa olmaz dediğiniz üç şey!</strong></p>

<p>Vatan sevgisi, doğa sevgisi ve insan sevgisi.</p>

<p><strong>Evrenin nesini boşaltmak?</strong></p>

<p>Eski zamanlarda dönmeli, doğa katliamına son vermeli. Herkesin dilediği gibi, baskısız ve özgürce yaşamalı.</p>

<p>Selam ve saygılarımla.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>"20 Soru Köşemize Dair"</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/20-soruda-bu-kez-yazar-servet-ozkan</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Nov 2024 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2024/11/20-soruda-adli-dosyamiz-otekilerin-gundeminde-devam-ediyor-4.jpg" type="image/jpeg" length="27492"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“20 soruda” Bu kez, Yazar Hakan Tahmaz]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/20-soruda-bu-kez-yazar-hakan-tahmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/20-soruda-bu-kez-yazar-hakan-tahmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçılarımıza ve yazarlarımıza yönelik "20 Soru" adlı özel dosyamızda, bugünkü sorularımızı cevaplayan Yazar-Barış Vakfı Yöneticisi Hakan Tahmaz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;<strong>Varlık sözcüğü sizde neyi çağrıştırır?</strong></p>

<p>a) Azınlıklara uygulanan vergi, ayrımcılık. b) haksız kazanç,&nbsp; zenginlik</p>

<p><strong>Geçmiş, şimdi ve gelecek dersek…</strong></p>

<p>Geriden kalan, doya doya yaşanması gerek an,&nbsp; &nbsp;daha iyi bir yaşam hazırlığı.</p>

<p><strong>En çok etkilendiğiniz roman, film ve tiyatro nedir?</strong></p>

<p>İnce Mehmet (Yaşar Kemal) Adalet Ağaoğlu Bir&nbsp; Düğün Gecesi,&nbsp; Maksim Gorki Ana&nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;İlk gençliğinizde kime öykündünüz, kahramanınız kimdi?</strong></p>

<p>Ernesto Che Guevera&nbsp;</p>

<p><strong>Nerede yaşamak isterdiniz? Coğrafya kader midir?</strong></p>

<p>Kadere inanmam, Sessiz sakin ve kentsel tasarımı modern ve bütün sakinlerinin temel ihtiyaçlarına ulaşımın kolay ve eşit dağıtıldı düzenli bir kentte.&nbsp;</p>

<p><strong>Yeniden doğsaydınız hangi mesleği seçmek isterdiniz</strong></p>

<p>Fark etmez.&nbsp; Ama uzay bilimiyle ilgilenmeyi isterdim.</p>

<p><strong>En sevmediğiniz ve en sevdiğiniz yanlarınız? (3 özellik)</strong></p>

<p>Kindar değilim, bugün işini yarına bırakmam,&nbsp; disiplinli olmak.</p>

<p>Tez canlı olmam,&nbsp; olur olamaz her şeyin dert edinmem ve&nbsp; zamanla yarışmam</p>

<p><strong>&nbsp;Aşka inanır mısınız? Aşk mı özgürlük mü?&nbsp;</strong></p>

<p>İnanırım ama önceliğim özgürlük her zaman</p>

<p><strong>&nbsp;İnsan sözcüğü sizde neyi çağrıştırır?</strong></p>

<p>Onuru&nbsp; &nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;Dayanamadığınız insan tipi?</strong></p>

<p>Kibir budalası ve ayakta yalan konuşan</p>

<p><strong>Koku dersek; kentlerin kokusu nedir sizin için?</strong></p>

<p>Kimliği&nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;Şimdinin kokusu nedir?</strong></p>

<p>Anın tadı</p>

<p><strong>&nbsp;En çok dinlediğiniz müzik?</strong></p>

<p>Hala Sezen Aksu</p>

<p><strong>&nbsp;Şu an neler okuyorsunuz?</strong></p>

<p>&nbsp;Yakın dönem tarihine ait anı kitapları ve Rober Koptaş&nbsp; Unufak&nbsp;&nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;Pişmanlıklarınızdan üçü…</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngilizce öğrenmemek,&nbsp; oğluma buluşmadan korkularım nedeniyle gecikmem ve kendime yaptığım haksızlıklar.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Ölümden ve yaşlılıktan korkar mısınız?</p>

<p>Korkmamak mümkün mü?&nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;Yalnızlık nedir sizin için?</strong></p>

<p>Kendimi dinlemektir, olabilmektir.&nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;En büyük hayaliniz nedir?</strong></p>

<p>İyi insanların ve iyiliklerin, kötüleri ve kötülükleri&nbsp; bastıracak kadar çoğalmasıdır.&nbsp; &nbsp;</p>

<p><strong>Hayatınızda olmazsa olmaz dediğiniz üç şey nedir?</strong></p>

<p>Hayatımın hiçbir döneminde hiç olmazsa olmazlarım&nbsp; olmadı. Tek bir şey hariç hayatın kendisi</p>

<p><strong>&nbsp;Evrene neyi fısıldamak istersiniz?</strong></p>

<p>Dünyanın çok adaletsiz olduğunu</p>

<p><img alt="0Z8Kgltk65Kibpw1Ntl" height="500" src="https://ozgundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2024/11/0z8kgltk65kibpw1ntl.jpg" width="349" /><img alt="Wh True" height="598" src="https://ozgundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2024/11/wh-true.jpg" width="400" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>"20 Soru Köşemize Dair"</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/20-soruda-bu-kez-yazar-hakan-tahmaz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Nov 2024 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2024/11/20-soruda-adli-dosyamiz-otekilerin-gundeminde-devam-ediyor-3.jpg" type="image/jpeg" length="90874"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“20 soruda” bu kez, Şair ve Yazar Nuray Şen]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/20-soruda-bu-kez-sair-ve-yazar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/20-soruda-bu-kez-sair-ve-yazar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçılarımıza ve yazarlarımıza yönelik "20 Soru" adlı özel dosyamızda, bugünkü sorularımızı cevaplayan şair ve yazar Nuray Şen]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>20 SORU KÖŞEMİZE DAİR"</strong></p>

<p>Merhabalar, "Ötekilerin Gündemi" olarak sanatçılarımıza, yazarlarımıza, duruşlarıyla dünyayı güzelleştirmeye çalışanlar için <strong>"20 soru"</strong> adlı bir köşe hazırladık.</p>

<p>Bir ülkenin gerçek gelişmişliğini o ülkenin yazarları, sanatçıları ve filozofları belirler. Savaşlar biter, devri devran değişir, geriye yazı kalır ve yazılan romanlar, şiirler ve öyküler ve resimler toplumların gerçek tarihini oluşturur.</p>

<p>Hep klasikleşen “20 soru” gibi bir köşede ısrarcı olmamızın nedeni, yazarlarımıza ve sanatçılarımıza, dünyayı güzelleştirmek için emek harcayanlara ve direnenlere selam ederek, onların soluğunu duyurmak, kelimelerle onların dünyasını anlayabilmek ve anlatabilmek. Birbirinden değerli sanatçılarımızla, gazeteci, politikacı ve aktivistlerimizle yüreklerinize ve bilinçlerinize dokunmak istiyoruz. Bu köşeyi seveceğinizi umuyoruz.</p>

<p>Her anlamıyla tarihsel ve zorlu bir süreçten geçerken, heyecanı, ilgiyi, dahası umudu artırmak için, desteğinize ihtiyacımız var.</p>

<p><strong>Ekte 20 soru var, her soruya kısa yanıtlar vererek katılırsanız seviniriz.</strong></p>

<p>Hepinize sevgi ve saygılarımızla…</p>

<p>Ötekilerin Gündemi</p>

<p><strong>SANATÇILARIMIZ VE YAZARLARIMIZLA 20 SORU</strong></p>

<p><strong>- Varlık sözcüğü sizde neyi çağrıştırıyor?</strong><br />
Gezegenimiz kendi yasası ahengi ve döngüsüyle sürekli üreten devasa bir organizma. Tüm canlılar bu kaynaktan beslenerek kendilerini varediyor, birikimlerini birbirlerine aktararak çoğalıyorlar. Hikaye bir yarışla başlıyor. Sayısız rakibini geride bırakarak ipi en önde göğüsleyen maratonun birincisi enerjisi isteği emeği ile varlığını sürdürmeyi hakediyor.<br />
İnsan, hayatı bu kadar adaletsiz yönetse de doğa tüm canlılara varolmanın eşit fırsatını sunuyor. Bir mucize gibi... Bu nedenle hiç kimse hiç kimseyi küçümseyemez. Henüz yolun bir sonu yok. Yolcuların hikayesi çok tanıdık olsa da herkesin yolculuğu farklı seyrediyor. Yolda başına gelen herşey ise hayat oluyor.</p>

<p><br />
<strong>- Geçmiş şimdi ve gelecek desek...</strong><br />
Her ne kadar, geçmiş geçmişte kaldı desem de zaman öyle akmıyor. Hayatın kafama vura vura öğrettikleri ve bir türlü öğrenemediğim ne çok şey var. Yitirdiklerimin derin kederi, kırılıp dökülen hayallerim, keşkelerim geçmişimi kanattı. Şimdi geçmişin kalbimde açtığı hasarlar üzerinden yüzleşme zamanı. Dönüp dolaşıp hatalarımı tekrarlasam da zaman hayallerimin peşine düşme cesareti... Umut zemheride açan bir kırmızı gül. Baharın habercisi. Kokusunun büyüsüne fazla kapılmak istemesem de geleceğe açılan kapı...</p>

<p><strong>- En çok etkilendiğiniz roman film tiyatro?</strong><br />
Khaled Hosseini'nin 'Bin Muhteşem Güneş' adlı romanından etkilenmiştim. Afganistan gerçeğinde iki kadının Meryem ve Leyla'nın trajik hikayesini anlatıyordu. 2010 Kanada- Fransa yapımı 'İncendies' (İÇİMDEKİ YANGIN). Bir süre etkisinden çıkamadığım bir filmdi. 1975 Lübnan iç savaşı ve yine bir kadın hikayesi. Film bittiğinde uzun bir zaman yerimden kalkamadığımı öylece donup kaldığımı hatırlıyorum. Tiyatroya gitme imkanım fazla yok. Olmadığı için gidemiyorum. En son 2023 de 'MAMMA MİA MÜZİKALİ'ni Fransızca izledim. Hepsi bu.</p>

<p><strong>- İlk gençliğinizde kime öykündünüz? kahramanınız kimdi?</strong><br />
İlk gençliğimin kahramanı Che Guevara idi.</p>

<p><strong>- Nerede yaşamak isterdiniz? Coğrafya kader midir?</strong><br />
Bir ayağım Diyarbekir'de diğeri İstanbul'da olsun isterdim. 14. Yüzyılda yaşamış bilim insanı sosyolojinin atası İbn-i Haldun'a atfen bir tesbit 'Coğrafya kaderdir' sözü. İnsan hayata bir varlık olarak gelirken hangi coğrafyada hangi ana babadan hangi sosyal siyasal ekonomik inançsal çevreye katılacağını seçme şansına sahip değil. Ama içine doğduğu toplumun koşulları tüm hayatını etkiliyor. Ailesel bölgesel kökleri üzerinden fiziksel zihinsel ve ahlaki olarak şekilleniyor.<br />
Ortadoğu coğrafyası savaşların çatışmaların bitmeyen kavgaların diyarı. Kaderin kedere dönüştüğü topraklar. Çatışmaların yol açtığı hasar coğrafyanın insanlarının kalbinde nefes alıp veriyor. Nereye gitse de, kaçıp kurtulduğunu düşünse de o kader, kederiyle hep peşinde...</p>

<p><br />
<strong>- Yeniden doğsaydınız hangi mesleği seçmek isterdiniz?</strong><br />
Tiyatro oyuncusu olmak isterdim. Farklı karakterlere hayat vermek isterdim. Gençliğimde böyle deneyimlerim olmuştu. Jean Paul Sartre'nin 'Mezarsız Ölüler' oyununda Lucie rolünü oynamıştım mesela. Neyse işte içimde yarım kalmış bir heyecan.</p>

<p><br />
<strong>- En sevmediğiniz ve en sevdiğiniz yanlarınız?</strong><br />
Fazla 'en' lerim yok aslında. Bir insan olarak günahlarım sevaplarım var. Yanlış tercihlerimin sonuçları var bedelini zerre zerre ödediğim... İyi yanlarım da var beni ifade eden. Her güzel şey karşısında hep heyecanlıyım. Tanıdığım ya da tanımadığım cesur kadınların sanatta bilimde edebiyatta kazandıkları başarılardan onur duyarım. Meraklıyım. Hayatın sırlarını eskilerin hikayelerini merak ederim. Bir de arkadaşlaımdan vazgeçmem. Arkadaşlarımı oldukları gibi sever değer veririm.</p>

<p><br />
<strong>- Aşka inanır mısınız? Aşk mı özgürlük mü?</strong><br />
Kalp kalbin yurdudur. Nefesi aşk. Yurdu özgürlük. Aşk, zemheride çiçekli böcekli neşeli bir bahar ağacı... İnsanı sıradanlıktan olağanüstülüğe uçuran efsunlu güç. Binbir renk binbir kokunun kalpte dansı... Bir yanma hali. Yanarak iyileşme güzelleşme çoğalma hali. Anadolu insanı aşkı yanma olarak tarif eder. Aşka düşmüş insan aşık oldum demez de 'ben yandım!' der. Bence aşkın ruhuna çok yakışan bir kelime. Kalbin kalbe yolculuğudur aşk bir tatlı özgürlük yürüyüşü. Hayatın mayası yani...Birbirine rakip değil ki, aşk mı özgürlük mü diyelim.</p>

<p><br />
<strong>- İnsan sözcüğü sizde neyi çağrıştırır?</strong><br />
İnsan, bir yanı karanlık bir yanı aydınlık. Gece ve gündüz gibi. Karanlık yanı her türlü kötülüğe müsait. Aydınlık yanı isterse hayatı bahar bahçe yapabilir. İyilikte de kötülükte de bir sınırı yok. Ezen de insan, ezilen de Zalim de o, mazlum da...</p>

<p><br />
<strong>- Dayanamadığınız insan tipi?</strong><br />
Tek akıllı kendisiymiş gibi sürekli kendini abartan insanlarla aramda bir mesafe olsun isterim.</p>

<p><br />
<strong>- Koku dersek... Kentlerin kokusu nedir sizin için?</strong><br />
Çocukluğum ve ilk gençliğim hanımeli kokusuydu. Evimizin balkonunu çevrelerdi iki kök hanımeli. Yaz gecelerinde merdivenlere oturur sırtımı karanlığa yaslar hayallerimi hanımeli kokusuna sarardım. Çay bahçelerinden ılık şarkılar dökülürdü geceye... Aşka dair devrime dair güzel şeyler düşünür, bilmediğim tanımadığım uzak diyarları merak ederdim. Ve o koku hayallerimin ve büyüdüğüm şehrimin kokusuydu. Ne zaman içimdeki masum çocuğun hayallerini hatırlasam o esrarlı hanımeli kokusu gözlerime dolar genzimi yakar... Sonra reyhan kokusu girdi hayatımıza. Önce oğlumun saçlarına düştü reyhan kokusu. Elleri bedeni reyhan koktu. Tüm şehrin nefesi reyhan koktu. O gün bu gündür ömrümün geri kalanına sızdı, saçları reyhan kokan oğlumla birlikte kalbimde soluk alıp veriyor...</p>

<p><br />
<strong>- Şimdinin kokusu nedir?</strong><br />
Kalbimin yaraları, iflah olmaz hasretim, hayallerim, hatıralarım, bu yağmur bu rüzgar ömrümdeki herşey reyhan kokuyor... Şimdiden yarına ...</p>

<p><br />
<strong>- En çok dinlediğiniz müzik?</strong><br />
Her tür müziği seviyorum. Dinlerim. Ama şarkılar başka. Bir hüzzam şarkı, bir hicaz bir uşşak eser dinlemek, yanık üzerine sürülmüş bir merhem gibidir benim için.</p>

<p><br />
<strong>- Şu an neler okuyorsunuz?</strong><br />
Arkadaşım Berjin Haki'nin 'Zilanın Dengbejleri' adlı romanını okudum. Çok emekle hazırlanmış bir kitap. Sevdim. Ve şimdi Orhan Pamuk'un 'Veba Geceleri'ne başladım.</p>

<p><br />
<strong>- Pişmanlıklarınızdan üçü?</strong><br />
'Açaydım kollarımı... dikileydim önüne... gitme diyeydim... gitme...' Böyle bir şey işte...</p>

<p><br />
<strong>- Ölümden ve yaşlılıktan korkar mısınız?</strong><br />
Kaç kez ölümün nefesini nefesimde hissettim. Korktum. Her seferinde biraz daha az korkarak korkmamayı öğrendim. Yaşlılıkla ilgili endişem yok. Ben zaten yaşlıyım. Bazen ve hep şaşırarak şu koskoca 72 yılı ne zaman, nasıl geride bıraktığımı düşünüyorum. Uzun bir yoldan geliyorum. Kederin dibini gördüm. Aşkı yaşadım. Mülteci oldum. Ben inatla maviye boyuyorum kalbimdeki denizi hayat bir çizgi çekiyor kendi rengini atıyor üstüne. Ben israrla bahar diyorum yeşile açıyorum, hayat sonbaharı koyuyor yoluma. Yani yaşadığım herşey, içimde biriken telafisiz tesellisiz keder de, mutlu olduğum zamanların hatıraları da gözlerimde ellerimde yüzümdeki çizgilerde... İşin aslı bu çizgileri seviyorum. Bu benim hikayem çünkü...</p>

<p><br />
<strong>- Yalnızlık nedir sizin için?</strong><br />
Zamanın herhangi bir anında birdenbire kimsesiz kalıvermek. Derin bir boşluk hissi... Bağırsam kimse duymayacak çağırsam kimse gelmeyecek... Enkaz altında nefessiz öylece bir başıma...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>- En büyük hayaliniz nedir?</strong><br />
Benim de bir hayalim var. Bu dünyanın, üzerinde yaşayan tüm canlılara ait olduğu gerçeği üzerinden herkesin birbirinin hakkına hukukuna saygı gösterdiği bir hayat özlemi. 19- Hayatınızda olmazsa olmaz dediğiniz üç şey? İnsan çok şey isteyebilir bu hayattan. Olmazsa olmaz dedikleri şeyler. Lakin olmazsa olmazları olmasa da, yaşamaya devam ederler. Benim böyle köşelerim yok.</p>

<p><br />
<strong>- Evrene neyi fısıldamak isterdiniz?</strong><br />
Sevgi fısıldamak isterdim desem, fazla klişe olacak. Gerçi sevginin gücüne iman edenlerdenim. Lakin günümüzde bu kelimenin bir kıymeti harbiyesi yok. Kötülüğün en yoğun yaşandığı bir zaman bu. 20. yüzyıl savaşlarla başlamıştı. 1914 gibi... 1930 ve diğerleri gibi... Hayatımızı yönetenler kollarını sıvayıp 21. yüzyılı da savaşlara bulaştırdılar. İyilik kötülükle sınanıyor işte. Şimdi yine de, tüm kalbimle evrene 'çocuklar ölmesin!' diye fısıldamak isterdim. Kimse çocukları incitmesin, gün görmemiş murat almamış gencecik çocukları savaşlarla çatışmalarla birbirine kırdırmasın dilemek isterdim... Şimdi yine de bahara bahara açıyorum kapımı...<br />
<strong>Nuray Şen<br />
11 kasım 2024</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Dosyalar, "20 Soru Köşemize Dair"</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/20-soruda-bu-kez-sair-ve-yazar</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Nov 2024 20:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2024/11/20-soruda-adli-dosyamiz-otekilerin-gundeminde-devam-ediyor-2.png" type="image/jpeg" length="20242"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“20 soruda” bu kez, Gazeteci-Yazar Özlem Armen]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/20-soruda-bu-kez-gazeteci-yazar-ozlem-armen-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/20-soruda-bu-kez-gazeteci-yazar-ozlem-armen-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güzel bir dünya özlemi. Yani tel örgülerin olmadığı, gümrük kapıların kaldırıldığı, dileyen dilediği yerde yaşaması…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span><span>20 SORU KÖŞEMİZE DAİR"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Merhabalar, "Ötekilerin Gündemi" olarak sanatçılarımıza, yazarlarımıza, duruşlarıyla dünyayı güzelleştirmeye çalışanlar için "20 soru" adlı bir köşe hazırladık.</span></span></p>

<p><span><span>Bir ülkenin gerçek gelişmişliğini o ülkenin yazarları, sanatçıları ve filozofları belirler. Savaşlar biter, devri devran değişir, geriye yazı kalır ve yazılan romanlar, şiirler ve öyküler ve resimler toplumların gerçek tarihini oluşturur.</span></span></p>

<p><span><span>Hep klasikleşen “20 soru” gibi bir köşede ısrarcı olmamızın nedeni, yazarlarımıza ve sanatçılarımıza, dünyayı güzelleştirmek için emek harcayanlara ve direnenlere selam ederek, onların soluğunu duyurmak, kelimelerle onların dünyasını anlayabilmek ve anlatabilmek. Birbirinden değerli sanatçılarımızla, gazeteci, politikacı ve aktivistlerimizle yüreklerinize ve bilinçlerinize dokunmak istiyoruz. Bu köşeyi seveceğinizi umuyoruz.</span></span></p>

<p><span><span>Her anlamıyla tarihsel ve zorlu bir süreçten geçerken, heyecanı, ilgiyi, dahası umudu artırmak için, desteğinize ihtiyacımız var.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Ekte 20 soru var, her soruya kısa yanıtlar vererek katılırsanız seviniriz.</span></span></strong></p>

<p><span><span>Hepinize sevgi ve saygılarımızla…</span></span></p>

<p><span><span>Ötekilerin Gündemi</span></span></p>

<p><img alt="Aeae1D78 470F 4Cc7 B431 B988663Ec393" height="1080" src="https://ozgundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2024/06/aeae1d78-470f-4cc7-b431-b988663ec393.jpg" width="1080" /></p>

<p><strong><span><span>SANATÇILARIMIZ VE YAZARLARIMIZLA 20 SORU</span></span></strong></p>

<p><strong>1-Varlık sözcüğü sizde neyi çağrıştırır?</strong></p>

<p>-Var olmak. Maddeyi çağrıştırır. Sonrasında sonsuzluğu yani evreni.</p>

<p><strong>2- Geçmiş, şimdi ve gelecek dersek…</strong></p>

<p>-Geçmiş, yaşamışlığı; eksik ve hatalarımızı hatırlatır. Birikime dönüşen geçmiş; ışık gibi geleceği aydınlatan olgudur…</p>

<p><strong>3- En çok etkilendiğiniz roman, film ve tiyatro.</strong></p>

<p>-Gogol palto, Suç ve Ceza, İnce Memet… Filim olarak da; II Postman, Ve Demir Çeneli Kadınlar,</p>

<p><strong>4- Hayatınızda olmazsa olmaz dediğiniz üç şey?</strong></p>

<p>-birincisi ve en önemlisi Munzur vadisinde gezmek. İkincisi geceleri o vadinin kıyısında uzanarak yıldızları izlemek, izlerken de suyun tınılarını dinlemek. Elbette ki üçüncüsü, şiir dinlemek ve okumak.</p>

<p><strong>5- İlk gençliğinizde kime öykündünüz, kahramanınız kimdi?</strong></p>

<p>-Çocukluğumda köyümüze gelen ebenin, hastaları tedavi ederken yaptığı ine yöntemiydi.<br />
Onu özenle yıkar kaynatırdı, aynı ine ile diğer hastalara iğne yapardı. Çok ilgimi çeken bir durumdu. Aslında hastaların ağrılarını dindirdiğinden ötürü ona bir hayranlık beslerdim içten içe.</p>

<p><strong>6- Nerede yaşamak isterdiniz? Coğrafya kader midir?</strong></p>

<p>-Bulunduğum coğrafyayı severim. Buranın inançsal değerleri, yaşama hayat veren; suyunu kutsanması, bir taşın bile canı olduğunu düşünüp desturuna durmak… bu duygu harmanını sarıp sarmalayan halini çok kültürlü olması benim yeniden burada doğmamı istememe vesile oluyor. Evet coğrafya bir kaderdir. Ama sonrasında bu kişinin kendi tercihine kalmış diye düşünüyorum.</p>

<p><strong>7- Yeniden doğsaydınız hangi mesleği seçmek isterdiniz?</strong></p>

<p>-İnsanlığa hizmet kapsamında her şey.</p>

<p><strong>8- En sevmediğiniz ve en sevdiğiniz yanınız?</strong></p>

<p>-Her şeyin dört dörtlük olmasını isteyen biriyim. Bu, sevilecek yanım değil. Erken dolduruşa gelen ve ani kararlara verenim. Bunlar sevmediğim yanlarımdır ama kendimle kavga içindeyim. Sözümü hiç sakınmadan söylemem, sevdiğim yanımdır. Toplumsal düş dünyasına sahip olmam ve kolektif yaşamı benimsemem ayrıca en sevdiğim yanımdır.&nbsp;</p>

<p><strong>9- Aşka inanır mısınız? Aşk mı özgürlük mü?</strong></p>

<p>-Aşk, uygarlık tarihi boyunca insanlığın tanıştığı en coşkulu, en kadim en sert sistemleri, düzenleri harmanlayacak gözden geçirtecek ırgalayıp sarsacak kadar hakikatlidir. Aşk, dünden bugüne siyasi coğrafyaları değiştirecek kadar muktedir bir duygudur. Fakat bunlar aşkın özgürleşmesi ile alakalıdır. Bu anlamıyla aşka inanırım ve özgürleşmeden özgür aşkın yaşanacağına inanmayanlardanım.</p>

<p><strong>10- İnsan sözcüğü sizde neyi çağrıştırır?&nbsp;</strong></p>

<p>-Benmerkezciliği, stok ve mülk için kavga eden bir canlıyı çağrıştırıyor. Yani, olumluluk ve olumsuzluğa dair roller.</p>

<p><strong>11- Dayanamadığınız insan tipi?</strong></p>

<p>-Geçmişe saplantılı olan, mülkçü ve erk zihniyetli…</p>

<p><strong>12- Koku dersek; kentlerin kokusu nedir sizin için?</strong></p>

<p>-Anıların kokusunu bana çağrıştırır. Kentlerin yoksul sokakların bıraktığı kokuları alırım her daim. Doğal olmayan yani…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>13- Şimdinin kokusu?</strong></p>

<p>-An itibariyle mevsim ilkbahar! Sümbüllerin ve kekik kokusu derim.</p>

<p><strong>14- En çok dinlediğiniz müzik?&nbsp;</strong></p>

<p>-Özgün ve Batı Klasiği.</p>

<p><strong>15- Şu an neler okuyorsunuz?</strong></p>

<p>-Zola Germınal</p>

<p><strong>16- Pişmanlıklarınızdan üçü…</strong></p>

<p>-Geçen zamanda içinde az şeyler yapmamdan kaynaklı hayıflanırım. Ayrıca da daha fazla mücadele ede bilirdim. Sevdiklerimle daha çok vakit geçire bilirdim ama geçiremediğimin pişmanlığını yaşıyorum.</p>

<p><strong>17- Ölümden ve yaşlılıktan korkar mısınız?</strong></p>

<p>-Ölüm, kaçınılmazdır. Ondandır ki kültürümüz de devri daim denir. Ölümsüzlüktür bu.<br />
Yaşlılık; deneyim ve tecrübenin birikimidir ve Alevi-Kızılbaş Kültürümüzde İnsani Kamil denir. Ayrı bir güzelliği varıdır. Bende bu kamilikten nasibimi almak isterim. Alnımdaki kırışıklığın her birin bin derdi olduğunu anlatmak isterim.</p>

<p><strong>18- Yalnızlık?&nbsp;</strong></p>

<p>-Bazen güzel bir dosttur. Politik olarak tecritti anımsatır bana. Her daim farklıdır. Yani o anki psikolojimle alakalıdır.</p>

<p><strong>19- En büyük hayaliniz?</strong></p>

<p>-Güzel bir dünya özlemi. Yani tel örgülerin olmadığı, gümrük kapıların kaldırıldığı, dileyen dilediği yerde yaşaması…</p>

<p><strong>20- Evrene neyi fısıldamak isterdiniz?&nbsp;</strong></p>

<p>-Bütün zalimleri bu yer küremizde al götür bilinmeyen cehennemlere.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>"20 Soru Köşemize Dair"</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/20-soruda-bu-kez-gazeteci-yazar-ozlem-armen-1</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Dec 2022 09:16:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2024/06/20-soruda-adli-dosyamiz-otekilerin-gundeminde-devam-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="30980"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
