<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Med Gündem</title>
    <link>https://www.medgundem.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve taraofız habercilik... HAKÎKAT; Drama edilmiş anlayışını değil gerçekten, umuttan, özgürlükten beslenen geleceğe dönük, bilimsel, objektif, cesur bir yayıncılık anlayışını benimsiyoruz</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.medgundem.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 23:03:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu hafta sinema salonlarında 8 film vizyonda]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/bu-hafta-sinema-salonlarinda-8-film-vizyonda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/bu-hafta-sinema-salonlarinda-8-film-vizyonda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinema salonlarında bu hafta dramdan komediye, aksiyondan korku ve gerilime kadar 8 film vizyona girecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Bu hafta sinema salonlarında 8 film vizyona girecek..." src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/2d5a6cc8-7037-4464-a7e5-3c3ed6d3ccb4.jpg" /></p>

<h2>Sinema salonlarında bu hafta dramdan komediye, aksiyondan korku ve gerilime kadar 8 film vizyona girecek.</h2>

<p><img alt="Bu hafta sinema salonlarında 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/3af8cafb-ea58-477e-b721-60b9e7a880ba.jpg" /></p>

<p>Ölümlü Dünya</p>

<p>Ahmet Mümtaz Taylan, Alper Kul, Sarp Apak, İrem Sak, Doğu Demirkol ve Feyyaz Yiğit'in rol aldığı 2017 yapımı "Ölümlü Dünya" yeniden beyaz perdeye yansıyacak.</p>

<p>Ali Atay'ın yönetmenliğini üstlendiği komedi türündeki film, nesillerdir Haydarpaşa Garı'nda bir lokanta işleten Mermer Ailesi bireylerinin hikayelerini anlatıyor.</p>

<p><img alt="Bu hafta sinema salonlarında 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/9fd14525-a031-40be-bc65-67b4362fe9dd.jpg" /></p>

<p>Doğum Günü Partisi</p>

<p>Panos Karnezis'in aynı adlı romanından uyarlanan dram filmi "Doğum Günü Partisi" izleyici ile buluşacak.</p>

<p>Willem Dafoe'nin başrolünde oynadığı film, zengin Yunan iş insanı Markos Timoleon'un, kızı Sofia'nın 25. yaş günü için adada düzenlediği gösterişli partiyi konu alıyor. Görkemli kutlama, beklenmedik olayların patlak vermesiyle kontrolden çıkar, Markos'un kurduğu güç imparatorluğu sarsılır ve hayatını üzerine inşa ettiği temellerle yüzleşmek zorunda kalır.</p>

<p>Birleşik Krallık, Hollanda, İspanya ve Yunanistan ortak yapımı filmin yönetmen koltuğunda Miguel Angel Jimenez oturuyor.</p>

<p><img alt="Bu hafta sinema salonlarında 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/b00c6177-f38b-4666-a801-19cc7b192f06.jpg" /></p>

<p>Hatırladığım Ağaçlar</p>

<p>Hande Doğandemir, Erdem Kaynarca ve İştar Gökseven'in rol aldığı Erhan Tuncer'in 2023 yapımı filmi "Hatırladığım Ağaçlar", yeniden vizyona girecek filmler arasında yer alıyor.</p>

<p><img alt="Bu hafta sinema salonlarında 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/1d468d37-ea9f-4bef-80a5-4423b092da66.jpg" /></p>

<p>Moana</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı isimli sevilen animasyonun canlı çekim yeniden uyarlaması "Moana", genç Moana'nın Okyanus'un çağrısına kulak vermesini ve kötü şöhretli Maui ile Motunui adasının ötesine yelken açmasını işliyor.</p>

<p>Dwayne Johnson, Catherine Laga'aia ve John Tui'nin kadrosunda yer aldığı filmin yönetmenliğini Thomas Kail üstlendi.</p>

<p><img alt="Bu hafta sinema salonlarında 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/50d17961-c889-4eb4-bfa8-806461dccc1e.jpg" /></p>

<p>Çöl Savaşçısı</p>

<p>Anthony Mackie, Aiysha Hart, Sami Bouajila, Sharlto Copley ve Ben Kingsley'in başrollerini paylaştığı "Çöl Savaşçısı" aksiyon ve macera tutkunlarının ilgisini çekmeye aday olacak.</p>

<p>Rupert Wyatt'ın yönettiği yapım, 7. yüzyılda Arabistan'da, Sasani İmparatorluğu'nun zalim hükümdarı Kisra ile evlenmeyi reddeden Prenses Hind'in destansı direnişini konu ediniyor.</p>

<p><img alt="Bu hafta sinema salonlarında 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/cf9e7399-306a-416c-a689-484dd8daee55.jpg" /></p>

<p>Tatil</p>

<p>Ömür Çalışkan'ın çektiği "Tatil", okulların tatil olmasıyla birlikte tüm hayatları boyunca hatırlayacakları, en sevdiği okul arkadaşlarıyla tatil planı yapan bir grup gencin başından geçen olaylar etrafında dönüyor.</p>

<p><img alt="Bu hafta sinema salonlarında 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/b4027132-e7bf-45fa-86b7-b418111e42c3.jpg" /></p>

<p>Kötü Ruh: Cehennem Ateşi</p>

<p>Sebastien Vanicek'in filmi "Kötü Ruh: Cehennem Ateşi", kocasını kaybetmesinin ardından eşinin ailesinin ıssız evine gelen genç bir kadının, karanlık güçlere karşı verdiği hayatta kalma mücadelesini konu ediniyor.</p>

<p><img alt="Bu hafta sinema salonlarında 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/ee2ee578-1272-49ff-b587-980d269173f1.jpg" /></p>

<p>SIR: Bedel</p>

<p>Caner Doğruyol ve İbrahim Ergül'ün yönettiği "SIR: Bedel", bir sırrın peşinden sürüklenen genç bir kadının, geçmişin karanlık gölgeleriyle yüzleşirken kendisini doğaüstü olayların ve ölümcül bir lanetin ortasında bulmasını anlatıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/bu-hafta-sinema-salonlarinda-8-film-vizyona-girecek-25195</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/bu-hafta-sinema-salonlarinda-8-film-vizyonda</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 08:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/b00c6177-f38b-4666-a801-19cc7b192f06.webp" type="image/jpeg" length="50401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kürt folklor ekibinden önemli başarı]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/kurt-folklor-ekibinden-onemli-basari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/kurt-folklor-ekibinden-onemli-basari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürt folklor ekibi Galler’de gerçekleştirilen Llangollen International Musical Eisteddfod festivalinde birincilik ödülünü kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ </strong>- Kürt folklor ekibi Galler’de gerçekleştirilen Llangollen International Musical Eisteddfod festivalinde birincilik ödülünü kazandı.</p>

<p></p>

<p>Galler'de bu yıl gerçekleştirilen Llangollen International Musical Eisteddfod Festivali'nde Kürt folklor ekimi önemli bir başarıya imza attı. Londra Kürt Halk Meclisi ile Kırkısraklılar Derneği'nin ortaklaşa hazırladığı folklor ekibi, sergilediği performansla festivalin en dikkat çeken topluluklarından biri oldu. Farklı ülkelerden halk dansları ekiplerinin katıldığı festivalde Kürt ekibi, zengin folklorik mirası, disiplinli koreografisi, otantik kostümleri ve sahne performansıyla hem jüri üyelerinin hem de binlerce izleyicinin beğenisini kazandı.</p>

<p></p>

<p>Yapılan değerlendirmeler sonucunda ekip, jüri ve halk oylamasında rakiplerini geride bırakarak birincilik ödülünün sahibi oldu. Sonuçların açıklanmasının ardından festival alanında uzun süre alkışlar yükselirken, Kürt ekibinin başarısı diğer gruplar tarafından da takdirle karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Dünyanın farklı ülkelerinden sanatçıları ve halk dansları topluluklarını bir araya getiren Llangollen International Musical Eisteddfod, kültürler arası dostluk ve dayanışmayı teşvik eden en köklü uluslararası organizasyonlardan biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p></p>

<p>Festivalde elde edilen birincilik, organizasyon yetkilileri ve katılımcılar tarafından yalnızca bir yarışma başarısı olarak değil, Kürt halk kültürünün uluslararası alanda gördüğü ilgi ve kabulün de önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi.</p>

<p></p>

<p>Ödül töreninin ardından kutlama yapan Londra Kürt Halk Meclisi ve Kırkısraklılar Derneği folklor ekibi, başarının Kürt kültürünü yaşatan ve gelecek kuşaklara aktaran tüm emekçilerin ortak emeğinin sonucu olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317592</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/kurt-folklor-ekibinden-onemli-basari</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 22:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-mrk-09-07-2026-kurt-folklor-ekibi-basari-galler.jpeg" type="image/jpeg" length="30590"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zihni Göktay'ın vasiyetini oğlu açıkladı]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/zihni-goktayin-vasiyetini-oglu-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/zihni-goktayin-vasiyetini-oglu-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tiyatronun usta isimlerinden Zihni Göktay, 28 yıl boyunca sahnelediği "Lüküs Hayat" ile hafızalara kazınmasının ardından son yolculuğuna uğurlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk tiyatrosunun ve sinemasının ulu çınarlarından Zihni Göktay, tedavi gördüğü hastanede 81 yaşında hayata gözlerini yumdu. Sahnelediği sayısız oyun, hayat verdiği unutulmaz karakterler ve özellikle "Lüküs Hayat" müzikalindeki efsanevi Rıza rolüyle nesiller boyu hafızalara kazınan usta sanatçı, sanat dünyasını yasa boğdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/84127769-e157-43cd-91b5-d9846965e6ff.jpg" /></p>

<h3>USTA SANATÇIYA VEDA</h3>

<p>80 yılı aşkın ömrüne sayısız başarılı proje sığdıran ve sanat dünyasının en saygın isimleri arasında yer alan duayen oyuncu için bugün Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde anma töreni düzenlendi.</p>

<p>Usta sanatçının birçok dostu ve meslektaşı, düzenlenen veda töreninde kendisini yalnız bırakmadı. Törende usta oyuncunun taziyelerini oğlu kabul ederken, sanat camiasından çok sayıda isim ve sevenleri aileye destek olmak için salonda hazır bulundu.</p>

<p>Cenaze töreninde söz alan oğlu Ömer Göktay, babasının vasiyetini paylaşarak duygu dolu anlar yaşattı.</p>

<h3>"BABAMIN GÖZÜ AÇIK GİTMEDİ"</h3>

<p>Ömer Göktay açıklamasında,<em> "Babamın gözü açık gitmedi. Vasiyeti bizi tiyatro sahnelerinde görmekti, biz de onu yerine getiriyoruz" </em>dedi.</p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/6502aece-2e30-49e0-a8c7-ffd53741f114.jpg" /></p>

<h3>KIZI BABASINA BÖYLE VEDA ETTİ</h3>

<p>Zihni Göktay'ın kızı Zeynep Göktay babasının veda töreninde kendisine yazmış olduğu bir mektubu okudu: <em>"Ben babam gibi güzel konuşamadığım için onun bana bu mesleğe adım attığımda yazdığı yazıyı okuyacağım. Bu yazıda zaten onun yaşam felsefesini, sanatına olan aşkını ve ailesine olan bağlılığını göreceksiniz hem de kendi ağzından dinlemiş olacaksınız. "Bana da kırk yıl önce babacığım destek olmuştu bu bin bir zorluklarına rağmen seçmekten asla pişman olmadığım bu güzel sanatta ilk adımı atmak için. Bu bir bayrak yarışıysa ben de sana yolun açık olsun diyorum güzel kızım. Amacın daima zirve olsun, en iyisini olmaya gayret göster. Yetenek yetmez sadece, dürüst ahlak, sorumluluk duygusu, yılmadan, yorulmadan, bıkmadan azimle çalışmak gerek. Şimdilerde Zihni Göktay'ın kızı Zeynep diyorlar. İleride Zeynep Göktay'ın babası desinler bana."</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/yasam/zihni-goktay-in-vasiyetini-oglu-acikladi-babamin-gozu-acik-gitme</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/zihni-goktayin-vasiyetini-oglu-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 08:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/84127769-e157-43cd-91b5-d9846965e6ff.webp" type="image/jpeg" length="52162"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kürt sinemacılar: Sorunlar var, çözüm irademiz de var]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/kurt-sinemacilar-sorunlar-var-cozum-irademiz-de-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/kurt-sinemacilar-sorunlar-var-cozum-irademiz-de-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amed’de bir araya gelen Kürt sinema emekçileri, “Yaşadığımız sorunlar var ama çözme irademizde var” diyerek, kolektif mücadeleyle yeni imkanların ortaya çıktığına dikkati çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AMED -</strong> Amed’de bir araya gelen Kürt sinema emekçileri, “Yaşadığımız sorunlar var ama çözme irademizde var” diyerek, kolektif mücadeleyle yeni imkanların ortaya çıktığına dikkati çekti.</p>

<p>Amed’de 4-5 Temmuz’da Ortadoğu Sinema Akademisi’nin ev sahipliğinde Kürt Sineması Çalıştayı gerçekleştirildi. Türkiye ve Kürdistan kentlerinden yönetmeninden oyuncusuna, yapımcısından kurgucusuna sinemanın emekçilerinin katıldığı çalıştayda, Kürt Sinemacılar İnisiyatifi kurulması kararı alındı. İki gün süren çalıştayda, Kürt sinemasına yönelik sansür, finans ve üretim sorunlarından, Kürt sinemacıların filmlerinin izleyici ile buluşmasına kadar yaşanan sorunlar, eksiklikler ve yetmezlikler tartışıldı.</p>

<p>Kürtlerin sinemasının gelişmesi önündeki engeller, Kürt sineması ekolünün neden oluşmadığı ve nasıl oluşması gerektiğine dair hem öneri hem de eksikliklerin tartışıldığı çalıştayda, sorunların çözümüne dair ortak fikir birlikteliği “örgütlü olmama” hali oldu. Çalıştayda ortaya çıkan en önemli sonuç ise, Kürt sinemacıların ortak, kolektif bir çatı altında kurumsallaşması olurken, Kürt sinemacılar çalıştayda seçtikleri komisyonla birlikte yeni dönemde kurumsallaşma çalışmalarını yürütecek.</p>

<p></p>

<p><a href="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_amd-06-07-2026-kurt-sinecilar-ropDSC01373.JPG" rel="nofollow" title=""><img src="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_amd-06-07-2026-kurt-sinecilar-ropDSC01373.JPG" /></a></p>

<p></p>

<p>‘SORUMLULUĞUMUZ VAR’</p>

<p></p>

<p>Çalıştaya katılan sinemacı Elmas Bingöl, iki gün boyunca hep birlikte sorunların adını koyduklarını vurguladı. Aynı zamanda sorunların çözümüne dair de yoğunca tartışmalar ve görüşler ortaya çıktığını kaydeden Elmas Bingöl, “Kürt sinemacılar olarak boğuştuğumuz baskı mekanizmaları, sansürler, kurumlarımızın baskıya uğraması gibi çok ciddi üretimimizi kesintiye uğratan meselelerimiz var. Bunlar yıllar geçtikçe daha zorlaşıyor, ekonomik krizle daha katmerleniyor. Bizim bunların içinden çıkmayı başarıp aynı zamanda da hayalimizdeki filmleri gerçekleştirmek gibi büyük bir yükümüz ve sorumluluğumuz var. Bütün bunların orta yerinde estetiğini ve etiğini doğru kurmaya çabaladığımız filmlerimiz var” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Kürt sinemacılar olarak daha önce bir araya geldiklerini ancak baskı dönemlerinden dolayı dönemsel olarak kurdukları birlikteliğin kesintiye uğradığının altını çizen Elmas Bingöl, “Bunun kendisi bize çok zaman kaybettiren şey. Ve biz tekrar bu kesintilere uğramamak, yeniden üretimimizi kalıcı bir hale getirmek için çare arayışları içindeyiz. Bütün herkesin gayreti de bu doğrultuda” dedi.</p>

<p></p>

<p>‘KADIN DOSTU SİNEMAYA İHTİYAÇ VAR’</p>

<p></p>

<p>Çalıştayda toplumsal cinsiyet eşitliğine dair de tartışmalar yürütüldüğünü aktaran Elmas Bingöl, “Dünyada ataerkil bir sistem var ve bizim gibi toplumlarda ise bunun daha katmerli versiyonlarıyla karşı karşıyayız. Günlük hayatın her anında kadın olmaktan gelen dezavantajlarımız var ve haliyle bu sinema alanında da bu sorunların her birinin iki katını yaşamak gibi bir karşılığı var. Biz bu dezavantajın içinden; filmler üreten ve güçlenen kadınlar olarak çıkmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda da sinemanın ve sinema endüstrisinde var olanların toplumsal cinsiyet konusunda çok bildiğini iddia edenlerin aslında bu alanda yeterli olmadıklarını gözlemliyoruz. Bu alanda yeterince samimi uğraş vermediklerini, kadın konusunda ‘duyarlılık’ kelimesinin altının çok da dolu olmadığını gözlemliyoruz. O yüzden bunun özellikle çok çalışılması, üzerine eğilmesi, bununla ilgili gerekirse setlerin, filmlerin kadın dostu sertifikalar alması gibi ihtiyaçlar olduğunu gözlemliyoruz” diye belirtti.</p>

<p></p>

<p>‘SORUNLARI ÇÖZME İRADEMİZ VAR’</p>

<p></p>

<p>“Yaşadığımız sorunlar var ama çözme irademizde var. Her şeyden önce güçlü bir ağ, örgütlü bir yapı oluşturmak elzem” diyen Elmas Bingöl, “Çünkü hepimiz tek başımıza bu sorunlarla boğuştuğumuzda yitip gidebiliriz. Üretemeyebiliriz. Tıkanabiliriz. Ama bütün sorunların adını koyup birlikte hareket ettiğimizde, komünal olarak, kolektif olarak bunlarla mücadele ettiğimizde başka imkanlarımız, başka olasılıklarımız oluşuyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p><a href="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_amd-06-07-2026-kurt-sinecilar-ropDSC01378.JPG" rel="nofollow" title=""><img src="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_amd-06-07-2026-kurt-sinecilar-ropDSC01378.JPG" /></a></p>

<p></p>

<p>‘KÜRT SİNEMASI DAHA DA BÜYÜYECEK’</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalıştaya katılan genç sinemacılardan Ramazan Kılınç da, “Bizim en büyük sorunumuz böyle bir araya gelip Kürt sineması ile ilgili sorunları konuşabileceğimiz bir yer yoktu. O yüzden bu çalıştay çok faydalı oldu. Sektörün birçok alanında çalışan film profesyonelleri katıldı ve sorunları tartıştık. Dolayısıyla bu sorunları ortaya çıkararak, aslında bunlara nasıl çözümler üreteceğimizi de konuştuk. Umarım daha büyüyerek gider, başka yerlere evrilir. Kürt sinemasına faydalı olur. Buradaki inisiyatifle birlikte dayanışma ağları kurulacak. Yardımlaşma ağları kurulacak. Dolayısıyla kendimizi sinema yaparken daha rahat hissedeceğiz. O yüzden insanların birine destek vermesi, el atması çok kıymetli bir şey” dedi.</p>

<p></p>

<p>Geleceğe umutlu adımlarla ilerlemeye çalıştıklarını aktaran Kılınç, “İnanıyorum ki; Kürt sineması ve dayanışmamız daha da büyüyecek, daha güzel yerlere gelecek. Biz de sinemamızı bir yere taşıyacağız” diye belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317212</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/kurt-sinemacilar-sorunlar-var-cozum-irademiz-de-var</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-amd-06-07-2026-kurt-sinecilar-rop1.jpg" type="image/jpeg" length="89396"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu hafta sinema salonlarında 7 film]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/bu-hafta-sinema-salonlarinda-7-film</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/bu-hafta-sinema-salonlarinda-7-film" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinema salonlarında bu hafta animasyondan aksiyona, psikolojik gerilimden komediye 7 film izleyiciyle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Sinema salonlarında bu hafta animasyondan aksiyona, psikolojik gerilimden komediye 7 film izleyiciyle buluşacak.</h2>

<p><img alt="Bu hafta sinema salonlarında 7 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/df5f4381-d808-4ed8-90ce-40c98403fb16.jpg" /></p>

<p>Örümcek-Adam: Eve Dönüş Yok</p>

<p>Örümcek-Adam’ın sinematik tarihinde ilk kez, mahallemizin sevimli kahramanı maskesiz ve normal hayatı ile Süper Kahraman olmanın yüksek risklerini birbirinden ayıramayacak durumda. Doktor Strange’den kendisine yardım etmesini istediğinde bu riskler daha da tehlikeli bir hal alır ve onu gerçekten Örümcek-Adam olmanın ne anlama geldiğini keşfetmeye zorlar.</p>

<p></p>

<p><img alt="Bu hafta sinema salonlarında 7 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/48d135f5-7f33-4a54-a241-b028ac40ba58.jpg" /></p>

<p>Minyonlar ve Canavarlar</p>

<p>Film, Minyonların Hollywood’u nasıl ele geçirdiğinin, film yıldızı olduklarının, her şeyi kaybettiklerinin, dünyaya canavarlar saldıklarının ve ardından yarattıkları kaosu durdurmak ve gezegeni kurtarmak için nasıl yeniden bir araya geldiklerinin hikâyesini anlatıyor.</p>

<p></p>

<p><img alt="Bu hafta sinema salonlarında 7 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/b95df8b7-3c3b-47ca-a745-3c09ded391a6.jpg" /></p>

<p>Otopsi</p>

<p>Morg bilimi bölümünden mezun olan Rebecca Owens, River Fields Morgu’nda gece vardiyasında bir işe başlar. Başlangıçta rutin görünen bu iş, kısa sürede onun dehşet verici doğaüstü güçlerle yüzleşmek zorunda kaldığı karanlık bir kâbusa dönüşür.</p>

<p><img alt="Bu hafta sinema salonlarında 7 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/d18e4821-da2d-45c1-af2c-f9c7a4d49efd.jpg" /></p>

<p>Uyurgezer</p>

<p>Uyurgezer, kızının yaşamını yitirdiği ve eşinin ağır yaralanarak komaya girdiği bir trafik kazasının ardından derin bir yas sürecine giren Sarah'nın hikayesini merkezine alır. Bu olayın etkisiyle şiddetli uyurgezerlik sorunları yaşamaya başlayan Sarah'nın hayatında zamanla kâbuslar ve gerçeklik arasındaki sınır belirsizleşir. Geceleri kızı ve eşiyle ilgili çeşitli sanrılar gören kadın, akıl sağlığını koruyabilmek ve yaşadıklarının ardındaki gerçekleri öğrenebilmek adına bazı sırlarla yüzleşmek durumunda kalır.</p>

<p><img alt="Bu hafta sinema salonlarında 7 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/defc9c51-f5ce-4975-8679-1d18fb15540e.jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dalga</p>

<p>Film, içe kapanık bir müzik öğrencisi olan Julia'nın, giderek büyüyen bir protesto dalgasının ortasında uyanan merakını ve tutkusunu konu alıyor.</p>

<p><img alt="Bu hafta sinema salonlarında 7 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/274566d5-1cf5-40c0-b25f-2c994db0380f.jpg" /></p>

<p>Virginia Woolf'tan Gece ve Gündüz</p>

<p>Film, 1910 yılı London’ında geçen hikâye, romantik ilişkilere ve evliliğe mesafeli duran tutkulu bir kadın astronom Katherine Hilbery'i (Haley Bennett) yaşamını konu alıyor.</p>

<p>Bilime duyduğu bağlılıkla kendi yolunu çizmeye çalışan genç kadın, dönemin erkek egemen toplumsal düzenine meydan okurken hem kadın hakları hareketinin yükselişine hem de bilim ve teknolojideki büyük değişimlere tanıklık eder.</p>

<p><img alt="Bu hafta sinema salonlarında 7 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/bea4e128-94f0-4067-9424-6def07d8a206.jpg" /></p>

<p>Ölünün Laneti</p>

<p>Morgda sahipsiz kaldığı için defnedilemeyen ve lanetli olduğuna inanılan bir cenazenin, yakınları tarafından teslim alınmasıyla başlayan sıra dışı olaylar silsilesi konu ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/bu-hafta-sinema-salonlarinda-7-film-vizyona-girecek-25170</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/bu-hafta-sinema-salonlarinda-7-film</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 18:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/43de810e-32d4-4bfb-9b2e-7fcd9c78c929.webp" type="image/jpeg" length="63530"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kazdağları’nın Hafızası Tahtakuşlar’da Yaşıyor]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/kazdaglarinin-hafizasi-tahtakuslarda-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/kazdaglarinin-hafizasi-tahtakuslarda-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin ilk köy müzesi olarak bilinen Tahtakuşlar Alibey Kudar Etnografya Galerisi, Türkmen kültürünü ve Kazdağları mirasını geleceğe taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BALIKESİR/ EDREMİT-</strong> Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Tahtakuşlar köyünde bulunan Alibey Kudar Etnografya Galerisi, bölgenin kültürel mirasını yaşatan önemli merkezlerden biri olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.</p>

<p><img alt="" height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/06/58385db0-91c9-4b38-bb1a-36c80f3c08b6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1991 yılında ilkokul öğretmeni Alibey Kudar tarafından kurulan galeri, “Türkiye’nin ilk köy müzesi” olarak biliniyor. Kudar, emekli olduktan sonra köyüne dönerek unutulmaya yüz tutan Türkmen kültürünü korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak için çalışmalar yürüttü.<br />
1945 yılından itibaren toplanan kültürel eserlerle oluşturulan galeride, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan Türk boylarının geleneksel kıyafetleri, el dokuması halılar, kilimler, çadırlar, günlük kullanım eşyaları ve çeşitli sanat eserleri sergileniyor.<br />
Kazdağları’nın eteklerinde bulunan Tahtakuşlar köyünde yaşayan Tahtacı Türkmenlerinin kültürü, Türkmen gelenekleri ile Alevi inancının özgün birleşimini yansıtıyor. Galeri, bu kültürel mirasın korunması açısından önemli bir görev üstleniyor.<br />
Sanatçı Selim Turan’ın da destek verdiği galeriye 1992 yılında sanat bölümü, 1994 yılında ise yaklaşık 10 bin kitaplık kütüphane kazandırıldı.</p>

<p><img alt="" height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/06/d815b69f-9087-40c7-a979-2790e547c22b.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><br />
UNESCO tarafından 1994 yılında destekleme ödülüne layık görülen galeri, Türk dünyası kültürüne katkıları nedeniyle 2017 yılında Azerbaycan Dede Korkut Milli Vakfı tarafından da onurlandırıldı.<br />
Müzede 1997 yılında Burhaniye’de balıkçı ağlarına takılan 197 santimetre uzunluğunda ve 360 kilogram ağırlığındaki deri sırtlı deniz kaplumbağası da dikkat çeken eserler arasında yer alıyor.<br />
Alibey Kudar Etnografya Galerisi, bugün Kazdağları’nın tarihini, kültürünü ve insan hikâyelerini yaşatan özel bir ziyaret noktası olarak varlığını sürdürüyor.</p>

<p><img alt="" height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/06/92c8e54c-a2bf-48ca-ad9e-d35625616652.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><img alt="" height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/06/ff13a070-e6f1-4c29-8c6a-e0aaebe0de3c.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><img alt="" height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/06/9b728b69-39e6-4e27-b140-1e57c21d9c6f.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/kazdaglarinin-hafizasi-tahtakuslarda-yasiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 19:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/06/med-gundem-9-14.jpg" type="image/jpeg" length="79511"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Artık hiç kimse güvende değil!']]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/artik-hic-kimse-guvende-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/artik-hic-kimse-guvende-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“House of the Dragon”, üçüncü sezonuna Westeros tarihinin en büyük deniz savaşıyla giriş yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Taht kavgaları, aile içi savaşlar, entrikalar, ihanet, veraset oyunları, trajedi, şiddet ve kan...</p>

<p>George R. R. Martin’in, Game of Thrones evrenine ait Buz ve Ateşin Şarkısı serisinden uyarlanan House of the Dragon dizisi, açılışındaki nefes kesici Boğaz Savaşı'yla izleyicilerini yeniden "oğula oğul" diyen Westeros diyarına götürüyor.</p>

<p>Atmosferinin savaşla ve taht kavgalarıyla daha da "kana bulanacağının" ve Rhaenyra'nın ise büyük bir değişim geçireceğinin sinyallerini ilk bölümlerden itibaren veren diziyi ve sezon boyunca bizi bekleyen sürprizleri yaratıcı ve yapımcı Ryan Condal anlattı.</p>

<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/e18ebb58-e201-4905-8963-ccbc46e4a48b.jpg" /></p>

<h3>"BU SEZONUN ANAHTAR KELİMESİ KAÇINILMAZLIK OLACAK"</h3>

<p>- Üçüncü sezonda, önceki sezonlardan farklı olarak nasıl bir atmosferle karşılaşacağız?</p>

<p>Sanırım dizinin tonu başından beri oldukça sağlam ve istikrarlı devam ediyor. Bu bir Westeros dizisi. Shakespearevari bir aile trajedisi. Ve dizinin ruh hâli, üçüncü sezonda işler karardıkça ve biraz daha kasvetli bir hâl aldıkça değişmeye başlıyor. Birinci ve ikinci sezon boyunca, belki silahları bırakıp işleri çözmenin farklı bir yolunu bulma ihtimalinin ortaya çıktığı anlar oldu. Ama sanırım her iki taraf da gitgide daha fazla kayıp yaşadıkça, bir tür kısasa kısas, uçurum kenarında risk alma durumu devreye giriyor.</p>

<p>Dizinin başlarında harika bir diyalog vardı: Ejderhaların Dansı'nın ilk darbesi neydi? Viserys'in karısının ölümü müydü, Rhaenyra'yı varisi ilan etmesi miydi, Aemond'un gözünü kaybetmesi miydi? Gerçekten bütün bu karakterlerin taşıdığı o kadar çok kötü yük ve kin var ki bunlar biriktikçe ahlaki sınırlar genişliyor ve işler daha da bulanıklaşıyor. Sanırım sadece bu sezonda değil, son sezona girerken de açılmaya -kaçınılmaz olarak- devam edecek ve daha karanlık bir ruh hâli hâkim olacak. Bu sezonun anahtar kelimesi kaçınılmazlık olacak.</p>

<p>- Dizi, görkemli bir savaşla, Boğaz Savaşı'yla başlıyor. Bu savaşı neden önceki sezonun kapanışı yerine yeni sezonun açılışı olarak planladınız?</p>

<p>Çünkü Westeros tarihinin gelmiş geçmiş en büyük deniz savaşının zorluğunun hakkını nasıl vereceğimizle ilgili düşüncelerimiz vardı. Birtakım zorluklar, bilhassa lojistik zorluklar vardı. Bunu nasıl yapacağız, nasıl başaracağız ki neticede üstesinden gelmek için küçük bir meydan okuma değildi. Sezonların ritmi açısından bakıldığında sanırım insanlar Game of Thrones sezonlarının yavaş bir tırmanışa, sonra belki ortalarda bir patlamaya ve kesinlikle sona doğru bir patlamaya sahip olmasına çok alıştı.</p>

<p>Ama bu aynı zamanda sezonda gideceğimiz yerin tonunu da belirliyor. Buradan itibaren çok fazla tırmanış var. Ekranda gördüğünüzü değilse bile, House of the Dragon'ın hikâye anlatımının ritmini ve tonunu kesinlikle değiştiriyor. Değişiyor; gerçekten artık her şeyi göze alıyoruz ve buradan sonrasında, kimsenin ya da hiçbir şeyin güvende olduğunu sanmıyorum.</p>

<p>- Dizi boyunca Rhaenyra büyük ölçüde sempatik bir karakter olarak resmedildi. Üçüncü sezon onun çok daha karanlık bir yanını keşfediyor gibi. Bu dönüşüm sürecine nasıl yaklaştınız?</p>

<p>Sanırım bu dizinin gizli sosu, değil mi? Yani Game of Thrones'un da çok iyi yerleştirdiği şey, bir karakterin kim olduğuna dair anlayış. Bu dizide çok zaman geçirdiğimiz önemli karakterlerimizle benzer deneyimlerden geçiyoruz. Sadece karakterin tek bir andaki hâli, o karakterin sonsuza dek öyle olduğu anlamına gelmiyor. Bence böylesi sıkıcı olurdu. Bence bu, tek notalı TV karakterleri yaratmaya çalışan bir dizi değil. İnsanları deneyimlerden geçirmeye, onlara karakterlerden ve gelişen hikâye hatlarından dışsal baskılar uygulamaya, ardından bunun nasıl bir değişimle sonuçlandığını görmeye çalışıyoruz.</p>

<p>Sanırım Rhaenyra bu hikâyede bunun başlıca örneği. Onu, kusurlu bir kral olan Viserys tarafından yetiştirilmiş biri olarak gördük. Viserys, kendisinden sonra tahta geçmesi için amcası yerine onu seçti ve sonradan bir oğlu olmasına rağmen onu varisi olarak tuttu ki bu da bir sürü çatışmaya yol açtı. Viserys çok hata yaptı ama Rhaenyra'ya tamamen yatırım yaptı. Rhaenyra, onun ölümünden sonra bunu gerçekten sindirebiliyor ve Viserys'in yönetiminden öğrendiği gibi yönetmeye çalışıyor. Bunun çoğunu ikinci sezonda görüyorsunuz; tıpkı Viserys gibi uzlaşıyla yönetmeye çalışıyor, ailesi için, kendisi için ahlaki tavizler vermek zorunda kaldığı bir noktaya gelene kadar buna aynı şekilde bakıyor.</p>

<p>Sonra bu kader/önceden belirlenmişlik ve kehanet fikri ve epik fantezide oynadığımız tüm bu büyük fikirler var. Game of Thrones dünyasında, Buz ve Ateşin Şarkısı, epik fantezinin klişelerini tersyüz ettiğimiz bir yer oldu. Ve o klişe, seçilmiş kişi fikridir: Luke Skywalker, Harry Potter, Frodo ya da yine Yüzüklerin Efendisi'ndeki Aragorn. Bunlar iyice yerleşmiş klişeler. İşte her şeyi tersyüz eden bu dizide bir ana karaktere, "Sen o’sun; tanrılar seni yönetmen için seçti ve arkana altı ejderhanın gücünü koydu" dediğinde, bu nasıl sonuçlanır? Bir noktada kendilerine inanmaya başlıyorlar, değil mi? Her şeyi yapabileceklerine inanıyorlar. Tanrılar öyle istediyse meşrudur. Ve bunun güncel siyasetle, yakın tarihle ve insanların iktidara yükselme biçimiyle nasıl iç içe geçtiğini görmeyi seviyorum. Sanırım Rhaenyra, bunun inanılmaz karmaşık bir karakterizasyonu. Ve hem sempatik hem de bir tür uyarı ve trajedi; aynı anda hepsi.</p>

<p>- Bu sezonda cevaplanan en büyük soru ne olacak?</p>

<p>Sanırım bu yıl bir sürü büyük soru cevaplanacak ve karakterler hakkında mevcut pek çok gizem perdesi aralanacak. Galiba dünya çok daha keskin ve net hâle geliyor. Bence bu sezonla ilgili en büyük şey, herhangi bir gerçek hayat durumunda olduğu gibi, birini stres altında gördüğünüzde onun hakkında ne kadar çok şey öğrendiğinizle ilgili.</p>

<p>Bir ölüm kalım durumuna ya da etraflarındaki diğer insanların ölüm kalımda olduğu bir duruma soktuğunuzda, karakter olarak kim olduklarını gerçekten tanıyorsunuz. Üçüncü sezonun oyuncularımızın çoğuna uyguladığı aşırı baskı, bu insanların özünde ve aslında kim olduklarına gerçekten ışık tutacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- Son olarak, sezonun geri kalanı hakkında başka ne ipucu verebilirsiniz?</p>

<p>İlk iki bölüm ne kadar çılgın olsa da bence bizi bekleyen çok şey var. Gerçekten de hikâyenin ilk perdesi kapıdan fırlayıp çıkıyor gibi ve bizi çok farklı yerlere götürüyor. Tüm oyuncuların en iyi performanslarını sergilediklerini görüyorsunuz. Görkemli sahneler, ejderhalar var ve sezonu, diyebilirim ki, çarpıcı bir noktada bitiriyoruz.</p>

<p>Başak Bıçak – basakbicak@gmail.com</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/cumhuriyet-pazar/artik-hic-kimse-guvende-degil-2516003</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/artik-hic-kimse-guvende-degil</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/06/4bf0fb0a-f2bd-4a49-bc6b-96a180827896.webp" type="image/jpeg" length="92989"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Ben Kadir İnanır; büyük barışa tüm kalbimle inanıyorum']]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/ben-kadir-inanir-buyuk-barisa-tum-kalbimle-inaniyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/ben-kadir-inanir-buyuk-barisa-tum-kalbimle-inaniyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşamını yitiren oyuncu Kadir İnanır, sanatının yanı sıra politik duruşu ve barış ısrarıyla toplumda derin izler bıraktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL </strong>- Yaşamını yitiren oyuncu Kadir İnanır, sanatının yanı sıra politik duruşu ve barış ısrarıyla toplumda derin izler bıraktı. "Ben Kadir İnanır; halkların kardeşliğine ve büyük barışa tüm kalbimle inanıyorum" sözleriyle hafızalara kazındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Sinemanın önemli isimlerinden biri olan 77 yaşındaki oyuncu ve yönetmen Kadir İnanır, akut böbrek yetmezliği ve ileri evre akciğer kanserine bağlı solunum yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. İnanır, canlandırdığı karakterlerin yanı sıra verdiği barış mücadelesiyle de hafızalara kazındı.</p>

<p></p>

<p>İnanır, 15 Nisan 1949’da Ordu’nun Fatsa ilçesinde ailenin son çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk ve ortaokulu Fatsa’da tamamladıktan sonra İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nde yatılı okudu. Ardından Marmara Üniversitesi İletişim fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümünden mezun oldu.</p>

<p></p>

<p>1968 yılında Saklambaç Gazetesi’nin düzenlediği "Fotoroman Artisti Yarışması"nda birincilik ödülü aldı. Çeşitli fotoromanlarda oynayan İnanır, sinemaya "Son Yedi Adım Sonra" filmiyle adım attı. İnanır, bu filmle başlayan sanat hayatına 182 film ve 12 televizyon dizisi sığdırdı.</p>

<p></p>

<p>SANAT HAYATI VE ÖDÜLLER</p>

<p></p>

<p>Kimi dönemler aşk, kimi dönemler ise sınıf çatışması, toplumsal, ekonomik, sosyolojik ve adalet temalı filmelerde oyunculuk yaptı.</p>

<p></p>

<p><a href="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_ist-28-06-2026-kadir-inanir-yasami1.jpg" rel="nofollow" title=""><img src="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_ist-28-06-2026-kadir-inanir-yasami1.jpg" /></a></p>

<p></p>

<p>"Tatar Ramazan", "Rıza Bey" ve "İlyas" gibi karekterlerle öne çıkan İnanır'ın rol aldığı bazı filmler şöyle:</p>

<p></p>

<p>Köprü (1975), Deprem (1976), Selvi Boylum Al Yazmalım (1977), İsyan (1979), Düzen (1978), Yılanların Öcü (1985), Katırcılar (1986), Umut Sokağı (1987), Darbe (1990), Tatar Ramazan (1992), Kapı (2019).</p>

<p></p>

<p>Oyunculuk başarısıyla birçok ödüle layık görüldü:</p>

<p></p>

<p>* 1973'de gerçekleştirilen 5’inci Adana Altın Koza Film Festivali’nde “Utanç” filmiyle "En İyi Erkek Oyuncu” ödülü, ilk ödülünü oldu.</p>

<p></p>

<p>* 1986’da 23’üncü Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ise “Yılanların Öcü” filmiyle “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü aldı.</p>

<p></p>

<p>* 1990’da “Medcezir Manzaraları” filmiyle 3’üncü Ankara Film Festivali’nde “En İyi Erkek Oyuncu” dalında ödül aldı.</p>

<p></p>

<p>* 2000’de 37’inci Altın Portakal Film Festivali’nde “Yaşam Boyu Onur Ödülü” aldı.</p>

<p></p>

<p>* 2007’de 40’ıncı Sinema Yazarları Derneği Ödülleri’nde yine “Onur Ödülü”nün sahibi oldu.</p>

<p></p>

<p>* 2011’de 18’inci Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında “Onur Ödülü” sahibi oldu.</p>

<p></p>

<p>* 2016’de Almanya Film Festivali Oyun Ödülü’nde “Onur Ödülü” aldı.</p>

<p></p>

<p>* En son ödülü ise, 2023’te 30’uncu Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde “Cumhuriyet’in 100’üncü Yılında Sinemamızın Yüzü” ödülü oldu.</p>

<p></p>

<p>İnanır sadece sinema değil, yaşamdaki duruşuyla da birçok çevreden farklı ödüllere layık görüldü. 2020’de Diyarbakır Tabip Odası'nın düzenlediği “Barış, Dostluk ve Demokrasi Ödülü” İnanır'a verildi.</p>

<p></p>

<p>HALKIN YANINDAYDI</p>

<p></p>

<p>İnanır yaşamı boyunca halkın acısını paylaşan, işçinin ve emekçinin yanında duran, haksızlığa ve zulme karşı sesini yükseltenlerin yanında durdu. Halkın sesi olmayı kendine görev bildi, bunu da katıldığı her programda ve verdiği her söyleşi çekinmeden dile getirdi.</p>

<p></p>

<p>'HAKİKAT KOMİSYONLARI' HAYALİYDİ</p>

<p></p>

<p><a href="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_ist-28-06-2026-kadir-inanir-yasamii2.jpg" rel="nofollow" title=""><img src="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_ist-28-06-2026-kadir-inanir-yasamii2.jpg" /></a></p>

<p></p>

<p>Aynı zamanda Kürt dostu bir sanatçı oldu. Kürt sorununun çözümü noktasında 2013-2015 yılları arasında sürdürülen süreçte aktif rol oynadı. Akil İnsanlar Heyeti'nde yer alarak, Akdeniz Bölgesi'nde barış için çalışma yürüttü.</p>

<p></p>

<p>Bu süreçte verdiği her söyleşinin vurgusu barış oldu. "Çözüm Süreci"nin devam ettiği 2014 yılında verdiği bir demeçte, "Barış görüşmeleri başladığından beri kendimi düşünmeksizin barış uğruna mücadele etme amacı ve heyecanlıyla, hiç geri dönmeden ve hep daha fazla çalışarak yollara çıktım” ifadelerini kullandı. Aynı demecinde, sanatçının toplumdaki rolüne işaret ederek, sanatçının sorunların ortadan kaldırılması için verilen mücadelenin en önünde koşması gereken insanlar olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p>

<p>İnanır'ın bu süreçteki hayallerinden birisi de Hakikat Komisyonları'nın kurulmasıydı: "Hakikat Komisyonlarını kuralım. 30 yılda işlenen bütün suçların faillerini ortaya çıkaralım. Halk gerçekleri görsün ve kimin suç işleyerek bizi bu duruma getirdiğini öğrensin. Halk Diyarbakır Cezaevini bilmiyor, 17 bin faili meçhulü bilmiyor."</p>

<p></p>

<p>İSYAN FİLMİNDEKİ 'APO' KAREKTERİ</p>

<p></p>

<p>İnanır, aynı dönemde verdiği farklı bir demecinde, yasaklı olan "İsyan" filminde canlandırdığı "Apo" karakterin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan olduğunu söyledi.</p>

<p></p>

<p><a href="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_ist-28-06-2026-kadir-inanir-yasami3.jpg" rel="nofollow" title=""><img src="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_ist-28-06-2026-kadir-inanir-yasami3.jpg" /></a></p>

<p></p>

<p>"Abdullah Öcalan size göre kimdir?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Öcalan bana göre bir Apo. Benim ‘İsyan’ filmimdeki Apo. Film şöyledir: Feodal yapı içerisinde ağanın baskısıyla kaçakçılığa sürüklenen bölge halkını 'Ben kaçakçılığa gitmiyorum' diyerek isyana teşvik eden ve özgürlüğe kavuşturmak için dağlara çıkaran adamı anlatır. Bu filmi çektiğimde Öcalan henüz ortada yoktu. Ama film hâlâ yasaklı. Çünkü filmdeki adım Apo… Hiçbir yerde benim ‘İsyan’ filmimi gördünüz mü?"</p>

<p></p>

<p>Aynı söyleşide Abdullah Öcalan’ın "Kürt halkının lideri" olduğuna vurgu yaptı.</p>

<p></p>

<p>KORKMADAN BARIŞ İÇİN ÇABALADI</p>

<p></p>

<p>İnanır'ın barış çabaları sonraki süreçte de devam etti. Baskının en yoğun dönemlerinde bile kariyer kaygısı gütmeden barış vurgusu yaptı. 2019 yılında verdiği bir demeçte, "Bugün kimse konuşmuyor, sesini çıkartmıyor olabilir. Benim kimseden korkum yok. Ben ömrüm boyunca böyle yaşadım, bu saatten sonra da kimseye boyun eğecek değilim. Bu topraklara büyük bir barış hakim olacak. O barış mutlaka gelecek. Kimse merak etmesin. Ben Kadir İnanır; halkların kardeşliğine ve büyük barışa tüm kalbimle inanıyorum. Biliyorum, yarın çok büyük zorluklarla karşılaşacağız ama bir biçimde mutlaka bütün bu zorlukları yeneceğiz. Büyük barış mutlaka gelecek, bunda inancım tamdır" sözleriyle barış noktasındaki duruşunu ortaya koydu.</p>

<p></p>

<p>İnanır, en son demecini T24’te vererek, benzer vurgularda bulundu. İnanır, bu söyleşisinde de yeni bir sürecin başlaması durumunda “en önde gideceğini” söyleyerek, “yeter ki adı ‘barış’ olsun” diye kaydetti.</p>

<p></p>

<p>Toplumsal konulara olan duyarlılığını ise, Amed'in Sur ilçesinde 2015-2016 yılları arasında ilan edilen sokağa çıkma yasakları döneminde hayatını kaybeden Hakan Arslan'ın cenazesinin yıllar sonra bir torbada babasına verilmesine dair sözleriyle gösterdi: "Sur’da oğlunun kemiklerini poşet içinde teslim alan babanın filmini çekeceğim."</p>

<p></p>

<p>SON FİLMİ ‘KAPI’</p>

<p></p>

<p>İnanır son olarak, Mêrdîn’den Berlin’e göç etmek zorunda bırakılan, oğulları faili meçhul şekilde katledilen ve 25 yıl sonra ülkelerine dönen Süryani bir aileyi anlatan “Kapı” (2019) filminde rol aldı. İnanır, bu filmde köklerini ve kayıp olan evinin kapısını arayan kapı ustası Yakup karakterini canlandırdı.</p>

<p></p>

<p>Filmdeki "etik" sahnesi ise bir hayli gündem oldu. Kapıcı Yakup'un etik kavramına dair verdiği “Evimizden, yurdumuzdan, barkımızdan göç ettik. Etik ne? Gencecik çocukların ne uğruna öldüklerini bilmeden yitip gitmeleri mi etik? İnsanın nerede yaşarsa oranın yabancısı olması mı etik? Hiç vatanının olamaması mı etik? Kendi dilinin bile unutulması mı etik? Bir annenin ölmüş oğlunun acaba gelir mi diye 25 yıl beklemesi mi etik? İnsanın ölmüş evladının bedenini bulamaması mı etik?" yanıtı halen hafızalarda taze.</p>

<p></p>

<p>‘KADİR ABİ’ OLARAK KALPLERDE YAŞAYACAK</p>

<p></p>

<p>Canlandırdığı karakterler, toplumsal sorunlara duyarlılığı ve barış mücadelesiyle halkın geniş kesiminin sevgisini kazandı. Bir röportajında "Ben öldüğümde bütün evlerden cenaze kalkacak" demişti ve öyle de oldu. Ölümünün ardından duyulan üzüntü de toplumdaki sevgisinin kanıtı oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/316382</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/ben-kadir-inanir-buyuk-barisa-tum-kalbimle-inaniyorum</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/06/690x390cc-ist-28-06-2026-kadir-inanir-yasami.jpeg" type="image/jpeg" length="76614"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dengbêjliğe ses veren bir genç: Ertaş]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/dengbejlige-ses-veren-bir-genc-ertas</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/dengbejlige-ses-veren-bir-genc-ertas" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Seslendirdiği "Yar Gulê", "Dem û Dewran" eserleri büyük beğeni toplayan Sarya Ertaş, “Gençler Kürtçe yaşayıp, Kürtçe üretsinler ki dilimiz, kültürümüz, sanatımız ve kimliğimiz daha da gelişsin” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AMED </strong>- Seslendirdiği "Yar Gulê", "Dem û Dewran" eserleri büyük beğeni toplayan Sarya Ertaş, “Gençler Kürtçe yaşayıp, Kürtçe üretsinler ki dilimiz, kültürümüz, sanatımız ve kimliğimiz daha da gelişsin” dedi.</p>

<p>JinMA grubunda yer alan ve Ma Music Eğitmeni olan müzisyen Sarya Ertaş, solo çalışmalarıyla müzikseverlerle buluşmaya devam ediyor. Genç müzisyenin solo olarak yayımladığı “Yar Gulê” ve “Dem û Dewran” adlı eserler dinleyiciler tarafından ilgiyle karşılandı.</p>

<p>Kürt müziğinin genç ve güçlü yorumcularından biri olarak öne çıkan Sarya Ertaş, yeni projesi için de hazırlıklarını sürdürüyor. Genç müzisyen, yakın zamanda Kürt dengbêj geleneğinin önemli isimlerinden Karapêtê Xaço’nun hafızalarda yer edinen “Oy Oy Limin” adlı eserini yakın zamanda yeniden yorumlayarak dinleyicilerle buluşturacak. Bu çalışma, hem geleneksel Kürt müziğinin önemli miraslarından birini günümüz dinleyicisiyle buluşturacak hem de Sarya Ertaş’ın solo müzik yolculuğuna yeni bir halka ekleyecek.</p>

<p>Sarya Ertaş, müziğin kolektif ruhunu ve kültürel mirasını ailesinden devraldı. Ailesinin üçüncü kuşak sanatçısı olan Ertaş’ın dedesi, babası, ağabeyi ve kardeşi yıllardır müziğe emek veriyor. Mêrdînli bir ailenin çocuğu olan Sarya Ertaş, ailesinin göç ettiği Manisa’da dünyaya geldi. Dedesi ve babasının seslendirdiği kilamlarla büyüyen Ertaş, ilerleyen yıllarda bu ezgileri kendi sesiyle yaşatmaya başladı.</p>

<p>Müziğe ilgisi henüz 12 yaşındayken başlayan Sarya Ertaş’ın bu yolculuğundaki en büyük ilham kaynağı ise Babası Dengbêj Axîn Biro oldu. Evlerinden eksik olmayan stranlar, dengbêj divanları Sarya Ertaş’ın sanatla kurduğu bağı güçlendirdi. Böylece çocuk yaşlarda başlayan müzik tutkusu, zamanla profesyonel bir sanat yolculuğuna dönüştü.</p>

<p>Bugün hem JinMA grubu içerisindeki çalışmaları hem de solo projeleriyle dinleyicilerle buluşan Sarya Ertaş, ailesinden aldığı kültürel ve sanatsal mirası yeni kuşaklara taşımayı sürdürüyor. Geleneksel Kürt müziğinin köklü birikimini çağdaş yorumlarla buluşturan sanatçı, güçlü sesi ve özgün yorumuyla dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="390" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/06/690x390cc-haber-logo-t-r-amd-20-06-2026-sarya-ertas-rop.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="690" /></p>

<p>MA MUSİC’İN İNŞASINDA YER ALDI</p>

<p>Sarya Ertaş’ın müzik yolculuğuna yön veren olaylardan biri de babası Axîn Biro’nun 10 Kasım 2015’te İzmir Gaziemir’de araçla seyir halinde olduğu sırada gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanması ile oldu. Axîn Biro’ya daha sonra 20 yıl 4 ay hapis cezası verildi. Ailesiyle birlikte 2008 yılında Amed’e yerleşen Ertaş, kazandığı üniversiteye gitmek yerine Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan Aram Tigran Konservatuvarı’na gitmeyi tercih etti. Kayyım tarafından konservatuvarın kapatılmasıyla birlikte diğer arkadaşlarıyla birlikte evlerde eğitimini sürdürdü. Bu süreçte Ma Music’in inşasında yer aldı.</p>

<p>GENÇ DENGBÊJ</p>

<p>2019 yılında Ma Music Akademisi'nin ilk mezunları arasında yer alan Sarya Ertaş, müzik yolculuğunu aldığı eğitimle daha da güçlendirdi. Geleneksel dengbêjlik kültürünü genç kuşaklar arasında yaşatmayı amaçlayan Ertaş, gençlerin de bu kültürü sahiplenebileceğini ve başarıyla temsil edebileceğini göstermek istediğini belirterek çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Sarya Ertaş müzik yolculuğunu ajansımıza değerlendirdi.</p>

<p>Dil mücadelesinin Manisa’ya göç etmelerine rağmen hayatlarının bir parçası olduğunu, sanatın da anadil için önemli bir yerde olduğunu belirten Sarya Ertaş, “Ailede müziği, dedem, babam, kardeşlerimle birlikte üretiyorduk. Ortak fikir çerçevesinde üretimimizi ortaya koyuyoruz” dedi.</p>

<p>ÖZGÜR KADIN KİMLİĞİYLE TANIŞTI</p>

<p>Kürtçe müzik üretimi gerçekleştirdiklerinde engellemeler ile karşı karşıya kalındığını kaydeden Sarya Ertaş, “Aram Tigran’da 12 yaşında çocuk akademisinde başladım. Ardında MA Music’te devam ettim. İyi bir derece ile üniversitede konservatuvar kazandım. Babam ‘Sen bizim kurumlarda müzik üreteceksin’ deyip kurumlarda yer almamı istedi. Çünkü kurumlarımız toplumun inşasında bir zincir. Bu bilinç ile kurumlarda yer aldık. Ailenin gösterdiği bu yolun ne kadar kıymetli ve onurlu olduğunu gördüm. Aram Tigran’da devam ederken özgür kadın kimliği ile tanıştım. Çocuk yaşta bunu gördüm. Özgür bir şekilde müzik üretip halkımızın acılarına ve sevinçlerine ana dilimiz ile ortak oluyoruz. Bunu yaparken de komünal bir şekilde yapıyoruz” diye konuştu.</p>

<p>MÜZİKTE EĞİTİMİN ÖNEMİ</p>

<p>Müzik üretiminde eğitimin önemine değinen Sarya Ertaş, “Aileden gelen bir eğitim var. Kıymetlidir tabi. Ancak profesyonel anlamda Aram Tigran ve Ma Music’te gördüğüm eğitim gelişmemde önemli bir yer tuttu. Eğitim gördüğüm kurumda şimdi ise eğitim veriyorum. Bu komün üretimin getirdikleridir. Şimdiye kadar yüzlerce öğrenci yetişmiş ve sanatçılar çıkmıştır. Eğitimin getirdiği kazanımlar büyük” dedi.</p>

<p>DENGBÊJLIK ÇALIŞMASI</p>

<p>Dengbêjliğin önemine değinen Sarya Ertaş, “Üçüncü eserimiz de dengbêji olacak. Dengbêjlik benim için bir yaşam biçimi. Genç yaşta dengbêjlik yapmak benim için çok kıymetli. Genç arkadaşların dinlemesi ve dile getirmesi çok önemli. Gençlerin Kürtçe müziğe yaklaşımı da önemli. Kürtçe yaşayıp, Kürtçe üretsinler ki dilimiz, kültürümüz, sanatımız ve kimliğimiz daha da gelişsin” diye konuştu.</p>

<p>Sarya Ertaş “Yar Gulê” ve yeni çıkacak olan “Oy Oy Limin” eserlerini ajansımız için seslendirdi.</p>

<p></p>

<p><em>MA / Fethi Balaman</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>http://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/315555</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/dengbejlige-ses-veren-bir-genc-ertas</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/06/1-amd-20-06-2026-sarya-ertas-rop4.jpg" type="image/jpeg" length="39951"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/sinemalarda-bu-hafta-8-film-vizyona-girecek-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/sinemalarda-bu-hafta-8-film-vizyona-girecek-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinema salonlarında bu hafta dramdan komediye, animasyondan gerilime 8 film vizyona girecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Sinema salonlarında bu hafta dramdan komediye, animasyondan gerilime 8 film vizyona girecek.</h2>

<p><img alt="Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/13c106e5-d64c-408b-94f9-cb3979597cb8.jpg" /></p>

<p>Oyuncak Hikayesi 5</p>

<p>Oyuncak Hikayesi serisinin beşinci filmi; Buzz, Woody, Jessie'nin başını çektiği oyuncakların, günümüz çocuklarının elinden düşürmediği elektronik aletlerle karşı karşıya gelmesini anlatıyor.</p>

<p><img alt="Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/8cb8b778-b02f-4bde-9dbd-ed52af80b782.jpg" /></p>

<p>Romantik Kahraman</p>

<p>Geçmişin hayaletleri ve merhum eşinin anılarıyla yaşayan eski Amerikan askeri Theo, rutin hayatındaki tek insani etkileşimi her perşembe günü bir hayat kadını olan Olga ile gerçekleştirmektedir. Olga'nın cinayete kurban gitmesiyle birlikte Theo, kaybettiği bağın bedelini ödetmek amacıyla kapsamlı bir intikam arayışına girer. Theo’nun arkasında bıraktığı şiddet dolu izleri, alkol sorunlarıyla boğuşan polis müfettişi Iborra ile soğukkanlı kiralık katil Herodes takip eder. Yıllar içinde şekillenen ve alışkanlığın ötesinde duygusal bir temele dayanan bu trajik süreç; karakterlerin yollarının kesişmesiyle birlikte, geçmişin hesaplarının kapandığı bir hesaplaşmaya dönüşür.</p>

<p><img alt="Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/443ab76d-21e8-4437-b207-1ce43b1dc9da.jpg" /></p>

<p>Açlık Oyunları: Alaycı Kuş Bölüm 2</p>

<p>Açlık Oyunları serisinin bu son bölümünde, Alaycı Kuş olarak sembol haline gelen Katniss Everdeen'in önderliğinde tüm mıntıkalar Capitol'e karşı ayaklanıyor.</p>

<p><img alt="Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/b551bc71-8625-4a71-92be-109a2bc647b9.jpg" /></p>

<p>Koloni</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biyoteknoloji profesörü Se-jeong, önemli bir biyoteknoloji konferansına katılmak üzere bir araştırma tesisine gelir. Ancak bilimsel bir buluşun gölgesinde başlayan etkinlik, hızla kontrolden çıkan ölümcül bir virüs nedeniyle kısa sürede kabusa dönüşür. Virüsün beklenmedik şekilde mutasyona uğramasıyla enfekte olan insanlar korkunç değişimler geçirmeye başlar. Salgın hızla yayılırken, yetkililer tehdidi kontrol altına alabilmek için tüm tesisi karantinaya alır. Dış dünyadan tamamen izole edilen hayatta kalanlar, hem içeride giderek çoğalan enfekte kişilerle hem de zamanla tükenen umutlarıyla mücadele etmek zorunda kalır.</p>

<p><img alt="Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/1e6931bb-7b1a-430b-a74e-983c3a0f32d5.jpg" /></p>

<p>Robin Hood'un Ölümü</p>

<p>Yıllar boyunca adaleti sağlamak için mücadele eden Robin Hood, artık geçmişinin yüküyle yüzleşmek zorunda kalır. Yaşadığı kayıplar ve verdiği mücadeleler, onu hem fiziksel hem de ruhsal olarak yıpratmıştır. Ormana ve eski hayatına geri dönen Robin, son bir hesaplaşmanın eşiğine gelir. Geçmişte yaptığı seçimler ve karşısına çıkan düşmanlar, onu kaçınılmaz bir sona doğru sürüklerken, hikâye bir efsanenin son günlerini takip eder.</p>

<p><img alt="Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/29afecae-dd49-419e-8bae-3c1f3e602de0.jpg" /></p>

<p>Normal</p>

<p>Küçük bir kasabada geçici olarak şeriflik yapan bir adamın, yerel bir banka soygununun ardından kasabadaki karanlık gizemleri gün yüzüne çıkarmasını konu alıyor.</p>

<p><img alt="Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/12d1765b-5a18-4f19-8f3a-5107ad296412.jpg" /></p>

<p>Dakhul</p>

<p>Film, komşusunun yaptığı kıskançlık büyüsüne maruz kalan Aslı'nın, bu lanetten kurtulmak için bir büyücüye başvurması sonrası başından geçenleri anlatıyor.</p>

<p><img alt="Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/efa94393-fa28-45ff-b2ed-de824a121f3e.jpg" /></p>

<p>Cinhar</p>

<p>Sislerin hiç dağılmadığı, Sakarya’nın bir dağ köyünde yaşayan genç çift Narin ve Yusuf, bebeklerini kaybettiklerinde hayatları sonsuza dek değişir. Kardeşi Narin’in acısını paylaşmak için şehirden yanına gelen Çiçek, beraberinde sıradan bir teselli değil, karanlıkla mühürlenmiş bir muska getirir. Çocukluğundan beri büyüler ve ruhani varlıklarla uğraşan bu genç kız ruhunda annelerinden kalan bir sır taşımaktadır. Acının yerini giderek derinleşen bir dehşet alırken, açılan kapı artık kapanmaz. Ve o kapının ardında bekleyen şey, geri dönülmez bir hesaplaşmadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/sinemalarda-bu-hafta-8-film-vizyona-girecek-2512926</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/sinemalarda-bu-hafta-8-film-vizyona-girecek-1</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/06/e221fb51-5c6a-43bd-842e-af3a24e35896.jpg" type="image/jpeg" length="81788"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hilberî Festivali’nde kadın emeği yoğun ilgi]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/hilberi-festivalinde-kadin-emegi-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/hilberi-festivalinde-kadin-emegi-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van'da 11 belediyenin katkısıyla düzenlenen Hilberî Kadın Emeği Festivali ikinci gününde devam etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VAN -</strong> Hilberî Kadın Emeği Festivali'nin ikinci günü, dengbêj kadınların klamları ve halaylarla son buldu.</p>

<p>Wan'da 11 belediyenin katkısıyla düzenlenen Hilberî Kadın Emeği Festivali ikinci gününde devam etti. Rêya Armûşê (İpekyolu), Tuşba, Artemêtan (Edremit), Erdîş (Erciş), Şax (Çatak), Ebex (Çaldıran), Serav (Saray), Bêgirî (Muradiye), Payîzava (Gürpınar), Westan (Gevaş), Elbak (Başkale) ve Qelqelî (Özalp) belediyelerinin Kadın Politikaları Müdürlüklerinin öncülüğünde gerçekleştirilen festivalin yapıldığı kent meydanı sabahın erken saatlerinde dolmaya başladı. Kadın emeğinin yanı sıra, kadına dönük eşitsizlik ve şiddete dair farkındalık yaratacak bilgilendirmelerin yer aldığı 35 ayrı stant kuruldu.</p>

<p>Festivalin ikinci gününde de kadınların katılımı yoğun oldu. Festivalin ikinci günü dengbêj kadınların klamları ve halaylarla son buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Festival yarın da çeşitli konser ve etkinliklerle devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/314896</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat, Kadın&amp;Jineoloji</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/hilberi-festivalinde-kadin-emegi-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 21:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/06/690x390cc-v-13-06-2026-kadin-festivali-iknci-gnnde.jpg" type="image/jpeg" length="49894"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinemalarda bu hafta 8 film vizyonda]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/sinemalarda-bu-hafta-8-film-vizyona-girecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/sinemalarda-bu-hafta-8-film-vizyona-girecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sinema salonlarında bu hafta dramdan komediye, animasyondan gerilime 8 film vizyona girecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Sinema salonlarında bu hafta dramdan komediye, animasyondan gerilime 8 film vizyona girecek.</h2>

<p><img alt="Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/01d2dd21-ea1b-46a1-a33c-b89681e12b9c.jpg" /></p>

<h2>AÇLIK OYUNLARI: ALAYCI KUŞ BÖLÜM 1</h2>

<p>Açlık Oyunları: Alaycı Kuş – Bölüm 1 dünyada rekorlar kıran fenomen hikayenin merakla beklenen üçüncü bölümü. Hikaye, Katnis Everdeen'in yeni bir bölgenin heyecan verici seviyelerine ulaşmasıyla hızlanıyor.</p>

<p><img alt="Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/6378f187-66f0-4f5d-9417-39f806c4d3a6.jpg" /></p>

<h3>GİZEMLİ AĞAÇ</h3>

<p>Şehir hayatını geride bırakıp kırsala taşınan modern bir ailenin teknoloji bağımlısı üç çocuğu, evlerinin yakınındaki ormanda fantastik diyarlara açılan ve sıra dışı sakinleri olan büyülü bir ağaç keşfeder.</p>

<p><img alt="Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/17d847c7-eb75-4dc3-ae65-f2eae36fded1.jpg" /></p>

<h3>AMANSIZ</h3>

<p>Eski bir özel kuvvet askeri, kayıp kızını kurtarmak için kuzey Myanmar'a sızar ve dolandırıcılık çeteleri ile organ kaçakçılarına karşı savaşarak suç patronuyla son bir hesaplaşmaya girer.</p>

<p></p>

<p><img alt="Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/91f1c1cd-f430-4f8f-9646-566e16a976d1.jpg" /></p>

<h3>MAVİ BALIKÇIL</h3>

<p>Macar göçmeni bir ailenin sekiz yaşındaki en küçük çocuğu olan Sasha'nın gözünden, Vancouver Adası'ndaki yeni yaşamlarına uyum sağlama süreçleri ve ağabeyinin giderek tehlikeli hâle gelen davranışlarının aile bağlarını kopma noktasına getirmesi anlatılıyor.</p>

<p><img alt="Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/9ddbeb48-e8d1-414e-8244-6c5ec2a9372d.jpg" /></p>

<h3>TULPA: RUHUN LANETİ</h3>

<p>Film, evladını kaybetmenin yakıcı acısını taşıyan, ruhu parçalanmış bir annenin dramının, yastan çıkarak tüm aileyi kaosa sürükleyecek bir lanete dönüşmesini anlatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/6828d12b-01a4-42a5-a5a9-315e6f140909.jpg" /></p>

<h3>DÜŞLER ÜLKESİ</h3>

<p>Film, şehrini yaklaşan yıkımdan kurtarmaya karar veren Arda adlı bir çocuğun hikâyesini anlatıyor.</p>

<p><img alt="Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/f968bfce-1aed-4a9b-aea9-d15db6841104.jpg" /></p>

<h3>KÜLKEDİSİ: ÜÇ DİLEK</h3>

<p>Cinderella, Süperstar Prens Merliflor’un düzenlediği büyük baloya katılmanın hayalini kurmaktadır. Çünkü bu gece, prensin gelecekteki prensesini seçeceği özel bir davettir. Ancak kötü kalpli üvey annesi, ona durmadan ev işleri yükleyerek Külkedisi’ni evde tutmaya çalışır. Tam bu sırada, Külkedisi’nin iyi kalpli arkadaşı Severin devreye girer. Mütevazı bir oduncu olan Severin, “ebedi ağaç”ın büyüsüyle sevimli bir sincaba dönüşmüştür. Sihirli fındıkların yardımıyla tüm işleri tamamlar ve Külkedisi’nin baloya gitmesini sağlar. Baloda Külkedisi ile Prens Merliflor arasında güçlü bir bağ oluşur ve gece beklenmedik bir evlenme teklifiyle sona erer. Fakat sihirli fındıklar, kaybolan balo elbisesi ve sarayda yaşanan sürpriz bir kaçırılma olayı işleri tam anlamıyla karıştırır. Bu büyülü karmaşanın içinde Külkedisi, yalnızca aşkı değil; kendi cesaretini, sesini ve gerçek sadakatin anlamını da keşfetmek zorunda kalacaktır.</p>

<p><img alt="Sinemalarda bu hafta 8 film vizyona girecek..." loading="lazy" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/b50879ed-f858-4564-a71b-499cda0cd76a.jpg" /></p>

<h3>KIYMA: HAİN EŞER KENDİ DÜŞER</h3>

<p>Mesut, yıllar sonra hapisten çıkıp babasının işlettiği otele döner. Babası Mehmet, oteli ona emanet etmek isterken Mesut hem oteli dört yıldızlı yapmak hem de yeni bir hayat kurmak için çabalar. Ancak otele misafir olarak gelen servet avcısı Gamze’ye aşık olması, Tufan ve Serdar’la arasındaki güç dengesini bozar. Eğitimler, denetimler ve sahnelenecek Hamlet oyunu için hazırlıklar devam ederken otelde kıskançlık, ihanet ve aile hesaplaşmaları büyür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/sinemalarda-bu-hafta-8-film-vizyona-girecek-2511415</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/sinemalarda-bu-hafta-8-film-vizyona-girecek</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/06/da13b232-5aae-4e24-bc39-29ee9de18af7.jpg" type="image/jpeg" length="12601"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Amed Belgesel Film Festivali'nin lansmanı yapıldı]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/amed-belgesel-film-festivalinin-lansmani-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/amed-belgesel-film-festivalinin-lansmani-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yıl "Buradayız, ceviz ağacının nöbetindeyiz" şiarıyla 10'uncusu düzenlenecek olan Amed Belgesel Film Festivali'nin lansmanı gerçekleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AMED -</strong> Bu yıl "Buradayız, ceviz ağacının nöbetindeyiz" şiarıyla 10'uncusu düzenlenecek olan Amed Belgesel Film Festivali'nin lansmanı gerçekleşti.</p>

<p></p>

<p>Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği ile Peyas (Kayapınar) Belediyesi tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenecek olan Amed Belgesel Film Festivali’nin lansmanı gerçekleştirildi. "Buradayız, ceviz ağacının nöbetindeyiz” şiarıyla düzenlenen festivalin tanıtım programı, Peyas ilçesinde bulunan Park 75 Taş Ev’de yapıldı. Lansman’da Kürtçe ve Türkçe olmak üzere iki ayrı dilden açıklama yapıldı. Sineviziyon ile başlayan lansman, müzik dinletileri ve halaylar ile devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Açıklamanın Türkçesini okuyan Gulan Mizgin, Amed’in Kürt halkı, Ortadoğu halkları ve tüm insanlık için değer üreten, bu değerleri koruyan ve gelecek kuşaklara taşıyan bir kent olma misyonunu sürdürmekte olduğunu aktardı. Gulan Mizgin, "Festivalimiz de bu anlayıştan hareketle, sanatın iyileştirici, özgürleştirici ve hakikati görünür kılan gücünü esas almakta; bu yıl 10'uncusunu gerçekleştirmenin iradesini ortaya koymaktadır. Sanatın ve özellikle sinemanın, günümüz dünyasında halkların hakikatini görünür kılan önemli bir ifade alanı olduğuna inanıyoruz. Belgesel sinema ise karanlıkta bırakılan hikâyeleri, bastırılan hafızaları ve görünmez kılınmak istenen gerçekleri insanlığın ortak belleğine taşıyan çok özel bir işleve sahiptir. Bu nedenle belgesel sinemayı; hakikati yansıtan bir ayna, adalet arayışına ışık tutan bir araç ve toplumsal barışı güçlendiren önemli bir mecra olarak görüyoruz” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Festival lansmanı, çekilen halaylar eşliğinde sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/314677</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/amed-belgesel-film-festivalinin-lansmani-yapildi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 21:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/06/690x390cc-amd11-06-2026-film-festivali-lansmani.jpg" type="image/jpeg" length="79177"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazar Burhan Sönmez’e Hemingway Ödülü]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/yazar-sonmeze-hemingway-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/yazar-sonmeze-hemingway-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hemingway Ödülü’ne layık görülen yazar Burhan Sönmez ödülünü “Cumartesi Anneleri’ne ve barış yolunda mücadele edenlere” adadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ -</strong> Hemingway Ödülü’ne layık görülen yazar Burhan Sönmez ödülünü “Cumartesi Anneleri’ne ve barış yolunda mücadele edenlere” adadı.</p>

<p></p>

<p>İtalya’da düzenlenen ve adını 20’nci yüzyılın önemli yazarlarından Ernest Hemingway’den alan “Hemingway Ödülü” jürisi, 2026 yılı kazananlarını duyurdu. Hemingway Ödülü jürisi, Uluslararası PEN Başkanı da olan yazar Burhan Sönmez’i “Çağımızın Tanığı” (Witness of Our Time) kategorisinde ödüle layık gördü.</p>

<p></p>

<p>ÖDÜLÜ CUMARTESİ ANNELERİ’NE ADADI</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Sönmez, ödül töreninin yapılacağı 27 Haziran tarihinde İtalya’nın Lignano Sabbiadoro kentine giderek “Çağımızın tanığı olmanın anlamı” üzerine bir konuşma yapacak. Ödülün duyurulmasından sonra bir açıklama yapan Burhan Sönmez, “Bu ödülü başta Cumartesi Anneleri olmak üzere, özgürlük ve barış yolunda mücadele edenlere” adadığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>http://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/314550</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/yazar-sonmeze-hemingway-odulu</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 18:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/06/690x390cc-mrk-10-06-2025-burhan-sonmez-odul.jpeg" type="image/jpeg" length="78433"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyalizm ve Demokrasi Dergisi süreci işleyecek]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/sosyalizm-ve-demokrasi-dergisi-sureci-isleyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/sosyalizm-ve-demokrasi-dergisi-sureci-isleyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyalizm ve Demokrasi Dergisi; 2026’da yayımlanacak iki sayısında da Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin katkılara yer verecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AMED -</strong> Sosyalizm ve Demokrasi Dergisi; 2026’da yayımlanacak iki sayısında da Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin katkılara yer verecek.</p>

<p></p>

<p>Sosyalizm ve Demokrasi Araştırma Grubu adına Routledge Yayınları tarafından 1985’ten beri yayımlanan ve Amerikan Solu’nun en köklü akademik mecralarından biri olan Sosyalizm ve Demokrasi Dergisi; 2026’da yayımlanacak iki sayısında da Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin katkılara yer verecek. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’na desteğini açıklayan derginin eski genel yayın yönetmenlerinden ekososyalist filozof Victor Wallis, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı Uluslararası Destek Kampanyası Direktörü Mahir Sargın’a bir çağrı yaptı. Wallis, derginin Barış ve Demokratik Toplum Süreci ve Abdullah Öcalan’ın bilgi birikimi, paradigması hakkında uluslararası kamuoyunu bilgilendirmek istediğini belirtti. Bu temelde derginin 2026’da yayımlanacak ilk sayısında Mahir Sargın’ın İmralı Heyeti Üyesi Özgür Faik Erol’la gerçekleştirdiği “Sosyalizm’de Israr İnsan Olmakta Isrardır” başlıklı söyleşiye yer verilecek.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Derginin 2026’da yayımlanacak ikinci sayısında ise, Abdullah Öcalan’ın PKK’nin kendisini feshettiği 12’nci Kongre’sine sunduğu perspektif hakkında Mahir Sargın tarafından kaleme alınan felsefi ve siyasal bir inceleme yazısı ile Abdullah Öcalan’ın perspektif metninden bir seçki yer alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>http://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/314403</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/sosyalizm-ve-demokrasi-dergisi-sureci-isleyecek</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/06/690x390cc-amd-09-06-2026-sosyaliz-ve-demokrasi-dergisinden-ocalan-dosyasi.jpeg" type="image/jpeg" length="10768"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diktatörlük karşıtı aydın, Ankara’daydı: Direnişin öyküleri]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/diktatorluk-karsiti-aydin-ankaradaydi-direnisin-oykuleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/diktatorluk-karsiti-aydin-ankaradaydi-direnisin-oykuleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Brezilya Konsolosluğu’nun katkılarıyla Lúcia Murat 29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali'ne üç filmiyle geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu aralar Ankara semalarında beklenmedik bir duygusal ve entelektüel yoğunluk, coşkulu bir direniş enerjisi hissettiyseniz, sebebi belli: 29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, kente kelimenin tam anlamıyla “yaşayan bir efsane” indirdi. Ankara Brezilya Konsolosluğu’nun katkılarıyla benzersiz bir sinemacı, Lúcia Murat üç filmiyle geldi.</p>

<p>Günün sonunda hepimizin payına düşen o tanıdık keder biçimleriyle nasıl baş ettiğimiz, sinemanın da sinemacının da en temel sınavıdır malum. Ankara Kült Kavaklıdere sahnesine çıkan 77 yaşındaki Murat, yakın tarihin en karanlık dönemlerinden birinden sağ çıkmayı başardığı gibi geçmişin yaralarını sanata dönüştürmüş bir bilge adeta. Festivalin program direktörü Alin Taşçıyan’ın moderatörlüğünde düzenlenen Ustalık Sınıfı’ndan film gösterimleri sonrası sohbetlere, hayranlıkla peşinden ayrılmadığım yönetmen, her şeye karşın umutlu. Yeni filmi için çalışması tabii ki buna yanıt ama yine de ısrarla soruyorum ve gezegen baş aşağı giderken dahi “Umut direnişin bir yolu” yanıtını alıyorum. Latin Amerika’nın en uzun diktatörlüklerinden biri olan Brezilya askeri rejimini (1964-1985) gündeme getiren Oscar adayı “Gizli Ajan” (2025) ve Oscarlı “Hâlâ Buradayım” (2024) filmleri son dönem baştacı edilirken onların öncüleri Lúcia Murat’ın hatırlanması elzemdi zaten: “İyi ki varlar. Benim filmlerim onlar gibi milyonlarca kişiye ulaşamadı tabii ama yaşananları dünyaya hatırlatmaları çok önemli” diyor.</p>

<p>Üstelik Latin Amerika’nın en uzun diktatörlüklerinden biri olan Brezilya askeri rejimi (1964-1985) döneminde işkencelere maruz kalmasına karşın.</p>

<p>Festivalde yer alan üç filminden, “Yaşadığını Görmek Ne Güzel” (Que Bom Te Ver Viva, 1989) kadınlara yapılan işkenceleri, tecavüzleri ve gözaltındaki kayboluşları anlatıyor. Bir arkadaşıyla karşılaştığında söylenen cümle filme adını vermiş. Belgesel olarak başlamış ama yetmemiş: “Söyleşileri insanların gerçekte neler yaşandığını tüm çıplaklığıyla anlaması için koydum. Kurbanların sesini duymak istedim ama bu yaşadığım dehşeti yeterince anlatamıyordu. İçimdeki o müthiş isyanı ifade edebilmek için kurmacaya da sığındım” diyor. Yönetmen, yaşadığı acının ve sinemasal arayışın ne kadar evrensel bir karşılığı olduğunu ilk kez uluslararası festivallere gittiğinde fark etmiş.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>ORYANTALİZME TEPKİ</h3>

<p>Diktatörlük sonrasında bir süre televizyonda da çalışan Murat için sineması toplumsal bir yüzleşme aracı. Murat’ın sinemasında hiçbir film havadan düşmüyor, her yapıt bir öncekinin içinden, adeta küllerinden doğuyor. Siyasi mahkûmluk, devrim idealleri ve yoldaşlık bağları derken sinemasını toplumsal bir yüzleşme arenasına çeviriyor. Tabii bu sırada “egzotik, sıcak, şen şakrak Brezilya” imajı satmaya çalışan oryantalist kafalarla dalga geçmeyi de ihmal etmiyor. Olhar Estrangeiro (Yabancı Bakışı) belgeseliyle Brezilyalı kadınların cinselliği üzerinden yaratılan o mutlu fantezi illüzyonunu darmadağın etmiş... “Kızgın ve öfkeliydim” derken bile sakin ve zarif.</p>

<p>Yine de insanlık tarihi kadar eski o cevapsız soru Lúcia’nın da yakasını bırakmıyor: “Orta sınıftan gelen, iyi eğitimli bir ailelerin çocuğuydum. Daha iyi bir dünya için başkaldırdık. Ve dehşeti yaşadık. Bir insan, bir diğerine bu kötülüğü nasıl yapabilir? Hâlâ anlamıyorum.”</p>

<h3>GENÇLERE TAVSİYE</h3>

<p>Sosyal adaletsizliğin altını çizerken genç enerjiyi her zaman baştacı eden yönetmenin, öğretmenlerin sefalet ücretlerine karşın yaşamlarını çocuklara adadığı Hora do Recreio (Oyun Vakti) filmindeki o dinamizm, aslında sinemasının da özeti. Günün sonunda genç sinemacılara ve aktivistlere verdiği tavsiye ise açık: “Kendinize ve fikirlerinize inanmalısınız! Vazgeçmeyin! Yol boyunca karşınıza çokça ‘hayır’ çıkacak. Bu ‘hayır’larla baş etmeyi ve yıkılmamayı öğrenmelisiniz. Ama asıl önemli olan, hayatınız boyunca o tek bir ‘evet’i alabilmek için sonuna kadar çabalamak.” Gençlerin apolitik birer tüketici gibi algılanmasına da karşı: “Hayalleri ve idealleri olan bir gençlik var, her türlü engele karşın daha iyi bir hayatı hak ediyorlar”</p>

<h3>‘BANA ANLATILAN ANILAR’ VE BİTMEYEN TÜRKİYE SİMÜLASYONU</h3>

<p>Lúcia Murat’ı dinlerken hepimizin ülke travmalarına tanıdık gelen o makus talihe karşı sinemasal bir seansa oturmuş gibi hissedebilirsiniz. Dile kolay; askeri diktatörlüğün en zifiri karanlığında dört yıl hapis yatmış, işkencenin her türlüsünü görmüş ama pes etmek yerine kamerayı bir “sessizliği yırtma aparatı” olarak kullanmayı seçmiş.</p>

<p>Festivalde yer alan, kaybedilmiş devrim mücadelelerinin şahane bir hesaplaşması olan filminin finalindeki o “Biz buradayız, devam edeceğiz” diyen genç kuşak, seyirciyi alt üst etmeye yetti. Zira film, adeta bizim gibi “daha iyi bir dünya ararken sürekli duvara toslayan” ülkelerin aynısı, adeta bir Türkiye simülasyonu.</p>

<p>Peki, tüm bu badirelere, eski başbakan Bolsonaro gibi yakın geçmişte sanatı fonlamayarak yok etmeye çalışan sağcı iktidarlara rağmen hâlâ nasıl bu kadar umutlu olabiliyor? Lúcia Murat, o meşhur, içimizi ısıtan geniş gülümsemesiyle filmin finalinden söz açıyor. Polyannacılık değil, direniş. Filmdeki “mikro devrimler” yani küçük ama köklü değişim hareketleri, gençliğe her zaman bir acil çıkış planı sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/diktatorluk-karsiti-aydin-brezilyali-yonetmen-lucia-murat</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/diktatorluk-karsiti-aydin-ankaradaydi-direnisin-oykuleri</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 07:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/06/245ee0cc-d687-49ae-aba8-2dc7e52bd49e.jpg" type="image/jpeg" length="32150"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rêzan Helbest İğne ve iplikle hafızayı tuvale işliyor]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/rezan-helbest-igne-ve-iplikle-hafizayi-tuvale-isliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/rezan-helbest-igne-ve-iplikle-hafizayi-tuvale-isliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sur'daki küçük dükkanında nakışla hazırladığı tablolarıyla ilgi odağı olan Rêzan Helbest, iğne iplikle işlediği tablolarında geçmişi bugüne taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AMED</strong> - Sûr'daki küçük dükkanında nakışla hazırladığı tablolarıyla ilgi odağı olan Rêzan Helbest, iğne iplikle işlediği tablolarında geçmişi bugüne taşıyor.</p>

<p></p>

<p>Amed'in tarihi Sûr ilçesindeki dar bir sokakta açtığı küçük dükkanında boya yerine nakışla tablo üreten Rêzan Helbest, toplumun hafızasını tuvale işliyor. Henüz çocuk yaşlarda nenesinin eline verdiği bir iğne ve iple köy yerinde başladığı sanatını geliştiren Helbest, tablolarında geleneksel motifleri günümüze taşıyor. El yapımı takılar, tablolar ve kitaplarla çevrili çalışma alanında üretimini ortaya koyan Helbest, ortaya koyduğu üretimlerle dikkatleri üzerine çekiyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_amd-03-06-2026-sanatci-rezan-helbest2.JPG" rel="nofollow" title=""><img src="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_amd-03-06-2026-sanatci-rezan-helbest2.JPG" /></a></p>

<p></p>

<p>SÛR VE SANAT</p>

<p></p>

<p>Kadınların geleneksel motiflerinden ilham alan Helbest, sanatın toplumsal hafızayı taşıyan en güçlü araçlardan biri olduğunu ifade ederek, 2020 yılında Dicle Üniversitesi Kimya Bölümü'nü bitirmesinin ardından çocukluğundan kendini sanatına verdiğini söyledi. Sûr’un tarihi, kültürü ve sanatı ile önemli yer tuttuğuna dikkat çeken Helbest, “Tarih insana fısıldar, yaşam insana fısıldar, sanat insana fısıldar. Kimileri bunu duyar, kimileri duymaz. Ben duyanlardan oldum. Böylece sanat yolculuğumun temelini Sûr'un kalbinde attım” diye belirtti.</p>

<p></p>

<p>PÎRA POTA</p>

<p></p>

<p>İğne ve iplikle tanışmasının hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Helbest, “Nenemin gözleri iyi görmediği bir dönemde bana iğne ve ip verdi. Böylece iğne ve iplikle tanıştım. Daha sonra nenemi gözlemlemeye başladım. Sürekli bir şeyler dikiyordu ve ne yaptığını merak ediyordum. Bir gün annem bana Kürtçe olarak ‘Pira Pota gibi ne yapıyorsun orada?’ diye sordu. Bu söz benim için çok önemliydi. Çünkü geçmişte kadınlar çantalar, kıyafetler, çadırlar ve günlük yaşamda kullanılan pek çok şeyi dikerken aynı zamanda üzerlerine motifler işliyorlardı. Bir keçi, bir gül ya da güneş gibi figürler işliyorlardı. Böylece sembolizm ortaya çıkıyordu. Bu görevi üstlenen kadınlara da Pîra Pota denilirdi. Ben de kadınların üretim sürecini gözlemleyerek motiflerin ve sembollerin dünyasına girdim” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>‘ÜRETİM YORGUNLUĞUMU UNUTTURUYOR’</p>

<p></p>

<p>Nakış üretiminin kendisinde yarattığı duyguları anlatan Helbest, ortaya çıkan her motifin bütün yorgunluğunu unutturduğunu söyledi. Her yeni çalışmaya başladığında yeniden bir sanat döngüsünün içine girdiğini ifade eden Helbest, “İğneyi, ipliği elime alıyorum ve üretmeye başlıyorum. Günün sonunda ortaya güzel bir motif çıktığında bütün yorgunluğumu unutuyorum. Yaptığım işle göz göze geldiğimde onun bana verdiği duygu çok farklı oluyor. Evet, bu süreç zor, sancılı ve emek isteyen bir süreç. Ancak ortaya çıkan eser bütün o zorlukları bir süreliğine de olsa unutturuyor” dedi.</p>

<p></p>

<p>‘İLHAMIMI TOPLUMDAN ALIYORUM’</p>

<p></p>

<p>Helbest, “Her sanatçı toplumdan ilham alır. Ben de toplumumdan ilham alıyorum. Toplumun yaşamından, acısından ve mutluluğundan besleniyorum. Bunun yanında kendi duygusal rengimi de çalışmalarımın içine katıyorum. Çünkü ben de bu toplumun bir parçasıyım. Toplum ne kadar acı çekiyorsa, ben de o acıyı hissediyorum” dedi. Motiflerinin toplumsal gerçeklikle iç içe olduğunu ifade eden Helbest, “Toplumun içinden bir kare alıyorum, onu kendi duygularımla işliyorum. Günün sonunda ortaya çıkan motif ile toplumsal gerçeklik yan yana geldiğinde birbirini tamamlayan bir bütün oluşturuyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/313837</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/rezan-helbest-igne-ve-iplikle-hafizayi-tuvale-isliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/06/690x390cc-amd-03-06-2026-sanatci-rezan-helbest5.jpg" type="image/jpeg" length="44889"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şair Erbaş: Nazım’ın şiirleri bir başkaldırıydı]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/sair-erbas-nazimin-siirleri-bir-baskaldiriydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/sair-erbas-nazimin-siirleri-bir-baskaldiriydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ölüm yıldönümünde Nazım Hikmet’i anan şair Şükrü Erbaş, “Nazım’ın şiirini ve hayatını bilmek, bu ülke insanının ve dünya halklarının ruhunu bilmek, barışı ve özgürlüğü iliklerinde duymaktır” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL -</strong> Ölüm yıldönümünde Nazım Hikmet’i anan şair Şükrü Erbaş, “Nazım’ın şiirini ve hayatını bilmek, bu ülke insanının ve dünya halklarının ruhunu bilmek, barışı ve özgürlüğü iliklerinde duymaktır” dedi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nazım Hikmet Ran, şiirleri, duruşu ve mücadele tarzıyla sadece Türkiye değil dünya edebiyatına da adını yazdırdı. Eserlerinde özgürlüğü ve sevdayı konu edinen Nazım Hikmet, ölümünün üzerinden 63 yıl geçse de şiirlerinde yaşıyor. “Mavi Gözlü Dev” olarak da tanınan Nazım Hikmet, yaşamı boyunca sayısız esere imza attı. Sosyalist kimliğiyle tanına Nazım Hikmet, 11 davadan yargılandı, 12 yıl hapis kaldı. Nazım Hikmet, 3 Haziran 1963 tarihinde geçirdiği kalp krizi nedeniyle Moskova’da hayata gözlerini yumdu.</p>

<p></p>

<p><a href="http://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_ist-03-06-2026-nazim-hikmet-olum-yil-donumu-sukru-erbas-rop.jpg" rel="nofollow" title=""><img src="http://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_ist-03-06-2026-nazim-hikmet-olum-yil-donumu-sukru-erbas-rop.jpg" /></a></p>

<p></p>

<p>Nazım Hikmet’i ve edebiyatını şair Şükrü Erbaş ile konuştuk.</p>

<p></p>

<p>‘ŞİİRLERİNE ULAŞMAK MÜMKÜN DEĞİL’</p>

<p></p>

<p>Nazım Hikmet’in hayata veda ettiği yıllarda kendisinin çocuk olduğunu ifade eden Erbaş, “Nazım’ın öldüğü yıl ben 10 yaşındaydım. Türkü, masal, hikâye tutkunu bir çocuktum ama henüz Nazım’ı, şiirlerini ve hayatını bilmiyordum. Nazım Hikmet’in adını duyduğumda ise şiirleri ülkemizde yasaktı. Liseye geldiğim yıllarda bu büyük efsaneyi tanımaya, okumaya başladım” dedi.</p>

<p></p>

<p>Nazım Hikmet’in şiirleriyle nasıl tanıştığını anlatan Erbaş, “1968 yılında lisenin ilk yılında öğrenciyken şiir yazmaya başladım, o yıllarda bile şiirlerine ulaşmak, hele de bir taşra kentinde, neredeyse mümkün değildi. Çağdaş şiirimizi okumaya başladığımda, gizli kapaklı da olsa, tek tük de olsa şiirleri bir yerlerde (gazete, antoloji vb.) yayınlanmaya başlamıştı. Öğretmenlerimizde de çok ünlü şiirlerinin bazıları bulunuyordu. Lisenin bitmesine yakın ülkemizde kitapları yayınlanmaya başlamıştı. Kapsamlı bir Nazım okuması ancak ondan sonra mümkün olmuştu” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>‘ŞİİRLERİ BİR BAŞKALDIRI TAŞIYOR’</p>

<p></p>

<p>“Nazım’ın şiirleri yüksek sesliydi, bir başkaldırı taşıyordu, emekten, işçiden, haksızlıklardan, sömürüden söz ediyordu” diyen Erbaş, “Bu bizim şiirimiz ve sosyal hayatımız için yeni bir şeydi. Biçimi de değişikti. Sizi bir burgaç gibi içine alıyordu. Konuştuğumuz dil birden büyülü ve çok yükseklerden ses veren bir dile dönüşüyordu. Bir çeşit fırtına ya da sel gibi diyelim, dokunduğu her şeyi içine alıyor, sürüklüyor ve dünyanın ortasına bırakıyordu. Bir de çok kolay gibi görünüyordu. Sanki kalemi eline alan herkes yazabilirmiş duygusu veriyordu. Belki de asıl büyüleyici olan, yalnız bize değil, bütün dünya halklarına sesleniyordu. Daha pek çok şey söylenebilir ama bir şiiri büyük yapmaya bunlar yetecektir. Nazım bizim Yunus Emre, Pir Sultan Abdal ve Karacaoğlan’ımız gibi bir büyük kurucu şairdir” diye belirtti.</p>

<p></p>

<p>BARIŞI VE ÖZGÜRLÜĞÜ DUYMAK GİBİ</p>

<p></p>

<p>Nazım Hikmet’in bir şiir dehası olduğunu ve hala okunması gereken aydın bir şair olduğunun altını çizen Erbaş, şöyle devam etti: “Nazım çağının ve dünyanın temel sorunlarını tartışacak bir donanıma sahip bir aydındır. Yazdığı dilin kendinden yüzlerce yıl önceki birikimini, yazdığı şiirin temel taşı yapacak bir poetikaya sahiptir. Gerçek bir komünisttir. Bir o kadar da tam bir yurtseverdir. Nazım’ın şiirini ve hayatını bilmek, bu ülke insanının ve dünya halklarının ruhunu bilmek demektir. Şiirin büyüsünü yaşamak demektir. Başka hayatların içinde kendi evimiz gibi gezmek demektir. Barışı ve özgürlüğü iliklerinde duymak demektir. Bu nedenlerle muhakkak ve döne döne okumak gerektiğini düşünüyorum.”</p>

<p></p>

<p>Erbaş, sözlerini Ran’ın “Son Otobüs” şiirleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/sair-erbas-nazimin-siirleri-bir-baskaldiriydi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/06/690x390cc-ist-03-06-2026-nazim-hikmet-olum-yil-donumu-sukru-erbas-rop2.jpg" type="image/jpeg" length="45336"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Munzur Festivali'nin tarihi 30-31 Temmuz, 1-2 Ağustos]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/munzur-festivalinin-tarihi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/munzur-festivalinin-tarihi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi, 30-31 Temmuz, 1-2 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek 24'üncü Munzur Kültür ve Doğa Festivali'ne katılım çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>DÊRSIM </strong>- Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi, 30-31 Temmuz, 1-2 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek 24'üncü Munzur Kültür ve Doğa Festivali'ne katılım çağrısında bulundu.</p>

<p></p>

<p>Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tertip Komitesi, bu sene 24'üncüsü düzenlenecek Munzur Kültür ve Doğa Festivali'ne ilişkin açıklama yaptı. Tunceli Ticaret Odası'nda yapılan açıklamaya çok sayıda siyasi parti, sivil toplum örgütü ve yöre dernekleri temsilcisi katıldı. Basın metnini yerine kayyım atanan Dêrsim Belediyesi Eşbaşkanı Birsen Orhan okudu.</p>

<p></p>

<p>Festivalin bu sene 30-31 Temmuz, 1-2 Ağustos tarihlerinde gerçekleştireceklerini aktaran Birsen Orhan, "Munzur Kültür ve Doğa Festivali yalnızca bir kültür etkinliği değildir. Festivalimiz; doğanın, kültürün, dilin, inancın, sanatın ve özgür yaşam değerlerinin buluştuğu ortak bir yaşam ve mücadele alanıdır. Yirmi dört yıldır tüm baskılara, yasaklara ve engellemelere rağmen varlığını sürdüren festival, Dersim’in toplumsal hafızasının, direniş geleneğinin ve kültürel zenginliğinin en önemli buluşmalarından biri haline gelmiştir. Bu nedenle Munzur Festivali; yalnızca bir etkinlik değil, halkların kardeşliğini, eşitliği, özgürlüğü ve dayanışmayı büyüten bir kültürel ve toplumsal buluşmadır. Festivalimiz geçmişle gelecek arasında kurulan güçlü bir köprü, hafızamızı canlı tutan ortak bir değer ve özgür yaşam arayışımızın önemli bir ifadesidir. Bugün Munzur Vadisi ve Dersim coğrafyası maden projeleri, barajlar, HES’ler ve rant politikalarıyla kuşatılmak istenmektedir. Dereler, dağlar, ormanlar ve yaşam alanları sermayenin kâr hırsına teslim edilmek istenirken bizler doğayı bir meta değil, yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Munzur’u savunmak yalnızca bir nehri savunmak değil; yaşamı, geleceği ve toplumsal hafızayı savunmaktır" dedi.</p>

<p></p>

<p>'FESTİVAL, DAYANIŞMA ZEMİNİ OLMAYI SÜRDÜRMEKTEDİR'</p>

<p></p>

<p>Dillerinin, kültürlerinin ve inançlarının çeşitli asimilasyon ve tekleştirme politikalarının baskısı altında olduğunu dile getiren Birsen Orhan, "Oysa doğa, kültür, dil ve inanç birbirinden ayrı düşünülemez. Birinin yok edilmesi diğerinin de zayıflaması anlamına gelir. Bu nedenle Munzur Festivali, doğayı koruma mücadelesiyle kültürel değerleri yaşatma mücadelesini aynı zeminde buluşturmaktadır. Bugün Dersim ve Ovacık'ta halkın demokratik iradesinin yerine kayyum yönetimlerinin atanmış olması, halkın kendi yaşamına ve geleceğine dair söz hakkına yönelik bir müdahaledir. Ancak hiçbir idari tasarruf halkın hafızasını, kültürünü ve mücadele birikimini ortadan kaldıramaz. Munzur Kültür ve Doğa Festivali, halkın yarattığı değerlere sahip çıkmanın ve ortak iradeyi yaşatmanın en güçlü araçlarından biri olmaya devam edecektir. Bu yıl festivalimizde sanatın, müziğin, edebiyatın ve kültürel üretimin yanı sıra; doğa talanına, eşitsizliklere, kadınlara yönelik şiddete, kadın katliamlarına ayrımcılığa ve yaşamı kuşatan her türlü baskıya karşı ortak sözümüzü de büyüteceğiz. Munzur’un özgür akışıyla halkların özgür yaşam özlemi bir kez daha yan yana gelecektir. Bugün ekonomik kriz, işsizlik ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle özellikle gençlerimiz yaşadıkları topraklardan uzaklaşmak zorunda kalmaktadır. Munzur Kültür ve Doğa Festivali Dersimlilerin memleketleriyle bağlarını güçlendiren, ortak hafızayı geleceğe taşıyan önemli bir dayanışma zemini olmayı da sürdürmektedir" ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birsen Orhan, son olarak kamuoyuna festivale katılım çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>http://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/313816</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/munzur-festivalinin-tarihi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 21:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/06/690x390cc-drsm-02-06-2026-munzur-festivali-tarihi-belli-oldu1.jpg" type="image/jpeg" length="37440"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rosamund Pike'tan tiyatroda telefon sitemi]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/rosamund-piketan-tiyatroda-telefon-sitemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/rosamund-piketan-tiyatroda-telefon-sitemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyaca ünlü İngiliz oyuncu Pike, Londra West End’deki tiyatro performansı sırasında telefonla mesajlaşan bir seyirciye sahneden inmeden sert tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital çağın getirdiği telefon bağımlılığı, sinema salonlarının ardından sahne sanatlarının en prestijli merkezlerini de tehdit ediyor. İngiliz sineması ve tiyatrosunun başarılı isimlerinden Rosamund Pike, Londra'daki tarihi Wyndham Tiyatrosu'nda sahnelediği "Inter Alia" adlı oyunun ardından, salonlarda giderek artan saygısızlığa karşı tarihi bir manifesto konuşması yaptı.</p>

<p>Oyunun finalinde selamlamanın bitmesiyle birlikte perdeler kapandı ancak Pike, seyircilerin alkış almak için geri döndüğünü sandığı bir anda tek başına yeniden sahneye çıktı. Seyircilere oturup kendisini dinlemeleri için işaret eden usta oyuncu, oyunun en can alıcı, doruk noktasında ön sıralardan bir izleyicinin telefonla mesajlaştığını gördüğünü belirterek salona sitem dolu sözlerle seslendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"BUNU SAHNEDEN GÖRÜYORUZ VE HİSSEDİYORUZ"</h3>

<p>Konuşmasına tiyatro sanatının insan ruhuna dokunan yönünü hatırlatarak başlayan Rosamund Pike, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Tiyatroya gelen herkese şunu söylemek istiyorum; size vermeye çalıştığımız şey çok büyük bir şey. Burada size bir hikaye anlatmaya çalışıyorum ve sizleri hissediyorum, umarım siz de beni hissediyorsunuzdur. Ancak bugün oyun sırasında burada biri hararetle mesajlaşıyordu. Kim olduğunuzu biliyorsunuz, sizi burada özellikle hedef alıp afişe etmeyeceğim. Belki çok önemliydi, belki bir doktorsunuz ve o mesajla birinin hayatını kurtarıyorsunuz, umarım öyledir; ama lütfen bilin ki bunları sahneden görüyoruz ve hissediyoruz."</p>

<p>Oyunun en etkileyici anında birinin ekrana bakmasının seyirci ile sahne arasındaki o büyüleyici bağı tamamen kopardığını söyleyen Pike'ın bu haklı isyanı, salondaki diğer tiyatroseverlerden büyük alkış aldı.</p>

<h3>TİYATRO SAHNELERİNDE 'TELEFON' KRİZİ BÜYÜYOR</h3>

<p>Rosamund Pike, son dönemde West End ve Broadway gibi dünya tiyatrosunun kalbinin attığı sahnelerde seyircilerin sorumsuz davranışlarına isyan eden tek isim değil. Kültür-sanat dünyasında dijital saygısızlığa karşı yükselen sesler giderek artıyor:</p>

<p>Lesley Manville: Geçtiğimiz aylarda BBC Radio 4’e konuşan usta oyuncu, perde kapanışında telefonların yüzlerine doğrultulmasından rahatsız olduğunu belirterek, "Alkışlayın ya da alkışlamayın, ama telefonunuzu yüzümüze doğrultmayın. Bunu sanata ve emeğe bir hakaret olarak görüyorum" demişti.</p>

<p>Cynthia Erivo: Geçtiğimiz nisan ayında West End’deki "Dracula" gösterisinde bir izleyicinin oyunu baştan sona videoya kaydettiğini fark eden Erivo, performansını yarıda keserek duruma müdahale etmişti.</p>

<p>Andrew Scott: Broadway ve West End'in gözde oyuncularından Andrew Scott, "Hamlet" performansı sırasında en kritik monolog olan "Olmak ya da olmamak" sözlerini söylerken, ön sıradaki bir seyircinin e-postalarını kontrol etmek için dizüstü bilgisayarını açması üzerine oyunu durdurarak seyircinin cihazını kapatmasını beklemişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/rosamund-pike-tan-tiyatroda-telefon-sitemi-sahnede-her-se</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/rosamund-piketan-tiyatroda-telefon-sitemi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 08:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/06/457383b8-882b-474d-89bb-f4adb236a5b1-1.jpg" type="image/jpeg" length="45237"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
