<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Med Gündem</title>
    <link>https://www.medgundem.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve taraofız habercilik... HAKÎKAT; Drama edilmiş anlayışını değil gerçekten, umuttan, özgürlükten beslenen geleceğe dönük, bilimsel, objektif, cesur bir yayıncılık anlayışını benimsiyoruz</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.medgundem.com/rss/sokak-roportajlari" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 22:50:32 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/rss/sokak-roportajlari"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Med Gündem’den Kadın Mücadelesine Çok Yönlü Yayın]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/med-gundemden-kadin-mucadelesine-cok-yonlu-yayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/med-gundemden-kadin-mucadelesine-cok-yonlu-yayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Med Gündem, 8 Mart haftasında kadın emeğini özel yayınlar, belgeseller, programlar ve kitap çalışmalarıyla gündeme taşıyor; kadınların sözünü görünür kılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AMED/ MED GÜNDEM-</strong> Med Gündem, yalnızca 8 Mart’ta değil; kuruluşundan bugüne ve bugünden yarına uzanan yayın çizgisinde kadınların emeğini, mücadelesini ve sözünü görünür kılmayı temel bir yayın ilkesi olarak benimsiyor. İnternet haber sitesi; haberlerinden canlı yayınlarına, röportajlarından köşe yazılarına, dosya çalışmalarından belgesellere kadar pek çok içerikte kadınlara ilkesel olarak pozitif ayrıcalık tanıyan bir yayın politikası izliyor.</p>

<p><img alt="Med Gündem " height="2408" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/d-s-c00901.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="4288" /><br />
Bu anlayış doğrultusunda Med Gündem’de kadınlara özgü bir köşe de düzenli olarak yayımlanıyor. Cumartesi Anneleri’nin hakikat mücadelesine ve direniş gününe atıfla her cumartesi okurlarla buluşan bu köşede kadınların kaleminden makaleler, mektuplar, anılar ve deneyim yazıları yer alıyor. Böylece kadınların düşüncelerini, yaşam hikâyelerini ve toplumsal deneyimlerini doğrudan ifade edebilecekleri bir alan oluşturuluyor.<br />
<strong>8 Mart İçin Özel Yayın</strong><br />
Med Gündem, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında özel bir yayın hazırladı. İnternet haber sitesi, kadınların sesini daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla video katılım çağrısında bulundu. Çalışma alanlarında, 8 Mart etkinliklerinde ve mitinglerde kadınlara yöneltilen sorular aracılığıyla farklı kesimlerden kadınların görüşleri kayıt altına alındı.<br />
Hazırlanan içerikte seçilmiş kadınlar, aktivistler, yöneticiler, çalışan kadınlar ve ev emekçisi kadınların değerlendirmelerine yer verildi. Kadınlar, 118 yıllık 8 Mart mücadelesinin bugün geldiği noktayı değerlendirirken eşitlik, özgürlük ve hak mücadelesine dair beklentilerini de dile getirdi.<br />
Toplanan video ve röportajlar, Med Gündem’in geçmiş arşiviyle birlikte belgesel formatında hazırlanacak özel bir yayına dönüştürülecek. 8 Mart için hazırlanan spotlar ise video hâlinde Med Gündem YouTube kanalında yayımlandı.<br />
Kadınların deneyimlerini, mücadelelerini ve taleplerini görünür kılmayı amaçlayan çalışma, Med Gündem’in YouTube kanalında izleyiciyle buluşuyor.</p>

<p><img alt="Med Gündem " height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/2d0eb569-c3d2-4b1f-8f89-ae97df67a2f2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><br />
<strong>Kadın Çalışmaları: Dosyadan Kitaba</strong><br />
Med Gündem’in kadın çalışmalarına yönelik dikkat çeken projelerinden biri de 2020 yılında hazırlanan “Kadınlardan Ne İstiyorsunuz, Derdiniz Ne?” başlıklı dosya çalışması oldu. Bu kapsamda dört felsefi soru 40 kadına yöneltildi. Kadınların deneyimleri, düşünceleri ve toplumsal mücadeleleri etrafında şekillenen çalışma daha sonra kitaplaştırılarak “Kadınların Yüzyılı” adıyla yayımlandı.<br />
Kitabın yazarı ve çalışmanın hazırlayıcısı, Med Gündem sahibi, Genel Yayın Yönetmeni ve sitenin köşe yazarı gazeteci Hamza Özkan oldu. Söz konusu eser, Med Gündem’in ilk kitap çalışması olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><img alt="Kadınların Yüzyılı " height="595" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/f-i-alrsd-xo-a-ez31-l-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="842" /><br />
<strong>“Demet’in Bahçesi” Programı</strong><br />
Med Gündem’de kadın çalışmalarına ilişkin önemli projelerden biri de canlı yayın programları oldu. Gazeteci Gülhan Bişeng tarafından hazırlanan “Demet’in Bahçesi” programında her hafta kadın konuklar ağırlanarak jineoloji, kadın bilimi ve kadın deneyimleri üzerine kapsamlı söyleşiler gerçekleştirildi.<br />
13 bölümden oluşan programda farklı alanlarda kadın kimliği ve emeği üzerine çalışan isimlerle yapılan sohbetlerde kadın mücadelesi, bilimsel perspektifler ve toplumsal deneyimler ele alındı. Program kapsamında ortaya çıkan içeriklerin kitaplaştırılması için çalışmaların sürdüğü ve kitabın yakın zamanda raflarda yerini almasının beklendiği belirtildi.</p>

<p><strong><img alt="" height="355" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/405e7e97-f05d-42c5-9da6-1829fad21c83.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="809" /><br />
Yoksulluğun Kadın Yüzü</strong><br />
Med Gündem’in köşe yazarlarından Birsen Güneş de kadınlara ilişkin önemli bir çalışmaya imza attı. Güneş’in Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yürüttüğü saha araştırması ve belgesel çalışması, “Diyarbakır Sur’da Derin Yoksulluğun Görünmeyen Yüzü: Kadınlar” başlığıyla hem haber sitesi üzerinden yayımlandı hem de kitap olarak okurla buluştu.<br />
Çalışma, derin yoksulluk koşullarında yaşayan kadınların görünmeyen yaşam mücadelelerini, gündelik deneyimlerini ve toplumsal sorunlarını ortaya koyarak önemli bir tanıklık niteliği taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><img alt="" height="560" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/255292.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="840" /><br />
8 Mart’ın Tarihi</strong><br />
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün tarihi işçi hareketine dayanıyor. 1908 yılında New York’ta yaklaşık 15 bin tekstil işçisi kadın, daha kısa çalışma saatleri, daha iyi ücret ve oy hakkı talebiyle yürüyüş düzenledi. Bu eylem, kadın emeği ve hak mücadelesinin tarihsel dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.<br />
Bir yıl sonra Amerika Sosyalist Partisi 8 Mart’ı Ulusal Kadınlar Günü olarak ilan etti. Günün uluslararası bir nitelik kazanması fikrini ise Alman komünist ve kadın hakları savunucusu Clara Zetkin ortaya attı. Zetkin, 1910 yılında Kopenhag’da düzenlenen Uluslararası Emekçi Kadınlar Konferansı’nda Dünya Kadınlar Günü önerisini sundu.<br />
17 ülkeden 100 kadın delegenin katıldığı konferansta öneri oy birliğiyle kabul edildi. Böylece 8 Mart, dünya genelinde kadınların eşitlik, hak ve özgürlük mücadelesinin simge günlerinden biri hâline geldi.</p>

<p><img alt="" height="368" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/arton1677.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="653" /><br />
Med Gündem<strong>, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü</strong> vesilesiyle kadınların mücadelesini selamladığını belirterek, özel yayına katkı sunan tüm kadınlara teşekkür etti. Kadınların görüşleri ve özel içerikler <strong>Med Gündem’in YouTube</strong> kanalında izleyiciyle buluşmaya devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sokak Röportajları , Kadın&amp;Jineoloji</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/med-gundemden-kadin-mucadelesine-cok-yonlu-yayin</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/03/med-gundem-3-11.jpg" type="image/jpeg" length="81054"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van’da 223 emekçi Med Gündem’e konuştu]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/vanda-223-emekci-med-gundeme-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/vanda-223-emekci-med-gundeme-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van’da kayyımın işten çıkardığı 223 emekçi, Med Gündem’e konuştu: “Önceliğimiz engelli ve kadın arkadaşlarımızın işe dönmesi, mücadelemiz sürecek.”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VAN/ MED GÜNDEM- </strong>Van’da kayyımın işten çıkardığı<strong> 223 emekçi, Med Gündem’e</strong> konuştu: “Önceliğimiz engelli ve kadın arkadaşlarımızın işe dönmesi, mücadelemiz sürecek.”</p>

<p><img alt="" height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/09/380f940c-5fd4-4c4f-afb4-a5fd245a0aea.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p>Van Büyükşehir Belediyesi’ne atanan kayyım yaklaşık iki ay önce 223 emekçinin işine son verdi. İşlerinden edilen emekçiler, o günden bu yana Van sokaklarında yürüyüş, oturma eylemi ve protestolarla mücadelelerini sürdürüyor. Med Gündem olarak alanda emekçilere mikrofonumuzu uzattık ve farklı işçilerden görüşler aldık.</p>

<p><strong>Engelli ve kadın arkadaşlarımız önceliğimiz</strong><br />
“5 engelli ve kadın arkadaşımız işten çıkarıldı. Önceliğimiz onların işe geri dönmesi. Tabii ki bizim de hakkımız var ama mücadelemiz hep birlikte emeğimize dönmek içindir.”</p>

<p><img alt="Van’da 223 emekçi Med Gündem’e konuştu" height="705" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/09/adsiz-91.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1229" /></p>

<p><strong>Siyasi süreci takip ediyoruz</strong><br />
“Bir heyet olarak Ankara’ya gittik, siyasi partileri ziyaret ettik ve sorunlarımızın çözümü için görüşmeler yaptık. Mücadelemiz sadece sokakta değil, meclis ve siyasi kanallarda da devam ediyor.”</p>

<p><strong>Eylemler her akşam devam ediyor</strong><br />
“Her akşam STK’ların ve bazı siyasi partilerin desteğiyle yürüyüşlerimizi Beşyol üzerinden yapıyoruz. Van AVM önünde oturma eylemi düzenliyoruz. Burada sesimizi duyurmak istiyoruz.”</p>

<p><strong>Mücadelemiz kayyım politikalarına karşı</strong><br />
“Bu sadece işten çıkarılma meselesi değil. Kayyım politikalarına karşı bir duruştur. Sesimizi duyurmak ve haklarımızı almak için buradayız. Mücadelemiz hep birlikte güçlüdür.”</p>

<p><strong>Emeğimiz gasp edildi</strong><br />
“Vergimizi verdik, yıllarca çalıştık. Ama emeğimiz göz ardı edildi. Biz haklıyız ve haklı mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.”</p>

<p><strong>Bir arkadaşımız intihar etti</strong><br />
Bir başka işçi ise işten çıkarmaların ağır sonuçlarına dikkat çekti:<br />
“Daha önce işinden edilen bir arkadaşımız, Mesut Babat, yaşadığı ekonomik ve psikolojik baskılara dayanamayarak intihar etti. Bu sadece iş meselesi değil, insanların hayatını doğrudan etkileyen bir durumdur. Biz bir daha böyle acılar yaşanmasın diye direniyoruz.”</p>

<p><img alt="" height="691" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/09/1-6.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1232" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sloganlarla sesimizi duyuruyoruz</strong><br />
Eylemler sırasında emekçiler sık sık şu sloganları dile getiriyor:</p>

<p>“İşimizi geri istiyoruz!”</p>

<p>“Kayyım gidecek, biz kalacağız!”</p>

<p>“Emeğimiz onurumuzdur!”</p>

<p><img alt="Van’da 223 emekçi Med Gündem’e konuştu" height="711" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/09/med-gundem-van.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1151" /><br />
Van’da direnen emekçiler, haklarını ve onurlarını savunurken toplumdan da dayanışma bekliyor. İşçiler, mücadelenin sadece kendi işlerinden değil, Van halkının demokratik haklarına sahip çıkma meselesi olduğunu vurguluyor.</p>

<p><strong>Med Gündem’</strong>e konuşan emekçiler, haklı mücadelelerini büyütme kararlılığında olduklarını ve dayanışma ile kamuoyunun desteğiyle seslerini daha da yükselteceklerini belirtti.</p>

<p><strong>Med Gündem YouTube kanalımız</strong>a konuşan emekçilerin tüm röportajlarını izlemek için bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.</p>

<p><img alt="" height="2408" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/09/d-s-c08756-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="4288" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sokak Röportajları </category>
      <guid>https://www.medgundem.com/vanda-223-emekci-med-gundeme-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Sep 2025 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/09/vanda-223-emekci-med-gundeme-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="32219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hasan Şahin: Yazmak, içimdeki suskun çığlıktı]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/hasan-sahin-yazmak-icimdeki-suskun-ciglikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/hasan-sahin-yazmak-icimdeki-suskun-ciglikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitimci, yazar ve siyasetçi kimliğiyle tanınan Hasan Şahin ile edebiyattan siyasete, Van’dan Melet Çayı’na uzanan yaşamını ve yazarlık serüvenini konuştuk.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MALATYA ÖZ GÜNDEM-</strong> Eğitimci, yazar ve siyasetçi kimliğiyle tanınan <strong>Hasan Şahin</strong> ile edebiyattan siyasete, <strong>Van</strong>’dan <strong>Melet Çay</strong>ı’na uzanan yaşamını ve yazarlık serüvenini konuştuk.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitimci, yazar ve siyasetçi kimlikleriyle tanıdığımız Hasan Şahin’le yaşamını, edebiyata olan tutkusunu, Van’da geçen yıllarını ve son kitabı <strong>“Böyle Akar Melet Çayı”</strong>nı konuştuk. Aynı zamanda ödüllü yazar <strong>Ebru Ojen</strong>’in babası olan Şahin, kişisel tarihinden edebi üretimine, siyasetten mizaha uzanan çok yönlü bir portre sunuyor. Röportajda, yazma eylemini bir direnç biçimi olarak tanımlayan Şahin, “Yazmak, içimdeki suskun çığlıktı” diyor.<strong> İşte o samimi söyleşi...</strong></p>

<p><strong>&nbsp;Hasan Hoca’yı öğretmen, yazar ve siyasetçi kimlikleriyle tanıyoruz. Bu çok yönlü kimlikler arasında bir denge kurmak kolay değil. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Hangi değerler sizi bugün olduğunuz kişi haline getirdi?</strong></p>

<p><strong>“Yaşamın gerekliliklerinden pay almak gibi bir merak yapıştı yakama”</strong><br />
- Evet, tanımladığınız gibi biraz ortaya karışık bir insanım. Galiba yaşamın tüm gerekliliklerinden pay almak gibi bir merak yapıştı yakama. Doğduğum, büyüdüğüm ve feodal bir aile yapısından sürekli prangaları zorlamam gerektiğine inandım. Yolu, beli olmayan bir dağ köyünde doğmuştum. Zemheri ve devasa karlar arasında kavuştuğum baharı içime çekmek her şeyi unutturuyordu. O şartlarda kendi kendine okuma yazma öğrenen babam vardı. Çok okurdu ve bana direkt bir örnekti. Okul ve eğitime çok inanan bir insandı. O kadar aceleciydi ki beni beş buçuk yaşımda mezradan alıp köydeki ilk okula kayıt ettirmişti. İşte o okulda ilk dayağı Kürtçe konuştum diye öğretmenimden yemiştim. Türkçe bilmiyordum ve dilim içime susarak Türkçe öğrendi!</p>

<p>&nbsp;<strong>Sayın Şahin, çocukluk yıllarınızdan öğretmenliğe uzanan bir yaşam çizginiz var. Bu yolculukta sizi en çok etkileyen anılar, dönüm noktaları nelerdi? Öğrencilik yıllarınızda sizi öğretmenliğe hazırlayan şey neydi?</strong></p>

<p><strong>“İstemediğim öğretmenlik mesleğini kucağımda bulunca iyi bir öğretmen olmaya çalıştım”</strong><br />
- Küçük yaşta başladığım okul serüvenimde fena bir öğrenci değildim. Hiç sınıfta kalmayınca bütün okulları küçük yaşta bitirdim. Öğretmen olmak aklımın ucunda bile geçmezken, eğitim enstitüsünü bitirip öğretmen olmaya hak kazanmıştım ama ben daha fazlasını okumak istiyordum. Derken on iki Eylül darbesi bu hevesimi kırdı ve yirmi yaşında evlendirilmem, kucağımda bulduğum dünya tatlısı kızı bana hediye etti. İşte o kız, şu an edebiyat dünyasında başarılar elde eden yazar Ebru Ojen’dir.<br />
Kısacası artık kendimi çocuklarıma adamam gerektiğine inandım. Edebiyatı ve yazarlığı çok seviyordum. Kendime buradan bir teselli de buldum ve istemediğim öğretmenlik mesleğini kucağımda bulunca iyi bir öğretmen olmaya çalıştım, şimdi bir çok alanda başarılı öğrencilerimi görünce hakını verdiğime inanıyor ve mutlu oluyorum.</p>

<p><strong>Uzun yıllar Van’da yaşadınız ve bu şehirde hem eğitimci hem de toplumsal bir figür olarak iz bıraktınız. Van’a dair unutamadığınız anılar, sizi en çok etkileyen olaylar nelerdir? Bu coğrafyanın sizin hayatınızdaki yeri nedir?</strong></p>

<p><strong>“Van bana müthiş sosyal bir dokunun olanaklarını sundu”</strong><br />
- Van, benim için iyi bir dönüm noktasıydı. Çatak ilçesinin bir dağ köyüne atanmıştım. O zaman yaşım yirmi beş ve iki çocuk babasıydım. Üçüncü ve son çocuğum Van doğumludur.<br />
Öğretmenliği hiç bir zaman dört duvarın arasına sıkıştırmadım. İnsanlarla samimi ilişkiler geliştirerek onların ekonomik yönlerine katkı sunmak için yörenin şartlarını değerlendirdim. Arıcılık bilgim vardı ve bu konuda çevreyi teşvik ettik, şimdi Van arıcılık ve bal konusunda çok iyi bir yerde, o ailelerin ekonomik durumları düzeldi, çocuklarını okuttular ve o çocuklar şimdi çok iyi yerdeler.<br />
Sonra Van, bana müthiş sosyal bir dokunun olanaklarını sundu. Bir yazar için alabildiğine geniş bir alan ve sosyal doku.</p>

<p><strong>İlk kitabınızı ne zaman yazdınız, yazmaya sizi iten duygu neydi? Bugüne kadar yayımladığınız kitapları kronolojik olarak değerlendirirseniz, bu eserler sizin düşünsel ve edebi evriminizi nasıl yansıtıyor?</strong></p>

<p><strong>“Kitaplarımın hepsi elli beş yaşımdan sonra yazdıklarım”</strong><br />
-Yazmaya gençlik yaşlarımda başlamıştım ama onları bir türlü kitap haline getirmemiştim. Anladımki bu işte pişmek gerekiyor ve on beşe yakın kitabım var, hepsi elli beş yaşımdan sonra yazdıklarım, sanırım ancak piştim.<br />
Aslında kendimi mizah yazarlığına daha çok yakın görüyorum. Mizahı çok seviyorum ancak o konuda “ Çürük Memet” hariç başka mizah kitabım yok. Diğerleri Roman ve öykü tarzı. Bu arada iki tane de şiir kitabım var ama şiire çok çalışmadığım için kendimi şair olarak görmüyorum. Çok beğenilen şiirlerim olmasına rağmen, o konuda ukalalık yapmak istemiyorum.<br />
Yani şiiri biraz da bodoslama yazıyorum!<br />
İlk kitabım Xezal romanıdır. Bu roman bir üçlemedir. Devamı Seyran ve Tahirhandır. Yaşanmış bir öyküyü biraz toplum gerçekleri ile örtüştürüp yazdığımdır. Aslında bir “coğrafya kaderi” gibi bir şeydir. Bir kadının yaşadıkları, direnci ve iç dünyasında değiştirmek istediği bir dünyayı anlatır.<br />
Bir yazar yazdığının iyi ya da kötü olduğunu bilmez. Buna okuyucu karar verir ve okurlarım beni daha fazlasına itti; durmak yok, yazmaya devam…</p>

<p><img alt="485273542 1735347120394737 2957186360653029515 N" height="1334" src="https://oz-gundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2025/04/485273542-1735347120394737-2957186360653029515-n.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p><strong>&nbsp;Son kitabınız “Böyle Akar Melet Çayı” okurlarla buluştu. Bu kitap nasıl bir sürecin ürünü oldu? İçeriği, temas ettiği toplumsal ya da bireysel meseleler nelerdir? Okura nasıl bir çağrı yapıyorsunuz?</strong></p>

<p><strong>“Melet Çayı, bakir ve tarihi önemi olan bir sudur”</strong><br />
- Melet çayı doğduğum Asıpınar dağının eteğinde başlar ve güçlenerek köyümüzün dibinde bir yay çizerek sultan suyuna, oradan fırata karışır.<br />
Bakir bir sudur. Etrafında onu kirletecek hiç bir yerleşke ve atık yoktur. Tarihi önemi var ve ismini Urartulardan alır. Sarp kayalıklar ve etrafındaki orman dokusuna gözcülük yapan mağaralar vardır. Kitapta “ eşkiya Kemal’in “ öyküsü geçer.<br />
Ailesine yapılan bir çirkinliğe ve zülme karşı isyan edip dağa çekilmiştir. Bin dokuz yüz onlar da geçen bir olaylar dizisidir ve sonrası Eşkiya Kemal’in kendince aldığı intikamlardır ve Suriye topraklarında son bulan bir yaşam öyküsü!<br />
Okuyucu ulaştığı anda kitaplarımızda yakalarını bırakmayan bir akıcılıkla karşılaşacaklar. ( Ben demiyorum, okuyucu diyor?)</p>

<p><img alt="Wi 220" height="314" src="https://oz-gundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2025/04/wi-220.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="220" /></p>

<p><strong>&nbsp;Kızınız Ebru Ojen de sizin gibi edebiyatla iç içe bir yaşam sürdürüyor. “Lojman” ve “Belgrad Kanonu” gibi eserleriyle dikkat çekti, ödüller aldı. Onun yazarlık serüvenini bir baba ve bir yazar olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Aranızda edebi bir etkileşim var mı?</strong></p>

<p><strong>“Kulağın boynuzu geçtiği yer baba-kız tanımıdır”</strong><br />
- Evet, Ebru Ojen benim gurur kaynağım. Farklı bir tarzla ve adeta sistemi iğdiş ederek yazıyor.<br />
Kitapları romandan çok derin bir felsefe analizi de içeriyor. Düşünüyorsunuz, düşündürüyor ve olmadık yerde bıçağı saplamak gibi bir şey.<br />
Müthiş gurur duyuyorum ve “ kulağın boynuzu geçtiği yer” ikimizin; baba kızın tanımıdır.&nbsp;</p>

<p><strong>. 8 yıldır Öz Gündem web haber sitesi başta olmak üzere birçok mecrada güncel yazılar kaleme alıyorsunuz. Makale yazarlığı ile kitap yazarlığı arasındaki temel farkları nasıl tanımlarsınız? Hangisi size daha fazla kendinizi ifade etme alanı sunuyor?</strong></p>

<p><strong>“Makale ve kitap yazarlığı bir arada daha güzel gidiyor”</strong><br />
- Ebru Ojen; “ yazma konusunda manik patlama yaşadığımı” söylüyor. Tabi eleştiriyorda “ biraz daha özen göstersen Nobel alırsın “ diyor?<br />
Yani sizin sitenize ve kimi başka sitelere de ara sıra yazıyorum ama kendi sayfamda “Abdala malum olur” başlıklı bir makale köşem var; oraya günlük yazıyorum ve başlıksız bir iki makale daha sıkıştırıyorum, onlar biraz da nükte ve mizah içeriyor.<br />
Kitap ve makale yazarlığı beni çok zorlayan şeyler değil. O nedenle birinden biri değil de, her ikisi bir arada daha güzel gider diye düşünüyorum. Sonuçta kendinizi bir şeye adamışsanız ondan farklılıklar çıkarmak mutlu eder.</p>

<p><img alt="Belgrad Kanon Ebru Ojen Kapak" height="720" src="https://oz-gundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2025/04/belgrad-kanon-ebru-ojen-kapak.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>.<strong>Siyasi kimliğinizle de tanınan birisiniz. HDP’de il eş başkanlığı yaptınız. Hem geçmiş siyasi deneyiminizden hem de bugünkü Türkiye siyasetinden yola çıkarak, demokrasi, barış ve adalet mücadelesine dair neler söylemek istersiniz? Umutlu musunuz?</strong></p>

<p><strong>“Barış ve adalet mücadelemizden asla vazgeçmiyoruz”</strong><br />
-Siyaseti, bu ülkenin yanlış dönen bir çarkı olduğuna ve kanımca kararımca katkı sunmayı bir görev bildiğim için tercih ettim. Çok zor bir kulvarda bazen ne kadar yüksek sesle bağırırsanız bağırın sesiniz duyulur ama doğrularınız duyulmaz. Hiç bir zaman kitle psikolojisinin dayatmacı ve kabullenilmiş biatçı sendromlarına sessiz kalmadım. Hal böyle olunca kimseye de “ hey, ben buradayım”demedim ve bunlar karakterime ters olduğu için, siyaseti hep halk için, kendimi bir yerlere taşımak&nbsp; için yapmadım.&nbsp;<br />
Ancak; şu an gelinen sürece herkes katkı sunmalı. Samimiyetle ve bu ülkede herkese lazım bir demokratik teamül oluşturarak meseleyi iyi okumak gerektiğine inanıyorum. Bu toprakların insanı çok kan kaybetti. Bir arada yaşama kültürünü oluşturmamız lazım. Kimse bundan kaçmamalı, çünkü vebali büyük olur.&nbsp;</p>

<p><strong>Öz Gündem</strong> olarak, yıllardır sitemize sunduğu katkılar, kaleminden eksik etmediği hakikat ve dayanışma duygusu için yazarımız Hasan Şahin’e bir kez daha teşekkür ediyoruz. Üretiminin, emeğinin ve sözünün daim olmasını diliyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kitaplara Dair, Sokak Röportajları </category>
      <guid>https://www.medgundem.com/hasan-sahin-yazmak-icimdeki-suskun-ciglikti</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Apr 2025 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/04/485186160-1735347873727995-2696518002171913542-n-removebg-preview.png" type="image/jpeg" length="94894"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batman sanat sokağı'nda Kürt sanatına Rüken Ekinci dokunuşu]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/batman-sanat-sokaginda-kurt-sanatina-ruken-ekinci-dokunusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/batman-sanat-sokaginda-kurt-sanatina-ruken-ekinci-dokunusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman Sanat Sokağı’nda duvarları renklendiren ve eserleriyle Kürt sanatına güçlü bir katkı sunan ressam Rüken Ekinci, sanatının derinliği ve Kürt sanatının geleceği üzerine sorularımızı yanıtladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BATMAN ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ- </strong>Batman Sanat Sokağı’nda duvarları renklendiren ve eserleriyle <strong>Kürt </strong>sanatına güçlü bir katkı sunan <strong>ressam Rüken Ekinc</strong>i, sanatının derinliği ve Kürt sanatının geleceği üzerine sorularımızı yanıtladı. Kendi kültürünü ve tarihini sanatıyla görünür kılan Ekinci, sanatın bir ifade aracı olmanın ötesine geçtiğini, aynı zamanda toplumsal hafızayı diri tutmada önemli bir rol üstlendiğini belirtti.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr"><code>Batman sanat sokağı'nda Kürt sanatına Rüken Ekinci dokunuşu<a href="https://twitter.com/hashtag/Batman?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Batman</a> Sanat Sokağı’nda duvarları renklendiren ve eserleriyle <a href="https://twitter.com/hashtag/K%C3%BCrt?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Kürt</a> sanatına güçlü bir katkı sunan ressam <a href="https://twitter.com/hashtag/R%C3%BCkenEkinci?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#RükenEkinci</a>, sanatının derinliği ve Kürt sanatının geleceği <a href="https://twitter.com/hashtag/%C3%96tekilerinG%C3%BCndemi?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#ÖtekilerinGündemi</a> <a href="https://t.co/S81dKiFofK" rel="nofollow">https://t.co/S81dKiFofK</a><br />
? <a href="https://t.co/usDrLvYWmE" rel="nofollow">pic.twitter.com/usDrLvYWmE</a></code></p>
<code>— Ötekilerin Gündemi (@OtekilerinG) <a href="https://twitter.com/OtekilerinG/status/1844275577433489488?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">October 10, 2024</a></code></blockquote>

<p><code><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></code><button><font>Kodu Kopyala</font></button></p>

<p></p>

<p></p>

<article>
<header>
<h1></h1>
</header>

<p><textarea readonly="readonly"></textarea></p>

<footer><button></button></footer>
</article>

<p>Sanat ve Kültürel Kimlik: Ekinci, Kürt diline ve kültürel kimliğine sanatı aracılığıyla sahip çıkmanın en büyük sorumluluklarından biri olduğunu vurguluyor. “Sanat, bir halkın belleği gibidir. Bizim tarihimiz, dilimiz ve kültürümüz baskı altındayken, bu değerleri sanatıma işlemek benim için bir zorunluluk haline geldi,” diyor. Eserlerinde, Kürt toplumunun geçmişine ve geleceğine dair güçlü bir anlatı inşa eden Ekinci, sanatın yalnızca bireysel bir ifade aracı değil, aynı zamanda bir direniş yöntemi olduğuna inanıyor.</p>

<p><img alt="34F3Ed97 7344 42Cb A134 B3A5Bad0513B" height="900" src="https://ozgundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2024/10/34f3ed97-7344-42cb-a134-b3a5bad0513b.jpg" width="1600" /></p>

<p>Kürt Sanatının Geleceği: Ekinci’ye göre, Kürt sanatının geleceği parlak ancak daha fazla destek ve görünürlük gerektiriyor. Sanatçı, özellikle yerel yönetimlerin ve kültürel kurumların Kürt sanatına ve sanatçılarına daha fazla alan açması gerektiğini belirtiyor. “Kürt sanatçıların işleri sadece sergilenmekle kalmamalı, aynı zamanda toplumun her kesimine ulaşmalı. Bu yüzden, sokak sanatı bu kadar önemli. Sanatı halkın ayağına getiriyoruz,” diye ekliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yerel Yönetimlerden Beklentiler: Rüken Ekinci, DEM Parti’nin kazandığı belediyelerden ve diğer yerel yönetimlerden, Kürt sanatına yönelik desteklerinin artarak devam etmesini bekliyor. “Sanat, toplumu birleştiren bir güçtür. Özellikle Kürt sanatının ve kültürünün baskı altında olduğu dönemlerde, bu tür çalışmaların korunması ve desteklenmesi çok daha önemli hale geliyor. Belediyelerin ve diğer kurumların, bu sürece katkı sunması gerekir,” diyor.</p>

<p>Ekinci’nin Batman Sanat Sokağı’ndaki çalışmaları, Kürt tarihine ve kültürüne dair güçlü bir görsel anlatı sunmaya devam ederken, sanatın toplumsal hafızayı canlı tutmadaki önemine dair güçlü bir örnek teşkil ediyor.</p>

<p><img alt="64Ef33A7 8795 44Ef Bcbb A56Ad3Ab8F4C" height="900" src="https://ozgundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2024/10/64ef33a7-8795-44ef-bcbb-a56ad3ab8f4c.jpg" width="1600" /><img alt="Da435A75 Cb1F 4A51 B857 C6A5775Edd37" height="1600" src="https://ozgundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2024/10/da435a75-cb1f-4a51-b857-c6a5775edd37.jpg" width="900" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat, Sokak Röportajları , Söyleşi&amp;Ropörtaj</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/batman-sanat-sokaginda-kurt-sanatina-ruken-ekinci-dokunusu</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Oct 2024 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2024/10/35e5f762-2850-4d66-9412-256677a87ddd.jpg" type="image/jpeg" length="41071"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
