İSTANBUL /MED GÜNDEM- 9 yaşında tekstil atölyesinde çalışmaya başlayan Sosın, 31 yaşında hâlâ sigortasız işlerde çalışıyor. Hayallerini kızına miras bırakmak istiyor.
Sosın’ın Sessiz Direnişi: Göçle Başlayan Hayat Mücadelesi
1990’lı yıllarda ailesiyle birlikte Mardin’in Nusaybin ilçesinden İstanbul’a zorunlu göç eden Sosın, henüz 9 yaşındayken tekstil atölyelerinde çalışmaya başladı. İlkokul 3. sınıftan sonra eğitim hayatı sona eren Sosın, çocuk yaşta çalışma hayatının yükünü omuzladı. Bugün 31 yaşında olan genç kadın, güvencesiz koşullarda çalışmayı sürdürüyor.
Zorunlu göçün ardından büyükşehirde yaşam mücadelesi veren kalabalık ailenin geçimi yalnızca babanın omuzlarındaydı. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle çocukların hiçbiri okula gönderilmedi. En küçükleri olan Sosın, evlerine yakın bir tekstil atölyesinde işe başladı. Yaşı küçük, boyu kısa olduğu için makinelerin teknelerine düşen Sosın, sık sık çevresindekilerin gülüşmelerine maruz kaldı.
O yıllarda Türkçeyi bilmeyen Sosın, atölyede kendisi gibi Kürt işçilerle Kürtçe iletişim kurarak kısa sürede işi öğrendi. Makineci olarak çalışmaya başlayan Sosın, çocuk yaşta kazandığı deneyimle mesleğini sürdürüyor.
“Türkçem zayıftı. Ama kısa sürede işi kaptım. İçimde hep öğretmen olma arzusu vardı,” diyerek o yıllara dair özlemini dile getiriyor.
Zorla Evlilik ve Süren Emek
Genç yaşta evlenmek istemeyen Sosın, ailesinin baskısına karşı koyamadı. Annesinin “Evlenmezsen sütümü helal etmem” sözü üzerine istemediği biriyle evlendi. Düğünden üç gün sonra çalıştığı atölyeye geri döndü. Borçların yükü omuzlarına binerken kısa süre içinde anne oldu.
Eşi gündüz çalışırken, o geceleri çalıştı. Bebeğini emzirebilmek için sütünü sağarak dolaba koydu. Her vardiya sonrası ilk işi, bebeğini emzirmek oldu.
Bugün 9 yaşında olan kızının eğitimine büyük önem verdiğini belirten Sosın, “Ben okuyamadım ama kızım okusun istiyorum. Aynı yaşta ben çalışmaya başlamıştım. O şimdi 3. sınıfta. Her sabah işten gelip beslenmesini hazırlayıp onu okula bırakıyorum. Akşam yeniden işe gidiyorum,” diyor.
Hayali: Ehliyet ve Bir Araba
Sosın, yıllardır çalışmasına rağmen hâlâ sigortasız, güvencesiz işlerde istihdam ediliyor. En büyük hayali ise ehliyet alıp bir araba sahibi olmak. Görmediği şehirleri, ülkeleri gezmek. Kendi gerçekleştiremediği hayallerin izini kızında sürmek istiyor.
“Evde sürekli Kürtçe konuşuyoruz. Dilimizi ve kültürümüzü yaşatmak istiyoruz. Kızım kim olduğunu, dilini bilsin,” diyen Sosın, yaşadığı zorluklara rağmen umudunu koruyor.
Sosın’ın hikayesi, Türkiye’de milyonlarca göç mağduru kadının yaşadığı sessiz ama dirençli hayat mücadelesinin çarpıcı bir örneğini sunuyor. Göç, yoksulluk, zorla evlilik ve güvencesiz çalışma koşulları hâlâ binlerce kadının kaderi olmaya devam ediyor.
Med Gündem/Arzella Bektaş





