HABER MERKEZİ - 8 Mart dolayısıyla birçok kentte alanlara akan kadınlar, "özgür ve eşit yaşam istiyoruz" talebini haykırdı.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla birçok kentte coşkulu eylem ve etkinlikler düzenlendi. Kadınlar, renk cümbüşüne çevirdikleri alanlardan "özgürlük ve direniş" mesajı verdi.
Semsûr Kadın Platformu, "Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyoruz" şiarıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Koşu Parkı'ndan başlayan yürüyüş, Newroz alanına kadar devam etti. Yürüyüşte sık sık "jin, jiyan, azadî" sloganıu atılırken, "Mezopotamya’da taşlar dile gelse en çok direnen kadınların hikayeleri anlatılır" yazılı pankart taşındı.
Ayrıca "Yaşasın 8 Mart", "Vardık, varız, var olacağız", "6284 etkin şekilde uygulansın" ve "Emek, eşitlik, özgürlük, barış" yazılı dövizler taşındı.
FERAT-DER yöneticilerinden Yeşim Akgül, yaşamın her alanında kadınların sömürüldüğüne işaret ederek, "Bizler kadın mücadelesine dönük tüm baskı ve şiddet politikalarının dönemsel değil, stratejik ve sistemik olduğunun farkındayız. Örgütlenerek bir öz güce ulaşan kadınlar olarak, birbirimizden öğrenerek, dayanışarak bu karanlığı aşacağımızı biliyoruz. Rojava'dan Filistin'e, Afganistan'dan İran'a sınırları aşan kadın mücadelemizle kadınların sesini, sözünü, eylemini çoğaltarak hep birlikte bu karanlığı aşacağız, karanlığa teslim olmayacağız” ifadeleri kullandı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkezi Kadın Koordinasyonu üyesi İdil Uğurlu, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne işaret ederek, "Biz kadınlar demokratik toplumun inşasında aktif görev alacağız. Çünkü biz yaşamlarımızı kaybetmek istemiyoruz. Biz özgürlük istiyoruz, adalet istiyoruz, eşitlik istiyoruz" diye konuştu.
Açıklama “jin, jiyan, azadî" sloganlarıyla çekilen halaylarla son buldu.
AGIRÎ
Agirî kent merkezinde yürüyüş gerçekleştirildi. Eski Halk Kütüphanesi önünden başlayan yürüyüş, Şakiro Kent Meydanı’nda son buldu. Çok sayıda kadın yürüyüşe katıldı. Yürüyüş sonrası kadınlar Kürtçe ezgilerle halaya durdu.
Agirî Belediye Eşbaşkanı Hazal Aras, yaşanan savaşlara dikkat çekerek, "Biz kadınlar bu savaşı durduramıyorsak bunun suç ortağı oluruz. Rojava’da çocuklar soğukta yaşamını yitirirken bizler sıcak yerlerimizde hiçbir şey yapamıyorsak yine suç ortağı oluruz. Bataklığa saplanmış insanlığı biz kadınlar kurtaracağız” dedi
ÎDIR
DEM Parti İl Örgütü binası önünde buluşması düzenlendi. “Kadın kırımına isyan ediyor, özgürlüğe yürüyoruz” pankartı açılan buluşmaya çok sayıda kadın katıldı.
DEM Parti İl Kadın Meclisi Sözcüsü Bahar Etrece, "Kadın mücadelesi aynı zamanda erkeği de özgürleştirecek" dedi.
Îdir Belediye Eşbaşkanı Nejla Kum, kadın katliamlarına işaret ederek, "Bu katliam ve yok sayılmaya karşı tek ses olacağız ve toplumu özgürleştireceğiz” diye konuştu.
Agirî Milletvekili Nejla Demir, "Hem dünyada hem de Kürdistan’da tüm kadınların mücadelesi devam ediyor. Birkaç gün önce kadınlar yöresel renklerinden dolayı gözaltına alındı. Bu bizim kültürümüz ve varlığımızdır. Kadınları ve Kürtlerin kültürünü yok sayamayacaklar. Bugün kadınlar ‘jin, jiyan, azadî’ felsefesiyle alanlarda" ifadelerini kullandı.
Buluşma halaylarla son buldu.
QERS
Qers'de DEM Parti binasında buluşması gerçekleştirildi. DEM Parti İl Eşbaşkanı Arzu Savaş Derman, 8 Mart’ın kadınların eşitlik, özgürlük ve yaşam mücadelesinin simgesi olduğunu belirtti. Kadınların yıllardır erkek egemen sisteme karşı direndiğini söyleyen Arzu Savaş Derman, "8 Mart, kadınların emeğinin, direnişinin ve özgürlük arayışının günüdür. Kadınlar bir araya geldikçe ve dayanışmayı büyüttükçe eşit ve özgür bir yaşamın kapıları aralanacaktır” dedi.
MÛŞ
Mûş’ta kadınlar, Yeşilce Fidanlık Altı Sağlık Ocağı civarında bir araya geldi. Uzun bir süre halaya duran kadınlar, Yeşilyurt mahallesine yürüyüş gerçekleştirdi. Sık sık “jin, jiyan, azadî”, “Bijî berxwedana jinan” ve “Bijî tekoşina jinan” sloganları atıldı ve "Özgür kadın, özgür toplum" ve "Kezîye keçê Kurd sembola azadiyê ye" dövizleri taşındı. Kadınların mor fular ve TJA’nın 8 Mart şiarının yazılı rozetlerini takması dikkati çekti.
DEM Parti Mûş Milletvekili Sümeyye Boz, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne işaret ederek, "Barışın sağlanmasında öncü kadınlardır. Bugün barış müzakeresi konuşuluyorsa bizim de sloganımız ‘Bugün kadın zamandır’ olacak. Kadınlar bugün sokaklarda ‘jin, jiyan, azadî’ sloganlarıyla yürüyebiliyorsa ve kazanım elde ettiyse bu Kürt kadınların özgürlük mücadelesi sayesindedir” ifadelerini kullandı.
DBP Kadın Meclisi Sözcüsü Berivan Bahçeci, kadınların her alanda direndiğini söyledi. Berivan Bahçeci, "Her alanda direnişimizi büyütüyoruz. Bu erkek egemen zihniyet iyi bilsin ki kadınların katliamlara karşı direnişi sürecek" dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 'Kadın özgürleşmeden, toplum özgürleşmez' sözünü hatırlatan Berivan Bahçeci, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için verilen mücadelenin önemine dikkati çekti.
Konuşmaların ardından kadınlar uzun bir süre erbaneler eşliğinde halay çekti.
ORDU
Ordu Kadın Platformu, 19 Eylül Ortaokulu yanında toplanarak, Ceren Özdemir Meydanı'nda kadar yürüyüş düzenledi. "Eşit, özgür laik bir yaşam için kadınlar sokakta" pankartı açılan yürüyüşte, "Cinsiyet eşitlikçi ve karma eğitim istiyoruz", "Kadın, yaşam, özgürlük" ve "Sadece 2 ayda 62 kadın katledildi" dövizleri taşındı.
Yürüyüşün ardından konuşan Ordu Kadın Platformu Sözcüsü Neşe Yüce, Kadınların işgücüne katılımı erkeklerin çok gerisindedir. Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 40'ları aşmış durumda. Çalışan kadınların yaklaşık yüzde 69'u asgari ücret ve altında gelirle yaşam mücadelesi veriyor. Kayıt dışı ve güvencesiz çalışma kadınlar açısından daha yaygın. Kadınlar ev içi bakım ve ev işlerine erkeklerden 4-5 kat fazla zaman ayırıyor. Ücretsiz bakım emeği görünmez kılındıkça kadınların çalışma yaşamına katılımı zorlaşıyor. Piyasanın insafına bırakılan kreş ve bakım hizmetleri yüksek maliyetleri nedeniyle erişilemez hale geliyor. Yarı zamanlı ve esnek çalışma modelleri 'müjde' gibi sunulsa da kadınların hak kaybına, daha düşük ücret ve daha az sosyal güvenceye yol açıyor. Bir kez daha söylüyoruz: Kreş açmak devletin sorumluluğudur. Çözüm güvencesiz çalışma değil; ücretsiz ve kamusal kreşlerdir" ifadelerini kullandı.
DÊRSIM
Dêrsim Kadın Platformu öncülüğünde kadınlar Sanat Sokağı'nda bir araya geldi. Kadınlar buradan "Bugün, yarın ve gelecek için; haklarımız ve hayatlarımız için; barış için, özgürlük için, sömürüye hayır demek için" şiarıyla Seyîd Rıza Meydanı'na yürüdü. Burada açıklama yapan Dêrsim Kadın Platformu Üyesi Elif Yıldız, Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olduğunu hatırlattı. Elif Yıldız, "Bizler bu alandan, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bir an önce faillere yönelik olarak gerekli işlemleri yapmasını ve toplumu bilgilendirmesini talep ediyoruz" dedi.
Elif Yıldız, çatışma sonrası geçiş süreçlerinde kadınların hedefe alındığını belirterek, Afganistan, Suriye'de kadınlar yönelik atılan kısıtlayıcı adımlara dikkati çekti.
Ardından söz alan yerine kayyım atanan Dêrsim Belediyesi Eşbaşkanı Birsen Orhan, "Bizler bugün bu meydanda katledilen, kaybedilen, iradesi yok sayılan tüm kadınların, derste katledilen Fatma öğretmenin, Tavşantepe'de Narin'in, Van'da Rojin'in, Dersim'de Gülistan Doku'nun sesiyiz. Bizler kucağına evladının kemikleri kargoyla gönderilen ve eline verilen Halise Ana'nın, sokak ortasında cenazesi kurda kuşa yem edilen bekletilen Taybet Ana'nın sesiyiz" ifadelerini kullandı.
Artan fuhuş ve uyuşturucuya dikkat çeken Birsen Orhan, bu çürümüşlüğe izin vermeyeceklerini söyledi.
Son olarak söz alan Dêrsim Milletvekili Ayten Kordu ise, "Şu an Ortadoğu'da çok ciddi savaşlar yaşanıyor. Biz her zaman şunu söylüyoruz: Ne hegemonik emperyalist güçlerin müdahalesini ne de o ülkelerdeki İran'daki molla rejimini, Suriye'deki tarikatçı rejimleri kabul ediyoruz. Çünkü hepsi kadını araçsallaştırıyor. Hepsi savaşlarını kadın bedeni üzerinden yürütüyor. Biz bu iki zihniyete de karşıyız" diye belirtti.
"İşte şimdi kadın zamanıdır" diyen Ayten Kordu, "Şimdi kadınların daha özgür bir yaşam için daha fazla örgütlenme zamanıdır. Bunun için bir arada olmak zorundayız. Kadın gücünü, dünyayı ve emeği var eden kadınların örgütlü mücadelesini daha da büyütmek zorundayız" şeklinde konuştu.
Miting çekilen halaylarla sona erdi.
ÇEWLÎG
Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) öncülüğünde Hacı Hıdır Camii önünde bir araya gelen kadınlar, buradan "Yaşasın 8 Mart" pankartı açıp, "Jin, jiyan, azadî" ve "Biji berxwedana jinan" sloganlarıyla Kent Meydanı'na yürüdü. Burada yapılan açıklamanın Türkçesini Bera Duran, Kürtçenin Kırmançki lehçesini ise Pervin Aviz yaptı.
Açıklamada, 8 Mart tarihçesi anlatılarak, "Rojava'da kadınların öncülüğünde gelişen toplumsal dönüşüm ve kadın devrimi, kadınların örgütlü mücadelesinin neleri değiştirebileceğini tüm dünyaya gösteriyor" denildi.
İran'da kadınların baskıcı rejime karşı özgürlük mücadelesini büyüttüğünün belirtildiği açıklamada, "'Jin, jiyan, azadî' sloganıyla yükselen direniş, kadınların bedenleri ve yaşamları üzerindeki tahakküme karşı büyük bir toplumsal itirazdır" ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, Filistinli kadınların da savaş, işgal ve yıkım koşullarında hem halklarının hem de kadın özgürlüğünün mücadelesini yürüttüğü vurgulandı.
ÊLIH
Êlih Emek ve Demokrasi Platformu, Migros önünden Yılmaz Güney Parkı'na yürüyüş gerçekleştirdi. "Jin, jiyan, azadi" pankartının açıldığı yürüyüşte, "Yaşasın 8 Mart, yaşasın kadın dayanışması", "Susmuyoruz korkmuyoruz, itaat etmiyoruz", "Jin, jiyan, azadî" ve "Kadın cinayetleri politiktir" sloganları atıldı. Yılmaz Güney Parkı'nda biten yürüyüşün ardından açıklama yapan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Eşbaşkanı Jale Doğan Yıldız, "Kutsal aile" söylemiyle kadın emeğini görünmez ve karşılıksız kılmak istendiğini kaydeden Jale Doğan Yıldız, "Bu düzene karşı laikliği savunmak, aynı zamanda kadınların ekonomik ve toplumsal özgürlüğünü savunmaktır. Laiklik olmadan eşitlik, eşitlik olmadan özgürlük olmaz" diye konuştu.
Açıklama, "Jin, jiyan, azadî" sloganı ve çekilen halaylarla son buldu.
XARPÊT
Xarpêt Kadın Platformu, merkez PTT önünde bir araya geldi. Çok sayıda kadının katıldığı etkinlikte kadınlar Öğretmenevi'ne kadar "Kadın cinayetleri politiktir", "Jîn, Jiyan, azadî" sloganlarıyla yürüdü. Yürüyüşün ardından acıkma yapan Platform Üyesi Esin Coşkun, Türkiye'de günde en az üç kadının katledildiğini söyledi. Esin Coşkun, "Bu cinayetler bir ihlale, politika eksikliğine ve sistematik cezasızlığa işaret etmektedir. Cezasızlık ve hukuksuzluk, failleri cesaretlendirmektedir. İstanbul Sözleşmesi'nden hukuksuzca çıkılması ve 6284 sayılı Kanun'un etkisiz hale getirilmesi de kadınların yaşam hakkını tehdit eden bu ortamı derinleştirmektedir" ifadelerini kullandı.
Açıklama atılan sloganlarla son buldu.






