AMED/ MED GÜNDEM- Amed Newroz’da yüzbinler, “Bijî Serok Apo” ve “Bê Serok jiyan nabe” sloganlarıyla Abdullah Öcalan’a özgürlük talebini güçlü şekilde dile getirdi.

Amed'in bu seneki Newroz’da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın daha önce yasaklanan resimleri her yerde boy gösterdi.
Amed’de sabah erken saatlerde başlayan Newroz kutlaması ne yağmur ne soğuk dinledi. Sabahın erken saatlerinde alana akan yüz binler Newroz’da “ Bijî Serok Apo” ve “Bê Serok jiyan nabe” sloganlarıyla Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a özgürlük istedi.
Newroz’da öne çıkan notlar şöyle:
Sabahın erken saatlerinde kapılarda kuyruk oluştu. Leşkeri kıyafetler, yapılan müzakereler sonrası alana alındı.
Amed'de Newroz ateşi büyük bir coşkuyla yakıldı.
Amed'in Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Newroz Parkı'nda “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu / Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” şiarıyla Newroz Bayramı kutlanıyor.
Coşkunun hakim olduğu kutlamalarda Newroz ateşi de yakıldı. Birçok yurttaş da elbiseleriyle ateşi harladı.
Leyla Zana: Halk başkanını Amed’de görmek istiyor
AMED - Amed Newrozu’nda konuşan Leyla Zana, Kürtlerin taleplerini görmezden gelen iktidarı eleştirerek, “Halk başkanı (Abdullah Öcalan) Amed’de görmek ve duymak istiyor” dedi.
Amed Newrozu, yoğun yağışa rağmen coşkuyla devam ediyor. Leyla Zana, yoğun yağış altında yüzbinlere seslendi. Leyla Zana şunları söyledi: “Amed, duruşunuzla bereketi getirdiniz. Newroz kutlu olsun. Buradan birçok mesaj verildi. Rojava için de güçlü bir duruş sergilediniz. Kürt halkı duruşuyla siyasetçilere mesajını verdi; Biriz, Kürt’üz, diğer halklar gibi hak sahibiyiz. Vazifenizi yerine getirdiniz. Kürt siyaseti de erkini yerine getirmeli. Hükümete de bir söz söylemek istiyorum; bir buçuk yıldır bu halkın taleplerini yerine getirmiyorsunuz. Başkanı (Abdullah Öcalan) Amed’de görmek ve duymak istiyor. Çünkü geleceği birlikte kurmak istiyorlar. Sesinizi duyurdunuz. Bu taleplerinize saygı duyulmalı. Başkan Apo şahsında tüm siyasi tutsakların Newrozu kutlu olsun.”

Bakırhan’dan tüm kesimlere çağrı: Demokratik dönüşüme kapıyı açalım
Amed Newrozu’nda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, iktidar ve muhalefete önemli çağrılarda bulundu. Bakırhan, “Gelin barış hukukunu kuralım. Gelin demokratik dönüşüme kapıyı açalım” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Amed’deki Newroz kutlamalarında katılacak, yüzbinlere hitap etti. Bakırhan, Kürt sorununun çözümü ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne dair önemli mesajlar verdi.
‘GÜNÜ KURTARMA DERDİNDE OLAN KAYBEDER’
Sırrı Süreyya Önder’i anan Bakırhan şunları söyledi: “Kürdistan bölgesinden Amed Newrozu’na gelip onurlandıran çok değerli konuklar, değerli Amedli gençler, kadınlar, pes etmeyen, vazgeçmeyen onurlu Amed halkı, hepinizin Newroz Bayramını kutluyorum. Hepiniz görüyorsunuz. Ortadoğu'da her sınır bir yara, her başkent bir yangın yeridir neredeyse. Bu yangının tam ortasında Kürtler ve Kürt coğrafyası var. Bu tablo içinde Kürtler hem kendi güvenliklerini sağlamaya çalışıyor hem de bölgenin istikrarına katkı sunmaya çalışıyor. Kürt halkı ve siyasi iradesi tüm kadre uğrayanların hakkını, hukukunu ve geleceğini savunuyor. Bölge başkentleri bu gerçeği görmeli. Bugün özellikle Ankara'nın önünde tarihi bir fırsat var. Kürt meselesini çözen bir Türkiye bölgede güçlü bir aktör olur. Bu fırsatı değerlendiren Ankara Türkiye'de barışı, bölgede istikrarı sağlayabilir. Kaybedecek zaman, harcanacak başka bir nesil yok. Yeterince gençlerimizi, yeterince nesillerimizi kaybettik. Unutmayalım, günü kurtarma derdinde olanlar geleceği kaybeder.
TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK ÇAĞRISI
Geleceğimizi kazanmak için demokratik bir zemini hep birlikte büyütelim. Geçmişin yaraları geleceğimizi daha fazla kanatmasın. Bu ülke 100 yıldır defalarca kanadı. Artık bu kanamayı kanamayı durduralım. Gelin 86 milyon için eşitlik ve özgürlük değerleri etrafında demokratik bir Türkiye'yi birlikte kuralım diyoruz. Herkesi şahsi siyaset yerine ilke siyasetini geçmişin ağır yükü yerine geleceğin umudunu konuşmaya davet ediyoruz. Türkiye'nin geleceği Kandıra Cezaevi'nde, Edirne Cezaevi'nde, Silivri Mahkeme Salonları'nda, Amed Zindanları'nda değil mecliste, meydanda ve demokrasi zemindedir.
KÜRTLER KİMLİĞİNİN KABUL EDİLMESİNİ İSTİYOR
Değerli halkımız bu meydanda sizlerin huzurunda milyonların şahitliğinde tarihi bir taleplerimizi çok bir net bir şekilde ifade etmeye çalışacağım. Hani hep soruyorlar ya Kürtler ne istiyor diye. Bugün 2026 Nevruz'unda Amed Meydanı'nda Kürtlerin ne istediğini bir kez daha, hep birlikte tekrar edelim. Kürtler Türkiye'de kimliğinin tanınmasını istiyor. Kürtler ana dilinde eğitim istiyor. Kürtler anayasal güvence istiyor. Kürtler yerel demokrasi istiyor.
Kürtler eşit yurttaşlık istiyor. Cumhuriyet kurulurken cephede de Kürtler vardı. Çanakkale'de, Urfa'da, Kurtuluş Savaşı'nda Türkiye'nin dört bir yanında Kürtler vardı. Meclis kurulurken mecliste Kürtler vardı. Bu ülke birlikte kuruldu. Bedel birlikte ödendi.
Felakette ve acıda ortak olduk. O halde sadette neden ortak olmayalım diyoruz. Bu sorunun ağırlığını gelecek nesillere bırakmak istemiyoruz. Bu kaderi artık değiştirmek istiyoruz. Cumhuriyetin kuruluşunda yarım kalan hikayeyi herkesin mutlu olacağı bir sonla tamamlayabilir. Kürtlerin talebi ayrılık değil, ortaklıktır.
ORTAK YAŞAM PENCERSİNDEN BAKILMALI
İnkar değil, tanınmadır. Lütuf değil, haktır. Kürtler yönetime ortak olmak istiyor. Kürtler artık devletle münazara değil, müzakere yapmak istiyor. Sayın Öcalan, Kürt meselesini idam sefasından masaya İsyandan inşaya taşındı. Söz olsun Sayın Öcalan; Bu inşa bir gün mutlaka barışla taşlanacaktır. Bakın, Kürtler yaşadıkları ülkelerin başkentlerinde çözüm arıyor. Kürtlere güvenlik penceresinden bakılmamalı. Ortak yaşam penceresinden bakmalıdır.
EYLEME GEÇME ZAMANIDIR
Değerli halkımız geçen 27 Şubat'ta Sayın Öcalan tarihi çağrısını yaptı. Üzerinden bir yıl geçti. Silahlar sustu, silahlar yakıldı. Sizler sabırla, umutla beklediniz. Süreci bugüne kadar taşıdınız. Sizlere binlerce kez minnet varız. Şimdi sıra barış yasalarında. Şimdi sıra hukuki güvencede. Şimdi sıra devlette ve iktidardadır. Artık sözden yasaya, temenniden güvenceye, vaatten eyleme geçme zamanıdır. Bu alanda herkesin bir yakınının cezaevinde, bir yakınının dağda, bir yakınının sürgünde olduğunu çok iyi biliyorum.
ÖCALAN AMED’DE HALKIYLA BULUŞMALI
Cezaevindekiler artık özgür olmalıdır. Figenler, Selahattinler, Leylalar, Ayşeler ve binlerce tutsak özgür olmalı. Dağdakiler demokratik siyasete katılabilmeli. Sürgündekiler evlerine dönebilmelidir. Demokratik siyasete katılabilmelidir. Halkın iradesini gasp eden kayyımlar artık gitmelidir. Sayın Öcalan'ın statüsü ve çalışma koşulları yasal düzenlemeli teminat altına alınmalıdır. Sayın Öcalan'ın Amed’de, bu meydanda halkıyla buluşmasının önü artık açılmalıdır.
Değerli halkımız, buradan birkaç tane kısa çağrıda daha bulunmak istiyorum. İlk çağrım devlete ve yürütme erkinedir. Gelin barış hukukunu kuralım. Gelin demokratik dönüşüme kapıyı açalım. 2025 silahların yakıldığı yıl oldu. 2026 özgürlük yasalarının konuşulacağı bir yıl olsun. İkinci çağrım muhalefetedir. Muhalefet barıştan korkmamalıdır. Barış demokratik güçlenme demektir. Demokrasi güçlenirse muhalefet güçlenir. Barışı desteklemek muhalefetin, 86 milyona borcudur. Üçüncüçağrım Türkiye kamuoyuna. Yarım asırlık çatışmanın bedelini Türkiye'nin her köşesi ağır ödedi. Neredeyse Türkiye'nin her karışına kan düştü, acı düştü. Artık hiç kimse daha fazla bedel ödememeli. Şimdi kucaklaşma ve helalleşme zamanıdır. Bir çağrım da Kürt halkınadır. Kürtler arası demokratik birlik artık bir tercih değil, tarihi bir ihtiyaçtır. Siyasetimiz farklı olabilir. Ama bölge tufandan geçerken ayrılık ve gayrılık olmamalı. Demokratik birlik gecikmeden kurulmalıdır.
Sözlerime son verirken bugün bu meydanda yakılan ateş bir dönemin kapanışını yeni bir dönemin açılışının müjdesidir. Bu Newroz isyandan inşaaya geçişin Newrozu’dur. Bu Newroz ateşi hiç sönmeyecek. Bu mücadele hiç durmayacak. Bu irade asla boyun eğmeyecek. Bu meydan susmayacak. Amed Meydanı hiç susmayacak ve bu halk mutlaka kazanacak.”

Neçirvan Barzani: Barışın sağlanması tarihi bir görevdir
Neçirvan Barzani, Amed Newrozu’na gönderdiği mesajda “Türkiye'de barışın sağlanması tarihi bir görevdir” dedi.
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Amed’de yüzbinlerce kişinin katıldığı tarihi Newroz buluşmasına bir mesaj gönderdi.
Barzani’nin mesajı şöyle: “Değerli kardeşlerim, saygıdeğer katılımcılar, Newroz Bayramı'nı ve yeni Kürt yılını, bugün burada renkli Diyarbakır'da Newroz'u kutlamak için toplanan siz değerli halkımıza ve tüm Kürt halkına en içten dileklerimle kutluyorum.
Newroz bizim için özel bir bayramdır; yeniden doğuşun ve yaşama iradesinin sembolüdür. Aynı zamanda her zaman özgürlük ve birlikte yaşama susamış bir milletin umutlarının göstergesidir. Umuyorum ki bu bayram herkes için hayır ve huzura vesile olur.
Diyarbakır'da oluşturduğunuz bu muazzam kalabalık başlı başına bir yaşam ve güzellik bayramıdır; Kürt halkının kardeşlik ve karşılıklı kabul arzusunun ve mesajının bir nişanesidir.
Bugün Newroz'u kutlarken, barışa olan samimi desteğimizi vurgulamak istiyoruz. Türkiye'de barışın sağlanması tarihi bir görevdir ve hem Kürt hem Türk halklarının, hatta tüm bölgenin çıkarınadır. Barış, nesillerimiz için parlak bir geleceği garanti altına alacak tek yoldur.
Bizler kadim komşularız ve kader ortağıyız. Kaderimiz ve çıkarlarımız ortaktır. Ancak birliktelik ve huzur yoluyla engelleri aşabilir ve herkes için onurlu bir yaşam inşa edebiliriz.
Burada, barışın tesisi için şimdiye kadar atılan tüm adımlar için teşekkür ve takdirlerimi yineliyorum. Bu çabalara umutla bakıyor ve daha fazla adım atılmasını bekliyoruz.
Bizler Kürdistan Bölgesi olarak, barışın başarıya ulaşması için her türlü işbirliğine hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyor; çatışmaların son bulmasını ve istikrarın kalıcı hale gelmesini umuyoruz. Bölgenin ağır savaş ve çatışmalardan geçtiği bu günlerde, gelin hep birlikte barışı kalıcı bir gerçeklik haline getirmek için hep birlikte çalışalım.
Newroz’unuz kutlu olsun, her yılınız hayır ve esenlik içinde geçsin.”

Bafil Talabani’nin Newroz mesajında ‘süreç’ vurgusu: Birlikte tamamlayacağız
AMED - YNK Başkanı Babil Talabani, “selam başkan” diye hitap ettiği Abdullah Öcalan’ın Newrozu’nu kutlayarak, sürece dair “Programı birlikte tamamlayacağız” mesajı verdi.
Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) Başkanı Bafıl Talabani, yüzbinlerin katıldığı Amed Newrozu’na mesaj gönderdi.
‘BİRLİK’ VURGUSU
Talabani, görüntülü mesajında şunları belirtti:
“Selam Kürt halkı ve Kürdistan, selam değerli yoldaşlar, selam orada toplanan çocuklar ve gençler, selam heval Abdullah Öcalan, selam Başkan. Newroz bayramınız kutlu olsun. Umarım daimi bayramlar yaşarsınız. Bu hassas dönemde değerli olan birliğimizdir, dört parça Kürdistan’ın birliğidir.
Sayın Abdullah Öcalan’ın başlattığı sürece katılan herkese, tüm çevrelere özel selamlarımı iletiyorum. İnşallah en yakın zamanda heval Apo hizmetine geleceğim. İnşallah programı birlikte tamamlayacağız. İnşallah en kısa zamanda özgür ortamda birbirimizi göreceğiz.
Hepinizin bildiği gibi YNK sürekli olarak sizin için var olmuştur. Burada yine söz veriyorum; sürekli sizinle olacak, sizin için çalışacak. Biliyorsunuz, benim bir özelliğim var. Burada da yerine getiriyorum. Hepinize söz veriyorum sonraki yıl beni videodan izlemeyeceksiniz. Sonraki yıl hizmetinizde olacağım, başım gözüm üstüne.”
Ayla Akat Ata: Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü Kürtlerin özgürlüğüdür
AMED - Amed Newrozu’nda kitleye hitap eden Ayla Akat Ata, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün “Kürt halkının özgürlüğü” olduğunu vurguladı. Ata, tüm Kürtlere “birlik” çağrısı yaptı.
Amed Newrozu tüm coşkusuyla devam ediyor. Özgür Kadın Hareketi’nden Ayla Akat Ata kitleye hitap etti.
ÖZGÜRLÜK VE BİRLİK MESAJI
Ayla Akat Ata, Mazlum Doğan, Kemal Kurkut ve Zekiye Alkan’ı anarak, “Newroz şehitleri ölmedi. Bugün bizimle, bu alanda” dedi.
Ayla Akat Ata şunları söyledi:
“Biz tek değiliz. Amed’den Mahaba’a, Mahabad’dan Qamişlo’ya kadar tüm Kürtlerin Newrozu kutlu olsun. Sadece bizim değil, Kafkasya halkları için yeni bir gündür Newroz. Kafkasya halkları için de kutlu olsun. Ortadağu halkları için kutlu olsun.
TJA olarak bu coğrafyadan, Kürdistan’dan, Rojava’dan, Ortadağu’dan bütün dünyadaki kız kardeşlerimizle, ‘benim bedenim, benim kararım’ diyen kadınlarla, ‘asla yalnız kalmayacaksınız’ diyen kadınlarla, Hindistan’da ‘korkuyu özgürlükle yendik’ diyen kadınlarla ‘jin, jiyan, azadî’ diyerek buluşuyoruz.
Çok söylemeye gerek yok. Bu meydanın dört bir yanında Kürt Halk Önderliğiyle beraberiz. Buradan en büyük selam eşti ve özgür bir geleceğin mimarı Sayın Abdullah Öcalan’a ‘selam’ diyoruz” şeklinde konuştu.
Akat’ın bu sözleri üzerine alandan “Bijî Serok Apo” sloganları yükseldi.
Ayla Akat Ata, “Onun özgürlüğü Kürt halkının, Ortadoğu halklarının özgürlüğüdür. Selam olsun İmarlı’ya. Yine Bu Newroz sadece özgürlük Newroz’u değil, demokratik birlikteliğin Newroz’udur. Birlikte yaşadığımız tüm halklara eşit yaşam içinsoruyorum: Demokratik birlik için hazır mıyız? Başkan Apo’nun özgürlüğü için hazır mıyız? Halkların özgürlüğü için hazır mıyız?” diye sordu.
Kitle hep bir ağızdan “evet” diye haykırdı.

Îlham Ehmed: Önder Apo’nun emeğini selamlıyoruz
AMED - Amed Newrozu’na mesaj gönderen Îlham Ehmed, “Bakurê Kurdistan’da siyasi süreç ilerledikçe, Kürdistan’ın diğer parçalarındaki Kürtlerin geleceği de garantileniyor” dedi.
Amed Newrozu, siyasetçiler ve farklı kesimlerden gelen mesajların okunmasıyla devam ediyor.
Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed, görüntülü mesaj gönderdi.
‘YALNIZ OLMADIĞIMIZI GÖRDÜK’
Îlham Ehmed’in mesajı şöyle:
“Değerli Kürt halkı ve onurlu Amedliler;
Bayramınız kutlu olsun. Qamişlo’dan Amed’e, Hewlêr’e ve Mahabad’a kadar herkesin Newroz’u kutlu olsun. Rojava’da devrim sürecinde zorlu yıllar geçirdik. Dört partça Kürdistan’da tüm Kürtlerin büyük direnişi ve desteğiyle önemli kazanımlar elde ettik. Daha büyük kazanımlarla bu süreci taçlandırmak istiyorduk; yasalarla, resmiyetle. Maalesef daha ağır süreçleri yaşadık. Bir kez daha bu ağır süreçlerde yalnız olmadığımızı gördük. Tüm Kürdistan’da halkımızı yanımızda ve arkamızda gördük. Bu destek için bir kez daha hepinizi selamlıyoruz.
Kürtlerin tarihinde Newroz nasıl ki kurtuluş ve yeni bir gün olmuşsa, 2026 Newrozu da Kürt halkı için yeni bir Newroz olacak.
SÜREÇ ÇÖZÜM SAĞLAYACAK
Türkiye’de Barış ve Demokratik Toplum Süreci başladı. Bu sürecin Türkiye’deki Kürt halkının hakları açısından siyasi bir çözüm sağlayacağına inanıyoruz.
YENİ BİR SÜREÇ BAŞLIYOR
Rojhilat Kürdistanı’nda yeniden yeni bir süreç yaşanıyor. Yıllardır Kürtleri daracağına götüren rejimin sonu yaklaşıyor. Yeni bir süreç başlıyor. Bu süreç Kürt halkının ittifakı ve birliği sürecidir.
Başurê Kurdistan’ın kazanımlarının korunması ve oradaki devrim sürecinde sağlanan kazanımların korunması tüm Kürtlerin sorumluluğudur.
Kürdistan’ın en büyük parçası Bakur’dur. En büyük potansiyel Türkiyede’dir.
Bu nedenle Kürtler birbirlerini desteklediği ve yan yana durduğu kadar tarih de yeniden yazılacaktır. Paralel olarak Kürtler, yıllardır kendilerini haklarından mahrum bırakan, iradesizleştiren, baskılayan ve sistemin dışında bırakan sistemlerde güç sahibi olacaktır.
Kürtlerin bütün baskı ve zorluklara rağmen, düşmanlığa rağmen bu iradeyi göstereceğine inanıyoruz. Bunu gösteriyorlar da. Pratiği görülüyor. Kürt iradesi ve gücü ortaya çıkıyor.
İNŞA VURGUSU
Devrim sürecinin en zorlu aşaması inşadır. Rojava Kürdistan’ında inşa sürecindeyiz. Aynı zamanda Bakurê Kurdistan da inşa sürecinde. Kürdistan’ın diğer parçalarının bir yanı devrimdir bir yanı da inşadır. İnşa süreçlerinde kadınların rolü büyük. Tarihte de bu görülmüştür. Şimdi de kadınların rolü büyük oranda öne çıkıyor. Kadınlar ve gençler büyük emek veriyor ve fedakarlık gösteriyor. Tüm devrim sürecinde olduğu gibi inşa sürecinde de kadınlar ve gençler rol sahibi olacaklardır.
ÖNDER APO’NUN EMEĞİNİ SELAMLIYORUZ
Bakurê Kurdistan’da siyasi süreç ilerledikçe, Kürdistan’ın diğer parçalarındaki Kürtlerin geleceği de garantileniyor. Bakurê Kürdistan’daki Kürt gücü büyük bir güç. Harekete geçtiği zaman seller gibi akıyor. Bundan kaynaklı bütün imkanlarla seferber olunmasıyla bu sürecin başarıya ulaşacağına inanıyoruz.
Önder Apo’nun gösterdiği büyük fedakarlık ve verdiği büyük emeği tüm kalbimizle selamlıyoruz. Bu nedenle bu sürecin başarıya ulaşması ve yasallaşması için her yerde tüm imkanların hizmete sunulması gerektiğini belirtiyoruz.
Sizleri selamlıyoruz, Newroz’unuzu kutluyoruz. Önümüzdeki yılların Kürtlerin varlığının tanındığı yıllar olacağını, Kürtlerin haklarının garanti altına alınacağı yıllar olacağını inanıyoruz.
Bütün siyasi tutsakların serbest bırakılmasını istiyoruz. Onların da bayramını kutluyoruz. Annelerin ve gençlerin bayramını kutluyoruz.”





