AMED – Binlerin katıldığı “Barış için adım at” yürüyüşünde konuşan Tülay Hatimoğlulları, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın statüsünün sağlanmasıyla birlikte atılması gereken adımları sıraladı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamındaki talepleri için, “Barış için adım at” şiarıyla yürüyüş düzenledi. Rezan’da (Bağlar) bulunan 5 No’lu Cezaevi önünden başlayan yürüyüşe, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğlulları, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar, Keskin Bayındır, Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş, İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan’ın yanı sıra binlerce kişi katıldı.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarının olduğu bayrakların dalgalandırıldığı yürüyüşte, “Serok kaniya jiyanê statu herikina pêvajoyê ye”, “Şimdi özgür Önderlikle buluşma zamanı” ve “Hemen şimdi özgürlük hemen şimdi barış” pankartları açılırken, sık sık “Bijî Serok Apo”, “Be Serok jiyan nabe”, “Gençlik Apo’nun fedaisidir”, “Jin, jiyan, azadî” ve “Bijî aşitî” sloganları atıldı. Yine yürüyüş boyunca Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için yazılan şarkılar Amed sokaklarında yankılandı.
Havanın kararmasıyla telefon flaşlarını açan kitle, renkli görüntüler oluşturdu. Barış Anneleri’nin en önde yürüdüğü yürüyüş; alkış, zılgıt ve sloganlarla Ofis Semti’nde bulunan AZC Plaza önünde tamamlandı. Burada ilk olarak konuşan DBP Amed İl Eşbaşkanı Ahmet Doğan, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için yürüdüklerini belirterek, hala Abdullah Öcalan’ın fotoğrafına tahammül edilmediğini belirtti. Doğan, “Bu barış isteyen halka tahammül edilmeli. Ortadoğu’da savaş, kriz var. Türkiye’nin eline bir şans, fırsat geçti. O fırsat, şans Kürt Halk Önderi, ancak onunla barış sağlanır” dedi.
'BİNLER BARIŞ YÜRÜYÜŞÜNDE'
Ardından söz alan Tülay Hatimoğlulları, Barış Annelere hitaben, “Asla barış demekten vazgeçmediniz, barış tülbentlerinizle Ankara’ya gittiniz, vazgeçmediniz. Beyaz tülbentlerinizle, ‘Barış için adım at’ dediniz. Barış Anneleri’ne binlerce kez selam olsun. Amed’den Ankara’ya, İstanbul’, Wan’a, Hakkari’ye, Türkiye’nin dört bir yanında barış sevdalıları, ‘Barış için adım at’ yürüyüşünde. Şu an yürüyüşte olan herkese binlerce kez selam olsun, talebiniz kutlu olsun” dedi.
Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’yla barışa çok önemli bir adım attığını belirten Tülay Hatimoğlulları, çağrı sonrası PKK’nin attığı adımları hatırlattı. Tülay Hatimoğlulları, “Kürt sorunu bu ülkenin yüz yıllık sorunu. Yüz yıldır bu coğrafyada Kürt halkı yok sayıldı, inkar edildi, dilleri, varlıkları tanınmadı. Ama Kürt halkı 50 yıllık kimlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde ‘Bizler de varız’ dedi. 4 parça Kürdistan’da en güçlü şekilde örgütlenerek, bütün dünyaya var olduklarını gösterdiler. Sayın Öcalan’ın bu çağrısı Türkiye için tarihi bir anlam ifade ediyor. Süreçte bazı tıkanmaların yaşandığını hepimiz fark etmiş durumda. Biz DEM Parti olarak bu süreçte adım atılmasının ne kadar tarihi öneme sahip olduğunun farkındayız. Türkiye’nin geçmiş dönemdeki barış deneyimlerinden çok daha ilerde deneyimi, süreci yaşama ihtimali çok yüksek. Bu süreci hiç kimse heba etmemeli. Bu süreci hiç kimse tıkayacak bir rol üstlenmemeli. Sürecin tıkandığına dair tartışmalar devam ederken, biz çok iyi biliyoruz ki savaşı isteyenler, çatışmayı isteyenler, bu sorun devam etsin diyen hem savaş lobileri hem siyasi çevreler olduğunun gayet farkındayız. Onların ekmeğine asla yağ sürülmesin istiyoruz. Buradan tüm annelerle, kadınlarla, Amed halkıyla, ‘Barış için adım at’ diyoruz. Biz DEM Parti olarak bu sürecin tıkanıklığının giderilmesi için her türlü müzakereyi, diyaloğu sürdürüyoruz. Elimizden geldiğince emek veriyoruz” şeklinde konuştu.
ATILMASI GEREKEN ADIMLAR
Tülay Hatimoğlulları, “Barış için adım at” derken, talep ettikleri adımlara dair şunları sıraladı: “Özellikle beklenen adımların altını çizmek istiyoruz. Barış için bir adım atılabilir, atılmalı. Bunun içinde özellikle süreçlerin tıkanmasına sebebiyet veren olguları ortadan kaldırmalıyız. Öncelikle Kürt sorununu ‘terör’ parantezine alarak çözülemez; kalıcı, onurlu barış sağlanamaz. Bizler olmazları değil, olurları konuşmak istiyoruz. İlk hamle olarak şu kabul edilmelidir ki; bu süreç yasal ve hukuki zemine kavuşturulmalıdır, mutlaka yasayla buluşması lazım. Beklenen çerçeve yasa acil biçimde çıkmalı. Sembolik olarak değil, içeriği güçlendirilmiş, ihtiyaca cevap veren çerçeve yasanın çıkması acildir. Yine baş aktör Sayın Abdullah Öcalan’ın statüsünün tanımlanması, özgür çalışabileceği, yaşayabileceği koşullarının oluşturulması yine acildir, elzemdir. Buradan Amed’den İmral’ya hep birlikte selamlarımızı gönderelim. Kayyım rejimi ortadan kalkmalı, seçilmişler görevlerine iade edilmeli. Barışı sağlamak için bu konuda da bir adım atılmalı. AİHM kararları hayata geçirilmeli, bunun için bir adım atılmalı. Burada saydığımız adımların tıkanıklığı gidereceğine yürekten inanıyoruz. Bu coğrafya halkların bir arada eşit bir şekilde yaşamaya son derece uygun bir coğrafya. Burada Kürt, Türk, Arap, Fars, Ermenilerin, çok sayıda farklı halkların ve inançların yaşam merkezidir. Burası medeniyetlerin beşiğidir. Medeniyetlerin beşiğinde barışa çok güçlü bir imza atabiliriz, adımlar atabiliriz. Bu süreç böyle olmalı, böyle ilerletilmeli.”
‘BARIŞ İÇİN EN GÜÇLÜ ADIMLARIMIZI ATALIM’
Tülay Hatimoğlulları, “Sayın Bahçeli’nin özellikle dikkat çektiği konuyu hatırlatmak isterim: Her yer savaş alanı, her yerde ateşler yanıyor. Böylesi bir zamanda Doğu Akdeniz’in de karıştığı, Kıbrıs meselesinin ortaya çıktığı dönemde, bu bölgesel gelişmeleri gören bir yerden barışın Türkiye için ne kadar elzem, tarihi bir öneme sahip olduğunu hep birlikte hatırlamalıyız. Adımları atarken, bunun için atmamız gerekiyor. Türkiye’nin demokrasiye, barışa ihtiyacı var. Bu ülkede yaşanan ekonomik krizle mücadele etmek için barışmalıyız. İşçi, emekçi kardeşlerimiz, kadınlar, gençler barış istiyor. Doğa ve insan hakları savunucuları barış istiyor. Barış için adım at. Barış için hep beraber en güçlü adımlarımızı atalım. Yaşasın barış, yaşasın barış, yaşasın barış” ifadelerini kullandı.




