AMED – KÖDER’in açılışını gerçekleştiren Dicle Üniversitesi öğrencileri, “Her yerde örgütlüğümüzü büyütecek, gençliğin örgütlü gücü ile demokratik komünal toplumu inşa edeceğiz” dedi.
Dicle Üniversitesi öğrencileri, Sûr’da Dicle Komün Öğrenci Derneği’nin (KÖDER) açılışını gerçekleştirdi. “Sosyalistçe yaşamak, kadının özüne yaklaşmaktır” pankartının açıldığı açılışa, çok sayıda gencin yanı sıra siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. Açılış, Kürt Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına gerçekleştirilen saygı duruşuyla başladı.
Ardından açıklamanın Kürtçesini Aydın Dinler, Türkçesini Elif Turan okudu. Demokratik toplumu ve özgür geleceği birlikte kurma iradesini büyüttüklerini belirten Dinler, üniversite gençliğinin toplumu dönüştüren, hakikatin peşinden giden, yaşamı yeniden kurma cesaretini gösteren öncü bir güç olduğunu belirtti. Dinler, “Bu temelde üniversite gençliği, aydın gençlik olarak bilinir. Bilinçli gençliktir, bilinci yaşayan ve çalışan gençliktir. Gençlik hareketimiz de bir aydın gençlik hareketi olarak doğdu. İlk grup çok zor koşullarda üniversitelerde oluştu. Sistemin ve her tür karşıt gücün saldırıları altında kendini örgütlemeyi başardı. Herkesin kaygı ile yaklaştığı, başarma şansı tanımadığı bu hareket, tarih sahnesine böyle çıktı. Yarım asrı aşan ve bölgenin tarihi akışını değiştiren, amansız mücadelenin temeli böyle atıldı. Bizler de bize miras bırakılan bu mücadeleyi başarıya ulaştırma iddiasıyla yola çıktık” şeklinde konuştu.
‘MÜCADELEMİZİ HER YERE TAŞIRACAĞIZ’
Kadın özgürlüğünü, toplumsal özgürlüğün temeli olarak gördüklerini vurgulayan Dinler, “Bu temelde kastik katil sisteme karşı ‘Jİn, jiyan, azadî, efsuni’ formülü ile mücadelemizi kampüslerden yaşamın her alanına taşıracağız. Doğanın talan edildiği, yaşam alanlarının rant uğruna yok edildiği kapitalist sisteme karşı; ekolojik yaşamı savunuyor, insanın doğayla uyum içerisinde yaşadığı özgür bir yaşamı inşa etmeyi hedefliyoruz. Çünkü, özgürlük, yalnızca insanın değil yaşamın bütünün özgürleşmesidir” diye belirtti.
‘ÖRGÜTLENİN VE ÖRGÜTLEYİN’ PERSPEKTİFİ
“Bizler biliyoruz ki insan, ancak komünal yaşam içerisinde kendi hakikatine ulaşabilir” diyen Dinler, “Bu yüzden komün bizim için yalnızca bir örgütleme biçimi değil, toplumsal özgürlüğün kalesidir. Ve gençlik, bu kaleleri kuracak en büyük enerjiye, cesarete ve dinamizme sahiptir. Üniversitelerde bu iddiayla mücadelemizi büyütüyoruz. Yalnızlaştırılmış bireyler değil, ortak yaşamı savunan örgütlü bir mücadeleyi büyüteceğiz. Çünkü sistem, gençliği örgütüz bırakarak denetlemek istiyor. Üniversiteleri düşüncenin değil itaat mekanına dönüştürmek, gençliği tüketim kültürü ve özel savaş politikalarıyla kimliksizleştirmek istiyor. Gençliğin dinamizmini bağımlılığa, umutsuzluğa ve bireyciliğe sürüklemek istiyor. Ancak bizler biliyoruz ki örgütlü olmak, var olmanın temel bir koşuludur. Bir arada olmanın ötesinde, bir irade olmaktır. Bu durumda ne kadar örgütlü isek o kadar varız, örgütlü olduğumuz ölçüde bir irade olarak kabul edilebiliriz. Bu temelde, ‘Örgütlenin ve öğütleyin’ perspektifi ile her yerde örgütlüğümüzü büyütecek, gençliğin örgütlü gücü ile demokratik komünal toplumu inşa edeceğiz” şeklinde konuştu.
Açılış, Koma KÖDER ve Koma Aryen’in seslendirdiği stranlar eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.





