AMED - “Kadınlar Barışı Konuşuyor” etkinliğinde konuşan DEM Partili Ayşegül Doğan, sürece dair değerlendirmelerde bulunarak, “Kadınlar olarak güçlü bir şekilde örgütlenip barışı inşa edebiliriz” dedi.
Demokratik Gelişim Enstitüsü (DPI), Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği (DOGÜNKAD), Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası İş Kadınları Meclisi ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Girişimci Kadınlar Kurulu iş birliğiyle “Kadınlar Barışı Konuşuyor” başlıklı etkinlik, DEM Parti Şirnex Milletvekilli Ayşegül Doğan, AKP MKYK Üyesi Zeynep Alkış, CHP Parti Meclisi Üyesi Emine Uçak Erdoğan’ın konuşmacı olarak katıldığı “Türkiye’de kadınların siyaset ve barış süreçlerindeki rolü” paneli ile sona erdi.

DTSO, Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği ile Democratic Progress Institute (DPI) tarafından Amed’de “Kadınlar Barışı Konuşuyor” toplantısı gerçekleştirildi. Kentteki bir otelde düzenlenen buluşmanın açılışında konuşan DTSO Yönetim Kurulu Üyesi Seda Yılmaz Berekatoğlu, kadınların barış süreçlerindeki rolüne dikkat çekerek, toplumsal kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti. “Diyarbakır’da gerçekleştirilen bu anlamlı buluşma, kadınların yalnızca sosyal hayatta değil, siyaset ve ekonomide de ne kadar belirleyici bir aktör olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır” diyen Seda Yılmaz Berekatoğlu, toplantıda farklı ülke deneyimlerinin paylaşılmasının yerel düzeyde yürütülen çalışmalara önemli katkılar sunacağını vurguladı.
DOGÜNKAD Başkanı Özlem Külahci Tanaman, Türkiye’nin en önemli meselesini konuşmak üzere bir araya geldiklerini ifade ederek, “Bu ülke artık çatışmayı değil, barışı konuşmalıdır” dedi. Geçmişte İrlanda, Güney Afrika ve Kolombiya’da yaşanan benzer süreçleri hatırlatan Özlem Külahci Tanaman, “Uzun yıllar süren çatışmalar, ancak diyalog ve müzakere süreçleriyle sona ermiştir. Hiçbir yerde barış yalnızca askeri yöntemlerle inşa edilmemiştir. Barış; diyalogla, karşılıklı anlayışla ve toplumsal uzlaşmayla kurulmuştur” dedi.

KADIN VE BARIŞ
Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Serra Bucak ise şunları söyledi: "Çok kıymetli ve önemli bir buluşma. Bu buluşmanın devamını sağlamak, bizler için hem belediyeler hem de kentler düzeyinde tarihsel bir sorumluluktur. Bu bilinçle hareket etmek zorundayız. Bu coğrafya uzun yıllar boyunca barış ve müzakere süreçlerini denedi; ne yazık ki çoğu zaman başarısız deneyimler yaşandı. Ancak buna rağmen barış talebinden hiçbir zaman vazgeçilmedi. Barış, yalnızca silahların susması ya da çatışmaların sona ermesi değildir; aynı zamanda herkes için adil ve ekolojik bir yaşamın inşa edilmesidir. Bu süreçlerde kadınlar son derece önemli bir rol oynamaktadır. Kadınların öncülük ettiği süreçlerin daha kalıcı ve barışçıl olduğu, hem dünya örneklerinde hem de kendi deneyimlerimizde açıkça görülmektedir. Elbette bu coğrafyada yaklaşık 50 yıldır süren çatışmalar bağlamında kadınların deneyimi oldukça derin ve kapsamlıdır. Çatışmanın en zor ve karanlık dönemlerinde bile kadınlar, barışın yolunu açmayı ve bu hattı Türkiye'nin batısından doğusuna kadar kurmayı başarmıştır.”
Programda, Kuzey İrlanda Kadın Koalisyonu Kurucu Üyesi ve eski Meclis Başkan Vekili Jane Morrice ile gazeteci ve sivil toplum uzmanı Emma DeSouza, 'çatışma çözümü ve sivil toplumun rolü'ne ilişkin değerlendirmelerde bulundular.
Ardından DEM Parti Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan, AK Parti MKYK Üyesi Zeynep Alkış, CHP Parti Meclisi Üyesi Emine Uçak Erdoğan “Türkiye’de kadınların siyaset ve barış süreçlerindeki rolü” panelinde söz aldılar.

SAVAŞIN KADIN ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
İlk olarak konuşan CHP Parti Meclisi Üyesi Emine Uçak Erdoğan, kadınların bir araya gelmesinin önemine dikkat çekerek, “Türkiye’de barış, demokrasi, adalet ve kalkınma meselelerini çözmek istiyorsak, bir araya gelmeme, konuşmama ve sorunları dönemsel seçicilikle ele alma alışkanlıklarından vazgeçmemiz gerekiyor. Ayrıca yalnızca dönemsel mağduriyetler üzerinden tartışmayı da geride bırakmalıyız. İrlanda modelini dinledik; bu çok önemliydi ve bir şeylerin değişmesi gerektiğini açıkça gösteriyor" dedi.
Savaş ve çatışmanın çoğu zaman kadınların bedeni üzerinden yürütüldüğünü kaydeden Emine Uçak Erdoğan, “Barışın da kadınların elleriyle kurulması gerekir. Ancak dünyaya baktığımızda barış masalarında kadınların yeterince yer almadığını görüyoruz. Oysa araştırmalar, kadınların müzakere süreçlerinde yer almasının başarı ihtimalini yüzde 35 artırdığını gösteriyor. Buna rağmen dünya genelinde kadınların barış masalarındaki temsili yaklaşık yüzde 13 civarında kalıyor" dedi.
AK Parti MKYK Üyesi Zeynep Alkış ise şunları söyledi: “Barış pamuklara sarılacak kadar önemli. Savaşın nesnesi ve öznesi kadındır. Havzası da kadındır. Barışa sırtını dönen kişinin insani kişiliğini gözden geçirmesi gerekiyor. Ortak akıl ile barış inşa edilir. Siyasal bir sonuç olarak tanımlanıyor barış. Barış bir sonuç ve bir süreçtir. Ontolojik bir meseledir. Barış aslında bir tanınma rejimidir. Karşısındakini nasıl adlandırdığın ile alakalıdır. Ahlaki ve tarihsel bir meseledir. Kadınlar erkeklerden daha detaycıdır. Yüz yıllık barış ve çatışma havzası 1924’e kadar dayanıyor. 1921 Anayasası’nda Kürtlerin varlığı yer alırken, 1924’te tek millet ve tek dil anlayışı getirildi. Lozan Antlaşması’nda Kürtler için derinleşmiş bir sorun var” diye konuştu.

ÇATIŞMALI SÜREÇ
Son olarak konuşan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan da çatışma süreçlerinin yarattığı tahribata dikkat çekerek, “Son 50 yıl, çatışma ve acıyla geçti. Ama artık bu süreç, demokratik ve kalıcı bir barış arayışıyla şekilleniyor. Ben Cizre’de doğdum, gençliğim orada geçti. Şırnak milletvekiliyim. 1980’ler ve 90’lar kolay yıllar değildi; en korkunç yıllar o dönemdi. 2016’ya kadar yaşananlar ise dayanılmaz noktaya geldi” dedi.
Cemile Çağırga ve Taybet İnan’ın katledilme sürecinden söz eden Ayşegül Doğan, “Cizre, mezarsız ölülerin en çok olduğu coğrafyadır. Bu insanlara borçluyuz. En büyük acılar özellikle kadınlara yaşatıldı. Bu yüzden bu toprakların kadınları Êzidî, Keldani, Süryani, Kürt, Alevi fark etmeksizin deneyim ve tecrübelerine güvenerek ve bir araya getirerek barışı kurabilir” ifadelerini kullandı.
Barışın toplumsallaşmamasına dikkat çeken Ayşegül Doğan, “İnsanlar güven duymuyor, yeniden yıkılmaktan korkuyor. Evini, evladını kaybetmiş, kaybedecek hiçbir şeyi olmayan insanlar var. Yeni kuşaklar yetişti ve aynı sonları görme riskiyle karşı karşıya. Başaramamak gibi bir şansımız yok. Bu işi sadece siyasi partilere bırakamayız. Toplumun öncülük etmesi gerekir. Her yurttaş, bu savaşın son bulması için sorumluluk hissetmeli. Ve en çok da kadınlar, çünkü en büyük bedeli onlar ödedi, en büyük barışı da onlar kurabilir” diye belirtti.
Kürt tarafının attığı adımlara işaret eden ve demokratik siyaset vurgusu yapan Ayşegül Doğan, “Pamuklara sarmamız gereken bir süreç; geçmişten ders çıkardığımız ve hepimizin ezberlerimizi bozacağımız bir süreç. Kadınlar olarak güçlü bir şekilde örgütlenip barışı inşa edebiliriz” diye konuştu.
Panel, soru-cevap bölümü ile son buldu.
NOT: Kaynak: Yazılı Haber MA Foto ve vide ise Med Gündem




