ANTALYA / MED GÜNDEM – Med Gündem ile Demeter’in Bahçesi YouTube kanalının kolektif emekle hazırladığı “15 Kadın 15 Hikâye” çalışması kapsamında yayımlanan “Demeter’in Bahçesi / Kendi Sesimizden Kolektif Hafızamız” kitabının söyleşi ve imza etkinlikleri devam ediyor. Kadınların yaşam deneyimlerini, mücadele hafızasını, emeğini ve dayanışmasını görünür kılan çalışma, farklı kentlerde okurlarla buluşmayı sürdürüyor.
H
Kadınların kendi yaşam hikâyelerini kendi seslerinden anlattığı çalışma kapsamında ilk söyleşi ve imza etkinlikleri 4 Mayıs 2026’da Amed’de, 5 Mayıs 2026’da ise Urfa’da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kadın mücadelesi, toplumsal hafıza ve dayanışma kültürü üzerine yapılan değerlendirmeler okurlar tarafından ilgiyle takip edildi. Etkinliklerin üçüncü durağı ise 21 Mayıs 2026’da Antalya oldu.
Antalya Sanatçılar Derneği’nde (ANSAN) gerçekleştirilen etkinlik, Nadire Sönmez’in Antalya temsilciliğini yürüttüğü “8. Akdeniz Sanat Günleri” kapsamında düzenlendi. Programın dördüncü gününde yapılan söyleşi ve imza etkinliğinde “Demeter’in Bahçesi / Kendi Sesimizden Kolektif Hafızamız” kitabı tanıtıldı.
Söyleşiye, Med Gündem YouTube kanalında her cuma saat 21.00’de yayınlanan “Demeter’in Bahçesi” programının moderatörü ve kitabın yazarı Gülhan Bişeng, Med Gündem köşe yazarı Sevim Korkmaz Dinç ile DEM Parti yöneticisi, şair ve yazar Kamile Yiğit katıldı.
Açılış konuşmasını yapan şair ve yazar Kamile Yiğit, kadınların yaşam mücadelelerinin görünür hale gelmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Kadınların tarih boyunca hem yaşamın içinde hem de edebiyat, sanat ve düşünce alanlarında büyük emek verdiğini ifade eden Yiğit, buna rağmen kadınların çoğu zaman yok sayıldığını ve seslerinin bastırılmaya çalışıldığını söyledi.
Kadınların yaşadığı acıların, direnişlerin ve umutların toplumsal hafızanın ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çeken Yiğit, “Kadınların kendi hikâyelerini kendi sesleriyle anlatması çok değerlidir. Çünkü kadınlar konuştuğunda yalnızca kendi yaşamlarını değil, bir dönemin hafızasını da görünür kılıyor” dedi.
Kadınların yazın alanında da ciddi eşitsizliklerle karşı karşıya kaldığını belirten Yiğit, kadın yazarların ve üreticilerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yiğit, “Demeter’in Bahçesi / Kendi Sesimizden Kolektif Hafızamız” kitabının yalnızca bir söyleşi çalışması olmadığını, aynı zamanda kadın dayanışmasını büyüten önemli bir kültürel çalışma olduğunu ifade etti.
314 sayfalık kitapta siyasetten sanata, edebiyattan felsefeye, tıptan mitolojiye kadar farklı alanlarda üretim yapan kadınların yaşam deneyimleri yer alıyor.

Kitabın yazarı ve “Demeter’in Bahçesi” programının moderatörü Gülhan Bişeng ise konuşmasında, çalışmanın yalnızca bir kitap olmadığını, kadınların ortak hafızasını geleceğe taşıyan kolektif bir emek ürünü olduğunu söyledi. Kadınların yıllardır görünmeyen emeğinin, yaşadığı acıların, direnişlerinin ve umutlarının bu çalışmada kendi sesleriyle yer aldığını belirten Bişeng, “Bu kitapta her kadın kendi hayatına, kendi mücadelesine ve kendi gerçeğine tanıklık ediyor. Biz kadınların sesi çoğu zaman bastırıldı, yok sayıldı. Ancak kadınlar anlatmaya devam ettikçe hafıza da büyüyor, dayanışma da güçleniyor” dedi.
Kadınların yaşam hikâyelerini kayıt altına almanın aynı zamanda toplumsal belleği korumak anlamına geldiğini ifade eden Bişeng, farklı şehirlerden ve farklı yaşam deneyimlerinden kadınların aynı kitapta buluşmasının önemli olduğunu vurguladı. Bişeng, kadın dayanışmasının büyütülmesi gerektiğini belirterek etkinliğe ev sahipliği yapan ANSAN’a ve katılımcılara teşekkür etti.

Sevim Korkmaz Dinç de konuşmasında kadın dayanışmasının toplumsal mücadelede belirleyici bir güç olduğuna dikkat çekti. Kadınların yaşadıkları baskılara rağmen üretmeye, yazmaya ve birbirlerinin sesine ses olmaya devam ettiğini ifade eden Dinç, kadınların ortak hafızasını büyütmenin geleceğe bırakılacak en önemli miraslardan biri olduğunu söyledi.
Kadınların yaşam deneyimlerinin çoğu zaman görünmez kılındığını belirten Dinç, “Kadınların hikâyeleri yalnızca bireysel yaşam anlatıları değildir. Her kadın hikâyesi aynı zamanda bir toplumun hafızasını taşır. Bu nedenle kadınların kendi sözünü kurması, yaşadıklarını kayıt altına alması ve birbirine dayanması çok kıymetlidir” dedi.
Kitabın farklı şehirlerden, farklı yaşam deneyimlerinden kadınları bir araya getirdiğini vurgulayan Dinç, kadınların ortak mücadelesinin sanatla, edebiyatla ve dayanışmayla daha da güçleneceğini ifade etti. Dinç ayrıca kadınların sesini görünür kılan bu tür kolektif çalışmaların çoğalması gerektiğini söyledi.

Program boyunca kitapta yer alan kadınların yaşam öyküleri, tanıklıkları ve mücadele deneyimleri üzerine değerlendirmeler yapıldı. Söyleşinin ardından katılımcılar okurlarla birebir sohbet ederek kitaplarını imzaladı.
“Demeter’in Bahçesi / Kendi Sesimizden Kolektif Hafızamız” kitabının söyleşi ve imza etkinliklerinin 6 Haziran 2026’da İstanbul’da devam edeceği belirtildi. Amed, Mersin, Antalya, İzmir, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok kentte gerçekleştirilecek buluşmalarda kadınların kendi hikâyelerini doğrudan okurlarla paylaşmayı sürdüreceği ifade edildi.










Haber: Özlem Kırmızıtoprak





