Beser Hatice Altınışık

Binbir Teşekkür ...

Yaşamı boyunca ekonomik- politik tüm zorluklara karşı ayakta, eğilmeden bükülmeden kendi ayakları üzerinde durabilmişse bir insan , ötesini bilmiyordur.

Yakın zaman da , kaybetmek aşamasına geldiğim sol kol omuzumda ameliyat oldum. Biraz ağır geçti, dört aydır hidro - fizyotrapi devam ediyor ve % 45 kullanabiliyorum.

Sonradan yokluk bedenin idare etmeyi bilmediği henüz tecrübe etmediği bir durummuş, öğrendim.

Bu süreçte kaşıkla çorba içiren, giydiren , yıkayan, paklayan, ayakta durmam için dengemi sağlayan eli - kolum olan , yemekler, kömbeler börekler yapıp getirerek dolabımı tıka basa dolduran kız kardeşim Sevim'e...

Her hafta alışveriş için arabalarıyla kapıma gelip beni evimden alan, poşetlerimi mutfağıma kadar çıkaran. Hafta yedi , beş gün (bak şunu, şunu yaptım bayılacaksın, bekliyoruz gel lütfen ) yemeğe çağıran kadim dostum Gülay ve kadirşinas Eşine ...

Motivasyon timim Varlığım Ali'm, varlığı Şeyda'm, mucizem Liv Skye ve değerli dünürlerim , kimse yoksa atlayıp gelirim diyen Sabiş'e ve arayan soran dostlarıma binbir Teşekkür ...

“Ne kadar bilsen de, hiç bir zaman yeterince bilemeyeceğini bil.

Ne kadar güçlü olursak olalım, ne kadar güçlü durmaya çalışırsak çalışalım ve ne kadar bilirsek bilelim hayat bize; senin sana yetemeyeceğin zamanların varlığını gösteren yeni dersleri yeni durumlarla öğretiyor. Birine , birilerine yaslanmak, yaslanabilmek dayanışmanın zirvesiymiş öğrendim mesela.

Tanıyanlar bilir, gördüğümü görmezden gelememek gibi bir huyum var.. Tanısam da , tanımasam da koşmam gerektiğine inanıyorsam koştuğumu , el uzatmam gerekiyorsa kolumu uzattığımı. Annem çoğu kez beni frenlemeye çalışırken " sen herkese koşuyorsun, darda zorda kaldığında onlar sana koşacak mı bakalım" derdi .

Yaşam koşturması içinde farketdemiyor ya da anlamlandıramayabiliyor insan bazen. Ta ki önümüze çıkan engelle ani frenle çakılıp durduğumuz da "Ne ekersen onu biçersin " cümlesinin tekabül ettiği gerçekle , başka bir deyişle Karmanın sonsuz - yansıtma döngüsüyle yüz yüze gelinceye kadar. Yaptığımız her şey , durduğumuz her yer, hatta söylediğimiz iyi - kötü her söz dahi gelip bizi buluyordu şu zamansız mekansız döngünün içinde..

Altı yıl önce, annemi toprağa sırladıktan dokuz gün sonra yola , yolculuğa çıktığım gecenin bir yarısından bugüne değin , olağanımın dışı o bilinmezin üstümden silindir gibi geçtiği zamanlardı. An'dan kısa zaman dilimlerinde bazı durumların nasıl teğet geçip gittiğini yeni yeni anlamladırabiliyorum.

Küfür Bir Anlık Taşkınlık Değil, Bir Zihniyetin İtirafıdır
Küfür Bir Anlık Taşkınlık Değil, Bir Zihniyetin İtirafıdır
İçeriği Görüntüle

Birebir koştuklarımız olmayabilir belki ama siz birilerine koşuyorsanız birileri de birilerine, size koşar dururdu hep. Hiç tanımadığım insanlar gelip buldu beni ya da ben buldum onları ama koşup yetiştiler , el verdiler bazen sırladılar da. Yolumuzu keşiştiren belki de aynı paraleldeki izleğimizdi, yürüdüğümüz yolda bıraktığımız ayak izleri, savurduğumuz tozun, dumanın , kelamın ve emeğin hatrıydı.

Ve en çok da insanın, insana dair yaşattığı umuduydu sanırsam.

Bu nedenle keşke annem yaşasaydı, yaşasaydı da ona anlatsaydım tek tek, dünyanın öte ucunda hiç tanımadığın ama varlığını bildiğin iyi insanların insanlara insanca koştuğunu el verdiğini sırladıklarını dediğim çok oldu.

Yaşadığımız her zorluk her durum bize yeni, yeniden birşeyler öğretiyor ve yaşam sürdükçe öğretecek de. Öğrendiklerimiz çoğaldıkça, bilmediğimizi bilip biz küçüleceğiz bu ummanda.

Yarını bilemem ama bugün bildiğim kadarıyla evvellerime minnettarım ;

" Ne verirsen elinle o gelir seninle. "

Elinle verdiğin (maneviyat & hakikat) birine Hızır oluyor ise, seninle gelen de (duygu maneviyat& hakikat) sana Hızır (ışık) oluyordur."

" Hızır her daim hazır ve nazır olsun.

Hızır canına can katsın.

Hızır darda zorda koymasın, darına yetişsin.

Hızır yolunu bahtını açık etsin.

Hızır yoldaşın olsun.

Hızır yar u yardımcın olsun..."

Üçüncü göz, gönül gözüyle bakmayı bilen, vicdan terazisi şaşmaz , sorgulayan aklıyla ışık olabilendi insan , insan diğerine ışık olabilen , kendi kendinin Hızırı değilse ne ola ki ! ..

Yine yeniden yeni kapılara, yollara yol alırken...

Üstümüze kapıları kapatmayan, her daim yeni kapılar açan, yeni yollar gösteren dar da zorda koymayan , muhannete muhtaç etmeyen Hızır'a, ışığa varlığa sonsuz minnetle eyvallah...

Beser Hatice Altınışık / 04.12.2025