HABER MERKEZİ - Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde birçok kentte yapılan eylemlerde, "Halep'te saldırı Türkiye'de barış olmaz. Nasıl 2014'de Kobanê'yi savunduysak bugün de Rojava'yı savunacağız" denildi.

Suriye Geçici Hükümeti'ne bağlı silahlı grupların Halep'in Kürt yoğunluklu Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê ile Süryanilerin yaşadığı Benî Zêd mahallelerine saldırıları, Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde birçok kentte yapılan eylemlerle protesto edildi. Eylemlerde yapılan açıklamalarda, "Halep'te saldırı Türkiye'de barış olmaz. Nasıl 2014'de Kobanê'yi savunduysak bugün de Rojava'yı savunacağız" denildi.

ŞIRNEX

Şirnex'ın Cizîr (Cizre) ilçesinde Halkların Eşitlik ve Demokrasi (DEM Parti) İlçe Örgütü önünde basın açıklaması yapıldı. Siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı. "Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir, teslim alınamaz" pankartının açıldığı açıklamada sık sık "Bijî berxwedana Rojava", "Rojava rûmeta meyê" ve "Rojava Rojhilata Kurdistan yek welat e" sloganları atıldı. Açıklamayı, DEM Parti Şirnex İl Eşbaşkanı Ramazan Uysal yaptı.

Ardından konuşan DEM Parti Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan, saldırıya uğrayan mahallelere uzun yıllardır abluka uyguladığını hatırlatarak "Ancak halklar bugüne kadar direndi ve baş eğmedi. Bu direnişin dünyada örneği yok. Saldıranlar sadece HTŞ değil. Paris'te görüşme sonrası saldırıların yapılması tesadüf değil. Bu saldırılar vicdani, hukuki, insani değil. Saldırılar biran önce son bulmalı. Halep'te sadece iki mahalleye saldırı yok, Suriye'nin geleceğine bir saldırı söz konusu. Kürtlerin kanı, statüsü üzerine kimse kirli pazarlıklara girmesin. Cizîr'den Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd halkının direnişini selamlıyoruz. Türkiye'nin bu saldırılarda parmağı var. Halep'te saldırı Türkiye'de barış olmaz. Nasıl 2014'de Kobanê'yi savunduysak bugün de Rojava'yı savunacağız" ifadelerini kullandı.

Açıklama" Bijî berxwedana Rojava" sloganları ile son buldu.

ADANA

Adana'da İnönü Parkı'nda açıklama yapıldı. Açıklamayı yapan DEM Parti Adana İl Eşbaşkanı Seyfettin Aydemir Rojava'nın teslim alınamayacağını belirterek uluslararası kamuoyunu sorumluluk almaya ve Kürt halkıyla dayanışmayı büyütmeye çağırdı. Saldırıların insanlık suçu olduğunu ifade eden Aydemir, sivillere dönük saldırıların derhal durdurulmasını istedi.

Açıklamadan sonra, kitle parktan DEM Parti Adana İl Örgütü'ne sloganlarla yürüdü.

ANKARA

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, yazılı açıklama yaptı. "Halep'te Kürtler yönelik saldırılara son! Sınır ötesinde savaşı kışkırtarak barış olmaz" başlığı ile yapılan açıklamada, uluslararası güçlerin Suriye'deki iktidar hesaplarının bedelini söz konusu mahallelerde yaşanan kadın ve çocukların ödediği belirtildi. Açıklamada, "Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) kaynaklarından en az 9 sivilin öldürüldüğünü, 12'si çocuk 60 kişinin yaralandığını okurken 'Barış bunun neresinde' diye sormadan edemiyoruz. İktidar sahipleri, sivillerin çocukların canı üzerinden İsrail'le Amerika'yla coğrafi paylaşım hazırlıkları mı yapıyor, elini mi güçlendiriyor? Sınır ötesinde, Suriye'de, Kürtlerin yaşadığı mahallelerde halkın canını koz olarak mı kullanıyor?" ifadelerine yer verildi.

Kadınların, pazarlıkların karşısında barışın yanında olduğu vurgulanan açıklamada, "Bizim barıştan anladığımız Halep'teki kadim Kürt mahallelerini rehin alarak Suriye'nin geleceğini dikte etmek değil. Türkiye'de barış derken Suriye'de Kürtleri tehdit olarak algılama, haklarını ellerinden almak için Amerika'yla pazarlık etmek, küresel güç oyununda en yakınındakini ezmek, barışı bile Kürtlere, ezilenlere hakkını vermemek için silaha çevirmek değil" denildi.

Halep'e saldıran cihatçı örgütlerin, iktidarın tehditlerine ve küresel güçlerin onayına dayandığı belirtilen açıklamada, "Kadınlar olarak bir kez daha bu savaşa, yanı başımızdaki emperyalizme 'Hayır' diyoruz. Daha fazla sivil, kadın, çocuğun kaybına; Kürtlerin kadim mahallelerinden sürülmesine, yerinden edilmesine karşı bombaların bir an önce durması için ses çıkarıyoruz" diye kaydedildi.

WAN’DA BİNLER HALEP İÇİN YÜRÜDÜ

Halep kentine bağlı Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine dönük HTŞ saldırıları Wan’da yapılan yürüyüşle protesto edildi. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il binası önünde toplayan yüzlerce kişi buradan, “Rojava, vicdandır, direniştir, özgürlüktür, teslim alınamaz” pankartı ile yürüyüşe geçti.

Yürüyüşte sıklıkla, “Katil HTŞ”, “Bijî berxwedana Rojava”, “Bijî yêkitiye gelê kurd” sloganları atıldı. Sık sık polis engeli ile karşılaşan kitle zılgıt ve sloganlarla polis engelini aştı. Yürüyüşte DEM Parti Gençlik Meclisi üstünde “Parastina Rojava parastina nirxên mirovahiyê ye” yazısı bulunan dev pankart açtı.

Wan kent meydanına kadar yürüyen kitle burada basın açıklaması gerçekleştirdi. Ortak basın metninin Kürtçesi DBP İl Eşbaşkanı Cemal Demir tarafından okunurken, Türkçesi ise MEBYA-Der Eşbaşkanı Hanım Kaya tarafından okundu.

Saldırıların başlayan Barış ve Demokratik sürecini dinamitlenmeye dönük olduğunu belirten Cemal Demir, ”Tam da Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Suriye ordusuyla entegrasyonunun ve siyasi çözüm arayışlarının tartışıldığı bir süreçte gerçekleşmesi, son derece manidardır. Bu durum, yaşananların çözüm ihtimalini sabote etmeyi amaçlayan çözüm karşıtı odaklar tarafından bilinçli biçimde kışkırtıldığını göstermektedir. Kürtleri hedef alan bu saldırılar, yalnızca bugünü değil, a Suriye'nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir” dedi.

Şêxmeqsûd ve Eşrefiye’ye dönük saldırıların kabul edilir olmadığını söyleyen Demir, “Ayrıca altını özellikle çiziyoruz: Şêxmeqsûd ve Eşrefiye'ye yönelik bu saldırılar, daha önce Süveyda'da Dürzilere, Alevi yerleşimlerine yönelik gerçekleştirilen saldırıların devamı niteliğindedir. Bu saldırılar, Suriye'nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusunu hedef alan, halkları birbirine düşmanlaştırmayı amaçlayan karanlık bir aklın ürünüdür. IŞİD çetelerine karşı tarihi bir direnişe sahiplik yapan Kürt halkı ve Suriye Demokratik Güçleri Ortadoğu'da barışın, demokrasinin ve özgürlüklerin tek teminatıdır.”

Okunan basın metni ardından kitle 5 dakikalık oturma eylemi geçti. Oturma eylemi de atılan sloganlarla son buldu.

COLEMÊRG

Colemêrg merkezde çok sayıda kişinin katılımı ile basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını DEM Parti İl Eşbaşkanı Behçet Kanat okudu.

Colemêrg’in Şemzînan ilçesinde bir araya gelen çok sayıda kişi, HTŞ’nin saldırılarını yaptıkları basın açıklaması ile protesto etti. Orak açıklamayı okuyan Pınar Yılmaz, Kürtleri saldırılara karşı birlik olmaya çağırdı.

Gever’de de Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde DEM Parti ilçe binası önünde toplanan halk “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla Zağros İş Merkezi önüne kadar yürüdü. Basın açıklamasını okuyan Sara Özek, halka protesto çağrısı yaptı.

AGIRÎ

Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde Agirî merkezde bulunan Cumhuriyet Caddesinde yürüyüş ve basın açıklaması yapıldı. Polisle kısa süreli gerginliğin ardında kitle "Biji berxwedana Rojava" sloganıyla yürüyüşe geçerek Cumhuriyet Cadddesi’nde basın açıklaması yapıldı. "Rojava direniştir özgürlüktür teslim alınamaz" pankartının açıldığı yürüyüşe Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Agirî Eşbaşkanı Şilan Turğa ortak basın metnini okudu.

ERZİROM

Erzirom’un Qereçoban (Karaçoban) ilçesinde DEKUP öncülüğünde bir araya gelen çok sayıda kişi HTŞ’nin saldırılarını protesto etti. “Rojava vicdan, özgürlük, direniştir. Teslim alınamaz” pankartının açıldığı açıklamayı DBP il Eşbaşkanı Ramazan Karakuş okudu.

ÎDIR

Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde Îdir kent merkezde bulunan Musa Anter sokağında basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya çok sayıda kişi katıldı. Basın açıklamasını Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ilçe Eşbaşkanı Metin Çarklı okudu.

DÊRSIM

Dêrsim'de Sanat Sokağı'nda açıklama yapıldı. çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada, "Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir; teslim alınamaz", " Xwedî derketina Rojava, xwedî derketina mirovahiyê ye" pankartı açıldı. Açıklamayı yapan DEM Parti Dêrsim İl Eşbaşkanı Özcan Ateş, saldırıyı kınadı.

Rojwelat Kızmaz’ın dosyası tekrar açıldı
Rojwelat Kızmaz’ın dosyası tekrar açıldı
İçeriği Görüntüle

Ardından söz alan EMEK Partisi (EMEP) Dêrsim İl Başkanı Ergin Tekin, Türkiye ve diğer güçlerin Suriye'den çekilmesi çağrısında bulundu. Ezilenlerin Sosyalist Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Orhan Çelebi, Kürt halkına yönelik başlatılan yeni bir katliam saldırısına karşı halkı duyarlı olmaya ve mücadeleye katılmaya çağırdı. Çelebi, "Halep'te Kürt halkıyla birlikte mücadeleyi büyütmeye devam ediyoruz. İŞİD ve onun yandaşlarına karşı mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Tüm halkımızı da dayanışma değil, Kürt halkıyla birlikte bu mücadeleyi büyütmeye ve zaferi taçlandırmaya çağırıyoruz" diye konuştu.

Son olarak söz alan DEM Parti Milletvekili Ayten Kordu, "Suriye'de tekçi, mezhepçi, cinsiyetçi, faşist bir akıl var. Ve o faşist akıl daha önce de orada da başta kadınlar olmak üzere Alevilerin, Dürzilerin, farklı inançtan ve kimlikten yaşayan insanların olduğu yerlere bu çeteler eliyle saldırılar düzenlemişti. Biz bu zihniyeti Rojava'dan, Şengal'den de biliyoruz. Orada da Êzidî kadınlar kaçırılmıştı. Daha sonra Alevi halkına yönelik yoğun saldırılar yaşandı ve Alevi kadınları kaçırıldı. 2 gündür Süryani ve Kürt, Arapların yaşadığı mahallelere yapılan saldırılar bu çeteci, tekçi, mezhepçi, cinsiyetçi akıldan azade bir akıl değil" ifadelerini kullandı.

Rojava'nın tüm halkların bir araya gelip ortak bir yaşamı inşa ettiği bir yer olduğunu söyleyen Ayten Kordu, "Suriye'de cihadist, çeteci, paramiliter güçlerin hedef aldığı yer olmasının sebebi de budur. Oradan bulunan halklar yalnız değildir. Biz bu coğrafyada yaşayan Kürtler, Aleviler farklı kimlikler ve inançlar hep birlikte Rojava'daki kazanımları savunmaya devam edeceğiz" diye belirtti.

Açıklama sloganlarla son buldu.

ÇEWLÎG

Çewlîg'de Kent Meydanı'nda açıklama yapıldı. "Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir; teslim alınamaz", " Xwedî derketina Rojava, xwedî derketina mirovahiyê ye" pankartının açıldığı açıklamayı yapan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Çewlîg İl Eşbaşkanı Şevket Kalındamar, Kürt halkının bu saldırılar karşısında yalnız, savunmasız ve dağınık olmadığını ifade etti. Kalındamar, "Kobanê direnişinin ortaya koyduğu tarihsel irade ve onurla, Rojava'nın kazanımlarını, Suriye halklarının haklarını korumakta kararlıyız" şeklinde konuştu.

Açıklama, "Biji berxwedana Rojava" sloganlarıyla son buldu.

XARPÊT

Xarpêt'te Hozat Garajı'nda açıklama yaptı. "Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir; teslim alınamaz" pankartının açıldığı açıklamayı DEM Parti Xarpêt Merkez İlçe Eşbaşkanı Saadet Yavuz yaptı.

ÊLIH VE SÊRT'TE YÜRÜYÜŞ

Êlih'te Yılmaz Güney Parkı'nda açıklama gerçekleştirildi." Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür, teslim alınamaz" pankartının açıldığı açıklamayı DEM Parti Gençlik Meclis üyesi Emir Taynan yaptı. Açıklamanın ardından binlerce kişi Yılmaz Güney Parkından DEM Parti İl Örgütü binasına kadar "Bîji Berxedana Rojava", "Bîji berxwedana gelê Kûrd", "Katil Colani", "Her der Rojava her der berxwedan" ve "Bîji Serok Apo" sloganlarıyla yürüdü.

Sêrt'te ise DEM Parti İl örgütü önünde bir araya gelen kitle, Demokrasi Meydanı'na kadar yürüyüş gerçekleştirdi. "Bîji Berxedana Rojava" ve "Bîji berxwedana gelê Kûrd" sloganları eşliğinde yürüyüş yapan kitle, Suriye Geçici Hükümeti'ne bağlı paramiliter güçlerin Halep'in Şêxmeqsud ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılarını kınadı.

Açıklamayı yapa n DEM Parti İl Eşbaşkanı Revşan Arslan, saldırıları kınayarak bir an önce sonlandırılmasını istedi.

MÊRDÎN

Mêrdîn'in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde yürüyüş gerçekleştirildi. Kuzey ve Doğu Suriye kenti Qamişlo sınırında bulunan Kader Ortakaya Kardeşlik Parkı'nda bir araya gelen binlerce kişi, sınır hattı boyunca sınır kapısına kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş sırasında "Xwedî derketina Rojava Xwedî derketina mirovahiyê ye" pankartı açan kitle "Bijî berxwedana Helebê", "Bijî berxwedana Rojava" ve "Bijî Serok Apo" sloganları atılarak, direniş şarkıları söylendi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın posterinin de açıldığı yürüyüş sırasında her dakika kitle artarak, devam etti.

Yürüyüşün ardından açıklama yapan DBP Mêrdîn İl Eşbaşkanı Abdülselam Turan, "Kürt halkı bu saldırılar karşısında yalnız değil, savunmasız değil, çaresiz de değildir" dedi.

Kürtlerin Kobanê gibi bir direnişi ortaya koyan bir halk olduğunu ve bu direnişin her zaman canlı olduğunu ifade eden Turan, "Bu saldırılara karşı Kürtlerin dostları ve demokrasiden yana olanlar seslerini çıkarmalıdır. Sessiz kalanlar bu insanlık suçunun ortaklarıdır" ifadelerini kullandı.

Şêxmaqsûd ile Eşrefîyê mahallelerinin yalnız bırakılmayacağını ifade eden Turan, "Bugün Halep'te yaşananlar önlenmez ise daha büyük sorunların ortaya çıkmasına, geri dönüşü olmayan sorunlara sebep olacak. Bizler Rojava'da ortaya çıkan birlikte yaşam umudunu sahiplenmeye ve büyütmenin mücadelesini vermeye devam edeceğiz" diye belirtti.

Ardından söz alan DEM Parti Milletvekili Kamuran Tanhan, "Bizler onları Kobanê'de gördük, Serêkanîye'de gördük. Efrîn'de gördük. Her zaman da onlar kaybetti. Halkımız, Rojava halkımız bunu iyi bilsinler ki Şêxmaqsûd'da da kaybedecekler. Bugün Kürtlerin tamamının gönlünde olan Rojava'ya sahip çıkmak gerekiyor" dedi.

Kürtler için Rojava, Rojhilat, Başûr ve Bakûr'un farklı olmadığını, hepsinin Kürdistan olduğunu ifade eden Tanhan, birlikte yaşam için verilen mücadelenin sürmesi gerektiğini söyledi. Saldırıların sadece Kürtleri hedef almadığını, Arapları, Kürtleri, Süryanileri ve diğer halkları da hedef aldığını dile getiren Tanhan, HTŞ'nin geçmiş dönemin DAİŞ'i ile aynı zihniyette olduğunu belirterek, "Bütün dünya bilmeli ki, bu çetelerden insanlığa fayda gelmez. Her yerde demokrasiyi kurmalıyız. Her sokakta demokrasi hakim olmalı. Kürtlerin de, Türklerin de, Arapların da, Süryanilerin de, tüm inançların, mezheplerin de kurtuluşu bununla mümkün. Bu güne kadar çok bedeller ödedik. Bu bedellere, sahip çıkmak ve onurumuzu korumak için mücadelemizi sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.

Açıklama sloganlar ve alkışlarla sona erdi.

MÛŞ

Mûş Demokratik Kurumlar Platformu, saldırıları protesto etmek amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. DEM Parti Mûş İl Binası önünde bir araya gelen kitle, açıklamanın yapılacağı Kobanê Meydanı'na doğru "Bijî berxwedana Rojava" sloganları ve alkışlarla yürüyüşe geçti. Meydanda bir araya gelen kitle, Kürtçe ve Türkçe olarak, "Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir, teslim alınamaz!" yazılı pankart açtı. Açıklamaya kentte bulunan siyasi parti ve demokratik kurum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Açıklamada konuşan DEM Parti Mûş İl Eşbaşkanı Çiçek Tutuş, Rojava'ya sahip çıkmanın insanlığa sahip çıkma olduğunu belirtti.

KOP

Halep'te Kürt mahallelerine dönük saldırı Kop (Bulanık) ilçesinde de yapılan basın açıklamasıyla protesto edildi. Açıklamaya ilçede bulunan siyasi parti ve demokratik kurum temsilcileri katıldı. DEM Parti Kop İlçe Binası önünde yapılan açıklamada konuşan DEM Parti Kop İlçe Eşbaşkanı Abdülbaki Yiğit, "Buradan dünya kamuoyuna, Kürt halkının dostlarına ve demokrasi güçlerine açık çağrımızdır, Kürt halkını yalnız bırakmayın. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de direnen halkla dayanışmayı büyütün" dedi.

BEDLÎS

Bedlîs Demokratik Kurumlar Platformu, saldırı kınamak için Tetwan (Tatvan) ilçesinde Filistin Parkı'nda bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Açıklamada DEM Parti Bedlîs Milletvekili Hüseyin Olan, "Rojava Kürt halkının onurudur. Kürtler nerede olurlarsa olsunlar, Rojava hepimiz için bir onur meselesidir. Biz ne olursa olsun Rojava halklarının yanında durmaya devam edeceğiz" dedi.

Açıklama "Biji berxwedana Rojava" sloganları ve alkışlarla son buldu.

MERSİN

Mersin Demokratik Kurumlar Platformu, Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı grupların Halep’in Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd mahallelerine yönelik saldırılarını protesto etmek için Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerinin de destek verdiği açıklamada, “Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür; teslim alınamaz pankartı açıldı. Sık sık, “Bijî berxwedana Rojava” sloganları atıldı.

HATAY

Antakya Emek ve Demokrasi Platformu, Necmi Asfuroğlu Anadolu Lisesi'nde yaptıkları basın açıklaması ile Suriye Geçici Hükümeti'ne bağlı silahlı grupların Halep'in Kürt yoğunluklu Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê ile Süryanilerin yaşadığı Benî Zêd mahallelerine saldırılarını protesto etti.

İZMİR

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri de saldırılara karşı Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinde toplanarak Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne kadar yürüdü. "Halep'te gerçekleşen saldırıyı kınıyoruz. Barış hemen şimdi" pankartı açılan yürüyüşte "Rojava'da yaşatılan insanlık suçu son bulsun", "Kobane ruhuyla devrimi savunmaya", "Kahrolsun bölgesel gericilik ve işbirlikçilik, yaşasın halkların ortak direnişi", "Ji bo destkeftiyên gelên Rojava" ve "Stand with Rojava" dövizleri taşındı. Yürüyüşte sık sık "Savaşa hayır barış hemen şimdi", "Biji "Yaşasın halkların eşitliği", "Rojava'da düşene dövüşene bin selam", Kürdistan faşizme mezar olacak", "Katil HTŞ, işbirlikçi AKP" ve "Susma haykır katliama hayır" sloganları atıldı.

Emek ve Demokrasi Güçleri adına konuşan KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Nihat Filiz, emperyalizmin dünyanın dört bir yanında yarattığı çatışma ve katliamların bir başka örneği Suriye’de yaşandığını vurguladı. Yoğun bombardıman ve mahalle etrafındaki askeri hareketlilik sonucu binlerce kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını belirten Filiz, "Basın açıklamamız yapıldığı sırada çatışmaların tekrar yoğunlukla başladığı basında yer almıştır. Sivillerin yaşam hakkının derhal garanti altına alınması, çatışma ortamından kurtarılması gerekmektedir. Diğer öncelikli görev ise çatışmalara kalıcı şekilde son verilmesidir. Savaş, silah ve ölümün dünya halklarına verebileceği hiçbir şey yoktur. 10 yılı aşkın süredir iç savaş yaşayan Suriye’de bu kanlı dönemin artık sona ermesi gerekmektedir. Uluslararası hukuk ve kurumlar tıpkı Filistin’de ve Venezuela’da olduğu gibi bugün de Suriye’de sessizliğini korumaktadır. Dolayısıyla bugün sivillerin can güvenliği de, yaşam hakkı da, halkların barış ve kardeşlik içinde bir arada yaşaması da yine halkların, demokratik kamuoyunun yükleneceği bir görevdir" dedi.

HALKLARIN BİRLİĞİ VE MÜCADELESİ ÇAĞRISI

Halkların birliği, mücadelesi ve dayanışmasının bu vahşet tablosunu yırtacağını kaydeden Filiz, "Ya kardeşlik ya da barbarlığın galip geleceği, yaşam ve ölüm arasındaki bir mücadelenin tam ortasındayız. Suriye’de, Filistin’de, Latin Amerika’da, dünyanın her yerinde halklar, barışı ve kardeşliği tesis edecek bir dünya düzenine mutlaka ulaşacaklardır. Buradan bir kez daha vurguluyoruz: Suriye’deki sivil can kayıpları derhal son bulmalıdır. Siviller çatışma bölgesinden bir an önce kurtarılmalı, çatışmalara son verilmelidir" dedi.

ANKARA

Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri de, Suriye Geçici Hükümeti'ne bağlı silahlı grupların Halep'in Kürt yoğunluklu Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê ile Süryanilerin yaşadığı Benî Zêd mahallelerine saldırılarına karşı basın açıklaması düzenledi. Kürtçe ve Türkçe yapılan açıklamanın Kürtçesini Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi Üyesi Nebahat Çalpan okurken, Türkçesini ise Devrimci Parti Ankara İl Başkanı Mustafa Uğur Akkaya yaptı. Akkaya, Halep ve Rojava’ya yönelik saldırıların savaş suçu olduğunu belirtti.

"Bu suçun ortağı olmayın" diyen Akkaya, “Şam Yönetimi’nin Halep’te Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê Kürt mahalleleri ile Süryanilerin yoğun olarak yaşadığı Beni Zeyd’e yönelik olarak tank, top, obüs ve silahlı dronlarla sürdürdüğü saldırılar, açık biçimde sivil yerleşimlerin hedef alındığı bir savaş suçudur. Halep İç Güvenlik Güçlerinin açıklamasına göre en az 10 sivil katledilmiş, 60 kişi yaralanmıştır. Türkiye’nin desteklediği Hemzat, Emşat, Sultan Murad ve Nureddin Zengi gibi silahlı grupların bu saldırılarda yer alması, ayrıca sabah saatlerinde MSB tarafından Şam Yönetimi’ne destek verebileceğini ilan eden açıklama doğrultusunda Türkiye’nin bu suçta dolaylı değil doğrudan sorumluluğu olduğunu göstermektedir. Bu saldırılar yalnızca Halep’teki Kürt ve Süryani mahallelerini değil, Rojava’da halkların bedel ödeyerek inşa ettiği demokratik, çok kimlikli ve özgürlükçü yaşam modelini hedef almaktadır. Aylardır sivillerin suya, elektriğe, gıdaya erişimini engelleyen bir kuşatma politikasının ardından gelen bu askeri saldırılar, açık bir toplu cezalandırma ve sindirme operasyonudur" dedi.

'ROJAVA İLE DAYAIŞMAYI BÜYÜTECEĞİZ'

Rojava’yı hedef alan her saldırının Suriye’de demokratik ve barışçıl bir çözümü hedef aldığını söyleyen Akkaya, şöyle devam etti: "Tekçi, merkeziyetçi ve militarist bir rejimi zor yoluyla yeniden tesis etme çabaları Suriye’yi bir arada tutmaz; aksine ülkeyi daha derin bir parçalanmaya ve kalıcı savaşa sürükler. Suriye; Arapların, Kürtlerin, Dürzilerin, Süryanilerin, Ermenilerin ve tüm inanç ve halkların ortak yurdudur. Rojava deneyimi, halkların eşitliği, kadın özgürlüğü ve yerel demokrasi temelinde Suriye’nin bir arada yaşayabileceğini pratik olarak göstermiştir. Bu deneyimi boğmaya çalışan her güç, Suriye halklarının ortak geleceğine karşı suç işlemektedir. Emek ve Demokrasi Güçleri olarak; Türkiye’yi, Şam Yönetimi’ni ve bu saldırılara sessiz kalan tüm bölgesel ve uluslararası aktörleri bu suçun parçası olmaktan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz. Suskunluk da bu saldırıların bir biçimidir. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam Yönetimi arasında arabuluculuk yapan güçlere açık çağrımızdır: Garantörlüğün gereğini yerine getirin ya da bu saldırıların siyasi sorumluluğunu üstlenin. Halep ve Rojava’yı yeni bir savaş alanına çevirmenize izin vermeyeceğiz. Rojava’yla dayanışmayı büyütecek, halklara yönelik saldırılar karşısında susmayacak ve bu suça karşı mücadeleyi her alanda sürdüreceğiz."

'BU DÜŞ MUTLAKA BAŞARIYA ULAŞACAK'

Arından söz alan DEM Parti Agirî Milletvekili Heval Bozdağ, söz konusu ablukanın aylardır devam ettiğini belirterek, "Yıldırmaya çalışılan bir demokratik toplum var. Özgür yaşam var orada. Son zamanlarda gittikçe artan, şiddetlenen bir ablukadır bu abluka. Artan saldırılar söz konusu, kentin giriş çıkışları tutulmuş. Gerie sadece ve sadece Tek yol bırakılmış: Oda direnmek. Bunun dışında seçenek yok. Demokratik toplum düşü, özgür yaşam, yalnızca ve yalnızca direnerek mücadele ile yaşam bulacak. Biz, düşmanlarımızı çok iyi biliyor, çok yakın tanıyoruz. Emperyalistler, kapitalistler, faşistler, ve onların işbirlikçileri, onların karşısında direnen de halklar, demokrasi yanlıları, özgürlük sevdalıları, ve yoldaşlarımız, emekçiler, sömürünün karşısında direnenlerdir. Bu düş bir gün mutlaka ve mutlaka başarıya ulaşacaktır" dedi.

Açıklamanın ardından “Rojava Marşı” okundu.

Kaynak: https://mezopotamyaajansi43.com/tum-haberler/content/view/296731