HABER MERKEZİ - Birçok kentte açıklama yapan emek, barış ve demokrasi güçleri ile platformları, deprem bölgesinde temel ihtiyaçların erişiminde halen ciddi sorunların yaşandığına dikkat çekerek, göstermelik adımların toplumun güvenliğini sağlamadığı vurguladı.

Mereş merkezli 11 kenti etkileyen 6 Şubat 2023 yılınde meydana gelen depreminin üçüncü yıl dönümü nedeniyle birçok kentte emek, barış ve demokrasi güçleri ile platformları açıklama yaptı.

İSTANBUL

İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Kadıköy’de bulunan İskele Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. “Deprem Değil Rantçı Düzen Öldürdü! Dayanışmaya Devam” ve “6 Şubat Depremini Unutmadık” pankartlarının açıldığı açıklamaya çok sayıda kişi katıldı. Sık sık “Depremi Unutma, Unutturma”, ve “Unutmak Yok, Affetmek Yok, Helalleşmek Yok” sloganları atıldı. Basın açıklamasını Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul İl Koordinasyon Kurulu’ndan Aydan Adanır Usta okudu.

Yaşanan kayıp ve yıkımın etkilerinin halen sürüdüğünü belirten Aydan Adanır Usta, “Afet yönetim sürecinde ortaya çıkan zafiyetler ve eksiklikler, ilk günden bugüne pek çok sorunun büyüyerek devam etmesine yol açtı" dedi. Afetlere hazırlık ve kriz yönetimi süreçlerinde bilime, tekniğe ve kamusal planlamaya dayalı bir yaklaşımın zorunlu olduğunu defalarca dile getirdiklerini ifade eden Aydan Adanır Usta, “Şehirlerimizin ve yapı stokunun depreme hazır olmaması, etkin ve bütüncül bir acil durum yönetim sisteminin kurulmaması, bir doğa olayının büyük bir toplumsal felakete dönüşmesine neden oldu. Üç yıl geçmesine rağmen, hem afet öncesi risk azaltma hem de afet sonrası iyileştirme süreçlerinde gerekli adımların yeterli ölçüde atılmadığını görüyoruz. Yeniden yapılaşma sürecindeki planlama ve uygulama sorunları, bölgedeki yurttaşlarımızın yaşadığı güçlükleri artırmaktadır. Yaşanan yıkımın büyüklüğünü toplumdan saklamaya ve her şeyin kontrol altında olduğu algısını yaratmaya çalışan iktidar, bu tutumunu Hatay’da film stüdyolarını aratmayacak törenlerle sürdürmektedir” diye konuştu.

'KONUTLAR HALA TESLİM EDİLMEDİ'

Deprem bölgesinde barınma, beslenme, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçların erişiminee halen ciddi sorunların olduğu, binlerce yurttaşın konteyner alanlarda yaşamını sürdürdüğünü kaydeden Aydan Adanır Usta, “Bir yıl içinde tamamlanacağı belirtilen kalıcı konutların önemli bir bölümü hâlâ teslim edilmemiştir. 6 Şubat depremleri, ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini ve bilimsel, kamusal, denetlenebilir bir hazırlık sisteminin zorunluluğunu bir kez daha göstermiştir. Göstermelik adımlar ve kısa vadeli uygulamalar toplumun güvenliğini sağlamaya yetmez. Bilimsel planlama, şeffaf denetim ve kamusal sorumluluk esastır. Rant uğruna insan yaşamını ve bilimsel gerçekleri geri plana iten anlayış terk edilmelidir. Aklı, bilimi, planlamayı ve denetimi dışlayan yönetim yaklaşımı, ülkemizin geleceği açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır” diye belirtti.

MÊRDÎN

Mêrdîn Emek ve Demokrasi Platformu da Artuklu ilçesinde bulunan Karayolları Parkı’nda bir araya geldi. Eyleme EM Parti Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş Altın ile DEVA Partisi Mersin Milletvekili Mehmet Emin Erkmen de destek verdi. Pankart ve depremlere dikkat çekilen dövizlerin açıldığı anma programında açıklama metnini platform adına Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Eş Sözcüsü Rabia Daş okudu.

Rant düzenine, cezasızlığa ve kamusal hizmetlerin piyasaya terk edilmesine karşı mücadeleyi büyüteceklerini belirten Rabia Daş, "Bu yıkımın bu denli ağır olmasına yol açanlardan mutlaka hesap soracağımızın sözünü yineliyoruz” dedi. Afetlere hazırlığın deprem sonrasında değil, depremden önce yapılması gerektiğini belirten Rabia Daş, “Afetlere hazırlık piyasanın değil, kamunun görevidir. Barınma hakkı bir lütuf ya da sadaka değil, temel bir insan hakkıdır. Deprem değil, ihmal öldürdü! Gerçek sorumlular hesap vermelidir” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın ardından söz alan DEVA Partili Erkmen, devletin senaryosunu hazırladığı, tatbikatını yaptığı bir depremde 72 saat boyunca nitelikli bir arama-kurtarma çalışması yapılmadığından kaynaklı binlerce insanın enkaz altında canlı olduğu halde kurtarılamayarak, hayatını kaybettiğini, binlercesinin sakat kaldığını söyledi. Bunun ceza hukuku anlamında bir hesabının sorulmadığını ifade eden Erkmen, depremden sonraki inşa döneminin de büyük bir rant faaliyetine döndüğüne dikkat çekerek, 100 milyar doları aşan ihalelerin usulsüz yapıldığını söyledi. DEM Partili Beritan Güneş Altın da -“Neden 10 genç Rojava için slogan attığında bütün gücünü Mêrdîn’e yığabiliyor, neden devlet bu kadar büyük bir depremin ardından deprem bölgesinde yoktu? Eğer ki, bir devlet bir depremin ardından 3 gün boyunca ortaya çıkamıyorsa o devlet acizdir” dedi. Depremin kayıp çocuklarına dikkat çeken Beritan Güneş, halen kaç çocuğun kayıp olduğunun bilinmediğini belirterek, “Buradan soruyoruz; depremin ardından kaybolan ve Hollanda’da bulunan çocuk, nasıl gitti Hollanda’ya” diye sordu.

Açıklamanın ardından mumlar yakan platform üyeleri, anmayı oturma eylemi ile sonlandırdı.

RIHA

Urfa Emek ve Demokrasi Platformu ise Novada Park’ta basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, “Unutmadık, afet değil ihmal öldürür” yazılı pankart taşındı. Açıklamaya DEM Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt da destek verdi.

Platform adına söz alan Fırat Doğan, yaşanan deprem nedeniyle yüzbinlerce insanın öldüğü ve yaralandığını, milyonlarca insanın ise göç etmek zorunda kaldığına işaret etti. Doğanın ve yaşamın esas alınmadığını, bunun yerine rantın esas alındığını ve bunun siyasal bir tercih olduğunu belirten Doğan, ortaya çıkan sonucun da bu nedenle yaşandığını kaydetti. Depremin üzerinden üç yıl geçtiğini ancak esas sorumluların hesap vermediğini belirten Doğan, “Depremzedelerin temel yaşam ihtiyaçları hala güvence altına alınmamıştır. Ortaya çıkan ağır can kayıpları ve yıkım, Türkiye’nin uzun yıllardır sürdürülen denetimsiz yapılaşma politikalarının, imar aflarının ve bilimsel uyarılarının yok sayılmasının ve kamusal sorumluluğun bilinçli bir şekilde terk edilmesinin doğrudan sonucudur” dedi.

Doğan, hala konteynerlerde kalanların ise alt yapılarının yetersiz olduğunu aynı zamanda dışlandıklarını ve yoksulluğa itildiklerini belirtti. Barınma hakkının ihlal edildiğini de belirten Doğan, yapılan konutların da insan onuruna yakışır düzeyde olmadığını, konutların yer seçiminin de kentin dışında olduğunu, sosyal yaşam, eğitim, sağlık ve ulaşım açısından verilerin gözetilmediğini söyledi. Doğan, “Depremzedeler kent dışına, izole yerlere mahkum edilmiştir. Yetersiz kira destekleri ve artan yaşam maliyetleri derin bir yoksulluğa sürüklemiştir” diye kaydetti.

AMED

TMMOB İKK Amed ise depreme ilişkin İnşaat Mühendisleri Odası binasında bir açıklama gerçekleştirdi. Açıklamayı okuyan İnşaat Mühendisleri Odası Sekreteri Ebru Aydın, rant odaklı yapılaşmanın yaratığı tahribata dikkat çekerek, "Yaşanan kayıplar yalnızca depremin değil, yıllardır sürdürülen rant odaklı kentleşme politikalarının, bilimden uzak planlama anlayışının, yetersiz denetim mekanizmalarının ve kamusal sorumluluğun sistematik biçimde terk edilmesinin sonucudur” dedi. Yaşanan sorunların "kader" olarak lanse edilmesine tepki gösteren Ebru Aydın, “TMMOB Amed İl Koordinasyon Kurulu olarak, Kahramanmaraş merkezli depremlerde ve sonrasında yaşamını yitiren tüm yurttaşlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor; ailelerine, yakınlarına ve halkımıza başsağlığı diliyoruz. Unutmayacağız. Unutturmayacağız. Aynı acıların yeniden yaşanmaması için mücadeleden vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

ÇandAmed’de ise "04.17 Adıyaman" Belgesel-Film Gösterimi gerçekleştirildi. Film gösterimine sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri, DEM Partili belediye eşbaşkanları ile çok sayıda kişi katıldı. Burada konuşan DMS Eşbaşkanı Hasan Basri Yorulmaz, yaşanan acıların halen dün gibi olduğunu belirterek, depremde yaşamını yitirenleri andı.

ÇANAKKALE

Çanakkale Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, "Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok" sloganıyla Golf Çay Bahçesinden İskele Meydanına yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından basın açıklaması gerçekleştirildi. Çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütünü katıldığı basın açıklamasında, "6 Şubat depremlerini unutmuyoruz affetmiyoruz" yazılı pankartı açıldı.

Basın açıklamasını Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK ) üyesi İnan Akoğlu okudu. Depremlerin ardından enkazdan çıkarılan ve ailelerine ulaşamayan çocuklara ilişkin sürecin hala belirsiz olduğunu kaydeden Akoğlu, “Resmi açıklamalara rağmen kimlik tespiti kayıt ve aile teslim aşamalarının nasıl yürütüldüğü kamuoyuyla paylaşılmamıştır bazı aileler aradan geçen zamana karşın çocuklarını akıbetine dair bilgi alamamıştır. STK'ların işaret ettiği kayıp çocukların iddiaları afet yönetimindeki ihmallerin çocukların söz konusu olduğuna dahi sürdürülür sürdüğünü göstermektedir. Bu belirsizlik derhal giderilmeli tüm vakalar bağımsız ve etkin biçimde soruşturulmalıdır" dedi.

Afganistan’da deprem: En az 250 kişi yaşamını yitirdi
Afganistan’da deprem: En az 250 kişi yaşamını yitirdi
İçeriği Görüntüle

TALEPLER

Akoğlu, devamında şu talepleri sıraladı: Tüm kamu binaları acilen bağımsız ve bilimsel ölçütlerle denetlenmelidir. Depreme dayanıksız yapılar derhal boşaltılmalı, güçlendirilmeli ve yenilenme işlemleri gecikmeksizin yapılmalıdır. Deprem riski raporları özellikle riskli bölgede kamu tarafından ücretsiz olarak yapılmalıdır tek evi olanlara güçlendirme desteği sağlanmalıdır. Rantçı ve piyasacı yaklaşımlar terk edilmeli güvenli barınma çalışma ve yaşam hakkı herkes için güvence altına alınmalıdır. İmar afları tümüyle kaldırılmalı kamusal ve bilimsel denetim esas alınmalıdır. Rezerv alan acele kamulaştırma gibi yeni rant mekanizmalarına son verilmeli dönüşüm yerinde ve kamunun tüm sorumluluğu üstlendiği biçimde gerçekleşmelidir. Deprem vergileri amacına uygun ve toplumsal yarar doğrultusunda kullanılmalıdır. Bilim çevreleri ve emek meslek örgütlerinin Muğla bağlayıcı bir deprem kanunu çıkarılmalıdır. Afet yönetimi sendikalar meslek örgütleri ve yerel halkın katılımıyla demokratik biçimde yeniden yapılmalıdır."

Kaynak: https://mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/301536