ANKARA - CHP’ye tuzak kurulduğunu belirten CHP'li Murat Karayalçın, partinin bu tuzaktan arınma ve kurultayı aynı anda yaparak çıkabileceğini söyledi. Karayalçın, “Bu en ağır günlerimizde buradan nasıl çıkacağımızı tartışmamız gerekirken, şimdi kurultay yapmayacaksak ne zaman yapacağız?” diye sordu.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Kurultay davası hakkında çıkan “mutlak butlan” kararı sonrası başlayan gerilim devam ediyor. Mahkeme kararı ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun partinin başına getirilmesi sonrası, kimi isimler ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk edilirken, 9 milletvekilinin parti üyelikleri silindi. Yaşanan bu gelişmeler, fiili olarak bölünen CHP’de ayrı parti kurulması tartışmalarını gündeme getirdi.

Ayrı parti, kurultay talebi ve erken seçim tartışmalarına sıkışan CHP’nin çözümü nasıl gerçekleştirmesi gerektiğini ve “mutlak butlan” kararını eski Başbakan Yardımcısı ve CHP Dış Politika Danışma Kurulu üyesi Murat Karayalçın, Mezopotamya Ajansı’na değerlendirdi.

Karayalçın, “mutlak butlan” kararı ile CHP’ye bir tuzak kurulduğunu ifade ederek, CHP’nin bu tuzaktan kendi çabalarıyla kurtulması gerektiğini vurguladı. İktidarın pozisyonuna işaret eden Karayalçın, “Bir geniş çukur kazıldı. Ve CHP'liler o çukurun içine itildi. Ondan sonra da itenler diyorlar ki, ‘bu sizin iç işinizdir. Bizim hiçbir biçimde bununla ilgimiz yoktur’ ” dedi. Kurulan bu tuzak ile CHP’lilerin çatıştırılmak istendiğini belirten Karayalçın, “Bu nedenle bu tuzağa düşmemek gerekir. Daha doğrusu düştük de bu tuzaktan çıkarken, karşılıklı anlayış ve dayanışma gerekir. Burada da yapmamız gereken, parti hukukuna sığınmaktır. Türkiye’nin hukuku işletilmiyor. Türkiye'nin hukukunda bir takım kurumlarla işbirliği içinde bize tuzak kuruluyor. Bu tuzaktan çıkabilmemiz için bizim kendi hukukumuza güvenmemiz gerekiyor. Kendi kardeşliğimize, yoldaşlığımıza güvenmemiz gerekiyor” diye belirtti.

‘HİLE VARSA YARGI YAPANLARI TESPİT ETMELİ’

Kurulan bu tuzak ile CHP’nin bölünmesi ve önünün kesilmesinin amaçlandığını belirten Karayalçın, “mutlak butlan” kararının yanlış ve haksız bir karar olduğunu dile getirdi. Karayalçın, “ Eğer 38. Kurultayda oylamaya hile karıştırılmışsa, yargının yapması gereken onu bulmak ve onları cezalandırmaktır. Kim onlar bilmiyorum. Ama böyle bir iddia olduğuna göre, yargının görevi bunları ortaya çıkartmak ve cezalandırmaktır. Ama bir bütün olarak kurultay iptal edilemez. Pire için yorgan yakılır mı? Yani günah değil mi? Bence düğme yanlış iliklendi” dedi.

‘HEM KURULTAY HEM ARINMA BİRLİKTE OLSUN’

Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partinin arınması gerektiği yönündeki açıklamalarına atıfta bulunan Karayalçın, hem kurultay hem de arınmanın aynı zamanda yapılması önerisinde bulunarak, “Bence ikisini birden yapalım. Yani sorulması gereken bir hesap varsa hesap sorulsun ama bu tuzaktan kurtulmamız için kurultay da yapılsın. Bu arınma meselesini gizemli bir şekilde söylemeye gerek yok. Yani nedir arınılması gereken şey? Cumhuriyet Halk Partisi’ni kirleten şey, kirleten kişi ya da kişiler kimlerdir? Bu ortaya konmalı. Ve buradan hareketle de ne gibi önlemlerin alınması gerekiyorsa o önlemler alınmalı” dedi.

‘ŞİMDİ YAPMAZSAK NE ZAMAN?’

Kurultayları yalnızca seçim için yapmadıklarını vurgulayan Karayalçın, “Biz kurultaylarımızda parti sorunlarını tartışırız. Ülkemizin, halkımızın sorunlarını tartışırız. Şu anda içine itildiğimiz çukurda 103 yıllık tarihimizin en bunalımlı günlerini yaşıyoruz. Bunun için kurultay yapmalıyız. Parti hukukunda sığınmamız gereken yer burasıdır. Kurultayı şimdi yapmayacağız da ne zaman yapacağız? Bu en ağır, en bunalımlı günlerimizde buradan nasıl çıkacağımızı tartışmamız gerekirken, şimdi kurultay yapmayacaksak ne zaman yapacağız?” dedi.

‘KURULTAY YAPILMAYACAKSA YENİ PARTİ ZORUNLULUK HALİNE GELİR'

Genel Başkan sendikal faaliyetler nedeniyle işten çıkarıldı
Genel Başkan sendikal faaliyetler nedeniyle işten çıkarıldı
İçeriği Görüntüle

Karayalçın, yeni bir partinin olmaması gerektiğini belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde sonuna kadar kalınmalı. İnsanların, CHP’lilerin, CHP’yi izleyen yurttaşların, 'her şey yapıldı, sonuna kadar her şey denendi ama olmadı' diyecekleri bir aşamaya kadar Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde kalınmalı. Ben bölünmemek gerektiğini düşünüyorum. 26 Temmuz’a kadar kurultay yapılmazsa, CHP’nin seçime giremeyeceğine dair iddia var. Bu iddiayı ciddiye almak gerekir. Bu iddianın karşısında yüksek yargıdan karar almak lazım; böyle bir şey var mı yok mu diye. 26 Temmuz tarihine kadar, diyelim ki Cumhuriyet Halk Partisi kurultay yapmazsa seçime giremeyecek. Kurultay yapılmayacaksa, seçime de girmeyelim mi? O zaman yeni bir parti kurulması bir zorunluluk haline gelir” dedi.

Karayalçın sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılırlarsa da benim tercihim yeni bir parti kurulması. Yani başka bir partiye girmek değil, yeni bir parti kurulması şeklinde. Çünkü daha sonra tekrar Cumhuriyet Halk Partisi ile mutlaka birleşilecektir. Bu aşamada yeni bir parti olursa, o birleşme kolay olur; ancak başka bir partinin içinde siyaset yapılmışsa bunun ciddi sıkıntıları olur. Bunun kaygısını taşıyorum.”

CHP GENEL MERKEZİ’NE POLİS BASKINI

Dokunulmazlıkların kaldırılması yönündeki tartışmalara da değinen Karayalçın, “24 Mayıs bana göre Türkiye siyasetinde her şeyin olabileceğinin temel göstergesiydi. 24 Mayıs'ta devletin polisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin demir kapılarını kırdı, içeri girdi. Plastik mermi kullandı. Sis bombası, gaz bombası kullandı. Partimize yapılan bu saldırıyı yaşlı gözlerle izledim. O bir yeni dönem yaşadığımızın fotoğrafıdır, göstergesidir. Onun için her şey olabilir diye düşünüyorum. Özgür Bey'in dokunulmazlığını da kaldırabilirler. İş o noktaya da gidebilir. Umut Akdoğan niye partiden atıldı? Yani nedir bunun suçu? Öteki arkadaşlarımız ne yaptı? Sayın Gökhan Günaydın ne yaptı? Sayın Mahir Başarır ne yaptı? Yani bu arkadaşları bir şeyle mi itham ediyorsunuz? İtham ediyorsanız bunu niye açıklamıyorsunuz” diye sordu.

‘TÜRKİYE’DE BİR SİSTEM SORUNU VAR’

Türkiye’de bir sistem sorunu olduğunu vurgulayan Karayalçın, “Bir çifte standart olduğu kanısındayım. Eğer iktidarın tepkisini çeken bir partiye oy vermişseniz oyunuz geçerli olmayabiliyor. O kişi, oy verdiğiniz kişi görevden alınabiliyor. Yerine kayyım getirilebiliyor. Kayyımlı demokrasi olmaz. Yani bir tür yaşar ne yaşar ne yaşamaz durumu var. Türkiye'de bu demokrasinin çifte standardı ortadan kaldırılmadan bu sorun aşılmaz. Evet, anayasanın 127’nci maddesi merkezi yönetime bir vesayet yetkisi veriyor ama bu vesayet yetkisinin yanlış kullanıldığı çok açık. Bu vesayet yetkisi belediyelerle, yerel yönetimlerle, merkezi yönetimin birbirlerine rakip hale geldikleri bir şekilde kullanılıyor” diye belirtti.

‘SAAT FARKIYLA ERKEN SEÇİM OLAMAZ’

CHP’ye dönük bu hamlenin erken seçimle bağının olduğunu söyleyen Karayalçın “AKP, Cumhuriyet Halk Partisi'nin çalışmalarını engelliyor, yöneticilerini tutukluyor. Seçime giderken AKP'nin yolunu açmak için, temizlemek için yapılmış bir uygulama. Seçim tarihi ile ilgili Sayın Mehmet Uçum'un son açıklamasıyla birlikte bir kafa karışıklığı yaşandı. Sayın Cumhurbaşkanı'nın yeniden adaylığının önünün açılması için Bahçeli’nin deyimiyle, saat farkıyla bir erken seçim imkanı yaratılıyor. Anayasada seçim tarihinden önce Cumhurbaşkanı parlamentoyu fesh ederse ya da parlamentoda bir fesih söz konusu olursa, Sayın Erdoğan'ın bir kez daha adaylığı söz konusu olabiliyor. Böyle bir imkanın yaratılması söz konusu olabilecek. Bu da erken seçim olarak nitelendirilecek. Saat farkıyla bir erken seçim olamaz, insanın aklı, mantığı bunu kabul etmiyor ama biçimsel olarak birkaç gün önce yapıldığı zaman bu erken seçim gibi görünüyor.

Erken seçimi 2027’nin Mayıs - Haziran ayları gibi bekliyorum. Ancak görünen o ki AKP hedeflerini tutturamıyor ve bu nedenle 2028’e bu işi ertelemiş. Gerçek anlamda bir erken seçimden ziyade, birkaç saatlik bir farkla alınacak bir kararla yapılacak bir erken seçim noktasına gidilecek gibi görünüyor" ifadesine bulundu.

MA / Diren Yurtsever

Kaynak: http://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/315447