ANKARA - Hürmüz kriziyle birlikte küresel enerji piyasalarında radikal gerilemeler göze çarparken uluslararası basın beklenen Rusya-Çin görüşmesini de çokça tartıştı.

Rusya ve Çin'in Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerinde özel şartlar
Rusya ve Çin'in Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerinde özel şartlar
İçeriği Görüntüle

ABD-İran krizine dair olası askeri operasyonlar ve yeni taslak iddiaları gündeme gelirken krizin piyasa etkisi de uluslararası basınca en çok dikkat çeken gündemlerden biri oldu. Dünya basını, Hürmüz Boğazı geriliminin küresel enerji piyasalarında sebep olduğu ciddi düşüşleri manşetine taşıdı. Öte yandan Çin’in ABD Başkanı Donald Trump’ın ardından bu kez de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i ağırlamaya hazırlanması beraberinde birçok tartışmayı getirdi.

ABD-İran hattındaki müzakerelerin sonuçsuz kalması uluslararası basında işlenmeye devam ediyor. Sahibi olduğu sanal medya platformu Truth Social üzerinden açıklama yapan Trump, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan’ın İran’a yönelik saldırının durdurulmasını istediğini söyledi. Bu bağlamda yarın yapılması planlanan saldırının iptal edildiğini duyuran Trump, ancak kabul edilebilir bir anlaşma sağlanmaması halinde orduya geniş çaplı bir operasyon için hazırlıklı olunması talimatı verdiğini de ekledi. Açıklamalar gündemde ses getirirken yeni anlaşma taslakları da konuşuldu. Konuya ilişkin yazan Almanya merkezli Deutsch Welle (DW), Pakistanlı bir kaynağın, Pakistan’ın çatışmayı sona erdirmek adına İran’dan gelen revize edilmiş bir taslağı ABD ile paylaştığını söylediğini aktardı. Haberde ayrıca kaynağın her iki ülkenin de hedeflerini sürekli değiştirdiğini söylediği ifade edildi.

Diğer yandan son zamanlarda gerçekleşen ABD-Çin görüşmesi ile gözler Çin’in Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalarına dönmüşken, ABD merkezli Newsweek, “Çin petrol stoğuyla İran savaşında ne kadar süre dayanabilir?” sorusunu başlığına taşıdı. Çin’in 1,4 milyar varillik ham petrol stoğu olduğu belirtilen haberde bunun ise ithalat talebini en az üç ay kadar karşılayabilecek miktarda olduğu bildirildi. Çin’in stoklarının, Japonya’nın dört, ABD’nin stratejik petrol rezervinin ise üç katından fazla olduğu aktarıldı.

SAVAŞIN ŞİRKETLERE ETKİSİ ŞİMDİDEN 25 MİLYAR DOLARI BULDU

İngiltere merkezli Reuters’ın ise gündemindeki bir diğer konu İran savaşının ekonomik bilançosu oldu. Analizlere dayandırılan habere göre, ABD-İsrail’in İran’a yönelik yürüttüğü savaş dünya genelindeki şirketlere şimdiden en az 25 milyar maliyet yüklerken bu faturanın da giderek arttığı bildirildi. Haberde ayrıca en az 279 şirketin savaşın finansal etkilerini azaltmak için fiyat artışları veya üretim kesintileri gibi politikalara başvurduğu eklendi. Verilere göre diğer şirketler ise hisse geri alımlarını askıya aldı, çalışanlarını ücretsiz izne çıkardı, yakıt ek ücreti uyguladı veya acil hükümet desteği talep etti.

SAVAŞIN KÜRESEL PİYASA ETKİLERİ

Öte yandan devam eden krizin küresel piyasalara yansıması da dikkat çekti. Reuters’ın haberine göre İran savaşı nedeniyle enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi ile Hindistan rupisi tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi. Rupi dolara karşı yüzde 0,3 değer kaybederek 96,2275 seviyesine düştü. Haberde rupinin İran savaşı başladıktan bu yana yüzde 5,5 değer kaybettiği de belirtildi.

Çin ekonomisinin ise Nisan ayındaki tüketim ve üretim beklentilerini karşılamadığı bildirildi. Reuters, Çin ekonomisinin Nisan ayında ivme kaybettiğini, sanayi üretimi yavaşlarken perakende satışların İran savaşı sebebiyle yükselen enerji maliyetleri ve zayıf iç talep ile son üç yılın en düşük seviyelerine gerilediğini yazdı. Perakende satışların yalnızca yüzde 0,2 arttığı aktarılırken, ekonomistlerce Çin’in ek teşvik paketi açıklamasının beklenildiğine yer verildi.

POLİS ATEŞ AÇTI: 4 ÖLÜ

Savaşla birlikte Kenya’da da yakıt fiyatları rekor seviyelere ulaştı. Dizel fiyatı yüzde 23,5 artarken benzin fiyatı da yüzde sekiz yükseldi. Kenya halkının yakıt fiyatlarını protesto etme amacıyla toplu taşıma grevlerine ve yürüyüşlere başladığını bildiren ABD merkezli Associated Press (AP), başkent olan Nairobi’ye giden yolların eylemciler tarafından kapatıldığını da yazdı. Haberde tanıkların polisin ateş açtığını gördüğü belirtilirken, dört kişinin yaşamını yitirdiği ve 30’dan fazla kişinin de yaralandığı bildirildi. Öte yandan 348 kişinin de gözaltına alındığı aktarıldı.

ÇİN-RUSYA GÖRÜŞMEYE HAZIRLANIYOR

Uluslararası gündemde dikkat çeken bir diğer gelişme ise Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Pekin’de gerçekleşmesi beklenen görüşmesi oldu. Çin devlet medyasına bağlı Global Times, ABD ve Rusya’nın kısa aralıklarla Pekin’e gitmesini Çin’in “küresel diplomasinin odak noktası” olması olarak değerlendirdi ve iki ülkenin arka arkaya ağırlanmasının çok nadir olduğunu bildirdi. Konuyu manşetine taşıyan haber ajanslarından biri olan İngiltere merkezli The Guardian ise, Xi ve Putin’in bugüne dek 40’tan fazla kez bir araya geldiğini bunun ise Xi’nin diğer Batılı liderlerle yaptığı görüşmelerin çok üzerinde bir sayı olduğunu yazdı. Tarafların ilişkisinin Batı için bir endişe kaynağı olduğu ifade edilen haberde, bu seferki görüşmeye ilişkin tahminler de yer aldı. Habere göre, Tayvan meselesi yine masada gündeme gelebilirken, Çin’in olası bir gelecekteki çatışma durumunda enerji tedarikini güvence altına almak için Rusya ile daha fazla fosil yakıt anlaşması imzalamayı düşünebileceği de sayılan ihtimallerden biri oldu.

Kaynak: https://mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/312597