MÊRDÎN - Mezopotamya Ovası'nda çiftçilik yapanlar da tarlalarda çalışanlar da dertli. Biçerdöver sahipleri yakıt fiyatlarından, çiftçiler ise artan maliyetler nedeniyle iş yapamaz hale geldiklerini belirtti.
Dicle ve Fırat Nehirleri arasında yer alan bereketli toprakların merkezi Mezopotamya Ovası'nda, hasat sezonu başladı. Mêrdîn'in önemli tarım merkezlerinden biri olan ovada, her ne kadar bu yıl yağışlar fazla olsa da girdi fiyatlarındaki artış üreticinin yüzünün güldürmedi.
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı alım fiyatları ve ödeme politikaları nedeniyle üreticiler ayrı, biçerdöverciler ise ayrı dertli.
“Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk” diyen üretici Sabri Acar, borçlar nedeniyle traktörünü satmayı düşündüğünü söyledi. TMO’nun 2026 yılı hububat alım fiyatlarına göre makarnalık ve ekmeklik buğday alım taban fiyatı için açıkladığı kilo başına 16,50 TL fiyata tepki gösteren Acar, “Dönüm başı 18 lira giderimiz var. TMO, 45 gün para vermediği için biçerci ile yüz göz oluyoruz. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Birçok üretici borçlardan kaynaklı toprağını satmak zorunda kalıyor. Bugün buğdayın kilosu 20 TL olmalı. Zararda olduğumuz için ikinci ürün ekmekte zorlanıyoruz. Bu sene buğday ekersek seneye yine buğday ekemiyoruz. Soya ya da pamuk ekmemiz isteniliyor. Ancak soya ve pamuk ekersek ucuza gidiyor, işçi parasını dahi çıkarmıyor. Bunu yapmazsak ceza alıp desteklemelerimiz elimizden alınıyor. Borçlar nedeniyle desteklerimize bloke konuluyor. Mezopotamya toprakları verimli ve güzel. Ama kimse bu toprakların kıymetini bilmiyor. Yaşanan ekonomik sorunlardan kaynaklı 10 yıldan fazladır toprağa kaliteli gübre atamıyoruz" dedi.
‘ÇİFTÇİNİN MAĞDURİYETİ BİZE DE YANSIYOR’
Üreticilerin yaşadığı sorunların doğrudan kendilerini etkilediğini söyleyen biçerdöverci Ömer Çelik (38), “Bizim payımıza düşen sadece zarar oluyor. Mazotun litresi 65 TL. Bir makine akşamdan sabaha kadar 450 litre yakıyor. Arkasında çalışan iki traktörün her biri de günlük ortalama 70-80 litre mazot tüketiyor. Araç parçaları da çok pahalı. Yangınlar ve olası kimi zararlar da çoğu zaman biz biçerciler sorumlu tutuluyoruz. Haliyle bunları hesapladığımız zaman gerçekten bizler de bu yükün altından kalkamıyoruz. Biz sezonluk çalışıyoruz. Sezonumuz 2-3 ay sürüyor. Ailecek bu işi yapıyoruz, sezon sonunda elimizde çok az para kalıyor. Çiftçiler ile biçerciler birbirine bağlı bir zincirin halkaları gibidir. Biri zarar ederse diğeri de zarar eder” diye belirtti.



