<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Med Gündem</title>
    <link>https://www.medgundem.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve taraofız habercilik... HAKÎKAT; Drama edilmiş anlayışını değil gerçekten, umuttan, özgürlükten beslenen geleceğe dönük, bilimsel, objektif, cesur bir yayıncılık anlayışını benimsiyoruz</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.medgundem.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 20:47:08 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti: Kalıcı barışın yolu demokratikleşmeden geçer]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/dem-parti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/dem-parti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti, 11-12 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirdiği Parti Meclisi (PM) toplantısının sonuç bildirgesini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ANKARA -</strong> DEM Parti, PM sonuç bildirgesinde, kalıcı bir barışın yolunun demokratikleşmeden, demokratikleşmenin yolu ise cesur siyasal adımlardan geçildiğini belirterek, Abdullah Öcalan’ın etkin çalışabileceği koşulların sağlanmasının önemine işaret etti.</p>

<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 11-12 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirdiği Parti Meclisi (PM) toplantısının sonuç bildirgesini açıkladı. PM’nin savaşların, çok boyutlu krizlerin ve otoriterleşme eğilimlerinin keskinleştiği tarihsel bir dönemde gerçekleştirildiğine dikkat çekildi. Bildirgede, Türkiye’de ve bölgede yaşanan siyasal gelişmeler, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümüne ilişkin süreç, uluslararası alanda yaygınlaşan savaş politikaları ile DEM Parti’nin önümüzdeki döneme ilişkin siyasal görevlerinin kapsamlı bir şekilde ele alındığı vurgulandı.</p>

<p>Bildirgede, toplantıda 22-23 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek Parti Konferansı ile 20 Eylül’de yapılacak 5. Büyük Olağan Kongrenin siyasal perspektifinin ele alındığı; barışın, demokrasinin, eşitliğin, özgürlüğün ve toplumsal adalet mücadelesinin büyütülmesine ilişkin temel yönelimlerinin karar altına alındığı belirtildi.</p>

<p>‘TÜRKİYE EN KRİTİK SİYASAL EŞİKTEDİR’</p>

<p>Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin tarihi bir fırsat olduğunun belirtildiği bildirgede, “Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en kritik siyasal eşiklerinden birindedir. Bir tarafta onlarca yıl süren çatışmaların ardından demokratik çözümün önünü açabilecek tarihsel bir fırsat bulunmaktadır. Diğer tarafta ise savaş siyasetinden beslenen, hukuku araçsallaştıran, toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren ve demokratik siyaseti daraltan otoriter yönetim anlayışı tahkim edilmektedir. Bu iki yönelim aynı anda sürdürülemez. Kalıcı barışın yolu demokratikleşmeden, demokratikleşmenin yolu ise cesur siyasal adımlardan geçmektedir” denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘SÜREÇ HUKUKİ GÜVENCEDEN YOKSUN’</p>

<p>PKK’nin silahlı mücadeleyi sonlandırma ve kendini feshetme kararı ve sonrasında silah yakma töreni adımının, demokratik siyasetin esas alındığı güçlü simgesel bir gösterge olduğunun belirtildiği bildirgede, “Türkiye’nin yakın tarihindeki en önemli siyasal dönüm noktalarından biri olarak toplumun geniş kesimlerinde barışa ilişkin güçlü bir umut yaratmıştır. Bir yıl önce atılan bu adım, demokratik siyasetin çözüm üretme kapasitesine duyulan inancı büyütmüş, toplumsal barışa yönelik yeni bir iklim oluşturmuştur. Ancak aradan geçen bir yıl içinde siyasal iktidarın gerekli demokratik ve hukuki adımları atmaması, bu tarihsel fırsatın gerektirdiği sorumluluğun yerine getirilmediğini göstermektedir. Sürecin hukuki güvenceden yoksun bırakılması, demokratikleşmeye ilişkin düzenlemelerin sürekli ertelenmesi ve toplumsal beklentilerin belirsizlik içinde bırakılması, toplumdaki güven duygusunu sarsmaktadır” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>SOMUT HUKUKİ ADIMLAR VURGUSU</p>

<p>“Barışın kalıcılaşması yalnızca çatışmaların sona ermesiyle değil, demokratik hukuk düzeninin inşa edilmesiyle mümkündür” denilen bildirgede, şu ifadeler yer aldı: “ Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan komisyonun hazırladığı rapor kapsamlı yasal düzenlemelerin gerekliliğine dikkat çekmiş olmasına rağmen aylar geçmesine karşın çerçeve yasa hazırlanmamış, gerekli hukuki düzenlemeler hayata geçirilmemiştir. Barışa ilişkin toplumsal beklentinin sürekli ertelenmesi ve belirsizlik içinde bırakılması, sürece duyulan güven açısından ciddi riskler yaratmaktadır. Demokratik çözüm iradesi somut hukuki adımlarla güçlendirilmelidir.</p>

<p>ÇERÇEVE YASANIN KAPSAMI</p>

<p>Hazırlanacak çerçeve yasa, dar kapsamlı ve sınırlı düzenlemelerden ibaret olmamalıdır. Demokratik toplumun kök hücresini oluşturacak bu yasa; silahsızlanma sürecini, güvenli ve onurlu geri dönüşleri, demokratik siyasal katılımı ve temel hak ve özgürlüklerin güvencelerini aynı bütünlük içinde ele alan, kategorik ayrımlar yaratmayan, kapsayıcı ve bütünlüklü bir yasa niteliği taşımalıdır. Böyle bir düzenleme, yalnızca bugünün sorunlarına çözüm üretmekle kalmayacak; eşit yurttaşlık temelinde ortak yaşamı güçlendirerek geleceğin demokratik Türkiye’sine de kapı açacaktır.</p>

<p>TECRİT 50 GÜNDÜR DEVAM EDİYOR</p>

<p>Diğer yandan sürecin ilerleyebilmesi için Sayın Abdullah Öcalan’ın baş müzakereci olarak etkin bir biçimde çalışabileceği ve iletişim kurabileceği koşulların bir an önce sağlanması vazgeçilmez önemdedir. Yaklaşık 50 gündür devam eden tecrit ve yasa taslağının muhataplarıyla paylaşılmaması sürecin gereklerine kesinlikle uymamaktadır. Barış süreci, yalnızca çatışmaların sona ermesini ifade eden dar bir güvenlik başlığı değildir. Kalıcı ve onurlu bir barış; demokratik siyaset üzerindeki bütün vesayet mekanizmalarının kaldırılmasını, kayyım rejiminin son bulmasını, seçilmiş iradeye yönelik müdahalelerin sona ermesini, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınmasını, anadili başta olmak üzere temel hakların eksiksiz biçimde tanınmasını ve eşit yurttaşlık ilkesinin yaşamın bütün alanlarında hayata geçirilmesini gerekli kılmaktadır.</p>

<p>EKOLOJİK KIYIMA KARŞI DİRENİŞ HATTI</p>

<p>İçinden geçtiğimiz dönem, yalnızca savaşların ve demokratik haklara yönelik saldırıların değil, aynı zamanda ekolojik yıkımın da ağırlaştığı tarihsel bir dönemdir. Doğa, yaşam alanları ve ortak varlıklarımız; büyük enerji, maden ve inşaat projeleri ile sermayenin sınırsız kâr arayışı uğruna geri dönülmez biçimde tahrip edilmekte, mülksüzleştirme politikalarıyla köylüler ve küçük üreticileri yaşam alanlarından kopartılmaktadır. Ekolojik yıkımın ulaştığı boyut, yaşamın temel unsurlarını tehdit eden bir kırım niteliği kazanmaktadır. Bu nedenle ekolojik yıkıma, iklim krizine, talan ve mülksüzleştirme politikalarına karşı köylerden kentlere uzanan güçlü bir toplumsal direniş hattını örmek; iklim adaletini, doğa savunusunu, barışı ve demokrasiyi ortak bir mücadele zemininde buluşturmak yaşamsal bir sorumluluktur.</p>

<p>KADINLARIN YAŞAM HAKKI HEDEF ALINIYOR</p>

<p>Öte yandan erkek egemen kapitalist sistem; savaşları, otoriterleşmeyi, yoksulluğu, kadın düşmanlığını ve LGBTİ+ karşıtı nefret siyasetini birbirini besleyen bir bütün olarak yeniden üretmektedir. Derinleşen ekonomik kriz, bakım emeğinin görünmezleştirilmesi, güvencesiz çalışma biçimlerinin yaygınlaşması ve sosyal hakların tasfiyesi en ağır biçimde kadınların yaşamını etkilemektedir. Kadınların yaşam hakkını hedef alan erkek şiddeti ve cezasızlık politikaları, toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik sistematik saldırılar ve kadınların kamusal yaşamdan dışlanmasını amaçlayan politikalar demokratik toplumun inşasının önündeki en büyük engellerden biridir. Demokratik, özgür ve eşit bir yaşam; kadınların eşit temsili, örgütlü mücadelesi ve kurucu iradesi olmadan mümkün değildir. Bu nedenle kadın özgürlük mücadelesini demokratik toplum mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor; kadınların öncülüğünde yükselen eşitlik, özgürlük ve barış mücadelesini büyütme kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz.</p>

<p>NATO ZİRVESİ</p>

<p>NATO Zirvesi, uluslararası sistemin giderek daha fazla militarizm ekseninde yeniden şekillendirildiğini, uluslararası sorunlara askeri yöntemlerle çözüm arayan anlayışın güç kazandığını bir kez daha ortaya koymuştur. Zirvede NATO üyesi ülkelerin savunma harcamalarının kademeli olarak milli gelirin yüzde 5’ine çıkarılması yönünde ortaya konulan hedef yalnızca askeri bir tercih değildir. Bu karar; eğitimden sağlığa, sosyal güvenlikten afetlere, tarımdan kamusal yatırımlara kadar toplumun ortak ihtiyaçlarına ayrılması gereken kaynakların giderek daha büyük bölümünün savaş ekonomisine aktarılması anlamına gelmektedir. Silah tekellerinin kârlarını büyüten bu anlayış, emekçilerin daha fazla yoksullaşmasına, sosyal hakların budanmasına ve yeni kemer sıkma politikalarının hayata geçirilmesine hizmet edecektir. Türkiye’nin içinde bulunduğu ağır ekonomik kriz düşünüldüğünde bu tercihin sonuçları çok daha yakıcı olacaktır.</p>

<p>DEMOKRATİK HAK VE ÖZGÜRLÜKLER ASKIYA ALINDI</p>

<p>Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin bir başka yüzü ise içeride uygulanan baskı politikaları olmuştur. Zirve öncesinde ve zirve boyunca Ankara başta olmak üzere birçok kentte sosyalistlere, gazetecilere, sendikacılara, gençlik örgütlerine, barış savunucularına ve demokrasi güçlerine yönelik operasyonlar düzenlenmiş; çok sayıda kişi gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı fiilen ortadan kaldırılmış, başkent günlerce yoğun güvenlik tedbirleri altında olağanüstü yönetim anlayışıyla idare edilmiştir. Demokratik hak ve özgürlüklerin askıya alınması hiçbir güvenlik gerekçesiyle meşrulaştırılamaz.</p>

<p>MUHALEFETE DÖNEK BASKI POLİTİKALARI</p>

<p>Türkiye’de kurumsallaşan otoriter siyasal düzen, muhalefeti sistemli biçimde baskı altına alırken toplumsal sorunları da çözümsüzlüğe mahkûm etmektedir. Yargının siyasal müdahalelerin aracı olarak kullanılması, seçilmiş belediye yönetimlerine yönelik operasyonlar, kayyım uygulamaları, ifade özgürlüğünü hedef alan soruşturmalar, gazetecilere, siyasetçilere, sendikacılara ve hak savunucularına dönük sistematik baskılar demokratik yaşamı ağır biçimde tahrip etmektedir. Demokratik siyasetin alanı daraldıkça toplumsal kutuplaşma derinleşmekte, hukuka duyulan güven zayıflamakta ve ülkenin geleceği zarar görmektedir.</p>

<p>KONRGE YENİ DÖNEM HEDEFLERİ</p>

<p>Böylesi bir siyasal tabloda demokratik siyaseti büyütme sorumluluğu her zamankinden daha yakıcı hale gelirken DEM Parti’nin tarihsel sorumluluğu da artmıştır. Önümüzdeki dönem; Türkiye’nin demokratik geleceğine ilişkin iddiamızı güçlendireceğimiz, toplumsal muhalefetin ortak zeminlerini genişleteceğimiz ve eşit, özgür, demokratik bir yaşam talebini daha güçlü biçimde siyaset sahnesine taşıyacağımız yeni bir mücadele dönemidir. Bu doğrultuda gerçekleştireceğimiz Parti Konferansı ve 5. Büyük Olağan Kongremiz; bir yandan dönemin ihtiyaçlarına uygun örgütsel yenilenmeyi hedeflerken, diğer yandan Türkiye’nin demokrasi, barış ve toplumsal özgürlük mücadelesine yeni bir yön ve güç kazandıracaktır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/dem-parti-1</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-ank-14-07-2026-dem-parti-pm-sonuc-bildirgesi.jpg" type="image/jpeg" length="23963"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gar Katliamı’nda kamu sorumluluğu 'zamanaşımı' ile gizlenme]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/gar-katliaminda-kamu-sorumlulugu-zamanasimi-ile-gizlenme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/gar-katliaminda-kamu-sorumlulugu-zamanasimi-ile-gizlenme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antep Emniyeti hakkında verilen “zamanaşımı” kararıyla Ankara Gar Katliamı'nın arkasındaki kamu sorumluluğunun gizlenmeye çalışıldığını belirten dava avukatlarından İlke Işık]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ANKARA -</strong> Antep Emniyeti hakkında verilen “zamanaşımı” kararıyla Ankara Gar Katliamı'nın arkasındaki kamu sorumluluğunun gizlenmeye çalışıldığını belirten dava avukatlarından İlke Işık, "Yakup Şahin’in adresi tespit edilmesine rağmen kapısı bile çalınmadı" dedi.</p>

<p>DAİŞ’in 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da düzenlenmek istenen Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne yönelik gerçekleştirdiği saldırıda 103 kişi yaşamını yitirdi. Katliamın üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen arkasındaki DAİŞ yapılanması, saldırıya giden süreçteki ihmaller ve kamu görevlilerinin sorumluluğu açığa çıkarılmadı. Yargılama süreci, saldırıyı gerçekleştiren kişiler ve sınırlı sayıdaki fail üzerinden ilerlerken, DAİŞ’in Türkiye’deki örgütlenme ağı, saldırıların nasıl planlandığı ve devlet kurumlarının sahip olduğu bilgilerin neden değerlendirilmediği soruları ise yanıtsız kaldı.</p>

<p><img alt="" height="390" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-ank-14-07-2026-gar-katiami-dava-avukati-zamanasimi-l-o-g-o.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="690" /></p>

<p></p>

<p>Katliamın firari sanıklarından Ömer Deniz Dündar’ın 11 yıl sonra Türkiye’ye getirilerek hakim karşısına çıkarılması, DAİŞ’in Türkiye yapılanmasının ve 2015 yılında gerçekleşen saldırı zincirinin açığa çıkarılması açısından önemli bir aşama olarak görüldü. 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu üyesi İlke Işık, son duruşmada yaşananlara ve daha sonrasında Antep Emniyet Müdürlüğü hakkında verilen "zamanaşımı" kararına dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>İlke Işık, iktidara yakın kaynaklar tarafından "sınır ötesi operasyonla" getirildiği iddia edilen ancak emniyet ve mahkeme sorgusunda HTŞ tarafından MİT'e teslim edildiğini belirten Dündar'ın; DAİŞ yapılanması açısından kritik bir isim olduğunu dile getirdi. İlke Işık, ancak mahkemenin bu kişiden örgütün yapısını ortaya çıkaracak bilgiler almaya dönük bir yaklaşım göstermediğini söyledi.</p>

<p>‘HAKİM KARŞISINA ÇIKMASI ÖNEMLİ’</p>

<p>Dündar’ın yıllardır dosyanın en önemli firari faillerinden biri olduğunu kaydeden İlke Işık, katliamın hemen ardından Dündar’ın canlı bombalardan biri olduğunun savcılık tarafından da ileri sürüldüğünü hatırlattı. Kırmızı bültenle aranmasına rağmen yıllarca yakalanmayan, 2021 yılından beri de HTŞ tarafından tutuklu olduğu öğrenilen Dündar'ın ilk kez hakim karşısına çıkmasının önemli olduğunu ifade eden İlke Işık, "30 Haziran’da ilk kez firari sanıklardan birinin sanık sandalyesinde oturduğu bir duruşma gördük. Aslında bildiğimiz şeyleri tekrar etti. Bildiğimiz sanıkları, bildiğimiz eylemleri ve daha önce çeşitli dosyalarda anlattığı hususları yeniden söyledi. Katliama ilişkin açık hiçbir şey söylemedi. Yunus Durmaz’ın özel ekibinde olduğunu ifade etmesine rağmen bu özel ekibin ne yaptığını, kimlerden oluştuğunu, Adıyaman ekibine dair hiçbir şey anlatmadı” dedi.</p>

<p>‘ÖNEMLİ BİLGİLERE SAHİP BİR KONUMDA'</p>

<p>İlke Işık, Dündar’ın 2015 yılında gerçekleştirilen Amed, Pirsûs (Suruç) ve Ankara saldırıları açısından önemli bilgilere sahip olabilecek konumda olduğunu ifade ederek, “Dündar; Diyarbakır mitingine yönelik saldırıyı gerçekleştiren Orhan Gönder’den Suruç Katliamı’nı gerçekleştiren Alagöz kardeşlere, Adıyaman’daki dokumacı yapılanmasına kadar birçok konuda bilgi sahibi. O ekibin temel unsurlarından biri. Bu nedenle örgütün nasıl çalıştığını, katliamların nasıl planlandığını anlatabilecek kişilerden biri. Ama yeni bir bilgi verecek, örgütü aydınlatacak, bu katliamların nasıl planlandığına ilişkin somut gerçekleri ortaya koyan bir şey söylemekten kaçındı. Profesyonelce soruları yanıtladı. Bilinen şeyleri tekrar edip kendince koyduğu ya da kendisine koydurulan sınır çerçevesinde konuştu” diye konuştu.</p>

<p>‘İDDİANAMENİN EKSİK HAZIRLANDIĞINI GÖSTERİYOR’</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dündar’ın duruşmada örgüt içindeki konumunu sınırlı göstermeye çalıştığını vurgulayan İlke Işık, bunun dosyadaki delillerle uyuşmadığını söyledi. Dündar’ın sıradan bir örgüt üyesi olmadığını aktaran İlke Işık, farklı dosyalardaki bilgiler ile mevcut dosya arasındaki çelişkilere dikkati çekti. İlke Işık, “Hatay'da 2017 yılında yakalanan araçtaki canlı bomba yeleklerinde Dündar'ın parmak izleri çıkıyor. 2017 yılında yeniden Türkiye’de ortaya çıkabilecek kadar örgüt içindeki konumu güçlü bir isim. Hatay dosyasında yöneticilikten yargılanıyor. Bizim dosyamızda ise örgüt üyesi olarak yer alıyor. Bizim gördüğümüz tablo, Dündar'ın 10 Ekim Davasında üye gösterilmeye çalışıldığı ama asla yalnızca üye olmadığı, katliamlarla ilgili sorumluluğu olduğudur. Bu bile iddianamenin ne kadar eksik hazırlandığını gösteriyor" diye kaydetti.</p>

<p>DAİŞ SANIKLARININ GETİRİLME SÜRECİ</p>

<p>Dündar’ın Türkiye’ye getiriliş sürecinin de aydınlatılması gereken başlıklardan biri olduğuna işaret eden İlke Işık, firari DAİŞ sanıklarının yakalanma ve Türkiye’ye getirilme süreçlerine ilişkin kamuoyuna yeterli bilgi verilmediğini belirtti. İlke Işık, “Biz bunların tamamını sorduk. Nerede kaldılar? Ne zaman getirildiler? Kaç kişiydiler? Emniyet ifadesinden önce neredeydiler? Kimlerle görüştüler? Ama bunlara ilişkin açıklama yapılmadı. Dündar, hakkında tutuklama kararı olduğu için mahkemeye getiriliyor daha sonra. 'Etkin pişmanlık' hükmünden yararlanmak istediği için bir süre sonra cezaevinden TEM tarafından emniyete götürülerek ifadesi alınıyor. 11 yıl sonra dosyanın en önemli firari sanıklarından biri gelmiş, aynı zamanda bu kişi IŞİD'in yöneticilerinden birisi. Normalde bu kişiden azami bilgi almak gerekir. Daha geçen haftalarda Ankara'da IŞİD operasyonu yapıldı. IŞİD halâ canlı bir örgüt. Sizin elinizde bu örgüte dair pek çok bilgi alabileceğiniz bir kişi varken biz böyle bir pratik görmüyoruz" dedi.</p>

<p>ANTEP EMNİYETİ</p>

<p>Antep Emniyeti hakkında 17 Haziran'da verilen "Soruşturmaya yer yok" kararına dair konuşan İlke Işık, şunları söyledi: "Bu konu katliamın nasıl engellenmediğine ilişkin en somut delillerden birisi. Biz bunu 'kayıp dosyalar olarak adlandırıyoruz. 2019 yılında Ankara Adliyesi'nin orta yerine atılmış klasörlerle ortaya çıktı bu belgeler. Görev yeri değişen savcılar odalarında gizlemiş bu dosyaları. Soruşturmanın en başından beri, iddianame hazırlanırken, savcılar dosyayı hazırlarken bu evraklar varmış. Ama dosyaya konulmamış, gizlenmiş, saklanmış ve biz 2019 yılında orta yere atılan evraklarla gördük. Ne diyordu bu evraklar? Yakup Şahin aslında katliamdan 8-10 gün önce tespit edilmiş, Nezip Emniyeti kendisini bulmuş, bomba yapmak üzere kendisinden şüphelenilmiş. Çünkü tonlarca amonyum nitrat gübre almak istemiş. Nizip Emniyeti tarafından tespit edilip adresi belirlenmiş. Ve Antep Emniyeti'ne 'Gdin bu kişiye bakın. Adresi de şudur, kimliği de budur' diye. Ama Antep Emniyeti gitmemiş. Yakup Şahin'in kapısını bile çalmamış. Çünkü Şahin, hem canlı bombaların yeleklerindeki bomba malzemesini temin eden kişi hem de canlı bombacıları Ankara'ya girmesini sağlayan kişi. Yani Yakup Şahin 10 gün önce yakalansaydı, bu katliam planı çökerdi. Şimdi buna engel olmamış bir Antep emniyeti karşımızda" diye belirtti.</p>

<p>'ZAMANAŞIMI KARARI İÇİN SÜREÇ UZATILDI'</p>

<p>İlke Işık, klasörlerin ortaya çıkmasının ardından Antep Emniyeti hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ancak savcılık tarafından yıllarca soruşturma açılmadığını bunun sonucunda da "zamanaşımı" kararı verdiğine işaret etti. İlke Işık, “Mahkemeye suç duyurusunda bulunun dedik, yapmadılar. Biz suç duyurusunda bulunduk, reddedildi. İdare Mahkemesi’ne gittik. Bölge İdare Mahkemesi açıkça soruşturma açılması gerektiğine karar verdi. Mahkeme, soruşturma izni istenmeden kamu emniyet görevlileri hakkında soruşturma açılmasına hükmetti. Buna rağmen Antep Başsavcılığı direndi. Müvekkillerimiz, aileler savcılığa giderek, bu soruşturmanın ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalıştı. Günün sonunda 'zamanaşımı' kararı çıktı. Soruşturma izni, mahkeme kararı diye bu kadar uzatmasalardı bu kararı çıkaramazlardı" diye belirtti.</p>

<p>2 TEMMUZ'DAN 10 EKİM'E 'ZAMANAŞIMI' KARARLARI</p>

<p>Savcılığın "zamanaşımı" kararını 2 Temmuz'da açıklamalarının anlamına işaret eden İlke Işık, "Çünkü zamanaşımının şöyle bir hafızası var; insanlığa karşı işlenen Sivas Davası nasıl zamanaşımına uğradıysa 10 Ekim Ankara Katliamı da kamu görevlilerinin sorumluluğu için de bize 'Zamanaşımı' demeye başladılar. Yıllardır 10 Ekim Katliamı’nın insanlığa karşı suç olduğunu söylüyoruz. O yüzden zamanaşımını engeller. Çünkü bu IŞİD'in örgütlediği alelade bir insan öldürme dosyası değildir. Yıllar sonra başka deliller çıkıyor. Şimdi Ömer Deniz Dündar'ın söyledikleriyle belki başka delillere ulaşacağız. Karşımıza zaman aşımı mı çıkaracaklar? Görünen o ki insanlığa karşı suç konusunda direnmelerinin sebebini bir kez daha görmüş olduk" dedi.</p>

<p>DEĞİŞEN HEYETLERİN TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜ</p>

<p>Davada heyetlerin sürekli değişmesinin de dosyanın sağlıklı yürütülmesini engellediğini belirten İlke Işık, görevden alınan mahkeme başkanının yerine duruşmadan bir gece önce yeni başkanın atandığının altını çizdi. İlke Işık, "11 yıl sonra ilk kez firari sanığı ilk kez yüz yüze gördük ve tüm salon neredeyse çıt çıkarmadan ne diyeceğini anlamaya çalışıyordu. Mahkeme, müvekkillerimizin öğleden sonra Dündar'a verdiği birkaç tepkiye tahammül edemedi. Yani Ömer Deniz Dündar gelmiş, onunla ilgili; güzel, sağlıklı bir duruşma yapayım da IŞİD'le ilgili her şeyi almaya çalışayım demek yerine müvekkillerle uğraşan, onları dışarı çıkarmaya çalışan, duruşma salonundan atmakla tehdit eden bir heyet vardı karşımızda. Biz bunu ilk heyet değişip ikinci heyet başladığında da görmüştük. İkinci heyet de bir müvekkilimizin 'Adalet istiyoruz Sayın Başkan' cümlesinin üzerine duruşmayı kapatıp bir hafta sonraya gün vermişti. Yani değişen heyetlerde bu tahammülsüzlüğü görüyoruz. Yine benzer bir şeyle karşılaştık. 11 yıldır adalet arayan, her duruşmaya ülkenin dört bir yanından istinasız gelen müvekkillerimizin adalet taleplerinin hiçbir mahkeme tarafından bastırılmasına göz yumamayız. İzin de veremeyiz" şeklinde konuştu.</p>

<p>'2015 TÜRKİYE'Sİ TARTIŞILMASIN İSTENİYOR'</p>

<p>Mahkeme heyetinin bu tavrının nedeninin duruşmaların takip edilmesini ve soruşturmanın genişlemesini engellemek olduğunu ifade eden İlke Işık, "Bu dosyaların hatırlama konusunda da zamanaşımına uğrasın istiyorlar. Kimse hatırlamasın, gündem olmasın, kamusal sorumluluklar tartışılmasın, IŞİD'in nasıl bu ülkede at koşturduğuna ilişkin somut veriler konuşulmasın, 2015 Türkiye'si tartışılmasın isteniyor. Müvekkillerin de ısrarla bunun peşine düşüyor olması istisnasız bütün mahkeme heyetlerinin bu tahammülsüzlüğü benzer biçimlerde gördük” dedi.</p>

<p>25 EYLÜL'DE SORGU DEVAM EDECEK</p>

<p>Mahkemenin aileleri duruşmadan atmakla tehdit etmesi üzerine Dündar’ın sorgusunu yarım bırakarak salondan çıktıklarını belirten İlke Işık, 25 Eylül’de görülecek duruşmada bu soruların devam edeceğini kaydetti. Davada yarım kalan soruların, teşhislerin ve araştırılması gereken başlıkların bulunduğunu ifade eden İlke Işık, “Bu dava yalnızca 103 kişinin yaşamını yitirdiği bir katliamın değil, aynı zamanda bu katliamın bütün yönleriyle ortaya çıkarılması mücadelesidir” diye konuştu.</p>

<p><em>MA / Sema Bingöl</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317964</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/gar-katliaminda-kamu-sorumlulugu-zamanasimi-ile-gizlenme</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/1-ank-14-07-2026-gar-katiami-dava-avukati-zamanasimi-ilke-isik.jpg" type="image/jpeg" length="93261"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Helin Ümit: Suçlu suçsuz ayrımı olamaz]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/helin-umit-suclu-sucsuz-ayrimi-olamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/helin-umit-suclu-sucsuz-ayrimi-olamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Abdullah Öcalan ile 50 gündür görüşme yapılmadığına işaret eden Helin Ümit, bütüncül yasa vurgusu yaparak “Hareketin bütünlüğü böyle ayrıştırılamaz. Öyle suçlu suçsuz ayrımı olamaz” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ -</strong>Abdullah Öcalan ile 50 gündür görüşme yapılmadığına işaret eden Helin Ümit, bütüncül yasa vurgusu yaparak “Hareketin bütünlüğü böyle ayrıştırılamaz. Öyle suçlu suçsuz ayrımı olamaz” dedi.</p>

<p>Medya Haber’de yayınlanan özel bir programa katılan Özgürlük Hareketi Üyesi Helin Ümit’in gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşmelerin yapılmasının engellenmesine değinen Helin Ümit, “Biz de anlamaya çalışıyoruz. Başta da söyledim 50 gündür görüşme yoktur. Oysaki yapılan açıklamalar devlet cephesinden, iktidar cenahından yapılan açıklamalar nedir? Süreçte herhangi bir problemin olmadığı, sürecin yürüdüğü yönündedir. Bunun bir yanıltma olduğunu söyleyebilirim. Herkes çok iyi bilmeli ki öyle her şey yolunda planlandığı gibi yürüyor gibi bir durum yok. Normalde Mayıs ayından hemen sonra bazı adımlar atılacaktı, görüşmeler olacaktı. Hatta bazı basın mensupları Önderliğin yanına gidecekti. Önderlikle görüşmeler olacaktı. Türkiye kamuoyuna, halka, topluma hitap etme, merak edilen soruları cevaplama fırsatı bulacaktı. Fakat bunların hiçbiri olmadığı, yasa için de benzer bir şey var biliyorsunuz. Yasa tartışması şu anda gündemde. O çerçevede de aslında bir takvim çıkarılmıştı. Fakat bu takvime bağlı kalan bir gerçeklik yoktur.</p>

<p>Bu niye böyle oluyor? Yorumlar var, bir kısım şöyle değerlendirme yapıyor; AKP iktidarının barış ve demokratik toplum sürecini araçsallaştırarak aslında seçime kadar zaman kazanmak istediğini bu şekliyle de Kürtleri, Kürt toplumunu mücadelesiz bırakarak, biraz da kendi yanında tutarak aslında seçimleri kazanmak istediğine dair yorumlar var. Biz böyle olduğunu düşünmek istemiyoruz. Bu çok geri bir yaklaşım olur. Türkiye’nin 100 yıllık tarihine damgasını vurmuş bir mücadeleyi, bir sorunu böyle araçsallaştırmak, kişisel iktidar için ya da bir parti iktidarı için, bir partinin kendi çıkarları için araçsallaştırmak Türkiye halkına yapılan çok büyük bir haksızlık. Türkiye toplumuna yapılan çok büyük bir haksızlık. Öyle olduğunu düşünmek istemiyoruz. Ben kendim mesela gerçekten böyle midir diye hâlen soruyorum. Bu kadar dar olunabilir mi? NATO toplantısı vardı, o beklendi vs. o da bir olasılık. Gerçekten NATO toplantısı mı beklendi? Ama bunların hiçbiri barış ve demokratik toplum sürecinin önemini karşılayan gerekçeler değildir.</p>

<p>SÜRECİ BU HALDE BIRAKMA YAKLAŞIMLARI VAR</p>

<p>Bu tür bahaneler olsa da, gerekçeler olsa da çünkü tüm bu süreçlerin, örneğin Türkiye’de bir seçim süreci gelişecekse bunun sağlıklı yürümesi için bu sorunun çözülmesi lazım. Bir ittifak alanı açılacaksa da öyle olması lazım. Eğer gerçekten Türkiye’nin Ortadoğu’daki savaş, dünya savaşı kapsamında bir güvenlik problemi varsa da buna öncelikle kendi problemlerini, iç sorunlarını çözerek daha güvenle masalara oturması lazım. Bunların hiçbiri yerinde değil. Biliyorsunuz bu sürecin başlangıcında Devlet Bahçeli çok yoğun konuşuyordu. Gerçekten aslında katılmadığımız birçok şeyi söylese bile Türkiye’de bazı kalıpları kırmak için önemli bir rol de oynadı. Mesela Önderliğin durumunu tartıştırma, mesela statüsünü tartıştırma, umut hakkı gelsinler işte mecliste siyaset yapsınlar gibi aslında Türkiye’de asla gündeme getirilemeyen, hemen böyle terörize edilen şeyleri gündeme taşımış oldu. Fakat dikkat ederseniz o da sessiz. Şimdi bu son iki haftadır grup toplantılarında Devlet Bahçeli de bu konuyu böyle hep teyit geçiyor. Demek ki bir konsensüs sağlanmış. Süreci bu halde bırakma konusunda bir yaklaşımları var. Bunu böyle anlamak lazım. Bu bir planlama. Bununla ne yapmak istiyorlar diye tabii ki biz de anlamaya çalışıyoruz.</p>

<p>ÖZEL SAVAŞ MERKEZLERİ</p>

<p>Muhtemelen özel savaş merkezleri şöyle tartışıyor olabilir; işte PKK’nin kendi örgütsel varlığını sonlandırdığı, 12. PKK Kongresi’yle silahlı mücadele stratejisine son verdiği bir süreçte, süreci zamana yayarak bizim kendi kendimizi yok etmemizi bekliyor olabilirler. Dağılmamızı, parçalanmamızı, çeşitli farklılıkların içimizden çıkarak ayrışmaların olmasını. Çünkü genellikle egemen akıl, egemen siyaset kendisi gibi biliyor dışındakileri de. Hani derler ki kişi kendinden bilir işi. Bu cenah bizi de öyle kendi zihniyet yapısına göre değerlendiriyor. Fakat biz böyle bir topluluk değiliz şimdiden söyleyeyim. Bir de tabii şöyle bir şey var; yasa tartışmaları bağlamında bir yasa çıkaracaklarını, en son Numan Kurtulmuş şöyle ifade etti ya, bir yasa çıkartırız, gelen gelir gelmeyenle de artık çeşitli şekillerde mücadele ederiz. Bir de böyle bir parçalamayı dayatmak istiyorlar. Ben şunu çok açık söyleyebilirim. Biz bu planlamaları sürecin başında tartıştık.</p>

<p>SİLAHSIZLANMANIN ÖNDER APO’YA BAĞLI OLDUĞU BİLİNMELİ</p>

<p>Sürecin başında Türk devletinin yaklaşımlarındaki tasfiyeci yönelimi gördük. Buna rağmen biz bu adımları attık. Bunun iyi anlaşılması lazım. Başka hareketler böyle adımlar atamayabilir, yapamayabilirler, parçalanabilirler, dağılabilirler, sosyolojileri kaldırmayabilir. Fakat Önder Apo’nun açığa çıkardığı özgürlük hareketi, özgürlük hareketi gerçekliği böyle bir özgüvene sahiptir. Fakat tabii her şey özgüvenle, niyetle yürümez. Bu sürecin yürümesi için biz birkaç tedbir aldık. Bunlardan bir tanesi neydi? Sürecin başından itibaren atacağımız tüm adımları Önder Apo’nun fiziki özgürlüğüne bağladık. Önder Apo’nun bu süreci yürütmesine, yönlendirmesine, onun sorumluluğunda yürümesi şartına bağladık. Bu devam ediyor. Bu anlamıyla eğer adımlar atılacaksa, gelişmeler olacaksa, karşı taraf bazı beklentiler içerisindeyse, silahsızlandırma sürecinin sürmesini istiyorlarsa bu durumun Önder Apo’nun fiziki olarak özgürleşmesi ve özgür çalışması koşullarına bağlı olduğunu herkes iyi bilmeli. Onun dışında kimse bir şey yaptıramaz. Kimse bize başka adım attıramaz.</p>

<p>Dikkat edilirse, 11 Temmuz’un yıl dönümü geride kaldı. Çok yoğun tartışmalar oldu, açıklamalar oldu, hâlen tartışılıyor, eylemler oldu o kapsamda. 11 Temmuz eylemini örgütleyen Önder Apo’ydu. O örgütledi, o organize etti. Onun talimatıyla arkadaşlarımız o riski aldılar. Evet, risk alındı. Eli silahlı bir topluluğun dağlardan başka bir ovaya inmesi, bir tören gerçekleştirmesi basit bir olay mı? Kolay bir olay mı? Bunu yaptıran irade Önder Apo’nun iradesiydi. Bundan sonra da herkesin bunu çok iyi bilmesi lazım. Eğer süreçte gelişmeler olacaksa, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü, özgür yaşar ve çalışır koşullarda olması ve bu süreci yönetmesine bağlı olduğunu herkesin bilmesi lazım. Şimdi demek ki bunu biliyorlar. Mesela karşı taraf bunu biliyor. Bu söylendi kendilerine. Sadece kendilerine de değil, biz bunu dünya kamuoyuna açıkladık. Herkes biliyor. Buna rağmen 50 gündür süren tecridin anlamı nedir? 50 gündür Önder Apo ile görüşme yapılmıyor. Bununla gerçekten ne kadar gayriciddi olunduğu, sürecin aslında yürümesinin istenmediği anlaşılıyor” dedi.</p>

<p>SÜREÇ SADECE SİLAHSIZLANMA DEĞİLDİR</p>

<p>Süreci Demokratik entegrasyon süreci olarak tanımladıklarını belirten Helin Ümit şöyle devam etti: “Demokratik entegrasyon süreci diyoruz. Demokratik entegrasyon sürecini henüz tartışamıyoruz. Demokratik entegrasyon demek sadece silahlı güçlerin silahsızlandırılması süreci değildir. Onların yasal statüye kavuşması değildir. Demokratik entegrasyon süreci Türkiye’nin demokratikleşmesi sürecidir. Dikkat edin, biz sürecin aşamalı yürüyeceğini düşündüğümüzden, inandığımızdan bazı şeyleri öne almıyoruz. Fakat eğer Kürtler Türk devletine entegre olacaksa, bütünleşecekse, bunun ancak devletin demokratikleşmesiyle, demokrasiye, demokrasi mücadelesine, örgütlenme haklarına, Kürt varlığı ve kimliğine açık hale gelmesiyle bağlantılı olduğunu herkes bilmeli. Bunu karşı taraf biliyor. Bu tartışmalara girmemek için mevcut anti-demokratik ortamı sürdürmek için, sadece bize yönelik değil, dikkat edin Türkiye’de her gün operasyon oluyor. CHP’ye dönük operasyon oluyor, aydınlara dönük operasyonlar oluyor. Ya Deniz Göktaş diye bir genç çıkmış, biraz espri yapmış, hemen içeriye aldılar. Bu ortam iktidarın işine yaradığı için bunu böyle sürdürmek istiyor. Fakat bu böyle yürüyemez. Bir, bunu söyleyebilirim.</p>

<p>SİYASİ VE HUKUKİ ÇERÇEVE</p>

<p>İki, tabii ki bu süreç açısından bizim öngördüğümüz şey, hukuki ve siyasi çerçevenin açığa çıkmasıydı. Şimdi bu konuda da hareket olarak biz baştan demişiz ki, bu süreç eğer gelişme gösterecekse hukuki ve siyasi çerçevenin doğru oluşturulması gerekir. Şimdi yasa çerçevesi, kök yasa deniliyor, çerçeve yasa deniliyor. Bu çerçevede yürüyen tartışmalarda da şeyi söylemek istiyorum, evet iktidar kanadından ya da süreci yürütenler açısından resmi bir açıklama yapılmış değil. Fakat başta söyledim, Türk medyasına servis edilen bazı bilgiler oldu. 9 maddelik bir yasa çerçevesinin oluştuğu ifade edildi. İşte bunun herkesi kapsamayacağı söylendi. Başta da Önder Apo’yu kapsamayacağı söylendi. Fakat resmi belge değil bunlar, resmi şeyler değil. Peki, niye Türk medyası bunları yayınlıyor, kendiliğinden mi yayınlıyor? Bu böyle değil. Türkiye’de bir kuş uçsa iktidar cenahının kontrolünde oluyor. O kadar merkezileşmiş ki devlet yönetimi, onlardan habersiz iktidar medyasında bu tür yazıların, değerlendirmelerin, bilgilerin çıkması mümkün değil. Demek ki bir amaç için bunlar servis ediliyor.</p>

<p>BÜTÜNCÜL YASA</p>

<p>Türkiye toplumu, Kürdistan toplumu, dolaylı olarak bizler, böyle bir gündeme, sanki böyle hazırlanmak isteniyormuşuz gibi. Fakat zaman kaybı, öyle söyleyeyim. Zaman kaybıdır. Yine sürecin başında bütüncül hukuk vurgusu, bütüncül yasa vurgusu yapılmıştır. Şöyle olamaz; suça bulaşanlar, bulaşmayanlar. Suç kavramı ne? Zaten biz suç kavramını tümden reddediyoruz. Kürdistan özgürlük mücadelesi, PKK’nin yürüttüğü büyük, görkemli mücadele insanlığın mücadelesiydi, insanlık onurunun mücadelesiydi, tarihte görülmüş en haklı mücadelelerden biriydi. Şu böyle bir yere varılamaz, onu söylemek istiyorum. Diyelim ki ben eyleme gittim, ben suçluyum, ben eylem yaptım, suçluyum. Benim yanımdaki arkadaşım hiç eyleme gitmemiş mesela. Ama bu bir düzenleme meselesi. Onun yerinde ben olabilirdim, benim yerimde o olabilirdi. Bu böyle ayrıştırılamaz. Biz kolektif eylem sahibiyiz, bütün eylemler kolektif eylemdir. Hareketin bütünlüğü böyle ayrıştırılamaz. Öyle suçlu suçsuz ayrımı olamaz. Suç kavramına da dediğim gibi karşı çıkıyoruz. Şiddetle reddediyoruz.</p>

<p>SÜRECİN RUHUNA TERS</p>

<p>Bir de tabii ki başından Önderliği dışında bırakma eğilimi ya da yaklaşımı sürecin ruhuna ters. Sürecin başlangıç noktasına ters Devlet Bahçeli’yi hatırlatırım. Devlet Bahçeli bir vaatte bulundu, sözünün arkasında durmalı. Bunu Devlet Bahçeli şahsına söylüyorum da bu bir devlet projesi. Bunu kabul ettiler. Anlaşılsın diye söylüyorum bunu. Sürecin ruhuna terstir. O yüzden başta Önderliğimiz olmak üzere oluşacak yasa herkesi kapsamalı. Ve bu süreci de Önder Apo yürütmeli. Şu anda böyle rölanti durumu vardır. Motor çalışıyor ama hareket yoktur. Motor boşa çalışıyor. Zaman boşa gidiyor. Türk devleti biraz aslında bölgedeki bazı gelişmelerle, Suriye’deki işte bazı demokratik entegrasyon süreciyle, İran’daki ateşkes süreciyle biraz rahatlamış görünüyordu. Fakat şunu söyleyebilirim. Suriye’deki sürecin mimarı Önder Apo’dur. Demokratik entegrasyon sürecinin mimarı Önder Apo’dur. Eğer Önder Apo müdahale etmeseydi oradaki çatışma derinleşirdi. Kimse durduramazdı. Sonucu ne olurdu ona ilişkin bir şey diyemem. Evet bir Gazzeleşme gündemdeydi. Bir ikinci Gazze’yi, bir üçüncü Gazze’yi yaratabilirlerdi.</p>

<p>İsrail nasıl ki Filistin’i Gazzeleştirme üzerinden, hatta sadece Filistin’i değil, tüm Ortadoğu’yu Gazzeleştirme taktiğiyle esir aldıysa, Türkiye de böyle bir şeye girişebilirdi. Ben ona bir şey demiyorum. Ama bunu durduran, gerçekten henüz oluşmamış ama barış iklimini Ortadoğu’da yeniden canlandırmaya çalışan Önder Apo’nun öncülüğüdür. Önder Apo bir barış önderliğidir. Barış ve diyalog önderliğidir. İran’daki durum ise sallantıdadır. Şuna gelmek istiyorum. Türkiye kendisini çok rahatta görüyor. Çünkü konjonktüre bağlı olarak adım attığı anlaşılıyor. Üzerinde bir baskı, bir zor hissetmeden bu süreci başa çekmiyor, başa koymuyor. Oysa şöyle söyleyebilirim ateş çemberi küçülmedi, büyüyor. Türkiye’nin etrafındaki ateş çemberi büyüyor. Böyle bir ortamda bu sürecin sağlıklı yürümesi açısından ben herkesi, tarafları, sorumluluk duyan, emek harcayan, bu sürece emek harcayan herkesi sorumluluklarına sahip çıkmaya ve gerçekten ellerini de çabuk tutmaya çağırıyorum.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>11 TEMMUZ’UN YARATTIĞI ETKİ</p>

<p>11 Temmuz’un yıldönümüne dair de değerlendirmelerde bulunan Helin Ümit, “Evet, az önce de aslında biraz ifade etmeye çalıştım sürecin geldiği aşamayı. Elbette şöyle değil, o günden bugüne gelindiğinde hayat durmuyor, yaşam durmuyor. Hayat devam ediyor. Değişim, dönüşüm devam ediyor. Böyle hiçbir şey diyalektik olarak, bilimsel olarak kaldığı gibi kalmıyor. Bu anlamıyla 11 Temmuz’da arkadaşlarımızın gerçekleştirdiği, Barış ve Demokratik Toplum Grubu’nun gerçekleştirdiği eylem çok etkili oldu. Türkiye toplumu üzerinde etkili oldu, dünyaya mesajımızı iletti. Çok büyük bir eylemdi. Ben arkadaşlarımızı da bu vesileyle bir kez daha kutluyorum. Böyle anlamlı bir eylemin sahibi oldukları için, Önderliğin talimatıyla gerçekten oldukça disiplinli, hareketimizin ağırlığını, otoritesini ve istemlerini, taleplerini yansıtan bir eylemin içerisine girdikleri için. O eylem gerçekten Türkiye toplumunda, Türkiye aydınlarında, Türkiye’de demokrasi arayışı içerisinde olanlarda çok önemli bir etkide bulundu ve şu sorgulamayı yarattı, oluşturulan bir PKK algısı, kafalarda bir özgürlük hareketi algısı vardı. Bunun böyle olmadığı ve koşulları oluştuğunda, demokratik siyasete geçme hazırlığında olduğumuzu herkese gösterdi.</p>

<p>Bu anlamıyla etkisi sürdü, hâlen de sürüyor. Dikkat edin, birinci yıl dönümünde 11 Temmuz’a ilişkin çok sayıda açıklama yapıldı, değerlendirmeler yapıldı, çok anlamlı değerlendirmeler yapıldı. Fakat şu anlamıyla da durduğu yerde duruyor arkadaşlarımız, hâlen bekliyorlar. O anlamıyla durmuş. Oysaki süreç daha hızlı ilerleyecekti. Çerçeve yasa ya da kök yasa denilen yasanın daha zamanında çıkarak arkadaşlarımızın demokratik siyaset yapar hale gelmesinin koşulları oluşacaktı. Bu bir model oluşturacaktı. Hukuki ve siyasi koşullar oluştuğu takdirde Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin buna hazır olduğunu ortaya koydu. Bu çok önemli bir mesajdı. Bunun böyle anlaşılması lazım. Bir zamanı bu tabii bir sembolik eylemdi. Az önce de ifade ettim, bu eylemi Önder Apo örgütledi. Önder Apo’nun talimatıyla oldu, gerçekten hem zamanlaması hem biçimi hem açıklaması mükemmeldi diyebilirim. Öyle kusursuz bir eylem gerçekleştirildi. Şimdi şöyle bir durum var, bu eylemin altının doldurulması gerekiyordu. Sembolik bir eylemdi fakat altının doldurulması gerekiyordu. Yoldaşlar ne yapacak? Şimdi bizim yanımızda arkadaşlar. Yoldaşlar toplumun yanında güvenliklerini alıyorlar. Ama bu nereye kadar böyle devam edebilir? Buna da bir cevap bulmak lazım.</p>

<p>AKLIMIZLA OYNAMAYA ÇALIŞMASIN</p>

<p>Herhalde şöyle olamaz, mesela yasa tartışmaları olduğu için söylüyorum. Deniliyor ya yasa çıkacak, gelen gelsin, gelmeyen gelmesin. Bir, bu yasanın nasıl olacağı çok önemli. İkincisi de herhalde hiç kimse bize şunu diyemez, gelin zindana girin diyemez. Gelin kendinizi bile, bile bilmem neye atın diyemez. Böyle bir şey olamaz, bu akıl dışı. Şimdi böyle Türk devletinin bu konuda aklımızla oynamaya çalışmasını anlıyoruz da gerek yok. Biz yıllardır birbirimizle mücadele ediyoruz, birbirimizi tanıyoruz. Toplum tanımayabilir, Türkiye toplumu bizi tanımayabilir. Ama bizimle uğraşan devlet gücü bizi tanıyor. Neyi yapacağımızı, neyi yapmayacağımızı biliyorlar. Türk devleti eğer bizi değiştirmek istiyorsa önce kendisini değiştirmeli. Kendisi değişmeden bizi değiştiremez. Biz öyle yaklaşıyoruz. Mesela biz değişerek karşımızdakini dönüştürmeye çalışıyoruz. Biz de değişeceğiz ki Türkiye toplumunu değiştireceğiz. Eğer Türk devleti de bizde bir değişim bekliyorsa, bir ilerleme, bir gelişme bekliyorsa kendi kafasında, kendi kodlarına göre öncelikle kendilerinde bir değişim olmalı. Değişim olmalı ki değiştirebilsinler.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317971</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/helin-umit-suclu-sucsuz-ayrimi-olamaz</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-mrk-27-08-2025-helin-umit.jpg" type="image/jpeg" length="80510"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özkan: Süreç barışçıl yöntemleri teşvik ediyor]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/ozkan-surec-bariscil-yontemleri-tesvik-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/ozkan-surec-bariscil-yontemleri-tesvik-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel güçlerin gidici, bölge halklarının ise kalıcı olduğunu belirten Ortadoğu uzmanı İslam Özkan, “Türkiye’deki çözüm süreci; siyasal süreçlere katılımı, siyasi mücadeleyi ve barışçıl yöntemleri teşvik ediyor” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL -</strong> Küresel güçlerin gidici, bölge halklarının ise kalıcı olduğunu belirten Ortadoğu uzmanı İslam Özkan, “Türkiye’deki çözüm süreci; siyasal süreçlere katılımı, siyasi mücadeleyi ve barışçıl yöntemleri teşvik ediyor” dedi.</p>

<p>Ortadoğu'da savaşlar ve jeopolitik gerilimlerin bölgesel dengeleri yeniden şekillendirdiği bir süreç yaşanırken, bu gelişmelerin Kürt meselesi ile Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne olası yansımaları da tartışılıyor. Ortadoğu uzmanı İslam Özkan, Kürtlerin bölgesel denklemdeki konumu, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi kararları ile Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni etkileyen dış dinamiklere dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Özkan, Ortadoğu’da İsrail-Filistin, İran-İsrail arasındaki gerilim ve bölgede devam eden krizlerin dengeleri sarstığını ifade etti.</p>

<p>‘KÜRTLER ORTADOĞU’DA ÖNEMLİ BİR AKTÖR’</p>

<p>Kürt güçlerinin Ortadoğu’da önemli bir aktör haline geldiklerini ifade eden Özkan, “Özellikle Irak'ta anayasal bir statüye sahip olmaları ve Suriye'nin kuzeydoğusunda sahip oldukları askeri/bölgesel kontrolü, inşa edilmekte olan yeni siyasal sisteme ortaklığa dönüştürmeleri onları sahada göz ardı edilemez bir aktör kılıyor. Suriye’deki ortaklığın ne kadar tatmin edici olduğu tartışılabilir. Ama bölgesel koşullar içerisinde elde edebileceklerinin en iyisini elde ettiler. Washington ile Ankara veya Moskova ile Şam arasındaki uzlaşmalar, Kürtlerin sahadaki kazanımlarını doğrudan tehdit eden veya sınırlandıran sonuçlar doğurabiliyor. Örneğin güvenilmez bir aktör olduğunu her defasında kanıtlayan ABD’nin Kürtleri yalnız bırakması, Suriye’deki siyasal sistem içerisinde beklediklerinden daha az kazanım elde etmelerine neden oldu” diye konuştu.</p>

<p>SİLAHLI VE SİYASİ MÜCADELE</p>

<p>Bölgede yeni sürecin Kürtlerin silahlı mücadele alanını sınırlandırırken, siyasal mücadelenin önünü açtığını vurgulayan Özkan, “Türkiye’deki son çözüm süreci da siyasal süreçlere katılımı, siyasi mücadeleyi ve barışçıl yöntemleri teşvik ediyor. Görünen o ki Kürtler siyasal süreçlerde daha güçlü bir şekilde yer almanın yollarını aramaya çalışmaları, aklın ve mantığın gereği gibi görünüyor” şeklinde konuştu.</p>

<p>NATO’nun son dönemde Rusya’nın çevrelenmesi, Çin’in yükselişi ve “terörle mücadele” gibi stratejik önceliklere yöneldiğini belirten Özkan, bu durumun ittifakın güney kanadında yer alan Türkiye açısından yeni fırsatlar yaratabileceğini ifade etti. NATO’nun politikalarının Türkiye’nin “elini güçlendirdiğini” belirten Özkan, “Ancak Ankara’nın geçmişte dış politikada yaptığı yanlışlar, her ne kadar bir kısmını sonradan düzeltse bile gelişmeleri okumada yaşadığı körlükler, ortaya konan vizyon eksikliği bu fırsatları yeterince değerlendirip değerlendiremeyeceği konusunda kuşkular yaratıyor” dedi.</p>

<p>ASKERİ SANAYİ</p>

<p>NATO’nun Ankara Zirvesi’nde önemli başlıkların ele alındığını ve ittifakın dönüşüm sürecinin daha fazla tartışılması gerektiğini dile getiren Özkan, “Askeri ittifaktan dev bir askeri sanayi emperyalist komplekse dönüşümün sinyallerini açık bir şekilde verdi. Ancak işin bu yönü, daha çok Erdoğan’ın ve AKP iktidarının güç gösterisine dönüştürmeye hevesli medya tarafından konuşulmadı, daha çok yemekte hangi menünün yer aldığı, liderlerin nasıl yürüdüğü, liderlere neler hediye edildiği gibi magazinsel boyutlara odaklanıldı. Belli ki gözlerden kaçırılmak ve konuşulmasının istenmediği şeyler vardı” diye belirtti.</p>

<p>‘SURİYE’Yİ İÇ SAVAŞA SÜRÜKLEYEN TÜRKİYE İDİ’</p>

<p>Türkiye’nin NATO içindeki jeopolitik ağırlığını kullanarak Batı’nın Suriye’deki Kürt gruplara verdiği desteği sınırlandırmaya çalıştığını kaydeden Özkan, Suriye’deki mevcut tablonun geçmiş politikalarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Özkan, “Bu süreci İŞİD ve El-Kaide gibi yapılara doğrudan ya da dolaylı destek vererek tetikleyen yani Suriye’nin bütünlüğünü bozan, muhalif silahlı grupları destekleyerek merkezi yönetimin zayıflamasına ve dolayısıyla ülkenin 15 yıla yakın sürecek iç savaşa sürüklenmesine neden olan en önemli aktörlerden biri de Türkiye’ydi. Gerçi Moskova ve Tahran’ın zorlamasıyla Soçi ve Astana süreçlerinde Türkiye, her ne kadar kaosun önüne geçme noktasında bir görev üstlenmişse de Suriye çoktan kaosa sürüklenmişti ve istikrarın sağlanması oldukça zordu” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>NATO’nun “terörle mücadele” yaklaşımının genişlemesinin Türkiye’nin sınır “ötesi operasyonlarına” alan açtığını sözlerine ekleyen Özkan, Batı’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyacın Ankara’nın güvenlik politikalarını güçlendirdiğini belirtti. Özkan, “Başta mülteciler sorunu olmak üzere Rusya-Ukrayna savaşındaki arabuluculuk gibi birçok konuda Batı’nın Türkiye’ye olan ihtiyacı, Ankara’nın güvenlik endişelerine daha fazla hak vermek zorunda kalmasını beraberinde getirirken, bu da Ankara’nın ‘Kürt sorununu’, ‘güvenlik’ ve ‘terör’ konsepti içinde ele alma stratejisini pekiştiriyor” diye konuştu.</p>

<p>Özkan, Suriye’de olası bir anayasal süreçte Kürtlerin siyasal statüsünün uluslararası alanda desteklenme ihtimalinin “sınırlı” ve “taktiksel” paylaşarak, “ABD, bölgedeki varlığını IŞİD ile mücadele ve İran'ın etkisini sınırlandırma, kapasitesini yok etme üzerine kurmuş görünüyor. Bu noktalarda Ankara’nın Washington’un öncelikleriyle örtüşüyor ancak İsrail’in sınır tanımaz tehdidi Ankara’yı ürkütmekte ve tehdit önceliklerini yeniden zorlamaktadır. Moskova ve Şam, adem-i merkeziyetçi bazı kültürel haklara sıcak baksa da bağımsız bir orduya sahip olacak bir özerkliği veya ayrı bir siyasi yapıyı reddetmektedir. Kürtlerin siyasal statüsü ancak Şam ile uzlaşmaları ve Ankara'nın güvenlik endişelerini giderecek bir formül bulunması halinde uluslararası bir güvenceye kavuşabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>ORTADOĞU’DA KÜRTLERİN DURUMU</p>

<p>Özkan, “Kürtlerin yaşadığı coğrafyanın stratejik önemi kesinlikle artmıştır; ancak bu durum fırsatlardan çok yeni ve ciddi riskler barındırmaktadır. Basra’dan Türkiye’ye uzanması planlanan yeni ticaret ve enerji hattını Erbil’i ve Suriye’nin kuzeyini baypas etme potansiyeline sahiptir” dedi. Kürt coğrafyasının giderek farklı güçlerin karşı karşıya geldiği bir tampon alanına dönüştüğünü dile getiren Özkan, “Kürt coğrafyası direniş eksenine yakın savaşçıları, Türkiye'nin askeri operasyonları ve ABD'nin üsleri arasında bir tampon bölgeye dönüşmüştür. Enerji hatlarının güvenliği gerekçesiyle bu bölgelerdeki askeri tahkimatın artması, Kürtleri doğrudan büyük güçlerin çatışma sahası haline getirmektedir. Eğer Erbil ve diğer Kürt aktörler, bu yeni ticaret yollarına entegre olabilecek diplomatik esnekliği gösterebilir ve Bağdat-Ankara ekseniyle ekonomik entegrasyona giderlerse, bu durum ciddi bir refah artışı ve meşruiyet sağlayabilir” diye konuştu.</p>

<p>SURİYE FAKTÖRÜ</p>

<p>ABD ve İsrail’in bölgesel politikalarının mevcut tabloyu derinleştirdiğini ifade eden Özkan, “Vekâlet savaşları her yerde ve her aktör için doğru kullanılmıyor. Örneğin İran’la Irak, Yemen, Filistin ve Lübnan’daki devlet altı aktörler arasındaki ilişkiyi tanımlamak için vekil ifadesi kullanılıyor ama bu doğru değil. Aradaki ilişki vekâlet ilişkisi değil, daha çok bir ittifak ilişkisi. İşin akademik tanımı budur” dedi. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni etkileyen dış dinamiklere de değinen Özkan, süreci etkileyen en önemli başlığın Suriye olduğunu söyledi.</p>

<p>‘KÜRESEL GÜÇLER GİDİCİ’</p>

<p>İran’ın hem Irak hem de Suriye’deki Kürtler üzerinde “sınırlı” bir nüfuzu olduğunu belirten Özkan, “ABD’nin giderek zayıfladığı ve küresel hegemonya krizi yaşandığı bu dönemde, ABD'nin bölgeden kademeli çekilişi veya ani politika değişiklikleri her an mümkündür. Bu nedenle, bölgedeki Kürt aktörlerin uzun vadeli bekası, uzak süper güçlerden ziyade bölge ülkeleriyle kalıcı, anayasal ve ekonomik entegrasyona dayalı diplomatik zeminler inşa edebilmelerine bağlı görünmektedir. Zira küresel güçler gidici, bölge halkları ise kalıcıdır” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317970</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/ozkan-surec-bariscil-yontemleri-tesvik-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-ist-14-07-2026-ortadogu-uzmani-islam-ozkan-rop-l-o-g-o.jpg" type="image/jpeg" length="24835"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fenerbahçe, Mason Greenwood transferinde mutlu sona ulaştı]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/fenerbahce-mason-greenwood-transferinde-mutlu-sona-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/fenerbahce-mason-greenwood-transferinde-mutlu-sona-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe, Mason Greenwood transferinde mutlu sona ulaştı. Sarı lacivertliler, oyuncunun ardından Marsilya ile de anlaşmaya vardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fenerbahçe, Mason Greenwood transferinde mutlu sona ulaştı. Sarı lacivertliler, oyuncunun ardından Marsilya ile de anlaşmaya vardı.</p>

<p>Mason Greenwood'un Fenerbahçe'ye maliyeti belli oldu.</p>

<p>Fabrizio Romano'nun haberine göre Fenerbahçe transfer için Marsilya'ya 40 milyon Euro bonservis bedeli ödeyecek. Fransız ekibi ayrıca 2 milyon Euro da bonus kazanabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Greenwood, Fenerbahçe'den yıllık 10 milyon Euro kazanacak. Fenerbahçe, İngiliz oyuncu ile 4 yıllık sözleşme imzalayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/spor/sozlesme-sartlari-belli-oldu-fenerbahce-mason-greenwood-transferi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/fenerbahce-mason-greenwood-transferinde-mutlu-sona-ulasti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/9a21bf78-dd18-4ce2-bfe5-f4778a87c2c4.jpg" type="image/jpeg" length="96664"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Siyasi çalışmalarımız silahtan daha güçlü olmalıdır"]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/siyasi-calismalarimiz-silahtan-daha-guclu-olmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/siyasi-calismalarimiz-silahtan-daha-guclu-olmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cezaevinden tahliye olan hasta tutsak Niyazi Budak, sürece ilişkin “30 yılın ardından zihnimde hiçbir çelişki, şüphe veya karamsarlık oluşmuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İZMİR -</strong> Cezaevinden tahliye olan hasta tutsak Niyazi Budak, sürece ilişkin “30 yılın ardından zihnimde hiçbir çelişki, şüphe veya karamsarlık oluşmuyor. Gönül rahatlığıyla ve gururla söyleyebilirim ki artık yolumuz ve gelecekte ne yapacağımız tamamen bellidir” dedi.</p>

<p>İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) verilerine göre, Türkiye cezaevlerinde en az 335'i ağır olmak üzere toplam bin 412 hasta tutsak bulunuyor. Tutsaklardan 161'i kadın, bin 251'i erkek. Cezaevi Gözlem Kurulları tarafından birçok tutsağın tahliyesi farklı gerekçelerle uzatılırken, bazıları 30 yıllık tutsaklarının ardından tahliye ediliyor. Bu tutsaklardan biri de ayak parmakları olmayan ve birçok hastalığı bulunan Niyazi Budak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Budak, 28 Haziran’da 30 yıllık tutsaklığın ardından tahliye edildi. 1996 yılında İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede gözaltına alınan Budak'a, yargılandığı İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından müebbet hapis cezası verildi. Tutuklandığında ayak parmakları kesik olan Budak’ın bacağında platin bulunuyor. Yüksek tansiyon gibi başka hastalıkları da olan Budak, sırasıyla Metris, Muğla E Tipi, Manisa E Tipi, Bergama M Tipi, Buca F Tipi, Midyat M Tipi, Kandıra T Tipi ve Şakran cezaevlerinde tutuldu.</p>

<p>Budak, cezaevi süreci, hasta tutsakların durumu ile Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne dair ajansımıza konuştu.</p>

<p>CEZAEVİ KOŞULLARINDA BİRÇOK HASTALIK OLUŞTU</p>

<p>Gözaltına alınmadan önce İstanbul'da iki ameliyat geçirdiğini söyleyen Budak, "Sol bacağım kalça kısmından 5 santim kısa kaldı. Platin hala var. Ben gerilla alanındayken karın içinde bir kaç gün kaldığım için ayak parmaklarımı kangren olup zarar vermesin diye kestik. 30 yıllık cezaevi sürecinde de yaşın ilerlemesi ve cezaevi şartları sebebiyle yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, karaciğer yağlanması ve böbreklerde kist gibi hastalıklarım oluştu. Aynı zamanda mide kanaması da geçirdim. Şu anda da bel fıtığı, boyun fıtığı gibi hastalıklar var” dedi.</p>

<p>'KENDİLERİNE GÖRE KURALLAR KOYUYORLAR'</p>

<p>Cezaevinde maruz kaldıkları hak ihlallerine değinen Budak, Nawshirwan Mustafa’nın "Sovyetlerin Oyunu Karşısında Kürdistan Hükümeti" isimli kitabından aldığı notlar nedeniyle disiplin cezası aldığını söyledi. Cezaevi kütüphanesinden aldığı bu kitap nedeniyle 11 gün hücre cezası verildiğini kaydeden Budak, hakkında yasaklama kararı dahi olmayan bu kitap nedeniyle hakkında idari dava da açıldığını dile getirdi. Cezaevinde bunun gibi birçok örnek yaşandığını ifade eden Budak, cezaevi idarelerinin kendi koyduğu kurallara bile uymadığını belirtti.</p>

<p>'NEŞEMİZİ ALMALARINA İZİN VERMEDİK'</p>

<p>Cezaevinde kendilerine "yaşayan ölüler" gibi bakıldığını kaydeden Budak, fakat kendilerinin hiç öyle bir düşüncelerinin olmadığını aktardı. 30 yılı ele aldığında birçok acı, keder ve zorluk gördüğünü söyleyen Budak, "Fakat onların şartları ve koşulları ne kadar ağır olsa da bizim de bir direnişimiz, duruşumuz, hareket tarzımız vardı. Biz de kendi ölçülerimize ve işleyişimize göre hareket ediyorduk. Onların psikolojimiz üzerinde etki yaratmasına veya neşemizi bozmasına izin vermiyorduk. İçerideki tüm yoldaşlarımızın morali, coşkusu ve umudu en üst seviyededir. Biz bu baskıları, bu engelleri zaten 40 yıldır tanıyor, biliyoruz. Bizi bu tür küçük, yıpratıcı detaylarla meşgul etmek ve enerjimizi tüketmek istiyorlar ama biz dikkatimizin dağılmasına asla müsaade etmiyoruz. Cezaevinde kaldığım süreçte baskılara karşı birçok açlık grevi eylemi yaptık. Teslimiyet politikalarına karşı güçlü bir duruşumuz oldu. Her ne kadar bu kadar zorluk ve zahmet olsa da, bir umudumuz vardı, umutsuz değildik. 30 yılı dışarıda, alanlardaymış gibi geçirdim" ifadelerini kullandı.</p>

<p>'ABDULLAH ÖCALAN'IN ÇAĞRISI TARİHSEL NİTELİKTEDİR'</p>

<p>Devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci hakkında da değerlendirmelerde bulunan Budak, Devlet Bahçeli'nin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a yaptığı çağrıyı şaşkınla karşıladıklarını ifade etti. Abdullah Öcalan'ın çağrısını ise tarihsel olarak nitelendiren Budak, "Önderliğin çağrısını canlı olarak televizyondan izledik ve uzun yıllar sonucunda önderlikten bir haber almak bizi duygulandırdı. Sonraki süreçte gelişen birçok şey umudumuzu artırdı. Bir buçuk yıl öncesine kadar silahların bırakılmasından söz edildiğinde Ortadoğu gibi bir yerde nasıl ayakta kalacağımıza dair sorularımız oluşuyordu. Fakat mücadelemize ve önderliğimizin paradigmasına baktığımızda bu mücadelenin Türkiye siyasetinin zihnini de değiştirebileceğini gördük. Gelinen süreçte AKP, hegemonik güçlerin Ortadoğu'daki politikalarını izleyerek süreci ilerletmeye çalışıyor. Ama bilinmelidir ki Kürtler artık kimsenin esareti altında kalmaya niyetli değil. Devletinde buna göre adımlar atması gerekiyor" diye konuştu.</p>

<p>'SİYASİ ÇALIŞMALARIMIZ SİLAHTAN DAHA GÜÇLÜ OLMALI'</p>

<p>Silahlı aşamanın sona ermesinin mücadeleyi bitirmediğine dikkat çeken Budak, "Siyasi çalışmalarımız silahtan daha güçlü olmalıdır. Umudumuz budur, amacımız çok nettir. Toplumumuz da bu düzeye ve bilince sahiptir. Bu durum insana çok büyük bir umut veriyor. Bu 30 yılın ardından zihnimde hiçbir çelişki, şüphe veya karamsarlık oluşmuyor. Gönül rahatlığıyla ve gururla söyleyebilirim ki artık yolumuz ve gelecekte ne yapacağımız tamamen bellidir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317965</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/siyasi-calismalarimiz-silahtan-daha-guclu-olmalidir</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-izm-14-07-2026-hasta-tutsak-niyazi-budak-gorus.jpg" type="image/jpeg" length="63517"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["Hürmüz’de abluka olacak, geçişlerden yüzde 20 alacağız"]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/hurmuzde-abluka-olacak-gecislerden-yuzde-20-alacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/hurmuzde-abluka-olacak-gecislerden-yuzde-20-alacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda yeniden abluka uygulayacaklarını belirterek, "Güvenlik ve emniyet sağlamak için gerekli olan tüm masraflar karşılığında, sevk edilen tüm yüklerin yüzde 20'si oranında ücret alacak" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ </strong>- ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda yeniden abluka uygulayacaklarını belirterek, "Güvenlik ve emniyet sağlamak için gerekli olan tüm masraflar karşılığında, sevk edilen tüm yüklerin yüzde 20'si oranında ücret alacak" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'na ilişkin sanal medya hesabından açıklama yaptı. Trump, Hürmüz Boğazı’nın açık olduğunu söyleyen Trump, "Hürmüz Boğazı açıktır ve İran olsun ya da olmasın açık kalacaktır. İran ablukasını yeniden yürürlüğe koyuyoruz. Bu abluka, yalnızca İran gemilerinin veya müşterilerinin boğaza girmesini ya da çıkmasını engellediği için bu adla anılmaktadır. Diğer tüm ülkeler boğazı adil ve serbest bir şekilde kullanabilecektir. Bugünden itibaren ABD, 'Hürmüz Boğazı'nın koruyucusu' olarak anılacak ve dünyanın bu son derece istikrarsız bölgesine güvenlik ve emniyet sağlamak için gerekli olan tüm masraflar karşılığında, sevk edilen tüm yüklerin yüzde 20'si oranında ücret alacak. Süreç ve düzen derhal başlayacaktır"dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317934</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/hurmuzde-abluka-olacak-gecislerden-yuzde-20-alacagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-mrk-05-07-2026-trump-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="45430"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[‘Gerekli olan masa denklemine göre mücadeledir’]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/gerekli-olan-masa-denklemine-gore-mucadeledir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/gerekli-olan-masa-denklemine-gore-mucadeledir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İmralı Sekretaryası’nda yer alan Ergin Atabey, Yeni Yaşam gazetesine bir yazı kaleme aldı. Rêber Apo buna ‘Yıkarken kötü devlet, kurarken iyi devlet’ dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ -</strong> İmralı Sekreteryası’ndan Ergin Atabey, masa denkleminde yem olmamanın önemine dikkati çekerek, “Komün-devlet ilişkisinin ve çelişkisinin anlaşılması ve yaratıcı-politika geliştirilmelidir. Kürdün özgür varlık olarak yaşaması buna bağlıdır” dedi.</p>

<p>İmralı Sekretaryası’nda yer alan Ergin Atabey, Yeni Yaşam gazetesine bir yazı kaleme aldı.</p>

<p>Devlet-komün çelişkisi ve masa denklemine dikkat çeken Atabey’in yazısı şöyle: "Devletin geliştirilmesinden itibaren tarih boyunca devlet ile toplum ilişkisi ve özelde de sosyalist devrimcilerle ilişkisi ve çelişki hep çatışmalı düzeyde olmuştur. Devlet özünde bir şiddet organizasyonudur. Geliştirildiği andan itibaren toplumla ilişkisi şiddet temeli olmuştur. Zaten bu nedenle kapitalist modernite döneminin devlet felsefecileri şiddet tekelinin devlete ait olduğunun hukuki altyapısını oluşturmuşlar. Günümüze kadar devlet toplum ve devlet, sosyalist devrimcilerin ilişkisi ve çelişkisi şiddet, çatışma, isyan döngüsünü aşamamıştır.</p>

<p>Bu ilişki ve çelişki nedeniyle sosyalist devlet-devrim sorununu temel öncelikli sorun olarak belirlemişlerdir. Özünde sorunun böyle belirlenmesi doğrudur. Ancak mesele sorunun çözüm yönteminde düğümlenmiştir. Egemenler doğası gereği şiddet tekeli olarak devleti toplumun üzerine sürerek toplumu süreklileşen bir baskı altında sindirirken, devrimciler de isyan ile devlet şiddetine cevap vermiştir. Sadece bu da değil; özellikle devrimciler egemenlerin şiddet tekeline son vermeye çalışırken, egemenleri yok etmek için ezilenler adına şiddet tekelini kurup aynı kısır döngüye yol açmıştır. Rêber Apo buna ‘Yıkarken kötü devlet, kurarken iyi devlet’ dedi.</p>

<p>ÖZGÜR İRADE</p>

<p>Gerek egemenlerin şiddet tekeli olarak devleti toplum üzerine sürmesinden gerekse de devrimcilerin bu devlet sorununu doğru yöntemle çözemeyip yeni türden şiddet tekelini kurarak özünde devlet-toplum ilişkisini ve çelişkisini doğru çözememeleri sonucu oluşan sorunsalı çözümleyen Rêber Apo yeni bir yaklaşım geliştirmiştir. Son 25 yıllık zihinsel, paradigmasal, politik, ideolojik ve örgütsel yönelimi, son bir yıllık süreçte daha olgunlaşarak somutluk kazanmıştır. Son bir buçuk yıldır başlayan bu süreç ciddi şekilde olumlu ve olumsuz olarak tartışılıyor. Bu işin doğası gereği doğaldır. Fakat tartışmaların doğru zeminde ve ne yapılmak isteniyor konusunda yetersizlikleri taşıması nedeniyle devlet, Kürt halkı ve genel olarak toplum ilişkisi ve çelişkisinin geleneksel sosyalist devrimcilikten farklı olarak nasıl çözülmek istendiği ve yeni düzlemde nasıl biçim aldığı tam anlaşılmıyor. Bu nedenle Kürtler açısından bir kafa karışıklığının olduğu anlaşılmaktadır. Her şeyden önce koşullar ne olursa olsun Rêber Apo özgür irade ile ilişki kurar, diyalog geliştirir. Özgür iradeyi asla baskı altında tutmaz. Koşullar esaret olsa da özgürce tartışır, konuşur. 20 yıllık Ortadoğu sahasında, 27 yıllık İmralı’da özgür iradeyi hep korumuştur.</p>

<p>DEVAM EDEN SOYKIRIM KISKACI</p>

<p>“Özgür İrade” derken Rêber Apo’nun oluşturduğu ilkeler bütünlüğünü kastediyoruz. Yaşanan sürecin başladığı koşullar düşünüldüğünde; Rêber Apo tarafından yapılan çağrıya karşı ciddi şüpheler oluşmuştu. Özellikle Kürtlerin ortaklaştığı temel nokta yapılan çağrının özel savaş rejiminin psikolojik savaşının bir parçası olduğuydu. Böylesi bir yaklaşım tümden gözardı edilemez. Ancak Rêber Apo’nun farkı tam da bu noktada ortaya çıkmaktadır. Önderlik Kürtlerin devletle travmatik, paradoksal ilişkisini aşmıştır. Kürtler fiziki ve kültürel soykırıma uğramış. İsyan etmiş, yenilmiştir. Mezara gömülmüş, üzeri betonlaşmış ve darağacında son sözlerini söylemiştir. Bir kısmı yine direnmiş, bir kısmı da Judenrat olmuştur. Hâlâ da soykırım kıskacındadır. Rêber Apo mezardan çıkartmıştır, ama hâlâ mezarlıktadır; İngiliz sicimini koparmıştır, masaya getirmiştir, ama ip hâlâ sallanmaktadır. Tüm bu gerçeklikler Kürtlerde devletle ilişkide travma ve paradoksa yol açmıştır. Bu nedenle özgür irade ile ilişki kuramamaktadır. Tüm bu nedenler anlaşılırdır. Fakat sonsuza dek travmatik ve paradoksal yaşanmaz ki. İşte Rêber Apo’nun kırdığı ve aştığı bu travmatik ve paradoksal durumdur.</p>

<p>BU DENKLEM TUZAKTIR</p>

<p>Burada şu husus önem kazanmaktadır. Özel savaşın psikolojik savaş oyunu olsa da önemli ve değerli olan Rêber Apo’nun çözüm ilkesi ile cevap vermesidir, hazırlıklı olmasıdır. Bu bir mücadele olduğuna göre mücadele faz değiştiriliyorsa ona göre cevabın olması gerekiyor. Diğeri savaş lobisinin sürgit tuzağında kalmaktır. Norm dışı veya savaş lobisi şöyle bir oyun kurmuş: Meseleyi güvenme-güvenmeme, kabul etme ve reddetme denklemine sıkıştırmıştır. Bu denklem içinde kalındığı sürece onların oyun sahasında tuzağa düşürülmüş olur ve kışır döngü devam eder. Dikkat edilirse son 30 yıllık süreç hep böyle geçmiştir. Rêber Apo’nun yaptığı bu denklemi kırmaktır. Mesele güvenme-güvenmeme, kabul edip reddetme meselesi değildir. Bilinmelidir bu denklem tuzaktır. Mesele Kürt varlığını demokratik cumhuriyet ve demokratik entegrasyona dayalı demokratik toplum/ulus temelinde özgürlüğünün sağlanmasıdır.</p>

<p>PARADOKSU AŞMAK</p>

<p>Rêber Apo geliştirdiği hamleyle meseleyi norm dışının denkleminden çıkartıp masa denklemindeki mücadeleye çekti. Kim ne derse desin bu tarihi bir kırılma ve hamledir. Anlaşılması gereken norm dışının denkleminin kırılması ve masa denklemindeki mücadeledir. Anlaşılmayan bu masa denklemi mücadelesidir. Mücadelenin masa denkleminde yürütülmesi yine özgür ve özgür irade ile mücadelenin devam edeceğidir. Devletle ilişki ve çelişkinin travmatik ve paradoksal düzlemden çıkartılıp ideolojik-politik mücadele ilişki ve çelişki denklemi düzlemine alınmasıdır. Dikkat edilirse bu düzlemde ilişki ve çelişki karakteri yeni biçime çekilmek istenmektedir. Bu düzlemde demokratik toplum/ulusun tüm boyutlarıyla mücadelesi ve inşası devam edecektir.</p>

<p>MASA DENKLEMİNDE ÇELİŞKİLER</p>

<p>Bu düzlemde en kötüsü ve kaybettirecek olan beklentili olmaktır. Masa denkleminde devrimci dirilik önemlidir. Rêber Apo’nun masa denkleminde daha da canlandırdığı devrimci ruh ve diriliktir. Onun asla çiğnenmemesi için nefes nefese mücadele etmektir. Bunun doğru anlaşılmaması durumunda asıl o zaman kaybedilir. Esas olarak engel bu masa denkleminin mücadelesini, ilişki ve çelişkisini anlamamaktır. Masa denklemi bir ilişkidir, ama kendine göre çelişkisi de vardır. Sanki masa denklemi çelişkiyi ortadan kaldırıyormuş bir anlamı tarzı olduğu için karşı gücün kendi mantık sistematiğinde yaptığına karşı tepkilenmeler oluyor. Sanki mesele doğruları dayatmakla bitiyormuş gibi doğrular dillendiriliyor. Oysa masa denkleminde çelişkiler en üst düzeyde yoğunlaşıyor. Çünkü çözüme çekilmek isteniyor. Tek rauntluk değildir. Hep yeni raunta hazırlanma söz konusudur.</p>

<p>Karşı güç köşeye sıkıştırıp tek darbe ile devirmek de isteyebilir. Önemli olan doğru cevap vermektir. Masa denklemi kolay sanılıyor. Masa denklemine gelene kadar nasıl ki mezarı çatlatmak, İngiliz sicimini kesmek zorlu geçtiyse, mezarlıktan çıkmak ve darağacını tamamen ortadan kaldırmak da o kadar zorlu geçecektir. Zaten son bir buçuk yıllık süreç bunu yeterince kanıtlamıştır. Bu noktada özellikle inşacılar inkarcı zihniyetin ne olduğuna dair doğruları ve tespitleri dillendirip “olmuyor” demekle sorumluluk yerine getirilmiş olmuyor. Gerekli olan masa denklemine göre mücadeledir. Bu denkleme göre inşacı olmamak, asıl o zaman psikolojik savaşın oyun tuzağına düşülmüş olur. “Madem masa denklemi var, neden çözüm olmuyor, psikolojik savaş oyunları devam ediyor” demek, özünde varlığın özgürlük mücadelesini anlamamaktır. Bilinmelidir ki Kürtler üzerinde büyük oyunlar oynanıyor. Bu oyunların odağında inkarcı zihniyetin Kürtleri tamamen çökertmesi yatıyor. Masa denklemi her şeyin çözüldüğü anlamına gelmiyor. Öte yandan demokratik cumhuriyet ve demokratik entegrasyon çözümü gelişse de komün ve devlet ilişkisi ve çelişkisi sürecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MARKS VE ENGELS’İN ÇİZGİSİ</p>

<p>Masa denklemi bir de bu yönüyle anlaşılmaya muhtaçtır. Rêber Apo devletle ilişki ve çelişkiyi yeni düzleme taşırmaya çalışırken özellikle devlet içerisinde mücadele çizgisini de geliştirmektedir. Bu çizgi özelde Kürtler genelde sosyalistler ve tüm devlet dışı toplum kesimleri için yenidir. Devlet şiddetini ve devleti yıkacak türden yeni devlet şiddet tekelini aşmaktadır. Aslında geçmişte Engels ve Marks’ın bir dönem savunup ama gerçekleştiremediği bir çizgidir. Engels, eğer imkan varsa barış mücadelesi temelinde sorunların çözülebileceğini belirtirken, Marks imkanları açığa çıktığında hukuki mücadelenin verilebileceğini ifade etmiştir. Rêber Apo’nun farkı teorik ve pratik olarak bu çizgiyi ete-kemiğe büründürmesidir. Sınıfa karşı sınıf (sınıf gerçekliğini tamamen inkar etmemekle birlikte) mücadelesini ve teorisini aşıp komün-devlet çelişkisini, ilişkisi ve mücadelesini tam da bu noktada ortaya koymuştur. Bir tarafta norm devleti esas alıp norm dışını etkisizleştirmeye çalışırken, öte yandan da komün-devlet ilişkisi ve çelişkisi temelinde mücadeleyi esas almaktadır. Dikkat edilirse bu çizgide ileri bir hamle var. Bu hamlenin özü mücadeleyi devlet içine taşımasıdır. Devlet içi mücadele sosyalistlerin ihmal ettiği bir mücadeledir. Devlet sınıfa karşı sınıf anlayışıyla homojen, tek devlet olarak görüldüğü için mücadele hep devlet dışını esas almıştır.</p>

<p>KÜRT AKLI NE YAPMALI?</p>

<p>Oysa homojen devlet yoktur. Toplumsal gerçeklik devlete yansır. Bu da devlet içindeki kümelenmelere yol açar. Bu gerçekliği görmeyip mücadeleyi devlet içine taşımamak, özünde savaş lobisinin tuzağına düşmek olur. Dikkat edilirse, norm dışı/savaş lobisi devletin asıl sahibinin kendisi olduğunu iddia edip öyle savaşı geliştiriyor. Oysa durum tersidir. Bu gerçekliği görmemek sürgit savaş lobisinin istediği düzlemde kalmaktır. Zaten savaş lobisi bunu istemektedir. Israrla Kürtleri savaş içinde tutmak istemektedir. Bunun için her şey yapılıyor, psikolojik savaşla Kürtler tahrik ediliyor. Bu tahrike kapılıp ‘olmuyor’ demek kurulan tuzağa düşmektir. Rêber Apo’nun stratejik kişiliğiyle yaptığı bu tuzağa düşmemektir. İnşa ettiği Kürt aklıyla mücadeleyi devlet içine taşıyan hamleleri geliştirmektir.</p>

<p>Bu açıdan masa denkleminde devletle ilişki ve çelişki düzlemi büyük bir fırsat ve imkandır. Bilinmelidir ki bu düzleme kendiliğinden ve birilerinin icazetiyle geçilmemiştir. Yarım yüzyıllık bir tarihi direnç gerçekliği vardır. Kimse getirip sunmamıştır. Başkalarının bu düzlemi anlamama lüksü olabilir. Ama bu düzlemin oluşmasında ve ona geçilmesinde emeği, bedeli olanın anlamama lüksü yoktur.</p>

<p>KÜRDÜN ÖZGÜR VARLIK OLARAK YAŞAMASI</p>

<p>Masa denklemi bu açıdan önemlidir. Elbette masa denkleminde yem olmamak da işin diğer yönüdür. Bunun için komün-devlet ilişkisinin ve çelişkisinin anlaşılması ve yaratıcı-politika geliştirilmelidir. Kürdün özgür varlık olarak yaşaması buna bağlıdır. Bu açıdan ilişki-çelişki ve mücadele diyalektikliğinin bütünlüğünü anlamak önem kazanıyor. Sadece ilişkiye, sadece çelişkiye veya sadece mücadeleye odaklanmak tek yönlülük olur. Üçü iç içedir. Eğer inşacı bu diyalektiği zihniyet, kişilik, yaşam ve pratik haline getirirse sorumluluğunu yerine getirmiş olur.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317870</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/gerekli-olan-masa-denklemine-gore-mucadeledir</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-analiz-yaz.jpg" type="image/jpeg" length="33768"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FilmAmed Belgesel Film Festivali başvuruları 20 Temmuz'da]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/filmamed-belgesel-film-festivali-basvurulari-20-temmuzda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/filmamed-belgesel-film-festivali-basvurulari-20-temmuzda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yıl 10’uncusu düzenlenecek FilmAmed Belgesel Film Festivali için başvurular 20 Temmuz'da son buluyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AMED </strong>- Bu yıl 10’uncusu düzenlenecek FilmAmed Belgesel Film Festivali için başvurular 20 Temmuz'da son buluyor. Festival Koordinatörü Rojhilat Aksoy, özellikle genç sinemacılara, sinemaseverlere ve halka çağrıda bulundu.</p>

<p>FilmAmed Belgesel Film Festivali'nin 10'uncusu, 25-29 Eylül tarihleri arasında " Em li vir in! Nobedarên dara gûzê ne... /Buradayız! Ceviz Ağacının Nöbetindeyiz..." şiarıyla gerçekleştirilecek. Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği ve Peyas (Kayapınar) Belediyesi'nin ortaklaşa düzenlediği festival, 2011 yılında Film Günleri olarak başladığı yolculuğunu bugün Kürt belgesel sinemasının en önemli buluşma noktalarından biri olarak sürdürüyor.</p>

<p><a href="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_amd-13-07-2026-festival-sayili-gunler-kaldi_4.JPG" rel="nofollow" title=""><img src="https://www.mezopotamyaajansi44.com/staticfiles/1_amd-13-07-2026-festival-sayili-gunler-kaldi_4.JPG" /></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Festivalin gelişim sürecine ilişkin konuşan Festival Koordinatörü Rojhilat Aksoy, başvuru için çağrıda bulundu.</p>

<p>'FESTİVALİMİZ GİDEREK KURUMSALLAŞIYOR'</p>

<p>2011 yılında Amed Film Günleri olarak yola çıktıklarını belirten Aksoy, ilk etkinliklerinin Cigerxwîn Kültür Merkezi ile Peyas Belediyesi'nin katkılarıyla düzenlendiğini hatırlattı. 2016 sonrası kayyım atamaları nedeniyle festival çalışmalarının sekteye uğradığını anımsatan Aksoy, bu yıl 10'uncu kez izleyiciyle buluşacaklarını belirterek, festivalin umut veren, geleceğe dönük ve giderek daha fazla kurumsallaşan bir festivale dönüştüğünü söyledi.</p>

<p>'GEÇMİŞ İLE GELECEK ARASINDA KÖPRÜ KURULUYOR'</p>

<p>Festivalin kültürel hafızanın korunmasında önemli bir rol üstlendiğini dile getiren Aksoy, "Kişisel hafıza, bir film ya da sanat üretimi aracılığıyla kültürel hafızaya dönüşüyor. FilmAmed, bu üretimlerin seyirciyle buluşmasını sağlıyor. Böylece muhalif sinemacıların kendilerini ifade edebildikleri önemli bir alana dönüşüyor. Bu durum hem ulaştığımız seyirci hem de festivale katılan sinemacılar açısından büyük önem taşıyor” dedi.</p>

<p>'TOPLUMSAL HAFIZANIN TAŞIYICISI'</p>

<p>Kürt sineması ve belgesel üretimlerinde toplumsal hafızanın belirleyici olduğunu vurgulayan Aksoy, festivallerin bireysel çabaları kolektif bir hafıza mücadelesine dönüştürdüğünün altını çizdi. Aksoy, "Hakikat arayışından gerçeğin görünür kılınmasına, kalıcılaşmasına ve unutulmamasına kadar sanatçının verdiği bireysel mücadele festivaller aracılığıyla toplumsallaşıyor. Film üretenlerle festivallerde bir araya gelen sinemacılar, dil, kültür, toplumsal sorunlar ve hak ihlalleri üzerine ortak bir üretim ve tartışma zemini oluşturuyor. FilmAmed, bu hafızanın köprüsünü hem Kürdistan'da hem de Türkiye'de kuruyor" diye belirtti.</p>

<p>Batıda düzenlenen Documentary festivalleri ile birlikte FilmAmed'in uzun yıllardır varlığını sürdürebilen az sayıdaki festivalden biri olduğuna dikkati çeken Aksoy, "FilmAmed'in dört parça Kürdistan, Türkiye ve uluslararası katılımla kişisel hafızayı kolektif hafızaya dönüştürme görevini yerine getirdiğini görüyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>'CEVİZ AĞACININ NÖBETİNDEYİZ'</p>

<p>Festivalin sloganının şair Goran Haco'nun dizelerinden ilham aldığını belirten Aksoy, sloganın uzun yıllardır sürdürülen var olma mücadelesini simgelediğini dile getirdi. Aksoy, şöyle devam etti: "Burada olmak, ceviz ağacının nöbetinde olmak; burada büyümek, burada filizlenmek demektir. Bizler kurumlarımızın varlığının sürdürülmesi için mücadele eden insanlarız. Birçok zorluğu birlikte yaşadık. Tıpkı ceviz ağacının nöbetini tutar gibi kurumlarımızın nöbetini tuttuk. 10’uncu festivale ulaşmanın duygusuyla bu sloganı belirledik. Bu dizeler birçok sanatçıya ve mücadele eden insana ilham verdi. Büyümeyi, gelişmeyi ve yeniden inşa etmeyi anlatıyor. İçinden geçtiğimiz barış ve demokratik toplum tartışmalarıyla birlikte demokratikleşme ve varlığını sürdürme iradesini de ifade ediyor. Bu nedenle slogan bizim için güçlü bir anlam taşıyor.</p>

<p>BAŞVURULAR 20 TEMMUZ'DA SON BULUYOR</p>

<p>Festival kapsamında film ve proje başvuruları FilmAmed.org üzerinden kabul ediliyor. 12 Haziran'da başlayan başvurular, 20 Temmuz'da sona erecek. Üç projeye teknik, yapım ve prodüksiyon desteği sağlanacak. Filmler için çeşitli tematik ödüller verilecek. Festivalin programı panel, seminer ve atölyelerle zenginleştirildi. 10’uncu yıl programımız oldukça kapsamlı olacak. Genç sinemacılar, sinemaseverler ve halkımızla birlikte bu heyecanı paylaşmak istiyoruz. Başta Amed olmak üzere çevre illerde yaşayan tüm genç sinemaseverleri festivalimizi birlikte kutlamaya davet ediyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317862</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/filmamed-belgesel-film-festivali-basvurulari-20-temmuzda</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-amd-13-07-2026-festival-sayili-gunler-kaldi-kolaj.png" type="image/jpeg" length="47654"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AHBAP soruşturmasına yeni gelişme: Güner'e gözaltı kararı!]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/ahbap-sorusturmasina-yeni-gelisme-gunere-gozalti-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/ahbap-sorusturmasina-yeni-gelisme-gunere-gozalti-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AHBAP derneğine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Avukat Ece Güner'e gözaltı kararı çıkarıldı. Güner, Haluk Levent suçlu mu suçsuz mu bilmiyorum]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın AHBAP Derneği'ne ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında dernek başkanı sanatçı Haluk Levent gözaltına alındı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında Ahbap Derneği'nin genel merkezinde polis ekiplerince baskın gerçekleştirildi.</p>

<p>Haluk Levent'e "Dernekler kanununa muhalefet", "Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "Örgüt üyeliği" soruşturmaları yöneltildiği öğrenildi.</p>

<h3>GÖZALTI KARARI VERİLDİ</h3>

<p>Soruşturma kapsamında yeni bir gelişme oldu.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Haluk Levent’in danışmanlığını yapan Avukat Ece Güner hakkında gözaltı kararı verildi.</p>

<p>Güner sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları yazdı:</p>

<p>"1-Ahbap Derneğinin veya Haluk Levent’in hiçbir zaman avukatı olmadım; asla da vekâlet ücreti vb. Almadım.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2- Yıllardır on binlerce vatandaş gibi Ahbap’a onlarca bağış yaptım. İnsanlar ameliyat ettirdim, depremde en büyük bağışlardan birini yaptım! Bu kayıtlarda var, hatta o dönem açıklandı bile.</p>

<p>Hep (Allah’a şükür) hayırsever bir insan oldum. Bunu etrafımdaki herkes bilir.</p>

<p>3-Onun dışında depreme yüklü bağış yapmamdan sonra:</p>

<p>Haluk Levent; herhalde büyük bağışlar yaptığımı görünce; bana yanaşarak, geçici olarak bir kişisel borç istedi. Çok zor durumda olduğunu söyledi. Hayati bir mesele olduğunu ve 1 ay içinde geri ödeyeciğini söyledi.</p>

<p>“Türkiye’nin en güvenilir insanıyım, insanlar bana milyonlarını emanet ediyor; hemen geri öderim” dedi.</p>

<p>Güvendim.</p>

<p>Sonra maalesef yaklaşık 1 yıl uğraştıktan sonra verdiğim borcu zar zor geri alabildim.</p>

<p>[Bağış ayrı borç ayrı; elbette sadece verdiğim borcu geri aldım. Bağışlarım Ahbap’a yapılmıştı ve geri almadım elbette].</p>

<p>Beni tanıyan herkes şahittir; belki aşırı yardım sever bir insanım. Pek çok derneğe ve insana yardım ederim..</p>

<p>Haluk Levent suçlu mu suçsuz mu bilmiyorum: Ama şunu biliyorum ben verdiğim borcu geri almak için çok mücadele verdim ve o olaydan sonra bir daha asla ne Haluk Levent’e ne Ahbap’a bağış yapmadım.</p>

<p>1 yıl boyunca; verdiğim borcu geri almak için uğraşırken hem ben hem ailem son derece üzüldük."</p>

<h3>AHBAP 'BAĞLANTILI' 18 KİŞİYE GÖZALTI</h3>

<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yapılan operasyonda Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 18 kişi, 12 Temmuz 2026 tarihinde düzenlenen eş zamanlı operasyonla yakalanarak gözaltına alındı.</p>

<p>Kişilere ait adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, yüklü miktarda nakit para, altın, çek, senet ve çeşitli doküman bulundu.</p>

<p>Konuya ilişkin başlatılan soruşturma ve inceleme işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/son-dakika-ahbap-sorusturmasina-yeni-gelisme-avukat-ece-guner-</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Güncel</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/ahbap-sorusturmasina-yeni-gelisme-gunere-gozalti-karari</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/01326230-8874-439a-a94c-b7db5556c4f4.webp" type="image/jpeg" length="97627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4 artarak 79 dolara çıktı]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/brent-petrolun-varil-fiyati-yuzde-4-artarak-79-dolara-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/brent-petrolun-varil-fiyati-yuzde-4-artarak-79-dolara-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında artan gerilim nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4 artarak 79 dolara çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ - </strong>ABD ile İran arasında artan gerilim nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4 artarak 79 dolara çıktı.</p>

<p>ABD ve İran'ın Ortadoğu'daki saldırılarının karşılıklı olarak artması ardından petrol fiyatları yükseldi. İran'ın ABD'nin saldırılarının ardından Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını genişletmesi ve Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatını tehdit etmesi nedeniyle petrol fiyatları yükseldi.</p>

<p>Brent petrolü, Hürmüz Boğazı'nın statüsü ve olası kapanma ihtimali nedeniyle yüzde 4 artarak varil başına 79 dolara yükseldi.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump Pazar günü Hürmüz Boğazı'nın ticari trafiğe açık olduğunu söyledi; ancak İran daha önce bir geminin onaylanmamış bir rotada seyretmesi ve vurulmasının ardından boğazı kapattığını açıklamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SON BEŞ HAFTANIN EN DÜŞÜK SAYISI</p>

<p>Kpler'in gemi takip verilerine göre, Pazar günü boğazdan altı gemi geçti; bu, son beş haftanın en düşük sayısı.</p>

<p>Uluslararası Enerji Ajansı'nın Cuma günü yayınladığı aylık rapora göre, anlaşmanın ardından küresel petrol arzı Haziran ayında günde 4.1 milyon varil arttı, ancak savaş öncesi seviyelerin 9.4 milyon varil altında kaldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317855</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/brent-petrolun-varil-fiyati-yuzde-4-artarak-79-dolara-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 08:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-abd-iran-petrol.jpeg" type="image/jpeg" length="28882"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bölge'de sıcaklık 42 dereceyi bulacak]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/bolgede-sicaklik-42-dereceyi-bulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/bolgede-sicaklik-42-dereceyi-bulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin birçok yerinde sağanak yağış beklenirken, Kürdistan kentlerinde ise sıcaklık 42 dereceyi bulacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ </strong>- Türkiye’nin birçok yerinde sağanak yağış beklenirken, Kürdistan kentlerinde ise sıcaklık 42 dereceyi bulacak.</p>

<p></p>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, günün hava durum raporunu yayımladı. Buna göre, Türkiye’nin kuzey kesimleri ile Akdeniz'in parçalı, yer yer çok bulutlu, Trakya, Akdeniz’in Toroslar mevkii, Batı Karadeniz (Sinop haric), Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile İstanbul, Kocaeli, Artvin, Qers ve Erdexan çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek.</p>

<p></p>

<p>MARMARA</p>

<p></p>

<p>Bölgenin az bulutlu ve açık geçeceği, zamanla batısı parçalı çok bulutlu, Trakya ile İstanbul ve Kocaeli çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p>

<p></p>

<p>EGE</p>

<p></p>

<p>Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.</p>

<p></p>

<p>AKDENİZ</p>

<p></p>

<p>Parçalı ve az bulutlu, iç kesimlerinin yer yer çok bulutlu, Toroslar Mevkii'nin öğle saatlerinde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İÇ ANADOLU</p>

<p></p>

<p>Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.</p>

<p></p>

<p>BATI KARADENİZ</p>

<p></p>

<p>Az bulutlu, zamanla iç kesimleri parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra bölge genelinin (Sinop haric) yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği öngörülüyor.</p>

<p></p>

<p>ORTA ve DOĞU KARADENİZ</p>

<p></p>

<p>Parçalı yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Artvin çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçmesi bekleniyor.</p>

<p></p>

<p>SERHAT BÖLGESİ</p>

<p></p>

<p>Parçalı ve az bulutlu, bölgenin kuzeydoğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra Qers ve Erdexan çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.</p>

<p></p>

<p>Yanı sıra Amed 42, Mêrdîn 37, Sêrt 40 ve Riha ise 41 derece olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317857</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekoloji </category>
      <guid>https://www.medgundem.com/bolgede-sicaklik-42-dereceyi-bulacak</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 08:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-mrk-13-07-2026-hava-durumu-yagis-sicaklik.jpg" type="image/jpeg" length="84182"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 Dünya Kupası'nda yarı final heyecanı başlıyor]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/2026-dunya-kupasinda-yari-final-heyecani-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/2026-dunya-kupasinda-yari-final-heyecani-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa-İspanya ve İngiltere-Arjantin yarı finalde kozlarını paylaşacak. Kazananlar 19 Temmuz'da MetLife Stadyumu'nda dünya şampiyonluğu için sahaya çıkacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ – </strong>ABD, Kanada ve Meksika'nın ortak ev sahipliğinde düzenlenen 2026 FIFA Dünya Kupası'nda yarı final eşleşmeleri belli oldu. Futbolseverlerin büyük ilgiyle takip ettiği turnuvada Fransa ile İspanya, İngiltere ile Arjantin finale çıkabilmek için karşı karşıya gelecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Çeyrek final karşılaşmalarının tamamlanmasının ardından yarı finale yükselen son takım Arjantin oldu. Arrowhead Stadyumu'nda İsviçre ile karşılaşan Arjantin, rakibini 3-1 mağlup ederek adını son dört takım arasına yazdırdı. Bu sonuçla Arjantin'in yarı finaldeki rakibi İngiltere oldu.<br />
Diğer yarı final mücadelesinde ise Fransa ile İspanya kozlarını paylaşacak.<br />
<strong>Yarı final programı<br />
Fransa - İspanya | 14 Temmuz 2026 Salı | 22.00<br />
İngiltere - Arjantin | 15 Temmuz 2026 Çarşamba | 22.00</strong><br />
Yarı final karşılaşmalarını kazanan ekipler, 19 Temmuz 2026 tarihinde ABD'nin New Jersey eyaletindeki East Rutherford bölgesinde bulunan MetLife Stadyumu'nda oynanacak final maçında Dünya Kupası'nı kazanmak için mücadele edecek.<br />
<strong>48 takımla tarihi organizasyon</strong><br />
2026 FIFA Dünya Kupası, turnuva tarihinin en geniş katılımlı organizasyonu olma özelliğini taşıyor. İlk kez 48 milli takımın mücadele ettiği Dünya Kupası, önceki organizasyonlarda yer alan 32 takımlık formatın yerine yeni sistemle oynanıyor. Bu değişiklikle birlikte daha fazla ülke Dünya Kupası heyecanını yaşama fırsatı buldu.<br />
Dünya Kupası kaç yılda bir düzenleniyor?<br />
FIFA Dünya Kupası, 1930 yılından bu yana dört yılda bir düzenleniyor ve dünyanın en büyük spor organizasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. Milyarlarca futbolseverin takip ettiği turnuva, ülkelerin en prestijli futbol kupası olma özelliğini taşıyor.<br />
<strong>Son şampiyon Arjantin</strong><br />
Bir önceki Dünya Kupası, 2022 yılında Katar'da düzenlendi. Finalde Fransa'yı penaltı atışları sonucunda mağlup eden Arjantin, tarihindeki üçüncü Dünya Kupası şampiyonluğunu elde etmişti. Arjantin, 2026 turnuvasında da başarılı performansını sürdürerek yeniden finale yükselme hedefiyle yoluna devam ediyor.<br />
<strong>Sonraki Dünya Kupası ne zaman?</strong><br />
2026 Dünya Kupası'nın ardından bir sonraki FIFA Dünya Kupası'nın 2030 yılında düzenlenmesi planlanıyor. Organizasyona Fas, Portekiz ve İspanya ana ev sahipliği yaparken, turnuvanın açılış karşılaşmalarının FIFA'nın 100. yılı dolayısıyla Uruguay, Arjantin ve Paraguay'da oynanması kararlaştırıldı.<br />
Yarı final maçlarının futbolseverlere yüksek tempolu ve büyük heyecan yaşatması beklenirken, gözler artık dünya şampiyonunun belirleneceği kritik mücadelelere çevrildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/2026-dunya-kupasinda-yari-final-heyecani-basliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 08:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/images-65.jpg" type="image/jpeg" length="65134"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'den ilk mesaj]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-gunerden-ilk-mesaj</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-gunerden-ilk-mesaj" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dün Çankaya Belediyesi'ne düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'den ilk açıklama geldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'da Çankaya Belediyesi'ne dün sabah saatlerinde operasyon düzenlendi.</p>

<p>Operasyon kapsamında aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de yer aldığı 36 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.</p>

<h3>GÖZALTINA ALINDI</h3>

<p>Operasyon kapsamında Çankaya Belediye Başkanı Güner, Esenboğa Havalimanı'nda gözaltına alındı.</p>

<p>Havalimanında görevli polislerce gözaltına alınan Güner, sağlık kontrolünün ardından ifade işlemleri için Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>GÜNER'DEN İLK MESAJ</h3>

<p>Son olarak, gözaltındaki Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'den ilk açıklama geldi.</p>

<p>Güner, "İçinden geçtiğimiz bu süreçte bilmenizi istediğim tek bir şey var: Ben, sizlere mahcup olacak hiçbir şey yapmadım. Vicdanım rahat, alnım ak, başım dik" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hüseyin Can Güner'in X hesabından paylaşılan paylaşım şöyle:</p>

<p><em>"Sevgili Komşularım,</em></p>

<p><em>Hepinize mutlu pazarlar diliyorum.</em></p>

<p><em>İçinden geçtiğimiz bu süreçte bilmenizi istediğim tek bir şey var:</em></p>

<p><em>Ben, sizlere mahcup olacak hiçbir şey yapmadım.</em></p>

<p><em>Vicdanım rahat, alnım ak, başım dik.</em></p>

<p><em>Çankaya’ya ve sizlere hizmet etmekten başka hiçbir gayem olmadı.</em></p>

<p><em>Gönderdiğiniz mesajları, duaları ve iyi dilekleri okudum. Desteğiniz bana güç veriyor. İyi ki varsınız.</em></p>

<p><em>En kısa zamanda Çankaya’nın sokaklarında, parklarında ve mahallelerinde birlikte olmaya devam edeceğiz.</em></p>

<p><em>Sevgi ve dayanışmayla…"</em></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/gozaltina-alinan-cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-guner-de</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yerel Yönetimler </category>
      <guid>https://www.medgundem.com/cankaya-belediye-baskani-huseyin-can-gunerden-ilk-mesaj</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/h-n-at3z-t-x-i-a-elx-df.jpg" type="image/jpeg" length="19870"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Küresel ısınmanın tarıma maliyeti 20 milyar doları aştı]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/kuresel-isinmanin-tarima-maliyeti-20-milyar-dolari-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/kuresel-isinmanin-tarima-maliyeti-20-milyar-dolari-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel ısınmanın neden olduğu aşırı sıcaklıklar ve kuraklık, mısır, buğday ve soya fasulyesi üretiminde yılda 20 milyar doları aşan ekonomik kayba neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ -</strong> Küresel ısınmanın neden olduğu aşırı sıcaklıklar ve kuraklık, mısır, buğday ve soya fasulyesi üretiminde yılda 20 milyar doları aşan ekonomik kayba neden oldu.</p>

<p>Uluslararası Uygulamalı Sistem Analizi Enstitüsü (IIASA) araştırmacılarının çalışmasına göre, küresel ısınmanın neden olduğu aşırı sıcaklık ve kuraklık, mısır, buğday ve soya fasulyesi üretiminde 2000-2019 yılları arasında yaklaşık 400 milyar dolarlık ekonomik kayba yol açtı. Bu, yılda ortalama 20 milyar dolardan fazla zarara karşılık geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplam ekonomik kayıp büyük tarım üreticisi ülkelerde daha yüksek olsa da etkileri düşük gelirli ülkelerde daha ağır hissediliyor. En az gelişmiş ülkelerde tarımsal kayıpların gayrisafi yurt içi hasılaya oranı yaklaşık yüzde 0,10 olurken, zengin ülkelerde bu oran yüzde 0,04 seviyesinde kaldı. Araştırmacılar, bu durumun gıda fiyatlarını artırabileceği, geçim kaynaklarını zayıflatabileceği ve göçü tetikleyebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>EMİSYONLARIN MALİYETİ</p>

<p>Araştırmaya göre, 2000-2019 yılları arasında dünyanın en zengin yüzde 10'luk kesiminin sera gazı salımları, tarımsal ürün kayıplarından kaynaklanan yaklaşık 113 milyar dolarlık zarara katkıda bulundu. Bu tutar, gelir gruplarına göre hesaplanan toplam zararın yaklaşık yüzde 55'ini oluştururken, dünyanın en yoksul yüzde 50'sinin neden olduğu zararın sekiz katından fazla. Dünyanın en büyük petrol, doğal gaz, kömür ve çimento şirketlerinin emisyonlarının ise yaklaşık 170 milyar dolarlık ekonomik kayıpla bağlantılı olduğu hesaplandı.</p>

<p>Yüksek emisyon senaryosunda yıllık tarımsal kaybın 2070'e kadar 80 milyar doların üzerine çıkabileceği, yüzyılın sonunda ise 160 milyar doları aşabileceği öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317809</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/kuresel-isinmanin-tarima-maliyeti-20-milyar-dolari-asti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-mrk-12-07-2026-kuresel-isinmanin-tarima-etkisi.jpg" type="image/jpeg" length="85729"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahmet Telli şiiriyle baskıya ve unutuşa karşı durdu]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/ahmet-telli-siiriyle-baskiya-ve-unutusa-karsi-durdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/ahmet-telli-siiriyle-baskiya-ve-unutusa-karsi-durdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplumcu gerçekçi şiirin önemli temsilcilerinden Ahmet Telli, ardında yalnızca şiirleri değil, 12 Eylül karanlığına, baskılara, savaş politikalarına ve toplumsal unutuşa karşı yürüttüğü mücadeleyi de bıraktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ANKARA </strong>- Toplumcu gerçekçi şiirin önemli temsilcilerinden Ahmet Telli, ardında yalnızca şiirleri değil, 12 Eylül karanlığına, baskılara, savaş politikalarına ve toplumsal unutuşa karşı yürüttüğü mücadeleyi de bıraktı.</p>

<p>Toplumcu gerçekçi edebiyatın önemli temsilcilerinden devrimci öğretmen ve şair Ahmet Telli, 79 yaşında Ankara’da yaşamını yitirdi. Telli’nin yaşamı, devletin asimilasyon ve baskı politikalarına karşı sokakta, cezaevinde ve mahkeme salonlarında verilen kesintisiz bir mücadelenin tarihi oldu.</p>

<p>Telli’nin resmi ideoloji ve devletle olan çelişkisi, Hasanoğlan ve Pazarören öğretmen okullarında okuduğu ilk gençlik yıllarında şekillendi. Hasanoğlan Öğretmen Okulu'nda önce İbrahim Kaypakkaya ile yolları kesişen Telli, daha sonra Türkiye devrimci hareketinin öncülerinden Deniz Gezmiş, Mahir Çayan ve Ulaş Bardakçı ile yoldaşlık etti. Kaypakkaya’nın 18 Mayıs 1973 tarihinde Diyarbakır Cezaevi’nde katledilmesi, Telli’nin yaşamında sadece bir arkadaş kaybı değil, ömür boyu taşınacak bir devrimci sadakat borcu haline geldi. Katledilen yoldaşlarının ardından hafızasında biriken öfkeyi de, üretimini de Kaypakkaya ve kuşağının ödediği ağır bedeller, kayıplar ve geride bırakılan miras üzerine inşa etti.</p>

<p>YARGI KISKACINDA OLDU</p>

<p>Gazi Eğitim Enstitüsü’nü bitirdikten sonra Anadolu’nun çeşitli kentlerinde öğretmenlik yapan Telli, resmi müfredatın ve statükonun sınırlarını reddeden ezilen halkların safında yer alan kamusal ve politik bir eğitim anlayışını, sürgünlere ve cezaevlerine rağmen savundu. 12 Eylül 1980 Darbesi ile birlikte Telli, sıkıyönetim mahkemelerinde yargılandı. Ağır işkencelerden geçirilen ve tutsak edilen Telli'ye yönelik yargı tacizi ve baskı mekanizmaları, 12 Eylül dönemiyle sınırlı kalmadı. Kürt meselesinin demokratik çözümü, insan hakları ve barış mücadelesinde en ön saflarında yer alan Telli, ömrünün son yıllarında da ceza mahkemelerinin hedefindeydi. Telli, 1980'lerde Kürt Şair Cigerxwîn için kaleme aldığı bir inceleme nedeniyle "Komünizm propagandası" suçlamasıyla yargılandı ve ceza verildi.</p>

<p>DAİŞ’E KARŞI ŞİİR OKUDUĞU İÇİN YARGILANDI</p>

<p>Daha sonra DAİŞ'in Kobanê'ye yönelik saldırılarına karşı 2017'de Ankara'da düzenlenen bir eylemde okuduğu şiir ve yaptığı konuşma nedeniyle ilerleyen yaşına ve sağlık sorunlarına rağmen "örgüt propagandası" iddiasıyla hapis cezası verildi. Mahkeme salonlarında kurulan sanık sandalyelerini her seferinde sistemi sorgulayan birer savunma kürsüsüne çeviren Telli, toplumsal meselelerde ezilenlerin yanında saf tutmanın bir aydının kaçınılmaz görevi olduğunu onu yargılamaya çalışan hakimlerin yüzüne vurdu.</p>

<p>ŞİİRLERİ İLE HAFIZAYI KORUDU</p>

<p>Şiirleri yüzünde yargılanan Telli, şiiri yalnızca sözcüklerin yan yana gelişi, bireysel duyguların dışavurumu olarak görmedi. O’nun için şiir, hakikatin tanıklığıydı. Telli "Su Çürüdü" şiir kitabında, 12 Eylül'ün karanlığını, cezaevlerindeki vahşete karşı direnişi ve isyanı kaleme aldı. Telli, yayımladığı tüm şiir kitaplarında toplumsal mücadeleler, baskılara karşı tanıklık ettiği halkların direnişini anlattı. Şiirleriyle toplumun hafızasını korumaya çabalayan Telli, yaşamını adadığı şiirleri ve mücadelesiyle hafızalarda yer edinecek.</p>

<p>Telli'nin, Kürdistan kentlerinde ilan edilen sokağa çıkma yasakları sürecinde katledilen yurttaşlar için kaleme aldığı "Ah kadın"" şiiri:</p>

<p>"Ah kadın, Cizre miydi senin adın</p>

<p>Cudi'ye bakıp durma fistanın alev alır</p>

<p>Bilmez misin ki kan değdi çakalların dişine</p>

<p>Her bodrum tekinsiz saatler gibi işliyor</p>

<p>Ve genzinde bir yanma tuhaf bir kekrelik</p>

<p>Gece bir dumandı tütüp durdu Gabar'da</p>

<p>Sokakta mezarlık sinekleri, çıldıran tarih</p>

<p></p>

<p>Bilmez misin ki kan değdi çakalların dişine</p>

<p></p>

<p>Ah kadın, adın Cizre miydi senin adın</p>

<p>Ekmek almaya gidenin yaşı mı sorulur</p>

<p>Berkin Elvan'ı ne zaman unuttun, hani</p>

<p>O kaşları karadan daha kara Berkin'i</p>

<p>Ölü bebekleri beyaz bayrak esirgemiyor</p>

<p>Bir derin dondurucu bul yahut kâbusa</p>

<p>Dönen uykular kanatlansın Botan'da</p>

<p></p>

<p>Ölümün haysiyeti ölüm kadardır</p>

<p></p>

<p>Ah kadın, sen Lokman'ı tanır mıydın</p>

<p>Gülüşü Dicle gibi harelenen Lokman'ı</p>

<p>Mem u Zin'i ezbere okurdu; boynundaki</p>

<p>Kement soldurdu mu o gülistan gülüşü,</p>

<p>İmlâyı boşver hayat sığmıyor ona</p>

<p>Melayê Ciziri'nin Divân'ı yanıyor Kasrik'te</p>

<p>Yanık kokuyor şehir, şehir kan kokuyor</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ah kadın, Cizre miydi adın Şırnak mı</p>

<p>Nusaybin de olabilir hadi sen söyle."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/317806</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/ahmet-telli-siiriyle-baskiya-ve-unutusa-karsi-durdu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-ank-12-07-2026-ahmet-telli-portre-1.jpg" type="image/jpeg" length="41755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ABD İran'ı, İran dört Körfez ülkesini vurdu]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/abd-irani-iran-dort-korfez-ulkesini-vurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/abd-irani-iran-dort-korfez-ulkesini-vurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin İran'da 300'den fazla askeri hedefi vurduğunu açıklamasının ardından İran da dört Körfez ülkesine yönelik İHA ve füze saldırıları düzenledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ABD ordusu, bugün (Pazar) İran'daki hedeflere yönelik üçüncü askeri saldırı dalgasının tamamlandığını duyurdu. Açıklamada, son günlerde İran içindeki hedeflere karşı 300'den fazla askeri noktanın vurulduğu, bunun Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere düzenlenen saldırılara karşı gerçekleştirilen en kapsamlı hava ve deniz operasyonlarından biri olduğu belirtildi.</p>

<p>ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), yaptığı açıklamada üçüncü saldırı dalgası kapsamında yaklaşık 140 İran askeri hedefinin vurulduğunu bildirdi. Operasyonda kara ve deniz üslerinden havalanan savaş uçaklarının yanı sıra insansız hava araçları ile hassas güdümlü mühimmat kullanan savaş gemilerinin görev aldığı ifade edildi.</p>

<p>CENTCOM'a göre hedefler arasında füze ve İHA fırlatma noktaları, deniz tesisleri, mühimmat depoları, askeri depolar, haberleşme ağları ile İran kıyılarındaki gözetleme ve erken uyarı noktaları yer aldı. Operasyonun amacının, uluslararası deniz taşımacılığına yönelik saldırılarda kullanılan İran askeri kapasitesini azaltmak olduğu belirtildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, operasyonların Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere yönelik saldırılar nedeniyle 'İran'ı sorumlu tutmak' amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi. Son saldırı dalgasının, Kıbrıs bayraklı bir konteyner gemisinin Hürmüz Boğazı'nda saldırıya uğramasının ardından düzenlendiği kaydedildi. CENTCOM'un daha önce yaptığı açıklamaya göre saldırıda gemide yangın çıkmış, makine dairesi ağır hasar görmüş ve mürettebattan bir kişi kaybolmuştu.</p>

<h3>İRAN'DAN SERT MİSİLLEME</h3>

<p>İran ise ABD'nin saldırılarına karşılık olarak Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt'e yönelik saldırılarını yeniden başlatırken, dört ülke füze ve insansız hava araçlarına karşı savunma sistemlerini devreye soktu. Bölgede güvenlik önlemleri artırıldı ve halka yönelik uyarılar yayımlandı.</p>

<p>Katar Savunma Bakanlığı, ülkeyi hedef alan bir füze saldırısının silahlı kuvvetler tarafından önlendiğini açıkladı. Bakanlık, hava savunma sistemlerinin her türlü tehdide karşı hazır olduğunu bildirdi.</p>

<p>Katar İçişleri Bakanlığı ise güvenlik tehdidi seviyesinin hâlâ yüksek olduğunu belirterek yurttaşlara ve ülkede yaşayan yabancılara evlerinde kalmaları, zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaları ve yeni bir duyuruya kadar resmî talimatlara uymaları çağrısında bulundu.</p>

<p>Başkent Doha'da patlama sesleri duyulurken, AFP muhabirleri kentin semalarında hava savunma sistemlerinin önleme faaliyetlerini gözlemlediklerini bildirdi. Yetkililer de cep telefonlarına güvenlik uyarıları göndermeyi sürdürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>FÜZE VE İHA SALDIRILARI</h3>

<p>Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı, İran'dan gelen füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşılık verildiğini duyurdu. Bakanlık, ülkenin çeşitli bölgelerinde duyulan seslerin hava savunma sistemlerinin balistik füzeleri, seyir füzelerini ve insansız hava araçlarını önleme faaliyetlerinden kaynaklandığını açıkladı.</p>

<p>Bahreyn devlet televizyonu ise hava savunma sistemlerinin İran kaynaklı hava saldırılarını önlediğini ve hedefleri imha ettiğini bildirdi. Yetkililer daha sonra önleme operasyonlarının tamamlanmasının ardından 'tehlike geçti' uyarısı yayımlayarak alarm durumunun sona erdiğini açıkladı.</p>

<p>Saldırıların Kuveyt'i de kapsayacak şekilde genişlediği bildirildi. Kuveyt ordusu, ülke hava sahasındaki düşman hedeflere karşı müdahale edildiğini açıkladı. Bu açıklama, son gerilim dalgasının başlamasından bu yana Kuveyt Silahlı Kuvvetleri'nin yürüttüğü önleme operasyonlarına ilişkin ilk resmî duyuru oldu.</p>

<p>Hedeflerin niteliği ve müdahalenin sonuçları hakkında henüz ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/basra-korfezi-nde-gerilim-zirvede-abd-iran-i-iran-dort-korfez-ul</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/abd-irani-iran-dort-korfez-ulkesini-vurdu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/f25b888d-4201-47d5-a629-f0a65227e9ac.webp" type="image/jpeg" length="16682"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arjantin, yarı finalde İngiltere'nin rakibi oldu]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/arjantin-yari-finalde-ingilterenin-rakibi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/arjantin-yari-finalde-ingilterenin-rakibi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Kupası çeyrek final maçında Arjantin, normal süresi 1-1 biten karşılaşmanın uzatma devresinde İsviçre'yi 3-1 mağlup ederek adını yarı finalde yazdırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 FIFA Dünya Kupası çeyrek finalinde Arjantin ile İsviçre karşı karşıya geldi.</p>

<p>Arrowhead Stadyumu'nda oynanan karşılaşmanın normal süresi 1-1'lik eşitlikle sona erdi. Uzatma dakikalarında rakibine 3-1 üstünlük kuran Arjantin, adını yarı finale yazdırdı.</p>

<p>Arjantin'e galibiyeti getiren golleri 10. dakikada Alexis Mac Allister, 112. dakikada Julian Alvarez ve 120+1. dakikada Lautaro Martinez kaydetti.</p>

<p>İsviçre'nin tek golü ise 67. dakikada Dan Ndoye'den geldi.</p>

<p>İsviçre, mücadelenin 72. dakikasında 10 kişi kaldı. Breel Embolo, hakemi aldatmaya yönelik hareketi nedeniyle ikinci sarı kartını görerek kırmızı kartla oyun dışında kaldı.</p>

<h3>ARJANTİN'İN RAKİBİ İNGİLTERE</h3>

<p>Mücadeleden 3-1 galibiyetle ayrılan Arjantin yarı finalde İngiltere'nin rakibi oldu. Yarı final mücadelesi 15 Temmuz Çarşamba TSİ 22.00'de Atlanta Stadı'nda oynanacak.</p>

<h3>LIONEL MESSI 10. ASİSTİNİ YAPTI</h3>

<p>Lionel Messi, 10. dakikada Mac Allister'ın attığı golün pasını verdi ve turnuva tarihinde 10 asiste ulaştı.</p>

<p>Dünya Kupası'nda en fazla asist yapan oyuncu olan Lionel Messi (10), bu gol paslarının tamamıyla farklı takım arkadaşlarını besledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>MESSI 9 MAÇ ARADAN SONRA GOL ATAMADI</h3>

<p>Arjantin'in yıldız oyuncusu Lionel Messi, İsviçre karşısında gol kaydedemedi. Messi, bu maçla birlikte Dünya Kupası'nda 9 maç aradan sonra gol atamadı.</p>

<p>21 golle Dünya Kupası tarihinin en golcü oyuncusu unvanını elinde bulunduran Messi, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda ise 6 maçta 8 gol atarak krallık yarışında Mbappe ile birlikte zirvede yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya-kupasi/isvicre-karsisinda-uzatmada-guldu-arjantin-yari-finalde-i</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/arjantin-yari-finalde-ingilterenin-rakibi-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/4c2031bf-57d9-4523-902b-3c1340cd7d6f.webp" type="image/jpeg" length="93780"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Barış ve Özgürlük Hukukunun Kurucu İlkeleri”]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/baris-ve-ozgurluk-hukukunun-kurucu-ilkeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/baris-ve-ozgurluk-hukukunun-kurucu-ilkeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haftalık olarak okuyucuyla buluşan Jin derginin 176’ncı sayısı, “Barış ve Özgürlük Hukukunun Kurucu İlkeleri” manşetiyle yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL -</strong> Jin derginin 176’ncı sayısı, “Barış ve Özgürlük Hukukunun Kurucu İlkeleri” kapağıyla çıktı.</p>

<p>Haftalık olarak okuyucuyla buluşan Jin derginin 176’ncı sayısı, “Barış ve Özgürlük Hukukunun Kurucu İlkeleri” manşetiyle yayımlandı. Barışın hukuksal, toplumsal ve tarihsel temellerine odaklanılan yeni sayıda, demokratik toplumun inşasında hukukun rolü, Kürt meselesinde hukuksal tanınma ve kolektif haklar tartışması, kadınların barış ve anayasa süreçlerindeki kurucu konumu ile geçmişle yüzleşme ve toplumsal hafıza meseleleri ele alındı.</p>

<p>Yeni sayıdaki tüm başlıklar şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>* Barışın Hukuku: Demokratik Toplumun İnşasında Hukuk Ne Söyler? / Atiye Arıkan</p>

<p>* Yeni ve Kurucu Bir Denklem; Yasal Kürt Olgusu / Suzan Akipa</p>

<p>* Barış ve Demokratik Toplum Sürecinde Kadınların Çerçeve Yasa ve Anayasa Talepleri / Sevda Çelik Özbingöl</p>

<p>* Dağların Sessiz Çığlığı: Zarife Hanım’ı Yeniden Hatırlamak / Çiğdem Göksoy</p>

<p>* Hypatia’dan Nagihan Akarsel’e: Kadın Hakikatine Karşı Binlerce Yıllık Savaş / Gülizar İpek</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kadın&amp;Jineoloji</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/baris-ve-ozgurluk-hukukunun-kurucu-ilkeleri</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/690x390cc-ist-12-07-2026-jin-dergi-176-nci-sayisi-yayimlandii.jpg" type="image/jpeg" length="59248"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yılmaz'dan Medlerin destansı direnişini anlatan yeni roman]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/yilmazdan-medlerin-destansi-direnisini-anlatan-yeni-roman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/yilmazdan-medlerin-destansi-direnisini-anlatan-yeni-roman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci-yazar Uğur Yılmaz'ın yeni romanı Zağrosların Gölgesinde Medler, Medlerin devletleşme sürecini tarih ve kurgu eşliğinde okurla buluşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>BİTLİS-</strong> Gazeteci-yazar Uğur Yılmaz, tarih meraklılarını ve roman okurlarını buluşturan yeni eseri "Zağrosların Gölgesinde Medler" ile okurlarının karşısına çıktı. Tarihî gerçeklerden beslenen roman, MÖ 670'li yıllarda birleşerek devletleşen Med halkının destansı mücadelesini güçlü bir anlatımla günümüze taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://medgundemcom.tevideo.org/medgundem-com/uploads/2026/07/whatsapp-video-2026-07-12-at-083715.mp4" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /><br />
Romanın açılışında gökyüzünde süzülen yaşlı bir kartal, yalnızca doğanın görkemli bir parçası değil; aynı zamanda direnişin, umudun ve özgürlüğün simgesi olarak okurun karşısına çıkıyor. Kartalı hayranlıkla izleyen çocukların gözlerinde beliren umut, roman boyunca işlenen mücadele ruhunun da habercisi niteliğini taşıyor.<br />
"Zağrosların Gölgesinde Medler", tarihsel olayları edebiyatın anlatım gücüyle harmanlayarak Medlerin küllerinden doğuşunu, birlik arayışını ve devletleşme sürecini sürükleyici bir kurgu içerisinde ele alıyor. Yazar, tarihî atmosferi ayrıntılı betimlemeler ve güçlü karakterlerle destekleyerek okuyucuyu binlerce yıl öncesinin Zağros Dağları'na götürüyor.<br />
Eserde yalnızca savaşlar ve siyasî gelişmeler değil; insanların umutları, korkuları, sadakatleri ve özgürlük arayışları da ön plana çıkıyor. Yaşlı kartalın kanatlarında simgeleşen direniş ruhu, geçmişten bugüne uzanan evrensel bir mesaj niteliği taşıyor.<br />
Gazeteci kimliğiyle tanınan Uğur Yılmaz, yeni romanında tarihî gerçekliği kurgu ile bir araya getirerek Med uygarlığının bilinmeyen yönlerini edebiyatseverlerle buluşturmayı amaçlıyor. Tarihî roman türüne ilgi duyan okurlar için dikkat çekici bir eser olarak değerlendirilen "Zağrosların Gölgesinde Medler", raflardaki yerini aldı.</p>

<p><img alt="" height="634" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/07/adsiz-i-i.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="353" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kitaplar...</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/yilmazdan-medlerin-destansi-direnisini-anlatan-yeni-roman</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/1a4b3dea-1cae-443d-863b-2a701a1212a4.jpg" type="image/jpeg" length="46080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Li Konferansa Zimanê Kurdî nirxandinên Med Gündemê]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/video/li-konferansa-zimane-kurdi-nirxandinen-med-gundeme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/video/li-konferansa-zimane-kurdi-nirxandinen-med-gundeme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rojnamevan Hamza Özkan pirsên xwe pêşkêşî Demet Ceylan,Zana Farqînî,Heval Dilbihar û Berîtan Guneş kir.Wan li ser pêşeroja zimanê Kurdî nirxandinên girîng kirin]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AMED</strong>- Di peyvînên taybet de, beşdaran li ser statûya qanûnî ya zimanê Kurdî, astengên li pêşiya perwerdehiya bi zimanê dayikê, rola rêveberiyên herêmî di siyasetên zimanî de, berpirsiyariyên civaka sivîl û pêşniyarên ji bo ku zimanê Kurdî di jiyana rojane de bêtir were bikaranîn, nêrînên xwe parve kirin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Di peyvînan de herwiha bal hate kişandin ser têkoşîna hevpar, xwedîderketina civakî û girîngiya seferberiya zimanê ji bo parastin û veguheztina zimanê Kurdî bo nifşên pêşerojê.<br />
Hemû peyvînên ku Rojnamevan <strong>Hamza Özkan</strong> bi Berdevka Meclîsa Şaredariya Mezin a Amedê Demet Ceylan, zimannas û nivîskar Zana Farqînî, nivîskar-helbestvan, Sernûserê Giştî yê Kovara Destar û Berdevkê Komîsyona Ziman, Çand û Hunerê ya DEM Partiyê Heval Dilbihar û Parlamentera DEM Partiyê ya Mêrdînê Berîtan Guneş re pêk anîne, dê bi tevahî li kanala YouTube ya Med Gündemê werin weşandin.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/video/li-konferansa-zimane-kurdi-nirxandinen-med-gundeme</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/07/med-gundem-9-15.jpg" type="image/jpeg" length="82441"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bağlar’da kadın emeğiyle yeni bir yaşam]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/video/baglarda-kadin-emegiyle-yeni-bir-yasam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/video/baglarda-kadin-emegiyle-yeni-bir-yasam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amed'in Bağlar ilçesinde Öz Kardeşler Ev Yemekleri açıldı. Kardeş olan Avniye ve Mekiye Dindar, yıllarca işçi olarak çalıştıktan sonra kendi iş yerlerini açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AMED / MED GÜNDEM – </strong>Amed başta olmak üzere son yıllarda ev emekçisi ve işçi kadınlar, kendi emekleriyle iş kurmaya yöneliyor. Kadınların açtığı iş yeri sayısı her geçen gün artarken, birçok kadın ekonomik özgürlüğünü yaratmak için üretim alanlarında yer almaya devam ediyor.</p>

<p><img alt="" height="2000" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/05/bf59d5e7-ee3d-44c1-91ce-daedd9b03bec-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1125" /></p>

<p>KOSGEB, İŞKUR, ticaret odaları, esnaf odaları ve Avrupa Birliği destek programlarının kadın girişimcilere sunduğu destekler de kadınların iş yaşamına katılımını artırıyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaşamın her alanında pratikleşmesi gerektiğini belirten kadınlar, ekonomik yaşamda eşit temsiliyetin önemine dikkat çekiyor. Amed’in Bağlar ilçesinde yaşayan kardeşler Avniye ve Mekiye Dindar da kendi emekleriyle iş yeri açarak üretime katılan kadınlardan oldu.<br />
Yıllarca farklı iş yerlerinde emekçi ve işçi olarak çalışan Dindar kardeşler, yaklaşık iki hafta önce Bağlar ilçesi Seyfi Şamil Mahallesi’nde “Öz Kardeşler Ev Yemekleri” isimli iş yerini açtı. İş yerinde sabah kahvaltısı, tost, çorba, gözleme ve çeşitli sulu yemekler hazırlayan kardeşler, gün boyu müşterilerine hizmet veriyor.<br />
Kadın emeğini görünür kılmayı amaçlayan Med Gündem’e konuşan Mekiye Dindar, uzun yıllar başka iş yerlerinde çalıştığını belirterek artık kendi emekleri için çalıştıklarını söyledi.</p>

<p><img alt="" height="2408" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/05/d-s-c01276.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="4288" /><br />
Dindar, “Yıllardır evde yemek yapıyordum. Birçok iş yerinde çalıştım, hep işçiydik. Şimdi kendi işimizi yapıyoruz. Emeğimizle çalışıyoruz ve mutlu hissediyoruz. Başaracağımıza inanıyoruz. Daha yeniyiz ama zamanla müşterilerimizin yemeklerimizden ve hizmetimizden memnun kalacağını düşünüyoruz” dedi.<br />
Kardeşi Avniye Dindar ise kardeş dayanışmasıyla iş yerini birlikte işlettiklerini belirterek, “Birlikte yaşıyoruz, birlikte emek veriyoruz. Sabah kahvaltısı çıkarıyoruz. Çorba, tost, gözleme ile öğle ve akşam için sulu yemek çeşitlerimiz bulunuyor. Sabah saat 07.00’de açıyoruz, akşam 21.00’e kadar hizmet veriyoruz. Yaz aylarında çalışma saatlerimiz değişebilir” diye konuştu.<br />
Kadın dayanışmasının önemine dikkat çeken Dindar kardeşler, kadın esnafların daha fazla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Kadın girişimcilere yönelik desteklerden yararlanmak istediklerini belirten kardeşler, “KOSGEB, odalar ve ilgili kurumların kadın esnaflara sunduğu desteklerden biz de yararlanmak istiyoruz. Ev emekçisi kadınlar da kendi yeteneklerini üretime dönüştürmeli. İnsan kendi emeğiyle çalışınca daha mutlu ve gururlu oluyor” ifadelerini kullandı.<br />
Dindar kardeşlerin işlettiği Öz Kardeşler Ev Yemekleri, Bağlar ilçesi Seyfi Şamil Mahallesi Karacadağ Bulvarı Aykut Apartmanı No:2 adresinde hizmet veriyor. İş yerinin halk arasında “Kuruçeşme Bağlar Kaymakamlığı karşısı” olarak bilinen noktada bulunduğu belirtildi. Sipariş hattı ise 0501 519 27 99 olarak paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="2408" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/05/d-s-c01274.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="4288" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/video/baglarda-kadin-emegiyle-yeni-bir-yasam</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 19:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/05/med-gundem-6-20.jpg" type="image/jpeg" length="32657"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Med Gündem kamerasına yansıyan Amed Newroz’u]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/video/med-gundem-kamerasina-yansiyan-amed-newrozu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/video/med-gundem-kamerasina-yansiyan-amed-newrozu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amed’de 21 Mart 2026 Newroz kutlamalarında halay, müzik, konuşmalar ve yüz binlerin coşkusu Med Gündem kamerasına yansıdı. Tüm detaylar yayında.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AMED / MED GÜNDEM – 21 Mart 2026 tarihinde Amed’de kutlanan Newroz Bayramı, yüz binlerce kişinin katılımıyla büyük bir coşkuya sahne oldu. Alanı dolduran yurttaşlar, gün boyunca süren etkinliklerde halaylar çekti, müzikler eşliğinde bayramın heyecanını doyasıya yaşadı.</p>

<p><a href="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/fad38b0a-c0c4-4f2d-86b0-9266edde9877.jpg" rel="nofollow" title="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 "><img alt="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 " height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/fad38b0a-c0c4-4f2d-86b0-9266edde9877.jpg" width="2000" /><em>Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026</em></a><br />
Kutlamalarda sahne alan sanatçılar, söyledikleri şarkılarla kalabalığı coştururken, sık sık çekilen halaylar renkli görüntüler oluşturdu. Alanda yükselen sloganlar ve alkışlar, Newroz’un birlik ve dayanışma ruhunu bir kez daha gözler önüne serdi.<br />
Program kapsamında yapılan konuşmalarda ise Newroz’un tarihsel ve kültürel önemi vurgulandı. Konuşmacılar, barış, özgürlük ve toplumsal dayanışma mesajları verirken, katılımcılar bu mesajlara alkışlarla destek verdi.<br />
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çözüm sürecine ve güncel gelişmelere ilişkin kaleme aldığı tarihi mektupta yer alan mesajlar da alanda yankı buldu. Okunan mesajlar, kitle tarafından dikkatle dinlenirken sık sık alkış ve sloganlarla karşılık buldu. Bu durum, Newroz’un yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda toplumsal ve siyasal bir ifade alanı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p><a href="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/ccb8e352-a1cb-47fa-a40f-4c7aaab0f090.jpg" rel="nofollow" title="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 "><img alt="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 " height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/ccb8e352-a1cb-47fa-a40f-4c7aaab0f090.jpg" width="2000" /><em>Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026</em></a><br />
Kutlamalara çeşitli siyasi parti, demokratik kurumlar ve protokol üyeleri de katıldı. Protokol konuşmaları sırasında da Newroz’un halklar açısından taşıdığı anlam ve ortak yaşam vurgusu öne çıktı.<br />
Med Gündem kamerasına yansıyan görüntülerde, özellikle gençlerin ve kadınların yoğun katılımı dikkat çekerken, alan genelinde bayram havası hâkimdi. Renkli kıyafetler, yöresel motifler ve coşkulu kalabalık, Newroz’un Amed’deki güçlü atmosferini bir kez daha ortaya koydu.<br />
Newroz kutlamalarının tüm detayları, halaylar, müzikler, konuşmalar ve alandan özel görüntülerle birlikte Med Gündem YouTube kanalında izlenebilir.</p>

<p><a href="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/a27fec7a-8b48-480a-b1e8-0fbbf9417e5f.jpg" rel="nofollow" title="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 "><img alt="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 " height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/a27fec7a-8b48-480a-b1e8-0fbbf9417e5f.jpg" width="2000" /><em>Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026</em></a></p>

<p><a href="https://www.medgundem.com/amed-newrozdan-konusmalar-abdullah-ocalanin-ozgurluk" target="_blank" title="Amed Newroz’dan konuşmalar: Abdullah Öcalan’ın özgürlük"><img alt="Amed Newroz’dan konuşmalar: Abdullah Öcalan’ın özgürlük" height="504" loading="lazy" src="https://medgundemcom.teimg.com/crop/250x150/medgundem-com/uploads/2026/03/med-gundem-59.png" width="860" /></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.medgundem.com/amed-newrozdan-konusmalar-abdullah-ocalanin-ozgurluk" target="_blank" title="Amed Newroz’dan konuşmalar: Abdullah Öcalan’ın özgürlük">Amed Newroz’dan konuşmalar: Abdullah Öcalan’ın özgürlük</a></p>

<p><a href="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/c790fa37-4ba6-4a86-8c42-3703ae48e8fe.jpg" rel="nofollow" title="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 "><img alt="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 " height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/c790fa37-4ba6-4a86-8c42-3703ae48e8fe.jpg" width="2000" /><em>Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026</em></a><a href="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/08a33fd5-1dc6-4dd9-8a2d-9b7434fd54d8.jpg" rel="nofollow" title="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 "><img alt="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 " height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/08a33fd5-1dc6-4dd9-8a2d-9b7434fd54d8.jpg" width="2000" /><em>Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026</em></a><a href="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/94277b9f-3b25-4e37-8033-54f20bf5c26e.jpg" rel="nofollow" title="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 "><img alt="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 " height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/94277b9f-3b25-4e37-8033-54f20bf5c26e.jpg" width="2000" /><em>Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026</em></a><a href="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/94277b9f-3b25-4e37-8033-54f20bf5c26e.jpg" rel="nofollow" title="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 "><img alt="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 " height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/94277b9f-3b25-4e37-8033-54f20bf5c26e.jpg" width="2000" /><em>Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026</em></a><a href="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/046eafab-55e5-48df-ab6f-427cdd1ec414.jpg" rel="nofollow" title="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 "><img alt="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 " height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/046eafab-55e5-48df-ab6f-427cdd1ec414.jpg" width="2000" /><em>Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026</em></a><a href="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/ccc2eff1-d316-4230-a0c8-2c66b9803719.jpg" rel="nofollow" title="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 "><img alt="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 " height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/ccc2eff1-d316-4230-a0c8-2c66b9803719.jpg" width="2000" /><em>Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026</em></a><a href="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/6dec4275-bba5-44a0-890e-8be9738eb471.jpg" rel="nofollow" title="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 "><img alt="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 " height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/6dec4275-bba5-44a0-890e-8be9738eb471.jpg" width="2000" /><em>Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026</em></a><a href="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/8b92a762-8550-4d77-81a0-c68582bf8159-1.jpg" rel="nofollow" title="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 "><img alt="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 " height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/8b92a762-8550-4d77-81a0-c68582bf8159-1.jpg" width="2000" /><em>Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026</em></a><a href="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/a9b5648d-27a3-48cd-9cb8-d275ea18531e.jpg" rel="nofollow" title="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 "><img alt="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 " height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/a9b5648d-27a3-48cd-9cb8-d275ea18531e.jpg" width="2000" /><em>Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026</em></a><a href="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/19a570f1-524f-4170-ba35-062519a82581.jpg" rel="nofollow" title="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 "><img alt="Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026 " height="1125" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2026/03/19a570f1-524f-4170-ba35-062519a82581.jpg" width="2000" /><em>Med Gündem Amed Newroz 21 Mart 2026</em></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/video/med-gundem-kamerasina-yansiyan-amed-newrozu</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2026/03/med-gundem-7-14.jpg" type="image/jpeg" length="39455"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yılmaz, Mersin’de Longo Mai deneyimini Med Gündem’de anlattı]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/video/yilmaz-mersinde-longo-mai-deneyimi-med-gundemde-anlati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/video/yilmaz-mersinde-longo-mai-deneyimi-med-gundemde-anlati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bediz Yılmaz, Gülhan Bişeng’in sorularıyla Longo Mai’nin ekolojik yaşam deneyimini, kolektif üretimi ve dayanışma pratiklerini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>MERSİN / MED GÜNDEM –</strong> Barış Akademisyeni <strong>Bediz Yılmaz</strong>, Mersin’de <strong>ÜTO’s </strong>Yeniden Kitabevi Cafe’de düzenlenen sunumda <strong>Longo Mai / Bir Komün Deneyimi</strong> ve akademik çalışmalarını anlattı. Sunum sonrası <strong>Med Gündem</strong>’in <strong>“Demeter’in Bahçesi</strong>” programının moderatörü sanatçı <strong>Gülhan Bişeng</strong>’in sorularını yanıtlayan Yılmaz, akademik çalışmaları ile alternatif yaşam modeli Longo Mai deneyimlerini paylaştı.</p>

<p><img alt="Adsız-97" height="597" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/11/adsiz-97.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1047" /></p>

<p>Gülhan Bişeng ve Bediz Yılmaz’dan Alternatif Yaşam Modelleri Üzerine Söyleşi</p>

<p>Mersin’de gerçekleştirilen etkinlikte sanatçı Gülhan Bişeng, “Longo Mai / Bir Komün Deneyimi” kitabının yazarı ve akademisyen Bediz Yılmaz ile bir araya geldi. Bişeng, Yılmaz’ı “Mersin’e hoş geldiniz” diyerek karşıladı ve uzun süredir İstanbul’da olmasında bir araya gelemediklerini belirterek sohbeti başlattı.</p>

<p>Yılmaz, son dönemdeki çalışmalarını özetlerken özellikle tarım, gıda, ekoloji ve agroekoloji alanlarında yoğunlaştığını ifade etti. Söyleşide, uzun yıllardır araştırdığı Longo Mai kolektifini anlattı:</p>

<p>“Longo Mai, 68 kuşağından doğmuş ve Avrupa’da alternatif bir yaşam modeli sunan bir oluşum. 70’li yıllarda Fransa’nın güneyinde bir grup genç tarafından kapitalizm ve şiddet karşıtlığı temelinde kuruluyor. Kent kökenli gençler burada tarım, hayvancılık, ekmek yapımı ve yapı inşasını öğrenerek daha özerk bir yaşam sürüyorlar.”</p>

<p>Yılmaz, kolektifin yalnızca kendi içinde değil, dünya genelinde olup bitenlere karşı da aktif bir dayanışma ağı kurduğunu vurguladı. Ayrıca kadınların yapı içindeki eşit konumuna dikkat çekerek sistemin “birlikte öğrenmeye” dayandığını belirtti.</p>

<p>Söyleşide Bişeng, bu tür kolektif yaşamların sürdürülebilir olup olmadığını sorarak “Umut verici bir model. Başka yerlerde de mümkün olabilir mi?” diye sordu.</p>

<p>Yılmaz bu soruya şöyle yanıt verdi:</p>

<p>“Bence neredeyse mümkün. Bugünkü toplumsal düzen sürdürülebilir değil; kentler artık yaşanabilir olmaktan uzak. Kapitalizmin mevcut hali hem insanı hem doğayı sömürüyor. Bir noktada bu düzen kırılacak ve yeni yaşam arayışları başlayacak. Bu tür örnekler bize yol gösteriyor.”</p>

<p>Yılmaz ayrıca, deprem, ekonomik kriz veya pandemi gibi kriz dönemlerine hazırlık açısından tarım yapmayı, temel yapı inşa etmeyi, yiyecek ve enerji üretmeyi öğrenmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Söyleşi Bişeng’in teşekkürleriyle sona erdi. Bişeng, Yılmaz’ın paylaşımlarının “tüketilen bir yaşamın yeniden var edilebilmesi için umut verdiğini” söyledi.</p>

<p><strong>Bediz Yılmaz Kimdir?</strong></p>

<p>Bediz Yılmaz, göç, kentsel çalışma, mekânsal ayrışma ve toplumsal cinsiyet konularında uzman bir araştırmacıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>* Lisans eğitimini Siyaset ve İdari Bilimler alanında tamamlamış, ardından Paris VIII Üniversitesi’nde “zorunlu göçmenlerin sosyal dışlanması” üzerine yaptığı doktora tezi ile mezun olmuştur.<br />
* Akademik kariyerine Mersin Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde başlamış; Eylül 2006 - Ağustos 2016 arasında öğretim üyesi olarak çalışmıştır.<br />
* 2016 yılında Barış Akademisyenleri Bildirisi (Barış İçin Akademisyenler) imzacısı olduğu için görevinden uzaklaştırılmıştır.<br />
* Daha sonra Almanya’ya geçerek Osnabrück Üniversitesi’nde Göç Araştırmaları ve Kültürlerarası Çalışmalar Enstitüsü’nde (IMIS) araştırmacı olarak çalışmaya başlamıştır.<br />
* Araştırmalarında zorunlu göç / zorla çalıştırma ilişkisi, kadın göçmenlerin işgücü ve kentsel dışlanma gibi konulara odaklanmaktadır. İstanbul’da kent tarımı yapmaktadır.</p>

<p>Not: Söyleşi Med Gündem ve Gülhan Bişeng'in YouTube kanalında yayınlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/video/yilmaz-mersinde-longo-mai-deneyimi-med-gundemde-anlati</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Nov 2025 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/11/med-gundem-35.png" type="image/jpeg" length="60344"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor–Trabzonspor maçında kazanan kadınlar oldu]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/video/amedspor-trabzonspor-macinda-kazanan-kadinlar-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/video/amedspor-trabzonspor-macinda-kazanan-kadinlar-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Med Gündem’e konuşan taraftarlar, kadın sporcuların büyük stadyumlarda oynaması ve tüm sportif alanlarda eşit temsil talebini yineleyerek TFF’ye çağrı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AMED / MED GÜNDEM </strong>– Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’nin 10. haftasında Amedspor Kadın Futbol Takımı, Tahir Elçi Stadyumu’nda Trabzonspor A.Ş. Kadın Takımı’nı konuk etti. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Haftası kapsamında oynanan karşılaşma, kadınların spor alanlarındaki görünürlüğüne dikkat çekmek isteyen binlerce izleyicinin katılımıyla güçlü bir dayanışma atmosferine dönüştü.</p>

<p><img alt="" height="2408" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/11/d-s-c00364.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="4288" /></p>

<p>Maç öncesinde sahaya çıkan her iki takım oyuncularına karanfil dağıtıldı. Tribünlerde ise İran rejimi tarafından 16 Eylül 2022’de katledilen Jîna Emînî’nin dev koreografisi açıldı. Koreografiyle birlikte “Jin, jiyan, azadî” sloganları stadyumu doldurdu.</p>

<p><strong>Maçın Gelişimi</strong></p>

<p>Karşılaşmaya hızlı başlayan Trabzonspor Kadın Futbol Takımı, ilk dakikalarda bulduğu golle 1-0 öne geçti. Amedspor’un denge kurma çabaları sonuçsuz kalınca ilk yarı bu skorla tamamlandı. İkinci yarıda da üstünlüğünü sürdüren Trabzonspor, bulduğu ikinci golle farkı 2’ye çıkardı ve maçtan 3 puanla galip ayrıldı.</p>

<p>Taraftarlar maç boyunca kadın mücadelesini selamlayan “Jin, jiyan, azadî” ve “Kîne em Kurdin em” sloganları attı. Tribünlerdeki coşku, sahadaki rekabetle birleşerek güçlü bir atmosfer yarattı.</p>

<p><img alt="" height="2408" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/11/d-s-c00366.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="4288" /></p>

<p><strong>Med Gündem’e Konuşanlar: Amedspor Yöneticileri, Belediyeler Eş Başkanları, Barış Anneleri ve Taraftarlar</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karşılaşmayı izleyenler arasında Amedspor yöneticileri, Çınar Belediyesi Eş Başkanı Semra Akyüz, Kayapınar Belediyesi Eş Başkanı Berivan Sincar, Barış Anneleri ve çok sayıda taraftar yer aldı. Amedspor yöneticileri, belediye eş başkanları, Barış Anneleri ve taraftarlar Med Gündem’in sorularını yanıtlayarak kadın futbolunun mevcut koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Kadın kurum temsilcileri ve yöneticiler, kadın takımlarının büyük stadyumlarda düzenli olarak maç yapmasının görünürlük açısından zorunlu olduğunu vurgularken; taraftarlar, kadın futbolunun küçük sahalara sıkıştırılmasını “yapısal bir eşitsizlik” olarak nitelendirdi.</p>

<p><img alt="" height="894" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/11/2-8.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1185" /></p>

<p><strong>“Eşitlik İlkesine Uyulsun” Çağrısı</strong></p>

<p>Taraftarlar, kadın futbolculara yönelik kısıtlamaların son bulması gerektiğini belirterek federasyona seslendi:<br />
“Erkek takımları kentlerin en büyük stadyumlarında oynarken kadın futbolunu arka planda tutmak kabul edilemez. TFF eşitlik ilkesine uymalı.”</p>

<p>Kadın kurumları ise kadın futbolunun yalnızca belirli günlerde değil yıl boyunca görünür ve desteklenir olması gerektiğini vurguladı. Genç kadınların spora katılımı için güçlü rol modellerin ve görünürlüğün hayati olduğuna dikkat çekildi.</p>

<p><img alt="" height="936" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/11/adsiz-8.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1634" /></p>

<p><strong>Sonuç ve Kadın Dayanışması</strong></p>

<p>Trabzonspor Kadın Futbol Takımı sahadan 3 puanla ayrılırken, tribünlerin ortak fikri açıktı: Bu maçın gerçek kazananı kadınların dayanışması, görünürlük mücadelesi ve eşitlik talebiydi. Taraftarlar maç sonunda da şu mesajı verdi:</p>

<p>“Amedspor da Trabzonspor da biziz; tüm kadın kazanımları bizimdir. Gönlümüzdeki takım diğer tüm kadın takımlar ile eşittir; çünkü kadın kimliği bir kazanımdır.”</p>

<p><strong>Taraftarların ortak mesajı şöyleydi:</strong><br />
“Tüm spor alanlarında kadınlara eşit temsil ve eşit saha kullanım hakkı tanınmalıdır.”</p>

<p><img alt="" height="895" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/11/adsi7.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1068" /><img alt="" height="932" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/11/9-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1520" /><img alt="" height="967" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/11/kkkk.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1228" /><img alt="" height="2408" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/11/d-s-c00356.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="4288" /><img alt="" height="998" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/11/lll.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1747" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/video/amedspor-trabzonspor-macinda-kazanan-kadinlar-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Nov 2025 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/11/med-gundem-1-12.png" type="image/jpeg" length="95485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belediye eş başkanları 25 Kasımı Med Gündem’e değerlendirdi]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/video/belediye-es-baskanlari-25-kasimi-med-gundeme-degerlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/video/belediye-es-baskanlari-25-kasimi-med-gundeme-degerlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amed’de DEM Partili belediyeler, 25 Kasım etkinlikleri kapsamında başlattıkları programda “Kadın öncülüğünde demokratik, ekolojik, eşit yaşam” mesajı verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AMED - MED GÜNDEM </strong>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Amed Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında düzenlenecek etkinliklerin startını Rezan (Bağlar) Belediyesi Rojin Kabaiş Dayanışma Merkezi önünden verdi.</p>

<p><img alt="" height="2408" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/11/d-s-c00315.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="4079" /></p>

<p>“Şiddetsiz ve özgür bir yaşam için sözümüz bitmedi; şiddeti birlikte durduracağız” pankartı eşliğinde yapılan açıklamaya belediye eş başkanları, meclis üyeleri, kadın kurumları temsilcileri ve çok sayıda kadın katıldı.</p>

<p>Rojin Kabaiş’in anısına farkındalık</p>

<p>Açılış konuşmasını yapan Rezan Belediye Eş Başkanı Leyla Ayaz, açıklama mekanının, bir yıldır katilleri bulunamayan Rojin Kabaiş adına farkındalık yaratmak için seçildiğini belirtti. Ayaz, “Rojin’in anısı, kadın mücadelesinde bize yön göstermeye devam edecek” dedi.</p>

<p><strong>‘Şiddet sistematiktir, politiktir’</strong></p>

<p>Ortak basın metninin Türkçesini Rezan Belediyesi Kadın Politikalar Müdürlüğü Psikoloğu Rozerin Doğar, Kürtçesini ise Peyas (Kayapınar) Belediyesi Kadın Politikalar Müdürlüğü Psikoloğu Fatma Budak Gül okudu.</p>

<p>Doğar, kadınların yaşam hakkına yönelen şiddetin “tesadüf değil, sistematik ve politik bir saldırı” olduğunu vurguladı. “Cezasızlık politikalarına, şüpheli ölümlere karşı Mirabel kardeşlerin mirasından aldığımız güçle direniyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Bağlar’da farkındalık çalışması: 8 bin broşür dağıtıldı</strong></p>

<p>Basın açıklamasının ardından belediye eş başkanları, meclis üyeleri, belediyelere bağlı kadın kurumları ve sivil toplum temsilcileri, Rojin Kabaiş Dayanışma Merkezi’nden DBP İl Örgütü’ne kadar esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi.</p>

<p>Bugün Bağlar merkezinde yapılan farkındalık çalışması kapsamında 8 bin broşür dağıtıldı, kadınlara yönelik bilgilendirici materyaller esnaflarla birlikte cam ve duvarlara asıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Eş başkanlardan 25 Kasım mesajı</strong></p>

<p>Broşür dağıtımı sırasında Amed Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Sera Bucak, Ergani Belediyesi Eş Başkanı Birsen Azak Bayar, Lice Belediyesi Eş Başkanı Dilek Diyar Özer, Çınar Belediyesi Eş Başkanı Semra Akyüz ve Bağlar Belediyesi Eş Başkanı Leyla Ayaz, 25 Kasım’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>Sera Bucak,</strong> “Kadına yönelik şiddet sadece bireysel değil, aynı zamanda politik bir meseledir. Biz kadınlar, yaşamın her alanında eşit temsiliyet ve özgürlük için mücadele ediyoruz” dedi.</p>

<p><img alt="Amed Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Sera Bucak" height="937" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/11/amed-buyuksehir-belediyesi-es-baskani-sera-bucak.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1662" /></p>

<p><strong>Birsen Azak Bayar</strong>, “Kadın öncülüğünde kurulan demokratik yerel yönetimler, erkek egemen zihniyeti yıkmanın en güçlü aracıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Ergani Belediyesi Eş Başkanı Birsen Azak Bayar" height="818" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/11/ergani-belediyesi-es-baskani-birsen-azak-bayar.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1500" /></p>

<p><strong>Dilek Diyar Özer</strong>, “Her kadın yaşasın diye biz mücadele ediyoruz. Belediyelerimiz kadın dayanışmasının mekânları olacak” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Lice Belediyesi Eş Başkanı Dilek Diyar Özer" height="984" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/11/lice-belediyesi-es-baskani-dilek-diyar-ozer.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1766" /></p>

<p><strong>Semra Akyüz,</strong> “Bugün Bağlar’dayız. Kadınlara ulaşmak, farkındalık yaratmak için sahadayız. 8 bin broşürle kadınlara şiddetsiz yaşamın mümkün olduğunu anlatıyoruz” dedi.</p>

<p><img alt="Çınar Belediyesi Eş Başkanı Semra Akyüz" height="805" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/11/cinar-belediyesi-es-baskani-semra-akyuz.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1714" /></p>

<p><strong>Leyla Ayaz </strong>ise, “Henüz sözümüz bitmedi. Kadınların yaşam hakkını, emeğini, özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Bağlar Belediyesi Eş Başkanı Leyla Ayaz" height="994" src="https://medgundemcom.teimg.com/medgundem-com/uploads/2025/11/baglar-belediyesi-es-baskani-leyla-ayaz.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1617" /></p>

<p>Açıklamanın tamamı ve eş başkanların değerlendirmeleri <strong>Med Gündem YouTube </strong>kanalında yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/video/belediye-es-baskanlari-25-kasimi-med-gundeme-degerlendirdi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Nov 2025 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/11/med-gundem-7-4.jpg" type="image/jpeg" length="27161"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakikatin İzinde: Med Gündem 9. Yılında]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/video/hakikatin-izinde-med-gundem-9-yilinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/video/hakikatin-izinde-med-gundem-9-yilinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2017’den bu yana hakikat, barış, özgürlük ve eşitlik için yayın yapan Med Gündem, gönüllülük esaslı dayanışma ağıyla haberciliği toplumsal bir sorumluluk olarak sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AMED MED GÜNDEM-</strong> 2017’den bu yana hakikat, barış, özgürlük ve eşitlik için yayın yapan Med Gündem, gönüllülük esaslı dayanışma ağıyla haberciliği toplumsal bir sorumluluk olarak sürdürüyor.</p>

<p><strong>Med Gündem Haber</strong></p>

<p>Med Gündem, internet haberciliğinin ilk dönemlerinden<strong> 10 Eylül 2017 </strong>bugüne uzanan bir emek yolculuğunun yansımasıdır — hakikatin peşinde yürüyen bir gazetecilik çabasıdır. Kurulduğu günden bu yana haberciliği yalnızca bir meslek değil, bir sorumluluk, bir vicdan meselesi, bir toplumsal hafıza olarak görüyoruz.</p>

<p>Biz, haberi sadece yazmakla değil; görmek, anlamak, tanıklık etmek ve duyurmakla yükümlü olduğumuzu biliyoruz. Barışçıl, temkinli ve pozitif bir yayın diliyle; demokrasi, özgürlük ve eşitlik değerlerinden ödün vermeden yayın yapıyoruz. <strong>Tuzak, iddia, karalama, polemik, trol, cinsiyetçi, ötekileştirici ve asparagas gazeteciliği kesin bir dille reddediyoruz</strong>. Çünkü bizim için gazetecilik; hakikatin izinde, insanın ve doğanın yanında durma iradesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Med Gündem, her haberinde, her yayında, her soruda emek veren bir topluluğun sesiyle var olur. Haberlerimizde, canlı yayınlarımızda, röportajlarımızda ve yazılarımızda önceliğimiz; emek esaslı, toplumsal cinsiyet bilinciyle mücadele eden, ekolojiyi savunan, bilimsel düşünceyi rehber edinen isimlerle birlikte yürümektir. Biz, yaşamın her alanında, doğadaki her canlı için adalet, eşitlik ve barış talebini yükselten bir çizginin temsilcisiyiz.</p>

<p>Bugüne dek binlerce röportaj, söyleşi ve canlı yayın gerçekleştirdik. Barış akademisyenleri, memur ve işçilerin KHK ihraçlarına dair tanıklıklarıyla hazırladığımız <strong>“Türkiye’de KHK Manzaraları”</strong>, kadınlarla felsefi temelde yürütülen <strong>“Kadınların Yüzyılı” </strong>ve COVID-19 sürecine ilişkin <strong>“Koronavirüs’ün Düşündürdükleri”</strong> adlı kitaplarımız ile aynı adlı belgeselimiz, bu çabanın ve emeğin kalıcı tanıklarıdır.</p>

<p>Yeni dönemde de tanıklık etmeye, anlatmaya ve paylaşmaya devam ediyoruz. <strong>Gülhan Bişeng’in Demeter</strong>’in Bahçesi programında <strong>jineoloji</strong> üzerine yaptığı yayınların kitaplaştırılması, <strong>Hamza Özkan’ın Van’da Kürt siyasetine</strong> dair yürüttüğü kitap ve belgesel çalışmaları ve yazar–sanatçı söyleşilerinden oluşan <strong>“20 Soru”</strong> dizisinin kitaplaştırılması, bu yolun devamıdır.</p>

<p>Hafta<strong> içi akşam saat 21.0</strong>0’de, gazeteci Hamza<strong> Özkan</strong>’ın sunduğu<strong> 8. Gün</strong>, sanatçı Gülhan <strong>Bişeng</strong>’in<strong> Demeter’in Bahçesi</strong> ve spor yorumcuları Sinan <strong>Dedeoğlu</strong> ile Fırat <strong>Bozkurt</strong>’un hazırladığı <strong>Med Gündem Spor</strong>, düşüncenin, sanatın ve sporun toplumsal yüzünü tartışmaya açıyor.</p>

<p>Ve biz biliyoruz ki; Med Gündem yalnızca bir haber sitesi değil, gönüllülük temelinde yükselen bir dayanışma ağıdır.<br />
Bu dayanışmayı büyüten; yazılarıyla, fikirleriyle, sesiyle, emeğiyle katkı sunan her köşe yazarına, konuk yazara, muhabire, sunucuya, konuğa, editöre, yayınevine ve matbaa emekçisine; sitemizi ve sosyal medya hesaplarımızı dayanışma gönüllülüğüyle takip eden ve edecek olan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.</p>

<p><strong>Sosyal Medya ve İletişim</strong></p>

<p>📧 bilgi@medgundem.com<br />
🐦 Twitter/X https://x.com/MedGundem<br />
📘 Facebook https://www.facebook.com/MedGundem<br />
📸 Instagram https://www.instagram.com/medgundem/<br />
▶️ YouTube https://www.youtube.com/channel/UCmKlsa826_a9G30R7r884Xw</p>

<p>Çünkü biz inanıyoruz: Dayanışma bulaşıcıdır. Emekle gülümsemektir.<br />
Ve her şeye rağmen, biz hakikatin ve umudun peşinden yürümeye devam ediyoruz.</p>

<p>Med Gündem Haber Sitesi Sahibi, Emekçisi ve Genel Yayın Yönetmeni<br />
Hamza Özkan</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/video/hakikatin-izinde-med-gundem-9-yilinda</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 20:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/11/w6c-e6-uy-400x400.jpg" type="image/jpeg" length="52214"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor Kadınlar, Fenerbahçe Maçı Öncesi Son Hazırlıkta]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/foto-galeri/amedspor-kadinlar-fenerbahce-maci-oncesi-son-hazirlikta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/foto-galeri/amedspor-kadinlar-fenerbahce-maci-oncesi-son-hazirlikta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amedspor Kadın Futbol Takımı, yarın sahasında oynayacağı Fenerbahçe karşılaşması öncesi son antrenmanını tamamlayarak hazırlıklarını galibiyet hedefiyle bitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AMED MED GÜNDEM</strong>- Turkcell Kadın Futbol<strong> Süper Lig</strong>i’nde <strong>8.</strong> hafta heyecanı yaşanıyor. Ligde başarılı bir grafik çizen <strong>Amed Sportif Faaliyetler Kadın Futbol Takımı,</strong> yarın saat 14.00’te sahasında şampiyonluk mücadelesi veren <strong>Fenerbahçe Petrol Ofisi’</strong>ni ağırlayacak.</p>

<p>Karşılaşma öncesinde son antrenmanını tesislerinde gerçekleştiren Amedspor, teknik heyetin yönetiminde taktiksel ve fiziksel çalışmalar yaptı. Yaklaşık 1,5 saat süren idmanda oyuncuların yüksek motivasyonu dikkat çekti.<br />
Takım, maç öncesi son hazırlıklarını tamamlayarak kampa girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Amedspor, kendi taraftarı önünde Fenerbahçe karşısında puan ya da puanlar alarak üst sıralardaki iddiasını sürdürmeyi hedefliyor.<br />
Sezona iyi başlayan Diyarbakır ekibi, şu ana kadar oynadığı 6 maçta 3 galibiyet, 2 beraberlik, 1 mağlubiyet elde ederek 11 puanla 6. sırada yer alıyor.</p>

<p>Konuk ekip Fenerbahçe Petrol Ofisi ise oynadığı tüm maçları kazanarak 18 puanla ikinci sırada bulunuyor. Sarı-lacivertli ekip, Galatasaray ile birlikte averaj farkıyla zirve yarışını sürdürüyor.</p>

<p><strong>Maç Bilgisi</strong></p>

<p>📅 Tarih: 8 Kasım 2025, Cumartesi<br />
🕑 Saat: 14.00<br />
🏟️ Stad: Şılbe 2 Nolu Çim Saha<br />
📺 Yayın: TFF YouTube / Bein Sports Max (Bekleniyor)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/foto-galeri/amedspor-kadinlar-fenerbahce-maci-oncesi-son-hazirlikta</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Nov 2025 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/11/g4x-q-c-s-w-xw-a-as-do-z.jpg" type="image/jpeg" length="55200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amed’de FilmAmed Belgesel Festivali Ödülleri Verildi]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/video/amedde-filmamed-belgesel-festivali-odulleri-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/video/amedde-filmamed-belgesel-festivali-odulleri-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[9. FilmAmed Belgesel Film Festivali, Kayapınar’da ödül gecesiyle sona erdi. Duygusal anların yaşandığı törende birçok film ve isim onurlandırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AMED/ MED GÜNDEM-</strong> <strong>Kayapınar Belediyesi </strong>ile <strong>Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği </strong>tarafından düzenlenen <strong>9. </strong>FilmAmed Belgesel Film Festivali, 5 gün süren etkinliklerin ardından ödül gecesiyle sona erdi. Çeşitli kategorilerde ödüllerin verildiği programda, halkın anısı ve hakikatin sesi olan belgesele vurgu yapıldı.</p>

<p>🎥 Kazananlar:</p>

<p>Jüri Özel Ödülü: Görünür Görünmez: Bir (Oto)sansürün Antolojisi</p>

<p>Orhan Doğan Hakikat ve Adalet Ödülü: Dargeçit – Berke Baş</p>

<p>Leyla Kasım Özgürlük Ödülü: Shot the Voice of Freedom – Zainap Entezar</p>

<p>Hevsel Bahçeleri Ekoloji Ödülü: Habibullah – Adnan Zandi</p>

<p>Kemal Kurkut Halk Ödülü: Gazeteci Abdurrahman Gök</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ortadoğu Sinema Akademisi Özel Dayanışma Ödülü: Sosyolog İsmail Beşikçi’ye verildi.</p>

<p>FilmAmed Film Ödülleri: İçimde Kurumuş Ot – Dilan Engin, Ben û Sen – Ahmet Petek, Gündem – Fatma Çelik</p>

<p><br />
Kemal Kurkut’un annesi Sican Kurkut’un sahneye çıkışı törenin en duygusal anlarından biri oldu. Uzun süre ayakta alkışlanan anne Kurkut, oğlunun katillerinin cezalandırılması çağrısında bulundu.</p>

<p>🎤 Ödül programı öncesi ve sonrası yapılan söyleşiler ile ödül gecesinde yaşanan duygu dolu anların tamamı, konuşmalar ve özel görüntülerle birlikte Med Gündem YouTube kanalında izlenebiliyor<br />
👉 <span style="color:#3498db"><strong>https://youtu.be/6ki-XY4f4ag</strong></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/video/amedde-filmamed-belgesel-festivali-odulleri-verildi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Oct 2025 08:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/10/med-gundem-7-1.jpg" type="image/jpeg" length="67126"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vanspor Başkanı Temel: Hedefimiz Süper Lig!]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/video/vanspor-baskani-temel-hedefimiz-super-lig</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/video/vanspor-baskani-temel-hedefimiz-super-lig" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Med Gündem Spor’a konuk olan Vanspor Başkanı Erol Temel ve yorumcu Fırat Bozkurt, şampiyonluk sonrası süreci ve kulübün geleceğini değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AMED/MED GÜNDEM-</strong> Med Gündem Spor’a konuk olan <strong>Vanspor Başkanı Erol Temel </strong>ve yorumcu <strong>Fırat Bozkurt,</strong> şampiyonluk sonrası süreci ve kulübün geleceğini değerlendirdi.</p>

<p></p>

<p><strong>Amed'</strong>de her pazar saat 21.00’de Med Gündem YouTube kanalı üzerinden canlı yayınlanan, gazeteci<strong> Sinan Dedeoğlu</strong> moderatörlüğündeki “Med Gündem Spor” programı, bu hafta da sporseverlerin ilgi odağı oldu. Programın bu haftaki konukları Vanspor FK Başkanı Erol Temel ve spor yazarı Fırat Bozkurt oldu.</p>

<p>Futbola verilen kısa yaz arasına rağmen heyecan kaldığı yerden devam etti. Sinan Dedeoğlu’nun içten açılışıyla başlayan programda, Başkan Temel hem kulüp gündemine hem de yeni sezon planlamasına dair kapsamlı açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>“Yoruldum ama halkın sesine kulak verdim”</strong></p>

<p>Erol Temel, görevden ayrılacağına dair çıkan söylentilere şu sözlerle yanıt verdi:<br />
“Yazılı bir istifa dilekçem hiç olmadı. Sadece ‘yoruldum’ dedim. Ancak halkımız, devlet büyükleri, kanaat önderleri ve taraftarlarımız bu görevi bırakmamı istemedi. Biz de onların sesine kulak verdik.”</p>

<p>Başkan, Vanspor’un yalnızca sportif başarıyla değil, kurumsal yapılanmayla da yoluna devam ettiğini vurguladı:<br />
“Transfer sürecimiz çok yoğun geçiyor. Hocamız Ankara’da kampı başlattı, ben de İstanbul’dayım. Hafta içi yurt dışına giderek bazı görüşmeler yapacağım. Tesisimizin ihalesi 14 Temmuz’da. Stat projesi de hızla ilerliyor. Vanspor artık her alanda büyümeye devam ediyor.”</p>

<p><strong>“Eleştiriler var ama destek daha büyük”</strong></p>

<p>Zaman zaman duygusal anlar yaşayan Başkan Temel, bazı kesimlerin haksız eleştirilerine de değindi:<br />
“Bugüne kadar Vanspor’u sahipsiz diyen çoktu. Şimdi her kesimden sahiplenilmesi bizi mutlu ediyor. Ancak buna rağmen ağır eleştirilerle de karşılaşıyoruz. Buna rağmen halkın yüzde 95’inin desteğini hissediyorum. Bu destek bizi ayakta tutuyor.”</p>

<p><strong>“Kongre kararı yönetimin takdirindedir”</strong></p>

<p>Fırat Bozkurt’un “Kongre yapılacak mı?” sorusu üzerine Başkan Temel, tüzüğe uygun şekilde süreci değerlendirdiklerini belirterek şunları söyledi:<br />
“Yönetim olarak görevimizin başındayız. Tüzüğe göre üç yıl içinde sadece mali veriler onaya sunulur. Kongre kararı alınırsa zaten kamuoyuyla paylaşılır. Ama şu an tüm yoğunluğumuz Vanspor’un yeni sezonuna odaklanmış durumda.”</p>

<p><strong>“Süper Lig hedef değil ama güçlü bir takım kuracağız”</strong></p>

<p>Başkan Temel, Vanspor’un gelecek hedeflerini net şekilde ifade etti:<br />
“Süper Lig hedefi koymuyorum ama bu sezon ligin en iyi takımlarından birini kuracağımıza kimsenin şüphesi olmasın. Bu memlekete bir futbol kültürü kazandırmak istiyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vanspor yönetimine Türkiye’nin dört bir yanından destek geldiğini de belirten Temel, “Günde yüzlerce telefon alıyorum, herkes destek olmak istiyor. Bu sahiplenme bizi daha da güçlendiriyor,” dedi.</p>

<p><strong>? Canlı yayını kaçıranlar için not:</strong></p>

<p>Bu özel programı kaçıran izleyiciler, Med Gündem YouTube kanalından yayının tamamını izleyebilir. Vanspor’un geleceğine dair kapsamlı değerlendirmelerin yer aldığı bu bölümü mutlaka izleyin!</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/video/vanspor-baskani-temel-hedefimiz-super-lig</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Jun 2025 23:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/06/med-gudem-spor.png" type="image/jpeg" length="68246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Demeter’in Bahçesi”nde Kadının Mitosu Konuşuldu]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/video/demeterin-bahcesinde-kadinin-mitosu-konusuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/video/demeterin-bahcesinde-kadinin-mitosu-konusuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülhan Bişeng’in sunduğu “Demeter’in Bahçesi” programında Dr. Öğr. Üyesi İsaf Bozoğlu, ana tanrıça kültü ve kadının tarihsel direnişini anlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>MERSİN MED GÜNDEM-</strong> Sanatçı <strong>Gülhan Bişeng</strong>’in sunduğu “<strong>Demeter’in Bahçesi”</strong> programında Dr. Öğr. Üyesi<strong> İsaf Bozoğlu</strong>, ana tanrıça kültü ve kadının tarihsel direnişini anlattı.</p>

<p></p>

<p>Medgündem’de yayınlanan “Demeter’in Bahçesi” programının bu haftaki konuğu, Pamukkale Üniversitesi öğretim üyesi Dr. İsaf Bozoğlu oldu. Arkeolog Gülhan Bişeng’in sunduğu programda, kadınların tarih boyunca üstlendiği üretken rol, ana tanrıça inancı ve mitolojik hafızadaki yeri masaya yatırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda, Kürtçedeki “yastar” sözcüğü üzerinden kadınların tarihsel yakarışı ele alındı. Bozoğlu, “Kadınlar büyük bir zorlukla karşılaştığında ellerini göğe kaldırır ve ‘yastar’ der. Bu hem çağrı, hem sitem, hem de yakarıştır” dedi.</p>

<p>Kadının varoluş mücadelesinin bugün de sürdüğüne dikkat çeken Bozoğlu, “Toplum ve biçimler değişse de ana tema değişmiyor. Kadın bugün de görünmez kılınıyor ve mücadele etmeye devam ediyor. Bu bir varoluş mitosudur” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ortak yaşam vurgusu yapan Bozoğlu, “Eril gücü yok saymıyoruz, eşitliği savunuyoruz. Hedefimiz, kadın ve erkeğin birlikte ürettiği, yaşanabilir bir dünyadır” dedi.</p>

<p>Program, Bişeng’in “Yaşamı birlikte örmek, geçmişin izlerini bugünün mücadelesine taşımaktır” sözleriyle sona erdi.</p>

<p><strong>NOT:</strong> Canlı yayını kaçıran izleyicilerimiz, programın tamamını YouTube kanalımızdan izleyebilir</p>

<p><img alt="“Demeter’in Bahçesi” programı" height="1080" src="https://oz-gundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2025/06/gt-y-t4-v2-w8-a-amu-d-e.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1080" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/video/demeterin-bahcesinde-kadinin-mitosu-konusuldu</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Jun 2025 22:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/06/gtb-a-k-nl-x-i-a-a-r-r-b-q.png" type="image/jpeg" length="50846"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2025 Newroz'unda Öz Gündem'in Hafızalarında Tarihi Anlar]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/foto-galeri/2025-newrozunda-oz-gundem-hafizalara-kazinacak-tarihi-anlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/foto-galeri/2025-newrozunda-oz-gundem-hafizalara-kazinacak-tarihi-anlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amed 2025 Newroz'unun her anını sizlerle paylaştık.Hazırlıklardan resepsiyona,büyük buluşmadan coşkulu kutlamalara kadar tüm detaylar özel fotoğraf galerimizde!]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AMED ÖZ GÜNDEM-</strong> Öz Gündem olarak, Amed 2025 Newroz’unun her anını sizlerle paylaşmaya devam ettik.</p>

<p>Amed 2025 Newroz'unun her anını sizlerle paylaştık. Hazırlıklardan resepsiyona, büyük buluşmadan coşkulu kutlamalara kadar tüm detaylar özel fotoğraf galerimizde!<br />
11 Mart 2025’te Amed’in tarihi surları içinde, Mardin Kapısı’nda başlayan hazırlıklardan itibaren, ilk dekorasyon fotoğraflarını sizlere sunduk. 20 Mart 2025’te, Suriçi’ndeki Cemil Paşa Konağı’nda gerçekleşen Newroz resepsiyonu ile heyecan doruğa ulaştı. 21 Mart 2025’te ise Bağlar ilçesinde, Amed Newroz alanında yüzbinlerin katılımıyla tarihi bir Newroz kutlaması gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>O günün en özel anlarını, coşkusunu, heyecanını ve unutulmaz görüntülerini özel fotoğraf galerimizde sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/foto-galeri/2025-newrozunda-oz-gundem-hafizalara-kazinacak-tarihi-anlar</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Mar 2025 22:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/03/2025-newrozunda-oz-gundemin-hafizalarinda-tarihi-anlar-1.jpg" type="image/jpeg" length="81606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amed’de 8 Mart Kadınların Mücadelesi, Öz Gündem Hafızalarda!]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/foto-galeri/8-mart-amedde-kadinlarin-zaferi-oz-gundem-kaldirajla-hafizalarda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/foto-galeri/8-mart-amedde-kadinlarin-zaferi-oz-gundem-kaldirajla-hafizalarda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amed’de 8 Mart’ta kadınlar meydanı coşkuyla doldurdu. Öz Gündem Kaldıraj, bu anlamlı günü kare kare belgeleyerek kadınların gücünü hafızalara kazandırdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AMED- ÖZ GÜNDEM:&nbsp;</strong> Amed’de 8 Mart’ta kadınlar meydanı coşkuyla doldurdu. Öz Gündem Kaldıraj, bu anlamlı günü kare kare belgeleyerek kadınların gücünü hafızalara kazandırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>&nbsp;Bu yıl Amed’de, İstasyon Meydanı’nda coşkuyla kutlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde, Öz Gündem olarak biz de alandaydık. Kadınların direnişini, mücadelesini ve dayanışmasını hissettiğimiz bu özel günde, hem röportajlar yaptık hem de halaylarla, sloganlarla yankılanan meydanı kare kare ölümsüzleştirdik. İşte alanda çektiğimiz, kaldıracımızdaki fotoğraflar ve hafızalarımıza kazınan o unutulmaz anlar!</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/foto-galeri/8-mart-amedde-kadinlarin-zaferi-oz-gundem-kaldirajla-hafizalarda</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Mar 2025 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2025/03/m.jpg" type="image/jpeg" length="42581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amed’de 1 Eylül Dünya Barış Günü]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/foto-galeri/amedde-1-eylul-dunya-baris-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/foto-galeri/amedde-1-eylul-dunya-baris-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amed’de Emek ve Demokrasi Güçleri öncülüğünde 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında yürüyüş gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr"><code>Uçar: Sayın Öcalan onurlu barış için cesaretli siyasiler arıyor <a href="https://twitter.com/hashtag/Amed?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#Amed</a>’de Emek ve Demokrasi Güçleri öncülüğünde <a href="https://twitter.com/hashtag/1Eyl%C3%BClD%C3%BCnyaBar%C4%B1%C5%9FG%C3%BCn%C3%BC?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#1EylülDünyaBarışGünü</a> kapsamında yürüyüş gerçekleştirildi.<a href="https://twitter.com/DBP_GenelMerkez?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@DBP_GenelMerkez</a> <a href="https://twitter.com/KESK1995?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@KESK1995</a> <a href="https://twitter.com/cigdemkilicgun?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@cigdemkilicgun</a> <a href="https://twitter.com/AdaletKaya_?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@AdaletKaya_</a><br />
<br />
VİDEO Devamı?<a href="https://t.co/21D6AjuomS" rel="nofollow">https://t.co/21D6AjuomS</a> <a href="https://t.co/RkmvDfutil" rel="nofollow">pic.twitter.com/RkmvDfutil</a></code></p>
<code>— Ötekilerin Gündemi (@OtekilerinG) <a href="https://twitter.com/OtekilerinG/status/1830497844286959852?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">September 2, 2024</a></code></blockquote>

<p><code><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></code><button><font>Kodu Kopyala</font></button></p>

<p></p>

<p></p>

<article>
<p><textarea readonly="readonly"></textarea></p>
</article></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/foto-galeri/amedde-1-eylul-dunya-baris-gunu</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Sep 2024 00:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2024/09/d-s-c07481.JPG" type="image/jpeg" length="23116"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Barış Meclisi'nden Acı Kaybımız İçin Başsağlığı Mesajı]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/foto-galeri/baris-meclisinden-aci-kaybimiz-icin-bassagligi-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/foto-galeri/baris-meclisinden-aci-kaybimiz-icin-bassagligi-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Barış Meclisi, vakfın kurucusu ve mücadele arkadaşımız Ali Şükran Aktaş'ı kaybetmenin derin üzüntüsü içinde, onun anısını yaşatmaya devam edeceklerini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başsağlığı Mesajı:*<br />
*BAŞIMIZ SAĞ OLSUN*</p>

<p>Vakfımızın kurucusu, emektarı, Denetim Kurulu Üyemiz sevgili arkadaşımız *Ali Şükran Aktaş* amansız hastalığa yenik düştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>29 Ekim 1999'da Avrupa'dan gelen 2. Barış Grubu üyesi; Türkiye Barış Meclisi kurucusu; Barış Vakfı'nın sessiz kahramanı ve mücadele arkadaşımızı yitirdik.</p>

<p>Barışçıların başı sağ olsun.&nbsp;</p>

<p><img alt="Barış Meclisi'nden Acı Kaybımız İçin Başsağlığı Mesajı" height="1240" src="https://ozgundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2024/08/baris-meclisinden-aci-kaybimiz-icin-bassagligi-mesaji.jpg" width="1748" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/foto-galeri/baris-meclisinden-aci-kaybimiz-icin-bassagligi-mesaji</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Aug 2024 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2024/08/baris-meclisinden-aci-kaybimiz-icin-bassagligi-mesaji.jpg" type="image/jpeg" length="74622"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Kadınların Kaleminden: Her Cumartesi Bir Mektup”]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/foto-galeri/kadinlarin-kaleminden-her-cumartesi-bir-mektup</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/foto-galeri/kadinlarin-kaleminden-her-cumartesi-bir-mektup" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadınların sesini duyurmak adına duygu ve düşüncelerini bu köşeye katılan ve katkı sunan tüm kadınlara teşekkürler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1><span style="color:#8e44ad"><strong>“Kadınların Kaleminden: Her Cumartesi Bir Mektup”</strong></span></h1>

<p></p>

<p>Herkes için bir oda, özelikle kadınlar için... Odeyek ji bo herkesî û pîranî jî bo jinan.. Odeya Virginia Woolf ê..</p>

<p></p>

<p>https://www.ozgundem.com/kadinlarin-kaleminden-her-cumartesi-bir-mektup-3</p>

<p>✍️</p>

<h1><span style="color:#8e44ad"><strong>Kadın Yoksulluğu</strong></span></h1>

<p></p>

<p>Krizlerde savaşlarda ilk işten çıkarılanlar kadınlar oluyor. Kadın yoksulluğu hükümet politikalarıyla doğrudan ilişkili.</p>

<p></p>

<p>https://www.ozgundem.com/kadin-yoksullugu</p>

<p>✍️</p>

<h1><span style="color:#8e44ad"><strong>Mücadele Özgürleştirir&nbsp;</strong></span></h1>

<p>Hüsniye Çelik, "Ötekilerin Gündemi" sitesindeki "Kadınların Kaleminden: Her Cumartesi Bir Mektup" köşesinde "Mücadele Özgürleştirir" başlıklı bir yazı kaleme aldı.</p>

<p>https://www.ozgundem.com/mucadele-ozgurlestirir&nbsp;<br />
✍️</p>

<h1><span style="color:#8e44ad"><strong>Günün Sonunda Tüm Ülkeye Kayyum Olmak!</strong></span></h1>

<p></p>

<p>Eylül Yaylacı,"Ötekilerin Gündemi" sitesindeki "Kadınların Kaleminden: Her Cumartesi Bir Mektup" köşesinde "Günün Sonunda Tüm Ülkeye Kayyum Olmak! " başlıklı bir yazı kaleme aldı.</p>

<p></p>

<p>https://www.ozgundem.com/gunun-sonunda-tum-ulkeye-kayyum-olmak</p>

<p>✍️</p>

<h1><span style="color:#8e44ad"><strong>… Ve tanrı kadını unuttu sonra!&nbsp;</strong></span></h1>

<p>Hatice Özhan, "Kadınların Kaleminden: Her Cumartesi Bir Mektup" köşesinde "… Ve tanrı kadını unuttu sonra!" başlıklı bir yazı kaleme aldı.</p>

<p>https://www.ozgundem.com/ve-tanri-kadini-unuttu-sonra&nbsp;<br />
✍️</p>

<p></p>

<h1><strong><span style="color:#8e44ad">Kıymayın</span></strong></h1>

<p>Arzu Ulaş Tayboğa, "Kadınların Kaleminden: Her Cumartesi Bir Mektup" köşesinde " Kıymayın" başlıklı bir yazı kaleme aldı.</p>

<p>&nbsp;https://www.ozgundem.com/kiymayin&nbsp;<br />
✍️</p>

<p>Hévî</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Siyasetmedar Necla Yildirim di kolona xwe ya bi navê "Ji Pênûsa Jinê: Her Şemî Nameyek" nivîsek bi sernavê "Hêvî" nivîsand.</p>

<p></p>

<p>https://www.ozgundem.com/hevi</p>

<p>✍️</p>

<p><strong>“Kadınların Kaleminden: Her Cumartesi Bir Mektup”</strong><br />
Ötekilerin Gündemi</p>

<p>Herkes için bir oda, özellikle kadınlar için...</p>

<p>Odeyek&nbsp; jî bo herkesî û bi piranî jî bo jinan…&nbsp;<br />
odeya Virginia Woolf ê.</p>

<p><img alt="G N N R M E W U A Ah Ye E" height="1502" src="https://ozgundemcom.teimg.com/oz-gundem-com/uploads/2024/05/g-n-n-r-m-e-w-u-a-ah-ye-e.jpg" width="1424" /></p>

<p><strong>E-posta: <a href="mailto:otekileringundemi@gmail.com">otekileringundemi@gmail.com</a> haber@otekileringundemi.com</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/foto-galeri/kadinlarin-kaleminden-her-cumartesi-bir-mektup</guid>
      <pubDate>Sun, 26 May 2024 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2024/06/kadinlarin-kaleminden-her-cumartesi-bir-mektup-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="64334"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gevaş Tarihi ve Doğal Dokusu]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/foto-galeri/gevas-tarihi-ve-dogal-dokusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/foto-galeri/gevas-tarihi-ve-dogal-dokusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Westan (Gevaş) Tarihin ve doğal dokusu yanı sıra yılın en sıcak aylarında dahi zirvesinde karın hiç eksik olmuyor Artos’un eteklerinde.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.ozgundem.com/haberleri/van" rel="nofollow" target="_blank" title="VAN">VAN</a>&nbsp;-&nbsp;<a href="https://www.ozgundem.com/haberleri/artos-dagi" rel="nofollow" target="_blank" title="Artos Dağı">Artos Dağı</a>&nbsp;ve&nbsp;<a href="https://www.ozgundem.com/haberleri/van-golu" rel="nofollow" target="_blank" title="Van Gölü">Van Gölü</a>&nbsp;arasında verimli topraklarıyla bilinen&nbsp;<a href="https://www.ozgundem.com/haberleri/gevas" rel="nofollow" target="_blank" title="Gevaş">Gevaş</a>&nbsp;tarihin ve doğal dokusu yanı sıra yılın en sıcak aylarında dahi zirvesinde karın hiç eksik olmuyor Artos’un eteklerinde.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Tarihin ve doğal dokusu yanı sıra yılın en sıcak aylarında dahi zirvesinde karın hiç eksik olmadığı Artos’un eteklerine kurulu Wan’ın Westan (Gevaş) ilçesinde tarlalar gelinciklerin kızılına bürünüyor. Her mevsimi yerli ve yabancı turistleri konuk almaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/foto-galeri/gevas-tarihi-ve-dogal-dokusu</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Apr 2024 23:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2024/04/gevas-tarihi-ve-dogal-dokusu.jpg" type="image/jpeg" length="19352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eş başkan adayları Ötekilerin Gündem'ine konuştular]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/foto-galeri/es-baskan-adaylari-otekilerin-gundemine-konustular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/foto-galeri/es-baskan-adaylari-otekilerin-gundemine-konustular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti)  Belediye Eş Başkan adayları, Gazeteci Hamza Özkan’nın sorularını yanıtladılar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AMED ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ-</strong> Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), bugün Amed'de gerçekleştirdiği etkinlikle belediye eşbaşkan adaylarını açıkladı. Bazı eşbaşkan adaylarının daha sonra netleşeceği öğrenildi.&nbsp;</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr"><code><a href="https://twitter.com/hashtag/DEMParti?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#DEMParti</a> 96 merkezde göstereceği adayları açıkladı <a href="https://twitter.com/hashtag/%C3%96tekilerinG%C3%BCndemi?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#ÖtekilerinGündemi</a><a href="https://twitter.com/huseyin_olan?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@huseyin_olan</a> <a href="https://twitter.com/Semra_caglar_?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@Semra_caglar_</a><br />
<br />
Video devamı ? <a href="https://t.co/CqMsu9fuQt" rel="nofollow">https://t.co/CqMsu9fuQt</a> <a href="https://twitter.com/YouTube?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">@YouTube</a><br />
⬆️ <a href="https://t.co/MsXVs82ZJW" rel="nofollow">pic.twitter.com/MsXVs82ZJW</a></code></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<code>— Ötekilerin Gündemi (@OtekilerinG) <a href="https://twitter.com/OtekilerinG/status/1752027922532065411?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">January 29, 2024</a></code></blockquote>

<p><code><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></code><button>Copy Code</button></p>

<p></p>

<article>
<header>
<h1></h1>
</header>

<p><textarea readonly="readonly"></textarea></p>

<footer><button></button></footer>
</article>

<p></p>

<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 31 Mart yerel seçimleri için çalışmalarının startını Amed'de verdi. Kadın belediye eşbaşkan adayları için yapılan tanıtım etkinliği sonrası karma&nbsp;<a href="https://www.ozgundem.com/haberleri/adaylar" rel="nofollow" target="_blank" title="adaylar">adaylar</a>&nbsp;için benzer bir etkinlik yapıldı. Amed'de bulunan bir otelde yapılan etkinliğe belediye eşbaşkan adaylarının yanı sıra binlerce kişi katıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p><strong>SOLMAZ VE SÖNMEZ UNUTULMADI</strong></p>

<p></p>

<p>Demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşunun ardından Kürt siyasetçi Edip Solmaz'ın ailesinden Hasan Solmaz konuştu. Edip Solmaz'ın "yerel dinamiklerin kendi inisiyatifiyle oluşturduğu kollektif anlayışın ifadesi" olduğunu söyleyen Solmaz, "Diğer ifade de özellikle Kürt özgürlük hareketinin demokratik yöntemlerle mücadelesinin, kitleselleşmesinin sonucudur. Kürt halkının kitlesel duruşları Edip Solmaz gibi yoldaşların yarattığı değerlerin sonuçlarıdır" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Ardından "Terzi Fikret" namıyla da bilinen Fatsa Belediye Başkanı Fikri Sönmez'in oğlu Naci Sönmez konuştu. Sönmez, "Bugün benim Amed'de bulunuyor olmam, Fatsa'nın yaşadığını, Terzi Fikri'nin tarihe bıraktığı önemli izlerin takip edildiğini gösteriyor. Rojava'daki yerel yönetimlerde bunun yaşandığını görüyorum" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p><strong>'KAYYIMLARI GÖNDERECEĞİZ'</strong></p>

<p></p>

<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğü talebiyle devam eden açlık grevi eylemlerini hatırlatarak konuşmasına başladı. Seçimlerde kayyımları göndereceklerini vurgulayan Hatimoğulları, "Bizim davamız Kürt halkının kendi sorunlarının çözümü için verdiği hak mücadelesidir. Alevilerin, farklı halkların bu ülkede eşit yurttaşlık mücadelesidir. Kadınların, gençlerin, doğa savunucuların mücadelesidir. Bizim mücadelemiz işçinin, emekçinin, yoksulun mücadelesidir. Önümüzdeki yerel seçimleri bunlardan bağımsız görmüyoruz. Mutlaka kazanacağız. 31 Mart'ta bütün halklara bu zaferi hediye edeceğiz" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p><strong>DOĞRUDAN DEMOKRASİ</strong></p>

<p></p>

<p>Kayyımların kentlerde yarattığı tahribatlara değinen Hatimoğulları, “Mutlaka kayyımları göndereceğiz. 31 Mart yerel seçimleri demek, yerinden yönetimin demokraside yer bulması demektir. Halkın iradesinin tecelli etmesi demektir" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Heskîf (Hasankeyf) ve Sûr ilçelerinde yaşananları anımsatan Hatimoğulları, şunları söyledi: "Doğrudan demokrasiyi belediyelerde hayata geçireceğiz. Belediye ile halk arasına beton bloklar kuruldu. Bizler onları darma duman edeceğiz. Halk aynı şekilde belediyelere gelecek ve o yönetimin ortağı olacak. Kürt, Türk, Alevi, Ermeni, Süryani kimseyi dışarıda bırakmadan hizmet edeceğiz. Kayyımları süpüreceğiz. Tek süpürge yetmez; her yurttaşımız eline süpürgesini alacak, 31 Mart’ta kayyımları süpüre süpüre alacağız. Kayyımların saldırıları Kürtçeye olduğu kadar kadınların kazanımlarına dönük de oldu. Belediye eşbaşkanlarını, meclis üyelerini hapishanelere koydular. Kadın danışma merkezlerinin yerlerine erkek müdür atadılar. Kadın politikaları, daire başkanlıklarını ortadan kaldırdılar.&nbsp;</p>

<p></p>

<p><strong>MUTLAKA KAZANACAĞIZ</strong></p>

<p></p>

<p>Coğrafyamız acılarla dolu ve savaş çığırtkanlığıyla baş başa kalmış dönemden geçiyor. Savaş yorgunu bu coğrafyamızda halklar, başarı haberi bekliyor. Bunlardan biri 31 Mart'ta bütün başarıyı halklara armağan ediyoruz. Amed'deki bir başarı bütün bölgeyi, ülkeyi etkiler. Bizler sandıktan DEM Parti'yi çıkardıkça, haritayı mora boyadıkça, mutlaka başaracağız. Hep beraber ev ev gezerek, bu tarihi başarıya sizlerin ortak olması önemli. Bizim mücadelemiz seçme ve seçilme mücadelesi değildir. Ezilen ve sömürülen bütün emekçilerin, kadınların, işçilerin özgürlüğü için mücadele ediyoruz. Her birimiz kendimiz adaymışız gibi çalışmalara katılacağız. İl, ilçe örgütlerimizle hep beraber eli taşın altına koyacağımız bir dönem. Ben değil, biz anlayışıyla yönetmeliyiz belediyelerimizi."</p>

<p>&nbsp;Ev ev dolaşarak seçim çalışması yürüteceklerini belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, eşbaşkanlık gibi dünya demokrasisine örnek bir uygulama kazandırdıklarını ve kayyumları bin odalı Saray'a göndereceklerini söyledi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Amed'de partisinin gerçekleştirdiği belediye eşbaşkan adayları tanıtım toplantısında konuştu. Bakırhan, aday belirleme sürecine dikkati çekerek, "Eşbaşkanlığa yasal statü kazandırdık. Dünyanın birçok yerinde Kürtlerin kendi bağrından çıkardığı esbaşkanlığın nasıl uygulandığını gösterdik" dedi.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Aday adaylarının partinin genel merkezi yerine halka gittiğini ve çalışma yürüttüğünü vurgulayan Bakırhan, "Genel merkezi kapatıp, ön seçim yaptık. Bize değil, halklarımıza gidin, sokaklara gidin, Kürt halkından onay alın, sonra bize gelin dedik. Emin olun bunu da başardınız. Sıkıştığımız her dönemde yardımımıza koşan sizler büyük bir demokrasi örneği vererek, bu halk oylamasını da başarıyla sonlandırdınız. Bugün ortaya koyduğunuz demokrasi örneği de Kürtlerin dünyaya hediye ettiği bir model olacaktır" diye konuştu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Bakırhan'ın devamla şunları söyledi: "Zor dönemden geçiyoruz. Sistem irademizi yok saymak için elinden geleni yapıyor. Kayyımlar atıyor, irademize el koyuyorlar. Sanıyorlar ki belediyeleri iki dönem kayyım atadıklarında Kürt baş eğecek. Selahattin Demirtaş'ları, Gültan Kışanak'ları içeri alınca Kürtler vazgeçecek sanıyorlar. Onlara 31 Mart’ta Kürdün her şeye rağmen direndiğini, iradesine sahip çıktığını bir kez daha göstereceğiz. Kayyım hırsızlık demektir, yolsuzluk ve usulsüzlük demektir. Mardin kayyımının yaptığı usulsüzlükler buradan Ankara'ya yol olur. Amed kayyımlarının yaptığı usulsüzlükler; La Casa De Papel dizisi vardı, onun senaristlerini bile şaşırtacak niteliktedir. Eminim o diziyi çekenler bu kayyımların usulsüzlüklerini görselelerdi bu dizileri yapmazlardı. Kayyım ismimize düşman. Kayyım Kürdün varlığına ve iradesine düşman. Ne yapacağız? 31 Mart’ta bunları Ankara’ya göndereceğiz. Saray'ın bin odası var. Hepsi orada kendisine yatacak yer de bulur, iş de bulur. Biz kendi işimize bakarak, Kürt toplumunun halklarımızın daha özgür, daha şeffaf, daha demokratik bir anlayışla yönetilmesini hep birlikte sağlayacağız.&nbsp;</p>

<p></p>

<p><strong>EV EV DOLAŞACAĞIZ</strong></p>

<p></p>

<p>Burada sizlere büyük görevler düşüyor. Değerli barış annelerim, barış mücadelesinde örnek olan anneler, ev ev dolaşacağız, gitmediğimiz kapı bırakmayacağız. Bunların kaçak seçmenlerine karşı biz iki tane seçmen kazanacağız. Bunların bütün polisleri, askerler ve kolluk kuvvetlerini taşıyarak irademizi gasp etme girişimi karşısında durmayacağız, dinmeyeceğiz. El birliği ile çalışacağız. Bunlara Kürdün nasıl bir çelik iradeye sahip olduğunu hep birlikte göstereceğiz. Buna inanıyorum, sizler yoktan var ettiniz. Sizler adı dili ağızlara alınmayan bir halkın mücadelesini gerçekliğini ortaya koydunuz. Sizler Rojava'da milliyetçiliğin, muhafazakârlığın, dinciliğin hüküm sürdüğü kadınının, Kürdün yok sayıldığı bir coğrafyada büyük bir devrim yarattınız. Şimdi emin ki hep birlikte Kurdistan coğrafyasındaki halklarımızla birlikte bizim bağrımızdan çıkmayan, bize ait olmayan her şeyimize yabancı olan bu kayyımları göndereceğiz.&nbsp;</p>

<p></p>

<p><strong>KAYYIMLAR GİBİ AKP’Lİ BELEDİYELERDE YÖNETEMİYOR</strong></p>

<p></p>

<p>Sadece kayyımlar değil AKP’nin belediyeleri de iyi yönetemiyor. Ağrı Belediyesi’nin ne halde olduğunu Ağrılı hemşerilerimiz çok iyi bilir. İnanın köstebek yuvası çamur içerisinden yürünmüyor. Bingöl Belediyesi deprem bölgesi olmasına rağmen depremin ne olduğunu bilmiyor. Deprem hattı üzerinde iskan veriyor, imar izni veriyor. Sanıyor ki deprem oradan es geçecek. Bingöl Belediyesini batırmış, bitirmiş, borçlandırmış. Dersim Belediyesi’nde ‘Tunceli’ zihniyetini ortadan kaldırarak, Dersim’in gerçek evlatlarını iktidara taşıyarak, demokratik yerel yönetimlerimizi oraya da götürmek durumundayız. Kars kayyımı namaz kılıyor ama vallahi yapmış olduğu yolsuzluklar yol olur. Yani bunların namazı ibadeti bir yere kadardır. Mesele rant olunca, mesele Kürdün iradesi olunca mesele Kürdün inkarı olunca bunlar her şeye karşı çıkarlar, takiye yaparlar. AKP yönetemiyor, ülkeyi yönetemediği gibi belediyeleri de yönetemiyor. Bize kayyım atamasının sebebi örnek modeller ortaya koyduğumuzdandır. Siirtli arkadaşlarımız bilir bir dönem biz de orada belediye eş başkanlığı yaptık. Emin olun suyu kesilen tek bir hane yoktu, parası olmadığı için okula gidemeyen tek bir öğrenci yoktu. Kadın kooperatifleri kuruldu. Açlığı yoksulluğu önlemek için elimizden gelen her şeyi yaptık, halkın belediyesi olduk. Sadece Kürtlere değil orada yaşayan Araplara, Türklere de eşit hizmet götürerek, ciddi bir model ortaya koyduk. Şimdi 25 yıldır büyük bedellerle yaratmış olduğumuz bu modeli batıya taşımaya AKP belediyelerini alarak oralara götürme gibi bir sorumluluğumuz olduğunu belirtmek istiyorum. Bunları başaracağımıza inanıyorum.&nbsp;</p>

<p></p>

<p><strong>HALKIMIZ KAZANDI</strong></p>

<p></p>

<p>Değerli arkadaşlar evet yeni bir model uyguladık, kimi eksikliklerimiz olabilir, kimi yetersizliklerimiz olabilir. Yeni uygulanan her şeyde ufak tefek kimi arızalar ortaya çıkabilir. Eminim ki önümüzdeki dönem şimdi ortaya çıkan bu eksiklikleri de birlikte gidereceğiz. Şimdi aday adayı olan bütün arkadaşlar bizim arkadaşlarımız yoldaşlarımızdır. Dosyasını aldığımız yarışa giren bütün arkadaşlar bizim için eş değerdedir. Sadece seçilen eş başkanlar değil seçilemeyenler de bizim yol arkadaşlarımızdır. Bizim değerlerimizdir. Bizim birlikte yürüyeceğimiz birlikte mücadele edeceğimiz birlikte bu zorlukları göğüsleyeceğimiz arkadaşlarımızdır. Dolayısıyla çağrım onlara; siz yenilmediniz, kaybetmediniz. Hep birlikte halkımız kazandı, modelimiz kazandı, önümüzdeki dönem seçilen arkadaşlarımızla beraber birebir daha güçlü daha çok çalışarak, bu halkın hizmetinde olduğumuzu kanıtlayalım. Biz bir seçim partisi değiliz. Kimin nereye seçildiğinin bir yere kadar önemi var. Önemli olan Kürt halkının geleceğidir, mücadelesidir. Önemli olan bu mücadele için kaybettiğimiz binlerce insanın onuruna layık olmaktır. Cezaevinde bizim başarımızı bekleyen direnen açlık grevine giren Kürtlüğünü dilini kimliğini yaşatmak için mücadele eden bütün arkadaşlarımıza başarı borcumuz var.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Biz birbirimize güvenerek, birbirimize inanarak örgütümüze merkezimize kurumlarımıza sahip çıkarak bu zulüm düzeni ile baş edebiliriz. Ben baş edeceğimize, kazanacağımıza, 31 Martta ezilenlerin, ötekilerin, Kürtlerin tekrar demokratik yerel yönetimler anlayışını yönetime taşıyacağına onan inançla siz emek veren bu demokrasi modelini hayata geçiren halklarımızın önünde saygıyla eğiliyor. Hepimize başarılar diliyorum. Serkeftin.”</p>

<p><strong>Kaynak: https://mezopotamyaajansi.net/tum-haberler/content/view/231348</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/foto-galeri/es-baskan-adaylari-otekilerin-gundemine-konustular</guid>
      <pubDate>Wed, 31 Jan 2024 00:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2024/01/22ba171c-d634-4877-8f60-34ad94a2f137.jpg" type="image/jpeg" length="19242"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['Unutulmaya yüz tutmuş bir zaanat']]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/foto-galeri/kalaycilik-adli-fotograf</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/foto-galeri/kalaycilik-adli-fotograf" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürt Sinema yönetmen ve Uluslararası AFIAP Fotoğraf sanatçısı  Arzella Bektaş'ın 'Unutulmaya yüz tutmuş bir zaanat'  “Kalaycılık" adlı Fotoğraf ve belgeseli Amed’te Sanat severlerle buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><a href="https://www.ozgundem.com/haberleri/amed" rel="nofollow" target="_blank" title="AMED">AMED</a>&nbsp;<a href="https://www.ozgundem.com/haberleri/otekilerin-gundemi" rel="nofollow" target="_blank" title="ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ">ÖTEKİLERİN GÜNDEMİ</a></strong>-&nbsp;Kürt Sinema yönetmen ve Uluslararası AFIAP Fotoğraf sanatçısı &nbsp;<strong><a href="https://www.ozgundem.com/haberleri/arzella-bektas" rel="nofollow" target="_blank" title="Arzella Bektaş">Arzella Bektaş</a></strong>'ın Unutulmaya Yüz tutmuş bir Meslek &nbsp;<strong>“<a href="https://www.ozgundem.com/haberleri/kalaycilik" rel="nofollow" target="_blank" title="Kalaycılık">Kalaycılık</a>"</strong>&nbsp;adlı Fotoğraf ve belgeseli, Amed’te Sanat severlerle buluştu.</p>

<p>Kaybolmaya yüz tutan mesleklerden; Kalaycılık Kalaylama, yıpranan bakır kapların ateşte ısıtılarak “ak kurşun” olarak adlandırılan kalay madeniyle kaplanmasıdır. Geleneksel halk zanaatlarımızdan "Kalaycılık Mesleği" Amed 'te halen yaşatılmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Kalaycılık" adlı belgesel Avrupa Birliği'nin Sivil Duşun programının desteğiyle hazırlandı.</p>

<p></p>

<p>Arzella Bektaş, "Soğuk" (2021) adlı kısa filmde ve "Kalp Yarası" (2021-2022) dizisinde çalıştı ve fotoğrafçılık çalışmalarına devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/foto-galeri/kalaycilik-adli-fotograf</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Dec 2023 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2023/12/otekilerin-gundemi-3-9.jpg" type="image/jpeg" length="25907"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amed'te Ötekilerin Gündem'in objektiflerinde kareler]]></title>
      <link>https://www.medgundem.com/foto-galeri/kesk-bolge-mitingi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medgundem.com/foto-galeri/kesk-bolge-mitingi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) Amed’de İstasyon Meydanı’nda “Emekten yana demokratik halk bütçesi istiyoruz” şiarıyla düzenlediği mitinge Amed ve çevre illerden yüzlerce emekçi katıldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>AMED</strong>&nbsp;-&nbsp;KESK'in bölge mitinginde konuşan KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil, savaşa değil halka bütçe istediklerini belirterek, "İktidarın tekçi, milliyetçi, şoven ve inkârcı politikalarını terk etmesini, Kürt sorunundaki barışçıl yöntemlerin derhal devreye konulmasını istiyoruz" dedi.&nbsp;</p>

<article>
<footer><button></button></footer>
</article>

<p>Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) Amed’de İstasyon Meydanı’nda “Emekten yana demokratik halk bütçesi istiyoruz” şiarıyla düzenlediği mitinge Amed ve çevre illerden yüzlerce emekçi katıldı</p>

<p></p>

<p>İstasyon Meydanı’na girişlerde arama noktalarından geçen emekçiler, kortejler oluşturarak yürürken, TTB Merkez Konsey üyelerinin görevden alınmasına karşı Amed Tabip Odası “İrademe dokunma” yazılı pankartla alan girdi. Yürüyüş sırasında sık sık "Biji berxwedana kedkaran", "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz" ve “Savaşa hayır barış hemen şimdi” sloganları atıldı.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kitle yürüyüşün ardından kurulan sahne önünde bir araya geldi. Mitingin yapıldığı alana, Kürtçe ve Türkçe “Jin, Jiyan Azadî” “Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe istiyoruz”, “Emekçiler üretiyor, sermayederler yiyor”, “Savaşlara değil, barışa bütçe”, “Kayyum irade gaspıdır”, “Halkın payı, savaşa gitmesin” yazılı pankartlar asıldı.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Miting emek ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşuyla başladı.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>“Kadınların Yüzyılı” Kitabı çıktı!</category>
      <guid>https://www.medgundem.com/foto-galeri/kesk-bolge-mitingi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Dec 2023 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medgundemcom.teimg.com/crop/1280x720/medgundem-com/uploads/2023/12/otekilerin-gundemi-7-1.jpg" type="image/jpeg" length="51923"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
