AMED / MED GÜNDEM – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ile Tuncer Bakırhan, “Belediye Eşbaşkanları ve İl Genel Meclisi Eş Sözcüleri Buluşması”na katıldı. ÇandAmed Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıyı Med Gündem olarak takip etti. Toplantıya katılan, yerine kayyım atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Abdullah Zeydan, gazeteci Hamza Özkan’ın sorularını yanıtladı.
Zeydan, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Evet Hamza Bey, bizler de siz basın emekçilerini ve halkımızı saygıyla selamlıyoruz. Bugün belediye eş başkanları ve il meclis eş sözcüsleri olarak, Amed’de DEM Partimizin Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları’nın katılımıyla bir toplantı gerçekleştiriyoruz.
Bir buçuk yıllık süreçte nerelerde eksik kaldık, nerelerde hata yaptık, bunları samimi bir şekilde tartışıyoruz. Eleştiri ve öz eleştiriye çok önem veriyoruz; halkımızın öneri, nasihat ve uyarılarını dikkate alıyoruz.
27 Şubat’ta Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın tarihi bir barış ve demokratik toplum çağrısı oldu. Bu çağrıyla birlikte yerel yönetimlerin sorumluluğu arttı; yerel demokrasiyi, komünleri ve meclisleri örgütlemek, halkı karar alma, hesap sorma ve denetleme süreçlerine daha fazla katmak için değerlendirmelerde bulunuyoruz.
Belediyelerin demokrasinin ana kaynağı olduğunu ve halka en yakın hizmet birimleri olduğunu biliyoruz. Hükümetin birçok belediyemize yönelik baskısı oldu, bazı belediyeler gasp edildi, kaynaklar kısıtlandı. Buna rağmen belediye eşbaşkanlarımız ve meclis üyelerimiz büyük gayret gösterdi; birçok başarı elde edildi. Ancak eksik kaldığımızın farkındayız.
Bu süreçte kayyım gaspının sona ermesi, belediyelerin üzerindeki mali kısıtların kaldırılması, yerel örgütlenmenin artması ve demokratik toplumu inşa etmek için önemli adımların atılması gerektiğine inanıyoruz.
Türkiye toplumunun %80’i süreci destekliyor. Kürt Halk Önderi, Hareketi, Kürt Halkı ve Türkiye barışseverleri sorumluluklarını yerine getirdi. Artık devletin ve hükümetin ciddi adımlar atması gerekiyor.
Özellikle mecliste kurulan komisyonun Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan’ı ziyaret etmesi gerekiyor. Bu ziyaretle süreç hız kazanacak. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Sayın Öcalan’ın umut hakkının, binlerce siyasi tutsağın umut hakkının hayata geçirilmesi önemlidir.
Ayrıca Sevgili Selahattin Demirtaş, Sevgili Figen Yüksekdağ, Sevgili Leyla Güven ve diğer siyasi tutukluların durumlarının düzeltilmesi gerekiyor. Hasta tutukluların özgürlüğü sağlanmalı; kayyım gaspının sona ermesi şarttır.
Bugün Hakkari Belediye Başkanımız Sıdık Akış haksız şekilde tutuklu. CHP’li belediye başkanları ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın İmamoğlu gibi birçok siyasinin yeri cezaevi değil. Siyasetçilerin hesaplaşma yeri sandıktır. Demokratik ve meşru yol orasıdır, halk kararını orada verir.
Süreç ruhuna uygun olarak tüm siyasetçilerin parti ayrımı gözetilmeksizin serbest bırakılması gerekir. Türkiye’nin artık ayrıştırılmaya değil, halkların kucaklaşmaya ve dayanışmaya ihtiyacı vardır. Barış ve demokratik toplum herkese kazandıracak bir süreçtir ve desteklenmelidir. Hükümetin somut adımlar atması kaçınılmazdır." dedi.




