VAN - 20'inci yüzyılın ilk yarısında Kürt basınının ve siyasal hareketlerinin önde gelen isimlerinden Memduh Selîm Beg, gazetecilikten öğretmenliğe, diplomatik temaslardan sürgüne uzanan mücadelesiyle iz bıraktı.

20. yüzyılın ilk yarısında Kürt basını ve siyasal hareketleri içinde etkin rol üstlenen Memduh Selîm Beg gazetecilikten diplomatik temaslara, yayıncılıktan sürgün yaşamına uzanan çok yönlü bir hayat sürdü. Kalemiyle dönemin tanıkları arasına adını yazdıran Selîm Beg ömrünü ülkesinden uzakta tamamladı. Selîm Beg Kürt basın tarihinin ve 20. yüzyılın çalkantılı siyasal atmosferinin öne çıkan isimlerinden biri olarak hafızalarda yer aldı.

Kalemiyle fikirlerini savundu, yaşamının büyük bölümünü ise sürgünde geçirdi. Memduh Selîm Beg, 1880 yılında Wan'da dünyaya geldi. Selîm Beg ilk ve orta öğrenimini Wan'da tamamladıktan sonra İstanbul'a gitti. İstanbul’da Mekteb-i Mülkiye’den mezun oldu siyaset, kamu yönetimi ve felsefe eğitimi aldı. Henüz öğrenciyken kurulan Hêvî Cemiyet'inde sekreterlik yaptı. 1918 yılında dönemin Kürt yayın organları olan Rojî Kurd ve Jîn gibi dergilerde toplumsal, kültürel ve siyasi içerikli makaleler yazdı. Rojî Kurd gazetesinin çıkarılmasında görev aldı ve gazetenin yayın kurulunda yer aldı. Memduh Selîm bir süre de Jîn dergisinin editörlüğünü yaptı.

HÊVÎ VE ROJÎ DERGİSİ

Rojî Kurd, Kürtçe-Türkçe olarak ayda bir çıkarılmış ve toplam olarak dört sayı yayımlandı. Derginin dört sayısı yayımlandıktan sonra İttihat ve Terakki tarafından yayını durduruldu. Rojî Kurd dergisinin yayını durdurulduktan sonra Hêvî Cemiyeti, Babanzade Abdülaziz’in imtiyaz sahibi ve sorumlu müdürü olduğu Hetawî Kurd adında yeni bir dergi yayınlamaya başladı. Bu süreçte Hêvî Cemiyeti’nin genel sekreteri Selîm Beg’dir ve aynı zamanda derginin yayın kurulunun da üyesidir. Birinci Dünya Savaşının başlamasıyla birlikte yayını durdurulan Hetawî Kurd, toplam on sayı yayımlandı.

Hêvî Cemiyeti’nin yayınları ve diğer kültürel çalışmaları, dönemin siyasi iktidarının baskısı ve tehditleri altında sürdürüldü. Selîm Beg, siyasi iktidarın cemiyet üzerindeki baskılarına dair "Hêvî”deki bütün gençler cemiyettin mesleğine ait uydurma bir sebeple yetkililer tarafından mahkemeye sürüklenerek Hêvî' nin çelik azmini kendisinde eritmeye çalışmıştır. Rojî Kurd ve Hetawî Kurd’ün mesleği, gayesi, hedefi ve yolu Hêvî’nin kendinden ayrı ve ona zıt olamaz. Rojî Kurd’ün yazıları meydandadır, Kürtleri bütün milletlerin zaferi için mücadele ettikleri yüce ilkelerden gayrısına tabi kılmaya matuf bir harfi bile ihtiva etmez, etseydi ebediyen yasaklanmaz ve müdürünü aylarca hapislerde ve Divan-ı Harp’lerde perişan etmezdi” ifadelerini kullandı.

Selîm Beg’in Jîn dergisinde çok sayıda yazısı yayımlandı.

Türk istihbaratı Selîm Beg hakkında hazırladığı ve yayımladığı bir raporda şu değerlendirme de bulunuyor: "Memduh Selîm, yüksek bir zekaya sahip, lakin maceracıdır. Bir şeye başlarken onu olmuş, bitmiş zanneder. Bir de başkasının mütalaat ve inkârına katiyen hürmet etmez. Aşir reisleriyle arasının bozulmasının sebebi de budur."

CEMİL MERİÇ'İN ÖĞRETMENİ

Selîm Beg, siyasi faaliyetlerinin yanı sıra öğretmenlik de yaptı. Hatay henüz Fransız kontrolü altındayken Antakya'da yaşamış ve Antakya Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Bu dönemde yazar Cemil Meriç’in de edebiyat öğretmenliğini yapmış ve onun entelektüel dünyasında derin izler bırakmıştır.

XOYBÛN'A KATILDI

Güçlü bir yazı dili ve üslubu olan Selîm Beg, Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra kendisine dönük artan baskı ve tehditlerden dolayı Suriye'ye geçmek zorunda kaldı. Selîm Beg, Dêrsim isyanı sırasında, Seyîd Riza'nın görevlendirmesiyle, daha önce Suriye'ye geçmiş olan Nuri Dêrsimî ile birlikte yabancı konsolosluklarla temas kurdu. Dêrsim'de yaşananları yabancı gazetelere aktardı. 1927 yılında Xoybûn örgütüne katıldı. Xoybûn'un uluslararası temsilciliğini yürüttü. Agirî İsyanını yöneten kadro içinde yer aldı.

SIYA EVÎNÊ

Çok dilli bir entelektüel olan Selîm Beg, Kürtçe ve Türkçenin yanı sıra Fransızca, Ermenice ve Arapça biliyordu. Selîm Beg, ünlü Kürt yazar Mehmed Uzun’un ünlü romanı Siya Evînê kitabının baş kahramanıdır. Romanda ve tarihi anlatılarda, Antakya'da sürgündeyken bir Çerkes kızına aşık olup nişanlandığı, ancak Xoybûn örgütünün kararıyla Agirî İsyanı'na katılmak üzere cepheye gitmek zorunda kaldığı anlatılıyor.

Sercem TV yayın hayatına başlıyor
Sercem TV yayın hayatına başlıyor
İçeriği Görüntüle

Hayatının büyük bir kısmını sürgünde, mücadelesine ve kitaplarına adayarak geçiren Selîm Beg, 25 Temmuz 1976 tarihinde Suriye'nin başkenti Şam'da vefat etmiş ve burada Şêx Xalid Nakşîbendi mezarlığında Celadet Bedirxan’ın mezarına yakın bir yerde defnedildi.

MA / Zeynep Durgut

Kaynak: https://www.mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/content/view/318905