Filiz Kızılkaya Yazdı

Yaşlılarımız Gelecekle Kurduğumuz Köprüdür

Annem 80 yaşında, Parkinson hastalığının yanı sıra tansiyon, kireçlenme ve benzeri birçok hastalıkla boğuşuyor. Ama asıl boğuştuğu şey yalnızlık ve can sıkıntısı; o yaşta oyalanacağı bir şeyin olmaması. Ona nasıl yardımcı olabilirim diye düşünürken, bu konunun bireysel çabayla aşılamayacağını; toplumsal ve yerel yönetimsel düzeylerde çözümler üretmekten geçtiğini daha bariz gördüm.

Yaşlılık, insan yaşamının ileri bir evresi olmakla birlikte bilgelik ve deneyimlerinin arttığı bir süreçtir; tecrübe ve deneyimlerinin yeni nesillerle ortaklaştırılması çok önemlidir. Geçmiş, şimdi ve gelecek bir bütündür; yaşlılarımız geçmişimizdir. Geçmişten kopuk bir geleceğin var edilemeyeceği aşikârdır. Yeni neslin genelde Kürtçe bilmemesi, yaşlı kesiminde Türkçe bilmemesi nesiller arasında kültürel ve kimliksel kopuşlara yol açıyor. Her iki neslin ortaklaştırılmasını sağlayacak politikalar üretmek tüm toplumsal kurumların çabası olmalıdır.

Beser Hatice Altınışık Yazdı: Binbir Teşekkür ...
Beser Hatice Altınışık Yazdı: Binbir Teşekkür ...
İçeriği Görüntüle

Günümüz dünyasında genç kuşaklar TV, internet vb. ile bir nebze de olsa sıkıntılarını giderecek mecralar buluyorlar. Yaşlı insanlarımız, çocukları evlenip gittikten sonra kendilerini çok yalnız hissediyorlar; bu durum yaşlı kadınlar ve dil bilmeyen insanlar için katlanarak büyüyor. Psikolojik ve sosyal açıdan üretkenlikten düşmüş, hastalıkların pençesinde adeta ölümü bekliyorlar.

Burada devlet kurumlarına ve en önemlisi yerel yönetimlere çok iş düşüyor. Yaşlı insanlarımızın ilgi ve beğenilerine hitap edecek bir TV kurulamaz mı?

Masal (Çirok) park etkinlikleri, internet kullanımı, sağlıklı yaşama ilişkin bilgilendirmeler, satranç, dama vb. daha birçok etkinlik planlanabileceği gibi, bunu yerel yönetimlerin yapması hiç de zor değil. Unutmayalım ki yaşlılık da bir tür çocukluğa dönüşür. Onları mutlu etmek, yalnızlıklarına ortak olmak, kalan ömürlerini mutlu geçirmelerini sağlamak, dezavantajlı bu grup için bir sorumluluktur.

Kendinden vazgeçmiş, ölümü bekleyen yaşlı bireyler yerine sosyal sorumluluk projelerinde yer alan, bağ-bahçe işleriyle ilgilenen, üretken ve mutlu insanlar yaratabiliriz. Bunun için alan açmalı ve hayata daha fazla katılımlarını sağlamalıyız.

Bütün bunlar için çok büyük bütçelere de ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum. Biraz çaba, biraz düşünce bir araya geldiğinde çok güzel yaratıcılıkların ortaya çıktığını gördük. Bunun en güzel örneği KOMA AMED konseri oldu.

Ha, bu arada KOMA AMED konserlerinin devam etmesi gerektiğine inanıyorum. Van’da bir KOMA AMED konseri fena olmaz, değil mi?