AMED – MED GÜNDEM | Gazeteci Hamza Özkan’ın hazırlayıp sunduğu “8. Gün” programı, 16 Mart 1988’de Irak’ın Halepçe kentinde binlerce sivilin kimyasal gazlarla yaşamını yitirdiği katliamın yıl dönümünde özel bir yayınla izleyici karşısına çıktı.
Yayında Halepçe’nin tarihsel boyutları, uluslararası siyasetin rolü, Kürtlerin tarih boyunca yaşadığı kırılmalar ve Ortadoğu’daki güncel gelişmeler sert ve duygusal bir dille ele alındı.

Programın açılışında Özkan, Halepçe’nin yalnızca bir katliam değil, insanlık tarihine kazınmış bir soykırım olduğunu vurgulayarak, “Bu karanlık günü Kürtlere yaşatanları lanetliyor, yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz. Bir daha hiçbir halkın kimliği, dili ve inancı nedeniyle böylesi bir yıkımı yaşamaması için mücadele etmek insanlık görevidir” dedi.
“Bu sadece katliam değil, soykırımdır”

Programa konuk olan Gazeteci-Yazar Ramazan Öztürk, katliamın hemen ardından bölgeye giderek çektiği fotoğraflarla Halepçe’de yaşananları dünya kamuoyuna duyuran isimlerden biri olarak tanıklıklarını paylaştı.
Öztürk, kente ulaştığında karşılaştığı manzarayı şöyle anlattı:
“Evlerin içinde aileler birlikte yaşamını yitirmişti. Sokaklarda tek bir ses yoktu. Şehir ölümün sessizliğine gömülmüştü. Bu sadece bir katliam değil, açık bir soykırımdı. İnsanlığın en karanlık yüzlerinden biriyle karşılaştık.”
Çektiği fotoğrafların uluslararası basında geniş yankı uyandırdığını ancak buna rağmen dünya kamuoyunun uzun süre sessiz kaldığını belirten Öztürk, bu sessizliğin Kürt halkı açısından derin bir güvensizlik yarattığını ifade etti.
Hafıza mücadelesi ve adalet arayışı
Öztürk, yıllar boyunca hazırladığı haber dosyaları, sergiler, kitaplar ve belgesellerle Halepçe’nin unutulmaması için mücadele ettiğini vurgulayarak, yaşananların yalnızca geçmişte kalmış bir trajedi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
“Halepçe yalnızca Kürtlerin değil, tüm insanlığın ortak hafızasında yer almalıdır. Bu acı unutulursa benzer trajedilerin yaşanmasının önüne geçmek zorlaşır” diyen Öztürk, yüzleşme ve adalet arayışının hâlâ sürdüğünü dile getirdi.
Uluslararası siyasete sert eleştiri
Katliamın ardından uluslararası güçlerin tutumu da yayında kapsamlı biçimde değerlendirildi. Öztürk, küresel aktörlerin çoğu zaman bölge halklarının yaşadığı acılardan çok stratejik çıkarlarını öncelediğini savunarak, Kürtlerin tarih boyunca savaşlar ve krizler sırasında yalnız bırakıldığını ifade etti.

Kürtlerin tarihsel yalnızlığı ve çıkar dengeleri
Öztürk, Kürtlerin modern tarihte yaşadığı kırılma anlarını da paylaştı: İran’da kurulan Mahabad Kürt Cumhuriyeti’nin yıkılması, 1. ve 2. Körfez savaşlarında ağır bedeller ödemeleri, Güney Kürdistan’daki özerklik ve Rojava’daki deneyimler. Öztürk, “Kürtlerin doğal ve demokratik hak talepleri söz konusu olduğunda dünya, AB, ABD ve bölgesel aktörler çoğu zaman geri adım atıyor; buna karşılık çıkarları söz konusu olduğunda birleşiyorlar” dedi.
Öztürk, tüm bu süreçlerden ders çıkaran Kürtlerin diplomatik ve barışçıl mücadelelerini sürdürdüğünü belirtti.
Güncel çatışmalar ve barış vurgusu
Yayında Ortadoğu’da devam eden savaşlar, bölgesel gerilimler ve küresel güç dengeleri de değerlendirildi. Halepçe’nin hatırlanmasının yalnızca geçmişle yüzleşmek değil, gelecekte benzer acıların yaşanmaması için ortak bir bilinç oluşturmak anlamına geldiği ifade edildi.
“8. Gün” programı Med Gündem’in YouTube kanalı üzerinden canlı yayınlandı. Yayını kaçıran izleyiciler programın tamamını kanal üzerinden izleyebiliyor.








