URFA/MED GÜNDEM – Med Gündem ile Demeter’in Bahçesi YouTube kanalının kolektif emeğiyle hazırlanan “Demeter’in Bahçesi / Kendi Sesimizden Kolektif Hafızamız” kitabının Urfa söyleşisi gerçekleştirildi. Kadınların farklı alanlardaki deneyimlerini ve mücadele birikimini bir araya getiren kitap, kolektif hafıza oluşturma iddiasıyla okurla buluştu.

 Gülhan Bişeng -Gülistan Yazar
Urfa’nın Karaköprü ilçesinde bulunan Yaşam Evi Kadın Dayanışma Derneği’nde düzenlenen etkinliğe DEM Parti Urfa İl Eş Başkanı Ayşe Sürücü, TJA aktivistleri, Yaşam Evi Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Sema Köroğlu, dernek yöneticileri ve Zimanger Derneği Eş Başkanı Osman İzgör katıldı. Etkinlikte kitabın yazarı Gülhan Bişeng ile kitabın kapak tasarımını hazırlayan ressam Gülistan Yazar konuştu.
Konuşmalarda, kadın mücadelesinin tarihsel birikimine vurgu yapılırken, günümüz dünyasında hız ve tüketim kültürü içinde duyguların yüzeyselleştiği, buna karşı kolektif üretimin ve dayanışmanın önem kazandığı ifade edildi. Kitabın, farklı disiplinlerden kadınlarla yapılan söyleşilere dayandığı; siyaset, akademi, sağlık, sanat ve aktivizm alanlarından kadınların deneyimlerinin bu çalışmada buluşturulduğu belirtildi.

Amed’de “Demeter’in Bahçesi” İmza Günü: 15 Kadın 15 Hikaye
Amed’de “Demeter’in Bahçesi” İmza Günü: 15 Kadın 15 Hikaye
İçeriği Görüntüle


Söyleşilerde kadınların kendi alanlarında karşılaştıkları eşitsizlikler, erkek egemen yapılar ve bu yapılara karşı geliştirdikleri direniş biçimleri ele alındı. Özellikle sağlık alanında erkek bedeni üzerinden kurulan yaklaşımlar, sinema ve sanat alanlarında kadınların görünürlüğü gibi konular öne çıktı.
Ressam Gülistan Yazar ise konuşmasında kadın bedeninin bir hafıza alanı olduğunu vurguladı. Kadınların yaşam boyunca maruz kaldığı deneyimlerin – çocukluktan itibaren toplumsal baskılar, gençlik, annelik ve üretim süreçleri – bedende iz bıraktığını ifade eden Yazar, sanat üretiminde bu birikimlerin belirleyici olduğunu dile getirdi.
Kitap kapağında yer alan çalışmasının da kendi annelik deneyimiyle şekillendiğini belirten Yazar, kadının yalnızca biyolojik anlamda değil, aynı zamanda kendini yeniden var eden bir özne olarak “kendi doğumunu” gerçekleştirdiğini ifade etti.
Etkinlikte ayrıca kadınların sözlü tarihinin yazılı hale getirilmesinin önemi vurgulandı. Kadınların kuşaklar boyunca taşıdığı mücadele deneyimlerinin kayıt altına alınmasının, kolektif hafızanın güçlenmesi açısından kritik olduğu belirtildi.
Program, katılımcıların soruları ve kitap imza etkinliğiyle sona erdi.