Yüreğimizden Yaşayan Çiğdem Akbaba köşesine bugün, abisi Tuncay Akbaba “Birey” Kavramının Eleştirisi: İçsel Kolonizasyonun Anatomisi başlıklı bir yazı kaleme aldı.
1. “Birey” Kavramının Eleştirisi: İçsel Kolonizasyonun Anatomisi
Modern düşüncede “birey” kavramı, çoğunlukla kendi başına var olan, sınırları belirgin ve çevresinden yalıtılmış bir özne olarak tanımlanır. Oysa etimolojik kökeni itibarıyla individual (bölünemez) anlamına gelen bu kavram, moderniteyle birlikte ekosistemden koparılmış, atomize bir varlık modeline indirgenmiştir. Bu indirgeme, insanı yalnızca doğadan ayırmakla kalmamış, aynı zamanda insanın kendi içsel çokluğunu da görünmez kılmıştır.
Bu noktada makale, “içsel kolonizasyon” kavramını önermektedir. Eril akıl, bilinci bedenden, aklı sezgiden, düşünceyi duygudan ayırarak insanın kendi bütünlüğü üzerinde bir tahakküm kurmuştur. Böylece insan, biyolojik ve ruhsal varoluşuna yabancılaşmış; kendisini doğanın bir parçası olarak değil, onun karşısında konumlanan bir özne olarak algılamaya başlamıştır. Oysa bu çalışmanın temel savı, hakikatin bölünemez olduğu ve insanın doğanın içinde değil, doğanın kendisi olduğu yönündedir.
2. Eril Akıl: Biyolojik Cinsiyetin Ötesinde Bir Zihniyet
Bu makalede “eril akıl” kavramı, biyolojik cinsiyete indirgenmiş bir tanım olarak değil; tarihsel olarak Batı düşüncesinde kurumsallaşmış bir zihniyet ve bilgi üretme biçimi olarak ele alınmaktadır. Bu zihniyet, dünyayı karşıtlıklar üzerinden tanımlar: akıl–duygu, insan–doğa, özne–nesne. Bu karşıtlıklar ise kaçınılmaz olarak bir hiyerarşi üretir ve bir tarafın diğerine üstünlüğünü meşrulaştırır.
Antik felsefeden modern bilime uzanan bu paradigma, doğayı fethedilecek, denetlenecek ve araçsallaştırılacak bir nesne olarak konumlandırmıştır. Rönesans ve sonrasında evrensellik iddiasıyla kurumsallaşan bu yaklaşım, kendi dışındaki bilgi biçimlerini — yerel bilgileri, dişil bilgelikleri ve sezgisel deneyimleri — bilim dışı ya da ilkel olarak damgalamıştır. Buna karşılık ekolojik biyovarlık kavramı, tek merkezli hiyerarşik düzen yerine, çok merkezli ve ağsı ilişkilerden oluşan bir heterarşi anlayışını savunur.
3. Kozmosun Dışlanması ve Mekanik Evren Tasarımı
Eril aklın ontolojik sonuçlarından biri, kozmosun canlı ve çok katmanlı bir bütün olarak algılanmasının yerini mekanik bir evren tasarımına bırakmasıdır. Bu tasarımda doğa, pasif ve sessiz bir hammaddeye indirgenirken; tanrı ya da yaratıcı güç, doğanın üzerinde ve ondan ayrı bir “mimar” olarak kurgulanır. Bu anlayış, insanın da kendisini doğanın efendisi olarak konumlandırmasına zemin hazırlar.
Oysa çağdaş bilimsel yaklaşımlar, özellikle kuantum fiziği, özne ile nesne arasındaki katı sınırları sorgulamaktadır. Dolanıklık ilkesi, varlıkların birbirinden bağımsız değil, sürekli etkileşim ve karşılıklı oluş halinde olduklarını göstermektedir. Bu bağlamda doğa, edilgen bir nesne değil; insanla birlikte oluşan, yanıt veren ve dönüştüren canlı bir süreç olarak yeniden düşünülmelidir.
4. Mitoloji, Sanat ve Anaerkil Ritmin İzleri
Tarihsel süreçte mitoloji, eril aklın anlatılarına göre yeniden düzenlenmiş; kahraman figürü çoğunlukla fetheden, hükmeden ve dönüştüren bir özne olarak yüceltilmiştir. Oysa erken dönem doğa-merkezli toplumlarda mitolojik anlatılar, döngüsellik, süreklilik ve karşılıklı bağımlılık ilkeleri etrafında şekillenmiştir. Bu anlatılarda sadakat, toprağa ve doğanın ritmine yöneliktir.
Sanat, bu bağlamda, analitik ve parçalayıcı akla karşı bir direnç alanı olarak ortaya çıkar. Sanatsal üretim, nesne yaratmaktan ziyade varoluşun akışına katılma pratiğidir. Renkler, çizgiler ve biçimler; kaybedilmiş bütünlüğün izlerini sürer. Sanat, sabit bir anlam üretmez; tıpkı doğa gibi dönüşür, akar ve her seferinde yeniden oluşur.
5. Sonuç: Kategorilerin Ötesinde Bir Varoluş Biçimi
Ekolojik biyovarlık kavramı, tanımlanmaya ve sabit kategorilere hapsedilmeye direnen bir ontoloji önerisidir. Bu çalışma, akademik bir analiz olmanın yanı sıra, modern bilgi rejimlerinin sınırlarını sorgulayan eleştirel bir çağrı niteliği de taşımaktadır. Hakikat, insan eliyle inşa edilmiş katı kurallardan ziyade, mevsimlerin döngüselliğine benzer bir bilgelik taşır. İnsan ise bu döngülerin içinde akan, hafızası doğayla iç içe geçmiş bir varlıktır.
![]()
Tamamdır kekocan
![]()
![]()
Teşekkür ederim can
![]()
Kaynakça
Adorno, T. W. (1970). Ästhetische Theorie (Estetik Teori). Frankfurt am Main: Suhrkamp. (Sanatın analitik akla direnişi ve özerkliği üzerine).
Bachofen, J. J. (1861). Das Mutterrecht (Ana Hukuku). Stuttgart: Verlag von Krais & Hoffmann. (Anaerkil toplum yapısı ve doğa merkezli varoluşun tarihsel temelleri).
Barad, K. (2007). Meeting the Universe Halfway: Quantum Physics and the Entanglement of Matter and Meaning. Durham: Duke University Press. (Kuantum fiziği aracılığıyla özne-nesne ayrımının reddi ve "dolanıklık" kavramı).
Braidotti, R. (2013). The Posthuman (İnsan Sonrası). Cambridge: Polity Press. (Birey kavramının eleştirisi ve zoe-merkezli, yani yaşam odaklı eşitlikçilik).
Capra, F. (1975). The Tao of Physics (Fiziğin Tao'su). Berkeley: Shambhala Publications. (Modern fizik ile Doğu mistisizmi arasındaki bütüncül paralellikler).
Fanon, F. (1961). Les Damnés de la Terre (Yeryüzünün Lanetlileri). Paris: François Maspero. (Sömürgeciliğin kültürel kodları yok etmesi ve zihinsel dekolonizasyon).
Gimbutas, M. (1989). The Language of the Goddess. San Francisco: Harper & Row. (Neolitik Avrupa'da dişil sembolizm ve doğayla bütünleşik yaşam).
Haraway, D. J. (1991). Simians, Cyborgs, and Women: The Reinvention of Nature. New York: Routledge. (Doğanın yeniden icadı ve eril bilim dilinin eleştirisi).
Horkheimer, M. & Adorno, T. W. (1944). Dialektik der Aufklärung (Aydınlanmanın Diyalektiği). Amsterdam: Querido. (Modern aklın araçsallaşması ve doğa üzerindeki tahakkümü).
Mignolo, W. D. (1995). The Darker Side of the Renaissance (Rönesans'ın Karanlık Yanı). Ann Arbor: University of Michigan Press. (Latin normun ve Batı merkezli bilginin sömürgeci inşası).
Naess, A. (1989). Ecology, Community and Lifestyle. Cambridge: Cambridge University Press. (Derin ekoloji ve ekolojik benlik kavramı).
Plumwood, V. (1993). Feminism and the Mastery of Nature. London: Routledge. (Eril aklın doğayı ve kadını nesneleştirme mekanizmaları).
Quijano, A. (1991). "Colonialidad y Modernidad/Racionalidad". Perú Indígena, 13(29), 11-20. (Bilginin sömürgeleşmesi ve rasyonalitenin eril/Batılı sınırları).
Shiva, V. (1988). Staying Alive: Women, Ecology and Development. London: Zed Books. (Modern kalkınma modelinin eril karakteri ve ekolojik yıkım). Makale için baş vurulan kaynak listesi
