Yazar Sevim Alagöz, bugünkü köşe yazısında ""Rojin ve Rojinler İçin Adalet" başlıklı bir yazı kaleme aldı.
"Rojin ve Rojinler İçin Adalet"
Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş bir açıklamasında "Ben zengin olsaydım bu olay hemen çözülürdü, fakirim diye kimse destek olmadı."demiş. Bir yıldır çözülmeyen bir cinayetin anatomisini böyle ortaya koymuş baba. DEM Parti milletvekili Perihan Koca resmi Twitter hesabından yaptığı :"Rojin Kabaiş cinayetinin araştırılması için verdiğimiz önerge TBMM’de AKP-MHP vekillerinin oylarıyla reddedildi.
Takdir kadınların, takdir halkın." diye açıklama yaptı. Bu önergeye "Hayır"demek açıkça suça ortaklık ve yeni cinayetlere azmettiriciliktir. Demek ki önergeye hayır diye kalkan ellerin hepsi katillerin kim olduğunu biliyor.Demek ki rektöre, valiye,emniyet müdürlüğüne örtbas emri sizden gitti. Bunun başka da bir izahı yok çünkü. Tek kelimeyle yazıklar olsun! Tecavüz ve cinayeti sahiplenirken en ufak vicdan muhasebesi yapmadınız ya tüm beddualarımız sizin üzerinize olsun! Rektöründen valisine ATK'dan meclisteki iktidar milletvekillerine kadar hepsi yek vücut olmuş tecavüzcü katilleri korumaya, onları yaşatmaya çalışıyorlar, üstelik kamuoyu baskısına rağmen.Sözleri çoktan tükettik, gerçekten hasbelkader yaşıyoruz...
Van halkı ve Y.Y.Üniversite öğrencileri aynı akıbete uğramamak ve güvenli bir toplumun öznesi olan hukuk -adalet sisteminin işlemesi için günlerdir sokakta. Öğrenciler rektörlük binası ve konutu önünde istifa çağrıları yaparken ,aile sosyal medya üzerinden yetkililere sesini duyurmaya çalışıyor. Rektör, emniyet müdürü ve valinin istifa etmesini ya da en azından bir açıklama yapmalarını beklemek iyimser bir niyet ve söylem. Çünkü o makamlar onlara tam biat karşılığında verilmiş makamlar...
Rojin'in cenazesinin bulunduğu gün morgda fenalaşan babanın başına akbaba gibi konup ,"Senin kızın suyun içinden çıktı, belli ki intihar etmiş. Nizamettin Efendi bundan sonra otopside ne çıkarsa onu kabul edeceksin!"diyen vali, katillerin kim olduğunu bilerek ve ATK'nın talimatla çalıştığından emin bir şekilde işleri yoluna koyuyor.
Yüreği yangın yeri Nizamettin babaya diyeceğim o ki evet, senin de dediğin gibi fakirsin diye kızın kurban edildi. Zengin olsan Rojin o üniversiteye gitmez, o yurtta kalmazdı. Marketten yurda dönerken kıyafetinden, utangaç ve ürkek tavırlarından onun fakir olduğunu anlayan sapık zengin katiller, hiç korkmadan onun hayatına kast edebildiler. Zengin olsaydın kızın cakarlı arabalarda geziyor olacaktı. Zengin olsaydın hele bir de siyasetçilerle şöyle dirsek dirseğe bir iki temasın olsaydı sen de adalet-hukuk satın alabilirdin. O vali sana Nizamettin Efendi deme cüretini gösteremez, Nizamettin Bey diyerek bir de önünde ceket iliklerdi. Sen şimdiye kadar zenginlerin evlerine şehit cenazesi gittiğini gördün mü, sen şimdiye kadar zenginlerin kızlarına tecavüz etmeye cesaret edeni gördün mü? Zenginlerin adliye kapılarında süründüğünü gördün mü? Bak mesela Sevim Tanürek'i ezip öldüren, Rabia Naz Vatan'ı öldüren, Nadira Kadirova'yı (İst. Mv Şirin Ünal'ın evinde kendi silahıyla intihar etti denilen ve maktulün elinde Swap izine rastlanmadı raporuna rağmen)öldürenler yargılandı mı? Hayır! Üstelik ödüllendirildiler...Ceza, yakınlarını kaybedip senin gibi hak arayanlara kesildi.
Ya Nizamettin baba, aslında sen bunları bize tek cümleyle özetlemiştin zaten. Yalnız şu var ki fakirliğinin yanına onurlu ve cesur duruşunu ekleyip nasıl merhametli ve sevgi dolu bir insan ve baba olunacağını bizlere gösterdin. Şu aşağılık düzene karşı verdiğin mücadelen önünde ceketlerimizi ilikleyip önünde saygıyla eğilmek de bizim boynumuzun borcu olsun...