Eğitimci yazar Hasan Şahin bugünkü köşe yazısında, ' Kitap fuarlarına dair ' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Kitap ve kitap fuarlarına dair:

Aslında pek katıldığım yoktu, çünkü çalıştığım yayınevi fuarlara katılmıyor ancak üyesi olduğum kimi şair ve yazar dernekleri üzerinde ara sıra katılıyorum!

Geldiğim Diyarbakır kitap fuarı, bugüne kadar burada katıldıklarımın en cansız, en ilgisizi!

Dün bir ara baktım, gelenlerin sayısından çok yazar var!

Bu işin doğrusu tüfek icad olduysa mertliğin bozulduğudur!

Matbaalarda para karşılığı basılan ve adına “ kitap “ denilen sadece ego tatmin etme araçları almış başını gidiyor!

İçerik yok, mesaj yok; üst üste yığılmış laf kalabalığına “ kitap” demişler, baş ucundakine de “ yazar..!”

Ne yazar, ne yazmaz o çok ayrı konu, bilmiyorum; insan kendi körüdür belki de ben de o kategorideyim, ben bilmem okurlar bilir!

Bir de eski dönemlerin isim yapmış yazarları var; artık çok iyi üretmiyorlarsa da isimleri satıyor ve burada kitaptan çok bir isim rekabeti var, yeni ve iyi yazarlara büyük haksızlık ama yapılacak bir şey yok; bu coğrafyanın insan potansiyeli böyledir; maraba kuzu kebapta pişirse herkes ağanın çorbasına koşar!

Giderek ışığı sönen bir okuma ve kitap hüznü ile karşı karşıyayım, büyük paralarla stand kiralayan yayınevleri nasıl döneceklerinin hesabı içinde kara kara düşünüyor; öyle ya üç yüz bin liraya stand kiralamışsan en az on bin kitap satman lazım, sanırım ne demek istediğimi anladınız!

Bana gelince; Allah akıl fikir vere..!