Sitemizin editörü, gazeteci ve yazar Özlem Armen, bugünkü köşe yazısında 'Yeter Gültekin’inin Ardından,' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Yeter Gültekin’inin Ardından,

Sivas Madımak Katliamında yükselen o ateş, yalnızca bir binayı değil; insanlığın vicdanını da yakmıştı…
Alevlerin içinden yükselen duman ise göğe değil, adaletin susturulduğu yıllara karıştı.
Ve o dumanın içinde, 33 Can semah döndü...

Yeter Gültekin,
Ömrünü hakka, hukuka ve adalete adayan bir insandı…
Tam otuz üç yıl boyunca yalnızca kendi acısı için değil, toplumun vicdanı için de mücadele etti…

Yeter Gültekin,
Otuz üç yıl boyunca susmadı.
Unutmadı,
Unutturmadı.

Her sorunun cevapsız bırakıldığı yerde yeniden sordu, sorguladı.
Her kapının yüzüne kapandığı yerde, bıkmadan usanmadan yeniden doğruldu.

Çünkü bazı kayıplar yalnızca bir sevdiği değil, bir hayatı, bir umudu ve bir geleceği kaybetmektir. Yeter, ömrünü varlık ile yokluk arasında olan Kızılbaş-Alevilerin haklarını aramak-savunmakla geçti…

Güzel insanların vedaları hep erken olur, o yüzden yüreğimizi yakar derinden.
Ancak insanı asıl ölümsüz kılan, yaşarken gösterdiği duruşudur.

Yeter;
Yaşamı boyunca taşıdığı acıyı bir isyana,
Sessizliği bir direnişe,
Kaybı ise bitmeyen bir adalet arayışına dönüştürdü.

Şimdi onu uğurlarken biliyoruz ki;
Geride yalnızca bir hayat değil, bir mücadele, onurlu bir duruş bıraktı...

Hoşça kal güzel insan…
Hoşça kal güzel kadın…
Senin yarım kalan kavgan, mücadelen ve adalet arayışın; Kadınların omuzlarında yaşamaya devam edecek.