Gazeteci Hamza Özkan, bugünkü köşe yazısında 'Tatvan Belediyesi 11 Yıllık Kültürel Özlemi 16 Günde Giderdi' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Tatvan’da 57 Yıllık Kültür Geleneği Yeniden Doğdu / Tatvan Belediyesi 11 Yıllık Kültürel Özlemi 16 Günde Giderdi

Tatvan, yalnızca Van Gölü kıyısında bir ilçe olmanın ötesinde, bölgenin tarihsel, kültürel ve ticari belleğini taşıyan bir merkez. Bu kimliğin en önemli göstergelerinden biri olan "Doğu Anadolu Fuarı", 1968 yılında Tatvan’da ilk kez hayata geçirildi. Aradan geçen 57 yıl boyunca çeşitli dönemlerde sekteye uğrasa da fuar ve festival geleneği, bu topraklarda yaşayan halkların belleğinde silinmedi.

2024 yılında, yerel seçimlerin ardından Tatvan Belediyesi'nin DEM Parti'ye geçmesiyle birlikte, bu gelenek yeniden halkla buluştu. Tatvan Belediyesi, 27 Haziran – 12 Temmuz tarihleri arasında düzenlediği 16 günlük kültür ve sanat festivaliyle, yalnızca bir etkinlik gerçekleştirmedi; aynı zamanda tarihsel bir hafızayı canlandırdı.

Festival: Tatvan’ın Hafızasında Bir İz

Tatvan’da ilk "Doğu Anadolu Fuarı", 1968 yılında, dönemin Tatvan Belediyesi ve Kaymakamlığı’nın öncülüğünde düzenlendi. Türkiye’nin batısındaki İzmir Fuarı gibi, doğuda da ekonomik, kültürel ve ticari potansiyeli canlandırmak amacıyla tasarlandı. Tatvan’ın hem kara hem demir hem de göl yollarının kesişiminde bulunması, bu tercihte belirleyici oldu.

45 gün süren fuarda; tarım, hayvancılık, el sanatları, yöresel gıda ürünleri, halk oyunları ve müzik performansları sergileniyordu. Bölgedeki birçok kentten insanlar Tatvan’a akın ediyor, adeta bir kervansaray kültürü modern biçimde yaşatılıyordu. Ancak 1990’lardan sonra fuarın niteliği bozuldu. Kültürel özünden uzaklaşan etkinlikler, yozlaşma, kumar ve sadece eğlenceye indirgenmiş bir içerik haline geldi.

DTP Dönemi: Kültüre ve Kimliğe Dönüş (2009–2014)

2009 yerel seçimlerinde DTP’li Abdullah Ok’un belediye başkanlığına seçilmesiyle birlikte, bu çürüme süreci tersine çevrildi. Fuar, “festival” kimliğiyle yeniden tasarlandı. 2009–2014 yılları arasında düzenlenen festivallerde, Kürt kültürü, halk sanatı, dengbêjler, kadın emeği, yerel müzik ve edebiyat öne çıktı. Her yıl 20 ila 25 gün süren etkinlikler, yalnızca Tatvan’ı değil Bitlis’in tamamını sarıyordu.

Tatvanlılar ve çevre illerden gelen halk, festival bittiği gün bir sonraki yılı beklemeye başlıyordu. Ancak 2014 yerel seçimleriyle birlikte belediye AKP’ye geçti ve festivaller içi boş, halktan kopuk ve kültürel temelsiz organizasyonlara dönüştü. Bu 10 yıllık süre, Tatvan halkının belleğinde sessizlik ve özlem olarak yer etti.

DEM Parti ile Yeniden Başlangıç: 2024 Festivali

2024 seçimlerinde Tatvan Belediyesi’nin DEM Parti’ye geçmesi, bir kültürel uyanışın kapısını araladı. Eş başkanlar Mümin Erol ve Belkiza Beştaş Epözdemir öncülüğünde, "Barışın Yolunu Özgür Sanatla Örüyoruz" şiarıyla 16 günlük bir festival planlandı.

Festival boyunca; konserler, halk dansları, çocuk atölyeleri, paneller, yazar buluşmaları, el sanatları sergileri ve daha birçok etkinlik düzenlendi. Serhad Kültür Merkezi, fuar alanları ve sahne bölgeleri günlerce binlerce insanla doldu.

Katılım sadece Tatvan’la sınırlı kalmadı. Amed, Batman, Siirt, Van gibi illerden çok sayıda insan Tatvan’a gelerek festivale katıldı. Bitlisli yazarlar, yerel müzisyenler, kadın üretici kooperatifleri de bu organizasyonda yer aldı. Festival, bir yandan geçmişin izini sürerken, bir yandan geleceğin umudunu büyüttü.

Med Gündem Olarak Yerinde Takip Ettik, Tanıklık Ettik

Med Gündem Haber Portalı olarak festival sürecini baştan sona yerinde takip ettik. Canlı yayınlarımızla panelleri ve konserleri ekranlara taşıdık, yaptığımız röportajlar ve haberlerle festival ruhunu okurlarımıza yansıttık. Halkla, sanatçılarla, belediye yöneticileriyle birebir görüşmeler yaptık. Yalnızca izleyen değil, tanıklık eden, belgeleyen, paylaşan bir emekçi olarak alandaydık.

Tatvan Belediyesi Eş Başkanları ve Festival Komisyonu’na, bizleri kitaplarımızla, kameralarımızla, mikrofonlarımızla festivale davet ettikleri için teşekkür ederiz. Bu davet, hem emeğe hem söze verilen kıymetin açık göstergesidir.

Bitlis’te Dışlanan Kalemlere Tatvan’da Alan Açıldı

Geçtiğimiz ay Bitlis merkezde düzenlenen bir etkinlikte, biz Bitlisli yazarlar çeşitli gerekçelerle dışlanmıştık. Katılımımız engellenmiş, kamuoyuna bahaneler sunulmuştu. Bu konu, kent milletvekili tarafından Meclis’e taşınmış, soru önergesiyle gündeme getirilmişti.

Tatvan Belediyesi ise bu dışlayıcı tavrın tam aksine bir duruş sergiledi. Festivalde biz Bitlisli yazar ve gazetecilere yer verildi. Standlarda halkla buluşmamız sağlandı, ayrıca festival programına bir imza günü de eklendi. Bu tutum, kapsayıcı ve onarıcı bir yerel yönetim anlayışının açık ifadesidir.

Ne yazık ki bazı kişiler bu süreci dahi sosyal medyada polemiğe çevirmeye çalıştı. "Biz Bitlisli değil miyiz?" gibi sığ bir dille, bu ortak çabayı gölgelemek istediler. Oysa Bitlis’in tarihini ve kültürünü aydınlatmak için daha birleştirici, yapıcı, pozitif bir dile ihtiyacımız var.

Ben yalnızca Bitlis doğumlu biri değilim; fikirsel, bilinçsel ve yaşamsal olarak Bitlisliyim. Bugüne kadar birçok yaşam deneyimimi, düşünsel derinliğimi Bitlisli arkadaşlarımdan aldım ve almaya devam ediyorum. Bizim dayanışmamız bulaşıcıdır. Bir sonraki festivalde, bir sonraki etkinlikte Bitlisli yazarlar, gazeteciler, sanatçılar ve akademisyenler olarak ortak bilgiyle, ortak bilinçle Bitlis’i birlikte aydınlatacağız.

Kapanış Değil, Başlangıç

Festivalin son gününde birçok kişiyle yaptığımız görüşmelerde ortak duygular vardı: “Yıllardır bu anı bekliyorduk. Evimizdeyiz, kimliğimizdeyiz.” Eksikler elbette vardı ama bu festival bir kapanış değil, bir başlangıçtı.

16 gün boyunca her akşam, Tatvan sahil bandı boyunca uzanan konser alanları, çay bahçeleri, kafeler ve stantlar binlerce kişiyle doldu taştı. Halk akın akın etkinlik alanlarına geldi; Med Gündem mikrofonuna konuşan yurttaşlar, belediye eş başkanları ve Serhat Kültür Merkezi koordinasyonuyla yürütülen festival komisyonuna teşekkür etti. Birçok yurttaş, “11 yıldır bu günü bekliyorduk, çok mutluyuz” sözleriyle memnuniyetini dile getirdi.

Belediye yöneticileri bu süreçte yalnızca protokolde oturmadı; halkın arasına karıştı, dert dinledi, standları tek tek ziyaret etti. Katılımcı halk, bir sonraki festivalin daha zengin ve kapsayıcı olması için önerilerde bulundu. Tüm bu geri bildirimler, kültür-sanat alanında daha güçlü bir yerel vizyonun temelini oluşturacak gibi görünüyor.

Halk, Siyaset, Sanat El Ele

Festival boyunca yalnızca bir belediye değil, aynı zamanda halk iradesini temsil eden tüm seçilmişler halkla iç içeydi. Tatvan Belediye Eş Başkanları Mümin Erol ve Belkiza Beştaş Epözdemir, festival boyunca sahada aktifti. Yalnızca açılış ve kapanış konuşmalarıyla değil, halkla birebir temas kurarak, çocukların oyunlarını izleyerek, kadın üretici stantlarını ziyaret ederek gerçek bir yerel yöneticilik örneği sergilediler.

Aynı şekilde Bitlis DEM Parti Milletvekilleri Hüseyin Olan ve Semra Çağlar Gökalp, etkinliklere aktif katılım sağladı. İl ve belediye meclis üyeleriyle birlikte konser alanlarında, panellerde ve çocuk atölyelerinde halkla iç içe olmaları, festivalin kapsayıcı ruhunu pekiştirdi. Bu katılım, yerel yönetimin halkla arasındaki mesafenin değil, yakınlığın bir göstergesiydi.